Yerel Haberler
Bolu
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:33 Bolu’da geleceğin iletişimcileri kendi hikayelerini dijitale taşıdı Bolu’da İletişim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi’nde bir araya gelen geleceğin iletişimcileri, ’Bugün de Öğrenci’ temasıyla kendi eğitim deneyimlerini dijital ortama taşıdı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) İletişim Fakültesi’ndeki Dijital Hikaye Anlatımı Atölyesi (DİHA), Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı koordinatörlüğünde yeni bir çalışmaya imza attı. Gazetecilik ve İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı yüksek lisans öğrencilerinin katıldığı etkinlikte, lisansüstü eğitim gören geleceğin iletişimcileri doğrudan kendi hikayelerini paylaşma imkanı buldu. Bilal Erkan Değer ve Berfu Bayav Oflaz’ın kolaylaştırıcı olarak yer aldığı atölye, yuvarlak masa etrafında samimi bir sohbetle başladı. Katılımcılar öğrencilik deneyimlerine dair duygu, düşünce ve hatıralarını masaya yatırarak; bu sürecin zorluklarını, heyecanını ve hüznünü birbirleriyle paylaştı. Sözlü paylaşımların tamamlanmasının ardından sözlerin yerini renkler aldı. Geleceğin iletişimcileri, iç dünyalarındaki yansımaları somutlaştırmak için boya kalemleriyle kendi hikayelerini kağıda döktü. Her öğrencinin kendi hikayesini resmetmesinin ardından, bu anlatıların dijital kurguyla birleştirilmesi aşamasına geçildi. Baştan sona öğrencilerin kendi emeğiyle kurgulanan özgün eserlerle atölye başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026 Cuma - 21:13 Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: "Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi" Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim." Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.
Bolu’da balık tezgahlarını fırtına vurdu
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:16 Bolu’da balık tezgahlarını fırtına vurdu Bolu’da halk pazarındaki balık tezgahlarında olumsuz hava şartları nedeniyle balık çeşitliliği azaldı. Fırtına sebebiyle özellikle hamsi tezgahlarda yer almadı. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Olumsuz hava şartları nedeniyle tezgahlarda balık çeşitliliği azalırken, hamsi yokluğu yaşandı. Pazarda yıllardır balıkçılık yapan İlhan Başaran, vatandaşların istavrite yönelmesi gerektiğini vurguladı. Pazar tezgâhlarında balık fiyatlarının ise kilogram başına; istavrit 150 lira, sardalya 200 lira, mezgit 300 lira, çupra 500 lira, levrek 600 lira ve Karadeniz somonu 400 liradan satışa sunulduğu görüldü. "Denizlerde fırtına var" Denizlerde fırtına olduğundan dolayı tezgahlarda balık fiyatlarının pahalı ve az sayıda balığın olduğunu vurgulayan İlhan Başaran; "Denizlerde fırtına olduğundan dolayı hamsi yok. Denizlerde fırtına var; o yüzden denizlere girilemediği için balık az çıkıyor. Onun için fiyatlar pahalı ve balık bugün az. Az çıktığı ve alıcının çok olduğu için fiyatlar mecburen yükseliyor. Yani bu bizim elimizde olan bir şey değil" dedi. "Diğer balıklara yönelmiyorlar" Vatandaşların balık alırken sürekli hamsi tercih ettiğini ve başka balığa yönelmediğini aktaran Başaran; "Her zaman söylüyorum; Bolu’da bizim balık kültürümüz biraz zayıf. Hamsiden başka hiçbir şey bilmiyoruz. ‘Hamsi, hamsi, hamsi.’ Oysa istavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Güzel mezgit var, çupra ve levrek var. Diğer balıklara yönelmiyorlar, illa da hamsi. İstavrit dört mevsim yenecek tek balıktır. Herkese tavsiyem olsun" şeklinde konuştu.
Onlarca köylü bir araya geldi, geleneksel orta oyunları kahkahaya boğdu
12 Ocak 2026 Pazartesi - 11:04 Onlarca köylü bir araya geldi, geleneksel orta oyunları kahkahaya boğdu Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve kış gecelerinin vazgeçilmezi olan ’Birikme Geceleri’ geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Delice köyünde bir araya gelen vatandaşlar, soba başında sergilenen orta oyunlarıyla teknolojiden uzak, keyifli anlar yaşadı. Mudurnu ilçesine bağlı köylerde, kış aylarının uzun ve çetin geçtiği dönemlerde sosyal dayanışmayı artırmak amacıyla başlatılan asırlık, "Birikme Geceleri", Sürmeli köyünün ardından bu hafta Delice köyünde gerçekleştirildi. Çevre köylerden de yoğun katılımın olduğu etkinlikte, köy konağını dolduran vatandaşlar, dedelerinden miras kalan kültürü canlandırdı. 20 farklı oyun kahkahaya boğdu Geçmişte elektrik, telefon ve televizyonun olmadığı zamanlarda gaz lambası ışığında yapılan eğlenceleri günümüze taşıyan köylüler, izleyenleri kahkahaya boğdu. Köy odasında yanan sobanın etrafında toplanan kalabalık, temsili olarak sahnelenen motor tamiri oyunu, eski usul tartı oyunu, tarla ekmeği ve yabani hayvanlardan koruma oyunu, semer oyunu, yoğurt yeme yarışması ilgiyle izlendi. Yaklaşık 20 farklı geleneksel oyunun sergilendiği gecede, vatandaşların performansı izleyicileri gülme krizine soktu. "Bilgisayara ve televizyona bağlı kalmaktan kurtarmak istiyoruz" Geleneksel kültürün yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapan Delice köyü muhtarı Muzaffer Yalçın, teknolojinin insanları yalnızlaştırdığına dikkat çekti. Etkinlik hakkında konuşan Muhtar Yalçın, şunları söyledi: "Eski adetlerimizden olan ’Birikme Geceleri’ni yaşatmaya çalışıyoruz. Amacımız daha çok katılımcıya ulaşmak ve gençlerimize bu gelenekleri aktarmak. Bu akşam etkinlik sayımızı artırarak daha zengin bir program sunduk. Gençlere örnek olmak, onları sadece bilgisayara ve televizyona bağlı kalmaktan kurtarmak istiyoruz. İnsanların bu tür etkinliklerle de mutlu olabileceğini, sosyalleşebileceğini gösteriyoruz." Gecenin sonunda köylüler, imece usulü hazırlanan ikramlar eşliğinde sohbet ederek geleneği sürdürmenin mutluluğunu yaşadı.
Bolu’da ezilen köpeğin röntgeninden 400 saçma çıktı:
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23 Bolu’da ezilen köpeğin röntgeninden 400 saçma çıktı: Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir aracın üzerinden geçerek yaraladığı köpeği tedavi gördüğü klinikte ziyaret etti. Köpeğin çekilen röntgeninde daha önce tüfekle vurulduğunun ve vücudunda 300-400 saçma olduğunun ortaya çıktığını belirten Özcan, "Hayvanlarımıza bu tür muamele yapanları insanlık adına affetmeyeceğiz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Bolu merkeze bağlı Doğancı köyünde meydana gelmiş, yol ortasında uyuyan sokak köpeği bir aracın üzerinden geçmesi sonucu ağır yaralanmıştı. Olayın ardından Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerince tedavi altına alınan yaralı köpeği, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ziyaret etti. Hayvan hastanesinde veteriner hekimlerden bilgi alan Başkan Özcan, köpeğin sağlık durumuyla ilgili bilgi verdi. "Sadece ezildiğini sanıyorduk, daha önce vurulmuş" Veteriner hekimlerin çektiği röntgen filmlerini inceleyen Başkan Özcan, köpeğin sadece trafik kazası mağduru olmadığını, daha önce de silahlı saldırıya uğradığını belirtti. Özcan, "Doğancı Köyü’nde bir araç köpeğimizi yerde yatarken ezdi. Arkadaşlarımız hemen müdahale edip hastanemize getirdiler. Biz sadece vahşi bir insanın bu hayvanımızı ezdiğini düşünüyorduk. Ancak bizim için sürpriz ve üzücü bir gelişme oldu. Çekilen röntgende bu hayvanın daha önce saçmalarla vurulduğu ortaya çıktı. Yapılan incelemede vücudunda 300-400 civarında saçma izi tespit edildi" diye konuştu. "Bu nasıl bir insanlık?" Köpeğin maruz kaldığı şiddete sert tepki gösteren Tanju Özcan, "Bu nasıl bir insanlık? Bu tür insanlar şu hayvanda ne ister, anlamak mümkün değil. Ama sağ olsun veteriner hekimlerimiz ellerinden geleni yapıyorlar. Şu an hayati tehlikesi yok. İnşallah arka bacakları da yürüyecek düzeye gelir" ifadelerini kullandı. "Yarın itibarıyla ağır para cezalarını tatbik edeceğiz" Olayın hem adli hem de idari boyutunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Özcan, Belediye Meclisi’nin aldığı kararı hatırlatarak şunları söyledi: "Bu konuyla ilgili hukuki bir süreç başlatıldı. Valilik gerekli tespitleri yaptığını ve şahsın yakalandığını söyledi. Bizim de Belediye Meclisi kararımız var; hayvanlara kötü muamele yapanlar hakkında ağır para cezaları öngörülüyor. Yarın itibarıyla bu cezaları tatbik edeceğiz. Hayvanlarımıza bu tür muamele yapanları insanlık adına affetmeyeceğiz." Tedavisi süren köpeğin durumunun ciddiyetini koruduğu ancak hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi.
Köpeği ezen sürücü yakalandı
11 Ocak 2026 Pazar - 13:02 Köpeği ezen sürücü yakalandı Bolu’da yol ortasında uyuyan sokak köpeğinin üzerinden aracıyla geçerek arka bacaklarının kırılmasına neden olan ve olay yerinden kaçan sürücü, güvenlik güçlerince yakalandı. Bolu Valiliği, sürücü hakkında 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında adli ve idari işlem başlatıldığını duyurdu. Olay, dün saat 13.50 sıralarında Bolu Merkez ilçeye bağlı Doğancı köyünde meydana geldi. Aracıyla köy içindeki yolda yatan sokak köpeğinin üzerinden geçen sürücü, aracın altında bir süre sürüklenen köpeğe aldırış etmeden yoluna devam etti. Acı içinde kıvranan köpek, sürünerek yol kenarına kaçmaya çalıştı. Olayı fark eden köylülerin ihbarı üzerine bölgeye Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı köpek, tedavi edilmek üzere hayvan barınağına götürüldü. Aracın köpeği ezdiği anlar anbean bir evin güvenlik kamerasına yansıdı. Veteriner hekimler tarafından yapılan incelemede, köpeğin arka bacaklarında çok sayıda kırık olduğu tespit edildi. Köpeğin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Köpeği ezen sürücü yakalandı Görüntülerin sosyal medyada yayılması ve büyük tepki çekmesi üzerine harekete geçen güvenlik güçleri, kamera kayıtlarından yola çıkarak sürücünün kimliğini tespit etti. Bolu Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, şüphelinin kısa sürede yakalandığı belirtildi. Valilikten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "10.01.2026 tarihinde bazı basın yayın organlarında yer alan haberler üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, Doğancı köyü Keresteciler Sokak üzerinde bir sokak köpeğine çarparak kaçan şahsın kimlik bilgileri belirlenmiş ve şahıs yakalanmıştır. Şüpheli şahıs hakkında 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında gerekli adli ve idari işlemler başlatılmış olup, olayda yaralanan köpek tedavi altına alınmıştır."
Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 18:11 Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" Bolu’da 20 yıldır terzilik yapan Kıymet Dinç, hazır giyimdeki fiyat dengesizlikleri ve maliyet artışlarının mesleği zorladığını söyledi. Müşterilerin tadilat ücreti ürünün fiyatını geçtiğinde tepki gösterdiğini belirten Dinç, "İnce işçilik yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını almakta zorlanıyoruz. ’Eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar tuttu?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz" dedi. Bolu’da yaşayan ve 20 yıldır terzi dükkanı işleten 48 yaşındaki Kıymet Dinç, unutulmaya yüz tutan meslekler arasına giren terzilikte yaşanan zorlukları anlattı. Son yıllarda vatandaşların tadilat ve özel dikim kıyafet için terzilere olan ilgisinin azaldığını belirten Dinç, özellikle tadilat ücretlerinin bazen kıyafetin sıfır fiyatını geçmesi nedeniyle müşterilerle karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Dinç, kadın bir esnaf olarak yaşadığı zorluklara ve sektördeki "çırak" krizine de dikkat çekti. "Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar" Erkeklerin kadın terzilere karşı değişik tavırlar sergilediğini aktaran Kıymet Dinç, "Bazen erkekler terziye tavırlarıyla, hareketleriyle tepki gösterebiliyorlar. Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar. Mesela içeride, kabinde soyunmak yerine dışarıda soyunanlar oluyor. Tepkimiz sonradan büyük oluyor ama yine de anlayışla karşılamaya çalışıyoruz" dedi. "Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor" Meslekte fazla çırak bulamadıklarını ve bir çırağın yetiştirilebilmesi için dört yıl gerektiğini aktaran Dinç, "Şu an bu meslekte fazla çırak yetişmiyor. Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor; çıraklık, kalfalık, ustalık. Ancak bu meslekte de yavaş yavaş bazı şeyler düşmeye başladı. Bu mesleği fazla seçen öğrencimiz yok. Bazen bu mesleği geçim kaynağı olarak da görmüyorlar" şeklinde konuştu. Mağazalardan yeni kıyafet almayıp ürünü tadilat ettirenlerin bazen de o tadilat parasının ürünün normal fiyatını geçtiğini söylediğini belirten Dinç, "Tabii ki almak yerine ‘Ürünümü tadilat ettireyim’ diyenler oluyor. Ancak bazen tadilat parası ürünün parasını geçiyor. Müşteri de o zaman bize tepki gösterebiliyor. ‘Ben eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar fiyat?’ diyor. Bazen biz müşteriye çok ince işçilik yapmamıza rağmen istediğimiz fiyatı alamıyoruz. Müşteriyle bir tatsızlık yaşanabiliyor. Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" diye konuştu. Özel dikim abiyelerde daha fazla yoğunluk olduğunu ifade eden Dinç, "Hem özel dikim hem de tadilat yapıyoruz ama özel dikim abiyelerde biraz daha yoğunluk oluyor" dedi.