Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da irtikap soruşturmasında mağdurların ifadeleri ortaya çıktı 01 Mart 2026 Pazar - 21:34:03 Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında mağdur zincir market yetkililerinin ifadeleri ortaya çıktı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dün sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadelerinin tamamlanmasının ardından mağdur sıfatında bulunan 6 market yetkilisi de ifade verdi. Market yetkilileri ifadelerinde, belediyenin kendilerinden zorla reklam ücreti almaya çalıştığını ve vermemeleri durumunda marketlere yönelik denetim gerçekleştirerek, mühürlediğini ifade etti. "44 mağaza 5’er gün mühürlendi" Mağdur sıfatında ifade veren A101 Market Mağaza Geliştirme Müdürü Adem Keskin, reklam vermedikleri için 44 marketin 5’er gün mühürlendiğini ifade ederek, "2024 yılında belediyeye davet edildik. Başkan Yardımcısı Süleyman Can, belediyeye bağlı bir şirketin reklam işine girdiğini söyleyip, reklam verilip verilemeyeceğini sordu. Belediyede market yetkililerinin çağrıldığı bir toplantıda Tanju Özcan, reklam gelirleriyle öğrencilere burs verildiğini belirterek, reklam talep etti. Şirket üst yönetimi ulusal reklam gerekçesiyle bunu kabul etmedi ve sonrasında zabıta denetimleri başladı. NACE2 belgesi gerekçesiyle tutanaklar tutuldu ve 44 mağaza 5’er gün mühürlendi" şeklinde konuştu. "100 bin lira artı KDV ile anlaştık" Bolu’daki bir yerel zincir marketin sahibi İbrahim Erdini, kendilerine sunulan reklam sözleşmesini 100 bin lira artı KDV ücreti karşılığında kabul ettiğini, sonrasında marketlerinde denetim yapıldığını ama usulsüzlük bulunmadığı için işlem yapılmadığını söyledi. "Her market için aylık ödeme istendi" Her market için aylık ödeme istendiğini ifade eden yerel bir marketin genel müdürü Hamza Dağ ise ifadesinde, kurulacak vakfa reklam karşılığı yardım talep edildiğini ve her market için aylık ödeme istendiğini, kabul etmeyince yaklaşık bir hafta sonra ikinci kez çağrıldığını belirterek, Tanju Özcan’ın ’Vakıf kurulacak, yardımlar yapılacak’ diyerek market başı aylık 25 bin TL istediğini, ulusal marketlere ise 15 bin TL teklif ettiğini öne sürdü. "Zarfların içinde teklif formu bulunuyordu" Toplantının ardından kendilerine verilen zarflarda teklif formlarının bulunduğunu aktaran Carrefour Şube Müdürü Ahmet Gülsever, "Toplantının başında market isimli zarflar dağıtıldı ve içinde teklif formu bulunuyordu. Tanju Özcan vakıf kurulduğunu söyleyerek reklam istenildiğini, teklifte 15 bin veya 25 bin TL gibi rakamlar gördüklerini ve bu fiyatın altında olmayacağını söyledi. Toplantıdan 1-2 gün sonra denetimler başladı. Üst yönetim, belediye ile reklam anlaşması yaptı" dedi. "Para cezaları kesildi" Talebin reddedilmesi üzerine para cezaları kesildiğini vurgulayan Şok Market’in eski bölge sorumlusu Aytaç Baycan, "En düşük seçeneğin şube başı 25 bin TL olduğu söylendi. Talebin reddedilmesi üzerine denetimler neredeyse her hafta tüm şubelere yayıldı, para cezaları kesildi. Sevkiyat kamyonlarının indirme yapması zorlaştırıldı, müşterilerin parkını engellemek için zemine üçgen taşlar konuldu" ifadesini kullandı.
