Yerel Haberler
Burdur
Burdur’da evi uyuşturucu imalathanesine çeviren şüpheli tutuklandı 04 Mart 2026 Çarşamba - 17:16:09 Burdur’da jandarma ekipleri tarafından bir eve yapılan operasyonda 54 kök kenevir bitkisi, 527 gram kubar esrar ve uyuşturucu imalatında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 1 şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Edinilen bilgiye göre, kolluk birimleri tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı ile mücadele kapsamında narkotik suçlarla mücadele çalışmaları kararlılıkla devam ediyor. Bu çerçevede, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Burdur İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 3 Mart günü il genelinde operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda A.C.Y. isimli şüpheli hakkında ’Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti’ ile ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak’ suçlarından adli işlem başlatıldı. Şüpheli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Şahsın adresinde yapılan aramalarda; 54 kök kenevir bitkisi, 527 gram kubar esrar, 2 adet LED ışık cihazı, 3 adet hava sirkülasyon cihazı, 2 adet iklimlendirme kabini, 1 adet karbon filtre, 1 adet mikroskop cihazı, 4 adet vantilatör, 3 adet ısı ayarlayıcı termostat, 3 adet dijital termometre, 100 litre bitki toprağı, 30 adet sıvı gübre, 9 adet fan cihazı ele geçirildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:08 Uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştirdi, kendisi itiraf etse de kamera kaydı istedi Burdur’da uygulama noktasına gelmeden sürücüsü değiştirerek cezadan kaçmaya çalışan genç, sürücü değiştirdiklerini itiraf etse de kamera kaydına bakmak istedi. Kamera kaydı olmadan ceza kesilmesi konusunda ısrar eden sürücünün ehliyetinin 3. kez alkollü araç kullanmaktan geri alındığı tespit edilirken 200 bin lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Burdur-Isparta Kara yolunda bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.G. (25) 15 EU 711 plakalı hafif ticari araç ile seyir halindeyken uygulama yapan polis ekiplerini gördü. Bunun üzerine uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştiren O.G., polis ekiplerin dikkati sayesinde fark edildi. Aracı yanındaki ehliyetli kişinin yorgunluğundan dolayı kendisinin sürdüğünü ve polis ekiplerini görünce sürücü değiştirdiklerini kabul eden O.G., kamere kaydı olmadığı için polis ekiplerinin ceza kesemeyeceğini savundu. Daha sonrasında O.G., sürücüsünün uykusun geldiği için aracı kendisinin sürdüğünü söylese de cezadan kaçamadı. Yapılan kontrolde O.G.’nin ehliyetinin 5 yıl içerisinde 3. kez alkollü araç kullanmaktan el konulduğu tespit edilirken O.G.’ye 200 bin lira, aracın sahibine de 40 bin lira idari para cezası uygulandı. O.G., ilk olarak ceza tutanağını inceledi. Bu sırada 200 bin lira ceza yediğini görünen ehliyetsiz sürücü, cezayı tutanağını imzalamadan yoluna devam etti.
03 Mart 2026 Salı - 22:51 Burdur’da kazada ağır yaralanan motosiklet sürücüsünden acı haber Burdur’da plakasını bandana ile gizleyerek polisin ‘dur’ ihtarına uymayan ve girdiği ters yönde otomobille çarpışması sonucu ağır yaralanan motosiklet sürücüsü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Bahçelievler Mahallesi Şehit Kalmaz Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, devriye görevindeki polis ekipleri, plakasını bandana ile kapatan bir motosiklet sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. İhtara uymayan Eyüp Rahman Özdemir (20), motosikletiyle kaçmaya başladı. Yaklaşık 10 dakika süren kovalamacanın ardından izini kaybettirmek için ters yöne giren Özdemir’in motosikleti, karşı yönden gelen İ.H. idaresindeki 15 LC 424 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan genç sürücü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan genç tedavi altına alındı. Eyüp Rahman Özdemir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bugün hayatını kaybetti. Öte yandan sürücüye ’dur’ ihtarına uymamak suçundan 200 bin TL, ters şeritte seyretmekten 90 bin TL, plakayı gizlemekten 46 bin TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin TL, ruhsat sahibine 40 bin TL, kask takmamaktan ise 5 bin TL olmak üzere toplamda yaklaşık 400 bin lira idari para cezası uygulandığı öğrenildi. Kazaya karışan motosiklet ise 60 gün süreyle trafikten men edildi.
Emekli ikili ev ev gezerek yaşlılara ve yalnızlara moral oluyor
23 Ocak 2025 Perşembe - 13:34 Emekli ikili ev ev gezerek yaşlılara ve yalnızlara moral oluyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan emekli eğitimci Mehmet Ermumcu ve emekli sağlıkçı Mehmet Kara, yaklaşık bir buçuk yıldır ilçedeki ve çevre köylerdeki yaşlı ve hasta vatandaşları ziyaret ederek hem moral veriyor hem de dayanışma kültürünü canlandırıyor. Yaklaşık 200 kişiye ulaşan ikili, yaptıkları anlamlı ziyaretlerle gönüllere dokunuyor. Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan emekli Mehmet Ermumcu (72) ve Mehmet Kara (52), emeklilik günlerini anlamlı hale getirmek için başlattıkları ziyaret programıyla hem gönüllere dokunuyor hem de dayanışma kültürünü yeniden hatırlatıyor. Yaklaşık bir buçuk yıldır ilçe merkezi ve çevre köylerde yaşayan yaşlı ve hasta vatandaşları düzenli olarak ziyaret eden ikili, şimdiye kadar yaklaşık 200 kişiye ulaştı. Yaptıkları ziyaretlerle yalnızlıkları paylaşıp moral olan emekliler, topluma örnek bir dayanışma sergiliyor. Alınan duaları en büyük kazanç olarak gören Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara, bu anlamlı çalışmayla hem kendi hayatlarını zenginleştiriyor hem de toplumda farkındalık oluşturuyor. Yaptıkları ziyaretler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerini gerekli kurumlara bildirerek ihtiyaçlarının kısa sürede karşılanmasını sağladıklarını dile getiren Mehmet Ermumcu, "Babamdan gördüğüm bir faaliyet vardı; o da yaşlıları, hastaları önemle ziyaret etmekti. Bu Gölhisar’da unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğimiz göreneğimizdi. Biz de bunu Mehmet Kara kardeşimle devam ettirme kararı aldık. Şu anda biz herhangi bir hastayı, bir yaşlıyı ziyaret edemediğimizde bir eksiklik hissediyoruz. Çevrede kimi ziyaret edebiliriz diye sürekli araştırma yapıyoruz. Sosyal medya üzerinden ziyaretlerimizi paylaşarak daha çok kişiye ulaşmaya çalışıyoruz. Bu paylaşımları görenler de bize destek veriyor. Bu ziyaretlerde bazı yaşlılarımızdan kimsenin bilmediği bilgileri öğrenerek gün yüzüne çıkardığımız zamanlarda olmaya başladı. Bugün ayağından ameliyat olan bir ablamızı ziyarete geldik. O da bize eskiden beri kendi yazdığı atasözlerinin olduğu defterlerini bize gösterdi. Biz bu ziyaretlerimizde konuştuğumuz yaşlıların bilgilerini Kaymakamlığımıza ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne de bildiriyoruz. Bir ihtiyaç durumunda onlar da kolaylıkla yaşlılarımıza ulaşıyorlar” ifadelerini kullandı. Yaptıkları bu sosyal sorumluluk projesinde aldıkları duaların kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Mehmet Kara, "Emekliliğimle birlikte, Mehmet Ermumcu ağabeyimin rehberliğinde başladığımız bu ziyaretlerle, yeni nesil ile eski nesli bir araya getirip büyüklerimizi ve hastalarımızı yalnız bırakmamaya özen gösteriyoruz. Yaklaşık bir yıl önce başladığımız ziyaretlerimizde bazen güldük bazen hüzünlendik bazen eski günlerden konuştuk bazen de hastalarımızla dertleştik. Alınan dualar, bizim heyecanımızı her zaman zirvede tuttu" dedi. Farklı tepkilerle karşılaşıyorlar Kara, ziyaretlerde farklı tepkilerle karşılaştıklarını belirterek, "Bize neden gelmediniz diye sitem edenler de oldu, şakayla karışık gelmeyin diyenler de. Çok iyi yapıyorsunuz diyerek bizi destekleyenler de çıktı, fotoğraf ve röportaj istemeyenler de. Ziyaretlerimizle hatıraları canlandırdık, yalnızlıkları azalttık. Bazı misafirlerimiz ‘Bu sayılmaz, tekrar gelin’ diyerek bizi tekrar görmek istedi. Biz hep şu sözle hareket ettik: ‘Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır.’ Bu söz bizim rehberimiz oldu ve aldığımız dualar her şeyin karşılığını fazlasıyla verdi" şeklinde konuştu. İkilinin ziyaretinden çok memnun olduğunu dile getiren Yıldız Okatan (81), “Ameliyat olduğum için artık pek evden çıkamıyordum. Sizlerin ziyaretinden çok mutlu oldum. Acımı unuttum gelişinizle. Ben eskiden beri aklıma gelen atasözlerini defterime yazardım. Ama şimdiye kadar kimseye söylememiştim. Hatta bunu kitap haline getirip eşe dosta dağıtmak istiyordum. Sizi Allah gönderdi. İnşallah sizin de desteğinizle bu hayalimi gerçekleştireceğim” dedi. Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara da Okatan’ın bu hayalini yazar bir arkadaşlarının desteğiyle gerçekleştireceklerinin sözünü verdi. Toplumda farkındalık oluşturuyorlar Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara, düzenli olarak gerçekleştirdikleri ziyaretlerle ilçede dayanışma ve yardımlaşma kültürüne katkıda bulunmayı hedefliyor. Her hafta yeni bir evi ziyaret eden ikili, unutulmaya yüz tutmuş komşuluk ilişkilerini yeniden hatırlatarak örnek bir davranış sergiliyor.
Göller Yöresi’ndeki su kuşu sayımları ekosistem değişimlerini aydınlatıyor
22 Ocak 2025 Çarşamba - 09:23 Göller Yöresi’ndeki su kuşu sayımları ekosistem değişimlerini aydınlatıyor Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen kış ortası su kuşu sayımları, sulak alan ekosistemlerindeki değişimleri ve su kuşu popülasyonlarını izlemek için kritik bir rol oynuyor. Ancak iklim değişikliği ve kuraklık, özellikle Burdur Gölü gibi alanlarda kuş popülasyonlarında dramatik düşüşlere neden oluyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde su kuşlarının envanterine yönelik olarak, su kuşları için önem arz eden alanlarda her yıl 15 Ocak-15 Şubat tarihleri arasında sayım gerçekleştiriyor. Bu tarihler, su kuşlarının mevsimsel göç hareketlerinin en az olduğu zamanlar olması ve sulak alanlarda kümelenmeleri nedeniyle tercih ediliyor. Su kuşu popülasyonlarının ve sulak alan ekosistemlerindeki değişimlerin izlenebilmesi için kullanılan temel yöntemlerden biri olan sayımlar, uzun dönemli bakış açısının oluşmasında etken rol oynuyor. Aynı alanlarda aynı noktalardan yapılan standart sayımlar, uzun dönemde popülasyon trendlerinin analiz edilmesinde fayda sağlıyor. Göller Yöresi olarak bilinen Burdur, Isparta, Konya ve Antalya’da bulunan göllerde ve sulak alanlarda sayım çalışması yapan Doğa Koruma ve Milli Parklar Burdur 6. Bölge Müdürlüğü ekipleri, su kuşu sayım çalışmalarının üçüncü gününde Burdur Gölü’ndeydi. Sabahın erken saatlerinden itibaren çalışmaya başlayan ekipler; Burdur Gölü’nde bulunan Suna, fiyu, elmabaş patka, yeşilbaş, sakar meke, kızıl şahin, Macar ördeği, güvercin gibi kuşları tek tek inceleyerek not ettiler. Su kuşlarının yaşam alanlarındaki beslenme alanlarını görüntüleyen Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Tamer Yılmaz, sayım çalışmaları ile ilgili yaptığı açıklamada, “Her yıl olduğu gibi yine bu sene de 2025 yılı kış ortası su kuşu sayımlarımıza başladık. 18 Ocak tarihinde Beyşehir Gölü sayımı ile başladık ve bugün burada Burdur Gölü’nde sayımı devam ettiriyoruz. İlk gün Beyşehir Gölü’nde sayıma kalabalık bir ekiple başladık ama yoğun sis nedeniyle Beyşehir Gölü sayımız yarıda kaldı ve onu ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık. Bugün burada Burdur Gölü sayımı ve akabinde Salda Gölü ile devam edeceğiz. Sayımları Doğa Koruma ve Milli Parklar bölge müdürlükleri koordinasyonunda gerçekleştiriyoruz. İlk gün 8. Bölge Müdürlüğü ve 6. Bölge Müdürlüğü birlikte ortak alanda başladık sayıma. Bu sayımlar Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürlükleri koordinasyonunda oluyor ve il müdürlüklerinden bu konuda deneyimli personeller, teknik personeller bunun yanında üniversiteler katılım sağlıyor. Ayrıca gönüllü kuruluşlardan bu konuda deneyimli gönüllü kuş gözlemcileri sayımlara katıldığından kalabalık bir ekiple sayımlarımızı sürdürmekteyiz" dedi. 6. Bölge Müdürlüğü olarak sorumluluk alanlarındaki sulak alanlarda sayımlarını gerçekleştirdiklerini belirten Yılmaz, “Isparta’da bulunan Eğirdir Gölü, Kovada Gölü alanlarının sayımlarını gerçekleştirdik. Dün Burdur’daki sulak alanlardan olan Gölhisar Gölü, Yapraklı Barajı ve Yazır Gölü ile Yeşilova ilçesindeki Yarışlı Gölü sayımlarının gerçekleştirdik. Hava şartlarının da iyi olması nedeniyle sayımlarımız gayet rahat oldu" ifadelerini kullandı. "Kuş popülasyonları ve sulak alan değişimleri izleniyor" Her yıl düzenli olarak yapılan bu sayımların nedenini de açıklayan Yılmaz, “Biz her yıl düzenli olarak dünyanın birçok yerinde Avrupa ile birlikte eşgüdümlü olarak aynı zaman içerisinde bu sayımları yapıyoruz. Bunun amacı ise sulak alanların ve su kuşları popülasyonlarının değişimlerini hem sulak alanlardaki hem kuşlardaki değişimleri takip etmek, onların popülasyonları hakkında bilgi edinmek ve bu veriler ışığında bu alanlarda ne gibi önlemler alınacağı, kuşlarla ilgili ne gibi önlemler alınacağı konusunda bilgi edinmek. Aynı zamanda Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından da bu kuşların koruma statüleri değerlendiriliyor ve daha sonra bunlar yöneticiler tarafından, ülkeler tarafından kuşların geleceği ile ilgili alınan kararlarda kullanılmaktadır” açıklamasında bulundu. "Su kuşlarının kış dönemindeki hareketsizliği sayımları kolaylaştırıyor" Avcılık ve Yaban Hayatı Koruma Şube Müdürü Tamer Yılmaz sayımların neden bu dönemde yapıldığına da açıklık getirdiği konuşmasında, “Su kuşları kışın çok soğuk ortamlarda besin bulamadıkları için besin bulabilecekleri bu tür alanlara gelerek bir araya toplanmakta ve onlar daha hareketsiz oldukları için bu dönemde ve toplu halde oldukları için bu dönemde sayılması daha uygun oluyor. Biz yaklaşık olarak 16 sulak alanı sayacağız. Geçtiğimiz yılda da 16 sulak alanda 58 farklı türden 350 bin civarında su kuşu sayımı yapmıştık. Bu yıl sayımlar devam ettiği için bu 16 gölde rakamlar ne çıkar onu şu anda bilmiyoruz ama sayımın bitiminde bir raporlama yapacağız ve bu raporlama sonucunda tekrar bir değerlendirme yapmış olacağız” dedi. "Ekosistemdeki bozulma kuş popülasyonlarına yansıyor" Ülkemizde görülen iklim değişikliği nedeniyle yaşanan kuraklık ile birlikte sulardaki azalmaların su kuşlarının sayısına da büyük etki ettiğini belirten Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Gülle, “2000’li yılların başında Burdur Gölü’nde bir çalışmamız vardı. O zaman Burdur Gölü’nde 100 binin üzerinde su kuş vardı. Zaten o dönemlerin kış ortası su kuşu sayımlarına bakıldığı zaman toplam kuş popülasyonunun 100 binin üzerinde olduğunu görüyoruz. Şu anda artık bu sayı binlerle ifade ediliyor, 10 bini bile bulmuyor. Böyle olunca ortada yanlış giden bir şeyler olduğunu, ters giden bir şeylerin olduğunu görüyoruz. Etrafta gördüğümüz canlılar aslında bulunduğumuz bölgedeki ekosistemin bir göstergesidir. Bunlar kuş olur, kelebek olur, arı olur, eğer su içerisinde ise balık olur, bitki olur. Demek ki Burdur Gölü‘nde artık bir şeyler normal gitmiyor ya da olumsuz, ters giden bir şeyler var. Bunu önce kuşlar hissediyor ve eskisi kadar kuş popülasyonu barındırmıyor Burdur Gölü. Bunun birkaç nedeni olabilir; birincisi eskiden kışlar sert geçtiği için çevredeki tatlı su gölleri donardı ama Burdur Gölü tuzlu olduğu için donmazdı. O nedenle kış ayları Burdur Gölü daha cazip hale geliyordu diğer göllere göre. Onun için belki kuş türünü fazla sayıyorduk. Tabii eskiden bir de göl seviyesi sürekli daha stabil olduğu için canlılar açısından daha cazip ortamlar sunuyordu. Akarsular göle besin taşıyordu, tatlı su girişleri canlı sayısında bir artış sağlıyordu. Şu anda giderek küçülen, çekilen, kıyıları her yıl değişen bir göl ile, ekosistem ile karşı karşıyayız. Bunun sonucunda da başta kuş popülasyonu olmak üzere önemli değişimleri görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Burdur Gölü’nde alarm: Su seviyesi yarım asırda 21 metre düştü
21 Ocak 2025 Salı - 22:07 Burdur Gölü’nde alarm: Su seviyesi yarım asırda 21 metre düştü Türkiye’nin 7. büyük gölü olan Burdur Gölü, iklim değişikliği, kaçak sondajlar ve vahşi sulama gibi etkenlerle hızla su kaybediyor. Türkiye’nin 7. büyük gölü olan ve kuraklıkla boğuşan Burdur Gölü, gün geçtikçe su kaybediyor. Özellikle son 3 yıldır bölgede yağış miktarının çok düşük olması nedeniyle beslenemeyen göl, çevresinde yerli halk tarafından yapılan büyükbaş hayvancılık ve vahşi sulama nedeniyle de günden güne yok oluyor. Burdur Gölü’nde su seviyesi ve hacimde dramatik düşü Gölün en yüksek seviyeye ulaştığı 1971 yılının Temmuz ayında 857,37 metre olarak ölçülen su kotu 2024 Ocak ayındaki ölçümde 837,35 metre iken Ocak 2025’te ise 836,72 metreye düştü. Yine 1971 yılı Temmuz ayında 17 bin 998, 210 hektar alan ölçülen yüzey alanı 2024 Ocak ayında 12 bin 59,85 hektar alan olarak ölçülürken Ocak 2025’te 11 bin 644, 2 hektar alan olarak hesaplandı. Burdur Gölü’nün hacmi ise Ocak 2024’te 3 bin 575, 33 hektometre küp iken Ocak 2025’te 3 bin 480,44 hektometre küpe kadar düşmüş durumda. Kuraklık nedeniyle gün geçtikçe çekilen Burdur Gölü bir yandan da çevre kirliliği ile mücadele ediyor. Duyarsız vatandaşlar tarafından getirilen birçok çöpün göl kenarına döküldüğü görülüyor. Kirlilik nedeniyle göl yüzeyinde birçok alanda metan gazı çıkışı olduğu da görüldü. "Burdur Gölü’nün kurtarılması için acil önlemler alınmalı" Burdur Gölü’nün kurtarılması için yıllardır çalışma Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İskender Gülle gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bölgede kışın en sert geçmesi gereken, en yoğun yağış görmemiz gereken aylardayız. Fakat görüldüğü üzere yazdan kalma bir gün, adeta bir ilkbahar havası yaşıyoruz. Tabii bu aslında belki bazılarımızın hoşuna gidebilir fakat çevre için, doğa için şu anda içerisinde bulunduğumuz manzara hiç de güzel bir manzara değil. Zira özellikle son yıllardaki normalin altında gördüğümüz yağış azalmaları, başta sulak alanlar olmak üzere bütün çevreyi etkiliyor. Göller bölgesinin sulak alanları olan Eğirdir Gölü, Beyşehir Gölü, Burdur Gölü görüldüğü üzere su seviyesinde çok büyük kayıplar yaşanıyor. Özellikle Burdur Gölü açısından bakacak olursak her zaman değindiğimiz gibi yarım asırlık bir dönemde 20 metrenin üzerinde bir seviye kaybı yaşamış ve alan ve hacminin yarısını kaybetmiş durumda" diye konuştu. 2000’li yılların başında hissedilmeye başlanan yağış rejimindeki değişimin şu anda inanılmaz bir düzeye ulaştığını anlatan Gülle, "Tahminlere göre bu yıl daha iyi geçmesini beklediğimiz bir kış mevsimi vardı ama görüldüğü üzere şu anda her tarafın kar olması gerekirken inanılmaz derecede bir kuraklık yaşıyoruz. Buradan insanoğlu olarak önemli bir ders çıkarmamız gerekiyor. Kötü anlamda değişen bir çevrede bizler sağlıklı, huzurlu bir gelecek bulamayız. Bir an önce iklim değişikliğine uyum çerçevesinde bir şeyler yapmamızın vaktinin geldiğini hatta geçiyor olduğunu görebilmemiz gerekiyor” dedi.