Yerel Haberler
Bursa
Yıldırım’da şefkat iftarı 06 Mart 2026 Cuma - 13:37:32 Yıldırım Belediyesi, Müslüman ülkelerde her yıl Ramazan ayının 15’inci günü kutlanan ‘15 Ramazan Dünya Yetimler Günü’ dolayısıyla, İnsanı Yardım Vakfıyla birlikte yetimler iftarı düzenledi. Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen programa ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, yetim çocuklar ve aileleri katıldı. Mübarek Ramazan ayında, yetimlerle aynı sofrada buluşmanın büyük bir mutluluk olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Sizler bizim kıymetli evlatlarımız, değerlilerimiz, göz bebeğimizsiniz. Azmin ve çabanın açamayacağı kapı, kaldıramayacağı engel yoktur. Zor zamanlarınızda sırtınızı güvenle yaslayabileceğiniz, destek alabileceğiniz, sizi sevgi ve şefkatle sarıp sarmalayacak bir devletimizin olduğunu da hatırlamanızı isterim. Biz de devletimizden ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığımız güçle, Yıldırım Belediyesi olarak her zaman ve her şartda sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Yetim çocuklara tavsiyelerde de bulunan Başkan Oktay Yılmaz, "Kıymetli küçük kardeşlerim, belediye başkanınız olmamdan ziyade bir abiniz olarak sizlere birkaç tavsiyem olacak. Eğitiminizi çok ciddiye alıp bu yolda büyük gayret gösterin çocuklar; okuyun, merak edin ve araştırın. Kendinizi, yaşıtlarınızın en iyi versiyonu olma adına geliştirin ve zenginleştirin. Hayat yolculuğunuzda sizleri hakikate ulaştıracak en önemli kriterlerin; iyilik, merhamet yardımseverlik ve empati gibi değerler olduğunu unutmayın. Allah’ın izniyle sizler yarınlarımızın umudu, istikbalimizin mimarları, sizden sonra gelecek evlatlarımızın ise ilham kaynağı olacaksınız. Buna yürekten inanıyor, hayat yolculuğunuzda sizlere başarılar ve kolaylıklar diliyorum" diye konuştu.
06 Mart 2026 Cuma - 12:32 Gemlik Belediyesi’nden çarşı meydanında düzenleme çalışması Gemlik Belediyesi, ilçe merkezinin en yoğun noktalarından biri olan Çarşı Meydanı’nda çevre düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan çalışmalarla alanın daha düzenli, güvenli ve estetik bir görünüme kavuşması amaçlanıyor. Belediye ekipleri, kent merkezinde yer alan otobüs duraklarının arka bölümü ile Balıkçılar Çarşısı çevresinde kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Çalışmalar kapsamında zamanla çökmeler oluşan taş parkeler yenilenirken, özellikle Balıkçılar Çarşısı çevresinde yağış sonrası meydana gelen su birikintilerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Durakların arka kısmında hissedilen aydınlatma eksikliğini gidermek amacıyla bölgede gerekli altyapı ve elektrik hattı çalışmaları da eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte alanın hem gündüz hem de gece saatlerinde daha güvenli ve konforlu bir yapıya kavuşması planlanıyor. Bu kapsamda Çarşı Meydanı’nda yürütülen çalışmalarla bölgede yeni aydınlatma sistemleri kurulurken, oturma alanları da oluşturuluyor. Çalışmalar tamamlandığında vatandaşların gün içinde vakit geçirebileceği, toplu taşıma kullananların araçlarını beklerken dinlenebileceği düzenli ve konforlu bir alanın Gemlik’e kazandırılması hedefleniyor. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Başkan Yardımcısı Yahya Emrecan Uzunkaya, devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Çarşı Meydanı’nın Gemlik’e yakışan bir görünüme kavuşacağını ifade eden Başkan Deviren, ilçe genelinde vatandaşların yaşam kalitesini artıran ve kent estetiğini güçlendiren çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Kırsal ve çevre mahallelerde hizmetlerin devam ettiğini ifade eden Deviren, ilçe merkezinde de kente değer katan düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurguladı.
Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:34 Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen bin 519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında bin 200 metreküpe, 2040 yılında bin 116 metreküpe, 2050 yılında da bin 69 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu fikirle ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"
23 Ocak 2026 Cuma - 14:30 Başkan Mustafa Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi. Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 2050’deki dünya sıcaklığına 2025’te ulaşıldı Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi. "Türkiye, su kıtlığı çeken ülke durumuna gelebilir" Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında 1200 metreküpe, 2040 yılında 1116 metreküpe, 2050 yılında da 1069 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi. "Suyu nasıl koruyacağımızı konuşmalıyız" Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Su seviyesi 250 metrenin altına indi" Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi. "Üretim ile su arasında yeni bir denge kurmalıyız" Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu. "Geri kazan, yeniden değerlendir" Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu çerçevede ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi. Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi. Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.
Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı
23 Ocak 2026 Cuma - 14:26 Başkan Karabatı, emekçileri kahvaltıda ağırladı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin dört bir yanında fedakârca görev yapan saha personelini kahvaltı programında ağırladı. Destek Hizmetleri, Fen İşleri, Temizlik İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü çalışanlarının katıldığı programda birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karabatı, personelin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Karabatı, saha personelinin belediye hizmetlerinde vatandaşla en güçlü bağı kurduğunu belirterek, emek ve özverinin karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Karabatı, "Vatandaşa en çok dokunan sizlersiniz. Ben sizlerle gurur duyuyorum" sözleriyle personeline teşekkür etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Başkan Karabatı, sahada görev yapan personelle tek tek ilgilenerek emekleri için teşekkür etti. Göreve geldikleri günden bu yana ekip ruhuyla hareket ettiklerini vurgulayan Karabatı, 2025 yılının Karacabey Belediyesi açısından oldukça verimli geçtiğini belirtti. Personelin sorun ve taleplerine her zaman açık olduğunu dile getiren Karabatı, belediyede birlik ve dayanışma anlayışının altını çizdi. "Ben her zaman yanınızdayım. Derdinizi, sıkıntınızı bizzat benimle de paylaşabilirsiniz. Çünkü bizler bir bütünüz" diyen Karabatı, çalışanların sahadaki mücadelesini yakından takip ettiğini belirtti. "Halk için, hizmet için varız" Yeni yıl temennilerini de paylaşan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 2026 yılının kazasız, belasız ve verimli geçmesini dileyerek, "Halk için, hizmet için var olduğumuzu asla unutmayalım. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu özverili çalışmaların 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. Kahvaltı programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve personelin Başkan Karabatı ile birebir sohbet etmesiyle sona erdi.
Uludağ’daki yangında birinci kusurlu, ölen kayak hocasının şirketi sayıldı
23 Ocak 2026 Cuma - 14:12 Uludağ’daki yangında birinci kusurlu, ölen kayak hocasının şirketi sayıldı Bursa Uludağ’da milli sporcu Berkin Usta (25) ile kayak hocası babası Yahya Usta (57) ve annesi Fikriye Usta’nın (57) öldüğü otel yangınıyla ilgili 8 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede eşi ve milli sporcu oğluyla birlikte hayatını kaybeden kayak hocası Yahya Usta’nın şirketi birinci derecede, oteli işleten firma ikinci derecede kusurlu sayıldı. Otelin mülk sahibi ve ismini veren Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.’nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İşletmeci firmanın sahibi Cevdet Kadir A. (41) ile otel müdürü Tekin D.’nin (40), 15’er yıla kadar hapis cezasının istendiği iddianamede, şöminede mangal yapıp közleri karton kutuya koydukları belirlenen kayak odası çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Edinilen bilgiye göre, işletmeciliğini Jura Otelcilik firmasının yaptığı 1’inci Bölge’deki Kervansaray Otel’de, 27 Mart 2025’te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ’daki itfaiye ve AFAD ekipleri yangına müdahale