Yerel Haberler
Burdur
Yanına oturduğu hasmını kurşun yağmuruna tuttu planlasam kamera olmayan yerde öldürürdüm dedi
18 Temmuz 2025 Cuma - 13:17 Yanına oturduğu hasmını kurşun yağmuruna tuttu planlasam kamera olmayan yerde öldürürdüm dedi Burdur’da restoranda tartıştığı Hüseyin Mete’yi öldüren Ramazan Uçar, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcı, sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi; Uçar ise tasarlayarak öldürme iddiasını reddetti. Burdur’da alkollü restoranda karşılaştığı Hüseyin Mete’yi (42) kasten öldürme suçundan tutuklanan Ramazan Uçar, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken, maktulün babası Nihat Mete ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. İddia makamı verdiği mütalaada sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Müşteki avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak istediğini ancak olayın tasarlayarak gerçekleştirildiği için haksız tahrik hükümleri uygulanmamasını, sanığın en üst radden cezalandırılmasını talep etti. Maktul Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete’de mütalaaya katıldığını beyan ederek sanığın en ağır cezayı almasını istedi. Sanık avukatı mütalaaya katılmadıklarını beyan ederek mütalaaya karşı yazılı savunmada bulunmak için ek süre talep etti. Ayrıca olayda tasarlayarak öldürme unsularının bulunmadığını beyan ederek soruşturma aşamasındaki tanıkların mahkeme huzurunda da dinlenmesini isteyerek müvekkilinin uygun görülen şartlarda tahliyesini talep etti. "Tasarlayarak yapsaydım kameraların olmadığı yerde yapardım" Tutuklu sanık Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında mütalaadaki tasarlama kısmını kabul etmediğini belirterek; "Ben Hüseyin Mete’yi hiçbir zaman öldürmeyi planlamadım. Kendisine telefon ile dahi ulaşmaya çalışmadım. Kendisi beni sürekli aradı. Sürekli benden para istedi. Ben vermeyeceğimi söyleyince bana ağıza alınmayacak küfürler, hakaretler ederek tehditte bulundu. Ben şikayetçi olmayayım diye beni eşimle, çocuklarımla tehdit etti. Ben daha fazla dayanamadığım için telefondan ve sosyal medyadan engelledim. Ondan uzak durmaya çalışıyordum. Olay günü onun orada olup olmadığını sorduğumda olmadığını söyledikleri için içeriye girdim. Onun oraya geleceğini bilseydim mekana dahi girmezdim. O gün Hüseyin Mete mekana geldiğinde önce benden uzak bir masaya oturmuştu. Beni gördükten sonra yan masama gelip oturdu. Orada da bana tehdit ve hakaretlerde bulunmaya devam etti. Ben kendisini tasarlayarak öldürmüş olsaydım benden sürekli para istiyordu. Kendisine bir şekilde parasını hazırladığımı söyler onu kameraların olmadığı bir yere çağırır orada öldürürdüm. Olayda kesinlikle tasarlama unsuru yoktur" dedi. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti dosyadaki eksik hususların giderilmesi için mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42) aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Uçar hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Cinayet anı ise güvenlik kamerasına yansımıştı.
Arka masaya oturan hasmını kurşun yağmuruna tuttu ’Planlasam kamera olmayan yerde öldürürdüm’ dedi
18 Temmuz 2025 Cuma - 13:04 Arka masaya oturan hasmını kurşun yağmuruna tuttu ’Planlasam kamera olmayan yerde öldürürdüm’ dedi Burdur’da restoranda tartıştığı Hüseyin Mete’yi öldüren Ramazan Uçar, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Savcı, sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi; Uçar ise tasarlayarak öldürme iddiasını reddetti. Burdur’da alkollü restoranda karşılaştığı Hüseyin Mete’yi (42) kasten öldürme suçundan tutuklanan Ramazan Uçar, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Uçar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile bağlanırken, maktulün babası Nihat Mete ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. İddia makamı verdiği mütalaada sanık hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Müşteki avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak istediğini ancak olayın tasarlayarak gerçekleştirildiği için haksız tahrik hükümleri uygulanmamasını, sanığın en üst radden cezalandırılmasını talep etti. Maktul Hüseyin Mete’nin babası Nihat Mete’de mütalaaya katıldığını beyan ederek sanığın en ağır cezayı almasını istedi. Sanık avukatı mütalaaya katılmadıklarını beyan ederek mütalaaya karşı yazılı savunmada bulunmak için ek süre talep etti. Ayrıca olayda tasarlayarak öldürme unsularının bulunmadığını beyan ederek soruşturma aşamasındaki tanıkların mahkeme huzurunda da dinlenmesini isteyerek müvekkilinin uygun görülen şartlarda tahliyesini talep etti. "Tasarlayarak yapsaydım kameraların olmadığı yerde yapardım" Tutuklu sanık Ramazan Uçar mahkemedeki savunmasında mütalaadaki tasarlama kısmını kabul etmediğini belirterek; "Ben Hüseyin Mete’yi hiçbir zaman öldürmeyi planlamadım. Kendisine telefon ile dahi ulaşmaya çalışmadım. Kendisi beni sürekli aradı. Sürekli benden para istedi. Ben vermeyeceğimi söyleyince bana ağıza alınmayacak küfürler, hakaretler ederek tehditte bulundu. Ben şikayetçi olmayayım diye beni eşimle, çocuklarımla tehdit etti. Ben daha fazla dayanamadığım için telefondan ve sosyal medyadan engelledim. Ondan uzak durmaya çalışıyordum. Olay günü onun orada olup olmadığını sorduğumda olmadığını söyledikleri için içeriye girdim. Onun oraya geleceğini bilseydim mekana dahi girmezdim. O gün Hüseyin Mete mekana geldiğinde önce benden uzak bir masaya oturmuştu. Beni gördükten sonra yan masama gelip oturdu. Orada da bana tehdit ve hakaretlerde bulunmaya devam etti. Ben kendisini tasarlayarak öldürmüş olsaydım benden sürekli para istiyordu. Kendisine bir şekilde parasını hazırladığımı söyler onu kameraların olmadığı bir yere çağırır orada öldürürdüm. Olayda kesinlikle tasarlama unsuru yoktur" dedi. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti dosyadaki eksik hususların giderilmesi için mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi. Olay, 31 Ekim 2024 tarihinde saat 21.00 sıralarında Burdur merkez Sinan Mahallesi’ndeki bir restoranda meydana geldi. İddialara göre aralarında geçmişten gelen husumet bulunan Ramazan Uçar (36) ve Hüseyin Mete (42) aynı mekânda karşılaştı. Ramazan Uçar, Hüseyin Mete’nin bulunduğu masaya yakın bir yere oturduktan kısa süre sonra yanında taşıdığı tabanca ile Mete’ye 6 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hüseyin Mete’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kaçan zanlıyı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Uçar, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme suçundan" tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Uçar hakkında tasarlayarak kasten adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açıldı. Cinayet anı ise güvenlik kamerasına yansımıştı.
Burdur’da "15 Temmuz" kortej yürüyüşü ve anma programı
16 Temmuz 2025 Çarşamba - 01:58 Burdur’da "15 Temmuz" kortej yürüyüşü ve anma programı Burdur’da düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü programında konuşan Şehit Özel Harekat Polisi Akif Altay’ın oğlu Niyazi Altay, "Türkçülük bir bayrak yarışıysa biz bu sancağı düşürmemeye and içtik. Türkçülük damarlarımızdaki asil kanın hakkını vermekse işte buradayız. Tıpkı kahraman Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay gibi." dedi. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016 yılında düzenlenen hain darbe girişiminin engellenmesinin 9. yılında Burdur’da şehitleri ve gazileri anma programı düzenlendi. Gazi Caddesi üzerinde gerçekleştirilen 100 metre Türk bayrağı eşliğinde kortej yürüyüşü sonrasında Cumhuriyet Meydanı’nda toplanıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan Cumhuriyet Meydanı’nda ki etkinlik Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. "Biz bu sancağı düşürmemeye and içtik" 15 Temmuz gecesi Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na F16 uçağıyla düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan Özel Harekat Polisi Akif Altay’ın oğlu Niyazi Altay programda, "Bugün burada vatan toprağının vatan toprağının her karışında hissedilen bir acıyı, gururu ve bir inancı dile getirmek için karşınızdayım. Bu kürsüde sadece bir evlat değilim. Aynı zamanda bir şehidin emanetiyim. Temmuz gecesi Ankara Gölbaşı’nda Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda eğitici olarak görev başındayken haince bombalanan ve şehit düşen babamın sesiyim, nefesiyim. O gece Türk Milleti’nin damarlarındaki asil kan ihanete karşı çelikleşti. Bombalara karşı göğsünü siper eden, kurşunlara karşı imanla duran o insanlar birer fert değil, Türk tarihinin Metehan’dan bu yana sürdürülen ruhunun yaşayan temsilcileriydi. Ve babam. O da o gecenin şanlı direnişçisiydi. Bir polisti belki ama ondan önce bir Türk’tü. Görevini sadece meslek aşkıyla değil Türklüğün özü olan vatan sevgisi ile yaptı. Türkçülük bir bayrak yarışıysa biz bu sancağı düşürmemeye and içtik. Türkçülük damarlarımızdaki asil kanın hakkını vermekse işte buradayız. Tıpkı kahraman Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay gibi. Türkçülük bir karakterdir. Hakkı savunma, adaleti yaşatma, zalimin karşısında dimdik durmaktır. Babam da o gece zalimin karşısında durdu. Bir an bile tereddüt bile etmeden. Türkçülük sadece sözde değil özde yaşanır. Her davranışımız, her kararımız, her nefesimiz Türk Milleti’ne hizmet olmalıdır. Bugün bizlere düşen görev sadece şehidimizi anmak değil onların emanetini omuzlarımızda taşımaktır. Bizler şehitlerin çocukları olarak büyürken acıyı ilmek ilmek sabırla ördük ama yılmadık. Çünkü biliriz ki Türk’ün yurdu sahipsiz değildir. Çünkü bir milletin evlatları düşse de dizlerinin üzerine kalkmasını daima bilir. 15 Temmuz gecesi bir milletin dizlerinin üzerinden nasıl dimdik ayağa kalktığını tüm dünyaya gösterdiği bir gecedir. Çünkü biz Türkçülüğü kuru bir söylem olarak değil vatanımızın temeli olarak görüyoruz. Bu vatan bizim yuvamızdır. Bu toprak bizim şerefimizdir. Bu bayrak bizim namusumuzdur. Şehitler ölmez. Çünkü onların adı dillerde değil gönüllerde yaşar. Babamın adı artık sadece kimliğinde değil bu milletin kalbinde yaşıyor. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun." dedi. 7’den 70’e her kesimin katıldığı programda Burdur Valisi Dr. Türker Öksüz, AK Parti Burdur Milletvekilleri Prof. Dr. Adem Korkmaz da birer konuşma yaptı. Vali Tülay Baydar Bilgihan, "Yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir milletin, hürriyetine ve iradesine sahip çıkmak için topyekûn ayağa kalktığı o kutlu gecenin yıl dönümünde, bir kez daha aynı heyecan ve kararlılıkla buradayız." diyerek başladığı konuşmasında, "15 Temmuz ruhu; vatan sevgisinin, özgürlük aşkının ve millet olma bilincinin de en güçlü tezahürlerinden biridir. Bu bilinçle ilelebet anlatılacak bu destanda en kutsi mertebe, vatanın dört bucağında bu menfur kalkışmaya, bu ’hayasızca akına’ karşı bir an bile tereddüt etmeden göğsünü siper eden, aralarında hemşehrimiz Şehit Akif Altay’ın da bulunduğu 253 şehidimize aittir. Kadınıyla erkeğiyle 2196 vatan sevdalısı da o gece gazilik onuruyla şereflenmiştir. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlığı; bu toprakların ilelebet bağımsız kalacağının en güçlü teminatı, bir milletin yeniden şahlanışının, birlik ve beraberliğinin simgesidir." ifadesinde bulundu. Konuşmaların ardından sancak koşusuna katılan sporcular tarafından getirilen sancak Vali Tülay Baydar Bilgihan’a takdim edilirken sporculara ödülleri takdim edildi. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi öğrencisi Muahmmed Durmaz’ın "Otuz Kuş" adlı şiirini okuması, Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenlerinin Kahramanlık türküleri konseri, İl Müftülüğü İlahi Grubu tasavvuf musikileri dinletisi ile devam etti. Saat 00.13’te tüm camilerde sala okunurken vatandaşlar tarafından gecenin geç saatlerine kadar demokrasi nöbeti tutuldu.
Burdur’da 15 Temmuz şehidi ve terörle mücadele şehidi mezarı başında anıldı
15 Temmuz 2025 Salı - 14:05 Burdur’da 15 Temmuz şehidi ve terörle mücadele şehidi mezarı başında anıldı FETÖ tarafından düzenlenen 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan polis memuru Akif Altay ve Terörle Mücadele Şehidi Ali Yıldırım, Burdur’un Çeltikçi ilçesinde mezarı başında anıldı. FETÖ tarafından 15 Temmuz 2016’da yapılan darbe girişiminin 9’uncu yılında ülkenin her yerinde olduğu gibi Burdur’da da şehitler ve aileleri unutulmadı. Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ve protokol üyeleri Çeltikçi ilçesi Güvenli köyünde bulunan 15 Temmuz Şehidi Polis Özel Hareket Memuru Şehit Akif Altay ve terörle mücadele şehidi Ali Yıldırım’ın ailelerini ziyaret etti. İlk olarak 1997 yılında Kuzey Irak’ta şehit olan Jandarma Komando Er Ali Yıldırım’ın anne ve babasını ziyaret eden Vali Baydar Bilgihan burada şehit ailesine Kur’an-ı Kerim ve Türk Bayrağı takdim etti. Şehit Ali Yıldırım ve tüm şehitler için burada Kur’an- Kerim Tilaveti okunup dualar edildi. Daha sonra 15 Temmuz’da Ankara’da Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru Akif Altay’ın ailesini ziyaret eden Vali Baydar Bilgihan ve beraberindekiler tarafından, burada da şehitler için Kur’an-ı Kerim Tilaveti okunup dualar edilerek Şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay ve oğlu Niyazi Altay’a Kur’an-ı Kerim ve Türk Bayrağı takdim edildi. Aileleri ziyaretlerin ardından geçilen Güvenli Köyü Şehitliği’nde Şehit Akif Altay’ın mezarına karanfil bırakan heyet, buradan 1997’de teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Ali Yıldırım’ın kabrine de karanfil bırakıp dua etti. Vali Tülay Baydar Bilgihan, "15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk Milleti’nin ne kadar büyük olduğunu, ferasetinin yüceliğini, büyüklüğünü hakikaten ülkesi, milleti, vatanı söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan tank, top, tüfek ne olursa karşısında her zaman duracağını, hiçbir şeyin onun karşısında duramayacağını gördüğümüz, yaşadığımız, hatırladığımız bir tarih. Dolayısıyla bu tarihte de hakikaten anlamlı kılma noktasında Türk milletinin işte bu ferasetini de her zaman hatırlamak gerekiyor" dedi. Altay’ın ve Yıldırım’ın Güvenli köyündeki kabri başında yapılan anma törenine; Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay, oğlu Niyazi Altay, Şehit Er Ali Yıldırım’ın babası Mehmet Yıldırım, annesi Dürdane Yıldırım, Milletvekili İzzet Akbulut Garnizon Komutanı Albay Şengezer Şimşek, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Balcı, İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt, protokol üyeleri, gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Burdur’da asayiş uygulamalarında 2 haftada 39 aranan şahıs yakalandı
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 18:09 Burdur’da asayiş uygulamalarında 2 haftada 39 aranan şahıs yakalandı Burdur İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 27 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasında il genelinde yapılan çalışmalarda çeşitli 39 aranan şahıs yakalandı . Asayiş ve güvenlik uygulamaları çerçevesinde toplam 16 bin 588 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusu yapıldı. Gerçekleştirilen denetim ve aramalarda 2 adet tabanca, 8 adet yivsiz av tüfeği ile 6 adet kesici ve delici alet (bıçak, çakı vb.) ele geçirildi. Ele geçirilen silahlarla ilgili olarak 4 şahıs hakkında "6136 Sayılı Kanun’a muhalefet" suçundan adli işlem başlatıldı. İl genelinde yürütülen denetim faaliyetlerinde 50 umuma açık iş yeri kontrol edilirken, mevzuata aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen 2 iş yeri hakkında idari yaptırım uygulanmak üzere ilgili kurumlara bildirimde bulunuldu. Kişilere karşı işlenen suçların büyük bölümü aydınlatıldı Kasten yaralama, tehdit, hakaret gibi kişilere karşı işlenen suçlarla mücadele kapsamında toplam 152 olay meydana geldi. Bu olayların 149’u kısa sürede aydınlatılırken, olaylarla bağlantılı olduğu belirlenen 184 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Mal varlığına karşı suçlarla ilgili çalışmalar sürüyor Hırsızlık, dolandırıcılık ve yağma gibi mal varlığına karşı işlenen suçlarla mücadele çalışmaları çerçevesinde ise 33 olaydan 19’u aydınlatıldı. Bu olaylarla ilgili 15 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Aranan şahıslara yönelik operasyonlar sonuç verdi Farklı suçlardan aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda toplam 39 şahıs yakalandı. Yakalanan şahıslardan 19’unun hapis cezası, 20’sinin ise ifadeye yönelik arandığı tespit edildi. Şahıslar, gerekli işlemlerin ardından adli makamlara sevk edildi.