Yerel Haberler
Burdur
10 Nisan 2026 Cuma - 12:55 Cinayetle biten yasak ilişki davasında 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet Burdur’da 35 yaşındaki kadının, eşinin sevgilisinin kız arkadaşı tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada karar çıktı. Cinayetten yargılanan sanığa "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "konut dokunulmazlığını ihlal" ve "bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma" suçlarından 8 yıl 6 ay hapis cezası verilirken, arkadaşına ise tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mahkemenin kararına tepki gösteren acılı baba Mehmet Bedir, "Karar karar değil ki, benim kızım öldüğüyle kaldı" dedi. Olay, Burdur’un merkez Bağlar Mahallesi’nde 10 Haziran 2025 tarihinde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Tülay Alan (22), arkadaşı Seray Öztürk (25) ile birlikte daha önce gönül ilişkisi yaşadığı iddia edilen Adnan B.’nin (35) evinin bulunduğu siteye gitti. Seray Öztürk site önünde beklerken, Tülay Alan binaya girerek Adnan B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile görüşmek istedi. Kapıda yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre Tülay Alan, çıkan arbedede Bedir’i boğazından ve karnından bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Bir süre sonra Seray Öztürk’nün ihbarıyla olay yerine gelen polis, sağlık ve itfaiye ekipleri, kapıyı açtıklarında Özge Bedir’i evin koridorunda kanlar içinde yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bedir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Bedir’in cenazesi otopsi için Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. 2 çocuk annesi Özge Bedir’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Tülay Alan’ın "tasarlayarak kasten öldürme", "konut dokunulmazlığını ihlal" ve "bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma" suçlarından yargılanması talep edildi. Savcılık, bu suçlar çerçevesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Seray Öztürk hakkında ise "tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede, maktul Özge Bedir’in eşi Adnan B.’nin de "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep edildi. Davada karar çıktı Burdur 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanıklar Tülay Alan, Seray Öztürk, tutuksuz yargılanan Adnan B. ile Özge Bedir’in ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti tarafından sanıklara son sözleri soruldu. Sanık Tülay Alan, "Olay anında ben kendimi savundum" dedi. Seray Öztürk, "Yapmadığım bir suç için ceza almak istemiyorum" diyerek kendisini savunurken, Adnan B. ise "Benim olaydan hiçbir şekilde haberim yok" diyerek beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından kararını açıkladı. Sanık Tülay Alan’a "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "konut dokunulmazlığını ihlal" ve "bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma" gibi suçlardan toplam 8 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Seray Öztürk’e "tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verilirken, tutuksuz yargılanan Adnan B.’nin beraatına karar verildi. Acılı baba: "Benim kızım öldüğüyle kaldı" Dava sonrasında Özge Bedir’in acılı ailesi sinirlerine hakim olamadı. Gözyaşlarına boğulan Şefika Bedir, duruşma salonunda sanıklara saldırmaya çalıştı. Baba Mehmet Bedir ise adliyenin önünde, "Karar karar değil ki, benim kızım öldüğüyle kaldı" diyerek karara tepki gösterdi.
Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:24 Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde 40 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan usta, babasından öğrendiği mesleği yarım asra yaklaşan tecrübesiyle sürdürüyor. Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan ayakkabı tamirciliği, Burdur’un Gölhisar ilçesinde iki usta tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Bu ustalardan biri olan Ali Şakar (55), küçük yaşlarda babasının yanında çırak olarak başladığı mesleğini 40 yıldır aralıksız sürdürüyor. Değişen tüketim alışkanlıkları ve hazır ürün kullanımının artmasıyla birlikte tamir kültürünün zayıflarken Şakar, en büyük sıkıntının çırak yetişmemesi olduğunu ifade etti. Mesleğin gelecek nesillere aktarma konusunda kaygılı olduğunu belirten Şakar, gençler bu işi yapmak istemediğinden ve kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin olmadığını söyledi. "Bizi üzen nokta bu mesleğin kaybolacak olması" İlkokula giderken boş zamanlarında babasının yanına gelerek ayakkabı tamirciliğini öğrendiğini anlatan Ali Şakar, "40-45 senedir bu işi yapıyorum. Babamdan öğrendiğim gibi yıllardır bu mesleği sürdürüyorum. Ayakkabı tamiri, boyaması, valiz, çanta gibi tüm eşyaların tamirini yapıyoruz. İlçemizde de bu mesleği yapan 2 kişi kaldık. Bir tanesi Armutlu Mahallesi’nde, merkezde de biz varız. Başka da kimse kalmadı. Çırak da zaten bulunmuyor. Artık herkes hazıra yöneldi. Bizi üzen nokta da bu mesleğin kaybolacak olması. Ben mesleği babamın yanında, ilkokulu okurken öğrendim. Ama şimdi gençlerden hevesli kimse yok" dedi.
Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:16 Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde 40 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Ali Şakar, babasından öğrendiği mesleği yarım asra yaklaşan tecrübesiyle sürdürüyor. Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan ayakkabı tamirciliği, Burdur’un Gölhisar ilçesinde iki usta tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Bu ustalardan biri olan Ali Şakar (55), küçük yaşlarda babasının yanında çırak olarak başladığı mesleğini 40 yıldır aralıksız sürdürüyor. Değişen tüketim alışkanlıkları ve hazır ürün kullanımının artmasıyla birlikte tamir kültürünün zayıflarken Şakar, en büyük sıkıntının çırak yetişmemesi olduğunu ifade etti. Mesleğin gelecek nesillere aktarma konusunda kaygılı olduğunu belirten Şakar, gençler bu işi yapmak istemediğinden ve kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin olmadığını söyledi. "Bizi üzen nokta bu mesleğin kaybolacak olması" İlkokula giderken boş zamanlarında babasının yanına gelerek ayakkabı tamirciliğini öğrendiğini anlatan Ali Şakar, "40-45 senedir bu işi yapıyorum. Babamdan öğrendiğim gibi yıllardır bu mesleği sürdürüyorum. Ayakkabı tamiri, boyaması, valiz, çanta gibi tüm eşyaların tamirini yapıyoruz. İlçemizde de bu mesleği yapan 2 kişi kaldık. Bir tanesi Armutlu Mahallesinde merkezde de biz varız. Başka da kimse kalmadı. Çıkarak da zaten bulamıyoruz. Çıkar asla bulunmuyor. Artık herkes hazıra yöneldi. Bizi üzen nokta da bu mesleğin kaybolacak olması. Ben mesela babamın yanında, ilkokulu okurken öğrendim. Ama şimdi gençlerden hevesli kimse yok" dedi.
Sadece direksiyon değil, aynı zamanda aracın bakımları da ona emanet
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:46 Sadece direksiyon değil, aynı zamanda aracın bakımları da ona emanet Burdur’da yaşayan 4 çocuk annesi olan ve aynı zamanda 3 yıldır otobüs şoförü olarak çalışan Gülnur Yarar (40), hem otobüsünü sürüyor hem de aracının tüm bakımlarını kendi yapıyor. Engelli bir çocuk sahibi olan Yarar, uzun yollarda birlikte gittiklerini ifade ederek seferleri tatile çevirdiklerini söyledi. Burdur’da yaşan Gülnur Yarar (40), çok sevdiği otobüs şoförlüğü için ehliyetini alarak iş aramaya başladı. Bu sırada belediyedeki iş ilanını gören Yarar, başvurarak işe girmeye hak kazandı. Ardından geçen 3 yılda her gün otobüsü ile yollarda olan Yarar, işini severek yaptığını ifade etti. İlk başlarda kendisini gören yolcuları çok fazla şaşırdığını belirten Yarar, zamanla bu şaşırma azalarak yolcuların kendisini tebrik ettiğini söyledi. Aynı zamanda 4 çocuk annesi olan Yarar, her gün hem annelik hem de otobüs şoförü olarak hayatına devam ediyor. Sadece otobüs sürmekle yetinmeyen Yarar, aracının tüm bakımları ve elinden geldiğinde tüm tamirlerini kendisi yapıyor. Belediyenin düzenlediği gezilerde de uzun yol kaptanlığı yapan Yarar, engelli çocuğu ile birlikte bu seferleri tatile çevirdiğini söyledi. "Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu" Otobüs şoförlüğünü kendi seçtiğini belirten Gülnur Yarar, "Mesleğimi çok seviyorum. Otobüsleri ve büyük araçları da çok seviyorum. Ben büyük araç sevdalısı olduğum için araçlara uygun ehliyetimi aldım. Daha sonrasında da belediyede iş ilanlarını gördüm. Bu şekilde de işe başvurarak çalışmaya başladım. Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu ama beni destekleyen çevremde insanlar olduğu için çok mutluyum" dedi. "Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çok" İlk işe başladığında yolcuların çok şaşırdığını söyleyen Yarar, "Otobüsü erkek mesleği olarak düşündükleri için şaşırıyorlardı. Aralarında çok da mutlu olanlar vardı. Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çoktu. Özellikle kadınlar ve çocukların beni gördüğünde mutlu oluyorlardı. Şimdilerde ise ilgim olduğu için hem aracın bakımlarını yapıyorum hem de elimden geldiğince tamir işlerini halletmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar" Kadın olarak mesleğinin zorlukların da olduğu ifade eden Yarar, "Bir anne olarak bir kadın olarak mesleğim zor oluyor ama gerçekten çevrem beni desteklediği için bir zorluğum kalmıyor. Beni çok fazlasıyla destekliyorlar, sağ olsunlar yardımcı oluyorlar. Her sabah kalkıyorum, çocuklarıma kahvaltılarını hazırlayıp öyle çıkıyorum evden. Daha sonrasında otobüsüm ile çalışmaya başlıyorum. Evde diğer çocuklarım var, onlar bakıyor özel çocuğuma. Bazı günlerde de okulda oluyor çocuğum. Rahatlıkla işimi yapabiliyorum. Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar. Bizler için de bu durum tatil gibi oluyor" diye konuştu.
Sadece direksiyon değil, aynı zamanda aracın bakımları da ona emanet
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:39 Sadece direksiyon değil, aynı zamanda aracın bakımları da ona emanet Burdur’da yaşayan 4 çocuk annesi olan ve aynı zamanda 3 yıldır otobüs şoförü olarak çalışan Gülnur Yarar (40), hem otobüsünü sürüyor hem de aracının tüm bakımlarını kendi yapıyor. Engelli bir çocuk sahibi olan Yarar, uzun yollarda birlikte gittiklerini ifade ederek seferleri tatile çevirdiklerini söyledi. Burdur’da yaşan Gülnur Yarar (40), çok sevdiği otobüs şoförlüğü için ehliyetini alarak iş aramaya başladı. Bu sırada belediyedeki iş ilanını gören Yarar, başvurarak işe girmeye hak kazandı. Ardından geçen 3 yılda her gün otobüsü ile yollarda olan Yarar, işini severek yaptığını ifade etti. İlk başlarda kendisini gören yolcuları çok fazla şaşırdığını belirten Yarar, zamanla bu şaşırma azalarak yolcuların kendisini tebrik ettiğini söyledi. Aynı zamanda 4 çocuk annesi olan Yarar, her gün hem annelik hem de otobüs şoförü olarak hayatına devam ediyor. Sadece otobüs sürmekle yetinmeyen Yarar, aracının tüm bakımları ve elinden geldiğinde tüm tamirlerini kendisi yapıyor. Belediyenin düzenlediği gezilerde de uzun yol kaptanlığı yapan Yarar, engelli çocuğu ile birlikte bu seferleri tatile çevirdiğini söyledi. "Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu" Otobüs şoförlüğünü kendi seçtiğini belirten Gülnur Yarar, "Mesleğimi çok seviyorum. Otobüsleri ve büyük araçları da çok seviyorum. Ben büyük araç sevdalısı olduğum için araçlara uygun ehliyetimi aldım. Daha sonrasında da belediyede iş ilanlarını gördüm. Bu şekilde de işe başvurarak çalışmaya başladım. Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu ama beni destekleyen çevremde insanlar olduğu için çok mutluyum" dedi. "Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çok" İlk işe başladığında yolcuların çok şaşırdığını söyleyen Yarar, "Otobüsü erkek mesleği olarak düşündükleri için şaşırıyorlardı. Aralarında çok da mutlu olanlar vardı. Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çoktu. Özellikle kadınlar ve çocukların beni gördüğünde mutlu oluyorlardı. Şimdilerde ise ilgim olduğu için hem aracın bakımlarını yapıyorum hem de elimden geldiğince tamir işlerini halletmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar" Kadın olarak mesleğinin zorlukların da olduğu ifade eden Yarar, "Bir anne olarak bir kadın olarak mesleğim zor oluyor ama gerçekten çevrem beni desteklediği için bir zorluğum kalmıyor. Beni çok fazlasıyla destekliyorlar, sağ olsunlar yardımcı oluyorlar. Her sabah kalkıyorum, çocuklarıma kahvaltılarını hazırlayıp öyle çıkıyorum evden. Daha sonrasında otobüsüm ile çalışmaya başlıyorum. Evde diğer çocuklarım var, onlar bakıyor özel çocuğuma. Bazı günlerde de okulda oluyor çocuğum. Rahatlıkla işimi yapabiliyorum. Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar. Bizler için de bu durum tatil gibi oluyor" diye konuştu. (ARD-SM-