Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Burdur
Kadının kapıda unuttuğu çantadaki altın ve paraları çaldılar
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:49:41
Burdur’da yaşlı kadının sokak üzerinde unuttuğu çantanın içindeki altınları ve bir miktar parayı alan şahıs veya şahıslar kayıplara karıştı. Bahse konu çanta sokak üzerinde bir otomobilin altında bulunurken ekiplerce olayı gerçekleştiren şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Olay, saat 14.00 sıralarında Konak Mahallesi Yurt Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hatice Okutan (63) isimli kadın sokak üzerinde bulunan evine gireceği esnada çantasını kapıda unuttu. Bunu fark eden şahıs veya şahıslar kadının çantasını alarak içerisinde bulunan bir miktar altını ve nakit parayı çaldı. Şahıslar içini boşalttıkları çantayı daha sonra sokak üzerine bulunan bir otomobilin altına atarak kayıplara karıştı. Durumu fark eden Hatice Okutan’ın ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemenin ardından polis ekipleri tarafından şahıs ya da şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Hatice Okutan, eve girerken olayın yaşandığını belirterek, "Ben eve girerken çantayı burada unutmuşum" dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:36
Burdur’da 4 metrelik boşluğa düşen yaşlı kadın ağır yaralandı
Burdur’un Bucak ilçesinde evinin yanındaki 4 metrelik boşluğa düşen 70 yaşındaki kadın ağır yaralandı. Olay, sabah 06.00 sıralarında Bucak ilçesi Yunus Emre Mahallesi Yıldırım Caddesi üzerinde bulunan evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evinde yalnız yaşayan 70 yaşındaki Nurşiye T. evinin bitişinde bulunan 4 metrelik çukura düştü. Yaşlı kadının yaralı şekilde yattığını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadını sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenilirken olayla ilgili tahkikat başlatıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:05
Burdur’da evde yangın paniği
Burdur’un Yeşilova ilçesinde çıkan yangında ev kullanılmaz hale geldi. Yangın, gece saatlerinde Yeşilova’ya bağlı Çaltepe köyündeki bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ş.Y.’ye ait evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerince uzun uğraşlar sonucu kontrol altına alınarak söndürülen yangında yaralanan olmazken ev kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:07
Karamanlı’da vatandaşlar mermer ocağına karşı ayaklandı
Burdur’un Karamanlı ilçesinde vatandaşlar, yerleşim merkezinin hemen üst kısmında faaliyet gösteren mermer ocağına tepki gösterdi. Konvoy halinde mermer ocağına gelen vatandaşlar, mermer ocağının doğal hayatı ve sağlıklarını tehdit ettiğini belirterek, faaliyetlerini durdurmasını istedi. Karamanlı ilçesi Asar Tepesi mevkisinde bulunan Çelikkol firmasına ait mermer ocağına vatandaşlar tepki gösterdi. Karamanlı Belediyesine ait iş makinesi ile ocağın girişi kapatılırken, ilçede toplanan vatandaşlar konvoy halinde mermer ocağının bulunduğu bölgeye geldi. Burada mermer ocağının doğal hayatı etkilediğini ve sağlıklarını tehdit ettiğini savunan vatandaşlar, yetkililerden mermer ocağının faaliyetlerini durdurmasını istedi. "Bizim gidecek bir yerimiz yok" Mermer ocağının hemen altında evi bulunan Leyla Sunar (68), "Benim evimde tüm fayanslarım çatladı bu ocak yüzünden. Bu ocak olmadan önce biz açlığımızdan öldük mü? Bu ocağa ne gerek var. Bu ocak buraya olmayacak, bir deprem olsa buralar hep gidecek. Buradan tüm su, sel nereye gelecek; hepsi komple bizim evlerimize gelecek. Biz buradan sonra nereye gideceğiz. Bizim gidecek bir yerimiz yok. Burayı kapatalım. Doğada herkes para kazansın diye teslim ettik" dedi.
29 Mart 2024 Cuma - 22:21
Burdur’da "hayvan otlatma" kavgası: 1 yaralı
Burdur’un Gölhisar ilçesinde arazide hayvan otlatma meselesi yüzünde çıkan kavgada 1 kişi tüfekle vurularak yaralandı. Olay, İbecik köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, G.G. ( 31) ile Ş.G. (47) arasında arazide hayvan otlatma konusundan tartışma çıktı. Taraflar birbirlerine taş ile saldırdı ardından G.G. eve giderek aldığı av tüfeğiyle Ş.G.‘yi yaraladı. Olayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edilirken yaralanan Ş.G. köylüler tarafından araç ile Gölhisar Devlet Hastanesine kaldırıldı. Jandarma ekipleri tarafından G.G. gözaltına alınırken, Ş.G.‘nin ise tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
29 Mart 2024 Cuma - 22:10
Burdur’da hayvan otlatma tartışmasında 1 kişi tüfekle vuruldu
Burdur’un Gölhisar arasında iki kişi arasında çıkan arazide hayvan otlatma tartışması kavgaya dönüşünce 1 kişi tüfekle bacağında vurularak yaralandı. Olay Burdur’un Gölhisar ilçesi İbecik Köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre G.G.( 31) ile Ş.G.(47) arasında arazide hayvan otlatma konusundan tartışma çıktı. İlk önce birbirlerine taş ile saldıran şahıslardan G.G. daha sonra eve giderek aldığı av tüfeği ile Ş.G.’nin yanına gelerek diz kapağı ve ayak bileği bölgesinden G.G.‘yi vurarak yaraladı. Olayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edilirken yaralanan G.G. köylüler tarafından araç ile Gölhisar Devlet Hastanesine kaldırıldı. Köye gelen jandarma ekipleri tarafından Ş.G. gözaltına alınırken G.G.‘nin ise tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
29 Mart 2024 Cuma - 18:42
Burdur’da bir kişi su dolu havuzda ölü bulundu
Burdur’un Yeşilova ilçesinde bir kişi, Salda Gölü yakınlarında eski bir restoran içerisindeki havuzda ölü bulundu. Olay, saat 16.00 sıralarında Burdur’un Yeşilova ilçesi Salda Gölü yakınındaki Sultanpınarı Çeşmesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede bulunan eski bir restoran içerisindeki 2 metrelik havuzda H.K. (24) tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne havuz içerisinde hareketsiz halde yatan bir erkek olduğuna dair ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri tarafından cesedin kamyon şoförlüğü yapan İsmail Karnak’a (47) ait olduğu tespit edildi. Karnak’ın cesedi olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısının incelemeleri sonrasında otopsi yapılmak üzere Yeşilova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
29 Mart 2024 Cuma - 00:34
Burdur’da su doldurma kavgasında 1 kişi bıçaklandı
Burdur’da köy çeşmesinden su doldurma sırası nedeniyle çıkan tartışma sonrasında 1 kişi bıçaklanarak ağır yaralandı.
