Yerel Haberler
Burdur
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:59 Çapa makinesi kaptırdığı bacağını kaybeden babanın en büyük isteği kızıyla birlikte gezebilmek Burdur’da çapa makinesine ayağına kaptırması sonucu bir bacağını kaybeden Abdil Arık’ın en büyük isteği protez bacağına kavuşarak kızıyla birlikte eski günlerdeki gibi oyunlar oynayıp gezmek istiyor. Burdur’da yaşayan Abdil Arık (34), 6 Nisan 2025 günü çapa makinesine ayağını kaptırarak bir bacağını kaybetti. Kaza sonrası hayatı tamamen değişen Arık, Burdur Belediyesinde şoför olarak çalışırken şimdilerde santralde görevli olarak çalışmaya başladı. Arık, yaklaşık 10 aydır protez bacak için girişimlerde bulunsa da kendisine uygun protez bacağa sahip olamadı. Diz üstünden ampute olduğu için protez bacağında maliyetinin büyük olduğunu ifade eden Arık, tekrardan ayağa kalkmayı hayal ediyor. Kızıyla kazadan öncesinde oyunlar oynadıklarını, parka gittiklerini ve kızını okula götürebildiğini belirten Arık, protez bacağına kavuştuktan sonra eskisi gibi kızıyla ilgilenmek istediğini söyledi. "10 aydır protez bacak için bekliyorum" Kazadan önce Burdur Belediyesi temizlik işlerinde şoför olarak çalıştığını anlatan Abdil Arık, "6 Nisan günü talihsiz bir kaza geçirdik. Çapa motoruna sağ ayağımı kaptırdım. Olay sonrasında ilk olarak Burdur Devlet Hastanesine ardından da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk ettiler. Burada ayağım diz üstünden ampute oldu. 10 aydır protez bacak için bekliyorum" dedi. "Kızım var bana söylemese de annesine sürekli bu konuda sorular soruyor" Kazadan sonra hayatının tamamen değiştiğini belirten Arık, "Kazadan sonra eşim, dostum, akrabalarım yanımda oldu. Tabii ki her konudan zorlandım. Hala da bu zorluklar devam ediyor. Mecburen işe gidiyorum, işe gitmek zorundayım. Eşim bu konuda sağ olsun, arabayı kullanıyor bana yardımcı oluyor. 7 yaşında kızım var bana söylemese de annesine sürekli "Babam ne zaman yürüyecek ne zaman kalkacak" tarzında sorular soruyor. İnşallah bu muhtaçlığı ve zorlukları aşacağım" şeklinde konuştu. "Protez bacağıma kavuştuktan sonra kızımı okula götürebilirim" Protez bacağına kavuştuğu zaman kimseye muhtaç olmadan yürümek istediğini söyleyen Arık, "Eskisi gibi olmayacak ama bir dışarıya çıkıp yürümek istiyorum. 7 yaşındaki kızımla beraber kazadan önce oynuyorduk, geziyorduk. Daha öncesinde hayvancılık yapıyorduk, kızımla birlikte hayvanlara bakıyorduk. Kızımla ikimiz kazadan önce her şeyi yapıyorduk. Gene aynı şekilde inşallah ayağa kalkarsak tekrar eskisi gibi olmasa da yapacağız. Protez bacağıma kavuştuktan sonra kızımı okula götürebilirim, parka gidebiliriz" diye konuştu.
Burdur’da "İçkili Yer Bölgesi" kararı mahkemelik oldu
31 Ekim 2025 Cuma - 12:58 Burdur’da "İçkili Yer Bölgesi" kararı mahkemelik oldu Burdur’da belediye meclisinde alınan "İçkili Yer Bölgesi" kararının oy çokluğuyla kabul edilmesin ardından konu mahkemelik oldu. Burdur’da Ekim ayı olağan belediye meclisi toplantısında İçkili Yer Bölgesi Tespit Komisyonu’nun raporu oy çokluğuyla kabul edilmişti. Rapor çerçevesinde Özgür Mahallesi’nde bulunan Hal Dükkanları ve Emek Mahallesi Yahya Kemal Caddesi ’İçkili Yer Bölgesi’ olarak belirlendi. Bu karara karşı çıkan AKP Burdur İl Başkanlığı tarafından konu mahkemeye taşındı. Bugün Burdur Adliyesine gelen partililer, konu hakkında itiraz dilekçesi verdi. "Emsal kararları toparlayarak bir itiraz dilekçesi oluşturduk" Konu hakkında açıklama yapan AKP Burdur İl Başkanı Mustafa Özboyacı, "Yaklaşık bir yıldır Burdur Belediyesi’nin gündeminde olan içkili yer bölgesiyle alakalı olarak karar çıktı. Daha önce ilgili arkadaşlarımız toplantılarda, komisyon toplantılarında buna itiraz ettiler. Biz yaz sezonunda hatta özellikle Hal Bölgesinde bu işin kurulmaya çalışıldığıyla alakalı bir duyum alınca bölgedeki esnaflarımıza da bir bilgilendirme yapmıştık. Nihayetinde çıkan kararda gördüğümüz üzere özellikle hal bölgesi, Emek yokuşu başta olmak üzere Burdur’umuzda yeni içkili alanlar oluşturulmaya çalışıldı. Bu karar oy çokluğuyla çıktı. Oy birliği ile çıkmadı. Biz bununla alakalı bir yer belirlenmesine karşı değiliz ama belirlenen yerin bu noktalar olmasına karşıyız. Biz bunu defalarca ilettik. Komisyon ve meclis toplantılarında ilettik. Bu konuyla alakalı olarak vatandaşlarımızdan çok büyük bir tepki var. Yaklaşık 500’den fazla Emek Mahallesi’nden vatandaşlarımız imza toplayarak valiliğimize de teslim ettiler. Bizler de yaklaşık bir 15-20 gündür bu karar çıktıktan sonra yoğun bir çalışma içerisine girdik. Hukukçu arkadaşlarımız bununla ilgili çalıştılar. Sebepleri, sonuçları bizim iddia ettiğimizin kanıtları. Emsal kararları toparlayarak bir itiraz dilekçesi oluşturduk. Bizim itirazımız derhal yürütmenin durdurulması ve bu kararın iptal edilmesiyle alakalı. Bu karar enine boyuna düşünülerek tekrardan Belediye meclisine gelmeli ve orada tekrardan görüşülerek ortak bir fikirle Burdur’umuza zarar vermeyecek bir fikirle yeniden ortaya çıkmasını biz istiyoruz" dedi. "Verilen kararın düzeltilmesi adına bugün Burdur Adliyesindeyiz" AKP Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ise, "Son zamanlarda Burdur gündemini meşgul eden içkili mekan bölgesi belirlenmesi üzerine bir süreç yaşadık. Biz bu süreçte açıklamanın başında söylendiği üzere böyle bir bölge belirlenmesine karşı değiliz. Aksine bu bölgenin belirlenmesinde vatandaştan gelen haklı şikayetleri dikkatte alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ali Orkun Başkanımız ve diğer CHP’li meclis üyelerinden bu hassasiyeti bekliyoruz. Takdir edersiniz ki Burdur ülkemizin en sakin illerinden birisi. Bunun bozulmaması adına bu bölgenin belirlenirken özellikle öğrenci yoğunluğunun ve çocuklarımızın yoğun olduğu belirlenmesi Burdur halkını tedirgin etmiştir. Biz bir an önce bu yanlışlığın, bu anında karar vermenin düzeltilmesi adına bugün Burdur Adliyesindeyiz. Vatandaştan gelen haklı bir talep var. Yine diyorum böyle bir bölgenin belirlenmesi yerel yönetimlerin takdirindedir" şeklinde konuştu.
Uzmanlardan kritik uyarı: "Artık göllerimizi kaybetmek üzereyiz"
30 Ekim 2025 Perşembe - 14:09 Uzmanlardan kritik uyarı: "Artık göllerimizi kaybetmek üzereyiz" Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erdal Koşun ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Salda Gölü Bilim Merkezi Müdürü Prof. Dr. İskender Gülle, Burdur Gölü’nün kritik seviyeye geldiğini vurguladı. Uzmanlara göre göl, hem iklim değişikliği hem de insan eliyle yapılan tahribatın kıskacında olduğunu belirtti. Akdeniz Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Koşun, Burdur Gölü’nde yaşanan su kaybının boyutlarını gözler önüne serdi. Son 50 yılda gölün su seviyesi yaklaşık 20 metre azaldığını vurgulayan Koşun, "Uydu görüntülerine göre su alanında yüzde 40 oranında küçülme görüyoruz" dedi. İklimsel etkilerin görmezden gelinemez olduğunu ancak asıl tahribatın insan kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Prof. Koşun’a göre gölü besleyen derelerin önünün kesilmesi, kontrolsüz sondajlar ve vahşi sulama uygulamaları gölün hızla çekilmesine yol açıyor. Koşun, "Kontrolsüz sondajlar derhal durdurulmalı, geri arıtma sistemleriyle gölün suyu geri kazandırılmalı. Belediyelerin bu yöndeki projeleri desteklenmeli ve çoğaltılmalı" şeklinde konuştu. Koşun ayrıca, Burdur, Yarışlı ve Salda Gölleri’nin jeolojik olarak birbirine bağlı olduğunu hatırlatarak, "Bu göller aynı tektonik kompleksin parçaları. Burdur Gölü’ndeki tahribat, bölgedeki diğer gölleri de dolaylı olarak etkiliyor" şeklinde konuştu. "Artık göllerimizi kaybetmek üzereyiz" Salda Gölü Bilim Merkezi Müdürü Prof. Dr. İskender Gülle de Burdur Gölü’nün ’ülkemizin sıcak noktalarından biri’ olduğunu belirtti. Gülle, "Sadece Burdur değil, Beyşehir ve Eğirdir gölleri de benzer durumları yaşıyor. Tüm su kaynaklarımız, yüzey ve yer altı suları dahil hem iklim değişikliğinden hem de insanın yoğun kullanım alışkanlıklarından etkileniyor" diye konuştu. Prof. Dr. Gülle, geçmişte bölgedeki birçok sulak alanın tarım amacıyla bilinçli olarak kurutulduğunu, 2000’li yıllardan sonra ise iklim değişikliği ve aşırı su kullanımı nedeniyle bu alanların kendiliğinden yok olmaya başladığını belirterek, "Burdur Gölü, 50 yıl öncesine göre hacminin ve alanının neredeyse yarısını kaybetti. Geride kalanlar bile artık risk altında. Ancak hala bir gölümüz var; bu bizim için hem umut hem de sorumluluk. Artık üzülmek değil, harekete geçmek zamanı" ifadelerini kullandı. "Gölün geleceği hem bizim, hem doğanın elinde" Burdur Gölü’nün geleceğinin hem doğal süreçlere hem de insan eliyle alınacak önlemlere bağlı olduğunda söyleyen Gülle, gölün geleceği biraz doğanın, biraz da insanlığın elinde olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Gülle, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir su kullanımı ve yerel yönetimlerin aktif projeleriyle göllerin kurtarılabileceğini vurguladı.
Bu evin temel taşları, İmparator Caracalla’nın 1800 yıllık mektubu çıktı
28 Ekim 2025 Salı - 10:10 Bu evin temel taşları, İmparator Caracalla’nın 1800 yıllık mektubu çıktı Burdur’un Yeşilova ilçesinde 1950’li yıllarda yapılan evin dış duvarlarında kullanılan taşlar, 186-217 yılları arasında yaşamış Roma İmparatorlarından Caracalla’nın mektubu olduğu ortaya çıktı. Günümüzde harabeye dönen ev, Roma İmparatoru Caracalla’nın mektubun yazdığı taşlarla zamana meydan okuyor. Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Yarışlı Köyü’nde bulunan Takina Antik Kenti’ne yakın bölgeden 1950’li yıllarda köylüler tarafından ev yapılmak üzere taşlar alındı. Bu taşları dönemin şartlarında at arabaları ile köye getiren vatandaşlar taşları kullanarak ev yaptı. 1970 yılında ise bölgede çalışma yapan arkeologlar tarafından bahse konu taşların 186 -217 yılları arasında yaşamış Roma İmparatorlarından Caracalla’nın mektubu olduğu belirlendi. Evin temelinde kullanılan 10 taş Burdur Müze Müdürlüğü tarafından belgelenerek takibe alındı. Müdürlük tarafından muhtarlığa ve ev sahiplerine yazılan yazıyla eve yıkım kararının çıkmasının ardından taşların alınacağı ve müdürlük tarafından korunacağı bildirildi. Şimdilerde ise evde kimse yaşamazken, Roma İmparatoru Caracalla’nın mektubunun yazdığı taşlarla birlikte zaman meydan okuyor. "Ben böyle taşları başka yerde görmedim" Kayınpederi tarafından evin yapıldığını ve yapılış hikayesini anlatan Ferhat Ağıl (65), "Biz hanımla 1988 yılında evlendik. Kayınpederin üzerineydi bu ev. Kayınpeder eşime verdi, eşim de vefat edince kızıma kaldı. Bu taşları kayınlar getirmişler. Biz getirdikleri yere Asar Tepesi deriz. Kayınlar oradan getirip bu evi yapmışlar. 22 yıl önce müzeden yazı geldi. O yazı da muhtarlıkta duruyor. Biz ev yıkılırsa bu taşları kaybetme bu taşlar sana zimmetli diye yazı geldi. Zamanında ta İstanbul’da arkeologlar geldi. Burada çalışma yaptılar. Bana o zaman bu taşların Roma dönemine ait olduğunu söylediler. 1971 yılında yaşanan deprem de bu evde oturuyorlarmış. Zamanında at arabaları ile getirmişler bu taşları. O zamanlar 5-6 kişide anca traktör var. Parça parça kırılmış. Taşların yazılı olan kısımları yoldan tarafa doğru koymuşlar. Sonrasında da yazılardan durumu fark ediyorlar. Ben böyle taşları başka yerde görmedim" dedi.