ederken, Bursa’dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Usta ile oğlu milli kayakçı Berkin Usta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Usta yaralandı. Fikriye Usta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra öldü. Yangına ilişkin cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada, aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanının da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. ve Mert Kaan Ç. tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 7 ay sonra 74 sayfalık bilirkişi raporu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişin incelemelerini tamamlamasının ardından otel, Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından mühürlendi. Jandarmanın çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı otelde, bilirkişi heyeti de inceleme yaptı. Soruşturma sürerken, olaydan 7 ay sonra hazırlanan 74 sayfalık bilirkişi raporunda, eski milli kayak hocasının sahibi olduğu ’FB Usta’ şirketinin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu iddiasıyla ’asli kusurlu’ bulunduğu öğrenildi. Kabul edilen 8 sayfalık iddianamede geçenler Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame, Bursa 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, otelin kiracısının Jura Otelcilik firması olduğu, Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.’nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yangının başlangıç bölgesinin kayak odası ve bu odanın açıldığı kısımdan kafe kısmına bağlanan bölgeler olduğunun tespit edildiği, bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, bölgelerde yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangını şiddetlendirdiği ifade edildi. FB Usta firmasının, eylemleri ve ihmalleri nedeniyle ’birinci derecede asli kusurlu’ olduğu kaydedilen iddianamede, denetim yapılmasına rağmen eksiklikleri gidermeyen Jura Otelcilik firmasının da ’ikinci derecede asli kusurlu’ olduğu belirtildi. Yangın kutudaki közün yapay ağaca sıçramasıyla başladı, deposu dolu olarak bırakılan kar motorları şiddetini arttırdı Yangının, Yahya Usta’nın şirketi FB Usta’nın işlettiği kayak odası ve telesiyej çalışanı Eren T. ve Mert Kaan Ç.’nin şöminede yaptıkları mangal sonrası karton kutuya koyup, daha sonra şöminenin yanına bıraktıkları közün alev alması sonucu yanında bulunan yapay ağaca sıçradığı ve ağacın yanmaya başladığı ifadelerine yer verildi. İddianameye göre, doğal gaz ısıtıcılarına giden boru hatlarının bütünlüğünün bozulmasıyla sızan gaz ile kafe bölümünde park halinde olan paletli kar motorlarının içindeki yakıt da alevleri şiddetlendirdi ve yangının hızlı yayılmasına sebep oldu. Denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları tespit edilen Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.’nin, ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacağı öğrenildi. İddianamede ölen kayak hocası Yahya Usta’nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bilgisi de yer aldı.
Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti
23 Ocak 2026 Cuma - 13:21 Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM’nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi: "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."
Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti
23 Ocak 2026 Cuma - 13:19 Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM’nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi; "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."
Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır"
23 Ocak 2026 Cuma - 13:11 Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat’ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir" MHP Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "Saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye" İsrail’in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir" Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "Son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "Komşularımızda yaşanan gelişmeler, Türkiye’ye yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran’da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.
