Yerel Haberler
Bolu
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:10 Bolu’da bir haftada 100 şüpheli ve 19 düzensiz göçmen yakalandı Bolu’da son bir haftada il genelinde gerçekleştirilen asayiş, kaçakçılık ve uyuşturucu operasyonlarında 100 şüpheli ile 19 düzensiz göçmen gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 23 Şubat-1 Mart tarihlerinde geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Uyuşturucu operasyonlarında 1 tutuklama Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 5 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 6 şüpheli yakalandı. Yapılan aramalarda 1 kilogram sentetik kannabinoid, 26,79 gram esrar, 2,70 gram metamfetamin, 3 sentetik ecza hapı ile uyuşturucu kullanımına ve öğütülmesine yarayan aparatlar ele geçirildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kent genelinde kaçakçılığın önlenmesine yönelik 4 ayrı adrese yapılan baskınlarda ise 4 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Bu adreslerdeki aramalarda 64 tarihi eser, 12 muhtelif kaçak kazı malzemesi, 160 paket gümrük kaçağı sigara, 2 ruhsatsız tabanca ve 33 fişek ele geçirildi. Aranan 27 kişiden 9’u cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda, bir hafta içinde meydana gelen 170 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 73 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı. Öte yandan, il genelindeki uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş yakalama kararı bulunan 27 kişi tespit edilerek gözaltına alındı. Bu kişilerden 9’u sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 19 düzensiz göçmen yakalandı Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçlarının önlenmesine yönelik denetimlerde, yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 19 düzensiz göçmen yakalandı. Yabancı uyruklular hakkında yasal işlem başlatıldı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:16 İrtikap soruşturmasında yeni gelişme: Tanju Özcan ve 12 kişi adliyeye sevk edildi Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil gözaltına alınan 13 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahında 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alına isimler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, Zabıta eski müdürü Hakan Yılmaz, Yazı İşleri eski müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer aldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 2 gün süren ifade işlemleri tamamlandı. 13 kişi sabahın erken saatlerinde yapılan sağlık kontrollerinin ardından Bolu Adliyesi’ne sevk edildi. Polis ekipleri tarafından adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma araçlarıyla getirilen 13 kişi, savcılıktaki ifadelerinin ardından bugün mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:07 İrtikap soruşturmasında yeni gelişme: Tanju Özcan ve 12 kişi adliyeye sevk edildi Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil gözaltına alınan 13 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahında 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alına isimler arasında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, Belediye Meclis Üyesi Cahit Görüş, İmar Müdürü Sinan Pekcan, İmar çalışanı Yasin Bargaç, İtfaiye Müdürü (eski İnsan Kaynakları Müdürü) Mehmet Ağan, Zabıta eski müdürü Hakan Yılmaz, Yazı İşleri eski müdürü Tahsin Arslan, eski Belediye Meclis Üyesi ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel yer aldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 2 gün süren ifade işlemleri tamamlandı. 13 kişi sabahın erken saatlerinde yapılan sağlık kontrollerinin ardından Bolu Adliyesi’ne sevk edildi. Polis ekipleri tarafından adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma araçlarıyla getirilen 13 kişi, savcılıktaki ifadelerinin ardından bugün mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.
