Yerel Haberler
Burdur
Kızgın sac üzerinde 7 saniyede pişiyor, porsiyonu 120 liradan satılıyor
04 Şubat 2024 Pazar - 09:02 Kızgın sac üzerinde 7 saniyede pişiyor, porsiyonu 120 liradan satılıyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir pişirilen yaprak kavurma 1 yıl önce coğrafi işaret alarak tescillendi. Dana eti kullanılan ve kızgın sac üzerinde sadece 7 saniyede pişirilen kavurmadan yemek için ülkenin dört bir yanından gelenlerin sayısı artarken ilçede sadece 2 kavurma ustası kaldı. Burdur’un Gölhisar ilçesinde yarım asrı aşkın süredir pişirilen yaprak kavurma 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde 1309 numarası ile 28 Nisan 2021 tarihinden itibaren korunmak üzere, 9 Ocak 2023 tarihinde ’Coğrafi İşaret tescili’ aldı. Tescilden sonra ülke genelinde bilinirliği artan yöresel lezzete talep de gün geçtikçe çoğaldı. Gölhisar Kavurması ülke genelinde ün kazansa da ilçede bu yemeği yapan son 2 iş yerinin kalması nedeniyle kavurmanın değeri daha da arttı. Kızgın sac tava üzerinde 7 saniyede pişmesiyle bilinen Gölhisar kavurmasının her zaman taze ve sıcak olması da insanlar üzerinde merak uyandırmasının en büyük nedeni olarak görünmekte. İlçede yaklaşık 36 senedir kavurmacılık mesleğini icra eden Osman Kaya (54) 1 yıl önce coğrafi işaret alan Gölhisar Kavurması hakkındaki gururu ve mutluluğunu paylaşırken; “Gölhisar Kavurmamız tescilleneli 1 yıl oldu. Yaklaşık 36 yıldır bu işi yapmaktayım. Kavurmanın tescillenmesinden sonra işlerimiz ciddi oranda arttı. Sürekli gelenlerin yanına yeni gelenler eklendi. Kavurmanın tadına bakan herkes memnun kaldı. Böyle bir lezzeti görenler kavurmanın 7 saniyede piştiğini de gördükten sonra çok şaşırıyorlar. Bir de sıcak servis edildiğinden her tadanın memnuniyeti daha da artıyor” dedi. Sumaklı soğan, domates ve manda yoğurdu veya keçi yoğurdu ile servis edilen Gölhisar kavurmasının yapım sürecinden de bahseden Osman Kaya, “Eskiden keçi etinden yapılan Gölhisar kavurması şimdi ise dana etinden yapılıyor. Yaprak şeklinde doğranan etler üzerinde kızgın yağ bulunan sac tava üzerine atılarak 7 saniyede pişirilir ve sıcak bir şekilde servis edilir. Gölhisar kavurmasının güncel fiyatı ise 120 Türk Lirası olarak sunulmaktadır” şeklinde konuştu. Finike’den ticaret amacıyla Gölhisar’a gelen ve çevresinin tavsiyesi sonucu merak ettiği Gölhisar kavurmasını tatmak isteyen Hasan Özarslan, “Buraya Finike’den geliyorum. Tavsiye ettiler buraya geldim. Gerçekten eşsiz bir lezzet. Ustamın ellerine sağlık, teşekkür ederim” dedi. Muğlalı pazarcı Nurettin Karagöz ise “Muğla’dan geliyorum. Allah izin verirde Gölhisar’a yolum düşerse geldiğimde kavurma yemeden geri dönmem. Hatta bugün tam gidiyordum sırf bu kavurmayı yemek için geri döndüm, on numara beş yıldız bir lezzet ustamın ellerine sağlık” diye konuştu.
