Yerel Haberler
Burdur
Burdur’da Öğretmenevi bahçesindeki kazıda insan kemikleri bulundu
05 Ocak 2025 Pazar - 14:53 Burdur’da Öğretmenevi bahçesindeki kazıda insan kemikleri bulundu Burdur Öğretmenevi’nde çevre düzenlemesi sırasında kanal açan işçiler insan kemiklerine rastladı. Polis ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları sonrası kemikler müze yetkililerine devredilecek. Buluntuların eski bir mezarlığa ait olabileceği ve yaklaşık 80-90 yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Burdur merkez Bahçelievler Mahallesinde faaliyet gösteren Burdur Öğretmenevi bahçesinde peyzaj düzenlemesi yapılıyor. Bugün yapılan düzenleme çalışmalarında kanalizasyon için kanal açan işçiler insan kemikleri ile karşılaştı. Birden fazla kemiğin çıkması üzerine polis ekiplerine bildirildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri alırken olay yeri inceleme ekipleri alanda çalışma başlattı. Kazı alanını genişleten olay yeri inceleme ekipleri birden fazla kemiğe ulaşınca bölgenin eski mezarlık olabileceği kanısı üzerinde durulmaya başlandı. Bulunan kemiklerin de yaklaşık 80-90 yıl öncesine ait olduğunu değerlendiren ekipler müze yetkililerine haber verdi. Burdur’daki eski Müslüman mezarlıklarının şehrin bir başka tarafında olduğundan bölgenin eski bir Rum veya Ermeni mezarlığı olabileceği ön görülüyor. Kemiklerin ne zamandan kaldığı ve neden orada olduğu ise müze ve antropoloji ekiplerinin çalışmaları sonrası ortaya çıkacak.
Veresiye alınan toz şekerle başlayan serüven 75 yıldır devam ediyor
04 Ocak 2025 Cumartesi - 10:08 Veresiye alınan toz şekerle başlayan serüven 75 yıldır devam ediyor Burdur’un sipsi şeker geleneği, Mustafa Damar ile başlayıp oğlu İbrahim Nanecioğlu’nun emeğiyle günümüze ulaşıyor. Adını, geçmişte sipsi çalarak satılmasından alan bu özel şeker, nane ve kekik gibi doğal aromalarıyla hem tatlı bir lezzet sunuyor hem de hastalıklara karşı koruyucu bir etki sağlıyor. Burdur’un yöresel lezzetlerinden sipsi şeker, doğal malzemelerle yapılan bir çubuk şeker olarak biliniyor. Ana malzemeleri toz şeker, nane, kekik ve sudan oluşan tatlı, tamamen katkısız bir şekilde üretiliyor. Şekerin adı, Mustafa Damar’ın satış yaparken çaldığı geleneksel müzik aleti "sipsi"den geliyor. Şeker yapımında meyve aromaları da kullanılıyor. Nanecioğlu ailesi, muz, limon gibi tatları gıdaya uygun doğal aromalardan elde ettiklerini belirtiyor. "Bu iş bana göre" diyerek başladı Sipsi şekerin hikâyesi, 1950’lerin sonunda Mustafa Damar’ın Antalya’da gittiği bir işletmede şeker yapmayı öğrenmesiyle başlıyor. Burdur’un Bucak ilçesinde çobanlık yapan Damar bu işi görüp, "Bu iş bana göre" diyerek şekerciliğe adım atıyor. Ancak o dönem imkanlar sınırlı olduğundan parası olmayan Damar, toz şekeri veresiye alarak denemelerine başlıyor. İlk başlarda zorlansa da azmiyle başarılı oluyor. Manilerle tatlanan bir gelenek Mustafa Damar yaptığı şekerleri satarken sipsi çalıp maniler söyleyerek dikkat çekiyor. Halk arasında “Naneci” olarak tanınan Damar, kısa sürede hem kendini hem de yaptığı şekerleri tanıtmayı başarıyor. Oğlu İbrahim Nanecioğlu (61), babasının o günlerini şu sözlerle