Yerel Haberler
Burdur
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:31 Alkollü şekilde ambulans kullandığı iddiasına mahkemeden iptal kararı Burdur’da ambulans sürücüsü olarak görev yapan kadının alkollü bir şekilde ambulans kullandığına ilişkin görülen davada karar çıktı. Mahkeme tarafından verilen kararda polis ekipleri tarafından yapılan ölçümün hatalı olduğu kabul edilirken ambulans sürücüsü kadının ehliyeti geri iddia edilmesine karar verildi. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz aylarda Burdur’da trafik ekipleri tarafından bir ambulans durduruldu. Yapılan alkol kontrolünde ambulans sürücüsü S.K.’nin 0.47 promil alkollü olduğu tespit edilirken sürücünün ehliyetine el konuldu ve idari para cezası uygulandı. Daha sonrasında ise Burdur Devlet Hastanesinde yapılan alkol kontrolünde ise ambulans sürücüsü kadının 0 promil alkollü olduğu anlaşıldı. Ambulans sürücüsü S.K.’nin itirazı üzerine Isparta 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından dava açıldı. Yapılan teknik ve tıbbi açıdan incelemede saat 12.01’de yapılan ilk ölçümde ambulans sürücüsünün 0.47 promil çıktığı iddia edilirken 144 dakika sonra, saat 14.25’te hastanede yapılan resmi ölçümde sonuç 0 (sıfır) promil olarak kayıtlara geçti. Mahkeme, bilimsel hesaplama yaparak; alkolün vücuttan atılma hızına göre (saatte 0.15 promil) ilk ölçümün doğru olması halinde, ikinci ölçümde mutlaka alkol çıkması gerektiğini, ancak sonucun "sıfır" çıkmasının ilk ölçümün yanlış ve hatalı olduğuna karar verdi. Mahkeme heyeti tarafından ayrıca yapılan inceleme doğrultusunda ambulans sürücüsü kadının ehliyeti geri iddia edilmesine ve cezai işlemlerin iptal edilmesine karar verdi.
Unutulmaya yüz tutmuş gelenek yıllar sonra yeniden canlandı
01 Şubat 2025 Cumartesi - 11:29 Unutulmaya yüz tutmuş gelenek yıllar sonra yeniden canlandı Burdur’un Gölhisar ilçesinde düzenlenen Teke Yöresi Yaren Geceleri, yıllar sonra yeniden hayat buldu. Türkülerle dolu bu nostaljik gece, hem yerel halktan hem de yurt dışından büyük ilgi gördü. Gölhisar ilçesinde, yıllar önce başlayan ve geleneksel hale gelen Teke Yöresi Yaren Geceleri, uzun bir aranın ardından yeniden hayat buldu. İlçedeki bir kafede düzenlenen etkinlikler, sınırlı imkanlarla geçmişin güzelliklerini geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor. Her hafta düzenlenen etkinliklerde, Teke Yöresi’nin usta sanatçıları bir araya geliyor ve unutulmaz ezgilerle misafirleri zaman tünelinde nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Yurt içinden ve yurt dışından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği gecelerde, sanatçılar sazlarıyla eski bir geleneği tekrar canlandırıyor. "Kültürümüzü yaşatmak için yola çıktık" Teke Yöresinin yaren geceleri hakkında bilgi veren emekli öğretmen Yılmaz Tunç, Yaren Geceleri’nin tarihçesini ve önemini; "Teke Yöresi, özellikle Koçaş Dağı eteklerinde bulunan Altınyayla (Dirmil) ve Gölhisar ilçeleriyle müzik kültürü açısından en zengin bölgelerden biridir. İlk Yaren Gecesi’ni 14 Mayıs 2007’de Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nün katkılarıyla gerçekleştirmiştik. Ancak birkaç yıl devam eden bu etkinlikler ne yazık ki bir süre sonra kesintiye uğradı. Bugün ise haftada bir kez düzenlediğimiz Yaren Geceleri ile bu eşsiz kültürü yeniden yaşatıyoruz. Geçen hafta Gölhisarlı Mahalli geleceğe taşımak ve kültür varlıklarımızı korumak adına bu etkinliklere devam edeceğiz" diyerek anlattı. "Kalbim Dirmilli sanatçılarla atıyor" Etkinliğin ev sahiplerinden Emekli Hemşire Sergül Tekin, geceye dair duygularını dile