Yerel Haberler
Bursa
Kaybolan kedisi için binlerce kilometre yol yaptı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:47 Kaybolan kedisi için binlerce kilometre yol yaptı Geçen yıl kurban bayramında kaybettiği kedisini 8 aydır arayan Muğlalı Hasan Kaya, bugüne kadar binlerce kilometre yol yaptı, günlerce kedisine ulaşmaya çalıştı. Kurban bayramında memleketi Kayseri’ye giden Hasan Kaya, Muğla’ya dönüşte Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesi Yeşilçiftlik beldesinde mola verdi. Aracındaki tekir kedisi bir anda dışarı fırlayan Kaya, peşinden gitmesine rağmen bulamadı. Saatlerce o bölgede kedisini arayan Hasan Kaya, çaresiz Muğla’ya geri döndü. Bir hafta sonra yaklaşık 360 kilometre uzaklıktaki Yeşilçiftlik’e tekrar giden Kaya, 2 gün kedisini aradı ama yine bulamadı. Bir iki ay hafta sonlarında giderek kedisini arayan Kaya, Yeşilçiftlik Belediyesinden sesli kayıp ilan verdirdi, fotoğraflarını kahvehanelere astı, muhtarlara, polise, jandarmaya gitti adeta çalmadık kapı bırakmadı. Bölgede drone çekimleri yapan Ali Çetinkaya’dan destek alan ve havadan arama yaptıran Kaya, 7 yılık dostuna ulaşamadı. Kedisini bulana 10 bin lira para ödülü vermeyi vadeden Kaya, "8 aydır kedimi arıyorum. Muğla’dan kaç kez gidip geldim saymadım. Binlerce kilometre yol yaptım kedim için ama sonuç alamadım" dedi. Kedisini 2 aylıkken aldığını anlatan Kaya, "7 yıldır benimleydi. Çok iyi arkadaştık, onu çok seviyorum. Türkiye’de hemen her yere kar yağdı, inşallah soğuktan ölmemiştir" ifadesini kullandı. Kedisini ararken 2 aylık hasta bir kedi buldu, sahiplendi Kaya, geçen yıl ağustos ayında 7 yıllık dostunu ararken 2 aylık başka bir kedi bulduğunu dile getirerek, şunları söyledi: "Çalılıklar arasında iple bağlanmış çaresizdi. Balya ipiyle bağlamışlar, çalılıklara. Bu acımasızlığı nasıl yapmışlar anlamadım. Yanımda her zaman mama taşırım. Biraz verdim aç susuz kalmış küçücük hayvan. Kucaktan hiç inmedi. Ateşi vardı gözü de iltihaplıydı. Tedavi ettirdik kediyi. Bırakmadı beni, ben de onu çok sevdim ve sahiplendim." Bu kediye iyi baktığını ancak 7 yıllık dostunu bulmayı çok istediğini belirten Kaya, "Görenler lütfen bana ulaşsın. Çok özledim onu. Tek başına sokaklarda, kırsalda yapamaz. Yeşilçiftlik halkından, o bölgeye yolu düşenden yardım bekliyorum, kedimi bulalım" diye konuştu.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay’dan gençlere dönüşüm mesajı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:24 BTSO Başkanı İbrahim Burkay’dan gençlere dönüşüm mesajı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen "İş Dünyasında Liderlik ve Kariyer Yolculuğu" etkinliğinin konuğu oldu. Gençlerin yeni ekonominin yeni oyuncuları olmak zorunda olduğunu ifade eden Burkay, "Toplumun dönüşen yapısını ve değişen ihtiyaçlarını iyi okumalısınız. Ekonomide artık ‘al’ dönemi bitti, kullan dönemi başladı. Bu dönüşüme uygun projeler geliştirmek durumundayız" dedi. Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Mudanya Üniversitesi Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Karip, Bursa’nın sektörlerinde öne çıkan seçkin isimleri üniversitelerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Öğrencileri eğitim aldıkları bölümlere ilişkin sektörlere en iyi şekilde hazırlamak amacıyla teorik derslerin yanı sıra uygulamalı çalışmalara da büyük önem verdiklerini ifade eden Karip, "Bu kapsamda Bursa iş dünyası ile güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. En kıymetli paydaşlarımızdan biri de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. İmzaladığımız protokollerle her zaman bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Ekosistemi dönüşüme hazır hale getirmeliyiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şu anda içinden geçtiğimiz dönemin hem iktisat hem de işletme alanında adeta devrim niteliğinde bir süreç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, "50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Sanayi Devrimi’nin meydana getirdiği değişim neyse, bugün yaşadığımız dönüşümü en az yüzle çarparak değerlendirmek gerekir. Ekonomideki tüm öğretiler değişiyor, şirketlerin yönetişim modelleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni yönetişim anlayışını doğru analiz etmek ve iyi okumak zorundayız. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil; süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetmek durumundayız. Yapay zeka devriminin ve yıkıcı inovasyonun tam merkezindeyiz. Asıl mesele, bu dönüşümde yıkılan tarafta mı yoksa yükselen tarafta mı olacağımızdır. Yükselen tarafta yer almak için değişim ve dönüşüm dediğimiz süreci; düşünce yapımızdan olaylara bakış açımıza, çözüm üretme yöntemlerimizden iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilememiz gerekiyor. Bu süreci doğru okuduğumuz takdirde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel ve insan kaynağıyla yükselen tarafta yer alacağına yürekten inanıyorum. Bunun için ekosistemimizi mutlaka bu değişime hazır hale getirmeliyiz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2013 yılından bu yana ortaya koyduğumuz vizyon ve hayata geçirdiğimiz projeler de tam olarak bu dönüşüm ekseninde ilerlemektedir" dedi. "Çağın en büyük hastalığı eylemsizlik" İbrahim Burkay, çağın en büyük sorununun "eylemsizlik" olduğunu söyledi. Geçmişte ekonomide değer üretmek için bilgiye ulaşmanın zor olduğunu belirten Burkay, "Bilgiye sadece iyi üniversitelerde ulaşabiliyordunuz. Ayrıca sermayeye ihtiyaç vardı ve bankalardan finansman sağlamak kolay değildi." dedi. Günümüzde bilgiye erişimin oldukça kolaylaştığını vurgulayan Burkay, "Bugün 30-40 yıl çalışma yapmış akademisyenler kadar iddia sahibi binlerce insan var. Birçok konuya vakıfız, bilgi her yerde. Ancak kimse bu bilgiyle aksiyon almıyor" diye konuştu. Özellikle sosyal medyanın ölçüsüz eleştiri kültürünü beslediğini ifade eden Burkay, "Aksiyon aldığınız her projede müthiş bir eleştiriyle karşılaşıyorsunuz. Herkesin bir numaralı hedefi her projeyi, paylaşımı eleştirmek oldu. Bu da en çok eylemsizlik kasını besliyor" ifadelerini kullandı. "Hayalleriniz kadar varsınız" Başarı elde eden kişilere yönelik yaygın bir yaklaşımı da eleştiren Burkay, "Bir şeyi başardığınızda toplumun büyük kısmı ‘Ben bunu 10 yıldır söylüyordum’ diyor. Ancak hayatı şekillendiren şey söylemler değil, eylemlerdir" dedi. Günümüzde imkansızlık kavramının ortadan kalktığını belirten Burkay, teknolojinin