Yerel Haberler
Bursa
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:29 TOBB Bursa KGK Ve TSKF’den kadın girişimcilere finansal rehberlik Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu koordinatörlüğünde; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu iş birliği ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ev sahipliğinde düzenlenen "Kadın Girişimciler İçin Vergisel Riskler ve Fırsatlar" semineri, iş dünyasının kadın temsilcilerini bir araya getirdi. Moderatörlüğünü TSKF Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu Koordinatörü Nurdan Koçlular’ın üstlendiği etkinlikte; vergi mevzuatı, mali yükümlülükler, teşvik mekanizmaları ve sürdürülebilir finansal yönetim başlıkları altında, kadın girişimcilerin iş yaşamında karşılaşabilecekleri riskler ve büyüme fırsatları kapsamlı şekilde ele alındı. "Girişimci kadınlar toplumsal dönüşüme öncülük ediyor" Seminerin açılışında konuşan Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkan Vekili Filiz Yayla, federasyonun kadınlar ve genç kızlar için eğitimden sağlığa kadar 5 ana odakta çalıştığını belirtti. Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmanın en stratejik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yayla, "Kadın girişimcilerimiz yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda istihdam oluşturuyor, toplumsal dönüşüme öncülük ediyor ve gelecek nesillere ilham veriyor" dedi. Vergisel süreçlerin girişimcilik yolculuğundaki önemine dikkat çeken Yayla, "Vergi mevzuatı doğru yönetildiğinde işletmeler için önemli bir fırsat sunarken, ihmal edildiğinde ciddi riskler doğurabiliyor. Bugün burada kadın girişimcilerimizin bu süreçleri daha bilinçli yönetmelerine destek olmak için bir aradayız. Bu seminerin, kadınlarımızın iş hayatında daha sağlam adımlar atmasına ve yollarının aydınlanmasına katkı sağlamasını diliyor, Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü`nün kıymetli üyeleri başta olmak üzere, tüm katılımcılarımıza teşekkür ederim" diye konuştu. "Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını önemsiyoruz" TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise konuşmasında, mali süreçlerin etkin yönetimine dikkat çekti. Girişimciliğin artık yalnızca üretmek ya da satış yapmakla sınırlı olmadığını belirten Şen, "Günümüzde girişimcilik; değişen ekonomik şartları doğru okumayı, mali süreçleri etkin yönetmeyi ve sürdürülebilir bir iş yapısı oluşturmayı da gerektiriyor. Özellikle vergi mevzuatı gibi teknik alanlarda doğru bilgiye sahip olmak, işletmelerimizin büyümesi, risklerin azaltılması ve fırsatların doğru değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki önemine dikkat çeken Şen, "Bizler TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını destekleyen, bilgiye erişimini artıran ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan her çalışmayı çok kıymetli buluyoruz. Kadın girişimcilerimizin üretimde, ihracatta, karar alma mekanizmalarında ve toplumsal dönüşümde daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" diye konuştu. "Destek ve teşviklerle finansal fotoğrafınızı güçlendirin" Seminerde konuşan Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ve Bilirkişi Seval Karakoç, kadın girişimcilerin finansal süreçleri günlük operasyonların ötesinde stratejik bakış açısıyla yönetmesi gerektiğini belirtti. Şirket kuruluşunun ilk günlerinden itibaren mali disiplinin önemine dikkat çeken Karakoç, "Şirketinize bir finansal lider gibi bakın. Genç girişimci teşviklerinden evde üretim vergisi muafiyetine, desteklerden SGK prim avantajlarına kadar pek çok imkân mevcut. Özellikle kadın ortaklı şirketler için sunulan özel indirimler, girişimcilerimiz için birer kaldıraç görevi görüyor. Şirketinizin her ay düzenli olarak finansal fotoğrafını çekmek, bu fırsatları kaçırmamanızı sağlar" dedi. Karakoç ayrıca, KDV, stopaj, huzur hakkı ve kâr payı dağıtımı gibi teknik konularda da katılımcıları bilgilendirdi. Mevzuata uyum, işletmeleri koruyan en güçlü kalkan Vergi Avukatı ve Eski Vergi Müfettişi Şebnem Becce Özdemir ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dijital dönüşüm süreciyle birlikte devreye aldığı yapay zeka destekli yeni nesil denetim sistemlerine dikkat çekti. Kurgan, Meva ve Beyanname Gözetimi gibi sistemlerin harcamaları, banka hareketlerini ve mal varlığı verilerini saniyeler içinde analiz edebildiğini vurgulayan Özdemir, "Yüksek Gelir Grubu Uyum Programı ile beyan edilen gelir ile yaşam standardı arasındaki uyumsuzluklar artık anında tespit ediliyor. Mevzuata uyum, işletmeyi koruyan en güçlü kalkandır. Bu nedenle vergi idaresinden gelen bildirimleri zaman kaybetmeden değerlendirmek ve süreci şeffaf yönetmek hem mali yükleri hem de telafisi güç hukuki riskleri önemli ölçüde azaltacaktır" uyarısında bulundu. Özdemir, kadın girişimcilere hukuki süreçlerde hak arama yollarını da anlattı. Kadın girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:21 Bursa’da ücretsiz fide izdihamı Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle ‘fide bizden, ürün sizden’ sloganıyla 8 çeşit, 120 bin fide ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle ‘fide bizden ürün sizden’ sloganıyla dağıtılan ücretsiz fideler yoğun ilgi gördü. Binlerce vatandaş fide almak için Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde sabah saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu. Kapya biber, sofralık kırmızı domates, dolmalık biber, çarliston biber, tatlı kıl sivri, salçalık kırmızı domates, çiçek acı biber ve uzun patlıcan olmak üzere 8 farklı çeşit 120 bin fide vatandaşlara dağıtıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Burada 8 farklı çeşitte toplam 120 bin fide dağıtıyoruz. Bizler, sizlerin verdiği parayla fide alıp sizlere dağıtıyoruz. Para sizin, patron sizsiniz. Sizin taleplerinizi karşılarız, parasını siz ödüyorsunuz çünkü. O yüzden daha fazlasına da bakarız bir dahaki dönem daha fazla dağıtırız. Tabi burada dağıttığımız ürünlerin hepsi Nilüfer’in kırsalından üretilmiş, kırsal mahallelerinden gelmiş çiftçimizin ürünleridir. Biz onların el emeğini aldık, şimdi sizin toprak ilginizle birleştiriyoruz. Böylece hem kırsal üreticilerimizi desteklemiş oluyoruz hem de sizleri doğayla buluşturuyoruz. Biber, domates, patlıcan, birçok ürünü burada veriyoruz’’ dedi. 8 çeşit fidenin dağıtıldığını söyleyen Başkan Özdemir, "Çoğumuz şehir merkezinde yaşıyoruz. Ama ‘Benim toprağım yok ki’ demeyin. Çatınızda, terasınızda, balkonunuzdaki saksıda da yetiştirebilirsiniz onları. Size sunduğu bu güzelliği çocuklarınızla birlikte yaşamanızı isteriz. Kendi gıdanızı yetiştirmenin, dalından bir domates koparmanın mutluluğu paha biçilmez bir şeydir. Özellikle çocuklarımızın bu sürece dahil olmasını istiyoruz. Çocuklar toprakla buluşsun, toprakta ürün üretsin, toprağa ellerini sürsün, o fidenin gelişimini izlesin, o fidenin ürünleriyle barışsın, bir arada olsun ve bunun kıymetini erkenden öğrensin" diye konuştu. Konuşmanın ardından Başkan Özdemir’de vatandaşlara fide dağıtımını gerçekleştirdi.
TÜSEDAD: "Tereyağında ithalat iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıktır"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:16 TÜSEDAD: "Tereyağında ithalat iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıktır" Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirildiğini vurgulayarak, "Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginliğe sebep olmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır" ifadesini kullandı. TÜSEDAD’dan yapılan açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesinin, üreticileri ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bıraktığı, birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığının azalmasına neden olduğu belirtildi. Bu durumun, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkenin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu’nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir." Bu düzenlemenin, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufu olduğu aktarılan açıklama, şöyle devam etti: "Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa şartları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, "Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız." ifadesi kullanıldı.
BTSO Bebek ve Çocuk Giyimi Sektörünü New York’a taşıdı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:08 BTSO Bebek ve Çocuk Giyimi Sektörünü New York’a taşıdı Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle bebek ve çocuk konfeksiyonu sektöründe yürüttüğü UR-GE Projesi kapsamında Amerika’nın New York şehrinde düzenlenen The Children’s Show ve Playtime Fuarı’na yaklaşık 70 sektör temsilcisiyle katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, BTSO Meclis Üyesi Sedat Şengül ve sektör temsilcilerinin yer aldığı heyet, program kapsamında sektördeki yenilikleri yerinde inceleme, küresel trendleri değerlendirme ve New York pazarını yakından tanıma imkânı buldu. Firmalar ayrıca pazarda faaliyet gösteren şirketlerle bir araya gelerek potansiyel iş birliklerine yönelik temaslarda bulundu. BTSO üyeleri, Amerika’da yatırımları bulunan Linum Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Altınok ile bir araya geldi. Görüşmede Amerikan pazarının sunduğu fırsatlar ve barındırdığı riskler ele alınırken; yatırım, iş birliği ve pazara giriş stratejileri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Program sonunda BTSO heyeti tarafından Sedat Altınok’a günün anısına hediye takdim edildi. "Amerika dünyanın en önemli pazarlarından biri" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Amerika’nın dünyanın en önemli pazarlarından biri olduğunu belirterek, "Yaklaşık 70 kişilik heyetimizle sektörümüz açısından son derece önemli bir programa imza attık. Bu pazarın sunduğu avantajları yerinde görme fırsatı bulduk. Türk ürünlerinin önümüzdeki yıllarda bu pazarda çok daha fazla yer edinmesini temenni ediyoruz. BTSO olarak üyelerimizin yanında olmaya ve ihracata rehberlik etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımıza ve programa katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum." dedi. "Uluslararası organizasyonlarda daha güçlü olmalıyız" BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt ise küresel rekabette güçlü bir konum elde etmenin önemine dikkat çekerek, "Uluslararası organizasyonlarda aktif şekilde yer almamız sektörümüzün geleceği açısından büyük önem taşıyor. New York’ta gerçekleştirdiğimiz temaslar, firmalarımızın vizyonuna önemli katkı sağladı. İhracatın her geçen gün daha da önem kazandığı bu süreçte bu tür programlar sektörümüze güç katıyor." ifadelerini kullandı. "Yeni pazarlar bulmamız gerekiyor" BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit de ihracatçılar açısından zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, "Pazar daraldı ve yeni pazarlar bulmamız gerekiyor. Amerika, bebek ve çocuk sektörü için önemli fırsatlar sunan bir pazar. New York gibi önemli bir merkezi yerinde inceleme fırsatı bulduk. UR-GE faaliyetleriyle sektörümüze destek sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyoruz." dedi. "Bu organizasyonların önemi artıyor" BTSO Meclis Üyesi Sedat Şengül ise sektörün geleceği için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Burada yerel firmalarla da bir araya geldik. İhracatın çok daha önemli olduğu bir dönemde bu organizasyonların önemi artıyor. Odamıza ve Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ederiz." şeklinde konuştu. Sektör temsilcilerinden Servet Yılmaz da programın sahadaki uygulamaları yerinde görme açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek, "Kendi çalışma modellerimize sentezleme imkânımız oldu. Durgun bir dönemden geçiyoruz ve bunu ancak ihracatla aşabiliriz. Bu çalışma bizim için çok değerli." dedi. BTSO’nun liderliğinde ve Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülen Bebek ve Çocuk Konfeksiyonu Sektörü UR-GE Projesi kapsamında New York’ta temaslarını sürdüren heyet, The Children’s Show’un yanı sıra Playtime Fuarı’nı da ziyaret ederek sektördeki yenilikleri yerinde inceleme fırsatı buldu.
İnsanlık tarihi Bursa’da masaya yatırıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 11:08 İnsanlık tarihi Bursa’da masaya yatırıldı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aktopraklık Arkeoloji söyleşilerinde insanlık tarihine dair pek çok ezberi değiştiren Göbeklitepe ve Karahantepe kazıları konuşuldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 6. buluşmasında ‘Mitlerin Doğuşu: Göbeklitepe - Karahantepe’ ele alındı. Aktopraklık kazılarına da uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul’un konuşmacı olduğu Merinos Tekstil ve Sanayi Müzesi Galeri Alanı’ndaki programa, tarih ve arkeoloji meraklıları büyük ilgi gösterdi. İnsanlık tarihine yön veren önemli arkeolojik keşiflerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı programda, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının ortaya koyduğu iz üzerinden neolitik dönemin inanç dünyasına, toplumsal örgütlenme biçimlerine ve yerleşik hayata geçiş sürecine dair önemli bilgiler paylaşıldı. Göbeklitepe ve Karahantepe’nin, insanlık tarihine dair bilinen pek çok ezberi değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Necmi Karul, bu alanların yalnızca arkeolojik açıdan değil, insanlık düşüncesinin ve ortak yaşam kültürünün gelişimi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Anıtsal yapıların inşa sürecinin, erken dönem insan topluluklarının iş birliği, planlama ve ortak inanç sistemleri etrafında bir araya gelebildiğini gösterdiğini belirten Karul, inanç, ritüel ve sembolizmin toplumsal yapının şekillenmesindeki rolüne dikkat çekti. Söyleşide ayrıca, arkeolojik kazıların bilimsel yöntemleri, elde edilen izlerin değerlendirilme süreçleri ve bu keşiflerin dünya arkeoloji literatüründeki yeri de ele alındı. Program soru cevap bölümüyle sona ererken; söyleşi dizisini büyük bir ilgiyle takip eden arkeoloji meraklıları, kültür ve tarih alanındaki çalışmalarından dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Başkan Bozbey Avrupa’da tarihi kent modelini inceledi
13 Şubat 2026 Cuma - 11:01 Başkan Bozbey Avrupa’da tarihi kent modelini inceledi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Tarihi Kentler Birliği tarafından Portekiz ve İspanya’ya düzenlenen teknik inceleme programına katılarak Avrupa’daki tarihi kent uygulamalarını yerinde inceledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin üyesi olduğu Tarihi Kentler Birliği tarafından 11-15 Şubat tarihleri arasında Portekiz ve İspanya’da teknik inceleme programı düzenleniyor. MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve üye belediyelerin başkanlarıyla birlikte teknik gezide yer aldı. Portekiz’den sonra ispanya Başkan Mustafa Bozbey ve beraberindekiler, tarihi ve kültürel mirasın korunması, başarılı uygulama örneklerinin yerinde incelenmesi ve tarihi kentlerde yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen program kapsamında Lizbon Belediye Başkanı Carlos Moedas ile bir araya geldi. Başkan Mustafa Bozbey ve heyet, daha sonra İspanya’nın Cordoba, Sevilla ve Granada kentlerinde de teknik gezi ve inceleme yapacak. Bilgi ve deneyim paylaşımı Program kapsamında yerel yönetim uygulamaları, tarihi kentlerin korunması ve yaşatılmasına yönelik çalışmalar, deprem hazırlıkları, mimari zenginlikler ve şehircilik yaklaşımları başlıklarında teknik saha gözlemleri yapılacak. Kültürel ve teknik gezilerle birlikte tarihi kentlerin korunmasına ilişkin uygulamalar, yerel yönetim politikaları ve sürdürülebilir kent yönetimi konularında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanacak.
Yazın kurumak üzereydi, Uludağ’ın karlarıyla yeniden coştu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:50 Yazın kurumak üzereydi, Uludağ’ın karlarıyla yeniden coştu Bursa’nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu. Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa’nın hem Marmara Bölgesi’nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor. Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ’dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor. Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ’a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu. Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı. İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi’nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor. Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ’a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi’nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi. Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul’dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ’ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.
Görme bozukluğu öğrenmeyi engelliyor
13 Şubat 2026 Cuma - 10:29 Görme bozukluğu öğrenmeyi engelliyor Dış dünyayı algılamamızın en temel yolu olan göz sağlığı, sadece görme becerisini değil; öğrenme kapasitesinden genel vücut sağlığına kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. BURTOM Konur Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şahan, gözlerin vücudun dış dünyaya açılan pencereleri olduğunu belirterek, düzenli muayenenin önemine dikkat çekti. Çocukluk döneminde görme sisteminin gelişim üzerinde etkili olduğunu ve görme bozukluklarının öğrenmeyi ve düşünce gelişimini engellediğini belirten Uzm. Dr. Şahan, yetişkinlik çağında da göz sağlığının, genel sağlık için kritik bir öneme sahip olduğunu dikkati çekerek, "Göz sağlığımızdaki en ufak bir problem ya da görme becerisinde hafif bir azalma bile yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkileyebilir ve günlük yaşamı zorlaştırabilir" dedi. Öğrenme güçlüğünün arkasında göz bozuklukları olabilir Dr. Betül Şahan, özellikle çocukluk döneminde görme sisteminin gelişim üzerindeki etkisine vurgu yaptı. Şahan, "0-2 yaş arasındaki öğrenmenin yüzde 80’i, sınıf ortamındaki öğrenmenin ise yüzde 75-90’ı görerek gerçekleşir" diyerek çarpıcı veriler paylaştı: "Yapılan araştırmalar, her 100 çocuğun 25’inde öğrenme güçlüğü olduğunu göstermektedir. Öğrenme güçlüğü yaşayan bu çocukların yüzde 75’inde, süreci zorlaştıran görme bozuklukları tespit edilmiştir. Bir çocukta görme sistemi düzgün çalışmıyorsa bu durum çocuğun öğrenme ve düşünce gelişimi için var olan potansiyelini kullanmasını engeller." Göz muayenesi birçok hastalığın erken habercisi Hayat boyunca genetik ve çevresel faktörler ile yaş ve var olan hastalıkların göz sağlığımızı tehdit edebildiğini, bu yüzden düzenli ve kapsamlı göz muayenesinin sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Şahan, "Tüm göz hastalıklarında erken teşhis, doğru teknolojilerle yapılan kapsamlı bir muayene ile mümkün olmaktadır" diye konuştu. Kapsamlı bir göz muayenesinin sadece göz hastalıklarını değil, vücuttaki birçok sistemik rahatsızlığı da ele verdiğini belirten BURTOM Konur Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Betül Şahan, muayene sırasında şu hastalıkların erken teşhisinin mümkün olabildiğini ifade etti : "Nörolojik Hastalıklar: Alzheimer, Multiple Skleroz (MS), Parkinson ve sinir felçleri. Sistemik Hastalıklar: Şeker hastalığı (Diyabet), hipertansiyon ve bazı kanser türleri. Diğer: Beyin tümörleri, romatolojik hastalıklar ve AIDS gibi bulaşıcı hastalıklar. " Ne sıklıkla muayene olmalıyız? Hiçbir şikayet olmasa dahi rutin kontrollerin aksatılmaması gerektiğini belirten Dr. Şahan, şu takvimi önerdi: "Bebek ve çocuklarda: Yenidoğan dönemi, 3. ay, 1, 3 ve 5 yaşları. Okul çağı ve yetişkinlerde: Yılda en az bir kez. Risk Gruplarında: Doktorun belirleyeceği daha sık aralıklarla." Göz sağlığını korumak için kurallar Dr. Betül Şahan, günlük hayatta uygulanabilecek koruyucu önlemleri şöyle sıraladı: Düzenli Muayene: Gözlük veya lens numaralarınızı güncel tutun. Ekran Molası: 20 dakikada bir 20 saniye boyunca 6 metre uzağa bakarak gözlerinizi dinlendirin. UV Koruması: Güneş gözlüğü takmayı alışkanlık haline getirin. Beslenme: A vitamini, Lutein ve Omega-3 (havuç, ıspanak, balık, ceviz) yönünden zengin beslenin. Zararlı Alışkanlıklar: Sigara içmeyin. Uyku Düzeni: Her gece 7-8 saat uyumaya özen gösterin. Hijyen: Özellikle lens ve kirpik temizliğine dikkat edin. Fiziksel Koruma: Travma riskine karşı koruyucu gözlük kullanın. Doğru Ekipman: Sadece doktorunuzun önerdiği gözlük veya lensi kullanın. Ertelemeyin: En ufak bir şikayette uzman doktora başvurun.
Osmangazi Belediyesi sanatseverleri tiyatroyla buluşturdu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:26 Osmangazi Belediyesi sanatseverleri tiyatroyla buluşturdu Kültürel yaşamı güçlendiren çalışmalarıyla sanatı toplumla bütünleştiren Osmangazi Belediyesi, ‘Hangisi Gerçek’ adlı tiyatro oyununu sanatseverler ile buluşturdu. Sanata verdiği destek ile birlikte ilçedeki yaşam kalitesini artırarak, tiyatroyu geniş kitlelerin beğenisine sunan Osmangazi Belediyesi, ünlü oyuncular Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’nun sahnelediği ‘Hangisi Gerçek’ adlı tiyatro oyununa perde açtı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinlikte modern şehir insanının günlük hayatına mizah aynası tutan komedi türündeki oyun, izleyicilere keyif dolu anlar yaşattı. İlişkilerin, tüketim kültürü ve sosyal medyanın getirdiği sahte gerçeklik içerisinde kaleme alındığı oyun, bol kahkaha dolu sahneleriyle Bursalıları gülmekten kırıp geçirirken, diğer yandan gerçekliğin hangisine yönelik olduğuna dair düşündürdü. Temponun düşmediği yaklaşık 2 saat süren oyunun ardından Çetin Altay ve Özlem Karaaytu, sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. "Seyirci Çok Coşkuluydu" Çok güzel bir oyun sergilediklerini belirten Özlem Karaaytu, "Bursa halkı çok güzeldi, seyircilerimiz çok coşkuluydu. Biz de sahnede çok eğlendik ve çok coşkulu anlar yaşadık. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Oyundan ve seyircinin ilgisinden dolayı oldukça çok keyif aldığını belirten Çetin Altay ise, "Seyirci çok iyiydi, çok güzel geçti. Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi halkına çok teşekkür ediyoruz. 2 saate yakın çok keyifli bir vakit geçirdik, ben çok mutluydum. Seyirciyi mutlu gördüğüm zaman daha da mutlu oluyorum" diye konuştu. Etkinliğin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’ya emeklerinden dolayı teşekkür plaketi takdiminde bulundu. Osmangazi Belediyesi’nin ‘Osmangazi’de Tiyatro Zamanı’ mottosuyla gerçekleştirdiği tiyatro etkinlikleri; 16 Şubat Pazartesi günü ‘Deli Ayten’ ve 22 Şubat Pazar günü ‘Toprak Ana’ adlı çocuk oyununun gösterimiyle devam edecek. Sanatseverler, oyunlara ücretsiz olarak katılım sağlayabilecek.