Yerel Haberler
Bursa
12 Nisan 2026 Pazar - 15:30 Türkiye’nin ilk astronotu Gezeravcı, GUHEM’de uzay yolculuğunu anlattı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Bursa’ya kazandırılan Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), havacılık ve uzay alanındaki etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. T’Ufkun Ötesinde: Türkiye’nin İlk İnsanlı Uzay Misyonu’ programına Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı katıldı. Programda Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, görev süresince edindiği deneyimleri, misyon kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların süreçlerini ve elde edilen çıktıları gençlerle paylaştı. Ayrıca etkinlik kapsamında kurulan sergide; uzay teknolojilerindeki gelişimi simgeleyen ekipmanlar, misyon yolculuğuna ait hatıralar, fotoğraflar, etkileşimli alanlar ve videolar katılımcılarla buluşturuldu. Türkiye’nin uzay yolculuğunu gözler önüne seren program ve sergi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden biri olan GUHEM, havacılık ve uzay profesyonellerini gençlerle ve ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, her büyük başarının sınır tanımayan cesur bir hayalle başladığını söyledi. Uçmanın ya da Ay’a ayak basmak gibi hedeflerin bir zamanlar imkânsız olarak görüldüğünü belirten Şener, "Ancak her biri atılan stratejik adımlar neticesinde bugün medeniyetin temel taşları hâline geldi. Bizim uzay ve havacılık serüvenimiz de işte böyle bir özgüven ve iddiayla, Bursa’nın üretim gücüne duyduğumuz inançla hayat buldu. 2013 yılında Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın vizyonuyla GUHEM hayalimizi ilk paylaştığımızda, ‘Bursa’da bu iş olur mu?’ diyenler, mesafeli duranlar vardı. Oysa biz, kentimizin sanayi genetiğine, insanımızın girişimci ruhuna ve devletimizin kararlılığına sonuna kadar inandık. Şükürler olsun ki o gün kurduğumuz hayal, bugün ete kemiğe büründü. Nihayetinde de sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı merkezlerinden birinde hep birlikte bir aradayız. Burada ağırladığımız 1 milyonu aşkın gencimize aslında başka bir dünyanın kapısını aralıyoruz" dedi. "Uzay yarışında yer almalıyız" Dünyada astronot yetiştirebilen veya bu teknolojiye sahip olan ülke sayısının iki elin parmaklarını geçmediğini belirten Şener, "Biz burada, 50 yıl aradan sonra insanlı Ay misyonu kapsamında Ay’a giden Artemis II’nin astronotu Victor Glover dâhil, tam 70 astronotu misafir ettik. Victor Glover’ın GUHEM’deki teknolojik altyapıyı gördüğünde yaşadığı hayreti ve takdir, aslında Bursa sanayisinin ve vizyonunun ulaştığı seviyenin dünya çapındaki tescilidir. Dünya hızla kabuk değiştiriyor. Bu yeni dönemde artık ekonomik ve askerî gücün ölçüsü toprak parçasıyla sınırlı değil. Dünyanın yeni rekabet alanı gökyüzünün derinlikleridir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumda ve bu rakamın çok kısa sürede 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Eğer biz bu yarışta yoksak, geleceğin dünyasında söz sahibi olmamız da mümkün değildir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ vizyonu da tam bağımsız Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik alandaki karşılığıdır. Göklere hâkim olamayanlar, yarın kendi topraklarında bile hür kalamazlar. Bizler de bu yüksek şuurla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilan edilen Millî Uzay Programı’na Bursa’dan en güçlü desteği veriyoruz. Bu program, Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tayin eden, ekonomik tam bağımsızlığımızı göklere taşıyan stratejik bir yol haritasıdır" diye konuştu. "GUHEM’in alternatifi yok" Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Ufkun Ötesi" sergisini her ay farklı şehirlerde vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunun içeriğini gençlere aktararak, süreçle ilgili zihinlerinde bir resim oluşturmayı amaçladıklarını belirten Gezeravcı, "Bugün, özellikle görevimizin icrası esnasında çok önemli bir anlam taşıyan GUHEM’in müstesna fiziki ortamında ‘Ufkun Ötesi’ sergimizin yer alması açısından büyük mutluluk duyuyoruz. GUHEM, ülkemizde şu an alternatifi olmayan bir merkez. Ülkemizin yüz akı olan GUHEM, havacılık ve uzay eğitimlerini hiyerarşik bir akış içerisinde, kadim geçmişimizin bize kazandırdığı birikimle birlikte gözler önüne seren, insanoğlunun uçmaya başladığı ilk andan uzaya çıktığı noktaya kadar uzanan süreci mantıksal ve akılda kalıcı bir anlatımla ziyaretçilere sunan çok özel bir ortam" şeklinde konuştu. Millî Uzay Programı’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya konulduğunu ifade eden Gezeravcı, programın uygulama aşamasında özel sektörü de sürece dâhil eden ve sinerji oluşturan geniş bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Gezeravcı, "Sürecin içerisinde, yerli uydu geliştirme programımız kapsamında, bireysel katılımcılarımızın ve yeni uzay alanında faaliyet gösteren özel girişimcilerimizin katkılarıyla uzay alanındaki çalışmalarımız hızla artıyor. Toplumumuzda uzay farkındalığı arttıkça, özel sektörümüzün de bu büyüyen ekosistemdeki payının hızla artacağına inanıyorum" dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın 2018 yılının Aralık ayında kurulduğunu hatırlatan Gezeravcı, "2021 yılının Şubat ayında Millî Uzay Programı açıklandı. Ancak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2013 yılında böyle müstesna bir merkezin kurulmasına öncülük etmesi, ortaya koydukları vizyoner yaklaşımın tüm ülkeye örnek teşkil ettiğini gösteriyor. Ülkemize böyle değerli bir merkezi kazandırdıkları için başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO’nun kıymetli üyelerine ve Bursa halkına teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Otomobil tutkunları Uludağ’da buluştu
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:42 Otomobil tutkunları Uludağ’da buluştu Otomobil meraklıları sezon kapanmadan Uludağ’da buluştu. Karda sürüş deneyimi yaşayan kulüp üyeleri güçlü otomobilleri ile kar ve doğanın keyfini yaşadı. Bu yıl bol kar yağışının olduğu Uludağ’da kayak sezonu 12 Nisan’a kadar uzatıldı. Kar kalınlığının 1 metreyi geçtiği pistlerde hâlâ kar mevcut olunca Türkiye’nin çeşitli illerinden yapılan organizasyonlarla Uludağ otellerine gelen misafirlerde bahar gelmesine rağmen karın tadını çıkarıyor. Bu organizasyonlardan biri de otomobil tutkunlarını Uludağ’ın muhteşem atmosferinde bir araya getirdi. Karla kaplı zirvede gerçekleşen bu özel buluşma, katılımcılara kış şartlarında sürüşün farklı dinamiklerini deneyimleme fırsatı sunarken, izleyicilere de adrenalin dolu anlar yaşattı. Uludağ’ın doğal yapısına entegre edilen sürüş deneyimi, yalnızca hız ve performansı değil; aynı zamanda denge, konsantrasyon ve ileri sürüş tekniklerini de ön plana çıkardı. Katılımcılar, farklı zemin ve eğim karakterlerine sahip etaplarda araçlarını kontrol etme becerilerini test ederken, sürüşün her anında değişen şartlara adapte olmanın heyecanını yaşadı. Kulüp üyesi 32 otomobil severin araçlarıyla katıldığı organizasyonda 16 klasik otomobil dikkat çekerken, etkinliğe katılan otomobiller arasında en yaşlı modeller olarak 1964 Mustang Fastback ve 1964 Porsche 356 C öne çıktı. Etkinlikte Oldtimer ve Youngtimer modellerin yanı sıra güncel performans araçları da yer aldı. Amerikan yapımı klasik otomobillerin ağırlıkta olduğu buluşmada; Alman, İtalyan ve Japon markalara ait seçkin modeller de dikkat çekti. Sürüş deneyimi Uludağ’ın doğasıyla bütünleşti Etkinlik kapsamında kurgulanan sürüş rotaları, Uludağ’ın eşsiz coğrafyasını merkeze alacak şekilde planlandı. Katılımcılar, zirve hattında yer alan farklı etaplar arasında ilerlerken, tırmanış ve iniş karakterli sürüşlerle performanslarını çok yönlü olarak deneyimleme fırsatı buldu. Bu dinamik yapı, etkinliğe hem teknik derinlik hem de keşif duygusu kazandırdı. Swissôtel Bursa’nın ev sahipliği yaptığı organizasyonda katılımcılar, gün boyu süren aktivitelere katılım sağladı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne uluslararası ödül
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:11 Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne uluslararası ödül Bursa Büyükşehir Belediye iştiraki Tarım Peyzaj AŞ tarafından hayata geçirilen Damla Sulama Borusu Üretim Tesisi (Tarım Plast Fabrikası), döngüsel ekonomi alanındaki yenilikçi yaklaşımıyla uluslararası ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz yıl Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda ‘Çevre ve Sağlık’ kategorisinde birincilik ödülü kazanan proje, başarısını bu kez uluslararası düzeye taşıdı. Güneydoğu Avrupa Yerel Yönetimler Birlikleri Ağı (NALAS) tarafından düzenlenen Covenant of Mayors SEE Green Champions 2026 yarışmasında ‘Döngüsel Ekonomi’ kategorisinde birincilik elde eden proje, sürdürülebilir üretim modeli ve kaynak verimliliğine sağladığı katkılarla jüri tarafından yüksek puan aldı. Ödül, 20-22 Nisan 2026 tarihleri arasında Romanya’nın Sibiu şehrinde düzenlenecek olan NALAS Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilecek törenle Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne takdim edilecek. Etkinlikte Güneydoğu Avrupa’dan çok sayıda belediye başkanı ve yerel yönetim temsilcisi bir araya gelecek. Tarım Plast Fabrikası; tarımsal sulamada su tasarrufunu artıran damla sulama borularının yerli üretimini sağlayarak hem çevresel etkilerin azaltılmasına hem de yerel ekonominin güçlendirilmesine katkı sunuyor. Proje, aynı zamanda döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda kaynakların etkin kullanımını esas alan örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Toplum yaşlandıkça fizik tedavi ihtiyacı artıyor
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:09 Toplum yaşlandıkça fizik tedavi ihtiyacı artıyor Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği tarafından 2-5 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi, yoğun katılım ve kapsamlı bilimsel içeriğiyle tamamlandı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun da iştirak ettiği kongre, "Gelenekten Geleceğe: Kanıt, Teknoloji ve İnsan" ana temasıyla fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında güncel gelişmeleri, yeni tedavi yaklaşımlarını ve geleceğe yönelik vizyonu ele aldı. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yaklaşık 1500 fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ile asistan hekimin katıldığı kongrede; serebral palsi, omurilik yaralanmaları, inme, romatizmal hastalıklar ve kas-iskelet sistemi ağrıları gibi geniş kitleleri ilgilendiren hastalıklar multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi. Ayrıca telerehabilitasyon, evde fizik tedavi uygulamaları ve robotik rehabilitasyon gibi yenilikçi yöntemler de bilimsel programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kongre Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kongrenin bilimsel derinliği ve katılım düzeyiyle dikkat çektiğini belirterek, "Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen meslektaşlarımızla bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirdik. Özellikle inme, serebral palsi ve omurilik yaralanmaları gibi hastalıklarda yeni tedavi yaklaşımlarını ve teknolojik gelişmeleri kapsamlı şekilde ele aldık. Kongremiz, fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında hem bugünü değerlendiren hem de geleceğe yön veren güçlü bir platform oldu" dedi. Bilimsel oturumlarda, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kas-iskelet sistemi hastalıklarının yanı sıra nörolojik rehabilitasyon süreçleri, girişimsel tedavi yöntemleri ve rejeneratif uygulamalar da geniş kapsamda ele alındı. Alanında uzman konuşmacılar tarafından gerçekleştirilen sunumlar, katılımcılara hem teorik hem de pratik anlamda önemli katkılar sundu. Kongre Sekreteri Dr. Ümit Yalçın, organizasyona gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Artan yaşlı nüfusla birlikte rehabilitasyon ihtiyacının büyüdüğü günümüzde, telerehabilitasyon ve evde bakım uygulamalarının yaygınlaştırılması kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir" dedi. Kongre Sekreteri Dr. Kaan Uslu ise fizik tedavi ve rehabilitasyonun koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolüne vurgu yaparak, "Kas-iskelet sistemi şikayetlerinde hastaların ilk başvuru noktasının fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları olması gerektiği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor" diye konuştu. Uslu ayrıca, kongrenin başarılı organizasyonuna katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, özellikle sürecin sorunsuz ilerlemesinde önemli rol üstlenen organizasyon firması BURKON’a ve BURKON Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker’e de teşekkürlerini iletti. Düzenleme Kurulu Üyesi Dr. Aysun Özlü de kongrenin uygulamaya dönük yönünün güçlü olduğunu vurgulayarak, "Bilimsel oturumların yanı sıra son teknoloji cihazların birebir deneyimlenmesi, meslektaşlarımız açısından son derece verimli bir öğrenme ortamı sağladı" ifadelerini kullandı. Kongre boyunca düzenlenen kurslar, paneller ve sempozyumlarla fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki güncel yaklaşımlar kapsamlı şekilde ele alınırken, sektördeki yeniliklerin sahaya yansıması açısından da önemli bir zemin oluşturuldu. Katılımcılar, hem akademik bilgi paylaşımı hem de mesleki dayanışma açısından kongrenin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Dört gün süren kongrede 65 panel, 17 kurs, 8 uydu sempozyum ve 16 sözel bildiri oturumu gerçekleştirilirken; toplam 132 sözel ve 239 poster bildiri sunuldu. 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi, bilimsel üretim, ulusal ve uluslararası iş birlikleri ile sağlık politikalarına katkı sunacak önemli çıktılarla tamamlandı.
BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:21 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Bursa Teknik Üniversitesi, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Dijital yüz serisi otomatik üretilecek Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Oyun ve sinema gibi sektörlere dijital yüz Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Rektör Çağlar: Proje önemli bir ihtiyaca çözüm üretiyor BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Tophane surlarında korku dolu anlar, 4 saat ikna edilmeye çalışıldı, düştü yaralandı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 10:02 Tophane surlarında korku dolu anlar, 4 saat ikna edilmeye çalışıldı, düştü yaralandı Bursa’da Tophane surlarına çıkan ve kendisini terk eden eşi yüzünden intihar tehdidinde bulunan şahıs, ayağının kayması sonucu düştü. İtfaiye ekipleri tarafından kurtarılan şahıs, ekipleri saatlerce uğraştırdı. Bursa’nın Osmangazi ilçesinde bulunan Tophane surlarında yaşanan olay, yürekleri ağıza getirdi. Alkollü olduğu iddia edilen bir şahıs surlara çıkarak elindeki 4-5 adet jiletle kendisini keseceğini ve intihar edeceğini söyledi. Olayı gören vatandaşlardan biri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, bir diğer vatandaş ise şahsın elindeki jiletlerden bazılarını almayı başardı. Ancak şahsın surlara çıktığında elinde hala jilet bulunduğu görüldü. Şahıs, olay boyunca "Ezgi" isimli eşinin olay yerine gelmesini istedi. Eşini görmeden bulunduğu yerden inmeyeceğini söyleyen şahıs, borçları olduğunu ve eşini aldatmadığını, kendisini ona ispatlamak istediğini dile getirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şahsı ikna etmek için uzun süre çaba sarf etti. Yaklaşık 4 saat süren ikna çalışmalarının devam ettiği sırada şahıs ayağı kayarak surlardan düştü. Düşme sonrası harekete geçen itfaiye ekipleri, şahsı bulunduğu yerden kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan şahıs, hastaneye kaldırıldı. Şahsı ikna etmek için dil döken ve onunla konuşan bir kişi de durumu kameralara anlattı. Şahsın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Köylülerden örnek vefa buluşması
06 Nisan 2026 Pazartesi - 07:51 Köylülerden örnek vefa buluşması Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bulunan ilçenin köklü derneklerinden birisi olan Fethiye Köyü Derneği, 20. yıl gururu ve vefa buluşması adı altında aziz Şehitlerimiz anısına düzenlediği örnek etkinlik yoğun katılımla gerçekleşti. Bursa Ördekli kültür merkezinde düzenlenen vefa buluşmasına Yenişehir, çevre köyleri dışında Bursa ve ilçelerinden de köylerin katılımıyla yapıldı.Etkinliğe köy dernek başkanları, Fethiye köyü muhtarı İsmail Çetin ve bölge muhtarları katıldı.Manevi duyguların ve birliğin ön plana çıktığı 20. Yıl vefa programı vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimiz için yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Ardından şehitlerimizin ruhuna hediye edilen Kur’an-ı Kerim tilaveti okunmasıyla devam etti. Etkinlikte konuşan Yenişehir Fethiye köyü dernek Başkanı Ferudun Engin, "Öncelikle Derneğimizin 20 yıllık köklü geçmişinde her bir üyemizin alın teri var. Bugün burada sadece bir kutlama yapmıyoruz; kurucularımızın mirasına, kadınlarımızın emeğine ve komşularımızın hizmetine sahip çıkıyoruz. Şehitlerimizi anarak başladığımız bu günü, onların sofrasındaki azıkla nihayete erdirdik. Katılan tüm hemşerilerimize dernek üyelerimize, köy derneği başkanlarımıza teşekkür ederim" dedi. Başkan Engin, "Bizim vefamız sadece köyümüz sınırlarıyla kalmadı. Her zaman birlik beraberlik içinde olduğumuz komşu köylerimizi unutmadık. Kendilerine ‘Vefa ve Teşekkür Belgesi’ verdik. Vefa ve Teşekkür Belgesi Ayrı gayrı yapmadan köyümüz ve köylerimiz için her daim yapılacak hayırlı işlerde yer almaya devam edeceğiz" diye konuştu. Program sonunda derneği kuruluştan bugüne kadar emek veren herkese plaket takdim edilerek,günün anlam ve önemine binaen Çanakkale’de omuz omuza savaşan askerlerimizin bir öğünlük iaşesi olan üzüm hoşafı, kuru tam buğday ekmeği ve irmik helvası ikram edildi.