Yerel Haberler
Burdur
Oto yıkamacıya verdiği lüks otomobili 150 bin TL hasarla geri aldı
15 Kasım 2024 Cuma - 17:32 Oto yıkamacıya verdiği lüks otomobili 150 bin TL hasarla geri aldı Burdur’da belediyeye ait katlı otopark içinde bulunan oto yıkamacıya lüks aracını bırakan Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanı Şahin Kondu ertesi gün arabasını almaya gittiğinde aracını hasarlı görünce hayatının şokunu yaşadı. Güvenlik kameralarını izlediklerinde lüks otomobili izinsiz olarak iş yeri personelinin çıkardığını ve yaklaşık 4 saat sonra geri getirdiğini görünce elemanın drift atmaya çalışarak araçta 150 bin liralık hasar oluşturduğunu iddia etti.Burdur’da esnaflık yapan, aynı zamanda Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanı olan Şahin Kondu (39) 23 Eylül günü 15 EJ 004 plakalı BMW marka lüks otomobilini yıkanması için Burdur Belediyesi’ne ait katlı otopark içinde bulunan özel bir oto yıkama firmasına vererek akşam saatlerinde alacağını söyledi. Akşam saat 20.00 sıralarında otoparka gittiğinde işletmenin kapalı olduğunu görünce ertesi gün alırım diyerek kendisine ait başka bir otomobil ile evine gitti. Ertesi gün tekrar aracını teslim almaya gittiğinde aracından farklı sesler geldiğini ve vitesin geçmediğini fark eden Kondu iş yeri sahibinin de aracı bu şekilde park etmediğini söylemesi üzerine güvenlik kameralarını izlediklerinde gerçek ortaya çıktı. Kameralarda oto yıkamacıda yeni çalışmaya başlayan E.Ö.(22)’nün gece saatlerinde aracı otoparktan çıkararak yaklaşık 4 saat sonra geri getirdiğini gören Şahin Kondu şikayetçi oldu. Oto yıkama işletme sahibinin hasarı karşılayacaklarını söylemesinin ardından aracını kendi imkanlarıyla Burdur Sanayi sitesinde 150 Bin TL civarında bir masrafla tamir ettiren Kondu daha sonra iş yeri sahibinin hasarı karşılayacağını belirtmesi üzerine konuyu mahkemeye taşıdı.Konu ile ilgili olarak konuşan araç sahibi Şahin Kondu; “ Ben Burdur’da esnaflık yapıyorum sigorta acentem var, aynı zamanda Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanıyım. 23 Eylül günü aracımı 11.00 sıralarında Belediye’nin işlettiği otoparkta bulunan özel bir yıkama işletmesine verdim ve akşamüzeri işten çıkarken alacağımı söyledim. Akşam işyerinden 20.00 civarı çıkıp gittiğimde iş yeri kapalıydı ve aracımda otopark içerisinde yıkanmış bir şekilde duruyordu. Otopark sorumlusuna aracımın anahtarını bıraktılar mı diye sorduğumda bırakmadıklarını söyledi. Bende diğer vasıtam ile evime gittim. Ertesi gün sabah 10.00 sıralarında tekrar otoparka gittim aracım orada duruyordu yıkamış bir şekilde. Ücretini ödeyip arabaya bindim. Aracımı çalıştırdığımda değişik sesler geldiğini fark ettim. Aracımı vitese takmak isteyince geçmedi. Bende yıkama işletmesi sahibi H.F.’ye aracın vitese geçmediğini söylediğimde kendisinin aracı böyle bırakmadığını söyleyerek güvenlik kameralarını izleyelim dedi.” ifadesinde bulundu.Gerçek güvenlik kamerası kayıtlarını izleyince ortaya çıktı.İşletme sahibi ile birlikte güvenlik kamerasını izleyen Şahin Kondu aracın başka biri tarafından gece saatlerinde çıkarıldığını görünce polis ekiplerine haber verdiğini söyleyerek; “ Olayı görünce belediyen ve emniyetten görevlilere haber verdik. Onlarla birlikte tekrardan güvenlik kameralarını izlediğimizde aracın 00.30 civarında yıkama işletmesinde çalışan E.Ö. tarafından alınıp 04:00 civarında geri getirildiğini ve getirdiği zaman da iteleyerek park ettiğinden aracın o arızalı olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine emniyete giderek ifademizi verip şikayetçi oldum.” dedi.Araçla şehirde gezip dirf atmaya çalışmışArabasını izinsiz kullanan E.Ö.’nün şehir içinde gezerken görüldüğünü iddia eden Kondu; “Arabamı alan şahıs araçla sanayi, Şeker Plajı, ve şehir içinde hız denemesi yaparak drift yaparak altını sağa sola vurup arabada belli bir hasara neden olmuş. Biz aracı çekici yardımıyla sanayiye götürdük. Tahminimce 150 Bin TL civarı bir masraf ettik.” şeklinde konuştu.