01 Mart 2026 Pazar - 00:31 Özgür Özel: "Tanju’yla gurur duyuyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabah saatlerinde irtikap suçlamasıyla Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin jandarmada ifadeleri tamamlanmasıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel Bolu’ya geldi. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde kalabalığa seslenen Özel, Tanju Özcan’a destek açıklamasında bulundu. Tanju Özcan’ın yaptıklarıyla gurur duyduklarını dile getiren Özgür Özel, "Bu kadar yokluk yoksulluk varken garibanın çocuğuna burs verdirmenin, onu okutmanın, onu doyurmanın, onu bir eve yerleştirmenin neresi suç olabilir? Bizi bu operasyonla Tanju’yu utandıracaklarını sananlara sesleniyorum partinin genel başkanı olarak: Tanju’nun bu yaptığından utanmıyoruz, bu muameleyi yapanlar kendinden utansın. Biz Tanju’yla gurur duyuyoruz. Ve bu geceyi burada geçirecek, yarın ümit ediyoruz hakim karşısına çıkacak. Bugün de savunmasını gördük, açık net bir durum var, açık net" ifadelerine yer verdi. "Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir" Tanju Özcan’ın vakıf üzerinden 528 öğrenciye burs vermesinin övünülecek bir iş olduğunu söyleyen Özel, "Bu şehir, bu yoklukta bu zorlukta 528 evladını okutan adamdan utanmaz. Sen onu asla ve asla itibarsızlaştıramazsın. Tanju’nun yaptığı utanılacak değil, övünülecek bir iştir. Bu vakfı hep beraber kurduk, hep beraber yönetiyoruz. Bu vakıf Bolu’nun namusudur, Bolu namusuna sahip çıkacaktır" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 21:00 Tanju Özcan’ın ifadesi tamamlandı: "Zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı" Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın ifadesi tamamlandı. Özcan, "Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır. Doğrudan vakıfa yatmamaktadır. Ücret alma işlemi anlattığım şekilde olmuştur" dedi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alına isimler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, Zabıta eski müdürü Hakan Yılmaz, Yazı İşleri eski müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer aldı. "Zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı" İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabah erken saatlerde gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın jandarmadaki ifadesi tamamlandı. Hakkındaki iddialara ilişkin iddialara yanıt veren Başkan Özcan, "2024 yılı içerisinde Bolu’da faaliyet gösteren genelde kurumsal olarak şubeleri bulunan marketlerin yetkililerini ben kendim görüşmek için Bolu Belediyesi hizmet ana binasına çağırdım. Toplantı odasına tam olarak anımsamamakla birlikte 8-10 şirket yetkilisi katıldı. Ben bu yetkili şahıslara Bolu merkezli bir vakıf kurma hazırlığında olduğumuzu, bu vakfın nihai hedefi huzur evi yaptırmak, öğrencilere yardım etmek gibi faaliyetinin olacağını kendilerine söyledim. Kendilerine kurmayı düşündüğümüz vakfı desteklemeleri konusunda ricada bulundum. Bu şahıslardan kesinlikle doğrudan, zorla ve baskıyla para isteme ya da menfaat temin etme durumum olmadı. Amacımız, kurma aşamasında olduğumuz yardım vakfını desteklemekti. Bu vakıfla ilgili başkanlığımızca zaman zaman Bolu’da yaşayan sanayi esnafı, büyük esnaflar, iş adamlar, hayırseverler ile toplanarak istişare yaptığımız oldu. Kesinlikle kimseden zorla ve baskıyla bu yönde bir talebimiz olmadı" dedi. "Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır" Fahiş fiyatların önüne geçmek amacıyla denetimlerin yapıldığını ifade eden Özcan, "2024 yılı seçimlerinden sonra kurumumuza stokçuluk, fahiş fiyatın önüne geçmek yönünde aldığımız talimatları uygulamak için sorumlusu olduğum yetkili arkadaşlara daha hassas olarak denetimleri yürütmesi talimatı verdim. Ancak şahsi olarak herhangi bir kimsenin iş yerini, dükkanını denetlemesi ve ya denetlememesi hususunda böyle özel bir talimat vermedim. Suçlamayı kabul etmiyorum. BİM isimli marketler zincirinin bildiğim kadarıyla Bolubel A.