Otel faciasında 8 yakınını kaybeden Gültekin: "Tanju Özcan’ın açıklamalarıyla, ‘yargıyı etkilemek’ suçunu işlediğini düşünüyorum"
07 Ağustos 2025 Perşembe - 09:08 Otel faciasında 8 yakınını kaybeden Gültekin: "Tanju Özcan’ın açıklamalarıyla, ‘yargıyı etkilemek’ suçunu işlediğini düşünüyorum" Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında aynı aileden 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın söylemleriyle mahkeme sürecini etkilediğini ve hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Grand Kartal Otel’de yangın faciasında oğlu Bilal Gültekin, gelini Zehra Sena Gültekin, Rumeysa Gültekin, Yusuf Sinanettin Gültekin, Muhammet Selim Gültekin, Bekir Sadık Gültekin, Enes Gültekin ile Sümeyye Güner’i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediyesi önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Mahkemeye bundan daha fazla etkileme olmaz" Yüksel Gültekin, dün gerçekleştirilen Bolu Belediye Meclisi’nin Ağustos ayı 1. oturumunda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın söylemlerinin Kartalkaya davasının mahkeme sürecini etkilediğini ifade etti. Gültekin, "Bütün bunlara rağmen sesimi çıkarmayacaktım. Niçin? Yargılamayı etkilememek adına. Ama bugün Tanju Özcan öyle açıklamalar yaptı ki belediye meclisinin birinci oturumunda, ben bir hukukçu olarak, bir vatandaş olarak ama en önemlisi 8 tane canını, evladını kaybetmiş ve 78 can sahibi adına burada konuşuyorum. Vatandaş olarak ağzım açık kaldı. Bakın ne dedi Tanju Özcan, ‘İçerideki arkadaşlarla görüşüyorum. Ve ben gerçekten suçlu olduklarına inansam yemin ediyorum arkalarında durmam. Suçsuz olduklarını görüyorum.’ Sen avukatsın. Tanju Özcan, 10 gün süren yargılamalarda şehrin belediye başkanı olarak, bir kere bile duruşma salonuna gelmedin. Bir kere bile mahkeme ortamını görmedin. Bir kere bile 3 tane personelinin nasıl savunma yaptıklarından haberdar değilsin. Haberdar olsan, İrfan’la ilgili daha önce ev hapsi olan kararın tutukluluğa çevrildiğini, sonra kuvvetli suç şüphesi üzerine tutukluluğa çevrildiğini bildiğin halde mi bunları söylüyorsun? Bir avukat olarak, bir hukukçu olarak bunları söylüyorsun. Kısaca, yazıklar olsun diyorum. Sonra arkasından diyor ki, ‘Ben yargılamayı etkilemek için söylemiyorum." Sen şehrin belediye başkanısın. Bir avukatsın. Yargılamayı bundan daha fazla nasıl etkileyeceksin? Cumhuriyet Savcısı’nın netice itibariyle suçluluklarına dair iddianame düzenlediği, mahkemenin kuvvetli suç şüphesiyle ev hapsini normal tutuklamaya çevirdiği, bunlar olası kastla yargılanıyor 3 tane elemanın. Suçsuz olduklarını nasıl biliyorsun? Bize söyle de masumlar içeride kalmasın. Avukat gönder arkadaşlarına. Avukat gönder madem suçsuzlarsa. Hatta mahkemeye gir. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Ayrıca Cumhuriyet Savcılığı suç duyurusunda bulunacağım. Devam eden bu kadar önemli bir yargılamayı bundan daha fazla etkileme olmaz. Daha nasıl etkileyeceksin, karar mı vereceksin? Ayrıca, ‘İçerideki arkadaşların gerçekten suçlu olduklarına inansam yemin ediyorum arkalarında durmam. Suçsuz olduklarını görüyorum.’ Nasıl görüyorsun ya, nasıl görüyorsun? Mahkemeye bundan daha fazla etkileme olmaz" dedi. "Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım" Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Gültekin, "Tanju Özcan, başkaları susar, başkaları korkar, başkalarının belediyeyle bağlantıları vardır, menfaat ilişkileri vardır. Bak buradan sesleniyorum: Ben susmam, ben korkmam. Çember daraldı Tanju Özcan. Çember daraldı. Arkasından diyor ki: ‘Ben seni anlıyorum, insanların acısını anlıyorum, Suçladığın her insan suçlu değil.’ Burada insanları suçlayan ben değilim. Hukukun H’sini zerre kadar bilen arkadaşlar bilirler, kendisi de çok iyi bilir. Bu insanları suçlu diye mahkemenin önüne getiren Cumhuriyet Savcısı. Yalnızca bunlar değil, arkalarından devamları da gelecek. Ben yalnızca bu insanların suçlu olduğuna inanmıyorum. Esas suçluların dışarıda olduğuna, esas suçluların Gazelle’de yiyip içenler olduğuna, Gazelle’de ücretsiz bir şekilde son 3 yıldır yiyip içenler olduğuna inanıyorum. Esas suçluların bu Gazelle’yle, bu otel sahibiyle ticari ilişkileri olanlar olduğuna inanıyorum. Şimdi ben kamuoyundan rica ediyorum: Arkadaşlar, bir bakın bakalım ya, Tanju Özcan, avanesi, belediye çalışanları son 3 yıldan beri Gazelle Otel’e kaç kere gitmişler? Kaç kere program düzenlemişler? Kaç kere bedava yiyip içmişler? Buradan soruyorum, Bolu Belediye Meydanı’ndan. Lütfen sessiz kalmayın. Belediye 3 tane çalışanı olası kastla yargılanıyor. Tanju Özcan, onları bırakmış, ‘Yalnız belediye çalışanları için üzülmüyorum, İl Özel İdare personeli için de üzülüyorum. Bünyamin Bey için üzülüyorum, Sırrı Bey için üzülüyorum’ Vallahi Tanju Özcan, bu arkadaşlar için üzülme. Bu arkadaşlar netice itibariyle bizim 78 tane canımızın diri diri yanmasına bir şekilde vesile olan, göz yummanın, yönetim görevini yerine getirmeyen arkadaşlar. Bence başkaları için de üzül. Çünkü artık çember daraldı, çember daraldı. Tanju Özcan’ın bu açıklamasıyla ‘yargıyı etkilemek’ suçunu işlediğini düşünüyorum. Bununla ilgili yarın Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım" ifadelerine yer verdi. "Turizm Bakanlığı’nın ‘bu üç çalışan sorumludur’ demesini kabul etmeyiz" Avukat Yüksel Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üç ismi öne sürmesini kabul etmediklerini söyleyerek, "Mahkemeden sonraki gelişmelerle ilgili kısaca bilgilendireyim. Ben son konuşmalarımda özellikle bu ülkeyi adil, güzel yürekli, merhametli ve adaletli insanların yönettiğini, Danıştay’ın kararına gerek kalmadan mutlaka Turizm Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturmaya izin verileceğini söylemiştim. Siz de bunlara şahitsiniz. Nitekim duruşmaların hemen akabinde üç tane Turizm Bakanlığı çalışanı ile ilgili soruşturma izni verildi. Üç gün önce de Çalışma Bakanlığı’nın bir müfettişi ile ilgili soruşturma izni verildi. Şimdi bunlar bize yeterli mi? Hayır, bizim için bunlar yeterli değil. Biz, Turizm Bakanlığı’nın ‘bu üç çalışan sorumludur’ diyerek onları önümüze atmasını asla kabul etmeyiz" dedi. "Buradan tekrar sesleniyorum, geri adım atmayız" Faciayla ilgili sürecin üstünün örtülmesine izin vermeyeceklerini belirten Gültekin, "Danıştay’a yaptığımız müracaatlarda, bakan yardımcısından başlayarak sıralı olan çalışanların tamamıyla ilgili bir soruşturma izni verilmesini ve savcılığın kusur raporunda çok açıkça birinci derece kusurlu oldukları belirtilen Turizm Bakanlığı’nın yetkililerinin tamamının yargılanmasını ve hak ettikleri cezayı bulmalarını istiyoruz. Bunun için gerekli olan her türlü mücadeleyi yapacağız. Bu üç kişiye izin verildi diye geri adım atmayız. Buradan tekrar sesleniyorum, geri adım atmayız. Turizm Bakanı’nı biz bu olayın üzerine örtüp yatlarda gezdirmeyiz. Ensesindeyiz. Kesinlikle biz burada Turizm Bakanlığı’nın öncelikle sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Gerekli şikayetlerde bulunduk, yargı bununla ilgili değerlendirmeyi yapacak" diye konuştu. Yüksel Gültekin, "Bugüne kadar altı aydan beri yatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na seslenmek istiyorum, eski müfettişi önümüze atarak ‘kusur budur’ deyip bu işten kurtulamazsınız. Bu hadisede böyle bir yerde üç yıldan beri çalışma sorumlusu olmayacak, böyle bir tesiste tüm kurulduğu günden beri yalnızca on saat çalışma görevlisi sorumlu olacak, ama siz bundan kurtulacaksınız, buradan sesleniyorum, asla bundan kurtulamazsınız" ifadelerine yer verdi.