Coğrafi işaretli Gölhisar Kavurmasının bilinirliği arttı, ustası azaldı
04 Şubat 2024 Pazar - 08:58 Coğrafi işaretli Gölhisar Kavurmasının bilinirliği arttı, ustası azaldı Burdur’un, Gölhisar ilçesinde, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir pişirilen yaprak kavurma Türk Patent Enstitüsü tarafından 1 yıl önce tescillendi. Dana eti kullanılan ve kızgın saç üzerinde sadece 7 saniyede pişirilen kavurma için ülkenin her yerinden kavurma yemeye gelenlerin sayısı artarken ilçede sadece 2 kavurma ustası kaldı. Burdur’un Gölhisar ilçesinde yarım asrı aşkın süredir pişirilen yaprak kavurma 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde 1309 numarası ile 28 Nisan 2021 tarihinden itibaren korunmak üzere, 09 Ocak 2023 tarihinde Türk Patent Enstitüsü tarafından “Coğrafi İşaret tescili” aldı. Tescilden sonra ülke genelinde bilinirliği artan yöresel lezzete talep de gün geçtikçe çoğaldı. Gölhisar Kavurması ülke genelinde ün kazansa da ilçede bu yemeği yapan son 2 iş yerinin kalması nedeniyle kavurmanın değeri daha da arttı. Kızgın sac tava üzerinde 7 saniyede pişmesiyle bilinen Gölhisar kavurmasının her zaman taze ve sıcak olması da insanlar üzerinde merak uyandırmasının en büyük nedeni olarak görünmekte. İlçede yaklaşık 36 senedir kavurmacılık mesleğini icra eden Osman Kaya (54) 1 yıl önce coğrafi işaret alan Gölhisar Kavurması hakkındaki gururu ve mutluluğunu paylaşırken; “Gölhisar Kavurmamız tescilleneli 1 yıl oldu. Yaklaşık 36 yıldır bu işi yapmaktayım. Kavurmanın tescillenmesinden sonra işlerimiz ciddi oranda arttı. Sürekli gelenlerin yanına yeni gelenler eklendi. Kavurmanın tadına bakan herkes memnun kaldı. Böyle bir lezzeti görenler kavurmanın 7 saniyede piştiğini de gördükten sonra çok şaşırıyorlar. Bir de sıcak servis edildiğinden her tadanın memnuniyeti daha da artıyor.” dedi. Sumaklı soğan, domates ve manda yoğurdu veya keçi yoğurdu ile servis edilen Gölhisar kavurmasının yapım sürecinden de bahseden Osman Kaya; “Eskiden keçi etinden yapılan Gölhisar kavurması şimdi ise dana etinden yapılıyor. Yaprak şeklinde doğranan etler üzerinde kızgın yağ bulunan sac tava üzerine atılarak 7 saniyede pişirilir ve sıcak bir şekilde servis edilir. Gölhisar kavurmasının güncel fiyatı ise 120 Türk Lirası olarak sunulmaktadır.” şeklinde konuştu. Finike’den ticaret amacıyla Gölhisar’a gelen ve çevresinin tavsiyesi sonucu merak ettiği Gölhisar kavurmasını tatmak isteyen Hasan Özarslan; “Buraya Finike’den geliyorum. Tavsiye ettiler buraya geldim. Gerçekten eşsiz bir lezzet. Ustamın ellerine sağlık, teşekkür ederim” dedi. Muğlalı Pazarcı Esnafı Nurettin Karagöz ise; “Muğla’dan geliyorum. Allah izin verirde Gölhisar’a yolum düşerse geldiğimde kavurma yemeden geri dönmem. Hatta bugün tam gidiyordum sırf bu kavurmayı yemek için geri döndüm, on numara beş yıldız bir lezzet ustamın ellerine sağlık” diye konuştu. (SK-
Burdur’da 2023-2024 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi güvenlik toplantısı yapıldı
01 Şubat 2024 Perşembe - 18:17 Burdur’da 2023-2024 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi güvenlik toplantısı yapıldı Burdur’da 2023-2024 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde öğrencilerin huzur ve güven ortamında eğitim görebilmeleri amacıyla güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Burdur’da eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde öğrencilerin huzur ve güven ortamı içerisinde eğitimlerini sürdürebilmesi için okul çevrelerinde maruz kalabilecekleri her türlü olumsuzlukların engellenmesi ve trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik tedbirlerin detaylı bir şekilde ele alındığı toplantı gerçekleştirildi. İlgili kurum yöneticilerinin yanı sıra, okul müdürleri, okul aile birliği ve öğrenci servislerini temsilen kişilerin katıldığı toplantıya, Yeşilay temsilcisi ve uyuşturucu ile mücadele konusunda uzman personeller de katıldı. Toplantıda okul güvenliği, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadele ve diğer hususlar ile okul servis araçlarının çalışmaları ve karşılaşılabilecek sorunların çözümüne yönelik konular görüşülerek, alınması ve planlanması gereken tüm asayiş ve trafik tedbirleri görüşüldü. Sunumların ardından görüş ve önerilerin dile getirilmesi ile toplantı sona erdi. Toplantıya Burdur Valisi Türker Öksüz, İl Özel İdaresi’nde yapılan toplantıya başta Vali Türker Öksüz olmak üzere Vali Yardımcısı Yunus Emre Akpınar, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Mustafa Güder, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci, İl Sağlık Müdürü M. Murat Erk, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Ayşen Til, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Sedat Kulak, İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Binbaşı Suat Aktürk, okul müdürleri, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Burdur Şube Başkanı Osman Koçibay, Bur-Tur Öğrenci Servisleri Kooperatifi Başkanı Murat Aygül, Karayolları 134. Şube Şefliği Bakım Mühendisi Nihan Yıldız ve okul aile birliği temsilcileri katıldı.
