Yerel Haberler
Bursa
10 Mart 2026 Salı - 14:31 BUÜ’de gönül coğrafyası iftarda buluştu Bursa Uludağ Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUTÖMER) tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ve üniversite yönetimini aynı sofrada buluşturdu. BUÜ Çamlık Yemekhanesinde gerçekleşen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ile akademisyenler ve çok sayıda uluslararası öğrenci katıldı. İftar öncesi öğrencilere hitap eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, konuşmasında üniversite bünyesindeki uluslararası öğrencilerin toplam sayının yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çekerek, her bir öğrenciyi birer misafir ve zenginlik olarak gördüklerini ifade etti. ULUTÖMER’in sadece teknik bir dil öğrenme merkezi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel dünyasına açılan bir kapı niteliği taşıdığını belirten Yılmaz, öğrenilen dil sayesinde kurulan dostluk ve kardeşlik bağlarının bir ömür sürmesini temenni etti. Konuşmasında dünya üzerindeki tüm mazlumlar için dua isteyen Rektör Yılmaz, üniversite yerleşkesinde yapımı devam eden caminin de bir an önce tamamlanması arzusunu dile getirerek tüm katılımcılara hayırlı iftarlar diledi. ULUTÖMER Müdürü Prof. Dr. Fatih Demirel ise merkezin yürüttüğü faaliyetler ve uluslararası işbirlikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Temel amaçlarının Türkçeyi en iyi şekilde öğretmek ve Türk kültürünü tanıtmak olduğunu vurgulayan Demirel; halihazırda 68 farklı ülkeden 200’e yakın öğrenciye eğitim verdiklerini belirtti. 2025 yılı içerisinde Özbekistan ve Azerbaycan gibi dost ülkelerle yapılan akademik işbirliklerine, karşılıklı öğretim elemanı değişimlerine ve sertifika programlarına değinen Demirel, merkezin uluslararası vizyonunun altını çizdi. Ayrıca Nisan ayında düzenlenecek olan 11. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Kongresi’nin haberini veren Demirel, davetlerine icabet eden üniversite yönetimine ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.
Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Tıkla, paylaş vicdanın rahatlasın Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla Türkiye’de 2025 yılının kelimesinin "dijital vicdan" olarak seçildiğini duyurdu. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, "Sosyal medyada paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler, insani görevlerini yerine getirdiklerini hissediyor. Oysa vicdan, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan güçtür" dedi. Türk Dil Kurumu (TDK), 300 bin vatandaşın katılımıyla yaptığı oylama sonucunda 2025 yılının kelimesini "dijital vicdan" olarak belirledi. Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, kavramın çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tıklayarak vicdanını rahatlattığını zannediyorsun İnsanların gerçek hayatta sorumluluk almadıkları ya da almak istemedikleri konularda sosyal medya platformlarındaki paylaşım ve beğeniler ile vicdanlarını rahatlatma eğilimine girdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Dursun Boz, "Bu durum vicdanı tıklanabilir bir duruma getirmektedir. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireyler "tıklama" aracılığıyla insani görevlerini yerine getirdiğini hissetmektedir. Halbuki vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlâk değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç olarak tanımlanmaktadır" dedi. "Gazze ve Doğu Türkistan’daki dramları ile ilgili paylaşımları beğenmek sorumluluktan uzak tutmaktadır" Boz, "dijital vicdan" kavramının çağımızda vicdanın dijital ortamda aldığı bu yeni, çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan gerekli bir kavram olarak dilimizde yerini aldığını ifade ederek, "Mesela Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun önünde gerçekleşen insanlık dramlarında, ilgili konunun sosyal medya içeriğini beğenmek ve hatta bu durumlar için ’içerik üretmek’, o olayın gerçekliğini bozarak bireyde sanal bir vicdani rahatlamaya yol açmaktadır. Sosyal ve bireysel sorumluluktan uzak tutmaktadır. Dijital vicdan, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olmaktadır" dedi. "Vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır" Geleneksel olarak vicdanın, insanların ahlaki bilinçlerini ve doğru ile yanlış arasındaki farkı ayırt etme kabiliyetini temsil ettiğini aktaran Dursun Boz, "Dijital vicdan sayesinde, bireylerin ve kuruluşların dijital platformlar ve çevrimiçi alanlardaki faaliyetlerinde etik sorumluluğu göz önünde bulundurması gerekiyor" diye konuştu. Dijital vicdan kavramı, ile dijitalleşme döneminde etik sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Boz, "Dijital vicdan ile insanları "şimdi ne yapmam gerekir" sorusuyla baş başa bırakan bir konuya değiniliyor. Bir şey icra etmek yerine bir gösterim yapmanın yeterli olduğu, fakat yine de iç huzurumuzu sağladığımız bir durumdur. Dijital vicdan açısından bakıldığında vicdan, bir eyleme dönüşmekten çıkarak sembolik bir ifade halini almaktadır. Hareket geri planda kalıyor, sorumluluk yok oluyor; geride yalnızca bir tıklamayla hem vicdanı rahatlatan hem de diğerlerini yargılamaya yarayan bir dijital etik kalmaktadır" diye konuştu. Doç. Dr. Dursun Boz, sosyal medyada dijital vicdanı nasıl kullanmak gerektiğine ilişkin de şu önerilerde bulundu: "Paylaşım yapmadan önce kaynağını doğrulamalıyız. Gereksiz uygulama izinleri iptal edilmeli. Yapay zekâ içerikleri şeffaf bir şekilde paylaşılmalı. Ekranın arkasında gerçek insanların olduğunu unutmamalıyız. Linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeliyiz."
