Yerel Haberler
Bolu
Grand Kartal Otel faciasında tutuklu sanığın avukatı: "Benim müvekkilim gerizekalı"
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:58 Grand Kartal Otel faciasında tutuklu sanığın avukatı: "Benim müvekkilim gerizekalı" Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’deki yangın faciasıyla ilgili davanın 3’üncü duruşmasının 3’üncü gününde esasa ilişkin beyanını veren sanık avukatı, "Benim müvekkilim gerizekalı. Ben bu işi para için yapmıyorum. Emir Aras’ın talimatı üzerine bizim gerizekalı gidip başvuruda bulunmuş. Gitsin biraz yatsın, onun bunun vekaletini almasın" dedi. Bolu’daki Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 78 kişinin hayatını kaybetmesi, 137 kişinin yaralanmasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 3’üncü duruşması, 3’üncü gününde sanıkların esasa ilişkin beyanlarıyla devam ediyor. Duruşma salonunda tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, yangında hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya tutuklu sanık İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli’nin beyanı ile başlandı. Daha önceki beyanlarına katıldığını söyleyen tutuklu sanık Köstereli, "1999 yılında Grand Kartal Otel, turizm işletme belgesiyle açıldı. Otel 2001 yılında İl Özel İdaresine başvurmuş, belgeler temin edilerek o dönemki yöneticiler tarafından ruhsatı verilmiştir. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir ibaresi vardır. Dolayısıyla sen ruhsatı ver, biz denetimi yapacağız denilmiştir. İhmalden dolayı burada değilim. Kanunda bana tanımlanmamış görev müfettişler tarafından bana dayatılmaktadır. Müfettişler yaptıkları soruşturmada ön yargılı davranmıştır ve sadece ’Sana işlem yapacağız’ düşüncesiyle hareket etmiştir. Soruşturma izni verildiği gün tarafımıza tebliğ edilmeden gözaltına alınıp tutuklandım. Haksız bir şekilde burada olduğumu düşünüyorum. Benim bu olayla alakam yok. Benim bu otelle hiçbir bağlantım yok. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Tutuklu sanığın avukatı: "Benim müvekkilim gerizekalı" Kadir Özdemir’in avukatı Serbülent Baykan ise müvekkilinin tahliye ve beraatını talep etmediklerini söyledi. Avukat Baykan, "Benim müvekkilim gerizekalı. Bunu kendisine de söylüyorum. Beni dava da edebilir. Hatır için avukatlığını yapıyorum. Bu vahim olayda acılarını yüreğimde hissediyorum. Bu bir katliamdır. Burada kasten adam öldürme var, net. Bu oteli kim geldi denetledi? Turizm Bakanlığı. Sen, buna bakmadan gelip orada yedin içtin, ondan sonra otele ’uygundur’ dedin. Suçlu kimse Allah belasını versin. Burada kast var, cinayet var. Benim müvekkilime bin yıl ceza az, 5 bin yıl verin. Ama bakanlıktan oraya gelenleri de yargılayın. Ben bu işi para için yapmıyorum. Emir Aras’ın talimatı üzerine bizim gerizekalı gidip başvuruda bulunmuş. Gitsin biraz yatsın, onun bunun vekaletini almasın" dedi. (EÖ-CC-Y)
’Kağıt üzerinde yöneticiyim’ diyen Halit Ergül’ün kızı Ceyda Hacıbekiroğlu velilere facia oteline pazarlama etkinliği düzenlemiş
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 ’Kağıt üzerinde yöneticiyim’ diyen Halit Ergül’ün kızı Ceyda Hacıbekiroğlu velilere facia oteline pazarlama etkinliği düzenlemiş Kartalkaya duruşmasının 3. duruşması devam ederken, otel sahibi Halit Ergül’ün kızı Ceyda Hacıbekiroğlu’nun, yangından dört ay önce Gazelle Otel’de, öğrenciler ve velilere yönelik olarak Grand Kartal Otel için bir tatil pazarlama etkinliği düzenlediği öne sürüldü. Etkinlik sırasında çekilen fotoğraflar da ortaya çıktı. Faciada oğlu, gelini ve torunlarını kaybeden Uğurtan Doğan, "benim çocuklarımın bu cinayete kurban gitmelerinin nedeni, bu okuldaki yapılan pazarlama etkinliğidir" dedi. Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 3’üncü duruşması sürerken, faciada oğlu Mert (41), gelini Duygu (40) ve torunları Doğa (9) ile Mavi’yi (7) kaybeden Uğurtan Doğan ve Otel yangınında eşi Ceren Yaman (45) ile kızı Lalin’i (16) kaybeden iş adamı Rıfat Doğan, gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Benim çocuklarımın cinayete kurban gitmelerinin nedeni, yapılan pazarlama etkinliğidir" Uğurtan Doğan, çocuklarının hayatını kaybetmesine neden olan olayın bu organizasyon olduğunu ifade etti. Doğan, "Benim bugün yapacağım açıklama içerideki duruşmayla ilgili değil. Onunla ilgili ilk müzakerelerde, ilk savunmalarımızda da bahsetmiş olduğumuz Ceyda Hacıbekiroğlu’nun okulda yapmış olduğu pazarlama etkinliğiyle ilgili. Benim küçük torunum Mavi Doğan, Ceyda Hacıbekiroğlu’nun oğluyla aynı sınıfta, İstanbul’da ve burada, en son gelinen bu maalesef katliamda, Ceyda Hanım’ın organizasyonuyla bizim çocuklar da geldiler. Maalesef orada kendilerini kaybettik. Ama bunun daha önceki olaylarda da bir etkinliği olduğunu öğrendik. Şöyle ki, benim gelinimin telefonu yeni bulundu. Emanetten aldık ve bir şekilde açtırdık. Oradan çıkan fotoğraflarda, sanıyorum hepinizde bu fotoğraf var. Ekim ayında, yani bu katliamdan dört ay önce, yine okulda bir pazarlama etkinliğiyle bazı sınıf öğrencilerinin ve dolayısıyla velilerinin katıldığı bir organizasyon olmuş. Diğer otelde, yani Gazelle Otelinde, resimlerini de gördük. Ve çok acıdır ki, o resimlere baktıysanız en soldaki kız çocuğu benim büyük torunum Doğa. İkinci fotoğrafta da zaten aynı şekilde Ceyda Hacıbekiroğlu ve eşi, diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte kahvaltıda oğlum, gelinim ve çocuklarım, yani torunlarımın olduğu resimleri görüyorsunuz. Yani bunu neden anlatıyorum? Burada özellikle ilk savunmalarda, ‘yönetim kurulu üyeliklerimiz sadece kağıt üzerinde, bizim hiçbir etkinliğimiz, hiçbir yetkimiz yok.’ gibi bir takım, yani hiç tutarsız savunmalara girdiler. Ama burada, benim çocuklarımın maalesef bu cinayete kurban gitmelerinin nedeni, bu okuldaki yapılan pazarlama etkinliğidir" dedi. "Hiç mi sizden bir tanesi yaralanmaz veya canını kaybetmez" Otel sahiplerinin yangından kaçarken, kendi çocuklarının hayatını kaybettiğini söyleyen Uğurtan Doğan, "Bu pazarlama etkinliğini de benim gelinimin arkadaşı, hem de yakın arkadaşı, uyandırmıyor. Şimdi arkadaşlar, düşünebiliyor musunuz? Alıyorsunuz okuldan çocukları, götürüyorsunuz, aynı katta benim oğlum, gelinim ve iki torunum kalıyor. Ya kardeşim, hiç mi sizden bir tanesi yaralanmaz veya canını kaybetmez? Kaybolan yetmiş sekiz can bizim canımız. Yüz otuz yedi yaralı yine bizim canlarımız. Ama maalesef, ne kötü ve ne acıdır ki otelin hiçbir yetkilisi, hiçbir yönetim kurulu üyesi ve hiçbir hiçbir çalışanı yaralanmamış bile! Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Herkes gördü. Hepinizin sayesinde zaten bunlar basına da yansıdı. Böyle sıvışarak çıkıyorlar. Ama bizim çocuklarımız orada tamamen Allah’a terk edilmiş oluyor. Yani canları maalesef, maalesef burada hem daha önce Ekim ayında yapılan Gazelle Otelindeki etkinliğin, hem de en son 20-21 Ocak tarihlerinde yapılan Grand Kartal Otelindeki etkinliğin sonucudur. Okullarda yapılan bu pazarlama faaliyetlerinin sonucunda benim çocuklarım, torunlarım maalesef bu otel sahiplerinin çağırdığı ve bir şekilde katliama bıraktığı, kendilerinin ise kaçtığı, kendilerini kurtardığı bir olayda hayatlarını kaybetmişlerdir" ifadelerini kullandı. "Ceyda Hacıbekiroğlu, pazarlamalarla insanları toplayıp, ölüme terk etti" Faciada eşi ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, Ceyda Hacıbekiroğlu’nun insanlarını ölüme terk ettiğini söyleyerek, "Uğurtan abinin de söylediği gibi, Ceyda Hacıbekiroğlu, okulda yaptığı pazarlamalarla insanları toplayıp daha sonra da onları ölüme terk ederek sıvışıp gitmiştir. Elif Aras’la Emir arasında, benim karım da kızımın odasından hiç haber vermeden önlerinden geçip gittikleri gibi. Aynı zamanda, ben de kızımın telefonuna ulaştığım zaman daha önce de belirtmiştim cesaret edip artık kendimi toparlayıp telefonu açtığımda, öğlen vakitlerinde eşimle Emine Murtaza Ergül’ün sarmaş dolaş resimlerini çekmiş kızım. Ve akşam da oturmuş, Emine Murtaza Ergül ile eşim kahve içmişler. Sabah ben ilk indiğimde Emine Murtaza Ergül ile karşılaşmıştım. ‘Abla nerede?’ demiştim Ceren ve Lalin ‘Hiç bilmiyorum Rıfat, kurtulanlar Dorukkaya’da,’ demişti. Yani sabaha kadar, öğlen sarmaş dolaş resim çektirdiğin, akşam kahve içtiğin insanı arkadaşını sabaha kadar merak edip ben gelene kadar aramamış bile. Bir tane cevapsız çağrı yok! ‘Neredesiniz, ne oldunuz, kurtuldunuz mu?’ ya da ‘Kalkın, uyanın!’ Hiçbir şekilde, dediğim gibi, uyandırmamış bile. Onlar baştan sona, ne yazık ki kötüler. Yani bilgisizlik, cahillik, her şey bir yana ama kötülük içindeler. Tamamen oradan çıkıp daha sonra canlarını kurtarıp oturup muzlarını, yemeklerini yemişler. Diyeceklerim bu kadar. Adalete güveniyoruz. Gereken kararın verileceğine inanıyoruz. Mahkeme başkanına ve heyetine güveniyoruz" ifadelerine yer verdi.