Ş isimli belediyemizin şirketine 1-2 defa reklam departmanına ücret yatırıldığını hatırlıyorum. Bolsev A.Ş kurulduğu 19 Temmuz 2024 tarihinden sonra reklam ücretleri yani BİM’in reklam ücretleri buraya yatırılmıştır ve makbuzları da ilgili vakıf birimi şirketince ilgililere verilmiştir. Ben Bolsev Vakfının yönetim kurulu başkanıyım. Bu marketlerin reklam ücretlerinin yatırıldığı Bolsev Vakfının iştiraki olan şirketi olan şirkete yatırılmaktadır. Doğrudan vakıfa yatmamaktadır. Ücret alma işlemi anlattığım şekilde olmuştur. Kesinlikle usulsüz bir durum yoktur. Bu vakıf ve vakfın iştiraki olan şirketi 32 kişilik onur kurulu olan kişilerle denetlenmektedir. Bu kurulda siyasi parti üyelerinin yani değişik siyasi partilerinden oluşmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Genç girişimci tarımda kendi işinin patronu oldu
29 Ağustos 2025 Cuma - 10:42 Genç girişimci tarımda kendi işinin patronu oldu Bolu’da yaşayan 26 yaşındaki Yunus Emre Kalaycı, memur babasından aldığı destekle 15 dönümlük arazide orman meyveleri bahçesi kurdu. Üretim kapasitesini her yıl artıran ve 2025 için 15 tonluk rekolte hedefleyen Kalaycı, "İş yok değil, emek vermek gerekiyor" diyerek gençlere örnek oluyor. Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun olan Yunus Emre Kalaycı, 3 yıl önce bölgede yaygın olarak üretilen geleneksel ürünler yerine katma değeri yüksek orman meyvelerine yöneldi. Babasının 15 dönümlük arazisine çilek, ahududu, böğürtlen, frenk üzümü ve yaban mersini fidanları diken genç girişimci, ürünlerini İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlere günlük olarak sevk ediyor. Kalaycı, sadece üretimle değil, aynı zamanda bahçesini halka açtığı "İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde" konseptiyle de dikkat çekiyor. "15 dönümlük arazide orman meyveleri üretimi yapıyoruz" Yunus Emre Kalaycı, babasının yaklaşık 30 yıldır tarımla da uğraştığını ve kendisinin en büyük destekçisi olduğunu belirtti. Bolu’da genellikle patates, buğday ve mısır gibi ürünlerin yetiştirildiğini ifade eden Kalaycı, farklı bir alana yönelme kararını da anlattı. Kalaycı, "Babama, katma değeri yüksek olan orman meyveleri üretimini teklif ettim. Sağ olsun, babamın da desteğiyle bu alanda üretime başladık. Şu anda yaklaşık 15 dönümlük bir arazide orman meyveleri üretimi yapıyoruz. Frambuaz, böğürtlen, çilek, frenk üzümü ve yaban mersini gibi çeşitli ürünlerimiz bulunuyor" dedi. "Toplam üretim miktarımızı 15 ton olarak planlıyoruz" Üretim sezonunun temmuzda frenk üzümüyle başlayıp eylül sonuna kadar devam ettiğini belirten Kalaycı, bu yılki hedeflerinin büyük olduğunu söyledi. İlk başladıklarında aldıkları verimin beklentilerin çok üzerinde olduğunu dile getiren Kalaycı, sözlerine şöyle devam etti: "Frambuaz bahçelerimizde yaklaşık 20 işçimiz çalışmakta. Sezonumuz ortalama 120 gün sürüyor. Ürünlerimiz oldukça hassas olduğu için genellikle yakın şehirlere