Yerel Haberler
Bolu
Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar 22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09:36 Bolu’da üretim yapan jelatin fabrikası, kurduğu yeni sistemle günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. ’Sonsuz çevrim’ adı verilen projeyle su ayak izini yarı yarıya düşüren tesisin arıtılan suyun doğallığını ve temizliğini göstermek için kurduğu akvaryumda Japon balığı besleniyor. İstanbul ve Bolu’daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan Halavet Gıda, sürdürülebilir üretimi vizyonunun merkezine koymaya devam ediyor. Yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışan fabrikalarıyla karbon ayak izini azaltan şirket, doğaya duyarlı dönüşümünün en somut adımlarından biri olan su geri kazanım projesini Gerede’deki tesisinde kamuoyuna tanıttı. Düzenlenen lansman törenine Gerede Kaymakamı Fatih Kaya, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir ve davetliler katıldı. "Kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp sonsuz çevrimde kullanan fabrika haline geldik" Törende projenin tanıtımını gerçekleştiren İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir, "Öncelikle Halavet Gıda’nın bulunduğumuz tesisi, Bolu Gerede ilçesinde bulunmakta ve 30 bin metrekare üzerinde yer almaktadır. Bu tesis sahip olduğu kapasiteyle, Avrupa’da bulunan en büyük kapasiteli tesistir. Bu tesisimizin temel özelliklerinden biri; kullandığı bütün suyu, deşarj limitlerine uygun şekilde ve 24 saat Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabininden izlenmek suretiyle alıcı ortama deşarj etmektedir. Ortalama günlük kullandığımız su miktarı 5 bin 500-6 bin ton aralığındadır. Burada günlük olarak aldığımız suyu tamamen arıttıktan sonra geçen yıla kadar deşarj ediyorduk. Bu arada 2025 yılı hem bölgemiz hem Türkiye genelinde kuraklığın yaşandığı ve su bulmanın ve suya ulaşmanın zorlaştığı bir yıl oldu. Biz 2025 yılı içinde yaptığımız araştırmalarda örnek aldığımız bir proje gördük. Bu proje Yalova’da bir tesiste uygulanmıştı ve aynı proje ekibiyle çalıştık. Onların projesi bin metreküp/gün geri kazanım tesisiydi, kağıt üretimi, hijyenik kağıt. Biz de bu projeyi kendimize adapte ettik ve kullandığımız suyun yaklaşık yarısı olan 2 bin 500 metreküp/gün kapasiteli bir su geri kazanım tesisi kurduk. Bu tesisi makine ekipman olarak kurmanın yanında, bu tesisin çalışması için gerekli yatırımlar ve tesisatlarla beraber yaklaşık 6 aylık bir süreçte bu tesisi devreye aldık. Şu anda sahip olduğumuz tesis aslında suyu sektördeki rakiplerine göre az kullanan ve tamamen arıtan bir tesisken, bir ileri boyuta daha geçirdik ve kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp, sonsuz çevrimde kullanmaya devam eden bir özellik kazandırdık tesisimize" dedi. "Doğadaki su sonsuz değil, biz yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz" Kurulan sistemin kaynak verimliliğine olan katkısını vurgulayan ve geri dönüştürülen suyla kurdukları akvaryumun çevredeki öğrencilere ve sanayicilere örnek olmasını hedeflediklerini belirten Aydemir, "Sayısal olarak söylemem gerekirse günlük 5 bin ton su ihtiyacımız varken, şu anda günlük 2 bin 500 ton su ihtiyacıyla 5 bin tonluk su kullanımı yapabiliyoruz. Sonsuz çevrimde geri kazanım bize bunu sağladı. Yani çevreden daha az miktarda temiz su ihtiyacı ile aslında su kaynaklarını daha az kullanmaya ve su ayak izimizi azaltmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem örnek bir işletme olmayı hem karbon ve su ayak izlerini küçültmeyi hedefliyoruz. Doğadaki su sonsuz değil. Dolayısıyla bu döngüden ne kadar az su çekersek ve kullandığımız suyu ne kadar temiz bir şekilde bu döngüye geri salarsak üstümüze düşeni yapmış oluruz. Biz burada örnek bir işletme olarak aslında arıtmamızın çıkışında deşarj ettiğimiz suyla doldurduğumuz bir akvaryum da koyduk, sizler de gördünüz. O akvaryumla aslında şunu sağlamaya çalışıyoruz; bu ilçede okuyan bütün öğrencileri bu akvaryumu görmeye, bu fabrikanın atık suyunun arıtıldığı tesisi görmeye davet ediyoruz. O akvaryumdan aslında yapmamızın maksadı şu: Biz çevreye saygı duyuyoruz ve bu yapılabilir. Bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz. Bu projeyle çok zor bir iş yaptığımızı vurgulamak istemiyoruz. Bu evet, zor bir iş ama yapılabilir. Belki bir komşumuz daha iyisini yapacak. Karşımızdaki Deri OSB bunun daha gelişmişini yapacak, zaten böyle olmalı. Böyle olursa biz üstümüze düşen görevi yapmış oluruz çevreye karşı" ifadelerine yer verdi. "Bolu çok su kullanan bir il" Gerede’nin ve Bolu’nun sanayi potansiyeline vurgu yaparak, bölgedeki çevre kirliliği algısını bu tür projelerle yıkmak istediklerinin altını çizen Aydemir, "Bolu ilinde su geri kazanım kapasitesi olarak sahip olduğumuz kapasite en büyük kapasite. Bunun aşılmasını dilerim. Bolu çok su kullanan bir il. Tavuk sektörüyle, gıda sektörüyle aslında üretime, istihdama çok katkı veren bir il. Ve özellikle ilçemiz suların kirletilmesi, derelerin atık sularla zehirlenmesiyle duyulacak yerde, aslında su geri kazanım, su arıtma ve bu tür güzel faaliyetlerle ve pozitif çalışmalarla hem ismimizin duyurulması hem de bölgede gerçekten bunun yapılabilir olduğunu göstermek açısından bizim için kıymetli. Lansmana katılan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Tören, tesisin gezilmesi ve su geri kazanım sisteminin işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verilmesinin ardından sona erdi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50 Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar Bolu’da üretim yapan jelatin fabrikası, kurduğu yeni sistemle günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. ’Sonsuz çevrim’ adı verilen projeyle su ayak izini yarı yarıya düşüren tesis, arıtılan suyun doğallığını ve temizliğini göstermek için kurduğu akvaryumda tatlı su balığı yaşatmaya başladı. İstanbul ve Bolu’daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle 70’ten fazla ülkeye ihracat yapan Halavet Gıda, sürdürülebilir üretimi vizyonunun merkezine koymaya devam ediyor. Yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışan fabrikalarıyla karbon ayak izini azaltan şirket, doğaya duyarlı dönüşümünün en somut adımlarından biri olan su geri kazanım projesini Gerede’deki tesisinde kamuoyuna tanıttı. Düzenlenen lansman törenine; Gerede Kaymakamı Fatih Kaya, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir ve davetliler katıldı. "Kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp sonsuz çevrimde kullanan fabrika haline geldik" Törende projenin tanıtımını gerçekleştiren İskefe Holding CEO’su Yusuf Aydemir, "Öncelikle Halavet Gıda’nın bulunduğumuz tesisi, Bolu Gerede ilçesinde bulunmakta ve 30 bin metrekare üzerinde yer almaktadır. Bu tesis sahip olduğu kapasiteyle, Avrupa’da bulunan en büyük kapasiteli tesistir. Bu tesisimizin temel özelliklerinden biri, kullandığı bütün suyu, deşarj limitlerine uygun şekilde ve 24 saat Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabininden izlenmek suretiyle alıcı ortama deşarj etmektedir. Ortalama günlük kullandığımız su miktarı 5 bin 500, 6 bin ton aralığındadır. Burada günlük olarak aldığımız suyu tamamen arıttıktan sonra geçen yıla kadar deşarj ediyorduk. Bu arada 2025 yılı hem bölgemiz hem Türkiye genelinde kuraklığın yaşandığı ve su bulmanın ve suya ulaşmanın zorlaştığı bir yıl oldu. Biz 2025 yılı içinde yaptığımız araştırmalarda örnek aldığımız bir proje gördük. Bu proje Yalova’da bir tesiste uygulamıştı ve aynı proje ekibiyle çalıştık. Onların projesi bin metreküp/gün geri kazanım tesisiydi, kağıt üretimi, hijyenik kağıt. Biz de bu projeyi kendimize adapte ettik ve kullandığımız suyun yaklaşık yarısı olan 2 bin 500 metreküp/gün kapasiteli bir su geri kazanım tesisi kurduk. Bu tesisi makine ekipman olarak kurmanın yanında, bu tesisin çalışması için gerekli inşai yatırımlar ve tesisatlarla beraber yaklaşık 6 aylık bir süreçte bu tesisi devreye aldık ve şu anda sahip olduğumuz tesis aslında suyu sektördeki rakiplerine göre az kullanan ve tamamen arıtan bir tesisken, bir ileri boyuta daha geçirdik ve kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp sonsuz çevrimde kullanmaya sürekli olarak devam eden bir özellik kazandırdık tesisimize" dedi. "Doğadaki su sonsuz değil, biz yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz" Kurulan sistemin kaynak verimliliğine olan katkısını vurgulayan ve geri dönüştürülen suyla kurdukları akvaryumun çevredeki öğrencilere ve sanayicilere örnek olmasını hedeflediklerini belirten Aydemir, "Sayısal olarak söylemem gerekirse; günlük 5 bin ton su ihtiyacımız varken, şu anda günlük 2 bin 500 ton su ihtiyacıyla 5 bin tonluk su kullanımı yapabiliyoruz. Sonsuz çevrimde geri kazanım bize bunu sağladı. Yani çevreden daha az miktarda temiz su ihtiyacı ile aslında su kaynaklarını daha az kullanmaya ve su ayak izimizi azaltmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem örnek bir işletme olmayı hem karbon ve su ayak izlerini küçültmeyi hedefliyoruz. Doğadaki su sonsuz değil. Dolayısıyla bu döngüden ne kadar az su çekersek ve kullandığımız suyu ne kadar temiz bir şekilde bu döngüye geri salarsak üstümüze düşeni yapmış oluruz. Biz burada örnek bir işletme olarak aslında arıtmamızın çıkışında deşarj ettiğimiz suyla doldurduğumuz bir akvaryum da koyduk, sizler de gördünüz. O akvaryumla aslında şunu sağlamaya çalışıyoruz; bu ilçede okuyan bütün öğrencileri bu akvaryumu görmeye, bu fabrikanın atık suyunun arıtıldığı tesisi görmeye davet ediyoruz. O akvaryumdan aslında yapmamızın maksadı şu: Biz çevreye saygı duyuyoruz ve bu yapılabilir. Bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz. Bu projeyle çok zor bir iş yaptığımızı vurgulamak istemiyoruz. Bu evet, zor bir iş ama yapılabilir. Belki bir komşumuz daha iyisini yapacak. Karşımızdaki Deri OSB bunun daha gelişmişini yapacak, zaten böyle olmalı. Böyle olursa biz üstümüze düşen görevi yapmış oluruz çevreye karşı" ifadelerine yer verdi. "Bolu çok su kullanan bir il" Gerede’nin ve Bolu’nun sanayi potansiyeline vurgu yaparak, bölgedeki çevre kirliliği algısını bu tür projelerle yıkmak istediklerinin altını çizen Aydemir, "Bolu ilinde su geri kazanım kapasitesi olarak sahip olduğumuz kapasite en büyük kapasite. Bunun aşılmasını dilerim. Bolu çok su kullanan bir il, tavuk sektörüyle, gıda sektörüyle aslında üretime, istihdama çok katkı veren bir il. Ve özellikle ilçemiz suların kirletilmesi, derelerin atık sularla zehirlenmesiyle duyulacak yerde, aslında su geri kazanım, su arıtma ve bu tür güzel faaliyetlerle ve pozitif çalışmalarla hem ismimizin duyurulması hem de bölgede gerçekten bunun yapılabilir olduğunu göstermek açısından bizim için kıymetli. Lansmana katılan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Tören, tesisin gezilmesi ve su geri kazanım sisteminin işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verilmesinin ardından sona erdi.
21 Nisan 2026 Salı - 18:09 Bolu’da suça geçit yok: Haftalık bilanço açıklandı Bolu’da emniyet ve jandarma ekiplerince bir haftada kent genelinde üst üste operasyonlar gerçekleştirildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 13-19 Nisan tarihlerinde geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Uyuşturucu operasyonlarında 1 tutuklama Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 18 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 22 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda 64,88 gram metamfetamin, 50,06 gram sentetik kannabinoid, 4,06 gram esrar ecza, 1,86 gram skunk, 2 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı ele geçirildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kent genelinde kaçakçılığın önlenmesine yönelik 4 ayrı adrese yapılan baskınlarda ise 5 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Bu adreslerdeki aramalarda 100 adet dolu makaron, 850 paket sigara, bin 365 adet emtia, 6 adet muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi. Aranan 31 kişiden 10’u cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda, bir hafta içinde meydana gelen 269 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 119 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Öte yandan, il genelindeki uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş yakalama kararı bulunan 31 kişi tespit edilerek gözaltına alındı. Bu kişilerden 10’u sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 3 düzensiz göçmen yakalandı Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçlarının önlenmesine yönelik denetimlerde, yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 3 düzensiz göçmen yakalandı. Yabancı uyruklular hakkında yasal işlem başlatıldı.
Son 10 yılda piyasaya çıktı: Aralık ayında yok satıyor
09 Aralık 2025 Salı - 12:40 Son 10 yılda piyasaya çıktı: Aralık ayında yok satıyor Bolu’da ormanlık alanlardan toplanan bitkilerle hazırlanan kokina yeni yıla sayılı günler kala vitrinlerin gözdesi oldu. Son 10 yılda piyasaya çıkan kokina bitkisi, kasım ve aralık aylarında ormanlık alanlardan toplanan bitkilerle hazırlanarak, aralık ayında yok satıyor. Karamanlı Mahallesi’nde 42 yıldır çiçekçilikle uğraşan ve 33 yıldır kendi dükkanında vatandaşlara hizmet veren Hakan Koç, vatandaşların Aralık ayında en çok tercih ettiği kokina çiçeğinin yapılış sürecini anlattı. Hakan Koç, kokinanın halk arasında tek bir çiçek olarak bilinse de aslında iki ayrı bitkiden oluştuğunu ifade etti. Kokina çiçeğinin oluşumunda yalancı çobanpüskülü, yeşil yapraklarıyla ana gövdeyi oluştururken, kırmızı meyveleriyle dikkat çeken Akdeniz saparnası bitkisi ise süsleme için kullanılıyor. Kasım ve Aralık aylarında ormanlık alanlarda toplandığını söyleyen Hakan Koç, usta ellerde yapılan bu işlem sabır ve dikkat gerektirdiğini belirtti. 10 yıl önce piyasaya çıkan kokina; yeşil yaprakları ve kırmızı meyveleriyle hem şans hem de bolluk getirdiğine inanılan özel bir bitki olarak dikkat çekiyor. 400-500 lira arasında satılan kokina, yeni yıla sayılı günler kala vitrinlerin gözdesi oldu. "Aralık ayının en çok satan bitkisi" Koç, "Bu mevsim itibarıyla kokinalarımız şu anda en revaçta olan bitkilerimiz. Kokina; iki ayrı bitkiden oluşan, kırmızı meyvelerin yeşil yapraklara iple bağlanmasıyla hazırlanan bir bitkidir. Aralık ayı itibarıyla en çok sattığımız bitkidir. Özelliği de şu şekildedir; İnsanların yılbaşında vazolarında bu çiçekle yeni yıla girmeleri ve kokinanın bir yıl boyunca evde bozulmadan kalması halinde ev sahibi olacaklarına inanılır" şeklinde konuştu. "Kokina yaklaşık son 10 yıldır piyasada" Kokinanın yaklaşık 10 yıl önce piyasaya çıktığını ve her yılbaşında satıldığını belirten Hakan Koç, "Biz kokinayı; portakal kuruları, kozalaklar gibi yan materyallerle tekrar düzenleyip güzel bir hale getiriyor ve bu şekilde sunuyoruz. Fiyatları geçen seneye göre çok fazla yükseltmedik. Şu anda bir demet kokinanın fiyatı 400-500 lira arasında değişiyor. A sınıfı, B sınıfı kaliteye göre de fiyat farklılık gösteriyor. Benim çıraklık ve kalfalık dönemimde kokina diye bir bitki yoktu. Kokina yaklaşık son 10 yıldır piyasada. 10 yıldır zaten kokina satıyoruz" ifadelerine yer verdi.