Burdur’da 2024 yılı toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahları belli oldu
30 Ocak 2024 Salı - 13:28 Burdur’da 2024 yılı toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahları belli oldu Burdur’da 2024 yılında yapılacak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahları ile çağrı ve propaganda araçlarının asılması gereken yerler belli oldu. 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince Burdur’da 2024 yılında yapılacak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergahları ile çağrı ve propaganda araçlarının asılması gereken yerler Valilik tarafından yayınlandı. 2024 yılında toplantı yerleri Cumhuriyet Meydanı ve Özgürlük ve Demokrasi Meydanı olarak belirlendi. Yürüyüş güzergahları ise toplantının Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması halinde Çatalpınar kavşağından başlayıp Gazi Caddesi’ni takiben Cumhuriyet Meydanı’nda son bulması veya Burdur Belediye İstasyon Aile Çay Bahçesi’nden başlayıp İstasyon Caddesi’ni takiben Adliye Caddesi ve Namık Kemal Caddesi’nin kesiştiği kavşaktan itibaren bölünmüş yolun sağ tarafından devam ederek Cumhuriyet Meydanı’nda son bulması olarak belirlendi. Toplantının Demokrasi ve Özgürlük Meydanı’nda yapılması halinde ise Belediye Konferans ve Sergi Salonu önünden başlayıp, Yunus Emre Caddesi’ni takiben Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda son bulması veya Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp, Atatürk Caddesi ve Şeker Caddesi’ni takiben Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda son bulması olarak belirlendi. Çağrı ve propaganda araçlarının asılması gereken yerleri de belirleyen valilik toplantı gün ve saatleri ile sınırlı kalmak kaydıyla toplantı yeri ile yürüyüş güzergahlarındaki yerlere bu araçların asılabileceğini bildirdi.
Burdur Gölü iklim değişikliği nedeniyle can çekişiyor
30 Ocak 2024 Salı - 12:53 Burdur Gölü iklim değişikliği nedeniyle can çekişiyor Dünya üzerinde gerçekleşen iklim değişikliği, yanlış yapılan tarım faaliyetleri, kaçak sondajlar ve can damarları üzerine kurulan barajlar nedeniyle kuraklıkla boğuşan Burdur Gölü, en yüksek olduğu 1971 yılındaki su seviyesinin neredeyse yarısını kaybetti. Türkiye’nin 7. büyük gölü olan ve kuraklıkla boğuşan Burdur Gölü gün geçtikçe farklı etkenlerden dolayı su kaybediyor. İklim değişikliği nedeniyle eskisi kadar yağışın olmaması, bölgede gerçekleştirilen tarımsal faaliyetlerde kaçak sondajların kullanılması, gölü besleyen derelerin üzerine barajların yapılması bunların başında geliyor. Özellikle son 3 yıldır bölgede yağış miktarının çok düşük olması nedeniyle beslenemeyen göl, çevresinde yerli halk tarafından yapılan büyükbaş hayvancılık ve vahşi sulama nedeniyle de günden güne yok oluyor. Son dönemlerde yerli halkın ekonomik getirisi yüksek olduğundan dolayı büyükbaş hayvancılığa yönelmesi nedeniyle bölgedeki arazilerine suyun en büyük düşmanı olan mısır ve yonca ekmesi, bunu da kurulan sondajlarla sulaması göl sularının çekilmesinde büyük rol oynuyor. Gölün en yüksek seviyeye ulaştığı 1971 yılının Temmuz ayında 857,37 metre olarak ölçülen su kotu 2024 Ocak ayındaki ölçümde 837,35 metreye düştü. Yine 1971 yılı Temmuz ayında 17 bin 998, 210 hektar alan ölçülen yüzey alanı 2024 Ocak ayında 12 bin 59,85 hektar alan olarak ölçüldü. Burdur Gölü’nün şu anki hacmi ise 3 bin 575, 33 hektometre küpe kadar düşmüş durumda. Bölgede 2005 yılından itibaren göl projelerinde yer alan ve büyükbaş hayvancılık ve sulu tarım yerine küçükbaş hayvancılık ve susuz tarıma geçilmesi adına çalışmalar yaparak bölge halkına örnek olmaya çalışan Veteriner Öztürk Sarıca; birçok araziye lavanta, gül, adaçayı ve ay çiçeği gibi susuz tarım ürünleri ekerek hem ekonomik getirisinin yüksek olduğunu hem de susuz olarak da tarım yapılabileceğini bölge halkına göstermiş durumda. Diktiği tıbbi aromatik bitkilerin bölgeye turizm getirisinin de olduğunu dile getiren Öztürk Sarıca, gölün kurumasının önlenemez olduğunu ancak kullanılan bu yöntemlerle yavaşlatılabileceğinin yöre çiftçilerine benimsetilmesi için çabalıyor. 