Önce masrafları karşılayacağız dediler sonra vazgeçtilerYanında çalışan personelin neden olduğu hasarı önce ödemeyi kabul eden işletme sahibinin sonradan vazgeçtiğini dile getiren Şahin Kondu; “ Oto yıkama işletmesi sahibi “biz bu hasarı karşılayacağız sorumluluk bizim” dedi. Ben de aracı kendi cebimden yaptırıp faturalandırdım. Ücreti kendilerine söylediğim de de bana ödemeyeceklerini söylediler. Bu şekilde bir mağduriyetim oldu. Bende gerekli adli mevkilere başvurdum. Sonucu bekliyoruz.” dedi.Benim başıma geldi başkasının başına gelmesinBaşına gelen olayla ilgili diğer araç sahiplerini de uyaran Şahin Kondu; “Herkes tavsiyem aracınızı güvendiğiniz yerlere bırakın. Benim başıma geldi, başkasının başına gelmesin. Sonuçta mal canın yongası. Aracınızı güvenip bir işletmeye veriyorsunuz ama oluşabilecek her türlü bir hasar da karşınıza muhatap bulamıyorsunuz.” sözlerini sarf etti.Araçtaki hasarın büyük bölümü mekanikAracının spor araba olduğu için yere yakın olduğunu ve bu yüzden de meydan gelen olayda en çok hasarın mekanik kısımlarda olduğunu da belirten Şahin Kondu; “ Araba yere yakın olduğu için altını komple vurmuş. Buna dayalı olarak ön ve arka tampon kırılmıştı. Araç ile drift atmaya çalışmış ama güvenlik sistemlerini bilmediği için atamamış, araba kendini tutumuş. Bu yüzden aracın baskı balata, volantı patlatmış, Z rotlar, amortisörler eğilmiş, Radyatörü vurup gergi bilyesi devir daimi patlatmış. Yani hep alt tarafta bulunan mekanik arızalar oluşmuş araçta egzoz sistemleri ile ilgili. Aracın altını yere vurmuş baya belli yani. Biz bunları burada sanayide Burdur’da olabilecek en iyi şekilde yaptırmaya çalıştık. Lastiklerimizde zarar vardı, arka lastikler tabiri caizse kabak olmuş, sağ ön lastik yarılmış. Onları da değiştirdik. Böylelikle zarar gören bütün parçaları kendim yaptırıp faturalandırdım avukata faturaları teslim ettim. Mahkememizin gününü bekliyoruz şimdi.” dedi.Servise gönderse masrafın yaklaşık 300 Bin TL çıkacağını ancak karşı tarafın da esnaf olduğundan çok fazla bir zarara girmemesi için kendi imkanlarıyla yarı fiyatına Burdur Sanayisinde yaptırdığını belirten Kondu karşı tarafından önce ödeyeceğiz deyip sonra vazgeçmesinden yapılan yanlışın düzeltilmesini beklediğini dile getirdi.
Oto yıkamacıya verdiği lüks otomobili 150 bin TL hasarla geri aldı
15 Kasım 2024 Cuma - 15:25 Oto yıkamacıya verdiği lüks otomobili 150 bin TL hasarla geri aldı Burdur’da belediyeye ait katlı otopark içinde bulunan oto yıkamacıya lüks aracını bırakan Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanı Şahin Kondu ertesi gün arabasını almaya gittiğinde aracını hasarlı görünce hayatının şokunu yaşadı. Güvenlik kameralarını izlediklerinde lüks otomobili izinsiz olarak iş yeri personelinin çıkardığını ve yaklaşık 4 saat sonra geri getirdiğini görünce elemanın drift atmaya çalışarak araçta 150 bin liralık hasar oluşturduğunu iddia etti. Burdur’da esnaflık yapan, aynı zamanda Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanı olan Şahin Kondu (39) 23 Eylül günü 15 EJ 004 plakalı lüks otomobilini yıkanması için Burdur Belediyesi’ne ait katlı otopark içinde bulunan özel bir oto yıkama firmasına vererek akşam saatlerinde alacağını söyledi. Akşam saat 20.00 sıralarında otoparka gittiğinde işletmenin kapalı olduğunu görünce ertesi gün alırım diyerek kendisine ait başka bir otomobil ile evine gitti. Ertesi gün tekrar aracını teslim almaya gittiğinde aracından farklı sesler geldiğini ve vitesin geçmediğini fark eden Kondu iş yeri sahibinin de aracı bu şekilde park etmediğini söylemesi üzerine güvenlik kameralarını izlediklerinde gerçek ortaya çıktı. Kameralarda oto yıkamacıda yeni çalışmaya başlayan E.Ö.(22)’nün gece saatlerinde aracı otoparktan çıkararak yaklaşık 4 saat sonra geri getirdiğini gören Şahin Kondu şikayetçi oldu. Oto yıkama işletme sahibinin hasarı karşılayacaklarını söylemesinin ardından aracını kendi imkanlarıyla Burdur Sanayi sitesinde 150 Bin TL civarında bir masrafla tamir ettiren Kondu daha sonra iş yeri sahibinin hasarı karşılamayacağını belirtmesi üzerine konuyu mahkemeye taşıdı. Konu ile ilgili olarak konuşan araç sahibi Şahin Kondu; “ Ben Burdur’da esnaflık yapıyorum sigorta acentem var, aynı zamanda Burdur Modifiye Sevenler Kulübü Başkanıyım. 23 Eylül günü aracımı 11.00 sıralarında Belediye’nin işlettiği otoparkta bulunan özel bir yıkama işletmesine verdim ve akşamüzeri işten çıkarken alacağımı söyledim. Akşam işyerinden 20.00 civarı çıkıp gittiğimde iş yeri kapalıydı ve aracımda otopark içerisinde yıkanmış bir şekilde duruyordu. Otopark sorumlusuna aracımın anahtarını bıraktılar mı diye sorduğumda bırakmadıklarını söyledi. Bende diğer vasıtam ile evime gittim. Ertesi gün sabah 10.00 sıralarında tekrar otoparka gittim aracım orada duruyordu yıkamış bir şekilde. Ücretini ödeyip arabaya bindim. Aracımı çalıştırdığımda değişik sesler geldiğini fark ettim. Aracımı vitese takmak isteyince geçmedi. Bende yıkama işletmesi sahibi H.F.’ye aracın vitese geçmediğini söylediğimde kendisinin aracı böyle bırakmadığını söyleyerek güvenlik kameralarını izleyelim dedi” ifadesinde bulundu. Gerçek güvenlik kamerası kayıtlarını izleyince ortaya çıktı İşletme sahibi ile birlikte güvenlik kamerasını izleyen Şahin Kondu aracın başka biri tarafından gece saatlerinde çıkarıldığını görünce polis ekiplerine haber verdiğini söyleyerek; “ Olayı görünce belediyen ve emniyetten görevlilere haber verdik. Onlarla birlikte tekrardan güvenlik kameralarını izlediğimizde aracın 00.30 civarında yıkama işletmesinde çalışan E.Ö. tarafından alınıp 04:00 civarında geri getirildiğini ve getirdiği zaman da iteleyerek park ettiğinden aracın o arızalı olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine emniyete giderek ifademizi verip şikayetçi oldum.” dedi. Araçla şehirde gezip dirf atmaya çalışmış Arabasını izinsiz kullanan E.Ö.’nün şehir içinde gezerken görüldüğünü iddia eden Kondu; “Arabamı alan şahıs araçla sanayi, Şeker Plajı, ve şehir içinde hız denemesi yaparak drift yaparak altını sağa sola vurup arabada belli bir hasara neden olmuş. Biz aracı çekici yardımıyla sanayiye götürdük. Tahminimce 150 Bin TL civarı bir masraf ettik” şeklinde konuştu. Önce masrafları karşılayacağız dediler sonra vazgeçtiler Yanında çalışan personelin neden olduğu hasarı önce ödemeyi kabul eden işletme sahibinin sonradan vazgeçtiğini dile getiren Şahin Kondu; “ Oto yıkama işletmesi sahibi “biz bu hasarı karşılayacağız sorumluluk bizim” dedi. Ben de aracı kendi cebimden yaptırıp faturalandırdım. Ücreti kendilerine söylediğim de de bana ödemeyeceklerini söylediler. Bu şekilde bir mağduriyetim oldu. Bende gerekli adli mevkilere başvurdum. Sonucu bekliyoruz.” dedi. Benim başıma geldi başkasının başına gelmesin Başına gelen olayla ilgili diğer araç sahiplerini de uyaran Şahin Kondu; “Herkes tavsiyem aracınızı güvendiğiniz yerlere bırakın. Benim başıma geldi, başkasının başına gelmesin. Sonuçta mal canın yongası. Aracınızı güvenip bir işletmeye veriyorsunuz ama oluşabilecek her türlü bir hasar da karşınıdza muhatap bulamıyorsunuz” sözlerini sarf etti. Araçtaki hasarın büyük bölümü mekanik Aracının spor araba olduğu için yere yakın olduğunu ve bu yüzden de meydan gelen olayda en çok hasarın mekanik kısımlarda olduğunu da belirten Şahin Kondu; “Araba yere yakın olduğu için altını komple vurmuş. Buna dayalı olarak ön ve arka tampon kırılmıştı. Araç ile drift atmaya çalışmış ama güvenlik sistemlerini bilmediği için atamamış, araba kendini tutumuş. Bu yüzden aracın baskı balata, volantı patlatmış, Z rotlar, amortisörler eğilmiş, Radyatörü vurup gergi bilyesi devir daimi patlatmış. Yani hep alt tarafta bulunan mekanik arızalar oluşmuş araçta egzoz sistemleri ile ilgili. Aracın altını yere vurmuş baya belli yani. Biz bunları burada sanayide Burdur’da olabilecek en iyi şekilde yaptırmaya çalıştık. Lastiklerimizde zarar vardı, arka lastikler tabiri caizse kabak olmuş, sağ ön lastik yarılmış. Onları da değiştirdik. Böylelikle zarar gören bütün parçaları kendim yaptırıp faturalandırdım avukata faturaları teslim ettim. Mahkememizin gününü bekliyoruz şimdi.” dedi. Servise gönderse masrafın yaklaşık 300 Bin TL çıkacağını ancak karşı tarafın da esnaf olduğundan çok fazla bir zarara girmemesi için kendi imkanlarıyla yarı fiyatına Burdur Sanayisinde yaptırdığını belirten Kondu karşı tarafından önce ödeyeceğiz deyip sonra vazgeçmesinden yapılan yanlışın düzeltilmesini beklediğini dile getirdi.
Otları yakmak isterken evi yandı: Yaşlı adam yaralandı
14 Kasım 2024 Perşembe - 17:06 Otları yakmak isterken evi yandı: Yaşlı adam yaralandı Burdur’un Gölhisar ilçesi Yeşildere köyünde müstakil evinin bahçesindeki kuru ot ve yaprakları yakmak isterken yaktığı ateşin eve sıçraması sonucu çıkan yangında 75 yaşındaki yaşlı adam hafif şekilde yaralanırken ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın saat 15.00 sıralarında Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı Yeşildere köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre yalnız yaşayan 75 yaşındaki İbrahim Topal müstakil evinin bahçesinde temizlik yaparken topladığı kuru ot ve yaprakları ateşe verdi. Bahçedeki ateşin bir anda büyüyüp eve sıçraması sonucu yangın çıktı. Yangını kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışan Topal, elinden ve yüzünden yaralandı. Komşularının 112 Acil Çağrı Merkezine durumu bildirmesi üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık, jandarma ve elektrik dağıtım şirketi personelleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan İbrahim Topal ambulans ile Gölhisar Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken itfaiye ekipleri yangını söndürmek için büyük çaba sarf etti. Yaklaşık bir süren söndürme çalışmaları sonucunda yangın kontrol altına alınarak söndürülürken ev tamamen yandı. Hastaneye kaldırılan İbrahim Topal’ın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken evde büyük çaplı maddi hasar meydana geldi.
Burdur’da 3 aracın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı
14 Kasım 2024 Perşembe - 15:23 Burdur’da 3 aracın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı Burdur-Antalya karayolunda yol kenarında bekleyen hafif ticari araca arkasından gelen otomobilin ve kamyonetin çarpması sonucu meydana gelen zincirleme kazada 2 kişi hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 13.15 sıralarında Burdur- Antalya karayolu Kurna rampalarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Antalya istikametinden Burdur istikametine seyir halinde olan Mücahit H. A. (27) idaresindeki 06 BKN 108 plakalı Hyundai marka otomobil yol kenarında bekleyen Salih K. (64) idaresindeki 15 AH 233 plakalı Citroen marka hafif ticari araca çarptı. Aynı yönde seyreden İbrahim C.(37) idaresindeki 15 ACJ 574 plakalı Mitsubishi marka canlı hayvan taşıyan kamyonet ise daha önce kaza yapmış olan 06 BKN 108 plakalı Hyundai otomobile arkadan çarptı. Kazada araç içerisine sıkışan Mücahit E. A. ve aynı araçta yolcu olarak bulunan Emirhan S.(17) yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin çalışmalarıyla araç içerisinden çıkarılan yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenilirken kaza nedeniyle oluşan uzun araç kuyruğu araçların çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından normale döndü. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Türkiye artık kendi eksenini tahkim ediyor"
12 Kasım 2024 Salı - 18:44 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Türkiye artık kendi eksenini tahkim ediyor" Burdur’da STK temsilcileri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi eksenini tahkim ettiğini belirterek, bu çerçevede her şehrin kendi potansiyelini arttırması gerektiğini söyledi. Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri Töreni’ne katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş törenin ardından STK temsilcileri ile bir araya geldi. İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda Burdurlu STK temsilcilerine hitap eden Numan Kurtulmuş Burdur’un tarımdan tarihi yapılarına, üniversitesine kadar önemli potansiyele sahip olduğunu belirterek sivil toplum kuruluşlarının halkın sesini siyasete yansıtabilecek güçlü çalışmalar içinde olması gerektiğini belirtti. Kurtulmuş "Anadolu coğrafyasının bugüne kadar sürekli birtakım türbülansların, mücadelelerin içinde olmuş, çok şükür bugüne kadar Türkiye güçlü bir ülke olarak varlığını sürdürmüştür. Bölgede özellikle bundan sonraki süreçte birtakım gelişmelerin ortaya çıkacağını, bu gelişmelerin artarak devam edeceğini ve hiç şüphesiz bu bölgede olan her bir gelişmenin doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’ye etkileyeceğini, etkilemekte olduğunu biliyoruz. Onun için öncelikle dünyadaki, bölgedeki gelişmelere hazırlıklı olmak, büyük devlet refleksiyle ve büyük millet refleksiyle bunlara karşı cevaplarımızı hazırlamamız, kendimizi güçlü şekilde tahkim etme mecburiyetimiz vardır. Her şeylerden önce bu bölgede güçlü şekilde ayakta durabilmenin ötesinde bizim koşmak mecburiyetimiz var. Bölge halkları Türkiye’nin güçlü bir liderliğine muhtaçtır. Bunu neredeyse gittiğimiz tüm uluslararası platformlarda açık açık yüzümüze söylüyorlar" dedi. "Bir asır evvel ne oyunlar oynuyorlarsa şimdi de aynısını yapıyorlar" “Bir asır evvel Osmanlı Cihan Devleti’nin dağılma sürecinde hangi oyunlar oynandıysa bugün de aynı oyunlar oynanıyor” diyen Kurtulmuş, “Kurdurulan terör örgütleriyle Osmanlı Cihan Devleti parçalanma sürecinin içerisine nasıl sürüklendiyse, bugün de aynı şekilde emperyalist güçler yıllardır bölgemizde ve Türkiye’de terör örgütlerine destek veriyorlar. Bu örgütlerin hepsinin silah destekleri, istihbarat destekleri, lojistik destekleri, siyasi destekleri kimler tarafından sağlanıyor. Bu büyük güçler, bu terör örgütlerinin arkasında durmasın inanın birkaç gün içerisinde yıkılır giderler. Afrika’da insanların içecek yarım bardak suyu yok. Yarım lokma ekmeği yok. Ellerinde on binlerce dolarlık ölüm makineleri var. Orada Boko Haram isimli örgüt kurduruyorlar. Başka uluslardaki örgütleri oraya taşıyorlar. Her ülke arasında terör örgütleri vasıtasıyla sınır ihtilafları çıkartarak birbirlerine düşman hale getiriyorlar. Bu oyunu bozmak zorundayız" ifadesinde bulundu. "Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir" "Türkiye 40 yıldır terör belasıyla uğraşan bir ülkedir” diyen Kurtulmuş, "Artık Allah’ın izniyle terörün sıfırlandığı, terörün artık sınırlarımız içerisinde hiçbir şekilde hüküm sürmediği bir Türkiye’yi kurmak mecburiyetindeyiz. Bunun için en büyük güvencemiz milletimizin birlik ve beraberlik ruhudur. Bu kadar çok uğraşmalarına, bu kadar çok fitne fesat çıkartmaya çalışmalarına rağmen, bu memlekette Türk’ün Kürt’le, Kürt’ün Türk’le bir problemi yoktur. Bu ülkede Alevi’yle Sünni arasındaki kadim dostluğu, kardeşliği bozacak hiçbir güç emeline ulaşamamıştır. Ne Alevi’nin Sünni’yle ne de Sünni’nin Alevi’yle bir problemi yoktur. Dolayısıyla bunu güçlü bir şekilde sağlayarak yolumuza devam edeceğiz. Siyasi görüşlerimiz, dünya görüşlerimiz, çözümlemelerimiz farklı olabilir. Türkiye’nin geleceğine yönelik tekliflerimiz farklı olabilir. Her birimizin durduğumuz noktada mezheplerimiz, meşreplerimiz, etnik kökenlerimiz farklı olabilir ama hep birlikte Türkiye’yi oluşturuyoruz ve hep birlikte 85 milyon büyük milletin fertleri olarak ay-yıldızlı bayrağın altında yaşıyoruz." sözlerini sarf etti. "Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir" “Dünyada bedeli en ağır ödenmiş demokrasi Türk demokrasisidir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş "Seçilmiş başbakanları dar ağacında asılmış bir milletin evlatlarıyız. 70 yıllık çok partili siyasi hayatımızda 5 defa darbe ve darbe teşebbüsleri ile yolu kesilmeye çalışılmış bir milletiz. Ama her darbe teşebbüsünden sonra millet yeniden milli idareye sahip çıkarak ortaya çıkmış ve kendi demokrasisini tahkim etmiştir. Bugün TBMM Başkanı olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki dünyanın temsil gücü en yüksek parlamentolarından birisi TBMM’dir. Dolayısıyla bizim demokrasimizi arttırmak, Türkiye demokrasisinin vasıflarını, kalitesini arttırmakta en önemli hedeflerimizden biridir.” dedi. "Ekonomiyi güçlendirmek için özel sektörün önünü açmamız lazım" Bir diğer önemli hedeflerinin Türkiye’nin ekonomik gücünün daha da ileriye götürülmesi olduğunu da söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Bugün Türkiye çok şükür dünyanın alım gücü bakımından en büyük ekonomilerinden birisidir ama bu yetmez. İnşallah önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önde gelen ekonomilerden biri haline gelmesi için her türlü ekonomik gelişmenin önünü açmak, desteklemek, güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada devletin, kamunun kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen sorumluluk bu alanlarda yapılacak olan işleri kolaylaştırmak, yatırımcıların özellikle özel sektörün önünü açmak ve çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kurulabilmesi için mücadele etmektir” ifadelerine yer verdi. "İHA ve SİHA’larda dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz" Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanındaki hamlelerinin dünyada ilgiyle ve dikkatle takip edildiğini dile getiren Kurtulmuş, “İHA ve SiHA’larda dünyadaki en önde gelen 2-3 ülkesinden birisiyiz. Türkiye’nin bugün helikopter motorunu tamamıyla yapabildiği, uçak motorunun da büyük kısmını yapabildiği Türkiye’nin önemli milli savunma araç ve gereçlerini üretebildiği bir nokta olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin sadece bu üretim kapasitesinin dışında bir de çok güçlü bir mühendislik ordusunun yetiştiğini iftihar ile söyleyebiliriz. Milli savunma sanayi sektöründe çalışan Türkiye’deki mühendislerin yaş ortalaması 33’dür. ABD’deki mühendislerin yaş ortalaması 50 küsurdur. Bundan sonra savunma sanayisinde Türk mühendisleri dünyaya öncülük edebilecek bir noktaya gelmişlerdir. Bakın, TUSAŞ’da 2 hafta önce yaşanan saldırılardan hemen sonra hastanelerde yaralılarımızı ziyaret ettik. Saldırılardan kurtulmuş, hastanede yatan insanlar, eli kolu sarılı, kafası gözü sarılı. O vaziyette ’Kalkacağız, hemen işimizin başına gideceğiz ve daha güçlü bir şekilde üretmeye, daha güçlü bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.’ diyorlar. Allah’a şükür böylesine şuurlu bir şekilde var olan genç kadrolarımız, mühendis ve yönetici kadrolarımız var. Bu yüksek teknolojilerin sadece savunma alanında değil, her alanda fevkalade iyi yetişmiş gençlerimizin olduğunu gittiğimiz birçok kurumda görüyor ve bununla iftihar ediyoruz. Bundan 10 sene evvel, 20 sene evvel hayal zannettiğimiz alanlarda, Türkiye’nin yüksek teknolojililerle önünün hızla açılmaya başladığı, hakikaten tarihi bir fırsatın arifesinde olduğumuz açıktır. Dolayısıyla teknoloji alanında, sanayi alanındaki yatırımlarımızı güçlendirmeye, bu alanlarda gücümüzü artırmayı, ekonomik olarak Türkiye’nin daha güçlü bir ekonomi haline gelmesini temin edeceğiz" dedi. "Dünyada artık tek güç yok birden fazla güç var" Dünyanın yeni bir döneme girdiğini söyleyen Numan Kurtulmuş artık dünyada tek bir ülkenin hakim olduğu değil çok fazla ülkenin söz sahibi olduğu bir döneme girildiğini belirterek, “ABD’nin, 2022’nin yaz aylarında Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle birlikte dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açıldı. Nasıl Berlin duvarının yıkılması dünyada yeni bir dönemi başlattı, yani iki kutuplu bir sistemi sona erdirdiyse Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesiyle de Amerika’nın tek başına idare ettiğini zannettiği dünya sistemi çöktü. Şimdi yeni bir sistem, Amerika son zamanlarda ne yapacak? ’Trump geldi şöyle mi böyle mi olur’ diye eteklerindeki pamukları dökmeye çalışıyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte dünya tek kutuplu bir dünya olmayacak. Bir tek ülkenin ya da bölgenin yönettiği dünya olmayacak. Dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor. Dünyanın her bölgesinde birden fazla gücün, etkisinin olduğu çok fazla güç denklemlerinin geçerli olduğu yeni bir döneme doğru gidiyoruz" dedi. "Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor" Bu süreçte Türkiye’nin hem bölgesinde hem yeryüzünde etkili bir siyasal güç olarak, etkili bir ülke olarak adından en çok bahsettirecek ülkelerden birisi olduğuna belirten Kurtulmuş, "Çok kutuplu dünya sisteminin içerisinde gücü hem Doğu hem Batı ile hem zengin hem gelişmekte olan ülkelerle hem Müslüman coğrafyasıyla hem diğer dünyanın bütün coğrafyasıyla Asya’sı, Afrika’sı, Latin Amerika’sı, Rusya’sı ile Çin’i ile Avrupa Birliği ile Amerika ile tüm dünya merkezleriyle bir tek eksek üzerinde ilişkilerimizi geliştireceğiz ve daha güçlü olacağız. Yıllardır ’Türkiye’nin ekseni kayıyor’ deniyor ya Türkiye’nin ekseni kaymıyor, Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor. Bizim kendi milli eksenimizi tahkim etmek, milli menfaatlerimizi esas alan dış politikayı çok daha güçlü hale getirmek mecburiyetimiz var. Nasıl içerde dirliği birliği sağladıysak dışarda da inşallah yakın çevremizden başlayarak normalleşme süreçleri çerçevesinde bölgemizdeki ülkelerle olan sorunları da hızlı şekilde telafi edip, yolumuza devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin güçlü olabilmesinin yolunun tek tek şehirlerin gücünden geçiyor. Ülkenin tüm şehirlerinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır"
12 Kasım 2024 Salı - 13:59 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır" Burdur’da konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin ve Lübnan’da soykırım yapan İsrail’in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması gerektiğini söyledi. Burdur’da Beşinci Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri programı, TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Programda farklı alanlarda seçilen sanatçı, akademisyen ve sanayicilere ödül takdim edildi. Programda konuşan TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Soykırımı icra edenler sadece İsrail’in Netanyahu ve çetesi değildir diyerek, "Bu soykırıma yardımcı olanlar, destek olanlar, orduları ve siyasetleriyle, Birleşmiş Milletler (BM) dahil uluslararası alanda verdikleri destekleriyle bu soykırıma yardımcı olanlar dünkü emperyalistlerin bire bir aynısıdır" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, "Dün başka bir kılıkla, başka bir isimle geliyorlardı, bugün başka bir adla geliyorlar. Oyun hiç değişmiyor. Yine bu coğrafyada, mesela 1917’de Osmanlı, Filistin topraklarından çekilmek zorunda kaldığında, İngiliz’in yaptığı ilk şey Filistin topraklarında Yahudi yerleşimcilere yer açmaktır. Bugün de İsrail’e koşulsuz destek verenlerin bu coğrafyada yaptıkları en önemli şey İsrail’in toprak işgallerine seyirci kalmak, ona zemin hazırlamak ve ona destek olmaktır. Oyun hiç değişmiyor. Oyunu bozmak için de Allah’ın izniyle Türkiye olarak bütün irademizle ortadayız ve bu mücadeleyi sürdürmeye gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "Geçmişte ne yapıyorlarsa şimdi de aynısını yapıyorlar" "Geçmişte Osmanlı’nın Filistin’den çekilmesi için yapılan terörist yöntemlerin şu an da aynısını yapmaya çalışıyorlar" diyen Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Osmanlı Cihan Devleti Filistin topraklarından çekilmeden evvel başvurulan yöntemin, terör örgütlerinin kurulması olduğunu hatırlatarak, "Sonradan İsrail Devleti’nin kurulmasını sağlayan terör örgütlerinin yöntemleri de bunların arasındadır. Bugün de aynı yöntemle bire bir savaş meydanına çıkamadıkları milletlerin karşısına terör örgütleri vasıtasıyla, kahpece, kalleşçe ve arkadan saldırarak karşısına çıkıyorlar. Osmanlı Cihan Devleti içerisinde bu saydığım birkaç örnek bile terör örgütlerinin bugün ne işe yaradığını, kimler tarafından kurulduğunu, niçin desteklendiğini, niçin beslendiğini gösteren en önemli tarihsel örneklerden biridir. Bunlar Kürtleri çok sevdikleri için PKK/PYD’ye destek veriyor değiller. Bunlar birtakım unsurları çok sevdikleri için DEAŞ’a destek veriyor değiller. Bunlar yine Afrika’da Boko Haram’a destek verirken, bu örgütlerin mensupların sevdikleri için değil. Bu coğrafyadakilerin hiçbirini sevmedikleri için terör örgütlerine destek veriyorlar. Buna karşı uyanık olmak, aynı senaryonun ikincisine karşı Türkiye olarak, birlik, beraberlik içerisinde karşı çıkmak mecburiyetindeyiz” dedi. "Filistin meselesi bizim milli meselemizdir" Filistin meselesinin bizim "milli meselemiz" olduğunu söyleyen TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Gazze’de yaşananları hiçbir zaman uzakta bir yerde yaşananlar olarak görmüyoruz. Çünkü, Gazze’den gelen kahramanların, şehitlerin Çanakkale’de abidesinde ve oradaki mezarlıkta, Anadolu’nun insanı ile yan yana yattığını biliyoruz. Filistin meselesi bizim için milli bir meseledir. Dün neyse bugün de aynı şekilde bu coğrafyanın birleşmesi ve bütünleşmesinin önündeki en önemli meselenin Filistin üzerinden bölgenin tekrar dağıtılmaya çalışılması senaryosudur. Bu senaryoya karşı çıkıyoruz ve var gücümüzle mücadele ediyoruz. Filistin meselesini, Gazze’de yaşananları, bizim için bir milli mesele, insanlık için de çok büyük insanlık onuru etrafında birleşmemiz gereken bir mesele olarak görüyoruz. Her platformda, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, her uluslararası platformda Gazze’deki mazlum halkın taleplerini, onların sesi, soluğu olabilmek için gündeme getiriyoruz" diye konuştu. "İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır" Programda İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kurtulmuş, "En büyük desteğin uluslararası alanda ve uluslararası alanın koruma şemsiyesi altında veriliyor. Örnek olarak BM Güvenlik Konseyinde veriyorlar. Aslında savaşı durdurmak ve barışı korumak için kurulmuş olan BM Güvenlik Kurulu, şu anda İsrail’in saldırganlığını korumak için kullanılan uluslararası bir şemsiye haline dönüştürülmüştür, Amerika’nın sayesinde. Güney Afrika’da bir Apartheid rejimi vardı. O Apartheid rejimi döneminde BM’nin yaptığı uygulamalardan vazgeçene kadar, BM kararlarına uyana kadar Güney Afrika’nın BM üyeliği askıya alınmıştı. Şimdi tekrar diyoruz ki İsrail, Netanyahu ve çetesi, BM kararlarına uyana kadar, Uluslararası Adalet Divanı’nın vermiş olduğu kararları uygulayana kadar İsrail’in BM üyeliği askıya alınmalıdır. Bu fikrin konuşulma vakti gelmiştir. Biz bu mücadeleyi sürdüreceğiz, bunu asla ve asla Çanakkale’deki Kurtuluş Savaşımızdaki bizim Milli Mücadelemizin her yerinde verdiğimiz mücadeleden ayırmıyoruz. Nasıl Gazzeli, Filistinli kardeşlerimiz Kurtuluş Savaşı’nı kendi varlıklarından ayrı görmedikleri gibi biz de bugünkü mücadeleyi bizim Kurtuluş Savaşı’mızdan anlam ve fikir olarak ayrı görmüyoruz. Özetle bir asır öncesi bugün aynı şekilde aynı yöntemlerle göz göre öyle gizli kapaklı da değil, birtakım zarif saklamalarla da değil, çok kaba bir şekilde oyunun ikinci perdesi oynanmaktadır. Bu oyunun ikinci perdesinde gerçekleştirilmeye çalışılan bizim coğrafyamızın kalan kısımlarının etnik ve mezhebi anlamda parçalanması, bölünmesi bu ülkelerin siyasi ekonomik ve toplumsal olarak içinden çıkamayacakları büyük sorunlarla boğuşur hale getirilmesidir. Buna mani olacağız" şeklinde konuştu. "Bizim milli menfaatimiz daha fazla birlik ve dayanışmadan geçiyor" Terörist devletlerin milli menfaatlerinin bu coğrafyanın dağılıp parçalanmasından yana olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Bizim milli menfaatimiz ise daha fazla dayanışmadan, daha fazla iş birliğinden, daha fazla entegrasyondan geçiyor. Biz bu birliği, dirliği sağlayarak Türkiye’nin içindeki kültürel, mezhebi meşrebi birtakım etnik köken farklılıklarını bir tarafa bırakarak, 85 milyon bir, beraber ver birlikte olarak gönülleri ve ruhları birleştirerek, öncelikle bölgede birliğin sembolü ve merkezi olacağız. Bölgede bütün halkların daha fazla iş birliği, dayanışma içinde hareket etmesini sağlayacağız. Zor oyunu bozar. Oyun ne kadar büyük ne kadar güçlü olursa olsun zor oyunu bozar. Oyunu bozan zorun altında da inanç ve direnç vardır. İnananlar ve direneneler mutlaka kazanırlar" ifadelerini kullandı. Son olarak "Milli Mücadele döneminde zorluklara rağmen başarıyla kazanılmıştır" diyen Kurtulmuş, "Tüm zorluklar içinde miras bırakılan Türkiye Cumhuriyeti’ni ve aziz vatanı kıyamete kadar her türlü zorlukla mücadele ederek daha da ileriye götüreceğiz. Türkiye Yüzyılı olarak adlandırdığımız sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye olmasını hayal ettiğimiz ikinci asrın çok daha parlak olacağına inanıyorum.Türkiye’nin her alanda atılımlarla içeride birlik ve beraberliğini sağlamış, ekonomisi, demokrasisi toplumsal bilimsel hayatı, kültür ve sanat alanındaki gelişmeleriyle dünyaya örnek olarak yoluna devam edeceğiz” dedi. Program, ödül töreninin ardından son buldu.
Burdur’da “Geleceğe nefes insanlığa nefes” diyerek 8 bin 850 fidan toprakla buluşturuldu
11 Kasım 2024 Pazartesi - 15:23 Burdur’da “Geleceğe nefes insanlığa nefes” diyerek 8 bin 850 fidan toprakla buluşturuldu Burdur’da ’Geleceğe Nefes İnsanlığa Nefes’ projesi çerçevesinde ağaç dikme etkinliği gerçekleştirildi. Projenin başladığı tarihten itibaren ülke genelinde 37,7 milyon Burdur’da ise 81 bin adet fidan toprakla buluşturulurken bugün ise Burdur genelinde 8 bin 850 ağaç fidan dikildi. Türkiye genelinde 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde “Geleceğe Nefes İnsanlığa Nefes” teması ile fidan dikimi yapıldı. 7 Kasım 2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ekonomik, ekolojik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip ormanları korumak, sürdürülebilir şekilde yönetmek ve gelecek nesiller için Türkiye’yi daha sağlıklı ve yaşanabilir kılmak amacıyla her yıl 11 Kasım günü Milli Ağaçlandırma günü olarak kutlanıyor. 2019 yılından itibaren 5 yıllık süreçte 11 Kasım etkinliklerinde ülkemizde toplamda 37,7 Milyon fidan toprakla buluşturuldu. Burdur’da ise o tarihten günümüze kadar 81 bin adet fidan dikimi gerçekleştirildi. Bugün yapılan etkinlikte ise Burdur genelinde toplam 8 bin 850 fidan toprakla buluşturuldu. Burdur Valiliği koordinasyonunda ve Orman İşletme Müdürlüğü öncülüğünde Tekke köyünde yapılan etkinliğe Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, protokol üyeleri, kurum personeli, öğrenciler, polis ve jandarma personeli, öğrenciler ve köylüler katıldı. Burdur Antalya karayolu kenarında belirlenen 0,3 hektarlık ormanlık alanda bin 500’ü fıstık çamı, 250 adeti servi fidanı olmak üzere bin 750 adet fidan, diğer ilçelerde ise 7 bin 100 fidan olmak üzere toplamda 8 bin 850 fidan toprakla buluşturuldu. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü açılış konuşmasını gerçekleştiren Burdur Orman İşletme Müdürü Sefa Karataş konuşmasında; “2019 Yılından günümüze kadar 5 yıllık süreçte 11 Kasım etkinliklerinde ülkemizde 37,7 milyon fidan toprakla buluşturulmuş ve uluslararası bir etkinliğe dönmüştür. Burdur’da ise 11 Kasım etkinliklerinde 81 bin adet fidan dikilmiştir. Ayrıca ilimizde gençleştirme ve bakım çalışmaları, yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması, ormanların rehabilitasyonu, toprak muhafaza çalışmaları, erozyon kontrol çalışmaları, gelir getirici tür ağaçlandırma çalışmaları çerçevesinde yaklaşık yılda uygun türlerde 2 milyon tür fidan toprakla buluşmaktadır. Bugün burada da 0,3 hektarlık alanda bin 500 adet fıstık çamı ile 250 adet servi fidanı dikilecektir. Ayrıca diğer ilçelerimizde uygun türlerde 7 bin 100 adet fidan toprakla buluşacaktır. Burdur da bugün 8 bin 850 adet fidan dikilecek” dedi. Açılış konuşmasının ardından Burdur’un Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı ilk halk şairi Hüseyin Yıldız tarafından kendi yazdığı “Ormanlarımız” adli şiir okundu. Fidan dikim etkinliğinde konuşan Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ise; “Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde 37,7 milyon fidan ülkemizin topraklarıyla buluştu. Bizim ilimizde ise bu 81 bin gibi rakam. Bugün itibariyle ilimizin bütün ilçelerinde 8 bin 850 adet fidan toprakla buluşmuş olacak. Bu saat itibari ile Türkiye’nin her yerinde herkes bizler gibi bu güzel etkinlikte buluşuyor. Dolayısıyla bizler diyoruz ki ağaç geleceğe nefes insanlığa nefes aynı zamanda geleceğe de bir mirastır. Çocuklarımızdan ödünç aldığımız bu topraklara duyduğumuz, göstereceğimiz vefanın en önemli göstergesidir.” İfadesinde bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve katılımcılar tarafından fidanlar toprakla buluşturularak can suyu verildi. Etkinliğe katılan Çeltikçi ilçesine bağlı Kuzköy’de yaşayan Hüseyin Demiray; “Coğrafyamızın yeşillenmesini istiyorum. Çünkü kuraklık hat safhada. Oksijen oranı hızlı bir şekilde düşüyor. Düşmemesi için de yeşilliğimizin artması gerekiyor. Hızlı bir şekilde bu bölgeleri ağaçlandırmamız lazım. Daha önceden buralar yeşil değildi, kuruydu, çalılık alanlar vardı daha çok. Ama çam ağaçları dikildikten sonra biraz daha güzelleşti” şeklinde konuştu. Çeltikçi ilçesinde kamu görevlisi olarak çalışan Rabia Görgün ise; “ Çok güzel bir etkinlik oldu. Dünyada bir dikili ağacımız olsun diyerek biz de katılım sağladık. Ağaç olduğu zaman buharlaşma ve buharlaşmadan sonra yağmur yağdığı için bol ağaç dikmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum” ifadesinde bulundu. Yine Çeltikçi ilçesinde memur olarak çalışan Hamide Uluhan’da ; “Kurak alanların yeşillendirilmesi ülkemiz için çok önemli. Temiz hava ve orman anlamında ne kadar yeşil alan olursa bizim için o kadar iyi olur. Yeşilliği seviyoruz, ormanı seviyoruz” dedi. Etkinlik ikramların ardından son buldu.
Burdur’daki feci kazada ölü sayısı 2’ye yükseldi
11 Kasım 2024 Pazartesi - 09:54 Burdur’daki feci kazada ölü sayısı 2’ye yükseldi Burdur-Fethiye karayolunda hatalı “U” dönüşü sonrası 3 aracın karıştığı, 1 kişinin ölümü ve 3’ü ağır 7 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 2’ye yükseldi. Kaza, saat 19.00 sıralarında Burdur-Fethiye karayolu Hacılar köyü mevkiinde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, Burdur istikametinden Fethiye istikametine giden Tahacan E. (19) idaresindeki 34 FGU 221 plakalı Honda marka otomobil, Hacılar köyü girişinde refüj boşluğundan ’U’ dönüşü yaptığı esnada karşı istikamette sol şeritte ilerleyen İbrahim Ü. (37) idaresindeki 15 DG 750 plakalı Ford marka hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan hafif ticari araç, o sırada sağ şeritte ilerleyen Ali R.Y. (51) idaresindeki 15 AAR 961 plakalı otomobile çarptı. Kazada Honda marka otomobil şarampole düşerken, Ford marka araç devrildi. Kazada Honda aracın sürücüsü Taha C. ve aynı araçta bulunan Osman K. (27), Kerem D. (18), Umutcan Attar (26) ile Ford aracın sürücüsü İbrahim Ü. ve aynı araçtaki yolcular Yılmaz Ü. (64), Havali Ü. (65), Nilüfer Ünal(43) yaralandı. Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Umutcan Attar’ın hayatını kaybettiğini belirlerken, diğer yaralılar itfaiye ekiplerince sıkıştıkları yerden çıkarılarak ambulanslar ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinde hayatını kaybeden Umutcan Attar’ın cenazesi ise savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi yapılmak üzere Burdur Devlet Hastanesi morguna gönderildi. Durumu ağır olan yaralılardan Nilüfer U., Burdur Devlet Hastanesi’nden Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne, Kerem D. ise Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilirken, Havali Ü.’nün de başka bir hastaneye sevk edildi. Acı haber hastaneden geldi, ölü sayısı 2’ye yükseldi Ağır yaralı olarak Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırılan, buradaki tedavisinin ardından Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen yaralılardan Nilüfer Ünal gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Nilüfer Ünal’ın 2 çocuk annesi olduğu öğrenildi.