28 Mart 2024 Perşembe - 18:59
Burdur’da kontrolden çıkan ticari araç takla attı: 1 kişi yaralandı
Burdur’un Bucak ilçesinde ticari aracın kontrolden çıkarak taklalar atması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Seydiköy mevkiinde Çeltikçi’den Bucak istikametine seyir halinde olan Serkan İ. (44) idaresindeki 32 PL 150 plakalı Dacia marka ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyeti kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak önce yol kenarındaki tepeye çarptı daha sonra taklalar atarak devrildi. Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine yaptığı ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonucu kazada yaralanan sürücü Serkan I. ambulans ile Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralının durumunun iyi olduğu öğrenilirken kazaya karışan ticari araç otoparka çekildi.
28 Mart 2024 Perşembe - 02:32
Burdur’da yalnız yaşayan yaşlı adam evinde ölü bulundu
Burdur’da yalnız yaşayan ve kendisinden haber alınamayan yaşlı adam komşuları tarafından evinde ölü bulundu.
27 Mart 2024 Çarşamba - 18:13
Sahte parayla hayvan satın alıp piyasaya sahte para sokan 2 şahıs tutuklandı
Burdur’un Çavdır ilçesinde sahte para ile hayvan alışverişi yapan ve piyasaya 699 bin 600 TL değerinde sahte para sokan 2 şahıs, Konya’da yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Burdur’un Çavdır 23 Mart tarihinde R.Z. (58) ve S.S.’ye (33) ait 4 hayvanı 230 bin TL karşılığında Ü.G.(30) ve E.B. (39) isimli şahıslar satın aldı. Daha sonra hayvan sahipleri R.Z. ve S.S. parayı kontrol ettiklerinde sahte olduğunu anlaması üzerine Çavdır İlçe Emniyet Amirliği’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine Çavdır İlçe Emniyet Amirliği ve KOM Şube tarafından yapılan çalışmalar sonucunda şüpheliler Ü.G. ve E.B. 26 Mart tarihinde Konya’nın Ilgın ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların sorgusunda şahısların daha önce Yozgat’ın Sorgun ilçesinde de aynı yöntemler piyasaya 469 bin 600 TL sahte para sürdükleri tespit edildi. Yapılan çalışmalar ve emniyetteki işlemlerinin ardın piyasaya toplamda 699 bin 600 TL sahte para sokan Ü.G. ve E.B. isimli şahıslar Gölhisar Adliyesinde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. R.Z. ve S.S.’ye ait 4 hayvan ise bulunarak sahiplerine teslim edildi.
27 Mart 2024 Çarşamba - 03:06
Burdur’da otomobile çarpıp sürüklenen motosikletli genç ağır yaralandı
Burdur’da cadde üzerinde süratli bir şekilde seyrederken park halinde bulunduğu yerden yola çıkmak için hareket eden otomobile çarpıp savrulan ehliyetsiz motosikletli ağır yaralandı. Kaza saat 01.00 sıralarında Burdur merkez Özgür Mahallesi Gazi Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre arkadaşına ait 15 ACK 022 plakalı motosiklet ile cadde üzerinde süratle ilerleyen E.E. (22) yol kenarında park halindeyken yola çıkmak üzere hamle yapan E.D. idaresindeki 15 ER 060 plakalı Honda otomobile sol kapı kısmından çarpıp yola savruldu. Savrulan motosiklet karşı şeride geçip park halindeki 15 LK 808 plakalı Kia marka otomobile çarparak durabildi. Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralanan E.E. ambulans ile Burdur Devlet Hastanesine kaldırılırken otomobil sürücüsü ifadesi alınmak üzerine polis merkezine götürüldü. Öte yandan motosiklet sürücüsü E.E.’nin ehliyetinin olmadığı öğrenilirken E.E.’ye ehliyetsiz motosiklet kullanmaktan, motosiklet ruhsat sahibine ise ehliyetsiz birine araç vermekten toplamda 25 bin 954 TL para cezası uygulandı. Yaralı sürücünün tedavisi hastanede sürüyor.