anlatıyor: "Babam şekeri sadece tatlı bir ürün olarak görmezdi. İnsanları mutlu etmek için uğraşırdı. Manilerle, sipsiyle, şekerleriyle çevresindekilere hem neşe hem de tat katardı. Parası olmayan çocuklara mutlaka küçük bir parça şeker verir, onların yüzünü güldürürdü.” “Ambalajsız şeker satmazdı” Mustafa Damar’ın en dikkat ettiği konulardan biri hijyen ve sunumdu. Şekerlerini camekan kutular içinde taşıyan Damar, asla ambalajsız ürün satmazdı. “O dönemde bile şekerlerin ambalajlı olması babamın prensibiydi” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu özelliğin günümüzde bile örnek alındığını belirtiyor. Babadan oğula şekercilik 1963 doğumlu İbrahim Nanecioğlu, babasının işlerini devraldığında henüz çocuktu. Babasının nakliyecilikle meşgul olduğu bir dönemde, şeker yapmayı kendi başına öğrenmek zorunda kalan İbrahim Nanecioğlu o anları, “O zamanlar ilkokuldaydım. Babam uzun bir yolculuktaydı ve evdeki şekerler bitmişti. Kendi şekerimi yapmaya karar verdim. Denemelerim başarılı oldu. Babam eve döndüğünde şekeri benim yaptığıma inanamadı. O gün bu gündür şeker yapmayı hiç bırakmadım” dedi. Soyadını mesleğiyle bütünleştirdi Damar ailesi, şekercilikle özdeşleşen "Naneci" lakabını resmileştirerek soyadını değiştirdi. İbrahim Nanecioğlu bu değişiklik sürecini, “Mahkemede şahit istendiğinde, hakime hanıma dışarıdan rastgele birini çağırmasını söyledim. Çağrılan kişi bizi zaten ‘Naneci’ olarak tanıdığını söyledi. Böylece soyadımız mesleğimizle özdeşleşti” şeklinde anlattı. Pandemide şekerin şifası Pandemi sürecinde, nane ve kekik içeren sipsi şekerin sağlık açısından faydalı olabileceği düşünülerek talep arttı. İbrahim Nanecioğlu, bu dönemde şekerlerinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Pandemi sırasında bu şekerleri birçok kişiye dağıttık. Doğallığı sayesinde insanlar bu dönemi daha rahat geçirdi. Çocukluk hatıralarını hatırlayanlar, şekeri bulup tekrar tatmak için bize ulaştılar. Bu da bizim için büyük bir mutluluktu" dedi. Son nesil şekerciler Nanecioğlu ailesi, şeker yapımını bir ticaret değil, bir gelenek olarak görüyor. Sanayi tipi üretim yapmayan aile, şekerlerini yalnızca kendi imalathanelerinde, aile bireylerinin emeğiyle üretiyor. “Biz çubuk şekerin son temsilcileriyiz” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu tatlı geleneği çocuklarına da öğretmeyi amaçladığını belirtiyor. Her yıl Burdur’daki okullarda sipsi şeker dağıtan aile, bu tatlıyı geleceğe taşımak için büyük çaba harcıyor. “Hedefimiz sadece ticari bir kazanç değil, bu tatlı mirası yaşatmak” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu şekerleri ülkemizde üreten son nesil olduklarını ekliyor. “Çocukluğunuza bir yolculuk” Sipsi şeker, sadece bir tatlı değil; aynı zamanda çocukluk hatıralarını canlandıran bir yolculuk. Nanecioğlu ailesi, bu özel lezzeti geçmişten geleceğe taşıyarak, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği yeniden yaşatıyor. “Biz bu şekerleri yaparken insanların yüzündeki mutluluğu görmek bizim için en büyük kazanç” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu tatlı mirası ömrü yettiğince sürdüreceklerini belirtiyor.
Veresiye alınan ilk toz şekerle başlayan serüven 75 yıldır devam ediyor
04 Ocak 2025 Cumartesi - 10:07 Veresiye alınan ilk toz şekerle başlayan serüven 75 yıldır devam ediyor Burdur’un sipsi şeker geleneği, Mustafa Damar ile başlayıp oğlu İbrahim Nanecioğlu’nun emeğiyle günümüze ulaşıyor. Adını, geçmişte sipsi çalarak satılmasından alan bu özel şeker, nane ve kekik gibi doğal aromalarıyla hem tatlı bir lezzet sunuyor hem de hastalıklara karşı koruyucu bir etki sağlıyor. Burdur’un yöresel lezzetlerinden sipsi şeker, doğal malzemelerle yapılan bir çubuk şeker olarak biliniyor. Ana malzemeleri toz şeker, nane, kekik ve sudan oluşan tatlı, tamamen katkısız bir şekilde üretiliyor. Şekerin adı, Mustafa Damar’ın satış yaparken çaldığı geleneksel müzik aleti "sipsi"den geliyor. Şeker yapımında meyve aromaları da kullanılıyor. Nanecioğlu ailesi, muz, limon gibi tatları gıdaya uygun doğal aromalardan elde ettiklerini belirtiyor. “Bu iş bana göre” diyerek başladı Sipsi şekerin hikâyesi, 1950’lerin sonunda Mustafa Damar’ın Antalya’da gittiği bir işletmede şeker yapmayı öğrenmesiyle başlıyor. Burdur’un Bucak ilçesinde çobanlık yapan Damar, bu işi görüp, “Bu iş bana göre,” diyerek şekerciliğe adım atıyor. Ancak o dönem imkanlar sınırlı olduğundan parası olmayan Mustafa Damar, toz şekeri veresiye alarak denemelerine başlıyor. İlk başlarda zorlansa da azmiyle başarılı oluyor. Manilerle tatlanan bir gelenek Mustafa Damar, yaptığı şekerleri satarken, sipsi çalıp maniler söyleyerek dikkat çekiyor. Halk arasında “Naneci” olarak tanınan Damar, kısa sürede hem kendini hem de yaptığı şekerleri tanıtmayı başarıyor. Oğlu İbrahim Nanecioğlu(61), babasının o günlerini şu sözlerle anlatıyor; “Babam şekeri sadece tatlı bir ürün olarak görmezdi. İnsanları mutlu etmek için uğraşırdı. Manilerle, sipsiyle, şekerleriyle çevresindekilere hem neşe hem de tat katardı. Parası olmayan çocuklara mutlaka küçük bir parça şeker verir, onların yüzünü güldürürdü.” “Ambalajsız şeker satmazdı” Mustafa Damar’ın en dikkat ettiği konulardan biri hijyen ve sunumdu. Şekerlerini camekan kutular içinde taşıyan Damar, asla ambalajsız ürün satmazdı. “O dönemde bile şekerlerin ambalajlı olması babamın prensibiydi,” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu özelliğin günümüzde bile örnek alındığını belirtiyor. Babadan oğula şekercilik 1963 doğumlu İbrahim Nanecioğlu, babasının işlerini devraldığında henüz çocuktu. Babasının nakliyecilikle meşgul olduğu bir dönemde, şeker yapmayı kendi başına öğrenmek zorunda kalan İbrahim Nanecioğlu, o anları; “O zamanlar ilkokuldaydım. Babam uzun bir yolculuktaydı ve evdeki şekerler bitmişti. Kendi şekerimi yapmaya karar verdim. Denemelerim başarılı oldu. Babam eve döndüğünde şekeri benim yaptığıma inanamadı. O gün bu gündür şeker yapmayı hiç bırakmadım.” dedi. Soyadını mesleğiyle bütünleştirdi Damar ailesi, şekercilikle özdeşleşen "Naneci" lakabını resmileştirerek soyadını değiştirdi. İbrahim Nanecioğlu, bu değişiklik sürecini; “Mahkemede şahit istendiğinde, hakime hanıma dışarıdan rastgele birini çağırmasını söyledim. Çağrılan kişi bizi zaten ‘Naneci’ olarak tanıdığını söyledi. Böylece soyadımız mesleğimizle özdeşleşti.” şeklinde anlattı. Pandemide şekerin şifası Pandemi sürecinde, nane ve kekik içeren sipsi şekerin sağlık açısından faydalı olabileceği düşünülerek talep arttı. İbrahim Nanecioğlu, bu