Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da 333 aileye 14 milyon TL hibe destekli kredi verildi
05 Ocak 2024 Cuma - 16:56 Bolu’da 333 aileye 14 milyon TL hibe destekli kredi verildi Bolu’da orman köylüsü 333 aileye dış cephe mantolama kredisi başta olmak üzere katı yakıt kalorifer sistemi ve dam örtülüğü kredisi olmak üzere toplamda 14 milyon TL kredi verildi. Bolu Orman Bölge Müdürü Mahmut Şentürk, 2023 yılında Bolu’da 52 orman köyünde 333 aileye dış cephe mantolama kredisi başta olmak üzere katı yakıt kalorifer sistemi ve dam örtülüğü kredisi desteği verdiklerini açıkladı. ORKÖY kredileri ile ormanların korunması, geliştirilmesi ve işletilmesi için orman köylüsünün sosyo-ekonomik projelerle desteklenmesinin amaçlandığını söyleyen Bölge Müdürü Mahmut Şentürk orman köylüsüne destek olunurken bir yandan da ülke ekonomisine katkı sağlandığını ifade etti. İhtiyaç doğrultusunda orman köylüleri için yeni projeler geliştirerek daha müreffeh şartlara ulaşmaları için gereken gayreti gösterdiklerini belirten Bölge Müdürü Mahmut Şentürk, Bolu’da 2023 yılında Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) projeleri çerçevesinde 315 aileye yüzde 20’si hibe 13 milyon 706 bin lira dış cephe mantolama, 5 aileye yüzde 20’si hibe 200 bin lira katı yakıt kalorifer sistemi ve 13 aileye yine yüzde 20’si hibe 120 bin 925 lira dam örtülüğü destek kredileri olmak üzere toplam 14 milyon 27 bin lira kredi desteği verdiklerini söyledi. Bu kredilerin 2 milyon 805 bin lirasının hibe olduğunu vurguladı. Aynı zamanda verilen ORKÖY destekleri ile orman köylülerinin refah düzeyinin yükseltilmesinin hedeflendiğini söyleyen Bölge Müdürü Mahmut Şentürk 2023 yılında olduğu gibi 2024 yılında da kredi desteğinin devam edeceğini ifade etti.
Bolu’nun son bakırcısı: "Bizim mesleğe çırak girmeyeli 25 sene oldu"
05 Ocak 2024 Cuma - 14:58 Bolu’nun son bakırcısı: "Bizim mesleğe çırak girmeyeli 25 sene oldu" BOLU (İHA) – Bolu’nun Gerede ilçesinde kalaycılık ve bakırcılık mesleğinin son temsilcisi Muharrem Fidan, babadan kalma mesleği ile hayatını sürdürüyor. Çırak yetişmediğini söyleyen Fidan, “Bizim mesleğe çırak girmeyeli 25 sene oldu. En son ben girmiştim” dedi. Bolu’nun Gerede ilçesinin meşhur kalaycılık ve bakırcılık el sanatları mesleği unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girdi. Sektörün son temsilcisi olan 42 yaşındaki Muharrem Fidan, 25 yıldır bakırcılık ve kalaycılık yaparak geçimini sağlıyor. 55 yıl boyunca babasının bu mesleği yaptığını ve ondan bu mesleği devraldığını ifade eden Fidan, “Bizim mesleğe çırak girmeyeli 25 sene oldu. En son ben girmiştim” dedi. Gerede ilçesinde faaliyet gösteren Muharrem Fidan, eskimiş ibrikleri, tencereleri dükkanında tekrardan ilk haline getiriyor. Vatandaşların artık eski tarz ürünleri kullanmadığını sadece süs eşyası olarak aldığını ifade eden Fidan, mesleğin birkaç yıl içerisinde unutulmaya yüz tutacağını belirtti. “İlçede bu mesleği devam ettiren en son kişiyim” Babadan kalma mesleği 25 yıldır