getirdiği konuşmasında, "Bu gece burada olmaktan dolayı çok duyguluyum. Sipsinin duayenleri ile birlikte kültür elçisi olarak bu faaliyeti sürdürüyoruz. Tüm sanatçılarımıza ve katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gurbetçi ve yerel katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Yaren Gecesi için yurt dışından gelen Veli Erbağcı, etkinliklere duyduğu özlemi; "Bu tür etkinlikleri çok özlüyor ve arıyoruz. Haberi alır almaz geldim. Herkese teşekkür ederim" sözleriyle anlattı. Bucak’tan geceye katılan Mehmet Cadıl ise; "Eskiden motosikletimle bu tür programları hiç kaçırmazdım. Bugün de misafirlerimi yanıma alarak bu davete katıldım. Birlik ve beraberlikten güç doğar, bu etkinliği düzenleyenleri tebrik ediyorum" dedi. Türkülerle hüzün ve eğlence bir arada Gecenin ilerleyen saatlerinde, sanatçıların seslendirdiği yöre türküleri eşliğinde katılımcılar kimi zaman eğlenip oyunlar oynarken, kimi zaman duygusal anlar yaşadı. Yıllar sonra yeniden canlanan Teke Yöresi Yaren Geceleri, Burdur’un kültürel mirasını sürdürmek adına umut verici bir adım olarak dikkat çekiyor.
Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi: 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi
29 Ocak 2025 Çarşamba - 13:15 Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi: 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi Burdur’un Halıcılar köyünde keçi ağılında tüfekle vurulmuş halde bulunan Cihan K.’nin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Katil zanlısı kardeş Ahmet K., ağabeyinin kendisine tecavüz etmeye çalıştığını öne sürerek önce korkutmak için ateş edeceğini ancak uyanıp karşı koymasından endişelenerek doğrudan vurduğunu itiraf etti. Olayla ilgili 3 kardeş hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, baba Ahmet K. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 22 Şubat’ta Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyünde köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K.(44), kardeşi Ahmet K. (36) tarafından tüfekle vurulmuş halde buldu. Ahmet K., durumu kardeşi Ferhat. K.’ye (27), ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Cihan K.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba Ahmet K. (80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken cinayeti işlediğini itiraf eden kardeş Ahmet K. tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Cinayet ile ilgili sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. "Bana tecavüz etmek istedi, kendime yediremedim" Katil zanlısı Ahmet K.’nin iddianamede yer alan savunmasında, "Olaydan yaklaşık bir hafta önce ağabeyi Cihan K.’nin kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını ama bunu engellediğini, olay günü sabah ezanından sonra ağabeyinin tekrar kendisine tecavüz etmeye çalıştığını ama bunu yine engellediğini ancak bu olaya çok sinirlendiğini ve bunu hazmedemediğini, saat 08.30 sıralarında kulübedeki av tüfeklerinden birini alarak ağabeyine iki el ateş ettiğini, aslında niyetinin ağabeyini vurmak değil korkutmak olduğunu ama daha sonra uyanıp kendisine karşı gelir diye endişelenerek aağabeyini vurduğunu, tüfeği ise kulübenin arkasında bulunan saman balyalarının arasına saklayıp kıyafetleri ise kömürlüğe sakladığını boş kartuşları ise sobanın içinde yakıp arta kalan demir parçalarını dere kenarına attığını, daha sonra saat 09.00 gibi ağabeyi Ferhat K.’yi arayarak ’Ağabeyim Cihan K.’yi vurmuşlar’ diyerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını, jandarmanın da ihbar sonrası geldiğini, babası ve diğer kardeşlerinin olayla bir ilgisinin olmadığını, kimsenin ağabeyini vurması için telkinde bulunmadığını, olayı tamamen tecavüz olayına sinirlenmesinden dolayı gerçekleştirdiğini ve bu durumu kimsenin bilmediğini" belirttiği ifadelere yer verildi. Ayrıca tutuklu sanık Ahmet K.’nin cezaevindeyken ziyaretine gelen kardeşleri Doğan K. (34) ve Ferhat K.’ye sol avucunun içine "Başınıza dert almayın. Bir yere koyun ben yerini bileyim, nerede siz onu bilmiyorsunuz, mermi doldurma aparatı amcamda kalmıştı" şeklinde yazı yazdığı ve camdan kardeşlerine bunu gösterdiği esnada görevli infaz koruma memurları tarafından durumun fark edilerek müdahale edildiği konusuyla ilgili olarak Ahmet K., savunmasında bunun nedeninin ailesinin başına herhangi bir olay gelmesini istemediği çünkü ailesinin ağabeyinin gerçekleştirmek istediği cinsel saldırıdan bilgilerinin olmaması ve kendilerini korumaları için köydeki evlerinde bulunan başka bir av tüfeğinin bulunduğu yeri söylemek için olduğunu belirttiğine yer verildi. Şüphelilerden kardeş Ferhat K. ise iddianamedeki savunmasında, "Kardeşleri Cihan ve Ahmet K. ile birlikte hayvanlara bakmak için yayla evinde kaldıklarını, yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için dönüşümlü olarak köye gittiklerini, olay tarihinden bir gün önce ikindi vakitlerinde ekmek ve erzak almak için köye geldiğini, o gün babası Ahmet K.’nin evinde kaldığını, sabah 09.00 gibi kardeşi Ahmet K.’nin Cihan K.’nin telefonla kendisini arayarak ’Cihan’ı vurdular kaçtılar, havuzu temizliyordum 2 el ateş sesi duydum’ dediğini, bunu babası Ahmet K.’ye söylediğini ve beraber köy muhtarına haber verdiklerini, muhtarın da durumu jandarmaya bildirdiğini, yayla evinde toplam 3 adet av tüfeği olduğunu ve bu tüfeklerin Cihan K.’ye ait olduğunu, kardeşleri ve babasının Cihan K. ile herhangi bir problem olmadığını, Cihan K.’nin ölümüyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, en son olay gününden 20 gün kadar önce hayvanları otlatırken yaklaşan bir tilkiye cinayette kullanılan tüfek ile ateş ettiğini daha sonra herhangi bir atışta bulunmadığını, olay günü cihan ve Ahmet’in vücuduna veya kıyafetlerine dokunmadığını" söylediği belirtildi. Şüphelilerden diğer kardeş Doğan K. ise iddianamedeki ifadesinde olay günü sabah 06.30 sıralarında işe gitmek için evden ayrıldığını, olay anında kereste fabrikasında çalıştığını, olaydan 09.00 sıralarında Ferhat K.’nin aramasıyla haberinin olduğunu, iş yerinden izin alarak 09.30 sıralarında köye geldiğini ve jandarma ekipleri ile birlikte yayla evine gittiğini, olay yerinde kulübeye girmediğini, ağabeyi Ahmet K.’nin diğer ağabeyi Cihan K.’yi neden vurduğunu bilmediğini, olay günü ve öncesinde herhangi bir şekilde silah kullanmadığını Cihan K. ve Ahmet K.’ye hiçbir şekilde temas etmediğini alınan swaplarda neden atış artığı tespit edildiğini bilmediğini belirttiğine yer verildi. İddianamede maktulün diğer kardeşleri olan ve tutuksuz yargılanan Ferhat K. ile Doğan K.’nin (34) her ne kadar olay günü kulübede olmadıklarını ve olaydan kısa süre önce ikisinin de hiçbir şekilde ateşli silah kullanmadıklarını, ağabeylerinin ölümünü telefonla öğrendiklerini söyleseler de yapılan swap analizinde ellerinde ve kıyafetlerinde ateş artıkları (barut) tespit edildiği, bu yüzden olay anında orada bulundukları suçu Ahmet K. ile müştereken işledikleri iddia edilirken 3 kardeş hakkında da “beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kardeşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanmaları istendi. Maktul Cihan K.’nin babası Ahmet K. hakkında ise olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi, 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi
29 Ocak 2025 Çarşamba - 13:11 Kardeş cinayetinde iddianame kabul edildi, 3 kardeşe ağırlaştırılmış müebbet ceza talebi Burdur’un Halıcılar köyünde keçi ağılına tüfekle vurulmuş halde bulunan Cihan K.’nin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. Katil zanlısı kardeş Ahmet K., abisinin kendisine tecavüz etmeye çalıştığını öne sürerek önce korkutmak için ateş edeceğini ancak uyanıp karşı koymasından endişelenerek doğrudan vurduğunu itiraf etti. Olayla ilgili 3 kardeş hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, baba Ahmet K. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 22 Şubat’ta Burdur merkeze bağlı Halıcılar köyünde köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dağlık alanda bulunan keçi ağılında Cihan K.(44), kardeşi Ahmet K. (36) tarafından tüfekle vurulmuş halde buldu. Ahmet K., durumu kardeşi Ferhat. K’ye (27), ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Cihan K.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba Ahmet K.(80) ile maktulün kardeşlerinden Ferhat K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken cinayeti işlediğini itiraf eden kardeş Ahmet K. tutuklanarak Burdur E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Cinayet ile ilgili sanıklar hakkında hazırlanan iddianame Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. "Bana tecavüz etmek istedi, kendime yediremedim" Katil zanlısı Ahmet K.’nın iddianamede yer verilen savunmasında; “ Olaydan yaklaşık bir hafta önce abisi Cihan K.’nin kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını ama bunu engellediğini, olay günü sabah ezanından sonra abisinin tekrar kendisine tecavüz etmeye çalıştığını ama bunu yine engellediğini ancak bu olaya çok sinirlendiğini ve bunu hazmedemediğini, saat 08.30 sıralarında kulübedeki av tüfeklerinden birini alarak abisine iki el ateş ettiğini, aslında niyetinin abisini vurmak değil korkutmak olduğunu ama daha sonra uyanıp kendisine karşı gelir diye endişelenerek abisini vurduğunu, tüfeği ise kulübenin arkasında bulunan saman balyalarının arasına saklayıp kıyafetleri ise kömürlüğe sakladığını boş kartuşları ise sobanın içinde yakıp arta kalan demir parçalarını dere kenarına attığını, daha sonra saat 9.00 gibi abisi Ferhat K.’yi arayarak “Abim Cihan K.”yi vurmuşlar diyerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını, jandarmanın da ihbar sonrası geldiğini, babası ve diğer kardeşlerinin olayla bir ilgisinin olmadığını, kimsenin abisini vurması için telkinde bulunmadığını, olayı tamamen tecavüz olayına sinirlenmesinden dolayı gerçekleştirdiğini ve bu durumu kimsenin bilmediğini” söylediğine yer verildi. Ayrıca tutuklu sanık Ahmet K.’nın cezaevindeyken ziyaretine gelen kardeşleri Doğan K.(34) ve Ferhat K.’ya sol avucunun içine yazdığı “başınıza dert almayın tü.. bir yere koyun ben yerini bileyim, nerede siz onu bilmiyorsunuz, mermi doldurma aparatı amcamda kalmıştı.” şeklinde yazı yazdığı ve camdan kardeşlerine bunu gösterdiği esnada görevli infaz koruma memurları tarafından durumun fark edilerek müdahale edildiği konusuyla ilgili olarak Ahmet K. savunmasında bunun nedeninin ailesinin başına herhangi bir olay gelmesini istemediği, çünkü ailesinin abinin gerçekleştirmek istediği cinsel saldırıdan bilgilerinin olmaması ve kendilerini korumaları için köydeki evlerinde bulunan başka bir av tüfeğinin bulunduğu yeri söylemek için olduğunu belirttiğine yer verildi. Şüphelilerden kardeş Ferhat K. ise iddianamedeki savunmasında; “ Kardeşleri Cihan ve Ahmet K. ile birlikte hayvanlara bakmak için yayla evinde kaldıklarını, yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için dönüşümlü olarak köye gittiklerini, olay tarihinden bir gün önce ikindi vakitlerinde ekmek ve erzak almak için köye geldiğini, o gün babası Ahmet K.’nin evinde kaldığını, sabah 9.00 gibi kardeşi Ahmet K.’nin Cihan K.’nin telefonla kendisini arayarak “Cihan’ı vurdular kaçtılar, havuzu temizliyordum 2 el ateş sesi duydum” dediğini bunu babası Ahmet K.’ye söylediğini ve beraber köy muhtarına haber verdiklerini, muhtarın da durumu jandarmaya bildirdiğini, yayla evinde toplam 3 adet av tüfeği olduğunu ve bu tüfeklerin Cihan K.’ye ait olduğunu, kardeşleri ve babasının Cihan K. ile herhangi bir problem olmadığını, Cihan K.’nin ölümüyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, en son olay gününden 20 gün kadar önce hayvanları otlatırken yaklaşan bir tilkiye cinayette kullanılan tüfek ile ateş ettiğini daha sonra herhangi bir atışta bulunmadığını, olay günü cihan ve Ahmet’in vücuduna veya kıyafetlerine dokunmadığını ” söylediği belirtildi. Şüphelilerden diğer kardeş Doğan K. ise iddianamedeki ifadesinde olay günü sabah 06.30 sıralarında işe gitmek için evden ayrıldığını, olay anında kereste fabrikasında çalıştığını, olaydan 09.00 sıralarında Ferhat K.’nin aramasıyla haberinin olduğunu, iş yerinden izin alarak 09.30 sıralarında köye geldiğini ve jandarma ekipleri ile birlikte yayla evine gittiğini, olay yerinde kulübeye girmediğini, Abisi Ahmet K.’nin diğer abisi Cihan K.’yi neden vurduğunu bilmediğini, olay günü ve öncesinde herhangi bir şekilde silah kullanmadığını Cihan K. ve Ahmet K.’ye hiçbir şekilde temas etmediğini alınan swaplarda neden atış artığı tespit edildiğini bilmediğini belirttiğine yer verildi. İddianamede maktulün diğer kardeşleri olan ve tutuksuz yargılanan Ferhat K. ile Doğan K.(34)’nın her ne kadar olay günü kulübede olmadıklarını ve olaydan kısa süre önce ikisinin de hiçbir şekilde ateşli silah kullanmadıklarını, abilerinin ölümünü telefonla öğrendiklerini söyleseler de yapılan swap analizinde ellerinde ve kıyafetlerinde ateş artıkları (barut) tespit edildiği bu yüzden olay anında orada bulundukları suçu Ahmet K. işe müştereken işledikleri iddia edilirken 3 kardeş hakkında da “beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kardeşi kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanmaları istendi. Maktul Cihan K’nin babası Ahmet K. hakkında ise olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi. (SK-
Emekli ikili ev ev gezerek yaşlılara ve yalnızlara moral oluyor
23 Ocak 2025 Perşembe - 13:34 Emekli ikili ev ev gezerek yaşlılara ve yalnızlara moral oluyor Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan emekli eğitimci Mehmet Ermumcu ve emekli sağlıkçı Mehmet Kara, yaklaşık bir buçuk yıldır ilçedeki ve çevre köylerdeki yaşlı ve hasta vatandaşları ziyaret ederek hem moral veriyor hem de dayanışma kültürünü canlandırıyor. Yaklaşık 200 kişiye ulaşan ikili, yaptıkları anlamlı ziyaretlerle gönüllere dokunuyor. Burdur’un Gölhisar ilçesinde yaşayan emekli Mehmet Ermumcu (72) ve Mehmet Kara (52), emeklilik günlerini anlamlı hale getirmek için başlattıkları ziyaret programıyla hem gönüllere dokunuyor hem de dayanışma kültürünü yeniden hatırlatıyor. Yaklaşık bir buçuk yıldır ilçe merkezi ve çevre köylerde yaşayan yaşlı ve hasta vatandaşları düzenli olarak ziyaret eden ikili, şimdiye kadar yaklaşık 200 kişiye ulaştı. Yaptıkları ziyaretlerle yalnızlıkları paylaşıp moral olan emekliler, topluma örnek bir dayanışma sergiliyor. Alınan duaları en büyük kazanç olarak gören Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara, bu anlamlı çalışmayla hem kendi hayatlarını zenginleştiriyor hem de toplumda farkındalık oluşturuyor. Yaptıkları ziyaretler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerini gerekli kurumlara bildirerek ihtiyaçlarının kısa sürede karşılanmasını sağladıklarını dile getiren Mehmet Ermumcu, "Babamdan gördüğüm bir faaliyet vardı; o da yaşlıları, hastaları önemle ziyaret etmekti. Bu Gölhisar’da unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğimiz göreneğimizdi. Biz de bunu Mehmet Kara kardeşimle devam ettirme kararı aldık. Şu anda biz herhangi bir hastayı, bir yaşlıyı ziyaret edemediğimizde bir eksiklik hissediyoruz. Çevrede kimi ziyaret edebiliriz diye sürekli araştırma yapıyoruz. Sosyal medya üzerinden ziyaretlerimizi paylaşarak daha çok kişiye ulaşmaya çalışıyoruz. Bu paylaşımları görenler de bize destek veriyor. Bu ziyaretlerde bazı yaşlılarımızdan kimsenin bilmediği bilgileri öğrenerek gün yüzüne çıkardığımız zamanlarda olmaya başladı. Bugün ayağından ameliyat olan bir ablamızı ziyarete geldik. O da bize eskiden beri kendi yazdığı atasözlerinin olduğu defterlerini bize gösterdi. Biz bu ziyaretlerimizde konuştuğumuz yaşlıların bilgilerini Kaymakamlığımıza ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne de bildiriyoruz. Bir ihtiyaç durumunda onlar da kolaylıkla yaşlılarımıza ulaşıyorlar” ifadelerini kullandı. Yaptıkları bu sosyal sorumluluk projesinde aldıkları duaların kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Mehmet Kara, "Emekliliğimle birlikte, Mehmet Ermumcu ağabeyimin rehberliğinde başladığımız bu ziyaretlerle, yeni nesil ile eski nesli bir araya getirip büyüklerimizi ve hastalarımızı yalnız bırakmamaya özen gösteriyoruz. Yaklaşık bir yıl önce başladığımız ziyaretlerimizde bazen güldük bazen hüzünlendik bazen eski günlerden konuştuk bazen de hastalarımızla dertleştik. Alınan dualar, bizim heyecanımızı her zaman zirvede tuttu" dedi. Farklı tepkilerle karşılaşıyorlar Kara, ziyaretlerde farklı tepkilerle karşılaştıklarını belirterek, "Bize neden gelmediniz diye sitem edenler de oldu, şakayla karışık gelmeyin diyenler de. Çok iyi yapıyorsunuz diyerek bizi destekleyenler de çıktı, fotoğraf ve röportaj istemeyenler de. Ziyaretlerimizle hatıraları canlandırdık, yalnızlıkları azalttık. Bazı misafirlerimiz ‘Bu sayılmaz, tekrar gelin’ diyerek bizi tekrar görmek istedi. Biz hep şu sözle hareket ettik: ‘Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır.’ Bu söz bizim rehberimiz oldu ve aldığımız dualar her şeyin karşılığını fazlasıyla verdi" şeklinde konuştu. İkilinin ziyaretinden çok memnun olduğunu dile getiren Yıldız Okatan (81), “Ameliyat olduğum için artık pek evden çıkamıyordum. Sizlerin ziyaretinden çok mutlu oldum. Acımı unuttum gelişinizle. Ben eskiden beri aklıma gelen atasözlerini defterime yazardım. Ama şimdiye kadar kimseye söylememiştim. Hatta bunu kitap haline getirip eşe dosta dağıtmak istiyordum. Sizi Allah gönderdi. İnşallah sizin de desteğinizle bu hayalimi gerçekleştireceğim” dedi. Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara da Okatan’ın bu hayalini yazar bir arkadaşlarının desteğiyle gerçekleştireceklerinin sözünü verdi. Toplumda farkındalık oluşturuyorlar Mehmet Ermumcu ve Mehmet Kara, düzenli olarak gerçekleştirdikleri ziyaretlerle ilçede dayanışma ve yardımlaşma kültürüne katkıda bulunmayı hedefliyor. Her hafta yeni bir evi ziyaret eden ikili, unutulmaya yüz tutmuş komşuluk ilişkilerini yeniden hatırlatarak örnek bir davranış sergiliyor.