Yerel Haberler
Bursa
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi 15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46:21 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02 Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02 TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: "Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var" Bursa Uludağ Üniversitesi ’Küresel Adalet Arayışı’ konferansına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Kurtulmuş, özellikle gelir dağılımındaki uçurumun, savaş ekonomisinin ve uluslararası kurumların işlevsiz hâle gelmesinin insanlık için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerden bahsetti. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde salonu dolduran öğrencilere seslenen Kurtulmuş, her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu belirterek "Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hâle getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Küresel iklim krizleri, kuraklık ve açlık gibi sorunların yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu belirtti. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmediklerini belirten Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Sekiz milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları hepimiz görüyoruz. Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz" diye konuştu. Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biridir. Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Lamine Yamal’ın FC Barcelona’nın şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı taşımasına değinen Kurtulmuş, "Mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun. İstediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur. Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir. Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını" diye konuştu. "Biz her zaman mazlumun yanında olduk" ’Biz millet olarak Allah’ın izniyle her zaman mazlumun yanında olduk’ diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezine Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan orada, hani Kuruluş Ertuğrul dizileri var ya, aynen öyle. Beş yüz tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı Cihan Devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur." "Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu" Kurtulmuş, "Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" diye konuştu. Konuşma sonrası protokol ve salonu dolduran öğrenciler hatıra fotoğrafı çekindi.
Kani Ademoğlu: "Sezon sonu bu hikayenin mutlu bir tablo ile biteceğine inanıyoruz"
25 Ocak 2026 Pazar - 18:30 Kani Ademoğlu: "Sezon sonu bu hikayenin mutlu bir tablo ile biteceğine inanıyoruz" İnegölspor Kulüp Başkanı Kani Ademoğlu, Karaman FK maçının ardından, "Sezon sonu bu hikayenin mutlu bir tablo ile biteceğine inanıyoruz" dedi. İnegölspor, sahasında Karaman FK’yı 6-1 mağlup etti. Maçın ardından başkan Kani Ademoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ademoğlu, alınan galibiyetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek oyuncuları ve teknik ekibi tebrik etti. Seyircisiz oynanan karşılaşmada iyi bir mücadele ortaya koyduklarını belirten Ademoğlu, "Rahat kazandık. İlk yarıda berabere kaldığımız bir rakipti. Futbolda rakibi ciddiye almadığınız, disiplini kaybettiğiniz anda hüsran yaşayabilirsiniz. Futbolcu kardeşlerimiz çok iyi mücadele etti. Hepsine teşekkür ediyorum" dedi. "Zorlu maçlar var, takımıma inanıyorum" Önlerinde önemli karşılaşmalar olduğuna dikkat çeken Ademoğlu, teknik heyet ve futbolculara güvendiğini vurgulayarak, "Önümüzde zorlu maçlar var ama ben teknik ekibimize ve futbolcu kardeşlerimize inanıyorum. Bu yükün altından kalkacağız. Önce Şanlıurfaspor, ardından Kastamonuspor maçlarını inşallah kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Maçlar taraftarsız olmuyor" Taraftarlara da çağrıda bulunan başkan Ademoğlu, sezon sonuna kadar ceza alınmaması gerektiğinin altını çizerek, "Maçlar taraftarsız olmuyor. Sezon sonuna kadar asla ceza yemeyelim. Takımımızı motive etmemiz lazım çünkü her puan bizim için çok değerli. Önümüzdeki maçlar bu maç kadar kolay olmayacak. Taraftarımıza çok ihtiyacımız var" diye konuştu. "Destek veren herkese teşekkür ediyoruz" Gelen bir soru üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e de teşekkür eden Ademoğlu, "Sayın Mustafa Bozbey’i ziyaret ettikten sonra Batman maçında bizimleydi. Geçtiğimiz hafta da takımımıza maddi anlamda destek oldu, önümüzdeki haftalarda da desteklerin süreceğini söyledi. Kendisine teşekkür ediyoruz" açıklamasında bulundu. "İnegölspor büyük bir ailedir" Kulübün zorlu bir süreçten geçtiğini vurgulayan Ademoğlu sözlerini şöyle tamamladı: "İnegölspor Bursa’nın takımıdır. Futbolda maddiyat her geçen gün zorlaşıyor. Bu süreçte yanımızda olan tüm büyüklerimize ve sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz. Biz sezon sonunda bu hikayenin mutlu bir tabloyla biteceğine inanıyoruz."
