Yerel Haberler
Bolu
27 Şubat 2026 Cuma - 14:47 Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.
Bolu’da anız yakana hapis ve para cezası var
07 Ekim 2025 Salı - 16:00 Bolu’da anız yakana hapis ve para cezası var Bolu’da hasat sonrası tarlalarda anız ile kuru ot yakanları uyaran Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, para ve hapis cezasına çarptırılacağını açıkladı. Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, son dönemde kentte artan anız ve kuru ot yangınlarına ilişkin uyarılarda bulundu. Özellikle hasat sonrası tarlalarda kuru otların yakılmasından dolayı büyük yangınların ortaya çıkabileceğini vurgulayan yetkililer vatandaşları hassas olmaya davet etti. İtfaiye yetkilileri, özellikle kırsal bölgelerde tarlaların kenarına atılan sigara izmaritleri, cam şişe parçaları ve bilinçsizce yakılan otların kısa sürede büyüyen yangınlara yol açtığını vurguladı. Para ve hapis cezası var İtfaiye Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Anız ve kuru otların yakılması kesinlikle yasaktır. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında, bu yasağa uyanmayan ve anız ya da kuru ot yakma fiilini gerçekleştiren kişiler hakkında idari işlem uygulanacaktır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, yetkili makamların koyduğu kurallara aykırı davrananlara 2025 yılı itibarıyla 2 bin 53 lira idari para cezası kesilmektedir. Ayrıca, yangına sebep olunması durumunda Türk Ceza Kanunu’nun 171 ve 174. maddeleri kapsamında taksirle yangına sebebiyet verme veya genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından hapis cezası da gündeme gelebilecektir" ifadelerine yer verildi.
Davası ertelenen Tanju Özcan: "Pişman değilim, bugün olsa yine aynı kararları alırım"
07 Ekim 2025 Salı - 13:53 Davası ertelenen Tanju Özcan: "Pişman değilim, bugün olsa yine aynı kararları alırım" Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, yabancı uyruklulara yönelik bazı kararları nedeniyle "nefret ve ayrımcılık" suçlamasıyla yargılandığı dava, dosyadaki usul eksiklikleri gerekçesiyle 24 Nisan 2026’ya ertelendi. Duruşma sonrası açıklama yapan Tanju Özcan, "Sığınmacılarla ilgili aldığım kararlardan pişman değilim, bugün olsa yine aynı kararları alırım" dedi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, kentte yaşayan yabancı uyruklulara yönelik ayni ve nakdi yardımları kesme, su ücretlerine 10 kat zam uygulama ve nikah ücretlerini 100 bin lira olarak belirleme yönündeki kararları, sivil toplum kuruluşları tarafından yargıya taşınmıştı. Kuruluşlar, bu kararların ardından Özcan hakkında "nefret ve ayrımcılık" suçlamasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Özcan hakkında, bugünkü duruşma öncesinde 29 Eylül’de, Bolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmişti. "Biz neye göre savunma yapacağız" Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Tanju Özcan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Özcan’ın avukatı, dosyada müştekilerin ifadelerinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle savunma yapamayacaklarını söyledi. Avukatı, "Yine usul yönünden bu dava başlatılamaz. Çünkü dosyada müştekilerin ifadeleri yok. Biz neye göre savunma yapacağız? Dosyadaki eksiklerin tamamlanmasını ve bize de ulaştırılmasını istiyoruz. Bu yüzden davanın ertelenmesini talep ediyoruz" dedi. Duruşma 24 Nisan’a ertelendi Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 24 Nisan 2026’ya erteledi. Heyet, Özcan hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin devamına ve bir sonraki celsede gazeteci Fatih Altaylı’nın tanık olarak dinlenmesine karar verdi. "Savunma yapamadım" Duruşma sonrasında Bolu Adalet Sarayı’nın önünde gazetecilere açıklamalarda bulunan Tanju Özcan, "Müşteki diye birilerinin ifadesini dosyaya koymuşlar ama taramamışlar. Ne avukatlar görüyor ne biz görebiliyoruz. Bu nedenle bugün savunmamı yapamadım, usul eksiklikleri tamamlanamadığı için" dedi. "Ben neden yargılanıyorum" Özcan, açıklamalarına şöyle devam etti: "Zaten garip olan bir şey var. Ben neden yargılanıyorum? İddia o ki, sığınmacıların iş yeri açma ruhsatlarını iptal etmişim, iş yeri açmalarına izin vermemişim. Sularına ve nikah ücretlerine zam yapmışım. Zaten bu konularla ilgili daha önce soruşturma geçirdim ve eski adıyla söylüyorum, takipsizlik kararı verildi. Ama savcılık makamı davayı açarken müşteki bulamamış, öğrencileri getirmiş. İçeride bir öğrenci kardeşimiz de vardı. Kardeşim, şunu bile anlamadınız mı? Geçici sığınmacı ayrı bir şeydir, ülkemize tahsil için gelen yabancı öğrenciler ayrı bir şeydir. Hukuki statüleri bile farklı. Böyle bir dava olmaz ama savunmamızı yapamadık çünkü usul eksiklikleri o kadar çok ki." "Bugün olsa yine aynı kararları alırım" Vicdanen rahat olduğunu dile getiren Başkan Özcan, "Bir de olmayacak bir şey oldu. Yargılamaya 10 gün kala bu soruşturma 5 Ocak’ta başladı, 4 Haziran’da dava açıldı, duruşma 7 Ekim’e, yani bugüne bırakıldı. Ben duruşmaya geldim, hazırdım. Ama bir hafta önce hakim bey dosyayı resen ele aldı ve savcının talebine aykırı şekilde bana yurt dışına çıkış yasağı koydu. Bugün duruşma 24 Nisan’a ertelendi ama yurt dışına çıkış yasağım devam ediyor. Neden devam ediyor, anlamak mümkün değil. Tabii sözüm hakim beye değil ama şunu söylüyorum; bana yurt dışına çıkış yasağı konuluyor sığınmacılarla ilgili tepkilerimden dolayı, ama onlara hala yurda giriş yasağı konmuyor. Garip olan bu. O yüzden vicdanen de rahatım, aldığım kararlardan dolayı hukuken de rahatım. Sığınmacılarla ilgili aldığım kararlardan pişman değilim. Bugün olsa yine aynı kararları alırım" ifadelerini kullandı.