Yerel Haberler
Bursa
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:33 İpekyolu’nda Başkan Usta güven tazeledi İpekyolu Belediyeleri Turizm ve Kalkınma Birliği olağan meclis toplantısı İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta’nın Başkanlığında İznik’te toplandı. Yapılan seçimde Başkan Usta yeniden birlik başkanlığına seçildi. Bölgenin kültürel mirasını, turizm potansiyelini ve ticaret birikimini daha da geliştirerek bölgesel marka haline gelme hedefiyle çalışmalarına devam eden İpekyolu Belediyeleri Turizm ve Kalkınma Birliği, olağan meclis toplantısını İznik’te gerçekleştirdi. Üye belediyelerin belediye başkanları, Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcileri, meclis üyeleri ve ilgili bürokratların katılımıyla gerçekleşen meclis toplantısı 12 gündem maddesiyle toplandı. Toplantıda, gündeme alınan maddeler kapsamında, bölgesel turizm projeleri, kültürel etkinlikler, sürdürülebilir kalkınma stratejileri ve yerel yönetimlerin güç birliğini pekiştirecek çalışmalar hakkında detaylı değerlendirmeler yapıldı. Toplantı, İpekyolu üzerindeki belediyelerin iş birliğini daha da kuvvetlendirerek bölgede sürdürülebilir kalkınma hedeflerini güçlendirecek bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Kestel, Yenişehir ve Pamukova ilçelerinin birliğe katılım talepleri oy birliğiyle kabul edildi. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta yaptığı konuşmada, "İpekyolu Belediyeleri Turizm ve Kalkınma Birliği olarak, hem tarihimizden gelen değerleri yaşatmak hem de turizm ve kalkınmada bölgesel iş birliğini güçlendirmek için çalışıyoruz. Bugünkü toplantımız, bu yolda atılan önemli bir adımdır. Birliğin yeni döneminde oy birliğiyle bizleri yeniden Birlik Başkanlığına seçen değerli Belediye Başkanlarımıza, Meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Birlik üyesi belediyelerimiz ve ilçelerimiz için birlikte çalışmaya, projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi. Katılımcılar, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirilen bu toplantının ardından bölgesel kalkınma adına daha güçlü adımlar atılması konusunda hemfikir olduklarını ifade ettiler. Toplantının ardından İpekyolu Belediyeler Birliği Başkanı ve İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta heyete ilçenin tarihi, kültürel mekânları ile İznik Bazilikası Ören Yeri ve Roma Tiyatrosunu gezdirerek bilgilendirmede bulundu. Ayrıca İznik Belediyesi Tarım A.Ş tarafından hizmete sunulan et satış noktasını da gezen başkanlar çalışma hakkında Başkan Usta’dan bilgi aldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:27 Kızılcıklı Mahallesi’nde Trafik Eğitim Sokağı açıldı Nilüfer Belediyesi, çocuklara erken yaşta trafik bilinci kazandırmak amacıyla Kızılcıklı Mahallesi’nde "Trafik Eğitim Sokağı"nı hizmete açtı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Sokağı araç trafiğine kapattık. Asıl sahiplerine, yani çocuklarımıza verdik" dedi. Nilüfer Belediyesi, Kızılcıklı Mahallesi’nde trafik güvenliği bilincinin artırılması amacıyla hayata geçirilen Trafik Eğitim Sokağı’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve Hasanağa Şehit Piyade Er Kadir Çavuşoğlu İlkokulu ve Ortaokulu idarecileri ve öğrencileri katıldı. Başkan Şadi Özdemir, kadınlar, gençler, çocuklar ve dezavantajlı grupların her zaman için öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Bu doğrultuda projeler ürettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, "Kentimizde trafik eğitim parkurları var. Ancak baştan sona bu amaca ayrılmış bir sokak henüz yoktu. Burası Bursa’nın ilk trafik eğitim sokağı olacak. Bu yeri özenle seçtik. Okul çıkışlarında burada çok trafik oluyordu. Velilerimiz ve öğretmenlerimiz bu sorunu bize iletti. Biz de hemen harekete geçtik. Bu sokağı araç trafiğine tamamen kapattık. Sokağı asıl sahiplerine, yani çocuklarımıza verdik. Burada çocuklarla birlikte olmak bizlere büyük bir mutluluk veriyor. Her şey onlar için" dedi. Çocukların burada trafik eğitimi alacaklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Burada tam 40 tane trafik tabelası var. Sadece yürüyüş kurallarını öğrenmeyeceksiniz. Özel bisiklet yolumuz da var. Burada bisiklet kullanmayı güvenle öğreneceksiniz. Üstelik çevremizi de koruyoruz. Bazı tabelalarımız enerjisini doğrudan güneşten alıyor" diye konuştu. 2-8 Mayıs’ın Trafik Haftası olduğunu hatırlatan ve kutlayan Başkan Şadi Özdemir, "Amacımız burayı kalıcı bir trafik eğitim merkezine dönüştürmek. Emniyet ile birlikte çalışacağız. Başka okullardan çocuklarımız da buraya gelecek. Trafik kurallarını yaşayarak öğrenecekler" dedi. Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep ise sokağın hayırlı uğurlu olmasını diledi. Açılışın ardından trafik polisleri tarafından kısa bir eğitim verildi. Başkan Şadi Özdemir ile Milletvekili Yunus Emre, çocuklarla pedal destekli go-kart araçlarına binerek, uygulamalı trafik eğitimine katıldı.
Ramazan’da tatlı tercihi hafiflerken, kestane şekeri öne çıkıyor
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:20 Ramazan’da tatlı tercihi hafiflerken, kestane şekeri öne çıkıyor Ramazan’da uzun süren açlık sonrası ağır şerbetli tatlılar yerine daha dengeli seçeneklere yönelim artıyor. Bu dönemde ölçülü tüketildiğinde kestane şekeri, hem pratik hem de geleneksel bir tatlı alternatifi olarak öne çıkıyor. Ramazan ayı yaklaşırken, iftar ve sahur sofralarında tatlı tüketimi de yeniden gündeme geldi. Uzun süren açlık sonrası vücudun bir anda ağır şeker ve yağ yüküyle karşılaşması, sindirim sistemi ve kan şekeri dengesi açısından dikkat gerektirirken, Ramazan’da tatlı tercihlerinin daha "hafif ve dengeli" seçeneklere yöneldiği ifade ediliyor. Bu dönemde özellikle ağır şerbetli tatlılar yerine, daha kontrollü içeriklere sahip geleneksel lezzetler ön plana çıkıyor. Lif, mineral ve vitamin içeriğiyle bilinen kestanenin tatlı formu olan kestane şekeri ise ölçülü tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacını karşılayan hem de daha dengeli bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise yurt dışına Bursa kestane şekeri üreten İlka Şekerleme’nin Genel Müdürü Mümin Akgün, Ramazan’da tatlı tüketiminde "ölçü" vurgusunun daha da önem kazandığını belirtti. Akgün, kestanenin doğal yapısının potasyum başta olmak üzere çeşitli minerallerle desteklendiğini, B grubu vitaminleri ve lif oranı sayesinde sindirim açısından daha dengeli bir seçenek sunduğunu dile getirdi. Bu özellikleriyle kestanenin, özellikle iftar sonrası ağır tatlılar yerine daha kontrollü bir alternatif arayan tüketiciler için öne çıktığını ifade eden Akgün, kestane şekerinin de bu doğal ürünün kontrollü bir tatlı formu olarak Ramazan sofralarında yer bulabileceğini söyledi. "Ölçü çok önemli, doğal tatlılar tercih edilmeli" Ramazan döneminde tatlı tüketiminin kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çeken Mümin Akgün, bu süreçte vücudu zorlamayan, dengeli içeriklere sahip tatlıların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Akgün, "Ramazan’da iftar sonrası tatlı tüketimi artabiliyor. Bu süreçte ağır seçenekler yerine, daha dengeli içeriklere sahip ürünler tercih edilmeli. Kestane şekeri de ölçülü tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacını karşılayabilen hem de enerji desteği sunabilen seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı. Ramazan sofralarında geleneksel bir Bursa lezzeti Bursa’nın simge lezzetlerinden biri olarak kabul edilen kestane şekeri, Ramazan döneminde de hem iftar sonrası hem de sahurda küçük porsiyonlarla tüketilebilecek pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Özellikle ağır şerbetli tatlılar yerine daha dengeli bir alternatif arayan tüketiciler için kestane şekeri, geleneksel lezzetiyle Ramazan sofralarında yerini koruyor.
2026’nın yeni yatırım alanları belli oldu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:39 2026’nın yeni yatırım alanları belli oldu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında, TR41 Bölgesi illeri olan Bursa, Eskişehir ve Bilecik için 2026 yılı yeni yatırım alanları belirlendi. Programla, bölgelerin yetkinlik ve teknoloji üretim kapasitesinin artırılması, ithal girdilerin yerli imkânlarla üretilmesi ve tedarik zincirinin yerlileştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Belirlenen yatırım konuları, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından yürütülen kapsamlı saha çalışmaları, sektör analizleri, paydaş görüşmeleri ve bölgesel potansiyel değerlendirmeleri doğrultusunda oluşturuldu. "Yatırım önceliklerini sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre belirledik" Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yatırımcılara yönelik önemli destekler sağlanacağını belirtti. Bayram, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yatırım önceliklerimizi belirlerken sahada yürüttüğümüz detaylı analizleri, sanayicilerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeleri ve sektör bazlı ihtiyaç tespitlerini esas aldık. Bölgemizin mevcut üretim kapasitesini daha ileriye taşıyacak, katma değeri yüksek alanlara odaklanan bir yapı oluşturduk." Bayram, program kapsamında vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, faiz veya kâr payı desteği ile makine ve teçhizat alımlarına yönelik finansman desteklerinin yatırımcılara sunulduğunu da vurguladı. Programın TR41 Bölgesi’nde üretim kapasitesinin artırılmasına, yeni istihdam alanlarının oluşturulmasına ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmasına katkı sağlamasının beklendiğini ifade eden Bayram, yatırımcıları belirlenen öncelikli alanlarda proje geliştirmeye davet etti. Bursa’da üretim gücü yüksek katma değerli üretimle artırıyor. Bursa için desteklenecek yatırımlar arasında; Havacılık ve Savunma Sanayiine Yönelik Alt Sistem Bileşenlerinin Üretimi (eyleyici sistemler, kompozit kanat ve gövde malzemeleri vb.), Kauçuktan yüksek katma değerli ürün üretimi (sismik izolatör, raylı sistem/otobüs için körükler, şok-darbe sönümleyici sistemler, hava araçları için iniş takımı parçaları, titreşim önleyici sistemler vb.), Taşıtlarda Soğutma Sistemi Parçaları Üretimi (elektronik kontrollü/mekanik devridaim su pompası, termostat, ısı eşanjörü vb.), Yüksek katma değerli teknik tekstil ürünleri ve fonksiyonel kumaş üretimi (softshell / hardshell / floresan / membranlı / alev geciktirici (FR)/ antistatik (ESD)/ kesilmeye dayanıklı / balistik ve termal kumaş vb.), Bu alanlarda yapılacak yatırımların, Bursa’nın sanayi altyapısını güçlendirmesi ve ihracat potansiyelini artırması hedefleniyor. Eskişehir’de teknoloji odaklı sanayi güçleniyor. Eskişehir için belirlenen yeni yatırım konuları; Elektrikli Ev Aletlerine Yönelik Endüstriyel Metal Şekillendirme ile Metal Parça Üretimi (sac gövde-panelleri, şase/taşıyıcı parçalar vb.), Havacılık Sektörüne Yönelik Parçaların Üretimi ve İşlenmesi (jet motorlarına ait nikel ve titanyum alaşımlı rotor, şaft, bağlantı göbeği ve dişli sistemleri ile hava araçlarının gövde, kanat, kuyruk, stabilizasyon, iniş takımı ve motor-güç ünitesi yapısal parçaları vb.), Raylı Taşımacılık için Demiryolu Araçlarına Ait Parçaların Üretimi veya Test ve Belgelendirme Merkezi (kompozit gövde, cer motoru, otomatik kapı ve sistemleri, şasi ve boji yapısal parçaları ile mekanik alt sistemler vb.), Tarım Makineleri Aksam ve Parçaları Üretimi (yüksek dayanımlı metal aksamlar, hidrolik sistem bileşenleri, hassas mekanik ve talaşlı imalat parçaları, montajlı alt sistemler vb.) Bu yatırımların ilin teknoloji ve üretim kabiliyetini ileriye taşıması bekleniyor. Bilecik’te katma değerli tarım ve sanayi yatırımları güçleniyor. Bilecik için belirlenen yeni yatırım konuları; Asgari 1.000 Küçükbaş Entegre Et ve/veya Süt Hayvancılığı Yatırımı, Mermer Atıklarından Yüksek Katma Değerli Ürün Üretimi (kimyevi ürünler, kozmetik ürünleri, yapı malzemeleri, yapı kimyasalları vb.), Meyve/Sebze ve Atıklarından Katma Değerli Ürünler Üretimi (toz veya sıvı formda doğal pigment, rasyon paketi, hazır salata, lif ürünleri, meyve tozu/granülü vb.), Teknik Seramik Ürünleri Üretimi (ileri seramik malzemeleri, alümina, zirkonya, silisyum karbür vb.). Bu yatırımlar ilin tarım ve sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması ve katma değerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Başvurular elektronik ortamda alınacak Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’na başvurular, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından oluşturulan yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresi üzerinden elektronik ortamda yapılacak.
Başkan Bozbey: "Barajdaki doluluk oranı henüz yeterli değil"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:32 Başkan Bozbey: "Barajdaki doluluk oranı henüz yeterli değil" Doğancı ve Nilüfer barajlarındaki doluluk oranlarının yüzde 35-40 seviyelerinde seyrettiğini açıklayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bu seviyenin Bursa için yeterli olmadığını söyledi. Çınarcık Barajı suyunun Bursa’ya aktarılmasıyla ilgili çalışmalar tüm hızıyla sürerken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey Çınarcık, Doğancı ve Nilüfer barajlarındaki son durumu yerinde inceledi. BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu ve BUSKİ yetkililerinden, barajların son durumları hakkında bilgi alan Başkan Mustafa Bozbey, yapılacak işlemler ve projeler hakkında fikir alışverişinde bulundu. Su seviyesinin Doğancı Barajı’nda yaklaşık yüzde 35, Nilüfer Barajı’nda ise yaklaşık yüzde 40 civarında olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, seviyenin geçen seneyle aynı olduğunu belirtti. Uludağ’a yağan kar ve yağmurlarla birlikte barajlardaki doluluk oranını belirli bir seviyeye geleceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Ancak barajlardaki doluluk oranı henüz yeterli değil. Umudumuz su seviyesinin yüzde 80-90’lara kadar çıkması. Bursa’nın artık su şehri olmadığını bilmeliyiz. Bursalıların tasarruf konusundaki hassasiyetini biliyorum. O yüzden Bursalıları tekrar tasarruf yapmaya davet ediyorum" dedi. Bilim insanlarının 2026’nın 2025’ten daha kurak geçeceğini açıklamasının da kendilerini düşündürdüğünü dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Suyumuzu tasarruflu kullanmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki arıtma tesisinin mayıs ayında devreye girmesiyle hep birlikte nefes alacağız. Bursa’nın su sorununu kökten çözmüş olacağız. Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa’nın gelecek yıllarını düşünerek adım atıyoruz ve proje üretiyoruz. Bursa’nın her sorununu olduğu gibi su sorununu da çözecek anlayışı ortaya koyuyoruz" diye konuştu.
Başkan Şadi Özdemir yüksek teknolojiyi işaret etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:20 Başkan Şadi Özdemir yüksek teknolojiyi işaret etti Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçedeki organize sanayi bölgeleri (OSB) temsilcileriyle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Toplantıda kaçak yapılarla mücadelede kararlılık mesajı veren Başkan Şadi Özdemir, "Kontrolsüz büyüme, gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bursa artık yüksek teknoloji odaklı bir dönüşüme odaklanmalı" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi; "Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız." Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum" diye konuştu. Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, açıkladıkları "Spor Manifestosu" kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar.
Şakacı kahveye gelen çıkamıyor
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:59 Şakacı kahveye gelen çıkamıyor Bursa’nın İnegöl ilçesinde kıraathane işleten Ferudun Türkmen (62) ilk kez gelen müşterilerini şakalarıyla karşılıyor. Tencere boyutunda fincanlarıyla yapılan servise şaşıran müşteriler, sahte bardakla yapılan, çay dökme şakasıyla kısa süreli panik yaşıyor. İnegöl’ün Tahtaköprü Mahallesi’nde 51 yıldır kıraathane işleten Ferudun Türkmen, "Babam 1953’te kahveyi açar. Kahveden sonra tabi uzun zaman berberlik, santralcilik yaptığından dolayı bizde babamızın yanında yetiştik. 13 yaşından beri bu kahve işini yapıyorum ben, şu anda tam 50 yıl oldu. 50 yıldan beri de buradayım, kahvemdeyim. 20-25 yıldır da şakamızı yapıyoruz. Bu şakamızı ben İnegöl’de bir toptancıdan aldım. Toptancıdan aldıktan sonra geldik kahvede böyle şakalarımızı, çay dökmeye başladık. Vatandaşlarımızın bazıları bozuluyor bazıları bozulmuyor. Dedik biz bu şakamızı daha da genişletelim, ondan sonra devam ettik. O zamandan bu zamana da şakamızı yapıyoruz yani. Valla tepki olarak bazı insanlarımız kızıyor bazıları anladıktan sonra özür diliyor. Ama özür diliyorlar ondan sonra bir daha gülerek geçiştiriyoruz olayı. Geçen arkadaşlar geldiler bana aynı şekil ters olarak bana bir şaka yaptılar onlarda. Arkadaşlar geldiler, söylemişler arkadaşa şaka yapıyor falan diye tabi biz şakamızı yaptık arkadaş kalktı fırladı oturduğu yerden. Bu sefer ben gidiyorum bana sıcak bir şey döktünüz bilmem ne diyerek meğer onlar bana şaka yapmışlar. Birkaç sene daha devam ederiz, sonra emekliye ayrılır gideriz" dedi. Yaptığı şakaların, 7’den 70’e herkesi önce korkuttuğunu sonra da güldürdüğünü söyleyen Ferudun Türkmen, kıraathanesine gelen bürokrat ve siyasetçilere de şaka yaptığının belirtti. Türkmen," Daha çok eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Alinur Aktaş Bey’e yaptık. İnegöl Kaymakamımız Eren Arslan Bey’e yaptık. AK Parti Bursa Milletvekilimiz Ayhan Salman’a yaptık. Gelenlere yapmaya çalışıyoruz, onların da hoşlarına gidiyor. Devam ediyoruz gidiyoruz" şeklinde konuştu.
Yüzme bahanesiyle 5 yaşındaki çocuğunu öldürdü
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:27 Yüzme bahanesiyle 5 yaşındaki çocuğunu öldürdü Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir anne, yüzmek istediği bahanesiyle 5 yaşındaki oğlunu denize atarak ölümüne sebep oldu. Olayın ardından gözaltına alınan annenin ifadesinde suçunu itiraf ettiği öğrenildi.Olay, saat 16.00 sıralarında Mudanya ilçesi Güzelyalı Yat Limanı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, S. Güçlü (30) isimli kadın, 5 yaşındaki oğlu Muhammed Baran Güçlü ile birlikte sahile geldi. İddiaya göre anne, elinden tuttuğu küçük çocuğunu denize attıktan sonra kendisi de suya atladı. Bir süre sonra kendi imkanlarıyla kıyıya çıkan kadın, çocuğunu çıkaramadı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine deniz polisi ve sağlık ekipleri sevk edildi.Ekiplerin yaptığı çalışma sonucu denizden çıkarılan 5 yaşındaki Muhammed Baran Güçlü’nün hayatını kaybettiği belirlendi. Küçük çocuğun cansız bedeni, cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından Mudanya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.Gözaltına alınan anne S. Güçlü’nün ilk ifadesinde, "Psikolojik sorunlarım vardı. Yüzmek istedik, sonra ölmek istedik. Çocuğu denize attım, ben de atladım. Daha sonra kıyıya çıktım, çocuğu çıkaramadım. Pişmanım" dediği öğrenildi.Polis ekiplerince gözaltına alınan anne hakkında "kasten öldürme" suçundan işlem başlatıldığı, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:53 Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, AFAD iş birliği ve Avrupa Birliği destekli PROCULTHER-NET 2 Projesi kapsamında 30 ülkeden uzmanlar, Bursa’da buluşarak kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası tatbikat gerçekleştirdi. Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor." PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özellikle kültürel mirasın korunmasına yönelik titiz bir çalışma yürüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.