dönemde şekerlerinin büyük ilgi gördüğünü belirterek;“Pandemi sırasında bu şekerleri birçok kişiye dağıttık. Doğallığı sayesinde insanlar bu dönemi daha rahat geçirdi. Çocukluk anılarını hatırlayanlar, şekeri bulup tekrar tatmak için bize ulaştılar. Bu da bizim için büyük bir mutluluktu.” dedi. Son nesil şekerciler Nanecioğlu ailesi, şeker yapımını bir ticaret değil, bir gelenek olarak görüyor. Sanayi tipi üretim yapmayan aile, şekerlerini yalnızca kendi imalathanelerinde, aile bireylerinin emeğiyle üretiyor. “Biz çubuk şekerin son temsilcileriyiz,” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu tatlı geleneği çocuklarına da öğretmeyi amaçladığını belirtiyor. Her yıl Burdur’daki okullarda sipsi şeker dağıtan aile, bu tatlıyı geleceğe taşımak için büyük çaba harcıyor. “Hedefimiz sadece ticari bir kazanç değil, bu tatlı mirası yaşatmak,” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu şekerleri ülkemizde üreten son nesil olduklarını ekliyor. “Çocukluğunuza bir yolculuk” Sipsi şeker, sadece bir tatlı değil; aynı zamanda çocukluk anılarını canlandıran bir yolculuk. Nanecioğlu ailesi, bu özel lezzeti geçmişten geleceğe taşıyarak, unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği yeniden yaşatıyor. “Biz bu şekerleri yaparken insanların yüzündeki mutluluğu görmek bizim için en büyük kazanç,” diyen İbrahim Nanecioğlu, bu tatlı mirası ömrü yettiğince sürdüreceklerini belirtiyor. (SK-
Yılan hikayesine dönen cinayet duruşmasında yine karar çıkmadı
02 Ocak 2025 Perşembe - 17:07 Yılan hikayesine dönen cinayet duruşmasında yine karar çıkmadı Burdur’da evinin önünde kimliği belirsiz kişilerce öldürülen Gökhan Tombak cinayeti davasının 7’nci duruşmasında da karar çıkmadı. Bucak ilçesine bağlı Karaaliler köyünde 1 Aralık 2022’de yaşanan olayda, Gökhan Tombak, kimliği belirsiz kişilerce tüfek ile öldürülmüştü. Jandarmanın yaptığı incelemeler sonucu gözaltına alınan Hasan U. (56) ve Emrah T. çıkarıldığı mahkemenin ardından tutuklanmıştı. Bir süre cezaevinde kalan iki şüpheli, delil yetersizliğinden tahliye edilmişti. Olayla ilgili süren davanın 7’nci duruşması bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuksuz yargılanan sanıklardan Hasan U., Emrah T. (28), Ahmet U. (28), Ahmet S. (28), Muhammet A. (22) ile maktul Gökhan Tombak’ın eşi Asuman Tombak, annesi Fatiha Tombak, kardeşi Bülent Tombak, oğlu Kemal Tombak ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen Mehmet Ç. olaya ilişkin hiçbir görgü ve tanıklığının bulunmadığını belirterek, “Gökhan Tombak ile o köye bıçkı, hızar işleri için gittiğimde kendisi köy azası olduğu için tanışıklığım oldu. En son olaydan yaklaşık 4-5 ay önce onunla telefonla görüşmüştüm ve buluşup evinde yemek yemiştik. Kendisinin herhangi bir düşmanı olup olmadığını veya tehdit alıp almadığını duymadım. Neden ve kimler tarafından öldürüldüğünü bilmiyorum. Gökhan Tombak ile herhangi bir define işi hakkında bir ilişkim olmadı. Yalnızca olaydan 1 yıl kadar önce Antalya Emniyeti İstihbarat birimleri tarafından arandım. Bana Gökhan Tombak ve Hasan U.’nun ellerinde lahit olduğunu bu konuyu araştırmamı istediler. Ben de bu konuyu sormak için Gökhan’ı aradım ve bakkalın önünde buluştum. Orada kendisine sorduğumda öyle bir şeyin olmadığını söyledi. Ben de polisleri arayarak bu şekilde ilettim. Gökhan ile Hasan arasında bir husumet olduğuna dair bir bilgim yok. Ben daha önceden Hasan U. ile birlikte tarihi eser kaçakçılığından yargılandım ceza aldım ama cezam kesinleşmedi. Yargılandığım davada Gökhan Tombak lehine veya aleyhine herhangi bir beyanda bulunmadım” dedi. Mütalaasını açıklayan iddia makamı tutuksuz yargılanan sanıkların adli kontrol hükümlerinin devamı ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi talep etti. Duruşmada söz verilen Gökhan Tombak’ın ailesi ve avukatları bir an önce yargılanma ile ilgili kararın verilmesini, duruşmaya katılmayan diğer sanıkların zorla getirilmesini ve tutuksuz yargılanan sanıkların tutuklanmaları talebinde bulundu. Sanık avukatları ise savunmalarında davanın uzun zamandır devam ettiğini ve herhangi bir delil bulunmamasından dolayı müvekkillerinin adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep etti. Sanıklar ise mahkeme heyetinden beraatlarını istedi. Kısa bir aranın ardından mahkeme heyeti tutuksuz yargılanan sanıkların haklarındaki adli kontrol hükümlerinin devamına, başka tanıkların dinlenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Burdur’da yılbaşı Cumhuriyet Meydanı’nda coşku ile kutlandı
01 Ocak 2025 Çarşamba - 02:29 Burdur’da yılbaşı Cumhuriyet Meydanı’nda coşku ile kutlandı Burdur’da yılbaşına dakikalar kala Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan vatandaşlar geri sayımın ardından yılbaşını coşku ile kutladı. Kimileri ailesi ile hatıra fotoğrafı çektirirken kimileri ise sevgilileriyle sarılarak girdi. Burdur’da Cumhuriyet Meydanı’nda 2025’e merhaba demek isteyen vatandaşların toplanma noktası oldu. 2025’e dakikalar kala toplanan kalabalık burada bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplu bir şekilde geri sayımın ardından yılbaşını kutlayan Burdurluların kimisi ailesi ile fotoğraf çektirerek kutlarken kimileri ise sevgilileriyle sarılarak yeni yıla merhaba dedi. Meydandaki kutlamalara kendi konseptlerini yaparak gelenlerden üniversite son sınıf öğrencisi Çağan Çelik; “Bu sene Burdur’daki son senem. Artık Burdur’dan gideceğimiz için güzel bir şekilde kutlama yapalım istedik dışarıda kıyafetlerimizle birlikte. İnşallah hayırlısı ile birlikte yeni yıl güzel geçecektir diye umuyoruz. Burdur’a güzel veda ediyoruz.” dedi. Bir başka üniversite öğrencisi Ahmet Kızıldağ ise; “Burdur’da son senem. Önümüzdeki ay taşınacağım. Yılbaşını arkadaşlarla kutlayalım dedik. Burdur’a güzel bir veda eğlenceli olacak diye düşündük. Gözlüklerimizi taktık, meydanımıza geldik. Çok eğlenceli oldu bizim için. Yeni yıldan beklentim güzel geçsin yeter.” şeklinde konuştu. Kıyafetine eklediği ışık, noel şapkası ve yıldızlı gözlükleriyle farklı bir kombin yapan Görsel İletişim Tasarımı öğrencisi Mehmet Yağız, “Geçen senede yılbaşını bu şekilde coşkulu kutlamıştık ama bu kadar konsept bir şekilde giyinmemiştik. Bu sene de bir farkındalığımız olsun istedik. Görsel İletişim Tasarımı okuyoruz sonuçta. Böyle bir kombin yaptım ve dışarı çıktık. Yılbaşını coşkuyla kutladık. İnşallah sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yıl bizi bekler.” ifadelerini kullandı. Anestezi bölümü öğrencisi Efe Kırdar’da annesini çok sevdiğini söylerken Serhat Orlu ise yeni yılda Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Kupası’nda başarılı bir şekilde ilerlemesi temennisinde bulundu. Bir grup genç ise yanlarında getirdikleri hoparlörden açtıkları müziklerle oynayarak doyasıya eğlendi.