Mustafa Er: "Biz şu anda hem sayısal hem kalite hem de fiziksel anlamda maalesef gerideyiz"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 20:26 Mustafa Er: "Biz şu anda hem sayısal hem kalite hem de fiziksel anlamda maalesef gerideyiz" Trendyol 1.Lig ekiplerinden Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Biz şu anda hem sayısal hem kalite hem de fiziksel anlamda maalesef gerideyiz. 14 Temmuz’da sezonu açtık. Diğer takımlara baktığımızda, birçoğu haziranın 20’si ile 30’u arasında sezonu açtı" dedi. Trendyol 1. Lig ekiplerinden Boluspor, yeni sezon hazırlıklarını tesislerinde sürdürüyor. Teknik Direktör Mustafa Er yönetiminde, günde çift antrenmanla sezona hazırlanan kırmızı-beyazlı ekip, takıma yeni eklenen transferlerle uyum süreci yaşıyor. Teknik Direktör Er, antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Lige sancılı başlayacağız" Sezona hem antrenman anlamında hem de fiziksel anlamda geç başladıklarını ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Mustafa Er, "Lige sancılı başlayacağız. Ben bunu geldiğim ilk günde söyledim. 19 oyuncu ayrılmış aramızdan. Çok ciddi bir sayı. 2 sene başarılı olmuş bir takım. Ama takımın içi maalesef boşalmış durumda. Geçen seneden 5 oyuncumuz var. Biz sezonu erken açan takımlardan minimum 18 gün gerideyiz. O da 30 antrenman demek. Süreç halen daha devam ediyor. Biz şu anda hem sayısal hem kalite hem de fiziksel anlamda maalesef gerideyiz. 14 Temmuz’da sezonu açtık. 3 haftalık bir kamp programı yaptık ve bu hafta artık maç haftası. Diğer takımlara baktığımızda, birçoğu haziranın 20’si ile 30’u arasında sezonu açtı. Bu durumda biz minimum 17-18 gün gerideyiz. Bu da minimum 30 antrenman demek. Üstelik, 14 Temmuz’da oynayabilecek seviyede sadece 5-6 oyuncumuz vardı. Süreç hâlâ devam ediyor. Bugün katılan oyuncumuz var, dün katılan var, ondan önce gelen var. Yani bazı oyuncuların antrenman açığı daha da fazla. Tabii hazır oyunculara yönelmeye çalışıyoruz ama transfer süreci biliyorsunuz çok kolay olmuyor. Maksimum derecede, burada yönetim kurulumuz, sportif direktörümüz, teknik heyet hem antrenman yapıyor hem de sürekli oyuncularla alakalı bilgi alışverişinde bulunuyor. Transfer listemizi sürekli güncelliyoruz. Kimler gelebilir, kimlerle irtibata geçip hızlıca aramıza katabiliriz, bunlara bakıyoruz. Transfer dönemi bitene kadar bu sürece devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Pazar günkü maça en hazır şekilde çıkmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" Teknik Direktör Mustafa Er, "Fiziksel olarak gerideyiz, sayısal olarak gerideyiz. Kalite olarak da mevcut kadrodaki seviyeyi yüzde 100 artırmamız gerekiyor. Ama bu anlamda oyuncularımıza da teşekkür ediyorum. Üç hafta boyunca hızlandırılmış bir program uyguladık. Buna mecburduk. Çok ciddi bir yüklenme yaptık ve çok şükür, sakatlık yaşamadık. Oyuncuların katılımı gerçekten iyiydi. Hazırlık maçlarında da bu yüklemeleri devam ettirdik. Aslında hazırlık maçları, bu yükün devamı niteliğindeydi. Bu hafta tempoyu biraz düşürüyoruz. Sadece bugün çift antrenmanımız var. Artık perşembe ve cumartesi günleri tamamen taktik çalışacağız. Pazar günkü maça en hazır şekilde çıkmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi.
Beyin kanseri tedavisinde yerli ve etkili nano molekül geliştirildi
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:56 Beyin kanseri tedavisinde yerli ve etkili nano molekül geliştirildi Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde, glioblastoma "beyin kanseri" hastalarında yaşam süresini uzatacak, yara iyileştirici özelliklere sahip yerli teknolojiyle yeni bir nano molekül geliştirdi. Türkiye’de ilk kez geliştirilen nano molekülün patenti alındı. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, beyin kanseri hastalarında tedavi seçeneklerinin sınırlı olması ve yaşam süresinin çok kısa olması sorununa çözüm bulmak için 2020 yılında ilk adım atıldı. 2020 yılında başlatılan projede, beyine geçebilen, toksisitesi düşük, kanser hücrelerini hedef alan ve aynı zamanda antibakteriyel ile yatak yaralarında, diyabet yaralarında ve birçok farklı yara türünde iyileştirici özelliklere sahip yenilikçi bir nano molekül geliştirildi. Nano molekülün patenti ise geçtiğimiz aylarda alındı. 6 yıldır öğretim üyesi olarak görev yapan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, geliştirilen bu molekülün beynin koruyucu bariyerini aşarak doğrudan kanserli hücrelere ulaşabildiğini, patentlerini aldıklarını ve yerli sanayi iş birliğiyle molekülün gelecekte ilaç olarak üretimini hedeflediklerini açıkladı. "Amacımız beyin kanseri hastalarında tedavi seçeneği oluşturmaktı" Amaçlarının, beyine geçebilen toksisitesi düşük yeni bir nano ürün geliştirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, "Biz aslında projemize 2020 yılında başladık. Projemizdeki asıl amacımız, glioblastoma hastalarında yani halk diliyle beyin kanseri hastalarında bir tedavi seçeneği oluşturmaktı. Burada en önemli sorunumuz, glioblastoma hastalarında yaşam süresinin 1 ile 5 yıl arası olması, ilaçlara karşı direnç göstermesi ve tedavi seçeneğinin çok kısıtlı olmasıydı. Bizim amacımız, özellikle beyine geçebilen, toksisitesi düşük yeni bir nano ürün geliştirmekti. Bunun için 3 etken maddeden yararlandık. Bir tanesi, özellikle kuersetin, propolisin içinde bulunan ana etken madde. Birçok bitkide bulunan bu flavonoidin anti-kanser etkisi, antibakteriyel etkisi ve antioksidan etkileri söz konusu. Tek sıkıntılı olan süreci, beyine geçmesi zor olan bir molekül olmasıydı. Biz de bu molekülü nasıl beyine geçirebiliriz diye düşündük ve özellikle beyine taşıyıcı molekül olarak gümüş ve kitosanı kullandık. Gümüş, tarih boyunca kullanılan, antibakteriyel, anti-kanser etkileri de olan önemli bir madde. Biz bu projede koloidal, yani nano boyutta gümüşü kullandık. Ayrıca burada ‘kitosan’ dediğimiz madde, yengeç, karides gibi kabuklu canlıların dışında yer alan, antibakteriyel ve anti-kanser etkileri olan, non-toksik, doku uyumlu ve minimum düzeyde zararı olabileceğini düşündüğümüz bir taşıyıcı olarak kullanabileceğimiz ikinci molekülümüzdü" dedi. "Geliştirdiğimiz nano molekül, doğrudan kanserli hücreye ulaşabiliyor" Beyin kanseri tedavisinde önemli bir çalışmaya imza atan Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, geliştirdikleri nano ürünün, beynin koruyucu bariyeri olan beyin omurilik sıvısını (BOS) aşabildiğini ve doğrudan kanserli hücrelerin içine ulaşabildiğini belirtti, Kurt, "Biz, kitosan ve gümüşe kuersetin yükleyerek nano bir molekül elde ettik. Bu elde ettiğimiz nano molekül, artık ‘beyin omurilik sıvısı’ dediğimiz, BOS olarak da bilinen beyine geçişi engelleyen kısmı geçebilecek ve kansere ulaştığında, özellikle kanserli hücrenin içine kadar