26 Mart 2024 Salı - 18:57
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeybekci, Gölhisar’da esnafla bir araya geldi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Burdur’un Gölhisar ilçesinde seçim çalışması çerçevesinde esnaf ile bir araya geldi, AK Parti Belediye Başkan Adayı İbrahim Sertbaş’a destek çağrında bulundu. Eski Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, seçim çalışmaları çerçevesinde Burdur’un Gölhisar ilçesine geldi. Burada vatandaşlar ile birlikte öğle namazını eda eden Zeybekci, daha sonra Gölhisar Belediyesi AK Parti Belediye Başkan Adayı ve mevcut Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş ve partililer ile birlikte esnaf ziyaretinde bulundu. Belediye binasını da ziyaret eden Zeybekci burada denk geldiği Ali Özeren ve Arzu Erkan çiftinin nikah şahitliğini yaptı. Esnaf ziyaretinin ardından Çeşme Meydan’ında açıklamada bulunan Zeybekci, "Bugün komşumuz Burdur’un Gölhisar ilçesindeyiz. Çok değerli Belediye Başkanımız kardeşimiz İbrahim Bey ile beraber esnaflarımızı ziyaret etti hemşehrilerimiz ile bir araya gelip hasbihal ettik. Gerçek Belediyecilik kampanyamızın güzel bir gününü geçirdik burada. Başkanımız 5 yıllık bir hizmet dönemi ile eserleri ile konuşan bir kardeşimiz. Şu anda zaten içerisinde bulunduğumuz yerlerde belediyemizin hizmetleri. Bundan sonra da durmak yok yola devam inşallah. Gölhisar bizim Burdur’umuzun en önemli ilçelerinden, en zengin ilçelerinden, en hareketli ticaretin de bölgenin de merkezi olan ilçelerinden bir tanesi, onun için son derece önemli. Bizde lafla peynir gemisi yürümüyor. Bizde gerçek belediyecilik var. Biz üç altın kural ile belediyecilik yapıyoruz. Bir söz söyledik mi asla yalan söylemiyoruz, iki söz verdik mi canımız pahasına tutuyoruz, üç emanete ihanet etmiyoruz, ettirmiyoruz. Onun için ben başkanıma yeni döneminde tekrar başarılar diliyorum. 31 Mart inşallah Gölhisar’da AK hizmet belediyeciliğinin yeniden durmak yok yola devam dediği bir gün olacak” diyerek Belediye Başkan Adayı İbrahim Sertbaş’a destek çağrısında bulundu. Ziyaretlerin ardından Nihat Zeybekci Gölhisar’dan ayrıldı.
26 Mart 2024 Salı - 10:47
Türkiye’deki 38 farklı kazıdan toplanan 6 bin iskelet öğrencilerin ve bilimin hizmetinde
2013 yılından itibaren yaptıkları çalışmalar ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde yapılan 38 kazıdan toplanan 6 binin üzerinde insan iskeleti arşivi ile MAKÜ Antropoloji Bölümü öğrencileri, tarihi görerek öğreniyor. Yapılan kazılarda elde edilen kemikler ve fosiller üzerinde yapılan çalışmalarda eski zamanlarda yaşanan bir cinayet ve kanserli hasta tespit edilirken bu bölgede yaşayan bir file ait tek örnek olan diş fosili ortaya çıkarıldı. Geçmişten günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve binlerce antik kenti içinde barındıran Anadolu coğrafyası antropologlar için büyük bir çalışma ortamı oluşturuyor. Türkiye’deki birçok üniversite de Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte bu antik kentlerde çalışmalar yaparak tarihi gün yüzüne çıkarıyor. Yapılan bu çalışmalar sonucunda tarihe olan ilginin artmasıyla birlikte birçok üniversite de açılan Antropoloji bölümü, öğrencilerine teorik derslerin yanında kazı alanlarından toplanan farklı dönemlere ait kemiklerden oluşan arşivleriyle uygulamalı eğitimler veriyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversite Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Fiziki Antropoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek ve Doç. Dr. Alper Yener Yavuz da öğrencilerin antropoloji derslerini uygulayarak öğrenmeleri açısından üniversiteye büyük bir kemik arşivi oluşturmuş durumda. 2013 yılında başlayan Antalya Doğu Garajı kazısıyla birlikte birçok kazıda görev alan ve farklı medeniyetleri inceleme fırsatı bulan akademisyenler üniversite arşivine yaklaşık 38 kazıdan 6 bin bireyin üzerinde insan iskeleti kazandırdı. Bu iskeletler üzerinde öğrenciler ile birlikte yapılan incelemelerde çok önemli bulgular da elde eden akademisyenler Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ediyorlar. Yapılan çalışmalar ve oluşturulan arşiv hakkında bilgi veren Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Antropoloji Bölümü Fiziki Antropoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek; “Buradaki çalışmalarımız 2013 yılında başladı. Kars’tan Antalya’ya, Çorum’dan İzmir’e kadar Türkiye’nin birçok yerinde 30’dan fazla antik kentte çalışmalarımız devam ediyor. Bu antik kentlerden çıkan insan ve hayvan iskeletlerinin birçoğunu laboratuvarlarımızda çalışıyoruz. Bazılarını direkt antik kentlerde, bazılarını buraya getirip buradaki laboratuvarlarımızda çalışıyoruz. Şu anda