devam ettirdiğini söyleyen Muharrem Fidan, “25 yıldır bakır el sanatlarını yapıyoruz. Babadan kalma meslek. Babam 55 sene bu işi yaptı ve bana devretti. Şu anda ilçede bu mesleği devam ettiren en son kişiyim. Mesleğe çırak girmeyeli 25 sene oldu. En son çırak olarak giren benim. Bu mesleği yapmak isteyen yok, o yüzden de bu meslek son zamanlarını yaşıyor” diye konuştu. “Şimdi sadece süs olarak kullanılıyor” Kendisi mesleği bırakınca ilçede bu mesleği yapanın kalmayacağını dile getiren Fidan, “Bizim yaptığımız bakır ürünler önceden vatandaşların kullanım alanının içerisindeydi. İbrikler ve benzeri ürünlerin hepsi evlerde kullanılırdı. Şimdi bunlar kullanım alanından çıktığı için sadece süs olarak kullanılıyor. Tamirat için gelenler oluyor. Ben işi bırakınca bu ilçede bu meslek biter. En son kişi benim. Arkadan yetişen çırak yok. Gençler bu işe ilgi göstermiyor. Bakır ürünler artık mecburi kullanılan bir ürün değil. Ben ömrümün yettiği yere kadar bu mesleği devam ettirmeyi düşünüyorum” şeklinde konuştu. Öte yandan Gerede ilçesine has olan küçük bakır ibrikleri tanıtan Muharrem Fidan, yapımının çok zor olduğunu ve ince işçilik gerektirdiğini ifade etti.
BAİBÜ’ye deprem kayıt ve izleme istasyonu kuruldu
04 Ocak 2024 Perşembe - 16:03 BAİBÜ’ye deprem kayıt ve izleme istasyonu kuruldu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğü ile Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü iş birliği çerçevesinde, kampüs içerisine deprem kayıt ve izleme istasyonu kuruldu. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Deprem Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğü ile Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) iş birliği yaparak Bolu’da bir ilke imza attı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde görevli öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Kalafat ve ekibi, BAİBÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ali Ateş ile akademik-idari personelin katılımıyla, BAİBÜ Gölköy Kampüsü’ne deprem kayıt-izleme istasyonu kuruldu. Deprem çalışmalarına katkı sunacak Deprem Kayıt ve İzleme İstasyonu, Bolu ve çevresinde Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde bulunan aktif fayların hareketliliğini izleyip kayıt altına alacak. Elde edilecek veriler, akademik çalışmalarda kullanılacak ve veri bankası oluşturulacak. İki üniversite arasındaki ortak iş birliği çerçevesinde kurulan Deprem Kayıt ve İzleme İstasyonu’nun, Bolu ve çevre illerde meydana gelen öncü, artçı ve bağımsız depremleri takip edip kayıt altına alarak, ülkede yürütülen deprem ve depreme dayanıklı şehirler kurulması çalışmalarına büyük katkı sağlaması öngörülüyor. Deprem erken uyarı sistemi kurulması hedefleniyor Deprem Kayıt ve İzleme İstasyonu aynı zamanda, bölgede ilk olma özelliği taşıyor. Hem bölgedeki hem ülkedeki deprem çalışmaları kapsamında önemli bir boşluğu dolduracak. Deprem Kayıt ve İzleme İstasyonu’ndan elde edilecek veriler doğrultusunda erken uyarı sistemi kurulması da hedefleniyor.
Bolu’da Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası açıldı
04 Ocak 2024 Perşembe - 15:32 Bolu’da Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası açıldı Bolu Belediyesi Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası yeni binasında hizmete girdi. Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolulara çağrıda bulunarak, "Hemşerilerimden sıfır veya kullanmadıkları, iş görebilecek her türlü yardımlarını bekliyorum. Emin olun yapacağınız bu yardımlarla daha çok çocuğun, ailenin yüzü gülecek” dedi. Bolu Belediyesi, bu yıl açılışını yaptığı Aktaş Mahallesi’ndeki Solmaz Ana Aşevi’nin hemen yanına fiziki yapısı ve ürün çeşitliliği ile çok daha büyük Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası kazandırdı. Sıfır veya kullanılabilir durumda binlerce ikinci el giyim ve ev eşyası ile muhtelif gıda malzemelerinin bulunduğu iki katlı modern Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası hizmete girdi. Bolu Belediyesi’nin gıda bankasından 2 yıldır ihtiyaçlarını karşılayan bir kadın, “Tanju başkanımızdan Allah bin kere razı olsun. Fakir fukaranın babası kimseyi geri çevirmiyor. Elinden geldiği kadar yardım ediyor. Allah ondan razı olsun" diye konuştu. “Her şey mevcut” Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası’ndaki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu yıl Aktaş Mahallesi’nde açılışını yaptığımız Solmaz Ana Aşevi’mizin hemen yanına Hayır Çarşısı ve Gıda Bankası kazandırdık. Burada oyuncaktan ev eşyasına, ikinci el kıyafetten ayakkabıya kadar, her türlü gıda ve temizlik ürününe her şey mevcut” ifadelerini kullandı. “İş görebilecek her türlü yardımı bekliyorum” Boluluların yardım konusunda duyarlı olduğunu vurgulayan Özcan, “Sağ olsunlar vatandaşlarımız çok duyarlı. Biz de vatandaşlarımızın katkılarıyla aldığımız bu yardımları ihtiyaç sahiplerimize adaletli şekilde dağıtıyoruz. Bundan sonraki süreçte de hayırsever Bolulu hemşerilerimden sıfır veya kullanmadıkları, iş görebilecek her türlü yardımlarını bekliyorum. Emin olun yapacağınız bu yardımlarla daha çok çocuğun, ailenin yüzü gülecek” diye konuştu.
Öğretmenlik hayali yarım kaldı, hayallerini akü satarak gerçekleştiriyor
04 Ocak 2024 Perşembe - 10:57 Öğretmenlik hayali yarım kaldı, hayallerini akü satarak gerçekleştiriyor babalarının elinden para beklemeye çalışmasınlar, mücadele etsinler” dedi. Bolu’da, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tarih Bölümü’nden 2013 yılında mezun olan Halil Acar (36), formasyon alarak 5 yıl boyunca öğretmen olarak atanabilmek için KPSS sınavlarına hazırlandı. Zorlu sınav hazırlığı sürecinde boyunca kasaplık, akaryakıt istasyonlarında çalışan Acar, girdiği son sınavın ardından atanamayınca öğretmenlik hayalinden vazgeçti. 30 yaşında tesadüfen akü satışı yapan bir arkadaşıyla yolu kesişti. Küçük bir sermayeyle akü satmaya başlayan Acar, 6 yılda tahmin edemeyeceği bir noktaya geldi. Bolu’nun her köşesinde yolda kalan vatandaşlara ve adreslere akü teslimatı yapan 36 yaşındaki Acar’ın 3 ilçede ise şubesi bulunuyor. Öğretmenlik hayali yarım kalan ancak hayallerini akü satarak gerçekleştiren Acar, öğretmen adaylarına seslenerek, “Anne-babalarının elinden para beklemeye çalışmasınlar, mücadele etsinler” dedi. “Bir türlü devlet dairesine yerleşemedik” 2013 yılında tarih bölümünden mezun olan ve eğitim sürecinde sürekli çalıştığını ifade eden Halil Acar, “Eğitim süreçlerinde yani her yıl yaz tatilinde, ara tatilde olsun, öğrenci arkadaşlarım, tatile gezmeye giderken ben sürekli bir yerlerde hep