Yerel Haberler
Burdur
Burdur’a 15 yıl sonra yolcu treni geliyor
09 Ocak 2024 Salı - 13:22 Burdur’a 15 yıl sonra yolcu treni geliyor Pamukkale Ekspresi’nin kaldırılmasıyla birlikte 15 yıldır sadece yük trenlerinin kullandığı Burdur Garı Güller Express ile tekrar eski günlerine dönüyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Mart 1930 yılında talimatıyla yatırıma alınan ve 6 yıl içinde tamamlanan Burdur Garı Gümüşgün-Burdur arasındaki rayların döşenmesiyle birlikte yıllarca bölgenin en önemli ulaşım noktalarından biri olmuştu. Burdur- İzmir seferlerinin yapıldığı Göller Ekspresi’nin 3 Mart 2008 yılında, Burdur- İstanbul seferlerinin gerçekleştirildiği Pamukkale Ekspresi’nin ise 25 Temmuz 2008’de kaldırılmasıyla birlikte 15 yılı aşkın bir süredir yolcu taşımacılığı yapılmayan Burdur Tren Garı’nı sadece yük vagonları kullanıyordu. Burdur Tren Garı’ndan yolcu bileti alan vatandaşlar ise son zamanlarda otobüslerle Isparta Gümüşgün’e taşınarak, trene bindiriliyor. Yine aynı şekilde, tren yolculuğunu yapan ve Burdur’a gelmek isteyen vatandaşlar, otobüslerle Gümüşgün’den Burdur’a taşınıyorlardı. 2008 yılından beri yalnızca yük vagonlarının kullandığı güzergah 20 Aralık 2023 tarihinde hizmete giren Güller Ekspresi ile yine canlanacak. Yapılan açıklamada, “Burdur Tren Gar’ına gelecek olan yolcu treni nihayetinde 15 Ocak 2024 Pazartesi günü geliyor. Isparta’dan 09.30’da hareketle 10.20’de Burdur’da, 10.30’da Burdur’dan Basmane(İzmir) istikametine hareket edecek olan Güller Ekspresi 19.30’da Basmane’ye (İzmir) varacaktır. Güller Ekspresi 10.40’ta İzmir istikametinden hareketle 18.50’de Burdur Tren Gar’ına gelmiş olacak” denildi.
Kas hastası Ege, yüzerek hayata tutundu
07 Ocak 2024 Pazar - 13:23 Kas hastası Ege, yüzerek hayata tutundu Burdur’da 5 yaşındayken kas erimesi hastalığı teşhisi konulan Ege Uğurcan Sarıyıldız, hastalığını yüzerek yavaşlatmayı başardı. Havuza girmekte zorluk yaşayan Sarıyıldız’ın talebiyle yüzme havuzuna engelli asansörü alınarak, engellilerin de rahatlıkla havuza girmesi sağlandı. Engelli bireylere seslenen Ege, “Hastalıkla ve engelle mücadele etmeyi asla bırakmayın” dedi. 5 yaşındayken ailesi tarafından fark edilen Duchenne Musküler Distrofi (DMD) kas erimesi hastalığı sonrasında 13 yaşında tekerlekli sandalyeyle yaşamak zorunda kalan ama hayata küsmeyip mücadeleyi seçen 26 yaşındaki Burdurlu Ege Uğurcan Sarıyıldız, tanıştığı yüzme sporuyla hastalığını yavaşlatmayı başardı. Çocukluk yaşlarında evlerinin bahçesine yaptırdıkları havuzda yüzen Ege şimdilerde ise Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan kapalı yüzme havuzuna gelerek kaslarını çalıştırıyor. Ege’nin hastalıkla mücadelesindeki en büyük destekçisi ise ailesi. Annesi Gülender Sarıyıldız ve babası Orhan Sarıyıldız ile düzenli olarak havuza gelen Ege, annesi ile girdiği havuzda hem kaslarını kuvvetlendiriyor hem de kendini daha güvende hissediyor. Ege ve diğer engelliler rahatlıkla havuza girip çıkabiliyorlar Havuza girerken yaşadığı sıkıntılar nedeniyle hem sosyal