Gastro inegöl’den israfa karşı "atıksız mutfak"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:35 Gastro inegöl’den israfa karşı "atıksız mutfak" İnegöl Belediyesi’nin şehrin asırlık lezzetlerini sunduğu Gastro İnegöl, israfa karşı dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına "Atıksız Mutfak Günü" gerçekleştirdi. Sürdürülebilir gastronomi örneği sunan lezzetler, tadına bakanlardan tam not aldı. İnegöl Belediyesi tarafından Gastro İnegöl’de düzenlenen Atıksız Mutfak Günü, gıda israfına dikkat çekerek sürdürülebilir mutfak anlayışının güçlü bir örneğini ortaya koydu. Etkinlikte, mutfakta atık olarak görülen pek çok ürün, usta ellerin marifetleri ve şeflerin reçeteleriyle yeniden değerlendirilerek özgün lezzetlere dönüştürüldü. İsrafa karşı farkındalık oluşturmayı amaçlarken, atıksız mutfağın lezzetleri Gastro İnegöl misafirleri tarafından beğeniyle karşılandı. Bu sofrada ziyan yok Gastro İnegöl’de Perşembe akşamı "Atıksız Mutfak" felsefesiyle hazırlanan menüde; haşlanan tavukların suyundan ve kalan sebzelerden yapılan tavuk suyuna sebzeli çorba, ızgarada kullanılan domateslerin uç kısımlarından hazırlanan köz domates çorbası, kereviz saplarının değerlendirildiği pirinçli zeytinyağlı kereviz sapı gibi örnekler dikkat çekti. Kalan nohut yemeklerinin humusa dönüştürüldüğü, yumuşayan meyvelerin hoşaf yapıldığı, çeşitli meyve kabuklarından "Tükenmez" adı verilen içeceğin üretildiği Atıksız Mutfak Gününde; limonlu et kavurma, atıksız yahni, döngü güveci ve patlıcan kabuklarından hazırlanan patlıcan kebabı gibi yenilikçi lezzetler de misafirlere sunuldu. Ayrıca mutfakta artan kadayıf parçalarından kadayıflı çıtır tavuk, kalan pirinçlerden kadın budu köfte, haşlanmış patates pürelerinden patatesli köfte, ızgaradan kalan pidelerden hazırlanan papara gibi uygulamalar, gıda döngüsünün nasıl sürdürülebilir hale getirilebileceğini gözler önüne serdi. Etkinlikte kullanılan her yemeğin, bir başka ürünle harmanlanarak yeni ve farklı bir lezzete dönüştürülmesi, "Atıksız Mutfak" anlayışının yalnızca bir çevre yaklaşımı değil, aynı zamanda bir gastronomi kültürü olduğunu ortaya koydu. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl’de düzenlediği bu özel günle hem israfla mücadeleye dikkat çekti hem de yerel gastronomide farkındalık oluşturarak örnek bir organizasyona imza attı. Atıksız Mutfak gününün lezzetlerini deneyimleyen Gastro İnegöl misafirleri de bu özel gecenin lezzetlerini tadımlamaktan keyif aldıklarını dile getirdiler.
Bursa Belediyeler Birliğinden Su Yönetimi Çalıştayı
23 Ocak 2026 Cuma - 12:17 Bursa Belediyeler Birliğinden Su Yönetimi Çalıştayı Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90’ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.
MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Terörsüz Türkiye, MHP’nin devlet aklıyla ortaya koyduğu milli hedeftir"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:07 MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Terörsüz Türkiye, MHP’nin devlet aklıyla ortaya koyduğu milli hedeftir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Terörsüz Türkiye" hedefinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin liderliğinde bir devlet politikası haline geldiğini vurgulayarak, bu hedefin milli birlik ve bekanın temel unsuru olduğunu söyledi. Bursa’da düzenlenen 2026’nın ilk basın toplantısında konuşan Büyükataman, terörle mücadelenin siyasi bir tercih değil, Türkiye’nin geleceğine dair bir milli mesele olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" hedefinin, günübirlik hesapların ötesinde, devlet aklıyla ve millet iradesiyle şekillendiğini ifade eden Büyükataman, bu anlayışın MHP’nin siyaset çizgisinin merkezinde yer aldığını dile getirdi. Bahçeli liderliğinde devlet politikası Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu kararlı duruşun, Cumhurbaşkanı’nın da desteğiyle "Terörsüz Türkiye" hedefini bir devlet politikası haline getirdiğini kaydeden Büyükataman, bu sürecin Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini ve bin yıllık kardeşliği tahkim ettiğini söyledi. Yurtta milli birlik, sahada kararlı duruş 2025 yılı boyunca "Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik" temasıyla düzenlenen "Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" kapsamında yurdun dört bir yanında vatandaşlarla bir araya gelindiğini belirten Büyükataman, bu buluşmalarla milli birlik ruhunun diri tutulduğunu vurguladı. 81 il, 963 ilçede vatandaşla yüz yüze 24 Ekim 2025’te başlatılan "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ve "Derdiniz Derdimizdir" sohbet programlarıyla Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini aktaran Büyükataman, Bursa’da ise 17 ilçeyi kapsayan bin 601 programla vatandaşların evlerine misafir olunduğunu ifade etti. "Her şeyden önce Türkiye" Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin "Her Şeyden Önce Türkiye" anlayışıyla hareket ettiğini belirterek, milletin huzuru, güvenliği ve ülkenin bekası için 2026 yılında da sahada olmaya kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi.