Yerel Haberler
Bursa
Suriyeli Abdülkerim Ömer’e cami cemaatinden anlamlı uğurlama 07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:53:03 Türkiye’de son dönemde Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşleri hızlanırken, Bursa’da yaşanan bir veda töreni yüreklere dokundu. "Sarı Cami" cemaati, yıllardır aralarında olan 68 yaşındaki Suriyeli komşuları Abdülkerim Ömer’i dualarla, helallik alarak ülkesine uğurladı. Resmi verilere göre 2024’ten bu yana gönüllü geri dönüşler artarken, birçok Suriyeli komşusuna bile haber vermeden gidiyor. Bursa’da bir mahalle sakini durumu "Farkına varmasak da Suriyeli misafirler bir bir dönüyorlar. Toplum olarak nerdeyse teneke çalacağız" sözleriyle özetledi. Bu sessiz vedaların arasında Sarı Cami cemaati farklı bir tablo çizdi. Mahallede "Abdülkerim Abi" olarak tanınan Suriyeli komşu, ülkesine dönme kararı alınca cami cemaati tarafından adeta törenle uğurlandı. Namaz sonrası avluda toplanan cemaat, Abdülkerim Ömer ile tek tek kucaklaşıp helalleşti. Gözyaşlarının tutulamadığı veda, "Çok derin ve güzel izler bıraktı" diyen mahalleli, Abdülkerim’in yıllardır cami temizliğinden, cenaze işlerine kadar her işe koştuğunu anlattı. Cami cemaatinden bir kişi o anları şöyle aktardı: "Bütün cemaat helalleşmek için sıraya girdik. Sanıyorum törenle uğurlanan başka Suriyeli yoktur. Komşuluğu, dürüstlüğü, güler yüzüyle hepimize örnek oldu. Gitmesi bizi üzdü ama vatanına kavuşmasına da sevindik." Sarı Cami İmamı, "Abdülkerim Ömer kardeşimiz 8 yıldır cemaatimizdendi. Bir gün bile kimseyi kırmadı. Bu veda, ensar-muhacir kardeşliğinin, misafirlik hukukunun nasıl yaşanması gerektiğini gösterdi" dedi. Abdülkerim Ömer’in Halep’teki köyüne döneceği, geride bıraktığı dostlarına da selam gönderdiği öğrenildi. Uzmanlar, gönüllü geri dönüşlerin artmasında Suriye’de güvenli bölgelerin oluşmasının etkili olduğunu belirtirken çoğu dönüşün sessiz sedasız gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Sarı Cami’deki bu vefa örneği ise ayrılırken helalleşmenin önemini gözler önüne serdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:44 Nefes darlığı, kalp, akciğer veya obezitenin habercisi olabilir Göğüs HastalıklarıUzmanı Dr. Gülay Kaplan, nefes darlığının dikkat edilmesi gereken ciddi bir belirti olduğunu ve kalp, akciğer ve obezite gibi hastalıklara işaret edebileceğini söyledi. Nefes darlığı rahatsızlığı, dikkat edilmesi gereken hastalıklardan biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, önemsenmeyen nefes darlığının, zamanla daha ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi. Nefes darlığı, kişinin efor sırasında zorlanma veya daha fazla hava ihtiyacı duyması ile tanımlanır. Fiziksel etkinlikleri kısıtlayan nefes darlığı hayat kalitesini olumsuz olarak etkilediğini belirten Medicana Bursa HastanesiGöğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, "Tıp dilinde ’dispne’ olarak tabir edilen nefes darlığı, nefes alamama ya da nefes daralması şeklinde ortaya çıkar. Kişi sanki tam nefes alamıyormuş gibi hisseder. Nefes darlığı akciğer ve kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden tedavi yöntemleri farklılık gösterir. Kişi nefes darlığını yürüme ya da merdiven çıkma gibi durumlarda zorlanma, hava alma isteği artması veya geçmişe göre daha fazla güç harcama, yeterince hava alamama şeklinde görülür. Nefes darlığı, daha ciddi hastalıklara sebep olabileceğini için mutlaka bir sağlık kuruluşuna, hekime görünülmesi önemlidir" dedi. Hava yollarının daralması sebebiyle nefes almada güçlük çekilmesine yol açan ve yaşam boyu süren ataklar ile hastanın yaşam kalitesini düşürenastım, dünyada 300 milyon insanı etkisi altına aldığını ifade eden Gülay Kaplan, "Astım ataklarını en aza indirebilmek için öncelikle bu hastalığı tetikleyen etmenlerden kurtulmak gerekir. Astımın en yaygın belirtilerinin başında ise nefes darlığı ve öksürük gelir.KOAHise istatistiklere göre dünyada ölüme yol açan hastalıklar arasında 4. sırada yer alıyor. İlerleyici ve geri dönüşümü olmayan bu akciğer hastalığı önlenebilir ve tedavi edilir. AncakKOAH’ınbu denli ciddimortaliterakamlarına ulaşmasının başlıca sebebi sigaradır. Aynı zamanda hastalığın teşhisinde yaşanan gecikmeler de ölüm oranlarını artırmaktadır. İnsanlar nefes darlığı ya da öksürüğü ciddiye almadan yaşamlarına devam ederler. Ancak bir zaman sonraKOAHfazlasıyla ilerlemiş olur ve tedavi edilemez bir hal alır" diye konuştu. Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlananzatürreöncelikle bakteriler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kaplan, "Zatürre ilk olarak öksürükle birlikte kendini gösterir. Diğer belirtileri ise kirli ve iltihaplı balgam,halsizlik,iştahsızlık, ateş, üşüme, titreme, bulantı, kusma, baş ağrısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yaşandığı durumlarda akla öncelikle göğüs boşluğuna iltihabi bir sıvının biriktiği ihtimali gelir. Erken teşhis ve tedavi ile hasta eski sağlığına kavuşabilir. Kalp her attığında kasılıp gevşeyen ve vücuda kan pompalayan bir kastır. Kalp kası görev bakımından düz kaslar gibi çalışır ancak yapı olarak çizgili kaslara benzer. Yani isteğe bağlı kasılmaz.Kalp yetmezliğigenellikle kalp krizi, kalp damar hastalıkları ya da yüksek tansiyon gibi hastalıklar yüzünden kalp kasının zarar görmesinden kaynaklanır. Kalp yetmezliğinin başlıca belirtisi ise nefes darlığıdır. Diğer belirtileri ise öksürük,iştahsızlık, yorgunluk, ödem, çarpıntı, kilo alımı ve geceleri sık idrara çıkmadır. Bunun gibi, hastalık derecesine varanşişmanlıkolarak tanımlanan obezitenin belirtileri arasında ilk sırada nefes darlığı yer almaktadır" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:42 Islah çalışmalarında stratejik adım...Küçükbaşta verim suni tohumlamayla artacak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü, yetiştirici şartlarında küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama çalışmalarını başlattı. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, kurumun uzun yıllardır merinos koyunu ıslahı ve Bandırma koyununa yönelik önemli faaliyetler yürüttüğünü belirtti. Küçükbaş hayvancılıkta kalite ve verimi artırmak amacıyla hayata geçirilen projeler arasında suni tohumlamanın stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitüdeki yüksek kaliteli damızlık koçlardan alınan spermaların "Halk Elinde Islah" projesi kapsamındaki işletmelere aktarıldığını ifade etti. Kılınç, yürütülen çalışmaların sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Birçok işletmedeki çalışmalarda son aşamaya gelindi. Başarı oranı beklenenin üzerinde. Bu proje sayesinde sahip olduğumuz yüksek kalitedeki kan değerlerinin yetiştiricilere daha hızlı aktarılmasını sağlıyoruz. Proje ile işletmelerdeki sperma kalitesi artırılacak, doğan yavrulardaki canlı ağırlık artışı hızlandığı için kuzu kesim ağırlıkları yükselecek ve et açığımıza yönelik ciddi bir ivme yakalanmış olacak". Suni tohumlamanın küçükbaş hayvancılık sektöründe daha önce küçük çaplı ve lokal olarak yapıldığını hatırlatan Kılınç, bu kapsamdaki yaygın çalışmanın yetiştirici şartlarında bir ilk olduğunu sözlerine ekledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:39 Uludağ’da kamp sezonu açılıyor Bursa’da Uludağ Milli Park Müdürlüğü, Sarıalan ve Çobankaya mevkiindeki çadır ve karavan alanları için 2026 yaz sezonu kiralama ilanını duyurdu. Sezon boyunca Uludağ’da konaklamak isteyenler için kayıt takvimi ve ücretler belli oldu. Açıklamaya göre, sezonluk kamp tutmak isteyenler için başvurular 1 Haziran - 10 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Kısa süreli, günübirlik kamp yapmak isteyenler ise 11 Haziran 2026 tarihinden itibaren kayıt yaptırabilecek. Tüm başvurular Uludağ Milli Park Müdürlüğü’ne bizzat yapılacak. 2026 sezonu günlük konaklama bedelleri elektrik hariç olarak belirlendi buna göre günlük çadır yeri normal bedel 500 TL, engelli, gazi, şehit yakını, bakanlık personeli yüzde 30 indirimli 365 TL. Karavan yeri günlük normal bedel 725 TL, engelli, gazi, şehit yakını, bakanlık personeli yüzde 30 indirimli 522,50 TL. Elektrik talep edenlerden ayrıca günlük 50 TL depozito alınacak. Ancak 30 günden az kalanlara elektrik verilmeyeceği belirtildi. "Kayıtsız konaklama kaçak sayılacak" Müdürlük, kamp kayıt belgesi olmadan konaklama yapanların "kaçak kamp" olarak değerlendirileceğini ve yasal işlem başlatılacağını vurguladı. Başvuruda istenecek belgeler ise şu şekilde belirlendi. Kimlik Belgeleri: Konaklayacak tüm şahısların kimlik fotokopileri Araç Belgeleri: Başvuru sahibinin adına tescilli araç ruhsat fotokopisi İndirim Belgeleri: Gazi, şehit yakını, engelli kartı veya Bakanlık personel kimliği fotokopisi. Engelli indirimi için en az yüzde 40 rapor şart. Taahhütname: Görevli personelden alınarak imzalanacak Sezonluk kiralama yapanlara en fazla 2 taksit imkanı sunuluyor. 1. taksit başvuru sırasında, 2. taksit ise en geç 15.07.2026 tarihine kadar ödenecek. Ödemesini zamanında yapanlara HGS üzerinden ücretsiz araç tanımlaması yapılacak. Geç ödeme yapanlar bu haktan yararlanamayacak. Elektrik kurallarına uymayana kamp yasağı Açıklamada, elektrik bağlantısına yetkisiz müdahale edenlerin ve çıkış işlemi yapmadan alanı terk edenlerin bir sonraki dönem başvurularının reddedileceği de net şekilde belirtildi. Doğaseverler, Uludağ’da kamp planı yapmadan önce evraklarını eksiksiz hazırlamalı. Eksik evrakla gelenlerin başvurusu kabul edilmeyecek.
46 yıllık başkanlık sona erdi, Bursa Lokantacılar Odası’nda Mehmet Yasak dönemi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:39 46 yıllık başkanlık sona erdi, Bursa Lokantacılar Odası’nda Mehmet Yasak dönemi BURSA (İHA) – Bursa Lokantacılar, Kebapçılar, Köfteciler ve Benzerleri Esnaf Odası’nda yapılan olağan genel kurulda 46 yıldır başkanlık görevini sürdüren Arif Tak, seçimde kaybederek koltuğunu devretti. Genel kuruldan Mehmet Yasak zaferle çıktı. Atalay Düğün Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirilen olağan genel kurulda, başkanlık için beş aday yarıştı. Mevcut başkan Arif Tak’ın yanı sıra Nevim Suvar, Mehmet Murat Odabaş, Şevki Özen ve Mehmet Yasak üyelerin oyuna talip oldu. Sandıkların açılmasının ardından seçim sonuçları kesinleşti. Mehmet Yasak 222 oy alarak Bursa Lokantacılar Odası’nın yeni başkanı seçildi. Mehmet Murat Odabaş 171 oyda kalırken, Şevki Özen 153, Arif Tak 116 ve Nevim Suvar ise 89 oy aldı. Bu sonuçlarla birlikte, yaklaşık yarım asra yakın süredir oda başkanlığını yürüten Arif Tak’ın dönemi resmen sona erdi. Seçim, Bursa lokantacı esnafı açısından önemli bir değişim ve yenilenme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirildi. Öte yandan Arif Tak, 1993–2022 yılları arasında Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı görevini de yürütmüş, bu görevden de seçimle ayrılmıştı. Yeni başkan Mehmet Yasak’ın, önümüzdeki dönemde oda yönetiminde esnaf odaklı projeler, kurumsal yenilenme ve şeffaf yönetim anlayışıyla hareket etmesi bekleniyor. Bursa Lokantacılar, Kebapçılar, Köfteciler ve Benzerleri Esnaf Odası’nda gerçekleştirilen bu seçimle birlikte, oda yönetiminde yeni bir dönem resmen başlamış oldu.
40 yıldır ayakkabıları yeniliyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:11 40 yıldır ayakkabıları yeniliyor İznik Belediyesi hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 42.belgeselinde 40 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Fahrettin Yılmaz’ın (56) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak kırk yıllık Ayakkabı Tamircisi Fahrettin Yılmaz’ın (56) hayatı ele alındı. 1970 yılında Trabzon’un Akçaabat ilçesinde dünyaya gelen Fahrettin Yılmaz 1976 yılında 6 yaşındayken ailesi ile birlikte İznik’e göç eder. İznik’e geldiği ilk yılda Ayakkabı Tamircisi Adem Demirtaş’ın yanında çırak olarak işe başlar.17 yaşına kadar ustasının yanında çırak olarak çalıştıktan sonra kendi dükkanını açar. İlkokulu Kılıçaslan İlkokulunda, Liseyi ise dönemin Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan Yılmaz, kırk yıla yakın süredir devam ettirdiği Ayakkabı Tamirciliği mesleğini farklı işler yapsa da bırakamaz. Mesleğe ilk başladığı yıllarda yokluk vatandaşın yokluk içerisinde olduğunu ve çok fazla tamir işi olduğunu dile getiren Yılmaz, günümüzde ayakkabı tamirinin azaldığını belirtti.Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 42.bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Köpüklü balonu patlatmadan, jiletle tıraş ederek sınavı geçiyorlar
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:09 Köpüklü balonu patlatmadan, jiletle tıraş ederek sınavı geçiyorlar Bursa’daki meslek ve teknik anadolu lisesi öğrencileri hem eğitimlerini tamamlıyor, hem de meslek sahibi olup bir yandan da para kazanabiliyorlar. Gerçek müşteriyi tıraş edebilmek için Osmanlı döneminde kullanılan yöntem deneniyor.Şişirilen balona köpük sürülüyor. Öğrenciler jilet kullanarak köpüklü balonu patlatmazlarsa başarılı oluyorlar. Güzellik Hizmetleri bölümünde eğitim görerek kuaför ustası olacak öğrenciler eğitimlerini en iyi şekilde tamamlamak için çalışıyorlar. Okul yönetimi öğrencilerin gerçek meslek sahibi olabilmeleri için onları her daim desteklemeye devam ediyor. Okul öğrencilerinden Ahmet Sarı’nın en büyük hayali Milli Eğitim Bakanı Yusf Tekin’i okullarında görmek ve onu tıraş etmek. Yenişehir Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Güzellik Hizmetleri Öğretmeni Sinan Eşkin, "Bu teknik Osmanlıdan günümüze kadar gelen bir teknik. Müşteri almadan önce öğrencilerimiz balonla uygulama yapıyorlar. Balonu patlatmayanlar sınavı geçtikleri takdirde gerçek müşteriyle baş başa kalıyorlar. Uygulama yapan öğrencilerimiz balonu patlatmadıkları için sınavı geçtiler. Okulumuzda hem kız hem de erkek öğrencilerimiz eğitim alabiliyor. Bu eğitimlerini 12.sınıfta staj eğitimleriyle işletmelerde daha da pekiştiriyorlar. Öğrencilerimiz mezun olduktan sonra kendi işyerlerini açabiliyorlar. İki yıl ön lisans programı okuyabiliyorlar. 4 yıllık fakülte eğitimi görüp alanlarında öğretmenlik de yapabiliyorlar" diye konuştu. En büyük hayali bakanı traş etmek Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul öğrencilerinden Ahmet Sarı, "12 sınıf öğrencisiyim. En büyük hayalim Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’i okulumuzda görmek ve onu tıraş etmek. Bu bölüm insanları geliştirip halkla ilişkilerini kuvvetlendiriyor" dedi. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Yaşar, " Burada öğrencilerimiz hem meslek sahibi olmayı öğreniyorlar hem de bütçelerine katkı anlamında güzel bir imkana sahip oluyorlar. Öğrencilerimize aynı zamanda meslek ahlakı yönünden de bilgiler vermeye özen gösteriyoruz. Büyükleri karşılama, müşteriye nasıl davranılır gibi birçok alanda onlara katkılar sağlayan eğitimlerde sunuluyor" dedi.
Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan’da beslenme tavsiyeleri
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:02 Büyükşehir uzmanlarından Ramazan’da beslenme tavsiyeleri Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı? Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli? İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan’da sıvı tüketimi önemli Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.
BUÜ’de spor bilimlerine yeni nesil bakış
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:02 BUÜ’de spor bilimlerine yeni nesil bakış Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) AR-GE Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Uludağ Tematik Kahve Günleri’nin sekizincisi, "Spor Bilimlerinde Yeni Nesil Araştırmalar ve Uygulamalar" temasıyla gerçekleşti. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlık Binasında yapılan etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, alanında uzman konuşmacılar ile akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler de katıldı. Disiplinler arası etkileşim araştırma gücümüzün yakıtıdır Etkinliğin açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin temel iddiasının araştırma üniversitesi sıralamalarında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hızla yükselmek olduğunu belirtti. Rektör Yılmaz, bu hedefin sadece kağıt üzerindeki rakamlardan ibaret olmadığını, asıl amacın fen, mühendislik, sağlık ve sosyal bilimler yelpazesindeki tüm bilimsel faaliyetleri nitelikli hale getirmek olduğunu vurguladı. Üniversite içindeki birimlerin kendi kulvarlarındaki en iyi kurumlarla yarışması gerektiğini ifade eden Yılmaz, bu rekabet gücünü artırmanın yolunun ise içe kapanmak değil, tam aksine disiplinlerarası bir perspektifle diğer alanlarla ve sanayiyle güçlü bir network kurmaktan geçtiğini dile getirdi. "Sporda ekonomik ve toplumsal katma değer şart" Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı, sporun küresel ekonomideki yerini rakamlarla ortaya koyarak, sektörün yıllık 1.4 trilyon dolara kadar ulaşan bir hacme sahip olduğunu belirtti. Spor bilimlerinin sadece sosyal bir alan değil; biyofizik, mühendislik, yapay zeka ve veri bilimiyle iç içe geçmiş devasa bir ekosistem olduğunu vurgulayan Arabacı, günümüzde giyilebilir teknolojiler, VR uygulamaları ve genetik araştırmaların sporcu performansını takip etmede kritik rol oynadığını ifade etti. Bursa’nın spor potansiyelinin bu süreçte büyük bir sinerji geliştirdiği kaydeden Arabacı, geleceğin spor bilimcilerinin mühendislikten istatistiğe kadar farklı alanlarda çift anadal veya yan dal yaparak kendilerini çok yönlü geliştirmeleri gerektiğinin altını çizdi. "Tematik kahve günleri marka haline geldi" AR-GE Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, kahve günlerinin artık sadece üniversite içinde değil, kamu ve sanayi nezdinde de ilgi gören bir marka haline geldiğini ifade etti. Bu ayki spor bilimleri temasının özellikle mühendislik ve tıp bilimleriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Karaca, etkinliğin temel amacının akademisyenlerin birbirleriyle olan etkileşimini artırmak ve sanayi ile kalıcı iş birlikleri kurmak olduğunu belirtti. Yapılan her toplantı sonrası katılımcılardan geri bildirim aldıklarını ve somut iş birliği sonuçlarını takip ettiklerini söyleyen Karaca, spor bilimleri özelindeki bu buluşmanın da yeni projelere kapı aralamasını beklediklerini aktardı. Programında devamında; BUÜ Tıp Fakültesi Öğr. Gör. Faruk Ateş, Ocalis Firması Kurucu Ortağı Ahmet Emre Öçal, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Görgülü, Alpmed Tıbbi Cihazlar Firması Satış Müdürü Tolga Türker, BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Arslan, Fayda Proje Sorumlusu Fatih Belgi, BUÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş, Sense4motion Firması İş Geliştirme Sorumlusu Aslı Elaslan, BUÜ Yenişehir İbrahim Orhan MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Erman Yüce, Bravomed Medikal Sağlık Ürünleri Firma Sahibi Mehmet Seçkin tarafından sunumlar yapıldı.