medya üzerinden hem de yazılı olarak yaptığı engelli asansörü talebine il yöneticileri de kayıtsız kalmayarak, engelli bireylerin de havuza girebilmeleri için kapalı yüzme havuzuna portatif engelli asansörü tedarik etti. Alınan bu engelli asansörü sayesinde Ege ve diğer engelli bireyler rahatlıkla havuza girip çıkabiliyorlar. "Hastalığımın seyrini bu şekilde yavaşlatmış oluyorum" Kendisi gibi engelli bireyleri spora davet eden Ege Uğurcan Sarıyıldız (26), “Halk arasında kas erimesi hastalığı olarak bilinen bir hastalığım var. Doktorlarımızın ve konusunda uzman kişilerin tavsiyesi üzerine haftada 2 gün yüzme aktivitesi yapmam önerilmişti. Bunun akabinde önce evimizde bulunan havuzda daha sonra 2019 yılından itibaren faaliyette olan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait kapalı yüzme havuzuna gelip yüzmeye başladım. Ama havuza girip çıkma konusunda zorluk yaşıyordum, ailem de zorlanıyordu. Valimiz başta olmak üzere yöneticilerimize engelli havuz asansörü yapılması konusunda talepte bulunmuştum. Yöneticilerimiz de sağ olsunlar bu talebimi yerine getirdiler. Şu an engelli asansörü olması sebebiyle havuza girip çıkmam oldukça kolaylaştı. Ben spor aktivitelerimi kolaylıkla yapıyorum ve hastalığımın seyrini bu şekilde yavaşlatmış oluyorum. Benim durumumda olan engelli bireylerimize de pes etmemelerini, hastalıklarını kafaya takmamalarını, onunla mücadele edip onunla birlikte yaşamayı öğrenmelerini, yüzme aktivitesi yapmalarını tavsiye ediyorum” dedi. "Kendi rahatsızlığını bilerek hayata tutundu" Oğlunun hastalığı ile mücadelesinde sürekli yanında olduklarını, tavsiye üzerine başladıkları yüzme sporu sayesinde oğlunun hastalığının neredeyse durma seviyesine geldiğini dile getiren baba Orhan Sarıyıldız ise, “Oğlum sağlıklı bir şekilde dünyaya geldikten sonra 4-5 yaşlarındayken annesi oturup kalkmada zorluk yaşadığını hissetti. Gerekli testleri yaptırdığımızda Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığı yani halk arasında bilinen adıyla kas erimesi hastalığı teşhisi konuldu. O süreç içerisinde gerekli tahliller, tetkikler yapıldı ve ilaç tedavisine başlandı. Oğlum da kendi rahatsızlığını kabul etti. Yani kendi rahatsızlığını bilerek hayata tutundu. Başarılı bir öğrencilik ve gençlik yılları geçirerek hayatını devam ettiriyor. Toplumdan hiçbir zaman soyutlanmadı, toplum da bize sahip çıktı. Toplumda bulunan engelli bireylerimizin kendilerini rahatlıkla ifade edebilmeleri, haklarını aramaları gerekiyor. Sağ olsun oğlum Burdur’da bulunan bütün engelliler için kendi çabasını gösterdi. Yetkililerimiz de buna ön ayak olarak Burdur’a çok güzel bir engelli havuz asansörü kazandırdı. Ben bunun adına çok mutluyum. İnşallah diğer engelli bireyler de gelirler ve asansörü kullanırlar. Belki normal bir insan için bahsettiğimiz şey çok basit gelebilir. Ama engellinin havuza girip çıkmasında büyük riskler oluşabiliyor. Bu biz nasıl ayağımızla rahat havuza girebiliyorsak onların da eli ayağı oluyor. Bu olayda emeği geçen bütün yetkililerden Allah razı olsun” ifadelerine yer verdi. "Yüzme sporu bu tür rahatsızlıklarda uzmanların özellikle tavsiye etiği bir spor" Ege’nin yüzme sporuyla tanışmasına da değinen baba Orhan Sarıyıldız, “Biz yüzme sporu ile doktorların tavsiyesi üzerine 2008-2009 yıllarında tanıştık. Tabi o sıralarda Burdur’da yüzme havuzu yoktu. Bahçeli bir evimiz vardı. Oraya küçük bir havuz yaptık onu kullanmaya başladık. Daha sonra hem üniversitemizde hem de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait bu havuz yapılınca buraları kullanmaya başladık. Ama havuza girip çıkma konusunda zorluk yaşıyorduk. Yüzme sporu bu tür rahatsızlıklarda uzmanların özellikle tavsiye etiği bir spor. Çünkü suyun içinde vücudun bütün organlarını hareket ettirme şansımız oluyor. Bu sebeple kendisi de istiyor, biz de severek geliyoruz. Böylelikle hem hastalığını geçiştiriyoruz hem de kendisi için bir sosyal aktivite oluyor. Böyle aktiviteler ile uğraşmak insanlar için güzel bir şey. Bu nedenle ben oğlumu kutluyorum ve diğer engelli bireyler ve ailelerine de böyle aktiviteler yapmalarını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.
Topuklu ayakkabılarını bırakıp kramponları giydiler, gözlerini kupaya diktiler
05 Ocak 2024 Cuma - 12:00 Topuklu ayakkabılarını bırakıp kramponları giydiler, gözlerini kupaya diktiler Burdur’da 1 yıl önce bireysel antrenman yaparken karşılaştıkları antrenör Saliha Atay Topçu tarafından yapılan girişimler sonucunda kurulan Burdur Gençlik ve Spor Kadın Futbol Takımı 20 Ocak’ta başlayacak 3. Lig maçları hazırlıklarını sürdürüyor. Takım oyuncusu Şevval İleri, "Toplumun ne olursa olsun algısına veya baskısına boyun eğmedim. Ailemin ve buradaki hocalarımızın sayesinde sahalara çıkmaya devam ettim. Bu kurulan takımımızın da tekrar kapanmaması için destek bekliyoruz" dedi. Kadınlar 3. Ligi 2023-2024 sezonu 113 takımın katılımıyla 16 grup şeklinde 20-21 Ocak tarihinde oynanmaya başlayacak. Lig’de 8. grupta mücadele edecek olan Burdur Gençlik ve Spor Kulübü, Afyon Anadolu Gücü, Alanya Demirspor, Denizli Kaplanlar, Muğla Atletik Spor ve Ümit Karan Gençlik ve Spor Kulübü ile karşılaşacak. Antrenör Saliha Atay Topçu’nun çabalarıyla ve büyük zorluklarla kurulan Burdur Gençlik ve Spor kulübü yeni kurulan bir takım olmasına rağmen ligde iyi yerlere geleceği konusunda emin adımlarla çalışmalarını sürdürüyor. En küçüğü 15 en büyüğü 21 yaşındaki genç sporculardan oluşan takım Burdur Gazi Atatürk Stadı’nda antrenör Saliha Atay Topçu ve Altan Zengin tarafından maçlara hazırlanıyor. Farklı branşlarda Türk kadınının elde ettiği başarılarla ön plana çıktığı 2023 yılında kurulan Burdur Gençlik ve Spor Kadın Futbol Kulübü’nün sporcuları büyük başarılar elde ederek hem ailelerini gururlandırmak isterken hem de futbolun bir erkek sporu olduğunu söyleyenlere gereken cevabı vermek istiyorlar. Bir yıl önce 1 topla başladıkları antrenmanları şimdi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu ve bireysel sponsorların desteğiyle profesyonel şekilde sürdüren Burdur Gençlik ve Spor Kadın Futbol Kulübü çıktıkları bu yolda Burdurlu sporseverlerin ve Burdur halkının büyük desteklerini bekliyorlar. "Gruptan çıkacağımızı düşünüyoruz" Takımın en küçüğü olan 8. sınıf öğrencisi Elif Şanal, Burdur’u kadınlar olarak ileriye taşımak istediklerini ve toplumda ki ötekileştirmelere gereken cevabı vereceklerini ifade ettiği konuşmasında, "Benim dedem gençken futbolcuydu. Onun hikayeleri ile büyüdüm ve küçükken bana hep futbol oynatırdı. Kendimi bildim bileli futbol oynuyorum. Küçüklükten beri futbol oynadığım için dedemi gururlandırmak istedim. Futbol oynarken çözülmez sandığım ne kadar sıkıntım varsa sahaya çıktığım zaman aklıma bile gelmiyor. Kendimi bu şekilde rahatlatıyorum. Babam futbol oynamamı asla istemiyordu. “Kızlar futbol mu oynar, sen erkekler içinde oynayacaksın hep” gibi şeyler söylüyordu ama annem ve diğer aile üyelerim beni çok destekliyordu. Onları gururlandırmak için çok çalışıyorum. 3. Lig’de gruplarımız belli oldu. Heyecanlıyız. Takım olarak hazırız aslında, gruptan çıkacağımızı düşünüyoruz. Kadınlar bence futbol oynamalı kadın futbol oynayamaz diye bir şey yok. Erkeklerin yaptığı ne varsa kadınlar da yapabilir bence. Kadın bunu yapamaz tarzında ötekileştirmek çok saçma, erkekler ne yapıyorsa kadınlar da yapabilir ki bence bizde gayet güzel futbol oynuyoruz. Burdur’u kadınlar olarak temsil etmek ve ileri taşımayı çok istiyoruz. Benim hayalim vatanıma milletime iyi bir sporcu olmak ve Beşiktaş’ın kadın futbol takımında oynamak" şeklinde konuştu. Eda Yılmaz: "Başarıya hevesli arkadaşlarımız için herkesten destek bekliyoruz” Takımın yeni transferi olan ve Burdur’un ilk kadın futbol takımı olarak açılan ancak maddi yetersizlik nedeniyle kapatılan takımın kaptanı olan Eda Yılmaz (23) kendi yaşadıkları sıkıntıları arkadaşlarının yaşamaması için desteğe ihtiyaçlarının olduğunu ifade ederek; “Futbola başladığımda 16-17 yaşlarındaydım. Erkeklerle futbol oynarken beden eğitimi öğretmenimiz yanımıza geldi. Futsal takımına katılmak isteyip istemediğimi sordu. Bende olabileceğini dile getirdim. O şekilde futsala başladım. Futsalda il dışında maçlara gittik. Daha sonra futsalda 3. Ligde görev yapan bir hocamız beni davet etti bende futbol kariyerime orada devam ettim. Daha sonra futbolu bırakıp antrenörlük yaptım. Şimdi ise tekrar Burdur’da kadın futbol takımı kuruldu ve 3. Lig’de yer aldı. Bende buraya transfer oldum. Ailem ve nişanlım futbol oynamamı destekliyorlar. Geçmişte Burdur’da yine 3. Lig’de yer alan Yeni Burdurspor kadın futbol takımı kurulmuştu. O takımda da kaptan olarak yer alıp sağ kanat olarak oynadım. 2 yıl boyunca orada oynadıktan sonra takım maddi yetersizliklerden dolayı kapandı. Şimdi bu takım için destek bekliyoruz. Bizim o zaman yaşadığımız sıkıntılarda olduğu gibi hevesli arkadaşlarımızın bu emeği boşa gitmesin. Takımımız güçlü, gayet iyi durumda. O yüzden en kötü grupta ilk 2’ye girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Köyde algı, baskı şehirdeki hayattan daha farklı” Futbol ile köyde erkeklerin arasında tanıştığını ve köydeki ön yargıları kırıp bu noktaya geldiğini söyleyen bir başka futbolcu Şevval İleri ise; “Futbolu küçüklüğümden beri oynuyorum ama profesyonel olarak 6- 7 senedir oynuyorum. Burdur’umuzda önceden bir 3. Lig kadın Futbol takımı vardı. 2 yıl kadar sürdü daha sonra bu takımımız kapandı. Daha sonra yeni bir takım kurmak için çabalayan, uğraşan hocalar göremedik. Veya maddi anlamda bir destek bulamadık. Biz kızlar olarak toplandık ve Saliha hocamız ile birlikte bu yola çıktık. Şimdi bu yolda çok iyi yerlere geldik. Şu an 3. Lig’de takımımızla beraber sahaya çıkacağız. Küçükken erkeklerle birlikte futbol oynuyordum. Köyde algı, baskı şehirdeki hayattan daha farklı. “Kadınlar futbol oynayamaz, futbol erkek işi, futbol kadına yakışmaz, kadın şöyle kadın böyle” tarzında konuşmalar çok oluyordu. O yüzden çoğunlukla takım arkadaşlarım erkeklerden oluşuyordu. Bu beni hiçbir zaman üzmedi. Belki küçükken kızlarla oynasam şu anda daha farklı olabilirdi. Erkeklerle oynamam beni hiçbir zamana rencide etmedi veya hayatımda belli bir noktada etkilemedi. Ama ne olursa olsun futbolu bırakmadım. Toplumun ne olursa olsun algısına veya baskısına boyun eğmedim. Ailemin ve buradaki hocalarımızın sayesinde sahalara çıkmaya devam ettim. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu kurulan takımımızın da tekrar kapanmaması için destek bekliyoruz.” açıklamasında bulundu. "Kadın nerde istiyorsa nerede iyiyse orda olsun" Bireysel antrenman yaptığı esnada tesadüfen karşılaştığı sporcuları görüp azimlerinden etkilenerek takımın kurulması için bir yıl boyunca kapı kapı dolaşarak takımın kurulmasına öncülük eden antrenör Saliha Atay Topçu ise şu ifadelere yer verdi: "Geçen yıl stadyuma antrenman yapmak amacıyla geliyordum. Yaptığım antrenmanlarda 2-3 öğrencimle karşılaştım futbol oynayan. Hangi kulüpte oynadıklarını sorduğumda kulüplerinin olmadığını dile getirdiler. Daha önce bir kulüp olmuş ama maddi yetersizlikten dolayı kapatılmış. Ben de bir kulüp kurmak istedim. Kızlara var mısınız? Diye sorduğumda çok istediklerini söylediler. Böyle bir yola çıktık. Bir hafta içinde 37 öğrencim olmuştu. Fakat bu 37 öğrenci ile bir yıl boyunca çok gezdik biz sponsor bulabilmek için, birilerinin bize sahip çıkmaları için. Maalesef olmadı. Ama biz pes etmedik. Buralara kadar geldik. Daha yeni yeni sponsorlar bulmaya çalışıyoruz. Halen de bir şeyler yok ama verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Çok kişiden söz aldık umarım onları sözlerini yerine getirir ve çok güzel yerlere geliriz. Fikstürde 8’inci grupta yer alıyoruz. Gideceğimiz yerler saatlik, günü birlik gelebileceğimiz yerler. Bütün takımlara başarılar diliyorum. Biz daha yeniyiz. Karşı takımlarda daha tecrübeli oyuncular olabilir ama biz de kendimize güveniyoruz. Tüm futbolcu kadınlarımızı sahaya davet etmek istiyorum. Onları sahada görmekten mutluluk duyuyorum. Bu sadece Burdur için değil her yerde kadının yeri olması gereken yerdir. Zorla bir şeyler yapılmasın. Kadın nerde istiyorsa nerede iyiyse orda olsun."