Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Bolu
İbrahim Çolak’ın hedefi 2028 Olimpiyat Oyunları
24 Nisan 2026 Cuma - 19:56:30
Dünya ve Avrupa şampiyonu milli cimnastikçi İbrahim Çolak, Bolu’daki hazırlık kampında yaptığı açıklamada, hedefinin 2028 Olimpiyat Oyunları olduğunu söyledi. Türkiye Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı’nın Bolu Karaçayır Kamp Eğitim Merkezi’nde bulunan Murat Canbaş Cimnastik Salonu’ndaki kampı sona erdi. Takımın önemli isimlerinden, Dünya ve Avrupa şampiyonu milli sporcu İbrahim Çolak, bir haftalık yoğun kamp sürecini değerlendirdi. Akdeniz Oyunları, World Challenge Cup ve Avrupa şampiyonaları için hazırlıklarını tamamlayan Çolak, Bolu’daki ortamın sporculara büyük avantaj sağladığını ifade etti. "Ne kadar yorulursak, o kadar verimli geçiyor" Bolu kampının zorlu ancak bir o kadar da faydalı geçtiğini belirten İbrahim Çolak, "Zor bir hazırlık süreci oldu. Bir haftalık bir kamp ama her günü dolu dolu antrenman programıyla geçti. Genel bir yorgunluk var hepimizin üzerinde ama bu da ne kadar yorulursak aslında bir o kadar da verimli geçtiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Kampın hedefe odaklanmak için ideal bir ortam sunduğunu vurgulayan milli sporcu, "Bolu’daki kampımızın en büyük avantajı, kendimizi burada kapatabiliyor ve tamamen hedefe odaklayabiliyoruz. Günlük rutinimizden çıkıp buraya geliyoruz; sadece yemek yiyor, antrenman yapıyor ve dinleniyoruz. Bunu bir hafta boyunca sürekli yapmak bile kondisyondan mental güce kadar bize çok büyük bir avantaj sağlıyor" şeklinde konuştu. "Bayrağımızı en iyi şekilde temsil edeceğiz" Kendilerine sunulan imkanlar için Türkiye Cimnastik Federasyonu’na teşekkür eden Çolak, "Burada yaklaşık 15 sporcuyuz ve bu salon antrenman saatlerinde sadece bize ait oluyor. Bu çok büyük bir avantaj. Bize burada antrenman yapabilmemiz ve yarışmalarda güzel dereceler gösterebilmemiz için bir sürü destek sağlanıyor. Biz de inşallah müsabakalarda öncelikle bayrağımızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek bu desteklerin karşılığını vermek istiyoruz" dedi. "Podyuma çıkmayı gerçekten özledim" Geçtiğimiz yıllarda yaşadığı sakatlıklar nedeniyle yarışmalardan bir süre uzak kaldığını ifade eden Çolak, içindeki heyecanın ilk günkü gibi devam ettiğini belirterek şunları söyledi: "Bu yıl Avrupa Şampiyonası, Akdeniz Oyunları ve Dünya Şampiyonası var. Ben podyuma çıkmayı, Avrupa Şampiyonası’nda yarışmayı gerçekten özledim. Geçen yıllarda sakatlıklar yaşadım, evlendim ve birazcık daha az yarışmalara katılmaya başlamıştım. Ama tabii ki cimnastiğe devam etme fikri kafamda hep var ve daha büyük hedeflerim var. İçimdeki heyecan asla bitmiyor. Hedefim Avrupa Şampiyonası’nda öncelikle takım olarak güzel dereceler yapmak, bireysel olarak da önce finale kalmak, daha sonra da madalya için savaşmak." "Los Angeles’ta başaracağımıza yürekten inanıyorum" Kariyerindeki önemli dönüm noktalarını hatırlatan ve yeni rotasının Los Angeles Olimpiyatları olduğunu vurgulayan İbrahim Çolak, "Çok şükür Dünya şampiyonluğu ve Avrupa şampiyonluğu yaşadım. İki kere olimpiyatlara katıldım, olimpiyat finali yaptım ve beşinci oldum. Bunlar bana çok güzel tecrübeler kazandırdı. Kariyerim boyunca bir kere daha olimpiyatlara katılmak istiyorum. Çünkü olimpiyatlara katılmak bile başlı başına zor bir olay ve büyük bir başarı. Hedefimiz takım olarak bir kez daha olimpiyata katılmak, olimpiyatlarda takım finali yapabilmek ve birden fazla madalya kazanabilmek. İnşallah bunu Los Angeles’ta başaracağız, buna gönülden inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
24 Nisan 2026 Cuma - 19:26
Suat Çelen: "Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi güldüreceğiz"
Türkiye Artistik Cimnastik Büyük Erkekler Milli Takımı’nın Bolu kampını ziyaret eden Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi güldüreceklerini belirterek, İstiklal Marşı’nı okutmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye Artistik Cimnastik Büyük Erkekler Milli Takımı, Bolu’da gerçekleştirdiği hazırlık kampını tamamladı. Karaçayır Kamp Eğitim Merkezi’nde bulunan Murat Canbaş Cimnastik Salonu’nda güç depolayan milliler; yaklaşan Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve Dünya Kupaları öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Kampın son gününde antrenmanları yerinde inceleyen Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, teknik heyet ve sporcularla bir araya gelerek istişarelerde bulundu. "Avrupa Şampiyonası’nda İstiklal Marşımızı okutacağız" Türk cimnastiğinin lokomotif branşlarından birinin artistik cimnastik erkek milli takımı olduğunu vurgulayan Başkan Suat Çelen, takımın yoğun bir maç takvimine hazırlandığını belirtti. Çalışmaların oldukça verimli geçtiğini aktaran Çelen, "Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorlar. Hemen peşine Dünya Şampiyonası olacak. Avrupa Şampiyonası’ndan önce de Dünya Kupaları var. Geniş bir kadromuz var ve takımımız her ay kamp yapıyor. Umut ediyorum bu takım, güreşte ve halterde olduğu gibi bize sevinç yaşatacak. İnşallah biz de Türk cimnastiği olarak ülkemizi Avrupa Şampiyonası’nda güldürürüz ve İstiklal Marşımızı okuturuz" ifadelerini kullandı. "Keşke biz de bu dönemlerde spor yapsaydık" Türkiye’deki spor yatırımlarının geldiği noktaya dikkat çeken Çelen, sağlanan imkanların üst düzeyde olduğunu ifade ederek, "Türkiye’nin artık birçok yerine cimnastik salonu yapıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın çok ciddi katkıları var. Son 15 yıldır Türkiye’de spora yapılan yatırım, eski bir sporcu olarak ’Keşke biz de bu dönemlerde spor yapsaydık’ dedirten cinsten. Eskiden yaşanan yokluklardan, bugün fizyoterapistinden doktoruna, masörüne kadar her şeyin olduğu bir sisteme geçtik. Bir sistem var ve bu sistemin ürünü oluşmaya çalışıyor" dedi. "Bolu’da uzun yıllara dayanan bir cimnastik kültürü var" Bolu’nun cimnastik sporu için önemine de değinen Çelen, "Bolu özelinde bir yere tesis yaparsınız ama o branşın kültürünün de oluşması gerekir. Bolu, cimnastiğin en önemli merkezlerinden bir tanesi. Ben de Boluluyum ve eski bir cimnastikçi olarak spora burada başladım. Burada uzun yıllara dayanan bir cimnastik kültürü var. Tesisin hemen karşısında kamp eğitim merkezinin olması da büyük avantaj. Sporcularımız antrenmandan sonra tesise hemen yürüyerek gidebiliyor. İyi karşılandıkları için de Bolu’da kamp yapmak istiyorlar. Antalya, İstanbul ve İzmir’e de gideceğiz ancak en iyi hazırlık merkezlerinden biri Bolu olduğu için kamp rotamızda her zaman yer alıyor. Desteklerinden dolayı Bolu Valiliğine ve Gençlik Spor İl Müdürlüğüne teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:24
Ters yönden gelen hafif ticari araç motosikletle çarpıştı: 1 yaralı
Bolu’da ters yönden gelen hafif ticari araç ile motosiklet çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü kadın yaralandı. Kaza, D-100 karayolu İzzet Baysal Küçük Sanayi Sitesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 14 ACU 140 plakalı motosikletiyle Sert sokak üzerinden seyreden C.A. (26), o sırada D-100 karayolu Caddesi üzerinde ilerleyen ve ters yönden gelen A.B. idaresindeki 14 AB 241 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü kadın yola savrularak yaralandı. Çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan kadın sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Köroğlu Devlet Hastanesine kaldırılırken, durumunun iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan trafik polisleri tarafından, ters yönden geldiği tespit edilen hafif ticari araç sürücüsü A.B.’ye 2 bin lira para cezası yazıldı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:23
Bolu’da yol verme kavgası: O anlar kamerada
Bolu’da trafikte "yol verme" kavgasında kadınların tarafları güçlükle ayırmaya çalıştığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay, Bahçelievler Mahallesi Muzaffer Işın Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seyir halindeki bir minibüs ile otomobil sürücüsü arasında yol verme meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavgayı kadınlar ve çevredeki vatandaşlar güçlükle ayırdı. Olayın ardından minibüs sürücüsü hızla bölgeden uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edilirken yaşanan anlar bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Polis ekipleri kavgaya ilişkin inceleme başlattı.
28 Ekim 2025 Salı - 17:57
"Baş katil o"
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel faciasının 3’üncü duruşmasının 2’nci günü esasa ilişkin 18 sanığın beyanlarının alınmasıyla tamamlandı. Duruşma 30 Ekim perşembe gününe ertelendi.
