Yerel Haberler
Burdur
Uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına, uygulamada durdurulan genç kadın usta koştu 02 Mart 2026 Pazartesi - 11:20:29 Burdur’da uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına şans eseri uygulama noktasında polis ekipleri tarafından rutin denetimde durdurulan 21 yaşındaki kadın usta koştu. Genç kadın usta tarafından yapılan kontrolde aracın v kayışının koptuğu anlaşılırken araç çekici marifetiyle sanayiye çekildi. Burdur’un Bucak ilçesinde yaşayan ve çocukluğundan beri arabalara ilgi duyan 21 yaşındaki Edanur Gönen, 16 yaşında Bucak Oto Sanayi’de çırak olarak başladı. Yaklaşık 4 yıldır Burdur sanayisinin tek kadın ustası olarak çalışan Gönen, ailesinin ve ustasının desteğiyle bu ön yargıları kırarak müşterilerin ve diğer sanayi esnafının takdirini kazandı. Gece saatlerinde polis ekipleri tarafından rutin denetimler çerçevesinde uygulama noktasında durdurulan Gönen, yapılan sorgunun ardından yoluna devam edeceği sırada uygulama noktasında arızalanan bir aracın olduğunu fark etti. Kendi aracından inerek arızalanan aracın başına gelen Gönen, yaptığı kontrolde aracın v kayışının koptuğunu bu sebeple de çekici ile sanayiye gitmesi gerektiğini belirtti. "Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" Bucak Oto Sanayi’de 4 yıldır çalıştığını belirten Edanur Gönen, "Arkadaşımla Bucağa döndüğümüz sırada polis ekipleri tarafından uygulama noktasında durdurulduk. Yapılan kontrollün ardından yoluma devam edeceğim sırada başka bir aracın bozulduğunu gördüm. Aracım inerek yardım etmek istedim. Aracın v kayışı kopmuş. Burada aracı çekici ile sanayiye götürmek zorundalar. Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" dedi.
Yaşlı adamı öldürüp karısını ağır yaraladı, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı
27 Şubat 2025 Perşembe - 17:01 Yaşlı adamı öldürüp karısını ağır yaraladı, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı Burdur’da 30 Ekim 2023 tarihinde Bayram Sertcan’ı öldürüp eşi Zehra Sertcan’ı yaralayan Ayhan Ulu’ya ceza yağdı. Ayhan Ulu’nun kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 17 yıl, nitelikli yağma suçundan ise 13 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ayrıca evden alınan paralar içinde Serdar Sertcan’a 48 bin TL ödemesine hükmedildi. Burdur’da 30 Ekim 2023 günü bir yaşlı çiftin bakıcılarının kapıyı açamaması sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından açılan pencereden içeri giren polisler, Bayram Sertcan’ı (76) darp edilip bıçaklanarak öldürülmüş ve eşi Zehra Sertcan’ı (67) yaralanmış halde buldu. Olayla ilgili bin 500 saatlik kamera kaydı inceleyen ekiplerin yaptığı 10 günlük araştırma neticesinde zanlı Ayhan Ulu (37) gece polisin yaptığı operasyonla gözaltına alınırken, şüphelinin evinde yapılan incelemelerde olay anında kullanılan suç aleti bıçak, tıbbi eldiven, altın bileklik ve 3 bin 605 TL ele geçirildi. Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden cinayet zanlısı Ayhan Ulu, çıkarıldığı mahkeme tarafından "kasten adam öldürme" ve "kasten adam yaralama" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık Ayhan Ulu’nun ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu; ’nitelikli yağma’ suçundan 15 yıla, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın karar duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanık Ayhan Ulu, maktul Bayram Sertcan’ın çocukları Arzu Özçoban ve Serdar Sertcan ile taraf avukatları hazır bulundu. Sanık Ayhan Ulu’nun avukatı müvekkili hakkında yaptığı savunmada, "Müvekkilim oraya daha önceden konuştukları odunluk yerine beton dökmek için gitmiştir. Müvekkilim aslında saldırıyı önlemek isterken bu olay yaşanmış. Bu da gösteriyor ki ilk saldırıyı maktul gerçekleştiriyor. Maktul bıçak elindeyken Ayhan Ulu’ya saldırıyor. Müvekkilim bıçağın keskin kısmını tutuyor sonra maktulün bileğini havaya kaldırıyor ve maktul bu şekilde yaralanıyor. Zehra Sertcan’a karşı da öldürmeye teşebbüs yoktur. Sadece yumruk ve bıçağın arkasıyla vurmuştur. Evden aldığı çantayı da yarasını sarmak için almıştır. Bayram Sertcan’a yönelik eylemde nefsi müdafaa hükümlerinin uygulanmasını, Zehra Sertcan’a yönelik eylemlerde ise TCK 86. Madde hükümlerinin uygulanmasını, mahkeme aksi kanaatte ise ağır tahrik unsurlarının göze alınarak yağma suçu olmadığından müvekkilimin beraatine veya adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini talep ediyorum" dedi. Bayram Sertcan’ın oğlu müşteki Osman Sertcan’ın avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek, "Olay günü kış ayı olduğundan zaman bakımından tasarlayarak öldürmeye uygundur. Bir de olay saatinde orada düğün vardır ve evden herhangi bir ses duyulmayacaktır. Sanık bunları göz önüne alarak yağma ve öldürme kastı ile eve gelmiştir. Olay gerçekleştikten sonra Zehra Sertcan’ın da öldüğünü düşünerek evin her yerini aramıştır. Çünkü Bayram Sertcan’ın Almanya’dan emekli olduğunu ve varlıklı biri olduğunu bilmektedir. Olayın ertesi günü de eve tekrar gelerek delilleri karartmıştır. Bu yüzden bu işi bilerek yapmıştır ve verdiği savunma suçtan kurtulmaya yöneliktir. İddia ve delillerin tekrarını, sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını, hakkında hiçbir indirim yapılmamasını talep ediyoruz" ifadesinde bulundu. Zehra Sertcan’ın avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek sanık Ayhan Ulu hakkında kadına karşı kasten öldürme suçunun nitelikli halinden cezalandırılmasını ve cezasında hiçbir indirim uygulanmamasını talep etti. Bayram ve Zehra Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan ise sanık Ayhan Ulu’nun savunmalarını kabul etmediklerini beyan ederek sanık hakkında en ağır cezanın verilmesini talep ettiler. Sanık Ayhan Ulu ise mahkemedeki savunmasında, "Evde hiçbir çekmece ve dolaba dokunmadım. Sadece elimi silmek için bez aldım. O sırada çanta düştü ve elimi sarmak için onu da aldım. Bıçağı Isparta yoluna attım dediğim halde savcı o bıçağın oradan alınmasına gerek duymadı. Maktulün çocukları ve müşteki avukatları evden bir şeyler çaldığımı belirtti. Ben bunları kabul etmiyorum. Savunmamda bütün olayı ayrıntısı ile anlattım. Ben hiç kimseyi öldürmek istemedim. Herhangi bir yağma kastım yok. Takdir mahkemenindir" dedi. Sanığa ceza yağdı Mahkemede verilen kısa bir aranın ardından sanık Ayhan Ulu hakkında Bayram Sertcan’ı karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası ile cezalandırılmasına, Zehra Sertcan’a karşı ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası ile cezalandırılmasına, indirim uygulanarak bu cezanın 17 yıla indirilmesine, nitelikli yağma suçundan ise 13 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ayrıca evden alınan paralar içinde Serdar Sertcan’a 48 bin TL ödemesine karar verildi. Mahkeme sonunda konuşan Bayram ve Zehra Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan, "Çok mutluyuz, adalet yerini buldu. Sanık en ağır şekilde cezalandırıldı. Olayın çözülmesinde emekleri geçen herkese, özellikle emniyet ekiplerine teşekkür ederim. Gece gündüz katili bulmak için çalıştılar, hepsine çok teşekkür ederiz" dediler.
Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi
26 Şubat 2025 Çarşamba - 16:31 Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi Burdur’da 8 Şubat’ta eski eşi tarafından kaldığı otelde silahla vurulup bıçaklanan Özlem Şımarık’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşmasında yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edilirken 5 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu kararla tutuksuz yargılanan sanıkların sayısı 4’e çıktı. Azmettirme suçundan yargılanan sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" dedi. Burdur’da 8 Şubat’ta kasten yaralama suçundan kapalı cezaevinde yatarken Açık Ceza İnfaz Kurumu’na geçtiği gün gitmesi gereken süre içinde gitmeyip Çavdır ilçesinde boşandığı eşi Özlem Şımarık’ı (28) kaldığı oteli basarak odasında av tüfeğiyle vurup daha sonra birçok yerinde bıçaklayarak ağır yaralayan Tarık Y. (45) olay yerinden kaçmıştı. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi Özlem Şımarık yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Emniyet ekipleri, kaçan Tarık Y.’yi olaydan yaklaşık 6 saat sonra Denizli’nin Çameli ilçesinde dağlık alanda bulunan bir gazinoda yaptığı operasyonla yakaladı. Gözaltına alınan Tarık Y. işlemler için Gölhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirilirken Tarık Y.’ye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen Meryem S. (30), Erdal A. (40), Kazım Ö. (37), Mehmet Ç. (27), Mustafa S. (31), Şaban A. da (26) gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sek edilen şüphelilerden katil zanlısı Tarık Y. ve yardım eden Erdal A., Kazım Ö., Mehmet Ç., Mustafa S., Şaban A. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanırken Meryem S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından Tarık Y.’ye yardım ettiği tespit edilen Meryem S. ve azmettirici olmakla suçlanan Adem S. (36), ve Gökay S.(33) 14 Mayıs günü gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. Yargılamanın 25 Aralık 2024 tarihinde görülen birinci duruşmasında ise tutuklulardan Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti. Bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmasında tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S., Gökay S., Meryem S. ve tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S., ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada 4’ü polis 8 tanığın dinlenmesinin ardından iddia makamı dosyadaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında da uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamını talep etti. Maktul Özlem Şımarık’ın avukatları ise sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Sanıklardan Meryem S., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S. ve Gökay S.‘nin avukatları müvekkillerinin iddianamede aleyhlerine olan maddeleri kabul etmediklerini beyan ederek müvekkillerinin 1 yıldan fazla süredir hapis yattıklarını, kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunmadığı için tahliyelerini, mahkeme heyeti aksi düşüncede ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarını talep etti. Tutuksuz sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin avukatları ise müvekkillerinin haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını ve beraatlerini istedi. Mahkemede söz verilen sanıklardan Meryem S. mahkemede dinlenen tanıkları tanımadığını beyan ederek, "Özlem’in ölmesini istemem için herhangi bir neden yoktur. Mütalaayı kabul etmiyorum, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. cinayet ile hiçbir alakalarının bulunmadığını, suçsuz olduklarını ve önceki savunmalarını tekrar ettiklerini dile getirerek beraatlerini, mahkeme heyeti aksi kanaatte ise adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep ettiler. Tutuksuz sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S. olayla hiç bir ilgilerinin bulunmadığını belirterek haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını istediler. Özlem Şımarık’ı öldürmekten yargılanan tutuklu sanık Tarık Y. ise önceki savunmalarının tekrar ettiğini, bu aşamada herhangi bir söyleyeceğinin bulunmadığını söyledi. Özlem Şımarık’ın öldürülmesi olayında azmettirme suçu ile yargılanan Gökay S. mahkeme heyetine, "10 aydır ömrümden alınıyor. Benim olayla hiçbir ilgim yok. Baz istasyonu ve HTS kayıtlarına bakılmasını, olayda kullanılan bıçakta benim DNA’mın olup olmadığına bakılmasını talep ediyorum. Bu dosyada yargılanmamın tek nedeni üzerime atılan iftiradır. Ben suçsuzluğumun ortaya çıkarılmasını ve bu şekilde beraatimi talep ediyorum" dedi. Özlem Şımarık’ın öldürülmesinde bir azmettirme suçundan yargılanan bir diğer sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" diyerek, "Bu işi Tarık kendi kararıyla yaptı. Şaban A. da ona yardım etti. Bu kişilerin üzerime attığı iftira nedeniyle kaç aydır tutukluyum. Bu suçtan aklanarak beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Gergin geçen mahkemede azmettirme suçuyla yargılanan kardeşler Gökay S. ve Adem S. ise katil zanlısı olarak yargılanan Tarık Y. arasında sözlü tartışma çıktı. Mahkeme heyeti duruşmaya verdiği aranın ardından tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. ve Adem S.’nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrolünün devamına, tutuklu sanıklardan Meryem S. ve Gökay S.’nin ise tutuksuz yargılanmasına ve haklarında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden avukat Yağmur Burçin Sayın, "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak bugün Özlem Şımarık’ın ikinci duruşmasındaydık. İki tane tahliye var. Savcı mütalaasında sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Sanıklardan 5’i tutuklu yargılanmakta. Biz kadın cinayetleri, Özlem ve Özlem gibi bütün kadınlar için mücadelemizi devam ettiriyoruz. Bu dosyanın da takipçisi olacağız. Bir sonraki celse 25 Nisan’a ertelendi. Dernek olarak takipteyiz. En ağır cezadan cezalandırılma talebimiz var. Bu vahşice cinayetlere dur demek için çabamız devam edecek" dedi.
Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi
26 Şubat 2025 Çarşamba - 16:20 Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi Burdur’da 8 Şubat’ta eski eşi tarafından kaldığı otelde silahla vurulup bıçaklanan Özlem Şımarık’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşmasında yargılanan 9 sanıktan 2 sanık daha tahliye edilirken 5 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu kararla tutuksuz yargılanan sanıkların sayısı 4’e çıktı. Azmettirme suçundan yargılanan sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" dedi. Burdur’da 8 Şubat’ta kasten yaralama suçundan kapalı cezaevinde yatarken Açık Ceza İnfaz Kurumu’na geçtiği gün gitmesi gereken süre içinde gitmeyip Çavdır ilçesinde boşandığı eşi Özlem Şımarık’ı (28) kaldığı oteli basarak odasında av tüfeğiyle vurup daha sonra birçok yerinde bıçaklayarak ağır yaralayan Tarık Y. (45), olay yerinden kaçmıştı. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi Özlem Şımarık yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Emniyet ekipleri kaçan Tarık Y.’yi olaydan yaklaşık 6 saat sonra Denizli’nin Çameli ilçesinde dağlık alanda bulunan bir gazinoda yaptığı operasyonla yakaladı. Gözaltına alınan Tarık Y. işlemler için Gölhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirilirken Tarık Y.’ye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen Meryem S.(30), Erdal A.(40), Kazım Ö.(37), Mehmet Ç.(27), Mustafa S.(31), Şaban A.(26)’da gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sek edilen şüphelilerden katil zanlısı Tarık Y. ve yardım eden Erdal A., Kazım Ö., Mehmet Ç., Mustafa S., Şaban A. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanırken Meryem S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından Tarık Y.’ye yardım ettiği tespit edilen Meryem S. ve azmettirici olmakla suçlanan Adem S.(36), ve Gökay S.(33) 14 Mayıs günü gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. Yargılamanın 25 Aralık 2024 tarihinde görülen birinci duruşmasında ise tutuklulardan Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti. Bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmasında tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S., Gökay S., Meryem S. ve tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S., ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada 4’ü polis 8 tanığın dinlenmesinin ardından iddia makamı dosyadaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında da uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamını talep etti. Maktul Özlem Şımarık’ın avukatları ise sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti Sanıklardan Meryem S., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S. ve Gökay S.‘nin avukatları müvekkillerinin iddianamede aleyhlerine olan maddeleri kabul etmediklerini beyan ederek müvekkillerinin 1 yıldan fazla süredir hapis yattıklarını, kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunmadığı için tahliyelerini, mahkeme heyeti aksi düşüncede ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarını talep etti. Tutuksuz sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin avukatları ise müvekkillerinin haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını ve beraatlerini istedi. Mahkemede söz verilen sanıklardan Meryem S. mahkemede dinlenen tanıkları tanımadığını beyan ederek; "Özlem’in ölmesini istemem için herhangi bir neden yoktur. Mütalaayı kabul etmiyorum tahliyemi talep ediyorum." dedi. Sanık Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. cinayet ile hiç bir alakalarının bulunmadığını, suçsuz olduklarını ve önceki savunmalarını tekrar ettiklerini dile getirerek beraatlerini, mahkeme heyeti aksi kanaatte ise adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep ettiler. Tutuksuz sanıklar Kazın Ö. ve Mustafa S. olayla hiç bir ilgilerinin bulunmadığını belirterek haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını istediler. Özlem Şımarık’ı öldürmekten yargılanan tutuklu sanık Tarık Y. ise önceki savunmalarının tekrar ettiğini, bu aşamada herhangi bir söyleyeceğinin bulunmadığını söyledi. Özlem Şımarık’ın öldürülmesi olayında azmettirme suçu ile yargılanan Gökay S. mahkeme heyetine; " 10 aydır ömrümden alınıyor. Benim olayla hiç bir ilgim yok. Baz istasyonu ve HTS kayıtlarına bakılmasını, olayda kullanılan bıçak ta benim DNA’mın olup olmadığına bakılmasını talep ediyorum. Bu dosyada yargılanmamın tek nedeni üzerime atılan iftiradır. Ben suçsuzluğumun ortaya çıkarılmasını ve bu şekilde beraatimi talep ediyorum." dedi. Özlem Şımarık’ın öldürülmesinde bir azmettirme suçundan yargılanan bir diğer sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" diyerek; "Bu işi Tarık kendi kararıyla yaptı. Şaban A.’da ona yardım etti. Bu kişilerin üzerime attığı iftira nedeniyle kaç aydır tutukluyum. Bu suçtan aklanarak beraatimi talep ediyorum dedi. Gergin geçen mahkemede azmettirme suçuyla yargılanan kardeşler Gökay S. ve Adem S. ise katil zanlısı olarak yargılanan Tarık Y. arasında sözlü tartışma çıktı. Mahkeme heyeti duruşmaya verdiği aranın ardından tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. ve Adem S.’nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrolünün devamına, tutuklu sanıklardan Meryem S. ve Gökay S.’nin ise tutuksuz yargılanmasına ve haklarında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden avukat Yağmur Burçin Sayın; "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak bugün Özlem Şımarık’ın ikinci duruşmasındaydık. İki tane tahliye var. Savcı mütalaasında sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Sanıklardan 5’i tutuklu yargılanmakta. Biz kadın cinayetleri, Özlem ve Özlem gibi bütün kadınlar için mücadelemizi devam ettiriyoruz. Bu dosyanın da takipçisi olacağız. Bir sonraki celse 25 Nisan’a ertelendi. Dernek olarak takipteyiz. En ağır cezadan cezalandırılma talebimiz var. Bu vahşice cinayetlere dur demek için çabamız devam edecek." dedi. (SK-
Salda Gölü bilim, eğitim ve turizmin buluşma noktası olacak
25 Şubat 2025 Salı - 12:06 Salda Gölü bilim, eğitim ve turizmin buluşma noktası olacak Salda Gölü’nde kurulan bilim merkezi, hidrobiyoloji, jeoloji ve ekoloji alanlarında yürütülecek akademik çalışmalar ve eğitim programlarıyla ulusal ve uluslararası bilim insanlarını bir araya getirecek. Salda Gölü Doğa ve Bilim Merkezi Müdürü Prof. Dr. İskender Gülle, Salda Gölü’nün doğal bir laboratuvar olduğunu belirterek, "Salda Gölü, bilim merkezinin kuruluş amacına uygun olarak adeta bir doğal laboratuvar niteliğinde. Bu bölgenin jeolojik oluşumu, coğrafi şekilleri, gölün kendine özgü endemik türleri ve el değmemiş coğrafyası sayesinde çok özel bir yer. Bu nedenle burada kurulacak bilim merkezi çok amaçlı bir bilim merkezi olacak" dedi. Türkiye’nin en önemli doğal güzelliklerinden biri olan Salda Gölü, kurulan bilim merkezi ile akademik çalışmalara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. ‘Salda Gölü Bilim, Eğitim ve Doğa Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi’, hidrobiyoloji, jeoloji ve ekoloji alanlarında ulusal ve uluslararası bilim insanlarını bir araya getirerek önemli araştırmalara imza atacak. Salda Gölü, kendine özgü ekosistemi ve barındırdığı endemik türlerle dikkat çekiyor. Ayrıca, jeolojik yapısı Mars yüzeyine benzetilerek büyük bir araştırma potansiyeli sunuyor. Bu nedenle, kurulan bilim merkezi, gölde gerçekleştirilecek akademik çalışmaların yanı sıra ekosistem koruma projeleri ve doğa eğitimi programları gibi kritik faaliyetleri yürütecek. Merkez, 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Salda Gölü’nün özel çevre koruma bölgesi ilan edilmesiyle birlikte kurulma sürecine girdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar sonucunda, bilim merkezi 16 Şubat 2025 tarihinde resmi olarak faaliyete geçti. Bu yeni yapılanma, gölde gerçekleştirilecek araştırmaların yanı sıra biyolojik çeşitliliğin araştırılması ve doğa bilincinin artırılması hedefleri doğrultusunda önemli katkılar sağlayacak. Salda Bilim Merkezi ile birlikte uzmanlar, göldeki hidrobiyolojik yapıyı inceleyerek su kalitesi ve ekolojik dengenin uzun vadeli korunmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Ayrıca, Mars yüzeyi ile benzerlik taşıyan stromatolit yapılarının detaylı analizleri yapılacak ve bu süreçte uluslararası bilim insanları ile iş birliği içinde çalışmalar yürütülecek. Salda Gölü Bilim Merkezi, yalnızca bilim insanlarına değil, öğrencilere ve doğa tutkunlarına da kapılarını açacak. Lise, lisans ve lisansüstü öğrenciler, burada saha çalışmaları ve laboratuvar araştırmaları yaparak doğa bilimleri alanında değerli tecrübeler kazanacak. Bunun yanı sıra, halka yönelik bilgilendirme programları, bilim kampları ve ekolojik farkındalık projeleri düzenlenecek. Böylece, Salda Gölü’nün eşsiz ekosistemi bilimsel temellerle korunacak ve toplumda çevre bilincinin artırılması sağlanacak. Salda Gölü’nün UNESCO’nun jeolojik miras listesine girmesiyle bilimsel açıdan daha da önem kazandığını vurgulayan uzmanlar, bilim merkezinin doğa koruma ve eğitim alanlarında büyük katkılar sunacağını belirtiyor. Salda Gölü Doğa ve Bilim Merkezi’nin kuruluş aşamasını anlatan Salda Gölü Doğa ve Bilim Merkezi Müdürü Prof. Dr. İskender Gülle, Salda Bilim Merkezi’nin kuruluş aşamasının Salda Gölü ve çevresinin özel çevre koruma bölgesi olarak 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde ilan edilmesi ile başladığını hatırlattı. Sonrasında burası bir özel çevre koruma bölgesi ilan edilerek bilim merkezi haline getirildiğini aktaran Gülle, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından daha sonra gelişen süreçte bu bilim merkezi üniversitemize bir protokol çerçevesinde on yıllığına devrediliyor ve şu anda bilim merkezinin faaliyete geçmesi için üniversitemizde Salda Gölü Bilim Eğitim ve Doğa Koruma Merkezi adlı bir merkez kurduk. Burada bir uygulama ve araştırma merkezi oluşturduk. Bu merkezin yönetmeliği 16 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi ve şu andan itibaren Salda Gölü Bilim Merkezi resmi hüviyetine kavuşmuş oldu" ifadelerini kullandı. "Salda Gölü doğal bir laboratuvar" Salda Gölü’nün yapısı gereğiyle adeta doğal bir laboratuvar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gülle, "Salda Gölü, bilim merkezinin kuruluş amacına uygun olarak adeta bir doğal laboratuvar niteliğinde. Bu bölgenin jeolojik oluşumu, coğrafi şekilleri, gölün kendine özgü endemik türleri ve el değmemiş coğrafyası sayesinde çok özel bir yer. Bu nedenle burada kurulacak bilim merkezi çok amaçlı bir bilim merkezi olacak. Bilim merkezinin şu anda tam olarak oturmuş bir bilimsel işleyişi yok, ancak üç tema üzerinde duruyoruz. Birincisi, bu bölgeye ülkemizin her tarafından özellikle lise ve üniversitelerden öğrencilerin planlanmış programlar çerçevesinde doğa eğitimi almak üzere gelmeleri. Burada biyoloji, jeoloji, coğrafya gibi konularda deneyim kazanmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Özellikle Salda Gölü’ndeki organizmaların tanıtılması, Mars’a benzerliği konusunda ilham veren stromatolitlerin araştırılması ve bu bölgedeki mikrolitlerle şekillenen mikroorganizmaların tanıtılması çok önemli. Ayrıca, göl ve çevresinde yaşayan dört adet endemik balığın ve on kadar endemik bitkinin tanınması ve korunması da kritik" açıklamasında bulundu. "Salda Gölü UNESCO tarafından verilen madalyası ile bir ön laboratuvar niteliği taşıyor" Salda Gölü’nün UNESCO tarafından en iyi 200 jeolojik sit alanından biri seçilmesi ile birlikte madalyalı bir ön laboratuvarın tescillenmiş olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gülle, "Salda Gölü’nün Mars’taki benzerliğine gelince, 2024 yılında ülkemizde Maden Teknik Arama’nın UNESCO Doğa Bilimleri İktisat Komisyonu’nun çabalarıyla Salda Gölü, dünyanın en iyi 200 jeolojik sit alanından biri ilan edildi. Dolayısıyla artık buranın UNESCO tarafından verilmiş bir madalyası var. Tüm bu güzellikler ve oluşumlar bir araya geldiğinde Salda Gölü, ideal bir bilim merkezi konumuna gelmiş oluyor. Bu bilim merkezinin üniversitemize devredilmesinden sonra, yılın en az sekiz ayında ülkemizin her yerinden ziyaretçilerin hizmetine sunulması için çalışmalarımız başladı. Özellikle ülkemizden ve yurt dışından gelecek hidroloji, jeoloji ve göl oluşumu konularında çalışan bilim insanları için burası bir ön laboratuvar niteliği taşıyor. Onlarla iş birliği yaparak, ortak projeler geliştirerek ulusal ve uluslararası çalışmalara katılmayı hedefliyoruz" dedi. Salda Gölü bilim, eğitim ve turizmin buluşma noktası olacak Salda Bilim Merkezi ile birlikte burada bilimsel araştırmalar, eğitimler ve bilim turizmi faaliyetlerinin gerçekleştirileceğini ifade eden Prof. Dr. Gülle, "Ayrıca, göllerle ilgili, su kaynakları ve doğa alanlarıyla ilgili uluslararası çalıştaylar, sempozyumlar yapmayı planlıyoruz. Vatandaş bilimi de çok önemli. Salda Gölü, özel konumu nedeniyle yılda yüz binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Gelen turistlerin büyük bir kısmı manzara odaklı bir seyir zevkindeler. Ancak bu gelen insanların burada gölün oluşumu, özellikleri ve ekosistem bilinci hakkında bilgilendirilmesi gerekiyor. Bu bilim merkezimiz, vatandaşlar tarafından anlık olarak da ziyaret edilebilecek ve bilimsel araştırma, gençlerin eğitilmesi ve vatandaşların bilgilendirilmesi konularında odaklanmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Salda Gölü’nün eşsiz ekosistemi ve bilimsel potansiyeli ile gelecek nesiller için önemli bir kaynak olacağı vurgulanıyor.