yaklaşık 6 binin üzerinde bireye ait iskeletimiz var ve yine bu 2024 yılı içerisinde izinlerini beklediğimiz, buraya gelecek bireylerle bu yıl sonunda muhtemelen 7 bin bireyi geçeceğiz ki bu sayı da muhtemelen Türkiye’deki en büyük iskelet koleksiyonu haline getiriyor laboratuvarımızı. Elimizde Neolitik dönemden Bizans dönemine kadar çok farklı zaman aralıklarından hem insan hem hayvan iskeletleri var. İnsan iskeletlerinde yaş, cinsiyet gibi temel demografik verileri belirledikten sonra bireyler nasıl bir yaşam sürmüş, hangi çevre şartlarında yaşamış ve bazı durumlarda da bireylerin mesleğine kadar fikirler yürütebiliyoruz. Bireyle hangi hastalıkları yaşamış, ölüm sebepleri ne gibi yine önemli bilgileri de hem bireysel bazda hem de toplumsal bazda elde edebiliyoruz. Yine ilerleyen teknoloji ile beraber DNA çalışmaları gibi birçok önemli çalışmaları da gerçekleştirerek toplumlar hakkında çok önemli verilere ulaşabiliyoruz. Elimizdeki iskelet yoğunluğu genel itibari ile Muğla ve Antalya bölgesinden olmakla beraber Türkiye’nin birçok yerinden de farklı iskelet grupları üzerinde birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. İnsan haricinde hayvan iskeletleri üzerinde de yine birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. Böylelikle o kentlerde ne tür hayvanlar tüketilmiş, insan hayvan ilişkileri ne durumda, vahşi ya da evcilleştirilmiş hayvanların tüketimleri ile ilgili yine önemli bilgileri ortaya çıkarıyoruz.” dedi. “En büyük iskelet nüfusu bizim üniversitemizde” Yaptıkları çalışmalar sonrası elde ettikleri iskelet arşivi ile en büyük arşivin kendilerinde olduğunu dile getiren Doç. Dr. Aytek; “Türkiye’deki antropolojinin kurucu üniversitelerine baktığımızda Ankara Hacettepe ve İstanbul öne çıkan köklü üniversiteler. En geniş iskelet ağlarının buralarda olduğunu söyleyebiliriz. Ancak özellikle bizim burada son 4-5 yıl içerisinde hızlı gelişen iskelet sayımızın bu üniversiteleri de geçtiğini düşünüyoruz. Çünkü bu üniversitelerdeki hocalarla da genelde irtibat halindeyiz. Zaten küçük bir camia, birbirimizi tanıyoruz. Dolayısıyla şu anki insan iskelet bireyi açısından tabii ki her üniversiteyi tek tek sayamayız ama en kalabalık iskelet koleksiyonunun bizde olduğunu düşünüyoruz. 6 bin çok büyük bir sayı. Ankara’daki üniversitelerde dahi bu sayının olduğunu düşünmüyoruz. Genel olarak söyleyebiliriz ki en büyük iskelet nüfusu bizim üniversitemizdeki laboratuvarda mevcuttur.” şeklinde konuştu. “Türkiye’nin önemli birçok kazı alanlarında çalışıyoruz” Türkiye’deki farklı birçok kazı alanında çalıştıkları da söyleyen Doç. Dr. Aytek; “ Biz çalışmalarımızın büyük çoğunluğunu Muğla, Burdur ve Antalya’da ki antik kentlerde yapıyoruz. Örneğin Antalya’da Patara, Side, Aspendos gibi Türkiye’nin çok önemli kazalarında çalışıyoruz. Yine yakın zamanda Alanya Kalesi ve Syedra Antik Kenti’nde çalışmalar yaptık. Burdur’da kazı çalışmaları üniversitemizdeki hocalarımız tarafından yürütülen Kibyra Antik Kenti’nin iskeletleri de bizde. Muğla’ya baktığımızda yine Muğla tabii arkeolojik anlamda Türkiye’nin en zengin kenti. Yine çok önemli antik kentler olan Stratonikeia, Kaunos, Pedesa, Myndos gibi birçok antik kentin de antopolojik çalışmalarını biz yürütüyoruz. Ama tabi alanımız sadece bununla sınırlı değil. Karaman Ermenek’ten yine önemli iskeletlerimiz var, Çorum’daki yine Türkiye’nin en eski antik kentlerinden biri olan Alacahöyük’te çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” açıklamasında bulundu. “Geçen sene bir kanser türü ve bir cinayet tespit ettik” İnsan kemikleri üzerinde yaptıkları çalışmalarda bir cinayeti ve kanser türünü bulduklarını belirten Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek; “İnsan ya da hayvan iskeletleri üzerinde yapılan çalışmalarda çok önemli bir grubu da patolojik çalışmalar oluşturuyor. Nasıl ki günümüzde birçok hastalık geçiyorsak ve bunlar bizim vücudumuza nasıl yansıyorsa insan iskeletleri üzerine de bazı hastalıklar yansımakta. Elimizde yine çok geniş bir patolojik seri var. Bununla ilgili çok önemli çalışmalar yaptık. Örneğin geçen sene Muğla ilinde bulunan bir bireyde bir kanser türü tespit ettik ve antik dönem için kayıt olarak bunu yayınladık. Bu da hem Muğla için hem de Türkiye antropolojisi için çok önemli bir yayındı. Uluslararası bir ekiple beraber dünyanın patoloji anlamdaki en iyi dergisinde yayınladık. Yine onun dışında birçok farklı patolojiye ait örnekler var. Yine Muğla’da Stratonikeia Antik Kenti’nde cinayete kurban gitmiş bir bireyin kafa tasındaki büyük bir kesi yine önemli bir dergide yayınladı. Bu tip patolojilerde antropolojik çalışmaların çok önemli bir bölümünü oluşturuyor.” sözlerini dile getirdi. “Anadolu’da yaşayan bir fil türünün ilk örneğini bulduk” Yapılan çalışmalar esnasında keşfedilen hayvan fosilleri arasında Anadolu’da yaşayan bir fil türünün ilk örneğini keşfettiklerini de söyleyen Doç. Dr. Aytek; “Antropolojik çalışmalarda iskeletlerin yanı sıra fosiller de yine çalışmalarımızın çok önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yapılan paleontolojik çalışmalar için antropologlar yetkilendirilmiş, yani bizler bu çalışmaları yürütüyoruz. Biz Denizli’de 2017-2020 yılları arasında beş yıllık yüzey araştırması gerçekleştirdik ve birçok farklı alanda önemli fosiller tespit ettik. Bunlardan en önemlisi de Tavas ilçesindeki Kayaca Fosil Lokalitesi’ydi. 2022 ve 2023 yılında da Denizli Müze Müdürlüğü başkanlığında yine bizimle beraber farklı disiplinlerden hocalarımızın bilimsel sorumluluğunda iki senedir orada kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yaklaşık yedi ile dokuz milyon yıl arasında tarihlendirilen döneme ait birçok hayvana ait önemli fosiller bulduk. Bazıları Anadolu’da çok nadir fosiller. Hatta Beyağaç’ta bir file ait diş bulduk. Bu fil türünün Türkiye’deki ilk örneğini bulduk ve geçen sene 2023 yılında yine dünyanın en önemli dergilerinden birinde bu fili de yayınladık. Onun dışında alanda 30’a yakın farklı hayvan fosilleri bulduk. Bunlarla ilgili bilimsel çalışmalarımız devam ediyor.” dedi. Laboratuvarda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Alper Yener Yavuz ise; “Burada aslında yapılan çalışmaları üç ayrı disipline ayırabiliriz. Bunlar Zooarkeolojik çalışmalar, Paleontolojik çalışmalar ve Paleoantropolojik çalışmalardır. Paleoantropolojik çalışmalar kapsamında pek çok arkeolojik kazı ile birlikte çalışıyoruz. Çalıştığımız kazılardaki insan ve hayvan kemiklerini laboratuvarımıza ve depolarımıza getiriyoruz. Depolarımıza getirdikten sonra insan iskeletleri ve hayvan iskeletleri üzerinde antropolojik çalışmalarımızı yapıyoruz. Bunlarla ilgili bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra yine kendi kazımız olan Denizli’deki Kayaca Fosil Lokalitesi’nden çıkan fosilleri de yine laboratuvarımızda çalışıyoruz.” diye konuştu. “Anadolu’nun farklı yerlerinden yaklaşık 38 farklı kazıdan iskelet arşivimiz var” Bir gazete başlığı ile başladıkları kazı çalışmalarından günümüze kadar 38 farklı kazıdan arşiv elde ettiklerini dile getiren Doç. Dr. Alper Yener Yavuz; “2009 yılında bir gazete haberinde gördüğümüz Antalya Doğu Garajı’nda yapılan “Arkeolojik Çalışmalar Başladı” başlıklı bir haberden sonra iletişime geçtik biz Antalya Müzesi ile. İlk başta kendimiz de kazıya dahil olduk, oraya gittik ve Doğu Garajı’nın gerçekten çok büyük bir nekropol alanı olduğunu gördük. Zaten müzesi de açılmak üzere ya da açıldı. Doğu Garajı ile birlikte birikmeye başlayan iskelet koleksiyonumuz şimdi 37 -38 farklı kazıya ulaşmış durumda. Bu kazılardan hem hayvan hem de insan iskeletlerimiz mevcut. Aslında biraz Doğu Garajı’ndan bahsetmek lazım burada. Çünkü Doğu Garajı belki de Türkiye’deki uzun süreli mezarlık olarak kullanılan en önemli yerlerinden bir tanesi. Yaklaşık olarak 2 bin 500 yıl Doğu Garajı bir metropol olarak kullanılmış. Yaklaşık 12-13 çeşit farklı mezar tipi ile karşılaşıyoruz. Hatta hala da Doğu Garajı’nın arka tarafı günümüzde de Geç Osmanlı Dönemi’nde de mezarlık olarak kullanılmış. Dolayısıyla oradan çok sayıda iskeletimiz var. Yine bunun yanı sıra da Anadolu’nun farklı yerlerinden yaklaşık 38 farklı kazıdan depolarımızda ve laboratuvarımızda çeşitli iskeletler var.” dedi. Öğrenciler bu arşiv sayesinde birinci sınıftan itibaren iskeletler ile tanışmış oluyor” Elde edilen arşiv sayesinde öğrencilerin birinci sınıftan itibaren iskeletler ile tanışıp uygulayarak öğrendiklerini söyleyen Doç. Dr. Yavuz; “Öğrenciler birinci sınıftan başlayan Osteoloji dersi ile birlikte iskeletler ile tanışmış oluyorlar, iskeletleri tanımış oluyorlar ve sadece insan iskeletlerinin değil bunun yanı sıra hayvan iskeletlerinin de olması sayesinde insan kemikleri ile hayvan kemiklerinin arasındaki farkları da çok erken dönemlerde öğrenmeye başlıyorlar. Dolayısıyla aslında şuradan bakmak lazım, birçok şeyi görselden görmekle elle ellemek arasında elle temasla öğrenmek arasında çok önemli bir fark var dolayısıyla birinci sınıfta öğrenciler bunun sonucuna varabiliyorlar. Bu da onlara büyük bir katkı sağlıyor” diyerek bu arşivin öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerinden bahsetti. Antropoloji bölümü için oluşturulan bu arşivin öğrenciler üzerindeki olumlu etkileri ilerleyen dönemlerde yapılacak kazılarda görev alacak olan geleceğin akademisyenlerinin artmasında büyük fayda sağlayacağı ön görülüyor.