geçebilecek bir ürün olarak tasarlandı. Bu ürünümüzün tasarlanmasında, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyelerinden Elif Berna Ulutaş hocamızın önderliğinde, birçok hocamızla birlikte nano ürünümüzü geliştirme sürecini bir buçuk yıl içerisinde tamamladık. Bu elde ettiğimiz nano ürünümüzün, gerçekten nano bir ürün olduğunu ve yapısal özelliklerinin karakterizasyon süreçlerini tamamladık" diye konuştu. "Molekülümüz hem kanser hücrelerini yok ediyor hem de dirençli bakteriler üzerinde etkili" Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, geliştirilen nano molekülün yalnızca beyin kanseri hücrelerinde değil, aynı zamanda antibiyotiklere dirençli bakteriler üzerinde de etkili olduğunu kaydetti. Kurt, "Kanser hücrelerinde yani U118MG glioblastoma hücrelerinde ilk denemelerimizi gerçekleştirdik. Denemelerimizde, elde ettiğimiz molekülün kanser hücreleri üzerinde güçlü apoptotik etkisi olduğunu gözlemledik ve bu molekülü geliştirme safhalarına devam ettik. İkinci bir aşamada ise, elde ettiğimiz üç molekülün oluşturduğu yeni molekülün antibakteriyel etkiler de içerebileceğini düşündük. Çünkü gümüş güçlü bir antibakteriyeldir. Yine, kitosan da bilinen ve gıdada dahi kullanılabilen antibakteriyel özelliğe sahiptir. Dirençli bakteriler için kullanılabileceğini düşündük ve burada Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Fatma Avcıoğlu hocamızla birlikte antibakteriyel etkilerini test ettik. Özellikle dirençli bakteriler üzerinde çok olumlu etkiler gözlemledik. Bu etken maddelerin güçlü antibakteriyel etkili olduğu zaten biliniyordu. Sonuçlar, ürünün güçlü bir antibakteriyel ajan olarak da kullanılabileceğini gösterdi" ifadelerini kullandı. "Bu maddelerin yara iyileştirici özelliği de var" Geliştirilen nano molekülün yalnızca kanser ve enfeksiyon tedavisinde değil, aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandıran bir formda da kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, "Bu, başka bir açıdan da önemli. Bu maddelerin yara iyileştirici özelliği de var. Bu yara iyileştirme özelliği, yatak yaralarında, diyabet yaralarında ve birçok farklı yara türünde bu molekülün krem formu gibi yeni şekillerde tasarlanarak kullanılmasını da mümkün kılmaktadır. Yani, elde ettiğimiz molekül, belirli özellikleriyle anti-kanser etkili, belirli özellikleriyle antibakteriyel etkili, bazı özellikleriyle ise anti-inflamatuvar etkiye sahip olup yara iyileşmesini hızlandırıcı etki göstermektedir" dedi. "Patentimizi aldık, yerli sanayi iş birliğiyle üretim hedefleniyor" Projelerinin patentini aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Akif Hakan Kurt, geleceğe yönelik planlar hakkında bilgi verdi. Kurt, "Çalışmalarımız halen devam ediyor. Bunun yanında, yaptığımız çalışma sonuçlarını özellikle nanoteknoloji alanında dünya çapında önemli bir dergide yayınladık. Yayınladıktan sonra, birinci yılın sonunda bu yıl patentimizi aldık. Yerli firmalarla, ürünümüz hakkında sanayi iş birliği kapsamında gelecekte ilaç olarak üretilebilmesi için görüşmeler yapmaktayız. Sağlık Bakanlığı’nın da desteğiyle birlikte, Sağlık Dairesi Projeler Başkanlığı’ndan Züfer Bey’in de bize çok büyük destekleri oldu. Özellikle sanayi ile tanışıp, sanayide akademi-sanayi iş birliğini geliştirmek ve yeni ürünler üreterek ülkemize katma değer sağlamak için birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Sürecimiz bu şekilde devam etmektedir. İnşallah, ülkemiz için katma değeri olan bir ürün haline gelir" ifadelerine yer verdi.