Bursa’da 2 kadının hayatını kaybettiği kazada sürücü tutuklandı
25 Ocak 2026 Pazar - 18:27 Bursa’da 2 kadının hayatını kaybettiği kazada sürücü tutuklandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde ağaca çarpan otomobilde 2 kadının hayatını kaybettiği kazada yaralı sürücü, hastanedeki tedavisinin ardından tutuklandı. Kaza, 20 Ocak günü saat 01.30 sıralarında İnegöl’ün kırsal Ortaköy Mahallesi yolu üzerinde meydana geldi. Ortaköy Mahallesi’nden İnegöl merkeze giden Selahattin Y. (27) yönetimindeki 16 FC 849 plakalı otomobil, virajda sürücüsünün kontrolünden çıkarak yol kenarındaki ağaca çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç hurdaya dönerken, olay yerine sağlık, polis ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Kazada otomobilde yolcu olarak bulunan Sena Arslan (24) ve Şilan Kızılveren (23) hayatını kaybederken, sürücü Selahattin Yiğit ile yolcu Onur C. (24) yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden kadınların cenazeleri ise, savcılık incelemesinin ardından ailelerine teslim edildi. Sena Arslan’ın cenazesi Mesudiye Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Şipali Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şilan Kızılveren’in cenazesi ise cemevinde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kent Mezarlığı’nda defnedildi. Şilan Kızılveren’in Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı 3. sınıf öğrencisi olduğu öğrenildi. Kazada yaralanan yolcu Onur C.’nin hastanedeki tedavisi sürerken, sürücü Selahattin Y. 5 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Taburcu edilmesinin ardından gözaltına alınan Selahattin Y.’nin ifadesinde, "O akşam gezdikten sonra geri dönüyorduk. Yollar ıslaktı, araç kaydı ve kaza oldu. Kendi kontrolüm dışında meydana geldi" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen sürücü, çıkarıldığı mahkemece taksirle 2 kişinin ölümüne neden olmaktan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İsmail Güldüren: "Play-off hedefimize inançla yürüyoruz"
25 Ocak 2026 Pazar - 18:27 İsmail Güldüren: "Play-off hedefimize inançla yürüyoruz" İnegölspor Teknik Direktörü İsmail Güldüren, Karaman FK’yı 6-1 mağlup ettikleri maçın ardından, "Play-off hedefimize inançla yürüyoruz" dedi. İnegölspor, sahasında Karaman FK’yı 6-1 mağlup etti. Maçın ardından İnegölspor Teknik Direktörü İsmail Güldüren açıklamalarda bulundu. Güldüren, farklı galibiyete rağmen maçın sanıldığı kadar kolay geçmediğini söyledi. Oyuncuları maça konsantre etmenin zor olduğunu ifade eden tecrübeli teknik adam, "Böyle maçlar her zaman daha zordur. Oyuncuyu konsantre etmek kolay değildir. Ancak biz bu işe inanmış, gönül vermiş oyunculardan oluşan bir ekibiz. Futbolcularımız son dakikaya kadar çok iyi mücadele etti ve bunun karşılığında da skoru aldık. Tüm futbolcularımı tebrik ediyorum" dedi. "Şanlıurfa maçına odaklandık" Önlerinde zorlu bir fikstür olduğuna dikkat çeken Güldüren, "Önümüzde dört önemli maç var. Bu maçların üçü puan durumunda bizim üstümüzde olan takımlarla. Karaman maçını geride bıraktık. Şimdi çarşamba günü deplasmanda oynayacağımız Şanlıurfaspor maçına odaklandık. İnşallah bu maçtan puan ya da puanlar alarak yolumuza devam etmek istiyoruz" diye konuştu. "Hedefimiz İnegölspor’u play-off’a taşımak" Play-off hedeflerine de değinen Güldüren, İnegölspor’un uzun süredir bu başarıya hasret olduğunu hatırlatarak, "Belki de sezon başında kimsenin hayal etmediği bir başarıyı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İlk hedefimiz İnegölspor’u play-off oynatmak. Bu sürecin ne kadar zorlu olduğunu biliyoruz, geçmişte yaşadık ve tecrübe ettik" ifadelerini kullandı.
Bursa’da belediye başkanlarından güç birliği
25 Ocak 2026 Pazar - 17:30 Bursa’da belediye başkanlarından güç birliği Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kenti bütüncül bir yaklaşımla ele almak amacıyla düzenlenen ‘Belediye Başkanları Toplantısı’nda 17 ilçenin belediye başkanı ve temsilcileriyle bir araya geldi. Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Toplantısı’nda, Bursa genelinde yürütülen çalışmalar ile ilçelere ilişkin son değerlendirmeler ele alındı. Yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, ortak projeler ve ilçelerin öncelikli ihtiyaçlarının da konuşulduğu buluşmada, ilçelerde devam eden ve planlanan çalışmalar görüşülerek, fikir ve öneriler değerlendirildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, belediye başkanları ve temsilcileriyle bir araya gelerek yapılan çalışmaları değerlendirdiklerini söyledi. Yürütülen hizmetler konusunda da görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Türkiye’ye örnek olacak şekilde üç ayda bir belediye başkanlarımızla toplanıyoruz. Böylece dayanışmamızı da güçlendiriyoruz. Her bir Bursalıya hizmet etmek hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bu kent hepimizin, bu kente karşı hepimiz sorumluyuz. Ev sahipliğinden dolayı Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır’a teşekkür ediyorum" dedi. Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, ortak akılla projeler üretmenin ve sinerji oluşturmanın son derece kıymetli olduğunu altını çizdi. Bu anlayışla hem Orhaneli’ye hem de Bursa’ya hizmet etmeye devam edeceklerini belirten Tayır, toplantıya katılan tüm belediye başkanlarına teşekkür etti. Toplantının sonunda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır’a günün anısına 700. yıl portföyünü hediye etti.
Çocuklar Osmangazi’de sanat dolu günler yaşıyor
25 Ocak 2026 Pazar - 15:02 Çocuklar Osmangazi’de sanat dolu günler yaşıyor Osmangazi Belediyesi, çocukların sömestr tatilini verimli, eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmesi için Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde birbirinden renkli etkinlikler düzenliyor. Tatil boyunca devam eden Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, miniklerin hayal dünyasını zenginleştirirken sanata olan ilgilerini de pekiştiriyor. Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, renkli görüntülere sahne oldu. Atölye boyunca minik sanatçılar, hayal güçlerini kalem ve boyalarla buluştururken kendi masal dünyalarını kağıda aktardı. Renklerin coşkusu çocukların yüzlerindeki tebessümle birleşirken, her çizgi ve her fırça darbesi yeni bir hikayenin kapısını araladı. Yürütülen çalışmalar kapsamında çocukların karakter tasarlamayı, sahne kurgulamayı ve bir kitabın görsel dilini oluşturmayı öğrendiğini söyleyen kurs eğitmeni Kerem Taydaş, "Dört hafta boyunca sürecek bu atölyede çocuklar, kendi yazdıkları hikayeleri yine kendi çizimleriyle birleştirerek gerçek bir kitap haline getirme fırsatı bulacaklar. Şu anda bu etkinliği iki seans halinde yürütüyoruz. Cumartesi günleri saat 11.00’de, pazar günleri ise saat 14.00’te atölyemiz devam ediyor. Çocukların hem üretip hem de çok keyifli vakit geçirdiğini görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Bu güzel etkinliğin hayata geçmesinde emeği olan herkese yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Birlikte üretmenin mutluluğunu yaşayan çocuklar ise atölyede oldukça keyifli vakit geçirdiklerini vurguladı.
Yıldırım’da eğlence dolu tatil
25 Ocak 2026 Pazar - 13:19 Yıldırım’da eğlence dolu tatil Yıldırım Belediyesi, ara yıl tatilinde de çocukları unutmadı. Yıldırım Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün çocukların tatili dolu dolu geçirmeleri için düzenlediği ‘Karne Şenliği’ tüm eğlencesiyle devam ediyor. Karne Şenliği’nde bu hafta; Dede Korkut hikayeleri dinleyen, tarihi Türk obasını ziyaret edip sirk gösterisine katılan Yıldırımlı minikler unutulmaz bir gün geçirdi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlik çerçevesinde; merkezin bahçesine kurulan Türk obasını ziyaret eden çocuklar tarihle iç içe vakit geçirirken, Dede Korkut hikayeleri ile de Türk kültürünün derinliklerinde yolculuğa çıktı. Yüzlerce çocuğun akın ettiği etkinlik, renkli ve eğlenceli sirk gösterisi ile son buldu. Çocuklara ve gençlere yönelik hizmetleri öncelik verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım’da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için her alanda yatırım yapıyoruz. Onların hem eğlenip hem öğrenebilecekleri, kültürümüzle bağ kurabilecekleri ortamlar oluşturmak bizim en temel görevlerimizden biri. Ara tatilde düzenlediğimiz bu etkinliklerle çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmak bizler için büyük mutluluk oldu. Yıldırım’da çocuklarımızı kültürle, sanatla, tarihle buluşturmaya devam edeceğiz. Karne Şenliğimiz 31 Ocak’a kadar devam edecek. Tüm çocuklarımızı Karne Şenliği’ne katılmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu
25 Ocak 2026 Pazar - 13:15 Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve "gönül işi" olarak tanımladığı sanatını anlattı. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen "Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu" serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, "Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz" dedi. Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, "23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum" dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, "Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum" diye konuştu. Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, "Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz" dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, "Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.
Osmangazi’de gençlere yol gösteren söyleşi
25 Ocak 2026 Pazar - 13:11 Osmangazi’de gençlere yol gösteren söyleşi Osmangazi Belediyesi, düzenlediği ‘Girişimci Kafası’ söyleşisiyle iş hayatına atılmayı planlayan gençleri, iş hayatında başarı elde etmiş girişimcilerle buluşturarak gençlere yön veren buluşmalara imza atmaya devem ediyor. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen ‘Girişimci Kafası’ buluşmalarına katılan gençler her hafta farklı bir başarılı girişimciden iş hayatına dair önemli bilgiler öğreniyor. Buluşmaların bu haftaki konuğu ise otomotiv yedek parça üretimde büyük başarılar elde etmiş Haksan Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gülmez, oldu. Moderatörlüğünü Mürvet Özçelik’in üstlendiği programa Bursa’da yaşayan çok sayıda girişimci adayı yoğun ilgi gösterirken, katılımcılar sıfırdan başlayarak kariyer basamaklarını büyük bir başarıyla tırmanan Gülmez’den otomotiv yedek parça üretimi ve girişimcilikte başarıya giden yolun inceliklerini öğrendi. Dinleyicilerle mesleki yolculuğunu, karşılaştığı zorlukları ve edindiği deneyimleri samimiyetle paylaşan başarılı girişimci, bilgi birikimiyle gençlere adeta önemli bir yol haritası sundu. Yoksul bir ailede büyüdüğünü ifade eden Haksan Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gülmez, "Ben 7 yaşından itibaren çalışmaktayım. Simit satarak çalışmaya başladım. Hem çalışıp hem de okuyarak üniversiteyi bitirdim. Üniversiteden mezun olduktan sonra Bursa’da far üreten bir fabrikada çalışmaya başladım. Burada sanayi üretiminin tüm inceliklerini öğrendim. Bu iş yerinden ayrıldıktan sonra şu anki iş yerimi kurdum. Bugünlere geldim. Bugün kauçuk elastomerden enjeksiyon pres, ekstrüzyon profil ve tekstil ile güçlendirilmiş hortum parçaları üretimi yaparak otomotiv sektörünün yanı sıra beyaz eşya, inşaat, raylı sistem ve savunma sanayisi gibi alanlarda faaliyet gösteren bir firmanın sahibiyim. Benim gençlere tavsiyem, önce mesleki yeterliliklerini ölçebilecekleri, sonra da o meslekle ilgili üst eğitim almaları gerekiyorsa üniversite eğitimi almalarıdır. İki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının sanayide iş bulma şansı normal bir mesleki eğitim almamış kişilere göre yüzde yüz daha fazladır. Gençler üniversiteyi mutlaka okusunlar" şeklinde konuştu. Girişimci Kafası Söyleşisi’ne katılarak ileride atılacakları meslek hayatlarıyla ilgili çok değerli bilgiler edinen gençler, bu buluşmaları düzenleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
Grip vakalarında ciddi artış
25 Ocak 2026 Pazar - 13:04 Grip vakalarında ciddi artış Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, özellikle okul ve kreş çağındaki çocuklar arasında hızla yayılan bu oldukça bulaşıcı solunum yolu enfeksiyonuna karşı aileleri uyardı. Gribin sıradan bir halsizlikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgican, "İnfluenza, basit bir soğuk algınlığı değildir. Daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıkta, erken belirtilerin fark edilmesi, geç kalmadan hekime başvurulması ve korunma yollarının bilinmesi büyük önem taşır" dedi. Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda en sık görülen belirtilerinin yüksek ateş, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık, baş, boğaz, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, tıkanıklığı ile öksürük olduğunu belirtirken, küçük çocuklar ve bebeklerde ise; ishal ve huzursuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri, emmede azalma, kusma, sürekli ağlama ve huzursuzluğun gribin habercisi olabileceğini kaydetti. Belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Sevgican, tedavinin temelinin "destekleyici bakım" olduğunu ifade ederek şunları söyledi; "Bol sıvı alımı ve yeterli istirahat iyileşmenin anahtarıdır. Ateş düşürücüler doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılmalıdır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar reçete edilebilir. Grip virüs kaynaklı olduğu için antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz; ancak bakteriyel bir enfeksiyon eklenirse tercih edilir. Çocuğun bulunduğu oda düzenli olarak havalandırılmalıdır. Uzmanlar, influenzadan korunmanın en etkili yolunun grip aşısı olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle risk grubundaki çocukların her yıl aşılanması önerilir. El hijyenine dikkat edilmeli, hasta kişilerle temas edilmemeli ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır. Bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı, dengeli ve doğal beslenme ile yeterli uyku çok önemlidir. Salgın dönemlerinde kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, yaşam alanları sık sık havalandırılmalıdır."