26 Mart 2024 Salı - 10:35
Öğrenciler Türkiye’deki 38 farklı kazıdan toplanan 6 bin iskelet öğrencilerin ve bilimin hizmetinde
2013 yılından itibaren yaptıkları çalışmalar ile Türkiye’nin farklı bölgelerinde yapılan 38 kazıdan toplanan 6 binin üzerinde insan iskeleti arşivi ile MAKÜ Antropoloji Bölümü öğrencileri, tarihi görerek öğreniyor. Yapılan kazılarda elde edilen kemikler ve fosiller üzerinde yapılan çalışmalarda eski zamanlarda yaşanan bir cinayet ve kanserli hasta tespit edilirken bu bölgede yaşayan bir file ait tek örnek olan diş fosili ortaya çıkarıldı. Geçmişten günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve binlerce antik kenti içinde barındıran Anadolu coğrafyası antropologlar için büyük bir çalışma ortamı oluşturuyor. Türkiye’deki birçok üniversite de Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte bu antik kentlerde çalışmalar yaparak tarihi gün yüzüne çıkarıyor. Yapılan bu çalışmalar sonucunda tarihe olan ilginin artmasıyla birlikte birçok üniversite de açılan Antropoloji bölümü, öğrencilerine teorik derslerin yanında kazı alanlarından toplanan farklı dönemlere ait kemiklerden oluşan arşivleriyle uygulamalı eğitimler veriyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversite Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Fiziki Antropoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek ve Doç. Dr. Alper Yener Yavuz da öğrencilerin antropoloji derslerini uygulayarak öğrenmeleri açısından üniversiteye büyük bir kemik arşivi oluşturmuş durumda. 2013 yılında başlayan Antalya Doğu Garajı kazısıyla birlikte birçok kazıda görev alan ve farklı medeniyetleri inceleme fırsatı bulan akademisyenler üniversite arşivine yaklaşık 38 kazıdan 6 bin bireyin üzerinde insan iskeleti kazandırdı. Bu iskeletler üzerinde öğrenciler ile birlikte yapılan incelemelerde çok önemli bulgular da elde eden akademisyenler Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ediyorlar. Yapılan çalışmalar ve oluşturulan arşiv hakkında bilgi veren Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Antropoloji Bölümü Fiziki Antropoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek; “Buradaki çalışmalarımız 2013 yılında başladı. Kars’tan Antalya’ya, Çorum’dan İzmir’e kadar Türkiye’nin birçok yerinde 30’dan fazla antik kentte çalışmalarımız devam ediyor. Bu antik kentlerden çıkan insan ve hayvan iskeletlerinin birçoğunu laboratuvarlarımızda çalışıyoruz. Bazılarını direkt antik kentlerde, bazılarını buraya getirip buradaki laboratuvarlarımızda çalışıyoruz. Şu anda yaklaşık 6 binin üzerinde bireye ait iskeletimiz var ve yine bu 2024 yılı içerisinde izinlerini beklediğimiz, buraya gelecek bireylerle bu yıl sonunda muhtemelen 7 bin bireyi geçeceğiz ki bu sayı da muhtemelen Türkiye’deki en büyük iskelet koleksiyonu haline getiriyor laboratuvarımızı. Elimizde Neolitik dönemden Bizans dönemine kadar çok farklı zaman aralıklarından hem insan hem hayvan iskeletleri var. İnsan iskeletlerinde yaş, cinsiyet gibi temel demografik verileri belirledikten sonra bireyler nasıl bir yaşam sürmüş, hangi çevre koşullarında yaşamış ve bazı durumlarda da bireylerin mesleğine kadar fikirler yürütebiliyoruz. Bireyle hangi hastalıkları yaşamış, ölüm sebepleri ne gibi yine önemli bilgileri de hem bireysel bazda hem de toplumsal bazda elde edebiliyoruz. Yine ilerleyen teknoloji ile beraber DNA çalışmaları gibi birçok önemli çalışmaları da gerçekleştirerek toplumlar hakkında çok önemli verilere ulaşabiliyoruz. Elimizdeki iskelet yoğunluğu genel itibari ile Muğla ve Antalya bölgesinden olmakla beraber Türkiye’nin birçok yerinden de farklı iskelet grupları üzerinde birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. İnsan haricinde hayvan iskeletleri üzerinde de yine birçok çalışma gerçekleştiriyoruz. Böylelikle o kentlerde ne tür hayvanlar tüketilmiş, insan hayvan ilişkileri ne durumda, vahşi ya da evcilleştirilmiş hayvanların tüketimleri ile ilgili yine önemli bilgileri ortaya çıkarıyoruz.” dedi. “En büyük iskelet nüfusu bizim üniversitemizde” Yaptıkları çalışmalar sonrası elde ettikleri iskelet arşivi ile en büyük arşivin kendilerinde olduğunu dile getiren Doç. Dr. Aytek; “Türkiye’deki antropolojinin kurucu üniversitelerine baktığımızda Ankara Hacettepe ve İstanbul öne çıkan köklü üniversiteler. En geniş iskelet ağlarının buralarda olduğunu söyleyebiliriz. Ancak özellikle bizim burada son 4-5 yıl içerisinde hızlı gelişen iskelet sayımızın bu üniversiteleri de geçtiğini düşünüyoruz. Çünkü bu üniversitelerdeki hocalarla da genelde irtibat halindeyiz. Zaten küçük bir camia, birbirimizi tanıyoruz. Dolayısıyla şu anki insan iskelet bireyi açısından tabii ki her üniversiteyi tek tek sayamayız ama en kalabalık iskelet koleksiyonunun bizde olduğunu düşünüyoruz. 6 bin çok büyük bir sayı. Ankara’daki üniversitelerde dahi bu sayının olduğunu düşünmüyoruz. Genel olarak söyleyebiliriz ki en büyük iskelet nüfusu bizim üniversitemizdeki laboratuvarda mevcuttur.” şeklinde konuştu. “Türkiye’nin önemli birçok kazı alanlarında çalışıyoruz” Türkiye’deki farklı birçok kazı alanında çalıştıkları da söyleyen Doç. Dr. Aytek; “ Biz çalışmalarımızın büyük çoğunluğunu Muğla, Burdur ve Antalya’da ki antik kentlerde yapıyoruz. Örneğin Antalya’da Patara, Side, Aspendos gibi Türkiye’nin çok önemli kazalarında çalışıyoruz. Yine yakın zamanda Alanya Kalesi ve Syedra Antik Kenti’nde çalışmalar yaptık. Burdur’da kazı çalışmaları üniversitemizdeki hocalarımız tarafından yürütülen Kibyra Antik Kenti’nin iskeletleri de bizde. Muğla’ya baktığımızda yine Muğla tabii arkeolojik anlamda Türkiye’nin en zengin kenti. Yine çok önemli antik kentler olan Stratonikeia, Kaunos, Pedesa, Myndos gibi birçok antik kentin de antopolojik çalışmalarını biz yürütüyoruz. Ama tabi alanımız sadece bununla sınırlı değil. Karaman Ermenek’ten yine önemli iskeletlerimiz var, Çorum’daki yine Türkiye’nin en eski antik kentlerinden biri olan Alacahöyük’te çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” açıklamasında bulundu. “Geçen sene bir kanser türü ve bir cinayet tespit ettik” İnsan kemikleri üzerinde yaptıkları çalışmalarda bir cinayeti ve kanser türünü bulduklarını belirten Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek; “İnsan ya da hayvan iskeletleri üzerinde yapılan çalışmalarda çok önemli bir grubu da patolojik çalışmalar oluşturuyor. Nasıl ki günümüzde birçok hastalık geçiyorsak ve bunlar bizim vücudumuza nasıl yansıyorsa insan iskeletleri üzerine de bazı hastalıklar yansımakta. Elimizde yine çok geniş bir patolojik seri var. Bununla ilgili çok önemli çalışmalar yaptık. Örneğin geçen sene Muğla ilinde bulunan bir bireyde bir kanser türü tespit ettik ve antik dönem için kayıt olarak bunu yayınladık. Bu da hem Muğla için hem de Türkiye antropolojisi için çok önemli bir yayındı. Uluslararası bir ekiple beraber dünyanın patoloji anlamdaki en iyi dergisinde yayınladık. Yine onun dışında birçok farklı patolojiye ait örnekler var. Yine Muğla’da Stratonikeia Antik Kenti’nde cinayete kurban gitmiş bir bireyin kafa tasındaki büyük bir kesi yine önemli bir dergide yayınladı. Bu tip patolojilerde antropolojik çalışmaların çok önemli bir bölümünü oluşturuyor.” sözlerini dile getirdi. “Anadolu’da yaşayan bir fil türünün ilk örneğini bulduk” Yapılan çalışmalar esnasında keşfedilen hayvan fosilleri arasında Anadolu’da yaşayan bir fil türünün ilk örneğini keşfettiklerini de söyleyen Doç. Dr. Aytek; “Antropolojik çalışmalarda iskeletlerin yanı sıra fosiller de yine çalışmalarımızın çok önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yapılan paleontolojik çalışmalar için antropologlar yetkilendirilmiş, yani bizler bu çalışmaları yürütüyoruz. Biz Denizli’de 2017-2020 yılları arasında beş yıllık yüzey araştırması gerçekleştirdik ve birçok farklı alanda önemli fosiller tespit ettik. Bunlardan en önemlisi de Tavas ilçesindeki Kayaca Fosil Lokalitesi’ydi. 2022 ve 2023 yılında da Denizli Müze Müdürlüğü başkanlığında yine bizimle beraber farklı disiplinlerden hocalarımızın bilimsel sorumluluğunda iki senedir orada kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yaklaşık yedi ile dokuz milyon yıl arasında tarihlendirilen döneme ait birçok hayvana ait önemli fosiller bulduk. Bazıları Anadolu’da çok nadir fosiller. Hatta Beyağaç’ta bir file ait diş bulduk. Bu fil türünün Türkiye’deki ilk örneğini bulduk ve geçen sene 2023 yılında