çalıştım. Masraflarımı kendim karşılamaya çalıştım. Sağ olsun ailem de eğitim sürecinde her zaman yanımda olmaya çalıştılar. Yani biraz kısıtlı imkanları da okudum. Tarih bölümü bitirdim sonrasında formasyon aldım. Okulu bitirdikten sonra bir yıl Dörtdivan Çok Programlı Lisesi’nde tarih öğretmenliği yaptım, derslere girdim ücretli olarak. Sonrasında Ankara’da 2-3 yıl özel bir okulda görev yaptım. İşte bu süreçte sürekli KPSS’ye hazırlandık, olmadı. Polisliği denedim, onda yine aynı şekilde oldu bir türlü devlet dairesine yerleşemedik” dedi. “4 yıl kadar kasaplık mesleğini yaptım” Tesadüfen elektrikli bisiklet tamirine gittiği esnada akü satışı yapan arkadaşıyla karşılaştığını belirten Acar, “Süreç devam ederken kasaplık yapmaya başladım. 4 yıl kadar kasaplık mesleğini yaptım. Sonra 2018’de evlendim. Evlendikten sonra belli bir bütçeyle, elektrikli ve benzinli motosiklet alıp satmaya başladık. Tesadüfen bir yere tamire giderken orada bir arkadaş ‘Aküleri aldık, satamadık’ dedi. Ben de dedim ki, ‘Biz satalım bunları’. Aküleri satmaya başladım yavaş yavaş. Ve sonrasında belli bir piyasa oluşturdum. Şu anda Bolu merkezde hizmet veriyoruz. 3 adet de ilçelerde şubemiz var” diye konuştu. “Önceden internet sitelerinden müşteriyi buluyordum. Şuan buna vaktim yok” Eskiden müşterileri internet üzerinden bulduğunu şuan da ona vakti olmadığını dile getiren Halil Acar, “Müşterilerle konuşurken, ‘Öğretmenim, atanamadım’ dediğimde müşterilerim benimle dertleniyorlar sağ olsunlar. Ve sonra diyorlar ki başka vatandaşlara, ‘Ya işte bir öğretmen kardeşimiz var. Gerçekten güzel bir hizmet sunuyor. Fırsatçılık yapmadan yardımcı oluyor’ diye. Onlar da tanıdıklarına bizi öneriyorlar ve bir kişi bin kişi ediyor. Önceden internet sitelerinden müşteriyi buluyordum. Şu anda mesela benim oralara bakacak fırsatım olmuyor. Burada akü dağıtmaktan” ifadelerine yer verdi. “Kötü gidişat olduğunda bunu düzeltecek bir sermayemiz yoktu” Atamadıktan sonra karamsarlık yaşadığı dönemlerin olduğunu ifade eden Acar, “Yani karamsarlık illaki oldu. Kesinlikle oluyor. Okuyup atanamadıktan sonra yani dua ediyordum, ‘Allah’ım bana bir yol göster’ diye. Düğünde masraflarımıza kadar mesela ailem zar zor karşıladı. O zaman ailemin de durumu çok iyi değildi. Ama zamanla her şey oluyor. Çalışmak lazım da. 3-4 yıl boyunca sabah çıkıp gece yarısına kadar, eşim olsun, çocuğum olsun, 5 yaşında, ‘Baba sen ne zaman bizimle kalacaksın?’ diye ben çok sorularını duydum. Ama pes etmedim. Bu noktaya geleceğini düşünmüyordum. Kısıtlı bir sermayeyle başladığımız için düşünmüyordum. Çok düşük bir sermayeyle başladık. Kötü gidişat olduğunda bunu düzeltecek bir sermayemiz yoktu” şeklinde konuştu. “Annesinin babasının elinden para beklemeye çalışmasınlar mücadele etsinler” Son olarak atanamayan ve umudunu yitiren öğretmen adaylarına seslenen Acar, “Şunu söylemek istiyorum okumuş, atanamamış kişiler, sadece devlete bel bağlamaya çalışmasınlar, annesinin babasının elinden para beklemeye çalışmasınlar mücadele etsinler. Yeni iş fikirleri arasınlar. Ben o şekilde yaptım ve tuttu. Mesela bu işlere başladığımda ben kasaplık yaparken bana, ‘Sen öğretmen oldun. Kasaplık yapıyorsun. İşte akaryakıt istasyonunda pompa görevlisi olarak çalışıyorsun’ diyorlardı. Ben ne yapayım yani? Atanamayan arkadaşlar bir yerlerden başlamalı diye düşünüyorum. En azından tekrar devlete girmek KPSS’ye çalışmak gibi bir fikirleri varsa aynı zamanda yeni bir şeyler yapmaya kendileri de çalışsınlar. Hani ilerleyen dönemde devlet olmasa bile ortada kalınmasın” dedi.