28 Ekim 2025 Salı - 15:33
Grand Kartal faciasının üçüncü duruşması devam ediyor
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel faciasının 3’üncü duruşmasının 2’nci gününde esasa ilişkin sanık beyanları alınmaya devam ediliyor. Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının ikinci oturumu devam ediyor. Duruşmanın bu evresinde esasa ilişkin sanıkların beyanları alınmaya başlandı. Tutuksuz sanıkların beyanları alınmaya başlandı İlk olarak tutuksuz yargılanan FQC Global Sertifikasyon şirketi yetkilisi tutuksuz sanık Ali Ağaoğlu, FQC şirketi çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İbrahim Polat ve Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi tutuksuz sanık İsmail Karagöz’ün beyanları alındı. Sanıkların avukatları mütalaaya karşı savunmalarını yaptı. Duruşmaya 1 saat öğle arası verildi. "Kendi sorumsuzluklarından kaçmak için beni sizin önünüze attılar" Mahkemeye verilen aranın ardından otelin LPG tesisatı bakım görevlisi tutuklu sanık Muharrem Şen ile duruşmaya devam edildi. Tutuklu sanık Muharrem Şen, "21 yıldır Aygaz’ın projesiz bir otele gaz satmasının sorumsuzluğunu 8 aydır tutuklu olarak çekmekteyim. Bize proje ile alakalı herhangi bir bilgi vermediler. Kendileriyle yaptığım sözleşmede de böyle bir madde yok. Bu işin ön kontrolünü, son kontrolünü ben yapmadım. Ben 34 bin lira maaşla İstanbul şartlarında geçinmeye çalışan, bağlı olduğum 20 ile hizmet veren biriyim. Şirketimden bana emir veren mühendisler kendi sorumsuzluklarından kaçmak için beni sizin önünüze attılar. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Suçlamaların hepsi dağıtıcı firmayla alakalıdır" LPG tesisatı bakım görevlisi tutuksuz sanık Doğan Aydın ise, "2014-2021’de Aygaz’da teknik servis olarak hizmet verdim. 2022 yılında yapılan herhangi bir işlemden sorumlu değilim. Suçlamaların hepsi dağıtıcı firmayla alakalıdır. Gaz dağıtıcının sorumluluğu teknik servise atılmıştır. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
28 Ekim 2025 Salı - 15:32
Bolu’da eşini darbeden ilçe emniyet müdürü tutuklandı
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde görev yapan İlçe Emniyet Müdürü H.T., eşini darbettiği gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddiaya göre, Mudurnu İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine 3 ay önce başlayan H.T., geçtiğimiz hafta eşiyle ikamet ettiği evde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine İlçe Emniyet Müdürü H.T. eşini darbetti. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri eşinin şikayetçi olması üzerine H.T.’yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.T., sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
28 Ekim 2025 Salı - 15:28
Eşi tarafından öldürülen 3 çocuk annesi kadın son yolculuğuna uğurlandı
Bolu’da eşi tarafından tüfekle vurularak öldürülen 3 çocuk annesi Hilal Baltaş, sevenlerinin gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. Taşkesti Beldesi Karamurat Köyü’nde dün sabah saatlerinde Engin B., evde eşi Hilal Baltaş ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Engin B., tüfekle eşine ateş etti. Vücuduna saçmalar isabet eden Hilal Baltaş, olay yerinde yaşamını yitirdi. Cinayetin ardından olay yerinden kaçan zanlı, kısa süre sonra jandarmaya giderek teslim oldu. Öte yandan zanlı Engin B’nin, cinayetin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı belirlendi. Engin B’nin, paylaşımında, "Arkadaşlar ben bugün cinayet işledim. Sebebi, eşimin abisi İ. ve hanımı A. eşime telefonda ’Aldat, Engin hak ediyor’ demesi. Ben kendimi kaybedip cinayet işledim. İ.T., kardeşini taciz edene sessiz kalmış" ifadelerini kullandığı görüldü. Olayın ardından çiftin 5 aylık ve 6 yaşındaki erkek çocukları ile 11 yaşındaki kız çocuğunun devlet koruması altına alındığı öğrenildi. Gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı Eşi tarafından vurularak öldürülen Hilal Baltaş’ın ölümü ailesini ve sevenlerini yasa boğdu. 3 çocuk annesi Baltaş’ın cenazesi, Mudurnu Yıldırım Beyazıt Camii’nde kılınan öğle namaz sonrası Sürmeli Köyü’nde defnedildi.