Bolu’da anız yakana cezalar arttı: "Yanan alanlar parayla ölçülmez"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:48 Bolu’da anız yakana cezalar arttı: "Yanan alanlar parayla ölçülmez" Bolu Ziraat Odası Başkanı Turan Cebeci, "Bolu yüzde 60’ı orman olan bir şehir, bu yıl fazla yangın çıkmaması, orman yanmaması, Bolulu insanların başarısıdır" dedi. Bolu Valiliği, 2025 yılı için anız yakma yasağını içeren tebliği yayımladı. Karara göre, anız yakanlara dekar başına 556,71 TL idari para cezası uygulanacak. Orman, sulak alan ve yerleşim yerine yakın bölgelerde ise ceza 5 kat artırılarak 2 bin 783,55 TL’ye kadar çıkabilecek. Valilik tebliğine göre, ikinci ürün ekilen arazilerde dahi kontrollü anız yakmasına izin verilmeyecek. Ayrıca biçerdöver sahipleri ve operatörleri, biçim sırasında yangın riskine neden olmayacak şekilde çalışacak. Araçlarda en az iki adet 6 kilogramlık yangın söndürücü bulundurmak zorunlu hale getirildi. Ormana bitişik alanlarda ise 5 ila 10 metre genişliğinde sürülmüş güvenlik bantları oluşturulacak. Bolu Ziraat Odası Başkanı Turan Cebeci konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Cebeci, anız yakmanın toprak yapısına zarar verdiğini belirterek, canlıların yaşamını bitirdiğini söyledi. "Bilgilendirdiğimiz için daha iyi sonuç aldığımızı düşünüyoruz" Bolu’da insanların bilinçlendiğini ifade eden Başkan Turan Cebeci, "Anız yangınlarıyla alakalı Bolu Valiliği’nden bir tebliği geldi. Bize de geldi Ziraat Odası olarak, bu kararı üyelerimize, çiftçilerimize duyurduk. Anız yakanlara 556 lira para cezası kesilecek. Yangınlar ormanlık alanlara yakın olursa bu kez ceza 5 kat artıyor. Biz de bunları gerekli üyelerimize haftalık yani 3 günde bir 5 günde bir bildirdik. Bolu’da çok anız yangını olmadı. Geçitveren köyünde, Çakmaklar Mahallesi ve Banaz köyünde anız yangını çıktı. Ama vatandaşın duyarlılığı sayesinde bu yangınların önüne geçildi. Orman sıçramadan önüne geçildi. Valiliğimizin aldığı kararlar neticesinde ve vatandaşlarımızı da bilgilendirdiğimiz için daha iyi sonuç aldığımızı düşünüyoruz. Bolu yüzde 60’ı orman olan bir şehir, bu yıl fazla yangın çıkmaması, orman yanmaması, Bolulu insanların başarısıdır. Bu bütün kurumlar ve STK’lar dahil herkesin başarısıdır diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Çıkan yangın parayla falan ölçülmez"" Vatandaşların bilinçsizce anız yakmasından dolayı yangınların büyüdüğünü ifade eden Başkan Cebeci, "Allah korusun çıkan yangın parayla falan ölçülmez. Yanan alanlar parayla ölçülmez. O canlılar. Vatandaş, bilinçsiz olduğu için anız yakıyor. Vatandaş, ‘Bunu ben buraya yakarsam da para cezası olur’ diye düşünmüyor. Eskiden daha fazla yangın çıkardı. Anız yakılınca toprağın yapısı tamamen bozuluyor. Vatandaş, tarlasını sürerken sabanı, anız otuyla dolmasın diye anızları yakıyor ve temizlemeye çalışıyor. Ama onların hiçbir faydası yok. Tüm canlıları yakıyor" dedi.