sunduğu fırsatlara dikkat çekti. "Dünya üzerinde büyük bir rekabet var ancak bir bilgisayar ve bir internet bağlantısıyla yapamayacağınız şey yok. Bu, tamamen hayal gücünüze bağlı. Hayallerinizin ölçüsü kadar varsınız. Konvansiyonel ekonomide milyar dolarlık bir şirket olabilmek için en az 15 bin kişi çalıştırmanız gerekirken, yeni ekonomi tek kişilik unicorn şirketleri ortaya çıkaracak" dedi. "Başarısız olmaktan korkmayın" İbrahim Burkay, düşünceleri hayata geçirmekten korkulmaması gerektiğini belirterek, başarısızlığın başarıya giden yolda temel bir gereklilik olduğunu söyledi. "Başarısız olmak başarının bir numaralı gerekliliğidir. Başarısız olmamış hiçbir aktör yok." diyen Burkay, bir şeyi geliştirebilmek için önce başlamak gerektiğini vurguladı. İlk adım atılmadan ilerleme sağlanamayacağını ifade eden Burkay, bu durumun hem bireysel hayatta hem de iş hayatında geçerli olduğunu dile getirdi. Toplum içinde gerçek mutluluğun ancak değer üretmekle mümkün olacağını belirten Burkay, "Eğer değer üretemiyorsanız gerçek mutluluğu elde etmeniz mümkün değil. Bu da ancak aksiyon almakla, eyleme geçmekle mümkün." dedi. Konuşmanın eylemin önüne geçtiğine dikkat çeken Burkay, "Çok konuşuyoruz, her şeyi konuşuyoruz. Ancak önemli olan konuşmak değil, harekete geçmek" değerlendirmesinde bulundu. "Çin’i doğru okuyun" Küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten İbrahim Burkay, özellikle Çin’in doğru analiz edilmesi gerektiğini söyledi. "Şu anda resmen ilan edilmese de dünyanın süper gücü Çin’dir. Çin’i iyi anlamamız gerekiyor." diyen Burkay, küresel rekabette doğru konumlanmanın önemine dikkat çekti. Üretim olmadan ekonomik gücün mümkün olmadığını vurgulayan Burkay, "Üretim olmadan hiçbir şey olmaz. Biz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bunun için gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. Teknolojik üretimin güçlü bir network ile değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Burkay, katma değerli üretimin önemine işaret etti. ‘Al’ dönemi bitti, ‘Kullan’ dönemi başladı Toplumsal ve ekonomik yapının hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını söyledi. "Araçtan konuta kadar sahiplik azalıyor. ‘Kullan’ dönemi başladı, ‘al’ dönemi bitti. Buna iyi hazırlanmamız lazım." diye konuştu. Toplumun değişen ihtiyaçlarının doğru okunması gerektiğini belirten Burkay, bu dönüşüme uygun çözümler üretilmesinin önemine değindi. Başkan Burkay etkinlikte ayrıca öğrencilerin sorularını cevapladı. Program hediye takdimi ile sona erdi.
Sessiz ilerleyen risk osteoporoz
20 Şubat 2026 Cuma - 09:30 Sessiz ilerleyen risk osteoporoz Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşide konuşan Uzman Dr. Büşra Yeşil, osteoporozun (kemik erimesi) sessizce ilerleyen bir rahatsızlık olduğuna dikkat çekti. Dr. Yeşil, hastalığın önlenebilir yönlerine değinerek, beslenme ve egzersiz önerilerinde bulundu. Nilüfer Belediyesi, halk sağlığını yakından ilgilendiren konularda düzenlediği bilgilendirme toplantılarına devam ediyor. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen "Kemik Erimesi ve Beslenme" başlıklı söyleşiye, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Uzman Dr. Büşra Yeşil, kemik sağlığını korumanın yollarını anlattı. Konuşmasında hastalığın gelişimindeki risk faktörlerine değinen Dr. Yeşil, toplumdaki yaygın kanının aksine düşük vücut kitle indeksinin kemik sağlığı için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dr. Yeşil, "Zayıf kişilerde kemiklere binen yük azaldığı için kemik üretimi, kilolu kişilere oranla daha az gerçekleşir" dedi. Erken menopoz, ailede kalça kırığı öyküsü, uzun süreli kortizon kullanımı ve tütün-alkol tüketiminin riskleri artırdığını vurgulayan Yeşil, hastalığın en ağır sonuçlarının kalça kırığı ve omurga çökmesi olduğunu ifade etti. Yapılan araştırmalara göre kalça kırığı yaşayan bireylerin iki yıl içinde yüzde 12 ile 20 arasında ölüm riski taşıdığını belirten Yeşil, bu durumun yaşam konforunu tamamen yok ederek, kişiyi başkasına bağımlı hale getirdiğini ekledi. Egzersizin önemi Hastalığı karşı hem korunma hem de tedavi sürecinde egzersizin hayati önem taşıdığının altını çizen Dr. Yeşil, şu tavsiyelerde bulundu: "Sadece kardiyo gibi yük vermeyen egzersizler yeterli değil. Mutlaka ağırlık ve direnç egzersizleri yapılmalı. Kasların kemiklere bir çekme gücü uygulaması, vücuda ‘daha fazla kemik üretmeliyim’ mesajı gönderir. Özellikle 50-60 yaş üzerindeki bireylerde düşmeleri engellemek için denge ve koordinasyon eğitimi şart." Beslenme önerileri Beslenme düzeninde kalsiyum, protein ve D vitamini üçlüsüne de işaret eden Dr. Yeşil, günlük kalsiyum ihtiyacının ortalama bin 200 miligram olduğunu hatırlattı. Yağsız süt ve yoğurt tüketiminin önemini vurgulayan Yeşil, "Örneğin 100 gram çedar peyniri tükettiğinizde yaklaşık 720 miligram kalsiyum alırsınız. Bu da günlük ihtiyacınızın yarısından fazlasını tek başına karşılar" dedi. Cam arkasından güneşlenmeyin D vitamininin besinlerle alınamayacağını, sadece cilde doğrudan temas eden güneş ışığıyla sentezlenebileceğini hatırlatan Yeşil, Türkiye’deki güneş açısı nedeniyle saat 12.00-13.00 arasının en verimli zaman dilimi olduğunu ifade etti. Yeşil, cam arkasından güneşlenmenin D vitamini üretimi için yeterli olmadığını belirtti. Vücudumuza yatırım yapmalıyız Osteoporozun sessiz ilerleyen ancak önlenilebilir bir hastalık olduğunu sözlerine ekleyen Yeşil, "Geleceğimiz için vücudumuza yatırım yapmalıyız. Bunu beslenme, egzersiz ve düzenli takiple sağlayabiliriz" diye konuştu. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Dr. Yeşil’i, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun teşekkür etti.
Dondurmalı irmik helvası iftarda hafif tatlı isteyenlerin tercihi olacak
20 Şubat 2026 Cuma - 09:19 Dondurmalı irmik helvası iftarda hafif tatlı isteyenlerin tercihi olacak Bursa’nın İnegöl ilçesinden dünyaya açılan 125 yıllık helvacı, Ramazan ayında da iftar sofralarını hafif tatlılarla süsleyecek. Dondurmalı irmik helvasının farklı çeşitleriyle Türkiye’nin 81 ili ile birlikte Katar’dan Dubai’ye Avrupa ülkelerinden ABD’ye kadar, süt helvasıyla ise Bursa’daki şubelerinde tüketicileriyle buluşan Helvacı Ali firması, geleneksel lezzetleri ile Ramazan sofralarının da vazgeçilmezi olmayı hedefliyor. İnegöl’de 125 yıllık tarihe sahip helvacının 4’üncü kuşak temsilcisi olan Cihan Bozacılar, 2017’de irmik helvasını dondurmayla buluşturdukları yolculukta 400’e yakın şubeye ulaştıklarını anlattı. Geleneksel Türk tatlısı olan irmik helvasının dondurmalı sunumuyla çok sevildiğini ve Türkiye’de 81 ilde beğeniyle tüketildiğini dile getiren Bozacılar, klasik, Antep fıstıklı, Dubai çikolatalı, meyveli irmik helvasıyla 20 ülkede de damakları tatlandırdıklarını kaydetti. Osmanlı mirası kültürün, düğün tatlısı olarak bilinen irmik helvasının özellikle gençler tarafından büyük ilgi gördüğünü aktaran Bozacılar, Ramazan ayında da en çok tercih edilen tatlılardan olacağına inandıklarını söyledi. Ramazan ayında 81 ilde, Orta Doğu, Asya, ABD ve bazı Avrupa ülkelerindeki şubelerinde yine satışlarının tüm hızıyla süreceğini dile getiren Cihan Bozacılar, şöyle konuştu: "İftar sofralarında hafif tatlı tercih edeceklerin ilk aklına dondurmalı irmik tatlısı geleceğine inanıyoruz. Yemekten sonra bir yürüyüş sırasında, ayakta kase içinde tatlı ihtiyacını karşılayacak dondurmalı irmik tatlısı en iyi tercihlerden biri olabilir diye düşünüyoruz. Ramazan ayında da hem sütlü ve hafif, hem besleyici, hem geleneksel ve hem de yüzyılların mirası irmik helvası, 81 ilde aynı kalitede sunulmaya devam edecek" Bozacılar, Ramazan’da süt helvasının Bursa’da çok iddialı bir tatlı olduğuna dikkati çekerek, sezonluk olarak süt helvasını da tüketicilere sunduklarını söyledi.
İftariyelik tabanca, kama, kılıç ve testiler çocukların gözdesi oldu
20 Şubat 2026 Cuma - 09:15 İftariyelik tabanca, kama, kılıç ve testiler çocukların gözdesi oldu Bursa’da bir fırıncı; dedesinden kalma 93 yıllık geleneğini sürdürerek, her yıl ramazan ayında çocuklara özel iftariyelik için tabanca, kılıç, testi ve telefon poğaçalar yapıyor. Bursa’nın Osmangazi ilçesi Yerkapı Mahallesi’nde 4 uşaktır devam eden bir ramazan geleneği, bu yıl da çocukların yüzünü güldürüyor. Fırıncı Satılmış Uyar, dedesinden miras kalan yaklaşık 93 yıllık geleneği sürdürerek ramazan ayında oyuncak şeklinde poğaçalar yapıyor. Tabanca, kılıç, testi ve telefon biçiminde hazırlanan poğaçalar, özellikle ilk kez oruç tutan çocuklar için adeta ödül niteliği taşıyor. Sadece ramazan ayında tezgâha çıkan bu özel ürünler, mahallede yoğun ilgi görüyor. Aileler, iftar saatini heyecanla bekleyen çocuklarına hem sürpriz yapmak hem de oruça teşvik etmek için bu şekilli poğaçalardan alıyor. Fırının önünde zaman zaman yoğunluk yaşanırken, cocuklar camın arkasında kendi poğaçasının hazırlanışını izliyor. Yillardir değişmeyen tarif ve el emeğiyle hazırlanan poğaçalar, hem nostaljik bir geleneği yaşatıyor hem de ramazan ayına renk katıyor. Bursa’da kuşağa aktarılan bu uygulama, her yıl yeniden ilgi odağı oluyor. "Bu iftariyelikler çocukların mükafatıdır" Mahalledeki çocukların ramazan ayına özel hazırlanan iftariyelikler için 11 ay heyecanla beklediğini söyleyen Satılmış Uyar, "Ramazan ayına özel bir iftariyelik yapıyoruz. Biz bu fırında 4. kuşak işletmecisiyiz. Bu iftariyelik çocukların oyuncağı, kazan orucu diye tabir edilen öğle vaktine kadar oruç tutar çocuklar. Bu iftariyelikler de onların mükafatıdır. Kız çocuklarına testi erkek çocuklarına ise tabanca ve kama şeklinde iftariyelik hazırlıyoruz. Cocuklar bu poğaçaları çok seviyor. Bunun için ramazan ayını iple çekiyor" dedi.