28 Ekim 2025 Salı - 12:14
Anne Kotan: "Bu durum bizi gerçekten çok yaralıyor"
Grand Kartal Otel faciası davasında, bir sanığın "Torunumun da tableti yandı" dediği yönündeki iddialara, yangında 18 yaşındaki oğlunu kaybeden anne Zeynep Kotan "Kanımız donuyor. Bizim çocuklarımız orada öldüler. Orada ya nefessiz kalarak, ya yanarak, ya atlayarak, ölümlerden ölüm beğenirken ’Torunun tableti yanmış’ deniyor. Yani ne diyebilirim ki? Benim artık öfke kotam doldu" ifadelerini kullandı. Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 3’üncü celsesinde, mağdur ailelerin beyanları alınmaya devam edildi. Yangında 18 yaşındaki oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden psikiyatrist Zeynep Kotan, verilen ara sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, savcılığın esasa ilişkin mütalaasına itirazlarını dile getirdiklerini söyledi. "Bu durum bizi gerçekten çok yaralıyor" Hala yangın faciasının anlarını zihinlerinde yaşadıklarını belirten Zeynep Kotan, geçen duruşmadaki savcılık mütalaasına itirazlarını dile getirdiklerini aktardı. Kotan, "İddianamede 13 kişi hakkında olası kast istenirken, mütalaada bu sayı 7’ye düşürülmüş durumda. Olası kasttan bilinçli taksire indirilenler arasında otelin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacı Bekiroğlu da var. Bu durum bizi gerçekten çok yaralıyor. İkinci kez aynı şeyleri yaşamak zorunda kalıyoruz, aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmak durumunda kalıyoruz" dedi. "Torunun da tableti yandı" söylemi iddiası Sanık yakınlarından Emine Mürtezaoğlu’nun, "Yangın gecesi torunumun da tableti yandı" dediği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Kotan, bu sözler karşısında kanlarının donduğunu söyledi. Kotan, "Kanımız donuyor. Bunlar, hiç işin içinde olmayan, tamamen uzakta olan bir insanın bile kanını dondurur. Düşünün, bizim çocuklarımız orada öldüler. Orada ya nefessiz kalarak, ya yanarak, ya atlayarak, ölümlerden ölüm beğenirken ’Torunun tableti yanmış’ deniyor. Yani ne diyebilirim ki? Benim artık öfke kotam doldu. Daha fazla ne denebilir, ne hissedilebilir? Bu kadar apaçık şeyler ortadayken, biz bu insanların karşı otele girip meyve yediklerini de biliyoruz. Orada insanlar can verirken, bunlar adeta bir film seyreder gibi, kendileriyle hiç ilgisi yokmuş gibi davranıyorlardı. İnsan, oranın yöneticisi olmasa bile, böyle bir durumda otele girip meyve yer mi? Bu ne demektir?" ifadelerini kullandı. "Bunun bir adım ötesi, herhalde kafamıza tabanca dayayıp öldürmek olurdu" İl Özel İdaresi ve belediyenin de otel yönetimi kadar sorumlu olduğunu söyleyen Kotan, "Abdurrahman Bey’in de söylediği gibi, organize bir kötülük var. Hepsi organize bir şekilde çalışmışlar. Bu kadar kötü insan, ister idari kurumda, ister otelde, ister personel içinde olsun, bu kadar kötülük bir araya nasıl gelebilmiş? Biz bu mahkeme sürecine gelmeden önce, ’Ya bu kadar da değildir herhalde’ diye düşünüyorduk ama her gün, kanımızı donduran yeni detaylarla hala şaşırabiliyoruz. Nasıl olmuş da bu kadar kötülük bir arada bizim canlarımıza kast etmiş? Yani başka ne yapabilirlerdi? Bunun bir adım ötesi, herhalde kafamıza tabanca dayayıp öldürmek olurdu" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 11:42
2 çocuğunu kaybeden acılı anneden sanığa: "Ben kızımı yıkarken üstünü örttüm"
Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği otel yangınında 2 çocuğunu kaybeden anne Duygu Can, "Sizler çocuk katilisiniz. Ben kızımı yıkarken üstünü örttüm, oğlumu yıkarken gözüne su kaçmasın diye yıkamadım" derken; kızı, damadı ve iki torununu kaybeden Şaban Filiz, sanıklar için "Bunlara idam gerekir" dedi. Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü celsesinin ikinci oturumunda da esasa ilişkin tarafların beyanları alınmaya devam ediliyor. "Siz de gün yüzü göremeyeceksiniz" Ağabeyi Kıvanç, eşi Burcu ile yeğenleri Kerem, Pelin Güngör’ü kaybeden Gözdem Güngör Derin, "Benim kıyametim 21 Ocak’ta koptu. Bize bunu yaşattılar. Emsal ve asrın kararını bekliyorum. Günümüzü gece yaptınız. Siz de gün yüzü göremeyeceksiniz. Rahat rahat gezemeyeceksiniz. Son nefesinize kadar nefesim ensenizde olacak" dedi. "Bunlara idam gerekir" Yangın faciasında damadı Kıvanç, kızı Burcu ve torunlarını kaybeden Şaban Filiz, "4 evladımı kaybettim. Kızımı damadımı 2 torunumu. Hayalleri vardı. Çocuklarımın yaşam haklarını ellerinden aldılar. Bir kahraman çıkmadı mı? Yangını kim yönetti. Şirketin sahibi Halit Ergül, sen neredeydin? Bunlara idam gerekir, olası kast değil değil" diye konuştu. "Sizler çocuk katilisiniz" Yangında çocukları Nehir ve Doruk’u kaybeden acılı anne Duygu Can, "Bu dava bir is kokusu davası. Sizler çocuk katilisiniz. 36 çocuğun ve 78 kişinin katilisiniz. Elif Aras, sen çocuğunu üşümesin diye üstünü giydirdin ya, ben kızımı yıkarken üstünü örttüm. Oğlumu yıkarken gözünü yıkamadım su kaçmasın diye. Oğlum sevmez gözüne su kaçmasını. Allah hepinizin belasını versin. Ben babaların ahına güveniyorum. Öbür dünyada da iki yakanızda olacak ellerimiz" şeklinde konuştu. Diğer müşteki ve müşteki avukatlarının beyanları alındı. Verilen aranın ardından sanıkların esasa ilişkin beyanları alınacak.
28 Ekim 2025 Salı - 10:21
Eşi ve kızını kaybeden Altın: "Ben her sabah kahvemi mezarlıkta içiyorum"
Bolu Kartalkaya’daki otel faciası davasında esasa ilişkin beyanını veren, yangında eşi Kübra ve 9 yaşındaki kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın, "Ben her sabah kahvemi mezarlıkta içiyorum. Bu acıyı hiçbir psikolog taşıyamıyor. Bu yaşadıklarımız taşınacak bir yük değil" dedi. Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü celsesinin 2’nci oturumunda da esasa ilişkin tarafların beyanları alınmaya devam ediliyor. "Evlatlarımız 1 defa öldü, biz her gün ölüyoruz" Yangında gelini Kübra ve 9 yaşındaki torunu Alya’yı kaybeden Ahmet Altın, kısasa kısas olması gerektiğini söyleyerek, "Hayatının ilk baharında 9 yaşında, otelde yanarak buradaki katillerin ihmalleri yüzünden, para hırsları yüzünden, benim yavrum cayır cayır yandı. Buradaki 76 tane canımızın ben dedesi, amcası, babasıyım ve kardeşleriyim. Çocuklarımız güle oynaya geldiler. Benim torunum, ’Dede ben karnemi aldım Kartalkaya’ya gidiyorum’ dedi. Benim ciğerim yanıyor. Biz süreç boyunca yorulmadık. Biz öldük. Evlatlarımız 1 defa öldü, biz her gün ölüyoruz. Ben 42 yıllık devlet memuruyum. Bunun 12 yılı il müdürlüğü ile geçti. Bolu Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İl Özel İdaresi yetkilileri, buradaki katiller kadar sorumludur. ’Taksir’ suçu ne demek, kasten öldürdüler. Kısasa kısas olması lazım. İdam edilmeleri lazım" ifadelerini kullandı. "Ben her sabah kahvemi mezarlıkta içiyorum" Her sabah eşi ve kızının mezarının başına gittiğini ifade eden yangın faciasında eşi Kübra ve 9 yaşındaki kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın, "Ben her sabah kahvemi mezarlıkta içiyorum. Bu acıyı hiçbir psikolog taşıyamıyor. Bu yaşadıklarımız taşınacak bir yük değil. Ağırlığı git gide artıyor. O gece biz dumanların içinde boğulurken kimse bize el uzatmadı. Tesadüfen çıktık biz ordan. Ben 10 metreden aşağı kendimi bırakırken eşim ve kızımı aşağıda olduklarını düşündüm. Otelden çıktığımda yapayalnız kaldım. Biz cezasızlık düzeninin sonucu olarak yandık. Bu insanlar başlarına hiçbir şey gelmeyeceğine inandıkları için pervasız davrandılar. Siz bizi diri diri yaktınız. Sizede son bir sözüm var, artık itiraf edin" şeklinde konuştu. "Bahçede oynayan çocukların gülüşünde Derin’i yaşatmaya çalışıyorum" Davadan emsal karar çıkmasını beklediklerini ifade eden eşi Atakan Yalçın ve kızı Derin Yalçın’ı kaybeden Yaprak Yeşilada Yalçın, "Biz günah keçisi bulmak istemiyoruz. Emsal bir karar istiyoruz. Bahçede oynayan çocukların gülüşünde Derin’i yaşatmaya çalışıyorum. Sizden hakkaniyetli bir karar vermenizi bekliyoruz" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:12
Otel faciasında oğlu, gelini ve iki torununu kaybeden acılı aile, "32 sanığın olası kastla yargılanmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz"
Bolu’da Grand Kartal Otel yangınında oğlu, kızı ve iki torununu kaybeden acılı dede ve babaanne, 32 sanığın olası kast suçundan yargılanmalarını istedi. Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın 3’üncü celsenin ikinci günü başladı. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda görülen davaya, 20’si tutuklu 32 sanık, müştekiler ve taraf avukatları katılıyor. Yangın faciasında oğlu Mert Doğan (41), gelini Duygu Doğan (40) ile torunları Doğa (9) ve Mavi Doğan’ı (7) kaybeden acılı aile Uğur Can Doğan ve Ersin Doğan gazetecilere açıklamalarda bulundu. "32 sanığın olası kastla yargılanmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz" Mert Doğan’ın babası, Duygu Doğan’ın kayınpederi ve Doğa ile Mavi Doğan’ın dedesi olan Uğur Can Doğan, 32 sanığında olası kast suçundan yargılanmasını istediklerini belirterek, "Bugün duruşmamızın ikinci günü. Dün son derece verimli bir duruşma oldu. Daha önce de belirttiğim gibi reisimiz, mahkemenin reisi ve ekip, heyet son derece başarılıydı. Dün bizlerin, yani müştekilerin, savcılıkla ilgili daha doğrusu savcılık iddianamesinden sonra hazırlanan mütalaayla ilgili görüşlerimizi sunduk. Aşağı yukarı birkaç müşteki kaldı, onlar da bugün sabah görüşlerini sunacaklar. Daha sonra da sanıkların mütalaayla ilgili görüşlerini, daha doğrusu ifadelerini alacak Sayın Başkan. Bugün biterse bugün tamamlanacak, yani karar çıkacak. Öncelikle her zaman söylediğimiz şey şu: Biz intikam değil, adalet istiyoruz. Bir defa bizi en önemli şekilde, yüreğimize su serpecek olan karar, daha önce olası kast ile iddianamesi hazırlanan otelin yönetim kurulu başkan vekili ve diğer iki üyesinin ‘olası kasttan ‘bilinçli taksire çevrilmesiydi. Biz bunun, hepimiz ısrarla, yine aynı şekilde olası kastla yargılanıp karara varılmasını istedik. Bugün bir defa onu merakla bekliyoruz. İkincisi de özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yetkililerinin de, biliyorsunuz, soruşturma izni çıktı ve onların da yargılanması kararı çıktı. Ama biz, o yetkililerin de bu davanın içerisinde değerlendirilip tek bir dava şeklinde sürecin tamamlanmasını beklerdik. Fakat bu durumda bu olmayacak, çünkü bugün büyük bir olasılıkla, ya da en kötü ihtimalle perşembe günü karar çıkacak. Ancak diğer bakanlık yetkililerinin yargılanması ayrı bir dava şeklinde yürüyecek. Dolayısıyla burada pek yapacak bir şeyimiz yok. Ama dediğim gibi, tekrar altını çiziyorum: Bize göre sadece mevcut 18 kişinin olası kastla değil, tüm 32 sanığın olası kastla yargılanmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz. Bu, bizim yüreğimize su serpecektir. En önemlisi, emsal karar olarak Türkiye’de sadece otelcilikte değil, tüm sektörlerde bu tür sorumsuzluklara karşı büyük bir engel olacaktır diye düşünüyorum" dedi. "Hakkaniyetli bir sonuç çıkacak, sorumlular olası kasttan yargılanacak" Mert Doğan’ın annesi, Duygu Doğan’ın kayınvalidesi, Doğa ve Mavi Doğan’ın babaanneleri Ersin Doğan, bütün sorumluların olası kasttan ceza almalarını söyledi. Doğan, bakanlık yetkililerin de burada yargılanmaları gerektiğini kaydederek, "Çocuklarımızı ve torunlarımızı kaybettik Grand Kartal katliamında. Eşimin de söylediği gibi yönetim kurulu üyelerinin, otel müdürünün, sıralı müdürlerin ve bu yola taş koyan, bu yolu döşeyen herkesin olası kastla yargılanmalarını bekliyoruz. Umut ediyoruz, buna inanıyoruz. Biz zaten çok acılı insanlarız. Bu acımız bitmeyecek. Biz her şeyimizi kaybettik, en büyük değerlerimizi kaybettik. Bunun ötesinde bir acı yok. Ama haksızlık ve adaletsizlik duygusunu bize Türk adaleti yansıtmayacak, biz buna inanıyoruz. Biz Türk adaletine başımızı yasladık, Türk adaletine güveniyoruz. Biz haksızlık ve adaletsizlik yaşatılmayacağını biliyoruz. Teşekkür ederim, sesimiz olduğunuz için. Görüşme salonunda zaman zaman duruyoruz; çok zor şeyler yaşıyoruz. Haklılıklarına inanmadığımız insanların kendilerini savunmaları, suçsuz olduklarını iddia etmeleri tabii ki bizi çok yaralıyor. Çünkü ortada apaçık gerçekler var; hepimiz seyrettik. Çocuğunun paltosunu ilikleyerek çıkan bir anne, orada en azından ‘yangın var’ diye bağırabilir, en azından o koridordaki insanların uyanmasına sebep olabilir. Bu kadar basit, insani bir refleksi bir insan gösteremiyorsa bu elbette insanı çok yoruyor. Çok sert bir şey bu yani. Bu tür şeyler bizleri yaralıyor ama yine dediğim gibi, biz adaletli ve hakkaniyetli bir yargılama bekliyoruz. Bakın, temmuz ayından beri buralardayız ve inanıyoruz ki hakkaniyetli bir sonuç çıkacak, sorumlular olası kasttan yargılanacak. Ayrıca, eşimin dediği gibi, keşke bakanlık sorgulamaları da bununla birlikte olsa. Çünkü kurumsal düzeyde de bu yola taş döşeyen pek çok insan var. Onların da yargılanmalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 23:32
Otel yangınında 8 yakınını kaybeden avukat: "Hayat süren leşlerin yakasını bırakmayacağız"
Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü celsesinde esasa ilişkin tarafların beyanları alınmaya devam ediliyor. Yangında 8 yakınını kaybeden müşteki avukatı Yüksel Gültekin, "Hayat süren leşlerin yakasını bırakmayacağız. Göz göre göre 78 canımızı yakmıştır bu katiller" dedi. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, yangında hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Sabah saatlerinde başlayan duruşmada esasa ilişkin müştekilerin ve avukatlarının beyanları alınmaya devam edildi. Bazı müştekiler ve avukatlarının ardından duruşmada söz hakkı verilen müşteki avukatı Yüksel Gültekin, "Hayatınız boyunca ’hayat süren leş’ olarak kalacaksınız. Hayat süren leşlerin yakasını bırakmayacağız. Gerçek adalet yerini bulsun gerekirse kıyamet kopsun. Göz göre göre 78 canımızı yakmıştır bu katiller. Hepsi ’Eksikleri nasıl kapatırız?’ düşüncesinin peşine düşmüşlerdir. Biz bu mahkemeden hukuka örnek teşkil edecek bir karar bekliyoruz" dedi. "Artık şu vicdansızların cezasını kesin" Yangında hayatını kaybeden Ömür Kotan’ın annesi avukat Zeynep Kotan, "Ben hayatımda en kıymetli insanı kaybettim buradaki insan müsveddeleri yüzünden. Ülkenin adaletine güvenmek istiyorum. Bana bu devletin borcu var. Bu borcu sizler aracılığıyla bana ödemekle yükümlü. Bu organize kötülüğün hak ettiği cezayı almasını istiyorum. Yüreğimin bir tane daha hayal kırıklığını kaldırmaya hakkı yok. Artık şu vicdansızların cezasını kesin" diye konuştu. "Sadece kendi canımın değil, 78 kişinin sesi olmak istiyorum" Daha önceki duruşmalara katılmadığını belirterek söz hakkı isteyen müşteki Tufan Haluk Seyhun, "Konuşmacılar teknik ve hukuki olarak yaklaştılar. Ben ise yakınlarını kaybeden biri olarak yaşadıklarımı ifade etmek istiyorum. Sadece kendi canımın değil, 78 kişinin sesi olmak istiyorum. Müge, sadece kızımız değil, yaşama sebebimizdi. Biz tüm sevgimizi ona bağladık. Her gün onun sevgisini hisseder, onun sevgisiyle huzur bulurduk. Müge, sevgi dolu, saygılı bir evlattı. Her hafta sonu kızım, torunumla toplanıp aile günü yapardık. 21 Ocak’tan bu yana hep bekledim ama telefon çalmadı. Her gece yatağa yattığımda onlar karşımda duruyor. Annesini ve yavrusunu bir daha görmemek üzere kopardılar hayatımızdan. Torunum Alya 14 yaşındaydı. 36 çocuk, toplam 78 can, karne kutlamak için geldikleri bu otelde neden canlarını yitirdiler. Kimseye haber vermeden yılan gibi sessiz bir şekilde otelden çıktılar. Suçluların hakettikleri cezalarını alacaklarını biliyoruz" şeklinde konuştu. "Ben kara toprağın altında çocuklarımı arıyorum" Otel faciasında yakınlarını kaybeden Sema Şahin, "Ben çocuklarımı sömestir tatiline gönderdim. Alya ve Oya okul arkadaşıydı, hep birlikteydiler ve ölüme de birlikte gittiler. Yan yana odalarda kaldılar, ikinci akşamlarıydı. Ben otel çizelgesini, kat planını elime geçirdim. Emir Aras ve eşi karşı odalarda kalıyorlardı. Nasıl kaçtıklarını gördük, onlarınki çocuktu da bizimkiler neydi? ‘Bir yangın var’ demek bu kadar mı zordu? Ben kara toprağın altında çocuklarımı arıyorum. Doğum günleri yaklaştı. Büyük bir ızdırap içindeyim. Pamuk gibi prensesimi adli tıptan kapkara aldım. Benim yavrum parça parça olmuş, bakmaya kıyamadığım çocuğumu bağlamışlardı. Ben cami avlusunda bekledim ve yanık kokusu geliyordu" dedi. Duruşmaya yarına kadar ara verildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 16:33
Bolu’da eşini öldüren zanlı, cinayeti sosyal medyadan itiraf etti
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bir kişi, tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdü. Zanlının, olayın ardından sosyal medya hesabından cinayeti itiraf ettiği bir paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Olay, Taşkesti Beldesi Karamurat köyünde sabah saatlerinde meydana geldi. Engin B., evde eşi Hilal B. ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Engin B., tüfekle eşine ateş etti. Vücuduna saçmalar isabet eden Hilal B., olay yerinde yaşamını yitirdi. Cinayetin ardından olay yerinden kaçan zanlı, kısa süre sonra jandarmaya giderek teslim oldu. Genç kadının cansız bedeni, cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Mudurnu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Sosyal medyadan cinayeti itiraf etti Öte yandan, zanlı Engin B.’nin, cinayetin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı belirlendi. Engin B.’nin, paylaşımında, "Arkadaşlar ben bugün cinayet işledim. Sebebi, eşimin abisi İ. ve hanımı A. eşime telefonda ’Aldat, hak ediyor Engin’ dedi. Ben kendimi kaybedip cinayet işledim. İ.T., kardeşini taciz edene sessiz kalmış" ifadelerini kullandığı görüldü. Olayın ardından çiftin 5 aylık ve 6 yaşındaki erkek çocukları ile 11 yaşındaki kız çocuğunun devlet koruması altına alındığı öğrenildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:33
Acılı babadan otel davasında net mesaj: "Devlet kimseyi boşa sanık yapmamış"
Bolu’nun Kartalkaya mevkisindeki otelde 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasına ilişkin davanın 3’üncü celsesi devam ederken, yangında eşi ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, "Devlet kimseyi boşa sanık yapmamış. Bunu gördük ve hepsinin olası kasttan yargılanacağına inanıyoruz" dedi. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda görülen davanın 3’üncü duruşmasının ilk gününe, 20’si tutuklu 32 sanık, müştekiler ve taraf avukatları katılıyor. Otel yangınında eşi Ceren Yaman (45) ile kızı Lalin’i (16) kaybeden iş adamı Rıfat Doğan, duruşmaya verilen arada gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Aynı vicdansızlık, aynı rahatlıktalar" Sanıkların duruşma salonundaki tavırlarına tepki gösteren Rıfat Doğan, "Abdurrahman Gençbay çok güzel bir konuşma yaptı. Ancak ne yazık ki, Gençbay’ın da dediği gibi, içeride sanıkları ilk defa ön taraftan gördük ve hala aynı vicdansızlık, aynı rahatlıktalar. Bu herhalde insanın içindeki vicdanla ilgili. O yüzden, bu vicdansızlıklarını akıl almıyor. İnşallah hak ettikleri cezayı alacaklarına inanıyoruz. Mahkemeye, adalete inanıyoruz. Mahkeme başkanımıza ve heyetine güveniyoruz" dedi. "Vicdanı rahatlatacak bir sonuç olacaktır" Tüm delillerin sanıkların aleyhine olduğunu belirten Doğan, "Dediğimiz gibi, bugüne kadar ortaya çıkan tüm deliller sanıkların aleyhine. Olası kastla açılan iddianamede tüm yönetim kurulu üyelerinin, bilinçli şekilde hareket ettikleri kanaatindeyiz. Olası kast kapsamında ceza verileceğine inanıyoruz. Çünkü bu, kamu vicdanını rahatlatacak bir sonuç olacaktır. Aksi halde kamu vicdanı rahatlamayacaktır. Biz adalet istiyoruz" diye konuştu. "Devlet kimseyi boşa sanık yapmamış" Rıfat Doğan, ilk duruşmaya geldiklerinde delillere ve sanıklara bu kadar hakim olmadıklarını dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut durumda yargılanan yönetim kurulu üyeleri, sıralı müdürler ve oradaki tüm sorumluların olası kast üzerinden yargılanması gerektiğine inanıyoruz. İlk duruşmaya geldiğimizde, ilk celsede delillere ve sanıklara bu kadar hakim değildik. Ancak gördükçe, ’Orada ne işi var?’ dediğimiz kişilerin bile olası kasttan yargılanması gerektiğini anladık. Devlet kimseyi boşa sanık yapmamış. Bunu gördük ve hepsinin olası kasttan yargılanacağına inanıyoruz."
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:30
Hakim anneden otelin yönetim kurulu üyelerine tepki: "Bırakın yardımı, üstüne her şeyi gizliyorlar"
Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciasına ilişkin 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı. Faciada oğlunu kaybeden Ankara 11. İdare Mahkemesi Hakimi Serpil Gençbay, önceki celsede suç vasıfları ’olası kast’tan ’bilinçli taksir’e çevrilen otel yönetim kurulu üyeleri Emine Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu’nun adaleti engellediğini iddia ederek, "Bırakın yardımı, üstüne her şeyi gizliyorlar" dedi. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, yangında hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı. Sanıklar duruşma salonuna girerken, acılı aileler "Katiller geliyor, bunun hesabını vereceksiniz" diyerek feryat etti. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından esasa ilişkin tarafların beyanları alınmaya başlandı. Duruşmada söz alan, faciada oğlu Dr. Yiğit Gençbay’ı kaybeden Ankara 11. İdare Mahkemesi Hakimi Serpil Gençbay, geçtiğimiz celsede savcılığın mütalaasıyla suç vasıfları ’olası kast’tan ’bilinçli taksir’e çevrilen otel yönetim kurulu üyelerine tepki gösterdi. Sanıkların adaletin yerine gelmesini engellediğini savunan Gençbay, şöyle konuştu: "Yangın sırasında kapıları çaldılarda mı da hafifletici neden oldu ve suç vasfı değişti? Emine Mürtezaoğlu, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın burada herhangi bir yargılama sürecine yardımları da olmadı, bırakın yardımı üstüne her şeyi gizliyorlar. Adaletin yerine gelmesini engelliyorlar. Suç vasfının düşürülmesini bırakın ağırlaştırılması gerekiyor." Mütalaada 10 sanık için değişiklik istenmişti Davanın 22 Eylül’de görülen ikinci celsesinde, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 1. Ağır Ceza Mahkemesine 21 sayfalık mütalaa sunulmuştu. Mütalaada, haklarında "olası kastla öldürme" ve "olası kastla kasten yaralama" suçlarından dava açılan Grand Kartal A.Ş. yönetim kurulu üyeleri Emine Mürtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, muhasebe görevlileri Cemal Özer ve Mehmet Salun’un, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Mütalaada ayrıca, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iddianame düzenlenen İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel’in "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapsi, tutuksuz sanık mutfak görevlisi Enver Öztürk’ün ise beraati talep edilmişti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder