Yerel Haberler
Burdur
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:24 Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde 40 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan usta, babasından öğrendiği mesleği yarım asra yaklaşan tecrübesiyle sürdürüyor. Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan ayakkabı tamirciliği, Burdur’un Gölhisar ilçesinde iki usta tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Bu ustalardan biri olan Ali Şakar (55), küçük yaşlarda babasının yanında çırak olarak başladığı mesleğini 40 yıldır aralıksız sürdürüyor. Değişen tüketim alışkanlıkları ve hazır ürün kullanımının artmasıyla birlikte tamir kültürünün zayıflarken Şakar, en büyük sıkıntının çırak yetişmemesi olduğunu ifade etti. Mesleğin gelecek nesillere aktarma konusunda kaygılı olduğunu belirten Şakar, gençler bu işi yapmak istemediğinden ve kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin olmadığını söyledi. "Bizi üzen nokta bu mesleğin kaybolacak olması" İlkokula giderken boş zamanlarında babasının yanına gelerek ayakkabı tamirciliğini öğrendiğini anlatan Ali Şakar, "40-45 senedir bu işi yapıyorum. Babamdan öğrendiğim gibi yıllardır bu mesleği sürdürüyorum. Ayakkabı tamiri, boyaması, valiz, çanta gibi tüm eşyaların tamirini yapıyoruz. İlçemizde de bu mesleği yapan 2 kişi kaldık. Bir tanesi Armutlu Mahallesi’nde, merkezde de biz varız. Başka da kimse kalmadı. Çırak da zaten bulunmuyor. Artık herkes hazıra yöneldi. Bizi üzen nokta da bu mesleğin kaybolacak olması. Ben mesleği babamın yanında, ilkokulu okurken öğrendim. Ama şimdi gençlerden hevesli kimse yok" dedi.
Serençay Kanyonu ve Teke Sarayı doğal güzelliğiyle geçmişe ışık tutuyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:29 Serençay Kanyonu ve Teke Sarayı doğal güzelliğiyle geçmişe ışık tutuyor Burdur’un Günalan köyü ile Askeriye köyü arasında yer alan Serençay Kanyonu, sahip olduğu doğal yapısı ve tarihi mağara yerleşimleriyle dikkat çekiyor. Kanyon çevresinde bulunan M.S. 4 veya 6. yüzyılında yerleşim yeri olarak kullanılan Teke Saray’ı geçmişe ışık tutan önemli izleri taşıyor. Serençay Kanyonu’nun isminin, "seren" kelimesinin uzun anlamına gelmesinden dolayı bu şekilde adlandırıldığı rivayet ediliyor. Kanyonun sağ ve sol yamaçlarında, M.S. 4 veya 6. yüzyıla tarihlendirilen tarihi yerleşim alanları bulunuyor. Bölgeye ’Tekke Sarayı’ denmesinin nedeninin çobanların özellikle yağmurlu ve karlı havalarda keçi sürülerini burada dinlendirmesi olduğu belirtilirken keçi sürüsünün başındaki erkek keçiye ’tekke’ denilmesi nedeniyle bu ismin zamanla yerleştiği ifade edildi. Bölgede bulunan kayaların kolay bir şekilde oyulabildiği için halk arasında "Kadife Kale" olarak da bilinen bu yerleşim yerleri Genç Roma ya da Erken Hristiyanlık Dönemine ait olabileceğine yönelik çalışmalar yapıldı. Bölgeye, yabancı bilim insanları da zaman zaman gelerek çalışmalar yapılığı öğrenilirken 1835 yılında İngiliz gezgin Hamilton’un Burdur’a gelerek Kadife Kale’yi ziyaret ettiği ve eserlerinde buraya yer verdiği, ayrıca 1940 yılında bölgeyle ilgili bir doktora çalışmasının yapıldığı belirtildi. "Kanyonun içerisinde, sağlı sollu şekilde tarihi yerleşim alanları yer almaktadır" Burdur İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Osman Koçibay, Serençay Kanyonu ve Tekke Sarayı’nın Burdur’un doğal ve tarihi güzelliklerinden biri olduğunu belirterek, "Serençay Kanyonu’nun, adını ’seren’ kelimesinin uzun anlamına gelmesinden aldığı rivayet edilmektedir. Serençay Kanyonu, Günalan köyü ile Askeriye köyü arasında uzanan Askeriye Çayı üzerinde bulunmaktadır. Kanyonun içerisinde, sağlı sollu şekilde tarihi yerleşim alanları yer almaktadır. Bu yerleşimlerin M.S. 4. ya da 6. yüzyıla tarihlendiği ifade edilmektedir. Mağaraların içerisinde geçmişte insan yerleşimlerinin olduğu bilinmektedir. Bölgeye geçmişte "Teke Sarayı" ismi verilmiştir. Bunun sebebi, geçmişte çobanların özellikle yağmurlu ve karlı havalarda keçi sürülerini burada dinlendirmeleridir. Keçi sürüsünün başındaki erkek keçiye ’teke’ denilmesi nedeniyle buraya Teke Sarayı adı verilmiştir. Serençay Kanyonu’na verilen bir diğer isim ise Kadife Kaledir. Bu ismin verilme sebebi, kanyon içerisinde bulunan kayaların kolay bir şekilde oyularak mağara haline dönüştürülebilmesidir" dedi. "Serençay Kanyonu, batılı bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir" Bölgenin önemine ilişkin bir çok çalışmanın yapıldığını anlatan Osman Koçibay, "Bu bölgenin önemine ilişkin olarak Prof. Dr. Mehmet Özsay, alanın Genç Roma ya da Erken Hristiyanlık Dönemine ait olabileceğini ifade etmektedir. Bu değerlendirmeye göre, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Roma İmparatorluğu tarafından Hristiyanlara yönelik baskılar uygulanmıştır. Bu baskılardan kaçan bazı toplulukların, bu mağaralara gelerek ilk Hristiyanlık döneminde buralarda yaşadıklarına dair rivayetler bulunmaktadır. Mağaraların bazı bölümlerinde mezar alanlarının da yer aldığı belirtilmektedir. Serençay Kanyonu, batılı bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir. Hamilton, 1835 yılında Anadolu’ya geldiğinde Isparta’dan Burdur’a geçerken Kadife Kale’yi ziyaret etmiş ve burayla ilgili bilgilere eserinde yer vermiştir. Ayrıca 1940 yılında Türkiye’ye gelen bir bilim insanı tarafından bölgeyle ilgili bir doktora tezi hazırlandığı ifade edilmektedir" şeklinde konuştu.
Serençay Kanyonu ve Teke Sarayı doğal güzelliğiyle geçmişe ışık tutuyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:28 Serençay Kanyonu ve Teke Sarayı doğal güzelliğiyle geçmişe ışık tutuyor Burdur’un Günalan Köyü ile Askeriye Köyü arasında yer alan Serençay Kanyonu, sahip olduğu doğal yapısı ve tarihi mağara yerleşimleriyle dikkat çekiyor. Kanyon çevresinde bulunan M.S. 4 veya 6. yüzyılında yerleşim yeri olarak kullanılan Teke Saray’ı geçmişe ışık tutan önemli izleri taşıyor. Serençay Kanyonu’nun isminin, "seren" kelimesinin uzun anlamına gelmesinden dolayı bu şekilde adlandırıldığı rivayet ediliyor. Kanyonun sağ ve sol yamaçlarında, M.S. 4 veya 6. yüzyıla tarihlendirilen tarihi yerleşim alanları bulunuyor. Bölgeye ’Tekke Sarayı’ denmesinin nedeninin çobanların özellikle yağmurlu ve karlı havalarda keçi sürülerini burada dinlendirmesi olduğu belirtilirken keçi sürüsünün başındaki erkek keçiye ’tekke’ denilmesi nedeniyle bu ismin zamanla yerleştiği ifade edildi. Bölgede bulunan kayaların kolay bir şekilde oyulabildiği için halk arasında "Kadife Kale" olarak da bilinen bu yerleşim yerleri Genç Roma ya da Erken Hristiyanlık Dönemine ait olabileceğine yönelik çalışmalar yapıldı. Bölgeye, yabancı bilim insanları da zaman zaman gelerek çalışmalar yapılığı öğrenilirken 1835 yılında İngiliz gezgin Hamilton’un Burdur’a gelerek Kadife Kale’yi ziyaret ettiği ve eserlerinde buraya yer verdiği, ayrıca 1940 yılında bölgeyle ilgili bir doktora çalışmasının yapıldığı belirtildi. "Kanyonun içerisinde, sağlı sollu şekilde tarihi yerleşim alanları yer almaktadır" Burdur İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Osman Koçibay, Serençay Kanyonu ve Tekke Sarayı’nın Burdur’un doğal ve tarihi güzelliklerinden biri olduğunu belirterek, "Serençay Kanyonu’nun, adını ’seren’ kelimesinin uzun anlamına gelmesinden aldığı rivayet edilmektedir. Serençay Kanyonu, Günalan Köyü ile Askeriye Köyü arasında uzanan Askeriye Çayı üzerinde bulunmaktadır. Kanyonun içerisinde, sağlı sollu şekilde tarihi yerleşim alanları yer almaktadır. Bu yerleşimlerin M.S. 4. ya da 6. yüzyıla tarihlendiği ifade edilmektedir. Mağaraların içerisinde geçmişte insan yerleşimlerinin olduğu bilinmektedir. Bölgeye geçmişte "Teke Sarayı" ismi verilmiştir. Bunun sebebi, geçmişte çobanların özellikle yağmurlu ve karlı havalarda keçi sürülerini burada dinlendirmeleridir. Keçi sürüsünün başındaki erkek keçiye ’teke’ denilmesi nedeniyle buraya Teke Sarayı adı verilmiştir. Serençay Kanyonu’na verilen bir diğer isim ise Kadife Kaledir. Bu ismin verilme sebebi, kanyon içerisinde bulunan kayaların kolay bir şekilde oyularak mağara haline dönüştürülebilmesidir" dedi. "Serençay Kanyonu, batılı bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir" Bölgenin önemine ilişkin bir çok çalışmanın yapıldığını anlatan Osman Koçibay, "Bu bölgenin önemine ilişkin olarak Prof. Dr. Mehmet Özsay, alanın Genç Roma ya da Erken Hristiyanlık Dönemine ait olabileceğini ifade etmektedir. Bu değerlendirmeye göre, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Roma İmparatorluğu tarafından Hristiyanlara yönelik baskılar uygulanmıştır. Bu baskılardan kaçan bazı toplulukların, bu mağaralara gelerek ilk Hristiyanlık döneminde buralarda yaşadıklarına dair rivayetler bulunmaktadır. Mağaraların bazı bölümlerinde mezar alanlarının da yer aldığı belirtilmektedir. Serençay Kanyonu, batılı bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir. Hamilton, 1835 yılında Anadolu’ya geldiğinde Isparta’dan Burdur’a geçerken Kadife Kale’yi ziyaret etmiş ve burayla ilgili bilgilere eserinde yer vermiştir. Ayrıca 1940 yılında Türkiye’ye gelen bir bilim insanı tarafından bölgeyle ilgili bir doktora tezi hazırlandığı ifade edilmektedir" şeklinde konuştu.
Burdur’da 11 ayda 10 bin 50 asayiş olayı yaşandı
12 Aralık 2025 Cuma - 12:21 Burdur’da 11 ayda 10 bin 50 asayiş olayı yaşandı Burdur’da yılın ilk 11 ayında il genelinde 10 bin 50 olay asayiş olayı meydana gelirken suçlarla mücadelede önemli operasyonlar gerçekleştirildi. Kasım ayı genel güvenlik toplantısı Vali Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Balcı ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı ilk 11 aylık dönem içerisinde ait asayiş, terör, uyuşturucu, siber suçlar, organize suçlar ve trafik verileri kamuoyuyla paylaşıldı. İlk 11 aylık dönemde; il genelinde 2025 yılı içerisinde kişilere karşı 4 bin 313, malvarlığına karşı 970, millete ve devlete karşı 99, topluma karşı 800 ve takibi gerektiren 3 bin 868 olmak üzere toplam 10 bin 50 olay meydana geldiği ve geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 1’lik azalış sağlandığı belirtildi. Aranan şahıs ve uyuşturucu ile mücadele Haklarında yakalama kararı bulunan firari şahısların güvenlik ve asayiş yönünden tehlike arz etmelerinin önüne geçilmesine yönelik vatandaşların huzur ve güvenliklerinin tesisini sağlama azim ve kararlılıkla il genelinde yapılan çalışmalarda bin 641 firari şahıs yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Yine kolluk kuvvetlerince 2025 yılı içerisinde ruhsatsız silah ve silah kaçakçılığına yönelik gerçekleştirdiği operasyonlarda çeşitli evsafta toplam 416 ruhsatsız silah ele geçirilirken, 464 şahıs hakkında işlem yapıldı. Açıklamada geleceğin teminatı olan gençlere ve çocukları zehirlemeye çalışan uyuşturucu tacirlerine ve sokak satıcılarına geçit vermemekte kararlı olduklarını belirtildi. 2025 yılı içerisinde; uyuşturucu ticareti suçundan 94, kullanmak ve diğer suçlardan 349 olmak üzere toplam 443 olay meydana gelirken, gözaltına alınan 97 şüpheli tutuklandı. Gerçekleştirilen operasyonlarda; 37 kilo 134 gram skunk, 2 kilo 88 gram esrar, 2 kilo 69 gram bonzai, 460 gram metamfetamin, 46 gram eroin, 875 adet sentetik ecza, 32 adet ecstasy, 113 kök Hint keneviri ele geçirildi. Trafik denetimleri sürüyor 2025 yılında toplam 994 bin 184 araç ve sürücüsü sorgulanırken geçen yılın aynı dönemine oranla sorgulanan araç sayısı yüzde 20 artış gösterdi. Yapılan denetimlerde trafik yönünden kusurlu bulunan 86 bin 700 araca/sürücüsüne idari para cezası uygulandı. Okul servis araçlarına yönelik yapılan denetimlerde 2 bin 188 araç kontrol edilirken, bu araçlardan 129’üne işlem tesis edildi. 2024 aynı dönemine oranla sorgulanan araç sayısı yüzde 1 artış gösterdi. Çevreye rahatsızlık veren araçlara yönelik yapılan denetimlerde; 68 araca drift atmak suçundan toplam 3 milyon 015 bin 480 TL cezai işlem uygulanırken, araçlar geçici olarak trafikten men edilerek sürücü belgelerine 60 gün süre ile el konuldu. Ayrıca 605 araca yüksek ses, 283 araca abartı egzoz kullanımı, 284 araca kamunun rahat ve huzurunu bozma (kişileri korkutmak, keyfi olarak seyir emniyetini ihlal etmek vb.) ihlallerinden olmak üzere toplam bin 59 araca/sürücüsüne 3 milyon 365 bin 337 TL cezai işlem uygulandı. Belirtilen ihlaller ile alakalı cezai işlem uygulanan araç/ sürücü sayılarında bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 14 artış görüldü.