2005 yılından itibaren Burdur Gölü’nün kurtarılmasına yönelik suların tasarruflu kullanılmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Öztürk Sarıca, “Aslında artık Burdur Gölü’nün kurumama şansı yok. Burdur Gölü kuruyacak. Ama en azından biz Burdur Gölü’nün ömrünü uzatmaya çalışıyoruz. Özellikle etraftaki toz bulutlarının insan sağlığına zarar vermemesi için göl çekilirken en azından suyun çekilmiş olduğu alanlarda ki tozluk alanların tuzcul bitkilerle kaplanması adına ve Burdur’daki iklimin değişmemesi adına şu an da mücadele ediyoruz. Göller Yöresi ciddi anlamda küresel ısınmadan nasibini alan bir bölge. Burada ciddi anlamda iklimsel şartlar çok değişti. Artık daha fazla sıcak yaşamaya başladık. Dolayısıyla buharlaşma çok arttı. Bunun da yanında yörede ciddi anlamda bir büyükbaş hayvancılığı var. Aslında büyükbaş hayvancılığı için çok da uygun bir alan değil. Ama bunun yanında yıllardan beri büyükbaş hayvancılığı insanların ciddi anlamda ekonomik getirilerini sağladığı bir ekonomik getiri haline dönüştü. Büyükbaş hayvancılıkta mısır ve yonca üretimi olmazsa olmaz. Mısır ve yonca da çok fazla su tüketen bitkiler. Dolayısıyla göller yöresindeki göletler ve yer altı sondajlarının büyük bir kısmı bu mısır ve yonca üretimine destek veriyor. Dolayısıyla yer altı suları ve fosil sular artık kullanılmaya başlandı. Bu nedenle gelecek nesillerin içme suları bile tehlike altında. Tabii bir de Burdur Gölü’ne gelen akarsuların da önü barajlar ile kesilince Burdur Gölü buharlaşma ile kaybettiği su ve yer altından beslenememesinden dolayı hızlı bir şekilde yok olmanın eşiğine gelmiş durumda. Şu anda Burdur Gölü yarıya yakın kısmını kaybetti” şeklinde konuştu. Büyükbaş hayvancılığa alternatif yetiştiricilik modeline geçilmesi gerekiyor Göller yöresinde bu su kaybını yavaşlatmak adına yapılması gerekenlerden de bahseden Öztürk Sarıca, “Biz projemiz çerçevesinde yıllardan beridir özellikle alternatif üretim modellerini bölgede sunmaya çalışıyoruz. Büyükbaş hayvancılığa alternatif olarak küçükbaş hayvancılık ve su tüketmeyen aromatik bitkiler ya da günümüzde susuz tarım dediğimiz uygulamalar. Dolayısıyla bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Özellikle yöreye uygun Honamlı keçisi yetiştiriciliği ve bunun yanında ekonomik değeri ciddi anlamda daha fazla olan lavanta, kekik, adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkilere geçilmesi bölge ekonomisine hem katkı sağlanacaktır hem de diğer taraftan ciddi anlamda sular konusunda yörede kazanım sağlayacaktır” sözlerini sarf etti. Burdur Gölü’nün kurtarılması gibi bir çözüm yok sadece kuruma yavaşlatılabilir Burdur Gölü’nün ciddi bir yağış ve iklim değişikliği olmadığı sürece kurumaktan kurtulamayacağını dile getiren Öztürk Sarıca, “Burdur Gölü kuruyor. Burdur Gölü’nün kurtarılması diye bir çözüm yolu yok, artık o dönemler geçti. Artık yapılabilecek tek şey gölün ömrünü uzatmak adına çalışmalar olacaktır. Ciddi anlamda iklim şartları değişir, çok ciddi yağışlar alınırsa belki Burdur Gölü eski durumuna gelebilir ki şu an için öyle bir durum görünmüyor. Dolayısıyla bölgede yapılması gereken suyun tasarruflu kullanılması, vahşi sulamanın tamamen bitirilmesi, bunun yanında damlama sulama sistemlerine geçilmesi ve suyun yer altından borularla nakledilmesi gerekiyor. Özellikle sulama suyu konusunda. Ya da bölgede tamamen susuz yetişen tıbbi aromatik bitkilere geçilmesi gerekiyor. Bunun desteklenmesi lazım ki çiftçimiz bu modellere geçebilsin” dedi. Burdur Gölü’nün kuraklığa karşı verdiği mücadele ise havadan çekilen görüntülerle apaçık bir şekilde görülüyor.