Nöroloji uzmanından inmeye karşı uyarı: "Erken müdahale felci önler"
29 Ekim 2025 Çarşamba - 17:58 Nöroloji uzmanından inmeye karşı uyarı: "Erken müdahale felci önler" Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Yılmaz, "Beyin dokusu oksijensiz kaldığı her dakika milyonlarca sinir hücresi kaybedilir. Bu nedenle inme, zamanla yarışılan bir hastalıktır. Dakikalar, hatta saniyeler bile fark oluşturur" dedi. Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Yılmaz, inmede erken müdahalenin önemine dikkat çekerek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Yılmaz, inmenin beyne giden kan akışının aniden durması veya azalması sonucu beyin dokusunun oksijensiz kalmasıyla meydana geldiğini belirterek, "Beyin dokusu oksijensiz kaldığı her dakika milyonlarca sinir hücresi kaybedilir. Bu nedenle inme, zamanla yarışılan bir hastalıktır. Dakikalar, hatta saniyeler bile fark oluşturur. Yüzde kayma, kolda güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme kaybı ve denge kaybı en önemli belirtilerdir. Bu bulgulardan biri bile varsa, hiç vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır" ifadelerini kullandı. "Erken müdahale felci önler" İnmenin erken fark edilip doğru merkeze ulaştırıldığında tedavi edilebilir olduğunu belirten Yılmaz, "Damar açıcı ilaç veya anjiyo ile pıhtının çıkarılması sayesinde hasta felç kalmadan veya konuşma kaybı yaşamadan hayatına devam edebilir. Ne yazık ki belirtiler geçici olduğu için birçok kişi ‘biraz dinleneyim geçer’ düşüncesiyle hastaneye geç başvuruyor. Bu da tedavi şansını azaltıyor. Erken müdahale felci önler" dedi. "Bolu, Batı Karadeniz’in güçlü inme merkezi" Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde hizmet veren Reha Tolun İnme Merkezi’nin yalnızca Bolu’ya değil, Zonguldak, Bartın, Düzce, Karabük ve Kastamonu illerine de hizmet verdiğini söyleyen Yılmaz, merkezin 7/24 esasına göre çalıştığını ve ileri teknolojiye sahip görüntüleme sistemleriyle donatıldığını vurguladı. Vatandaşlara çağrıda bulunan Doç. Dr. Murat Yılmaz, "İnme önemli bir acildir. En ufak bir belirtiyi fark ettiğinizde beklemeyin. Erken müdahale hayat kurtarır, 112’yi arayın" dedi.
Grand Kartal faciasının üçüncü duruşması devam ediyor
28 Ekim 2025 Salı - 15:33 Grand Kartal faciasının üçüncü duruşması devam ediyor Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel faciasının 3’üncü duruşmasının 2’nci gününde esasa ilişkin sanık beyanları alınmaya devam ediliyor. Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci oturumu devam ediyor. Duruşmanın bu evresinde esasa ilişkin sanıkların beyanları alınmaya başlandı. Tutuksuz sanıkların beyanları alınmaya başlandı İlk olarak tutuksuz yargılanan FQC Global Sertifikasyon şirketi yetkilisi tutuksuz sanık Ali Ağaoğlu, FQC şirketi çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İbrahim Polat ve Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz’ün beyanları alındı. Sanıkların avukatları mütalaaya karşı savunmalarını yaptı. Duruşmaya 1 saat öğle arası verildi. "Kendi sorumsuzluklarından kaçmak için beni sizin önünüze attılar" Mahkemeye verilen aranın ardından otelin LPG tesisatı bakım görevlisi tutuklu sanık Muharrem Şen ile duruşmaya devam edildi. Tutuklu sanık Muharrem Şen, "21 yıldır Aygaz’ın projesiz bir otele gaz satmasının sorumsuzluğunu 8 aydır tutuklu olarak çekmekteyim. Bize proje ile alakalı herhangi bir bilgi vermediler. Kendileriyle yaptığım sözleşmede de böyle bir madde yok. Bu işin ön kontrolünü, son kontrolünü ben yapmadım. Ben 34 bin lira maaşla İstanbul şartlarında geçinmeye çalışan, bağlı olduğum 20 ile hizmet veren biriyim. Şirketimden bana emir veren mühendisler kendi sorumsuzluklarından kaçmak için beni sizin önünüze attılar. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Suçlamaların hepsi dağıtıcı firmayla alakalıdır" LPG tesisatı bakım görevlisi tutuksuz sanık Doğan Aydın ise, "2014-2021’de Aygaz’da teknik servis olarak hizmet verdim. 2022 yılında yapılan herhangi bir işlemden sorumlu değilim. Suçlamaların hepsi dağıtıcı firmayla alakalıdır. Gaz dağıtıcının sorumluluğu teknik servise atılmıştır. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.