yine dünyanın en önemli dergilerinden birinde bu fili de yayınladık. Onun dışında alanda 30’a yakın farklı hayvan fosilleri bulduk. Bunlarla ilgili bilimsel çalışmalarımız devam ediyor.” dedi. Laboratuvarda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Alper Yener Yavuz ise; “Burada aslında yapılan çalışmaları üç ayrı disipline ayırabiliriz. Bunlar Zooarkeolojik çalışmalar, Paleontolojik çalışmalar ve Paleoantropolojik çalışmalardır. Paleoantropolojik çalışmalar kapsamında pek çok arkeolojik kazı ile birlikte çalışıyoruz. Çalıştığımız kazılardaki insan ve hayvan kemiklerini laboratuvarımıza ve depolarımıza getiriyoruz. Depolarımıza getirdikten sonra insan iskeletleri ve hayvan iskeletleri üzerinde antropolojik çalışmalarımızı yapıyoruz. Bunlarla ilgili bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra yine kendi kazımız olan Denizli’deki Kayaca Fosil Lokalitesi’nden çıkan fosilleri de yine laboratuvarımızda çalışıyoruz.” diye konuştu. “Anadolu’nun farklı yerlerinden yaklaşık 38 farklı kazıdan iskelet arşivimiz var” Bir gazete başlığı ile başladıkları kazı çalışmalarından günümüze kadar 38 farklı kazıdan arşiv elde ettiklerini dile getiren Doç. Dr. Alper Yener Yavuz; “2009 yılında bir gazete haberinde gördüğümüz Antalya Doğu Garajı’nda yapılan “Arkeolojik Çalışmalar Başladı” başlıklı bir haberden sonra iletişime geçtik biz Antalya Müzesi ile. İlk başta kendimiz de kazıya dahil olduk, oraya gittik ve Doğu Garajı’nın gerçekten çok büyük bir nekropol alanı olduğunu gördük. Zaten müzesi de açılmak üzere ya da açıldı. Doğu Garajı ile birlikte birikmeye başlayan iskelet koleksiyonumuz şimdi 37 -38 farklı kazıya ulaşmış durumda. Bu kazılardan hem hayvan hem de insan iskeletlerimiz mevcut. Aslında biraz Doğu Garajı’ndan bahsetmek lazım burada. Çünkü Doğu Garajı belki de Türkiye’deki uzun süreli mezarlık olarak kullanılan en önemli yerlerinden bir tanesi. Yaklaşık olarak 2 bin 500 yıl Doğu Garajı bir metropol olarak kullanılmış. Yaklaşık 12-13 çeşit farklı mezar tipi ile karşılaşıyoruz. Hatta hala da Doğu Garajı’nın arka tarafı günümüzde de Geç Osmanlı Dönemi’nde de mezarlık olarak kullanılmış. Dolayısıyla oradan çok sayıda iskeletimiz var. Yine bunun yanı sıra da Anadolu’nun farklı yerlerinden yaklaşık 38 farklı kazıdan depolarımızda ve laboratuvarımızda çeşitli iskeletler var.” dedi. Öğrenciler bu arşiv sayesinde birinci sınıftan itibaren iskeletler ile tanışmış oluyor” Elde edilen arşiv sayesinde öğrencilerin birinci sınıftan itibaren iskeletler ile tanışıp uygulayarak öğrendiklerini söyleyen Doç. Dr. Yavuz; “Öğrenciler birinci sınıftan başlayan Osteoloji dersi ile birlikte iskeletler ile tanışmış oluyorlar, iskeletleri tanımış oluyorlar ve sadece insan iskeletlerinin değil bunun yanı sıra hayvan iskeletlerinin de olması sayesinde insan kemikleri ile hayvan kemiklerinin arasındaki farkları da çok erken dönemlerde öğrenmeye başlıyorlar. Dolayısıyla aslında şuradan bakmak lazım, birçok şeyi görselden görmekle elle ellemek arasında elle temasla öğrenmek arasında çok önemli bir fark var dolayısıyla birinci sınıfta öğrenciler bunun sonucuna varabiliyorlar. Bu da onlara büyük bir katkı sağlıyor.” diyerek bu arşivin öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerinden bahsetti. Antropoloji bölümü için oluşturulan bu arşivin öğrenciler üzerindeki olumlu etkileri ilerleyen dönemlerde yapılacak kazılarda görev alacak olan geleceğin akademisyenlerinin artmasında büyük fayda sağlayacağı ön görülüyor.
25 Mart 2024 Pazartesi - 20:01
Burdur’da iki çekiciden uyuşturucu çıktı, 4 şahıs tutuklandı
Burdur’da ihbar üzerine durdurulan iki çekicide uyuşturucu madde bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 kişi, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 19 Mart’ta Bucak ilçesinde birlikte hareket ettiği tespit edilerek durdurulan iki ayrı çekicide yapılan aramada 55,76 gram metamfetamin ve uyuşturucu madde kullanımına yarayan aparatlar ele geçirildi. Çekicilerde bulunan L.Y., H.H.Ö., A.Ç. ve İ.D. isimli şahıslar gözaltına alındı. Aynı gün "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan mahkemeye çıkartılan 4 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder