Yerel Haberler
Burdur
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’ın kararını İran halkı verecektir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında, "Bolu’ya hukukçu arkadaşlarımızı, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. ’Neymiş, ne soruyorlarmış?’ dedik. Cevap geldi, cevap geldi. Suçlandığı husus şu: Bir vakıf var, vakıf. Bu vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Bolu’da, Boluluların; Bolu’da ve Türkiye’de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu’ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Biz şu kadarını biliyoruz; bizim arkadaşlarımızın kör kuruşa tenezzül etmediğini, ne yaptıysa şehir için, kent için, fakirin fukaranın kursağından geçecek bir şey için yaptığını biliyoruz, hepsiyle de gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. "İran’ın kararını İran halkı verecektir" İran ve ABD arasında yaşanan olaylara da değinen Özgür Özel, "İran’da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle çok eleştirdiğimiz, bilhassa kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran’ın kendi geleceğini tayin etmesi demokratik yönetim en büyük temennimiz. Ama şimdi Trump ile Netanyahu, sivillerin hayatını kaybedeceği bir saldıraya giriştiler. Türkiye’nin İran konusunda çok dikkatli, sivilleri gözeten İran’ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, dikkatli bir diplomasi sürecini takip etmesi gerekir. İran’ı kurtarmak ne Trump’a ne eli kanlı Netanyahu’ya düşmüştür. İran’ın kararını İran halkı verecektir" diye konuştu. "Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediyeleri, teker teker yapılan bütün ölçümlerde, çok ufak tefek istisnalar hariç, seçildiklerinden çok daha iyi bir noktadalar. Memnuniyetin en temeline gittiğinizde eskiden yapılan borçların eridiğini görüyorsunuz; aynen Burdur’da olduğu gibi. Bizim İller Bankası paylarımız yüzde 40 kesiliyor ama yeni aldığımız belediyelerde yine de borçlarımız eriyor. Ayrıca CHP seçim kazanmadan önce özellikle küçük ilçelerde ya da nüfusu daha az olan illerde ’CHP gelirse sosyal yardımları keser’ yalanının çöktüğünü; en az artan yerde 3 kat arttığını, ortalama sosyal yardımların belediyelerimizde 5 kat arttığını, kreşlerin ve okul çağındaki çocuklara yapılan desteklerin büyük bir karşılık gördüğünü görüyoruz. Bugünkü iktidar maalesef zengini seven, fakiri görmeyen, emekliye selam vermeyen, emekçinin sesini duymayan, çiftçinin derdiyle dertlenmeyen, süt üreticisinin derdini tasasını duymayan, varsa yoksa zengine çalışan bir iktidardır. O yüzden Türkiye’nin kaynak sorunu yoktur, Türkiye’nin öncelik belirleme sorunu vardır" ifadelerini kullandı. "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Özel, "Darbenin hiçbir türlüsüyle işimiz olmaz" dedi. Özel, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Biz o gün anında önce Ankara’daki arkadaşları topladık. Meclis Başkanı’nı, başkanvekillerini, diğer partileri aradık. Bilhassa AK Parti’ye ’Gün demokrasinin yanında durma günüdür’ dedik. ’Meclisi açın, birlikte direneli’ dedik. Tayyip Bey’in yaptığı bütün kötülüklere, AK Parti ile bütün rekabetimize rağmen darbe gecesi milletin seçtiğinin, milletin tercihlerinin arkasında durduk" dedi.
Burdur’da halasının oğlunu öldüren sanık : "Korkutmak istedim, öldürmek istememiştim"
12 Haziran 2025 Perşembe - 15:00 Burdur’da halasının oğlunu öldüren sanık : "Korkutmak istedim, öldürmek istememiştim" Burdur’da aracının önünü keserek halasının oğlunu tüfekle öldüren ve aynı araçtaki iki kişiyi yaralayan Onur A. ile birlikte yargılanan eşi ve iki arkadaşı ilk kez hakim karşısına çıktı. "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapsi istenen Onur A., savunmasında "Öldürme kastım yoktu, korkutmak istedim" dedi. Olay, 22 Eylül 2024 tarihinde saat 20.00 sıralarında yaşanan olayda, Burdur’un Bucak ilçesi Yunus Emre Mahallesi Yıldırım Caddesi ile 811 Sokak kesişiminde, aralarında daha önceden husumet bulunan halasının oğlu Beytullah Soylu’nun (24) kullandığı ve Durmuş S., Özcan S. (20) ile Bekir Ö.’nün (18) yolcu olarak bulunduğu 15 ACV 879 plakalı otomobilin önü, Onur A. (24) tarafından 07 AFZ 189 plakalı otomobil ile kesildi. Araç içerisinde oturduğu yerden Beytullah Soylu’nun aracına doğru tüfekle 2 el ateş eden Onur A., olay yerinden uzaklaştı. Açılan ateş sonucu göğsünden vurulan Beytullah, bilincini kaybetti. Yokuş aşağı kayan otomobil, park halindeki başka bir araca çarparak durabildi. Araçtaki Bekir Ö. ve Özcan S. ise vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Beytullah Soylu, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bir evde saklanırken yakalandı Cinayetin ardından kaçan Onur A., polis ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda suç aleti tüfek ile birlikte bir evde saklanırken yakalandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, suç delillerini gizlediği ve Onur A.’nın saklanmasına yardım ettiği iddia edilen babası Yaşar A. (48), eşi Şerife A. (21), arkadaşları Beytullah T. (34) ve Erkan A. (32) gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen şahıslardan Onur A. ve eşi Şerife A., Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken; arkadaşları Beytullah T. ve Erkan A. ev hapsi cezası verildi. Babası Yaşar A. ise serbest bırakıldı. Tutuklu sanıkların iddianameleri Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Onur A. ve eşi Şerife A. hakkında Beytullah Soylu’ya yönelik eylemlerinden "kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası", Bekir Ö. ve Özcan S.’ye yönelik eylemlerinden dolayı da ayrı ayrı "olası kasıtla silahla yaralama" suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz yargılanan sanıklar Erkan A. ve Beytullah T. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıklar mahkemeye SEGBİS ile bağlandı Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmada tutuklu sanık Onur A., olayda yaralanan Bekir Ö., Özcan S. ve olay anında araç içerisinde bulunan Durmuş S. ile Beytullah Soylu’nun yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu yargılanan sanık Şerife A. ile ev hapsi cezası ile yargılanan Erkan A. ve Beytullah T. ise SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri) ile katıldı. "İlk saldırıyı karşı taraf yaptı" Tutuklu sanık Onur A. duruşmadaki savunmasında; "İlk saldırıyı karşı taraf yaptı. Önce üzerime araba sürüp beni tehdit ettiler. Olay günü 3 arkadaşımla alkol aldıktan sonra eşimle buluşmak için arabamla seyir halindeyken önüme Özcan S. ve Özkan A. çıktı. Aracı önüme kırdılar camdan bana bağırarak "seni öldüreceğim" dedi. Bende kaldırıma çıkıp kaçtım. Daha önce Durmuş, Servet, Beytullah ve Özcan tarafından darp edilmiştim. Arkadaşlarımı indirdikten sonra eşim Şerife ile buluşup alkol aldım. Tuvalet ihtiyacımı gidermek için yakında bulunan bir caminin tuvaletine gittik. O sırada Özcan A.’nın babası Ersan A.’yı arayıp durumu anlattım. O sırada içerisinde Beytullah Soylu’nun olduğu Tofaş araç geldi yine küfredip tehdit ettiler bende kaçtım. Çadıra gidip av tüfeğini babamlar engel olmaya çalışsa da aldım. Eşimle parka doğru giderken takip edildiğimi fark ettim. Olay yerine geldiğimizde karşı istikametten Beytullah Soylu’nun kullandığı ve içerisinde Durmuş S., Özcan S. ve Bekir Ö.’nün olduğu araç gelerek önüme durdu. Beytullah’ın bana doğru silah çektiğini görünce sol tarafımda kapı kenarında bulunan tüfeği alarak hedef gözetmeksizin 2 el ateş ettim. Amacım sadece korkutmaktı. Tüfeği eşim vermedi, "sık" diye bir beyanda bulunmadı ben kendim alıp ateş ettim. Daha sonra olay yerinden uzaklaştım. Kimseyi öldürme niyetim yoktu. Tüfeğimin içinde 3 kabzasında 2 mermi vardı ama ben 2 el ateş ettim çünkü panikledim. Eşim Şerife A. ve arkadaşlarım Erkan A. ve Beytullah T.’nin olayla hiçbir bağlantısı yoktur. Evlerine gittiğimde olaydan haberleri yoktu. Soruşturma aşamasında verdiğim ifadeyi hatırlamıyorum. Burada verdiğim ifade geçerlidir" dedi. "Sık dedim" dememin sebebi cezaevinde daha güvenli olacağımı düşünmemdi Tutuklu sanık Şerife A. ise mahkemedeki savunmasında; savcılıkta verdiği ifadesinin tekrarladığını belirterek; "Eşime tüfeği ben vermedim ve kendisine de "sık" demedim. Eşimle lavaboya gittiğimizde karşı taraf geldi biz de uzaklaşıp çadıra gittik. Çadıra gittiğimizde Onur tüfeği aldı. O gün uyuşturucu etkisinde olduğum için silahı nereye koyduğunu hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla arabayla giderken karşıdan bir araç geldi. Ben içinde kimin oturduğunu görmedim ama bize silah doğrulttuklarını gördüm. Eşim beni ve kendini korumak için rastgele ateş etti. Daha sonra oradan ayrıldık. Durmuş, Beytullah ve Özcan S. daha öncesinde beni eve kapatarak eşimden ayırmaya çalıştı. Beni uyuşturucu kullanmaya teşvik ettiler, namusuma göz diktiler. Ben sorgulama esnasında uyuşturucu madde etkisindeydim. Emniyetteki ifademde "sık" dedim dememin sebebi bu süreçte cezaevinde daha güvenli olacağımı düşünmemdi. Ama böyle bir olay olmadı" sözlerini sarf etti. "Suçsuzum 2 çocuğuma bakabilmem için ev hapsinin kaldırılmasını talep ediyorum" Ev hapsiyle yargılanan sanık Erkan A. ise ifadesinde olayın öncesinde ve sonrasında olayla ilgisinin ve bilgisinin olmadığını, olayı emniyette öğrendiğini beyan ederek; "Şerife çocuklarımın bakıcısıdır. Ben o gün çocuklarımı alışverişe çıkaracaktım. Şerife’de Onur ile buluşacaklarını söyleyerek kendisini onun yanına bırakmamı istedi. Olay sonrası Onur’u hiç görmedim, beni arayan da olmadı. Ben nezaretteyken evime geldiyse bilmiyorum. 9 ay 11 gündür suçsuz yere ev hapsindeyim. 4 ve 10 yaşında iki çocuğum var onların geçimini sağlamak için çalışmam gerekiyor. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Bir diğer ev hapsindeki sanık Beytullah T. ise Onur’un olay sonrası evine gelip bir bira içip ceket istediğini evinde en fazla 15 dakika kaldığını ve olayla ilgili bir şey söylemediğini belirterek suçsuz olduğunu bu yüzden beraatini talep ettiğini ifade etti. Vefat eden Beytullah Soylu’nun eşi Ayşe Soylu, babası Servet Soylu, Annesi Sevim Soylu, olay günü araç içerisinde bulunan Bekir Ö., Durmuş S., Özcan S. ise sanıkların en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep etti. Maktül avukatı sanıkların ayrı ayrı en ağır şekilde cezalandırılmalarını, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ev hapsiyle yargılanan sanıkların ise tutuklu olarak yargılanmalarını talep etti. Sanık Onur A.’nın avukatı iddianamede müvekkilinin aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, sanığın lehine olan hususların iddianameye işlenmediğini bu yüzden eksik hususların giderilmesini talep ederken diğer sanıkların avukatları ise müvekkillerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması isteminde bulundu. İddia makamı ise verdiği mütalaada dosyadaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını, ev hapsi ile yargılanan sanıklara ise uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkemeden karar çıktı Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti tutuklu sanıklar Onur A. ve Şerife A.’nın tutukluluk hallerinin devamına, ev hapsiyle yargılanan Erkan A. ve Beytullah T.’nin ise ev hapsinin kaldırılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vererek mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi.
Burdur’da halasının oğlunu öldüren sanık: "Korkutmak istedim, öldürmek istememiştim"
12 Haziran 2025 Perşembe - 14:56 Burdur’da halasının oğlunu öldüren sanık: "Korkutmak istedim, öldürmek istememiştim" Burdur’da aracının önünü keserek halasının oğlunu tüfekle öldüren ve aynı araçtaki iki kişiyi yaralayan Onur A. ile birlikte yargılanan eşi ve iki arkadaşı ilk kez hakim karşısına çıktı. "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapsi istenen Onur A., savunmasında "Öldürme kastım yoktu, korkutmak istedim" dedi. Olay, 22 Eylül 2024 tarihinde saat 20.00 sıralarında yaşanan olayda, Burdur’un Bucak ilçesi Yunus Emre Mahallesi Yıldırım Caddesi ile 811 Sokak kesişiminde, aralarında daha önceden husumet bulunan halasının oğlu Beytullah Soylu’nun (24) kullandığı ve Durmuş S., Özcan S. (20) ile Bekir Ö.’nün (18) yolcu olarak bulunduğu 15 ACV 879 plakalı otomobilin önü, Onur A. (24) tarafından 07 AFZ 189 plakalı otomobil ile kesildi. Araç içerisinde oturduğu yerden Beytullah Soylu’nun aracına doğru tüfekle 2 el ateş eden Onur A., olay yerinden uzaklaştı. Açılan ateş sonucu göğsünden vurulan Beytullah Soylu bilincini kaybetti. Yokuş aşağı kayan otomobil, park halindeki başka bir araca çarparak durabildi. Araçtaki Bekir Ö. ve Özcan S. ise vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden saçmalarla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Beytullah Soylu, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bir evde saklanırken yakalandı Cinayetin ardından kaçan Onur A., polis ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda suç aleti tüfek ile birlikte bir evde saklanırken yakalandı. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, suç delillerini gizlediği ve Onur A.’nın saklanmasına yardım ettiği iddia edilen babası Yaşar A. (48), eşi Şerife A. (21), arkadaşları Beytullah T. (34) ve Erkan A. (32) gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen şahıslardan Onur A. ve eşi Şerife A., Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken; arkadaşları Beytullah T. ve Erkan A. ev hapsi cezası verildi. Babası Yaşar A. ise serbest bırakıldı. Tutuklu sanıkların iddianemeleri Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Onur A. ve eşi Şerife A. hakkında Beytullah Soylu’ya yönelik eylemlerinden "kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası", Bekir Ö. ve Özcan S.’ye yönelik eylemlerinden dolayı da ayrı ayrı "olası kasıtla silahla yaralama" suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz yargılanan sanıklar Erkan A. ve Beytullah T. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıklar mahkemeye SEGBİS ile bağlandı Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmada tutuklu sanık Onur A., olayda yaralanan Bekir Ö., Özcan S. ve olay anında araç içerisinde bulunan Durmuş S. ile Beytullah Soylu’nun yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu yargılanan sanık Şerife A. ile ev hapsi cezası ile yargılanan Erkan A. ve Beytullah T. ise SEGBİS(Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri) ile katıldı. ""İlk saldırıyı karşı taraf yaptı" Tutuklu sanık Onur A. duruşmadaki savunmasında; "İlk saldırıyı karşı taraf yaptı. Önce üzerime araba sürüp beni tehdit ettiler. Olay günü 3 arkadaşımla alkol aldıktan sonra eşimle buluşmak için arabamla seyir halindeyken önüme Özcan S. ve Özkan A. çıktı. Aracı önüme kırdılar camdan bana bağırarak "seni öldüreceğim" dedi. Bende kaldırıma çıkıp kaçtım. Daha önce Durmuş, Servet, Beytullah ve Özcan tarafından darp edilmiştim. Arkadaşlarımı indirdikten sonra eşim Şerife ile buluşup alkol aldım. Tuvalet ihtiyacımı gidermek için yakında bulunan bir caminin tuvaletine gittik. O sırada Özcan A.’nın babası Ersan A.’yı arayıp durumu anlattım. O sırada içerisinde Beytullah Soylu’nun olduğu Tofaş araç geldi yine küfredip tehdit ettiler bende kaçtım. Çadıra gidip av tüfeğini babamlar engel olmaya çalışsa da aldım. Eşimle parka doğru giderken takip edildiğimi fark ettim. Olay yerine geldiğimizde karşı istikametten Beytullah Soylu’nun kullandığı ve içerisinde Durmuş S., Özcan S. ve Bekir Ö.’nün olduğu araç gelerek önüme durdu. Beytullah’ın bana doğru silah çektiğini görünce sol tarafımda kapı kenarında bulunan tüfeği alarak hedef gözetmeksizin 2 el ateş ettim. Amacım sadece korkutmaktı Tüfeği eşim vermedi, "Sık" diye bir beyanda bulunmadı ben kendim aldım da ateş etti. Daha sonra olay yerinden uzaklaştım. Kimseyi öldürme niyetim yoktu. Tüfeğimin içinde 3 kabzasında 2 mermi vardı ama ben 2 el ateş ettim çünkü panikledim. Eşim Şerife A. ve arkadaşlarım Erkan A. ve Beytullah T.’nin olayla hiçbir bağlantısı yoktur. Evlerine gittiğimde olaydan haberleri yoktu. Soruşturma aşamasında verdiğim ifadeyi hatırlamıyorum. Burada verdiğim ifade geçerlidir" dedi. "Sık dedim" dememin sebebi cezaevinde daha güvenli olacağımı düşünmemdi Tutuklu sanık Şerife A. ise mahkemedeki savunmasında; savcılıkta verdiği ifadesinin tekrarladığını belirterek; " Eşime tüfeği ben vermedim ve kendisine de "Sık" demedim. Eşimle lavaboya gittiğimizde karşı taraf geldi bizde uzaklaşıp çadıra gittik. Çadıra gittiğimizde Onur tüfeği aldı. O gün uyuşturucu etkisinde olduğum için silahı nereye koyduğunu hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla arabayla giderken karşıdan bir araç geldi. Ben içinde kimin oturduğunu görmedim ama bize silah doğrulttuklarını gördüm. Eşim beni ve kendini korumak için rastgele ateş etti. Daha sonra oradan ayrıldık. Durmuş, Beytullah ve Özcan S. daha öncesinde beni eve kapatarak eşimden ayırmaya çalıştı. Beni uyuşturucu kullanmaya teşvik ettiler, namusuma göz diktiler. Ben sorgulama esnasında uyuşturucu madde etkisindeydim. Emniyetteki ifademde "sık" dedim dememin sebebi bu süreçte cezaevinde daha güvenli olacağımı düşünmemdi. Ama böyle bir olay olmadı." sözlerini sarf etti. "Suçsuzum 2 çocuğuma bakabilmem için ev hapsinin kaldırılmasını talep ediyorum" Ev hapsiyle yargılanan sanık Erkan A. ise ifadesinde olayın öncesinde ve sonrasında olayla ilgisinin ve bilgisinin olmadığını, olayı emniyette öğrendiğini beyan ederek; "Şerife çocuklarımın bakıcısıdır. Ben o gün çocuklarımı alışverişe çıkaracaktım. Şerife’de Onur ile buluşacaklarını söyleyerek kendisini onun yanına bırakmamı istedi. Olay sonrası Onur’u hiç görmedim, beni arayan da olmadı. Ben nezaretteyken evime geldiyse bilmiyorum. 9 ay 11 gündür suçsuz yere ev hapsindeyim. 4 ve 10 yaşında iki çocuğum var onların geçimini sağlamak için çalışmam gerekiyor. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Bir diğer ev hapsindeki sanık Beytullah T. ise Onur’un olay sonrası evine gelip bir bira içip ceket istediğini evinde en fazla 15 dakika kaldığını ve olayla ilgili bir şey söylemediğini belirterek suçsuz olduğunu bu yüzden beraatini talep ettiğini ifade etti. Vefat eden Beytullah Soylu’nun eşi Ayşe Soylu, babası Servet Soylu, Annesi Sevim Soylu, olay günü araç içerisinde bulunan Bekir Ö., Durmuş S., Özcan S. ise sanıkların en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep etti. Maktül avukatı sanıkların ayrı ayrı en ağır şekilde cezalandırılmalarını, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ev hapsiyle yargılanan sanıkların ise tutuklu olarak yargılanmalarını talep etti. Sanık Onur A.’nın avukatı iddianamede müvekkilinin aleyhine olan hususları kabul etmediklerini, sanığın lehine olan hususların iddianameye işlenmediğini bu yüzden eksik huşuların giderilmesini talep ederken diğer sanıkların avukatları ise müvekkillerinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması isteminde bulundu. İddia makamı ise verdiği mütalaada dosyadaki eksik huşuların giderilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını, ev hapsi ile yargılanan sanıklara ise uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkemeden karar çıktı Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti tutuklu sanıklar Onur A. ve Şerife A.’nın tutukluluk hallerinin devamına ev hapsiyle yargılanan Erkan A. ve Beytullah T.’nin ise ev hapsinin kaldırılarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vererek mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi.
Evine gidip tartıştığı kadını bıçaklayarak öldüren kadın ve 3 şüpheli adliyeye sevk edildi
12 Haziran 2025 Perşembe - 12:42 Evine gidip tartıştığı kadını bıçaklayarak öldüren kadın ve 3 şüpheli adliyeye sevk edildi Burdur’da, evine gittiği 35 yaşındaki kadınla kapı önünde yaşadığı tartışma sonrası onu bıçaklayarak öldüren Tülay A. ile birlikte aralarında Özge Bedir’in eşi Adnan B.’nin de bulunduğu gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, dün saat 21.00 sıralarında merkez Bağlar Mahallesi 14036 Sokak’ta bulunan bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Seray Ö. (25), Tülay A. (22) isimli kız arkadaşı ile birlikte daha önce mahkemelik olduğu Adnan B.’nin (35) evine gitti. Seray Ö. site önünde beklerken, Tülay A. apartmanın birinci katındaki daireye çıkarak A.B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesiyle yaşanan arbede sırasında Tülay A., Özge Bedir’i boğazından ve karın bölgesinden bıçaklayarak ağır yaraladı. İki şüpheli olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Olaydan bir süre sonra Seray Ö. tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine Özge Bedir’in evine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kapıyı açmasının ardından Özge Bedir, evin koridorunda kanlar içinde bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bedir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Özge Bedir’in cenazesi morga kaldırıldı Polis ekipleri, kısa süre sonra şüpheliler Tülay A. ve Seray Ö.’yü Yeni Mahalle Işıldak Sokak’ta yakaladı. Arbede sırasında elinden yaralanan Tülay A., tedavi için Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavisinin ardından Tülay A. ve arkadaşı Seray Ö. gözaltına alındı. Özge Bedir’in cenazesi ise savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Ölen kadının eşi ekip aracında baygınlık geçirdi Eşinin ölüm haberini alan ve evdeki çalışmaların bitmesini bekleyen Adnan B., polis aracında baygınlık geçirdi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Adnan B.’nin tedavisi sürerken, olay yerinde bulunan Özge Bedir’in yakınları sinir krizi geçirdi. Özge Bedir’in biri 5 yaşında, diğeri henüz 36 günlük 2 çocuk annesi olduğu öğrenildi. Emniyetteki ifadesinde kendini korumak için yaptığını söyledi Gözaltına alınan Tülay A. emniyetteki ilk ifadesinde Özge Bedir’in kendilerini konuşmak üzere eve çağırdığını, Seray’ın dışarıda beklediğini, kapı önünde konuşurken Bedir’in kendisini içeri çekerek kapıyı kapattığını, ardından hakaret edip mutfaktan aldığı bıçakla saldırdığını öne sürdü. Tülay A.’nın, boğuşma sırasında bıçağı elinden alıp kendisini korumak amacıyla Bedir’i bıçakladığı iddiasında bulunduğu öğrenildi. Seray Ö. ve Tülay A.’nin ifadelerinin ardından koca Adnan B. ve Vedat Ö. isimli bir şahsın daha ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldüğü ifade edildi. Zanlı ile ölen kadının eşinin geçmişte gönül ilişkisi olduğu iddiası Olayın arka planında ise geçmiş yıllarda Seray Ö. ile Adnan B. arasında yaşandığı iddia edilen bir gönül ilişkisinin bulunduğu belirtildi. O dönem Adnan B.’nin Seray Ö. ve Tülay A.’yı zorla arabasına bindirdiği gerekçesiyle şikayet edildiği, gözaltına alınan Adnan B.’nin "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan tutuklanarak bir süre cezaevinde kaldığı bilgisine ulaşıldı. Sevenleri morg önüne akın etti Hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Özge Bedir’in cenazesi yapılan otopsinin ardından yakınları ve sevenleri tarafından morgdan alınarak Sultandere Mezarlığı’nda toprağa verildi. Zanlı ve 3 şüpheli adliyeye sevk edildi Cinayet zanlısı Tülay A. ile birlikte gözaltına alınan Seray Ö., Vedat Ö. ve Özge Bedir’in eşi Adnan B., emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.
Evine gidip tartıştığı kadını bıçaklayarak öldürdü, "Kendimi korumak için yaptım" dedi
11 Haziran 2025 Çarşamba - 16:06 Evine gidip tartıştığı kadını bıçaklayarak öldürdü, "Kendimi korumak için yaptım" dedi Burdur’da evine gittikleri kadınla kapı önünde yaşadığı tartışma sonrası kadını bıçaklayarak öldüren ve gözaltına alınan Tülay A., emniyetteki ifadesinde Özge Bedir’in kendisini konuşmak için eve çağırdığını, kapının önündeyken kendisine hakaret edip bıçakla saldırdığını, bu esnada kendini korumak için bıçakladığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili 4 kişi gözaltına alınırken, Bedir’in cenazesi yapılan otopsinin ardından toprağa verildi. Olay, saat 21.00 sıralarında merkez Bağlar Mahallesi 14036 Sokak’ta bulunan bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Seray Ö. (25), Tülay A. (22) isimli kız arkadaşı ile birlikte daha önce mahkemelik olduğu A.B.’nin (35) evine gitti. Seray Ö. site önünde beklerken, Tülay A. apartmanın birinci katındaki daireye çıkarak A.B.’nin eşi Özge Bedir (35) ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesiyle yaşanan arbede sırasında Tülay A., Özge Bedir’i boğazından ve karın bölgesinden bıçaklayarak ağır yaraladı. İki şüpheli olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Olaydan bir süre sonra Seray Ö. tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine Özge Bedir’in evine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kapıyı açmasının ardından Özge Bedir, evin koridorunda kanlar içinde bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bedir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri, kısa süre sonra şüpheliler Tülay A. ve Seray Ö.’yü Yeni Mahalle Işıldak Sokak’ta yakaladı. Arbede sırasında elinden yaralanan Tülay A., tedavi için Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavisinin ardından Tülay A. ve arkadaşı Seray Ö. gözaltına alındı. Özge Bedir’in cenazesi ise savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Burdur Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Eşinin ölüm haberini alan ve evdeki çalışmaların bitmesini bekleyen A.B., polis aracında baygınlık geçirdi. Ambulansla hastaneye kaldırılan A.B.’nin tedavisi sürerken, olay yerinde bulunan Bedir’in yakınları sinir krizi geçirdi. Özge Bedir’in biri 5 yaşında, diğeri henüz 36 günlük 2 çocuk annesi olduğu öğrenildi. Emniyetteki ifadesinde kendini korumak için yaptığını söyledi Gözaltına alınan Tülay A. emniyetteki ilk ifadesinde Özge Bedir’in kendilerini konuşmak üzere eve çağırdığını, Seray’ın dışarıda beklediğini, kapı önünde konuşurken Bedir’in kendisini içeri çekerek kapıyı kapattığını, ardından hakaret edip mutfaktan aldığı bıçakla saldırdığını öne sürdü. Tülay A.’nın, boğuşma sırasında bıçağı elinden alıp kendisini korumak amacıyla Bedir’i bıçakladığı iddiasında bulunduğu öğrenildi. Seray Ö. ve Tülay A.’nin ifadelerinin ardından koca A.B. ve Vedat Ö. isimli bir şahsın daha ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldüğü ifade edildi. Olayın arka planında ise geçmiş yıllarda Seray Ö. ile A.B. arasında yaşandığı iddia edilen bir gönül ilişkisinin bulunduğu belirtildi. O dönem A.B.’nin Seray Ö. ve Tülay A.’yı zorla arabasına bindirdiği gerekçesiyle şikayet edildiği, gözaltına alınan A.B.’nin "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan tutuklanarak bir süre cezaevinde kaldığı bilgisine ulaşıldı. Sevenleri morg önüne akın etti Hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Özge Bedir’in cenazesi yapılan otopsinin ardından yakınları ve sevenleri tarafından morgdan alınarak Sultandere Mezarlığı’nda toprağa verildi. Gözaltındaki şüphelilerin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Gölhisar’ın Yeşildere köyünde 400 yıllık bayram geleneği yaşatılıyor
09 Haziran 2025 Pazartesi - 15:28 Gölhisar’ın Yeşildere köyünde 400 yıllık bayram geleneği yaşatılıyor Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köyünde 400 yılı aşkın süredir devam eden Yörük Yaren Gecesi, bu yıl da Kurban Bayramı’nda coşkuyla kutlandı. Köy halkının yoğun katılım gösterdiği etkinlik, hem birlik ve beraberliği pekiştirdi hem de kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sağladı. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı arefesinde gerçekleştirilen Tahta Araba Şenliği’nin ardından, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde geleneksel Yörük Yaren Gecesi ile Asker Uğurlama merasimi bir arada yapıldı. Yeşildere Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile köy muhtarlığının ortak organizasyonuyla düzenlenen etkinlik, Yeşildere İlk ve Ortaokulu bahçesinde binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Köy halkı, gece boyunca çalınan yöresel ezgiler eşliğinde oyunlar oynayarak doyasıya eğlendi. Yöresel kıyafetlerin giyildiği, geleneksel orta oyunlarının sergilendiği şenlikte, renkli görüntüler ortaya çıktı. Özellikle köylü erkeklerin kadın kıyafetleri giyerek sergilediği doğaçlama oyunlar, izleyicilere neşeli anlar yaşattı. Gecede, "Deve Kabare" isimli orta oyununu sergileyen ekip, tahta merdivenlerden oluşturulan deve figürü ve davul-zurna eşliğinde köyü dolaştıktan sonra etkinlik alanına gelerek gösterilere başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından okunan dua ile başlayan etkinlik; şenlik ağalığı yarışması, zeybek gösterileri ve müzikli eğlencelerle geç saatlere kadar devam etti. Köy Muhtarı Şinasi Çalar yaptığı açıklamada, "40 yaşındayım, bildim bileli bu şenlik yapılır. Gelinimiz, damadımız, külcümüz, ebemiz, dedemiz hepsi bu köyden. Bu gelenek bizim için çok değerli. El birliğiyle yaşatıyoruz. Herkesin bayramlarını kutluyorum, desteklerinden dolayı Gölhisar Kaymakamımız Sayın Emre Çiftçi’ye de ayrıca teşekkür ederim" dedi. Etkinliğin organizasyonunu üstlenen Yeşildere Köyü Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı Sait Yıldırım ise, "Yarenlik gecemizde tüm oyuncular erkek, kadın kıyafetleri giyerek sahne alıyorlar. Oyunlar tamamen doğaçlama. Bu bölgede bu tarz şenliklerin nadir olması nedeniyle ilgi de çok büyük" ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıl şenlik ağası seçilen Muhammet Tatlı da katılımcılara teşekkür ederek, "Bu yıl görevimi devredeceğim. Herkese iyi bayramlar, iyi eğlenceler" dedi. Etkinliğe Denizli’den katılan Hasan Karabaş ise köyün tarihçesine değinerek, "400-450 yıllık bir geçmişe sahip Yörük köyüyüz. Dedelerimizden kalan bu geleneği yaşatmaya devam ediyoruz. Bu bir bayrak değişimi. Bizden sonrakiler de bu kültürü sürdürür inşallah" dedi.