Kestel ve Gürsu’da fabrikalar artık zehir saçmayacak
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:04 Kestel ve Gürsu’da fabrikalar artık zehir saçmayacak Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçenin en büyük sorunlarından biri olan fabrikaların oluşturduğu hava kirliliğinin çözümü için Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi’nde hidrojenli hibrit filtrasyon sisteminin bu ay kurulacağını ve diğer OSB’ler için de harekete geçeceklerini söyledi. Başkan Erol, sistemin başarılı olması durumunda Türkiye’de ilk olarak diğer ilçelere ve illere örnek olacağına dikkat çekti. Bursa’nın Kestel ilçesinde hava kirliliğiyle mücadele kapsamında önemli adımlar atılıyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçede yaşayan vatandaşların büyük bölümünün en önemli sorun olarak hava kirliliğini dile getirdiğini belirterek, bu sorunun çözümü için somut adımlar atıldığını söyledi. Göreve geldikleri günden itibaren hava kirliliğiyle mücadeleyi öncelik haline getirdiklerini ifade eden Başkan Erol, "Bu iş çözülene kadar arkasında olacağımızı söyledik. Geldiğimiz noktada sanayicilerimizin de çözüm sürecine paydaş olmaya başladığını görüyoruz. 2025 yılında çevreyle ilgili en büyük cezaların yazıldığı bir dönem yaşadık. 2026 yılında ise yeni bir sistem kuruyoruz" dedi. Yeşil Çevre Kooperatifi öncülüğünde, Bursa Valiliği’nin koordinasyonunda bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Erol, "Bursa Valisi Erol Ayyıldız önderliğinde yürütülen çalışmalar sonucu, bu ay içerisinde Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi’nde hidrojenli hibrit bir filtrasyon sistemi kurulacak. Daha önce prototipini denedik ve olumlu sonuçlar aldık. Şimdi fabrikanın üretim prosesine uygun şekilde hazırlanan proje hayata geçirilecek" diye konuştu. Kestel ilçesindeki bütün OSB’lerdeki fabrika bacaları bu sistemi kullanacak Sistemin başarılı olması halinde Türkiye’de ilk olacağını vurgulayan Başkan Erol, "Bu çalışma önce Kestel’de, ardından Bursa’da ve sonrasında Türkiye genelinde örnek olacak. Kestel’de yaklaşık 80’e yakın boya bacası bulunuyor. Bursa genelinde ise bu sayı 900’e yaklaşıyor. Sistem başarılı olursa bakanlık nezdinde yönetmeliğe alınması için girişimlerde bulunacağız. Filtrasyon sistemlerinin organize sanayi bölgeleri üzerinden kurulacak. Organize sanayi bölgeleri kendi yönetimleri üzerinden sorumluluk alacak. Kestel OSB’de yaklaşık 20, Barakfa OSB’de 30’un üzerinde, Uludağ OSB’de ise 20’nin üzerinde baca bulunuyor. Yakın zamanda bu konuda somut adımların net şekilde görüleceğini düşünüyoruz" dedi.
Uludağ’ın fındığı destek bekliyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:54 Uludağ’ın fındığı destek bekliyor Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’deki ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz." İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.