Burdur Valisi Bilgihan’dan hastanede yatan hastalara yılbaşı ziyareti
01 Ocak 2025 Çarşamba - 01:12 Burdur Valisi Bilgihan’dan hastanede yatan hastalara yılbaşı ziyareti Burdur’da yılbaşında görevli personeli ziyaret eden Vali Tülay Baydar Bilgihan, hastanede tedavi altında olan hasta ve yakınlarına tek tek geçmiş olsun dilekleri ileterek yeni yıllarını kutladı. Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, yılbaşında görev başında olan kamu personelini ziyaret ederek, yeni yıllarını kutladı. Kent girişinde bulunan uygulama noktaları, Devlet Hastanesi, jandarma karakolu, polis merkezi, Gamer ve Cumhuriyet Meydanı’nda görevli personellerle bir araya gelen Vali Baydar Bilgihan görevli personellerin yeni yıllarını kutladı. Hastalarla tek tek ilgilendi Burdur Devlet Hastanesi’nde yatan hastaları da unutmayan Vali Baydar Bilgihan tek tek servisleri gezerek geçmiş olsun diklerini iletti. Yılbaşına saatler kala doğan bir bebek ile hasta olduğu için yeni yıla hastanede girmek zorunda kalan Kadir ve Alparslan bebeklerle de yakından ilgilenen Vali Bilgihan, çocuklara özel oyuncak sözü verdi. Hasta yakınları ve hastalar ise kentin ilk kadın Valisi Baydar Bilgihan’ın ziyaretinden çok memnun kaldılar. Çocuğu hasta olduğu için yılbaşına hastanede girecek olan ve Vali Bilgihan’ın ziyaretinden çok memnun kalan Mustafa Dinç, "Vali Hanım bize bir sürpriz yaparak ziyaretimize geldi. Yeni yıla burada hastanede mutlu huzurlu bir şekilde geçireceğiz. Yeni yılda da çocuklarımla birlikte mutlu huzurlu bir yıl geçirmeyi istiyoruz. Üçüncü çoğumuzda yolda. Onun ismini de Şahin koyacağız" dedi. Ziyaretlerin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Vali Tülay Baydar Bilgihan, " Yeni yıl tedbirlerinin gözden geçirilmesi noktasında vatandaşımızın güven ve huzur ortamı içerisinde yeni yıla girmesini temin ettik. Güvenlik birimlerimizle, sağlık birimlerimizle 112 personellerini ziyaret ettik. Onların hem yeni yıllarını tebrik ettik hem de teşekkür ettik. Bu vesile ile ilimizde güven ve huzur ortamı içerisinde yeni yıla girilmesi noktasındasındaki tedbirleri gerçekleştiren sahada görev yapan, görevi başında olan tüm personellerimize çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle tüm şehrimizin yeni yılını kutluyoruz. Bir yılı geride bırakıyoruz. 2025 yılının tüm insanlığa, ülkemize ve şehrimize huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum. Güzel bir yıl geçirdik. 2025 yılında hem yatırımların takibi hem de şehrimizi daha iyi bir noktaya götürme konusunda bütün kurumlarımızla el birliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.