sevkiyat yapıyoruz. İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Karabük gibi illere günlük olarak ürün gönderimimiz oluyor. İlk üretim sezonumuza yaklaşık 6 dönümlük bir arazide başlamıştık. O dönemde ziraat mühendisleri, ortalama 250 kilo ürün alabileceğimizi söylemişti. Ancak biz ürünlerimize çok iyi baktığımız için, ilk senemizde yaklaşık 2,5 ton net ve kaliteli ürün elde ettik. Bu yıl üretimde 3. senemiz ve inşallah toplam üretim miktarımızı 15 ton olarak planlıyoruz" "Gençlere tarım girişimciliğini öneriyorum" Türkiye’deki genç işsizliğine de değinen Kalaycı, "Türkiye’de şu an genç işsizlik oranları oldukça yüksek seviyelerde ve gençler genellikle mevcut işleri beğenmediklerini söylüyorlar. Ancak bir işe emek verildiğinde, bir girişim kurulduğunda gençler gerçekten istedikleri kazançları elde edebilirler. Ben buradan gençlere tarım girişimciliğini öneriyorum. Evet, bu iş çok zor ve zahmetli, ama emek verildiğinde karşılığı alınabiliyor. Umarım bu alana yönelen gençler de memnun kalır ve başarılı olurlar" diye konuştu. "İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde" Yunus Emre Kalaycı, pazar günleri bahçelerini "İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde" konseptiyle ziyaretçilere açtıklarını da ifade ederek, "Sadece pazar günleri, saat 12.00 ile 18.00 arasında rezervasyonlu misafirlerimizi bahçemizde ağırlıyoruz. Misafirlerimiz buraya geldiklerinde, bahçeden kendi elleriyle ürünleri tek tek toplayabiliyor ve istedikleri kadar yiyebiliyorlar. Çıkışta topladıkları ürünleri tartıyoruz ve buna göre ödemelerini alıyoruz" "Kendi işinin kaymakamı olmuş, lezzetleri harikaydı" Bahçeyi ziyaret etmek için Ankara’dan gelen Uğur Aydın, eşinin tavsiyesi üzerine geldiklerini ve beklentilerinin çok üzerinde bir yerle karşılaştıklarını söyledi. Aydın, "Bahçe açıkçası beklediğimizden çok daha iyi çıktı. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organik tarım anlamında sertifikalı, özel belgeli bir bahçe olduğunu görünce daha da memnun olduk. Ürünler gerçekten çok kaliteli. Beyefendi de çok sıcakkanlı biri. Biraz sohbet ettik kendisiyle. Özel hayatına girmek istemem ama kaymakam olmak istediğini söyledi. Ben de, ’Bence daha güzel olmuş, kendi işinin kaymakamı olmuşsun’ dedim. Gerçekten çok beğendik. Bahçenin her yerini gezdik, birçok ürünü yerinde tattık. Lezzetleri harikaydı" dedi. Eşi Emriye Aydın ise ürünlerin lezzetine hayran kaldıklarını belirterek, "Bolu’ya geziye geldik. Burayı da görmek istedik ama gerçekten de beklediğimizden daha büyük bir bahçeydi. Hazır gelmişken, kendi ellerimizle toplayarak almak istedik" şeklinde konuştu.
Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 22:24 Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılmasına karşı çıkan köylüler, eylem yaptı. Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılması için ruhsat alındı. Ruhsat alınmasının ardından ormanlık alanda taş ocağının çıkartılması planlanan bölgede yol açma çalışmaları başladı. Ormanlık alanda ağaçların kesilmesiyle başlayan çalışmalar sonrasında köylüler ayaklandı. Dombay Deresi Kanyonu’na taş ocağı yapılacağını öğrenen köylüler, bölgede başlayan ağaç kesimlerine tepki gösterdi. Kındıra köyü meydanında toplanan onlarca vatandaş, ellerinde pankartlarla taş ocağına karşı olduklarını dile getirdi. Vatandaşlar, taş ocağı çalışmalarının durdurulmasını talep ederken, eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. "Bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecektir" Köydeki vatandaşlar adına açıklama yapan Avukat Harun Demirel, "Köylerimizin ve köylerimizin içerisinde bulunduğu doğanın yok bir şekilde müsaade edilmektedir. Dolayısıyla bunu anlamlandırabilmek açıkçası bizim açımızdan mümkün olmamıştır. Burada henüz gerçekleştirilen orman katliamının ilgili kurum ve kuruluşlardan izinli olduğu ifade edilmektedir. Ancak idarecilerimizden bu konuda bilgi ve belge talebinde bulunulduğunda ne yazık ki bunu üzülerek ifade istiyorum. Bilgi, belge talepleri karşılanmamaktadır. Yalnızca bu projenin izinli şekilde hayata geçirildiği ifade edilmekle yetinilmektedir. Dolayısıyla burada halihazırda emsal projelerde de gördüğümüz ve yasal bir zorunluluk olan çevresel etki değerlendirmesi raporu yani kabaca ÇED raporu olarak bildiğimiz raporlarında alınması ve aşamasına geçilmemiştir. Dolayısıyla burada yürütülmek istenen projenin çevreye, doğaya, suya, insan hayatına ve diğer canlılara ne tür olumsuz etkisinin olacağına dair hiçbir komut tespit yoktur. Dolayısıyla bu şartlar altında bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecek" dedi. "Güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak?" Kındıra köyünde yaşayan 70 yaşındaki Vedat Bilgili, "Bu köylüyüm, bu köyde doğdum, büyüdüm. Ve bu köyde 10 yıl pazarda bir muhtarlık yaptık. Şimdi bu taş Ocağının buraya açılması bizim için çok büyük bir zorunlu şey bir şey yani bize. Biz hiçbir hoş bir şey değil yani. Bizim burada su kaynaklarımız oradan geliyor. Su kaynaklarımız yok olacak. Bizim hayvanlarımız az da olsa hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlarımız oralarda geziyor. Küçük meralar var. O meralar elimizden alınacak, oralara çıkamayacağız. Hayvancılığımızı bitirecekler. Bizim suyumuzu bitirecekler. Yani biz burada ne yapacağız ondan sonra bu ormanda zaten biz yüzde 100 orman köylüsüyüz 32 madde. Bu orman köyünde ne olur? Hayvancılık olur. Bu hayvancılığı elimizden aldınız. Suyumuzu kestiniz. Ne olacak başka? Hiçbir şey olmayacak. O zaman ne düşer bize Buradan yatak yorganı sırtımıza sarıp kendimize başka bir yaşam yeri bulmamız gerekir yani. Biz de biz burada yaşayamayız o zaman. Bizim elimizden bunlar alınırsa bu dağlar alınırsa, bu güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak? Şimdi orada 2 tane Kanyon var. Böyle büyük bir dere var mesela. Ya bu dereleri açın, temizleyin, buralar turizmi açın. Başka bir şey yapın burada. Gelip de burada taş ocağı açmanın, tonlarca dinamit basacaklar buraya. Bizim köyümüze taş yağacak. Bizim köyümüzde taş yağacak. Hadi şimdi bizim yaşımız geçmiş ama bu gençler ne olacak? Bu geriden gelen ne olacak? Bu belki bir asır bitmeyecek buranın ocağı taşı. Biz hem ormanda yaşayacağız, hem de burada toz toprak, gürültü gece gündüz dinamit dinleyeceğiz ya. Böyle yaşam olamaz yani. Onun için biz bunun olmamasına, olmamasına tamamıyla karşıyız" ifadelerine yer verdi. Enes Özkan
Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 22:02 Bolu’da köylüler taş ocağına karşı eylem yaptı Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılmasına karşı çıkan köylüler, eylem yaptı. Bolu’nun Kındıra, Bürnük ve Kol köylerinin sınırları içerisinde bulunan Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı yapılması için ruhsat alındı. Ruhsat alınmasının ardından ormanlık alanda taş ocağının çıkartılması planlanan bölgede yol açma çalışmaları başladı. Ormanlık alanda ağaçların kesilmesiyle başlayan çalışmalar sonrasında köylüler ayaklandı. Dombay Deresi Kanyonu’na taş ocağı yapılacağını öğrenen köylüler, bölgede başlayan ağaç kesimlerine tepki gösterdi. Kındıra köyü meydanında toplanan onlarca vatandaş, ellerinde pankartlarla taş ocağına karşı olduklarını dile getirdi. Vatandaşlar, taş ocağı çalışmalarının durdurulmasını talep ederken, eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. "Bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecektir" Köydeki vatandaşlar adına açıklama yapan Avukat Harun Demirel, "Köylerimizin ve köylerimizin içerisinde bulunduğu doğanın yok bir şekilde müsaade edilmektedir. Dolayısıyla bunu anlamlandırabilmek açıkçası bizim açımızdan mümkün olmamıştır. Burada henüz gerçekleştirilen orman katliamının ilgili kurum ve kuruluşlardan izinli olduğu ifade edilmektedir. Ancak idarecilerimizden bu konuda bilgi ve belge talebinde bulunulduğunda ne yazık ki bunu üzülerek ifade istiyorum. Bilgi, belge talepleri karşılanmamaktadır. Yalnızca bu projenin izinli şekilde hayata geçirildiği ifade edilmekle yetinilmektedir. Dolayısıyla burada halihazırda emsal projelerde de gördüğümüz ve yasal bir zorunluluk olan çevresel etki değerlendirmesi raporu yani kabaca ÇED raporu olarak bildiğimiz raporlarında alınması ve aşamasına geçilmemiştir. Dolayısıyla burada yürütülmek istenen projenin çevreye, doğaya, suya, insan hayatına ve diğer canlılara ne tür olumsuz etkisinin olacağına dair hiçbir komut tespit yoktur. Dolayısıyla bu şartlar altında bu projenin hayata geçirilmesine izin vermek açıkçası katliamdan öteye geçmeyecek" dedi. "Güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak?" Kındıra köyünde yaşayan 70 yaşındaki Vedat Bilgili, "Bu köylüyüm, bu köyde doğdum, büyüdüm. Ve bu köyde 10 yıl pazarda bir muhtarlık yaptık. Şimdi bu taş Ocağının buraya açılması bizim için çok büyük bir zorunlu şey bir şey yani bize. Biz hiçbir hoş bir şey değil yani. Bizim burada su kaynaklarımız oradan geliyor. Su kaynaklarımız yok olacak. Bizim hayvanlarımız az da olsa hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlarımız oralarda geziyor. Küçük meralar var. O meralar elimizden alınacak, oralara çıkamayacağız. Hayvancılığımızı bitirecekler. Bizim suyumuzu bitirecekler. Yani biz burada ne yapacağız ondan sonra bu ormanda zaten biz yüzde 100 orman köylüsüyüz 32 madde. Bu orman köyünde ne olur? Hayvancılık olur. Bu hayvancılığı elimizden aldınız. Suyumuzu kestiniz. Ne olacak başka? Hiçbir şey olmayacak. O zaman ne düşer bize Buradan yatak yorganı sırtımıza sarıp kendimize başka bir yaşam yeri bulmamız gerekir yani. Biz de biz burada yaşayamayız o zaman. Bizim elimizden bunlar alınırsa bu dağlar alınırsa, bu güzelim ormanlar yok olursa, yani bu tabiat burada bozulursa ne olacak? Şimdi orada 2 tane Kanyon var. Böyle büyük bir dere var mesela. Ya bu dereleri açın, temizleyin, buralar turizmi açın. Başka bir şey yapın burada. Gelip de burada taş ocağı açmanın, tonlarca dinamit basacaklar buraya. Bizim köyümüze taş yağacak. Bizim köyümüzde taş yağacak. Hadi şimdi bizim yaşımız geçmiş ama bu gençler ne olacak? Bu geriden gelen ne olacak? Bu belki bir asır bitmeyecek buranın ocağı taşı. Biz hem ormanda yaşayacağız, hem de burada toz toprak, gürültü gece gündüz dinamit dinleyeceğiz ya. Böyle yaşam olamaz yani. Onun için biz bunun olmamasına, olmamasına tamamıyla karşıyız" ifadelerine yer verdi.
Boluspor’da hedef 3 puan
26 Ağustos 2025 Salı - 19:12 Boluspor’da hedef 3 puan Trendyol 1. Lig takımlarından Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Sakarya maçına çok iyi hazırlık, yüzde 100 konsantre olup inşallah oradan da galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" dedi. Trendyol 1.Lig’in 3. haftasında ilk galibiyetini alan Boluspor, kendi tesislerinde Sakaryaspor maçının hazırlıklarını sürdürdü. Teknik Direktör Mustafa Er yönetiminde hazırlıklarını sürdüren Boluspor akşam antrenmanında taktik çalışma yürüttü. Antrenman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mustafa Er, Sakarya maçından 3 puan almak istediklerini söyledi. "Sakarya’dan galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" Sakaryaspor maçın yüzde 100 konsantre olduklarını söyleyen Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Öncelikle galip geldiğimiz için son derece mutluyuz. Aslında ilk iki hafta hak edip de alamadığımız galibiyeti üçüncü hafta aldık, bu haftaya kısmet oldu. Ancak ben gidişattan son derece memnunum. 3 maça baktığımız zaman, sadece Keçiören maçıyla değil oyunu çok mutlu ve iyi oynayan taraf biziz. Rakibe çok az zamanlarda oyunu ortak ettik ya da üstünlük verdik. Bu anlamda ciddi anlamda gelişiyoruz. Bu hafta da kazandık. Ben oyuncularımıza bu anlamda teşekkür ediyorum. İnşallah bu şekilde devam etmek istiyoruz. Sakarya’dan sonra bir ara olacak. Sakarya maçında çok iyi hazırlık, yüzde 100 konsantre olup inşallah oradan da galibiyetle dönen taraf olmak istiyoruz" dedi. "Transferde 3 ila 5 oyuncu düşünüyoruz" Eksik noktalar için transferler olacağını ifade eden Er, "Stoper’de bir arayışımız var. Çünkü elimizde 3 tane stoper var, 4 tanemiz gerekiyor. Bir sağ bek alternatifi belki düşünebiliriz. Orta saha, kanat, forvet yani maksimum belki 5 oyuncu. Yani 3 ila 5 arasında. Tabii ki elimizde oyuncular var ama almak için de oyuncu almak istemiyoruz aslında. Bu süreçte 3 ya da 5 oyuncu ile transfer sürecini kapatmayı düşünüyoruz. Ama bölgeleri bunlarla sınırlandırabilirim. Yerli oyuncu olacak tercihlerimiz. Tabii yabancı havuzumuz şu anda dolu" şeklinde konuştu. "Süreç içerisinde daha da iyi olacağımızı düşünüyorum" Boluspor’un yeni sezonda atak odaklı bir takım olduğunu söyleyen Mustafa Er, "Benim zaten geçmişte de oyun anlayışım bu yöndeydi. Hep söylüyorum; önde oynayan, üçüncü bölgede oynayan, kaybettiği yerde reaksiyon verip tekrar kazanmaya çalışan bir oyun. Bununla beraber takım boyunu minimumda tutmaya çalışıyoruz, 30-35 metrede. Çünkü bu oyunun bir riski var. Türkiye’de çok fazla tercih edilmiyor. Herkes daha kontrollü, ikinci bölgede kompakt oynayıp rakibin hatasını kovalayıp kontra atak yapmak istiyor. Açıkçası biz zora talibiz. Kariyerim boyunca da zora talip oldum. Ama oyuncuların da buradan keyif aldığını görüyoruz. Atak yapalım, sonuçlandıralım. Sonuçlandıramıyorsak reaksiyon gösterip tekrar kazanalım. Kazanamıyorsak rakibi geriye oynatalım, kontra atak şansı vermeyelim. Tabii ki bu bazen olacak, ama orada da gerinin paylaşımını iyi yapalım. Kalecimizle beraber top bizdeyken 11 kişi hücum oyuncusu. Santraforumuzla beraber ama üçüncü bölgede, ama ikinci bölgede, ama birinci bölgede savunma oyuncusu. Biz bu olaya böyle bakıyoruz. Hücum ve savunmayı aslında birbirinden ayırmıyoruz ama hücum ağırlıklı oynamak istiyoruz. Ama dediğim gibi, hücuma da kalecimiz dâhil 11 oyuncu katılacak. Savunmaya da santraforumuz dahil 11 oyuncu katkı koyacak. Hep beraber kompakt bir şekilde hücum ve savunmayı yaparak keyif alacağız. Çünkü bu anlamda gerçekten oyuncularımızdan çok iyi geri bildirimler var. Spor kamuoyundan da bununla alakalı çok iyi geri dönüşler geliyor. Süreç içerisinde daha da iyi olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.