Yerel Haberler
Bursa
İnegöl Belediyesi’nden millet bahçesi iddialarına ilişkin açıklama 25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12:01 İnegöl Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü İnegöl Millet Bahçesi projesine ilişkin sosyal medya hesaplarında yapılan algı ve halkı yanlış bilgilendiren paylaşımların ardından, İnegöl Belediyesi konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. İnegöl Belediyesi’nce Hamzabey Mahallesi sınırlarında Boğazköy Barajı kıyısında yapımı devam eden ve toplamda 451 bin 800 metrekare alana sahip olan İnegöl Millet Bahçesinde yapım çalışmaları sürüyor. İnegöl Millet Bahçesi projesi yapımı uzun bir iş takvimine bağlı olarak devam eden projeye ilişkin sosyal medya hesaplarında yapılan çeşitli paylaşımlar sonrası, İnegöl Belediyesi konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. "Burası şantiye alanı, yapımı devam eden bir proje" Bölgenin en büyük yeşil alan projelerinden biri olan İnegöl Millet Bahçesi’nde ikinci etap çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği belirtilen açıklamada, "Kurumumuzun hayata geçirdiği, Bursa’nın en büyük millet bahçesi unvanına sahip, toplamda 451 bin 800 metrekare alanda inşa edilen İnegöl Millet Bahçesi projesi halen yapım aşamasında olup, söz konusu alan kullanıma kapalı şantiye sahasıdır. Sosyal medyada üç ayrı videoda böylesine devasa bir projenin farklı algılarla karalanmaya çalışıldığına şahit olduk. ’Bir tekme ile yıkılacak istinat duvarı’ başlığıyla algı oluşturan ve halkı yanıltan paylaşımlar yapılması üzerine, kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirme gereği duyuldu. Halen aktif bir şantiye sahası olan millet bahçesi alanında bir vatandaş, bazı bölümleri zarar görmüş istinat duvarını çeşitli iftira ve hakaretlerle gösteriyor. Videoda yer alan görüntülerin, bölgede devam eden altyapı kazısı sırasında ekskavatörün çarptığı bir bölümde çekildiği tespit edilirken, bunun dışında yıkılan herhangi bir alan bulunmadığı belirlenmiştir. Aynı şahsın yayınladığı bir başka videoda ise ’sahtekârlığa bakın, sözde istinat duvarı’ başlığıyla istinat duvarının görsel amaçlı yapılan derz sıvaları, sanki duvarı tutan betonlarmış gibi gösterilerek algı oluşturuluyor" ifadeleri kullanıldı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:09 Başkan Karabatı gönül sofrasında buluştu Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan’ın bereketini hemşehrileriyle aynı sofrada paylaşıyor. Emirsultan Mahallesi’nde Şerife Söğüt’ün daveti üzerine eşi Deniz Karabatı ile Serap ve Sedat Ünal çiftinin evlerine konuk olan Başkan Karabatı, samimi bir iftar buluşmasında hem gönülleri ısıtan sohbetler gerçekleştirdi hem de birlik ve beraberlik mesajı verdi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini hemşehrileriyle paylaşmaya devam ediyor. Karacabey’de birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirmek amacıyla mahalle ziyaretlerini sürdüren Karabatı, bu kapsamda Emirsultan Mahallesi’nde Şerife Söğüt’ün iftar davetini kırmadı. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen iftar programına Başkan Karabatı’nın eşi Deniz Karabatı da eşlik ederken, ev sahipliğini Serap ve Sedat Ünal çifti üstlendi. Ramazan’ın paylaşma ruhunu yansıtan buluşmada dualar eşliğinde oruçlar açıldı, daha sonra sohbet edildi. İftar sonrası gerçekleşen sohbet ortamında Başkan Karabatı, Karacabey’de yürütülen çalışmalar ve planlanan projeler hakkında bilgi verdi. Karabatı, belediye hizmetlerinin mahalle bazlı ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti. Talep ve önerileri de dinleyen Karabatı, yerinde tespit ve doğrudan iletişimin önemine vurgu yaparak, "Bizler sahada olmayı, vatandaşımızın sofrasına misafir olmayı önemsiyoruz. Karacabey’i birlikte yönetme anlayışıyla hareket ediyoruz" ifadesini kullandı. Ünal ailesi ise Başkan Fatih Karabatı’nın hayata geçirdiği projelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, ilçede gerçekleştirilen çalışmaların mahallelerde olumlu karşılık bulduğunu ifade etti. Aile, davetlerini geri çevirmeyerek iftar sofralarına konuk olan Başkan Karabatı ve eşi Deniz Karabatı’ya teşekkür ederek, nazik ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Başkan Karabatı da yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve gönüllerin birleştiği müstesna bir zaman dilimi. Nazik davetleri ve içten misafirperverlikleri için Şerife annemize, kızı Serap Ünal’a ve damadı Sedat Ünal’a gönülden teşekkür ediyorum. Bu sofralarda sadece ekmeğimizi değil, muhabbetimizi ve kardeşliğimizi de paylaşıyoruz. Karacabey’de birlik ve beraberlik ruhunu güçlendiren bu buluşmalar, toplumumuzdaki dayanışma bağlarını daha da kuvvetlendiriyor." Karabatı, Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceklerini belirterek, "Gönül belediyeciliği anlayışıyla hemşehrilerimizin yanında olmaya, onların sevinç ve sofralarını paylaşmaya devam edeceğiz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:07 BTSO meclisi Bursa Business School’da toplandı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide değişim ve dönüşüme karşı geliştirdikleri stratejik hamleleri değerlendirerek, "İşletmelerimizin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetleridir" dedi. BTSO’nun Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, iş dünyasının referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiğini, iş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu ifade etti. Bir tarafta teknolojinin üretim modellerini değiştirdiğini, diğer tarafta tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirten Başkan Burkay, "Yapay zekâ, veri ekonomisi, yeşil mutabakat, savunma ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler artık gündelik hayatın parçası haline geldi. Böyle bir çağda şirketlerimizi dünün refleksleriyle yönetemeyiz. Bilgiye yatırım yapmadığımız takdirde ağır bedeller ödeyebiliriz. İşletmelerin en büyük sermayesi artık fiziki varlıkları değil, bilgi birikimi ve adaptasyon kabiliyetidir" dedi. "Mekanlar betonla değil içindeki fikirlerle büyür" Bu süreçte kentin sanayi ve ticaret hafızasını geleceğin diliyle buluşturan projelerin önemine dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO çatısı altında ortak aklı harekete geçirerek gerçekleştirdikleri TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Model Fabrika gibi projelerin bu vizyonun birer parçası olduğunu söyledi. "Biz mekânları betonla değil, içindeki fikirlerle büyütmeyi hedefledik" diyen Burkay, özellikle Bursa Business School’un iş dünyasının strateji geliştirdiği, yöneticilerin küresel trendleri analiz ettiği ve şirketlerin dönüşüm programlarını kurguladığı bir merkez olarak tasarlandığını söyledi. Uludağ’ın dört mevsim yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesinin de aynı vizyonun bir parçası olduğunu belirten İbrahim Burkay, eğitim, kongre ve sektör buluşmalarıyla bölgenin 12 ay aktif hale gelmeye başladığını dile getirdi. "Tekstilden vazgeçme lüksümüz yok" Küresel ölçekte tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, kentin üretim kaslarını bir üst lige taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Başkan Burkay, stratejik dönüşümün lokomotif sektörlerdeki etkisine değindi. Başta tekstil ve hazır giyim olmak üzere emek yoğun kolların ciddi bir darboğazdan geçtiğini ancak bu alanların ekonominin omurgası olmaya devam ettiğini hatırlatan Burkay, yıllık 30-35 milyar dolarlık ihracat katkısı ve 1 milyona yaklaşan istihdam gücüyle tekstilin ekonominin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. "‘Bitti, bitiyor’ denilen bu devasa sektör bugün hâlâ dünyanın en güçlü markalarının en güvenilir iş ortağı konumunda. Yüzyıllara dayanan bu birikimi kaybetme lüksümüz yok. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü daha üst bir lige taşımak zorundayız" ifadelerini kullanan Başkan İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Türkiye ve bilhassa Bursa, dünyanın en köklü üretim merkezleri arasında. Bizim bu kazanımlarımızı kaybetme lüksümüz yok. Yapmamız gereken; yeni iş modellerini hızla sistemimize entegre etmektir. Geleneksel üretim gücümüzü teknik ve fonksiyonel tekstillerle harmanlayarak sektörü çok daha nitelikli, dirençli ve vazgeçilmez bir küresel güce dönüştürmeliyiz. BUTEKOM bünyesindeki Türkiye’nin en büyük mükemmeliyet merkezleri, konvansiyonel üretim yapan firmalarımızın teknik alanlara geçişinde önemli bir itici güçtür. Bu stratejik dönüşümle tekstil başta olmak üzere tüm üretim değerlerimizi çok daha nitelikli, dirençli ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir konuma taşıyacağımıza inanıyorum." KFA fuarcılık ile savunma sanayinde küresel rol BTSO’nun iştirakleriyle birlikte Türkiye’nin en büyük ticaret platformlarında etkin rol üstlendiğini belirten Burkay, "IDEF, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarlarından biri. 3-9 Mayıs 2027 tarihlerinde fuarımızı iştirakimiz KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. Savunma sanayi, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen en kritik alanların başında geliyor. Yüksek teknoloji üretme kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve ihracat potansiyeli ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarıdır. KFA organizasyonuyla 2025’te elde ettiğimiz başarıyı 2027’de daha ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Ortak akıl ve dayanışma en büyük gücümüz" Ekonomide zorlu bir dönemden geçildiğini ancak Bursa iş dünyasının güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, "Odamızın son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri ortak akıl iradesidir. Farklı görüşleri aynı masada buluşturabilme olgunluğumuz var. Bursa iş dünyasının ortak menfaatini kişisel önceliklerin önüne koyabilme iradesine sahibiz. Bu meclis her zaman birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koydu. Bu duruşu koruduğumuz sürece Bursa’mızın potansiyelini daha ileri taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Dağınık duruşlar zayıflık üretir, ortak duruş ise güç üretir. BTSO’nun en büyük sermayesi işte bu birlik ve beraberlik ruhudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 60 bini aşkın üyemizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Uğur’dan iş dünyasına yardım teşekkürü Toplantıda ayrıca BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını pekiştirmesini temenni ederek, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının manevi iklimini paylaşmanın sorumluluğuyla, ihtiyaç sahiplerine yönelik erzak kolisi desteklerimizi gerçekleştirdik. Katkı sunan, destek veren tüm meclis üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. BTSO olarak 70 meslek komitemizle birlikte ortak akıl, istişare ve iş birliği kültürüyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:54 BUÜ’de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Personel Daire Başkanlığı tarafından organize edilen "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Uygulanması" başlıklı eğitim, KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in sunumuyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleşen seminere BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Personel Daire İşleri Başkanı Önder Gül ile birçok akademisyen ve personel katılım gösterdi. Veri mahremiyeti modern dünyanın bir zaruriyetidir Eğitimin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kişisel verilerin korunması konusunun yalnızca kurumsal bir sorumluluk değil, gündelik hayatın her alanını kuşatan hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Büyük veri çağında dijital temelli verilerin tüketim alışkanlıklarından politik tercihlere kadar geniş bir yelpazede belirleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bu verilerin kontrolsüzce kullanılma riskine karşı hukuki bir zemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Üniversite bünyesinde akademik performans analizlerinden hastane hizmetlerine, kampüs güvenlik sistemlerinden idari işleyişe kadar pek çok alanda yoğun bir veri akışı olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, bu süreçlerin tamamında KVKK’ye riayet etmenin kurumsal bir öncelik olduğunu dile getirerek, bu tür eğitimlerin personel farkındalığını artırmadaki önemine dikkat çekti. "Kanun veriyi değil, insanı korur" KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, BUÜ’nün bu eğitim fırsatını sunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 2017’de göreve başlayan kurumun temel misyonunun dijitalleşen dünyada insan mahremiyetini güvence altına almak olduğunu belirtti. Kişisel verilerin korunmasının aslında doğrudan kişinin korunması anlamına geldiğini vurgulayan Bilir, verilerin işlenmesi sürecinde hukuka uygunluk ve dürüstlük kuralının esas alınması gerektiğini, bireylerin yanıltılarak rızasının alınmasının hukuken kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özellikle günümüzde büyük bir risk haline gelen veri ihlallerine karşı kurumların "özen sorumluluğu" altında olduğunu hatırlatan Bilir, verilerin sadece belirli amaçlar doğrultusunda ve yasal süreler dahilinde saklanabileceğini, amaç dışı kullanımın ve süresiz veri depolamanın mevzuatta yerinin olmadığını somut örneklerle açıkladı. Konuşmasında BUÜ özelinde de değerlendirmelerde bulunan Bilir; üniversitenin devasa bir hastaneye, binlerce personele ve öğrenciye sahip olması nedeniyle veri trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir ekosistem olduğunu belirtti. Üniversite gibi kamu kurumlarında verilerin büyük kısmı kanun gereği veya hukuki yükümlülükler çerçevesinde işlendiğini, bu nedenle "açık rıza" yöntemine en son çare olarak başvurulması gerektiğini hatırlatan Bilir, yapay zeka algoritmalarının ve "unutulma hakkı" gibi modern kavramların gelecekte veri hukukunun en çok konuşulan başlıkları olacağını belirterek, BUÜ personelinin veri işleme süreçlerinde log kayıtları ve yetki tanımlamalarına titizlikle uymasının kurumsal güvenilirliği perçinleyeceğinin altını çizdi. Program, sunumun ardından gerçekleşen soru cevap bölümüyle son buldu.
Karacabey Belediyesi’nden oruç tutanlara uzman desteği
13 Şubat 2026 Cuma - 17:09 Karacabey Belediyesi’nden oruç tutanlara uzman desteği Karacabey Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından kişiye özel hazırlanan programlarla vatandaşlara bilimsel ve düzenli takip imkânı sunulurken, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Ramazan ayında vatandaşlarımızın sağlıklı, dengeli ve bilinçli beslenmesi büyük önem taşıyor. Toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadeleriyle hizmetin önemine dikkat çekti. Karacabey Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Belediye Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Özge Gündoğan tarafından ücretsiz olarak sunulan beslenme ve diyet danışmanlığı kapsamında, Ramazan ayına özel sağlıklı beslenme önerileri kamuoyuyla paylaşıldı. Belediye hizmet masalarına başvuru yapan vatandaşlar için randevu oluşturulurken, danışanlar düzenli aralıklarla kontrol seanslarına alınıyor. Süreç kapsamında vücut analiz cihazı ile ölçümler yapılıyor, son 6 ay içerisinde gerçekleştirilen kan tahlili sonuçları inceleniyor ve besin tüketim kayıtları ile anamnez bilgileri değerlendiriliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda kişiye özel beslenme programları hazırlanarak danışanlara sunuluyor. Ramazan’da dengeli ve planlı beslenme vurgusu Diyetisyen Özge Gündoğan, Ramazan ayında değişen öğün düzeninin metabolizma ve sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, bu dönemin sağlıklı geçirilebilmesi için dengeli, planlı ve bilinçli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Sahura mutlaka kalkılması gerektiğini belirten Gündoğan, gece yemek yiyip yatma alışkanlığından kaçınılması gerektiğini ifade etti. Gündoğan, düzenli bir sahur öğününün kan şekeri dengesini koruduğunu ve metabolizmayı desteklediğini kaydetti. Sahurda hafif ve dengeli bir kahvaltı tercih edilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Özge Gündoğan; kızartmalar, yağlı yiyecekler, aşırı tuzlu ve baharatlı besinlerden uzak durulmasının gün içinde susuzluk ve mide sorunlarını önleyeceğini söyledi. Yetersiz protein alımının kas kaybına ve metabolizma hızında düşüşe yol açabileceğini hatırlatan Gündoğan, yumurta, az tuzlu peynir, yoğurt, ayran ve süt gibi kaliteli protein kaynaklarının sofralarda yer alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca kabızlık riskini azaltmak için lifli besinlerin önemine değinen Gündoğan, sahurda söğüş sebzeler ile elma ve muz gibi mideyi rahatsız etmeyecek meyvelerin tercih edilebileceğini belirtti. Gündoğan, "Sahurdan hemen sonra uyumamak, en az 30-60 dakika beklemek de mide şikayetlerini azaltan önemli bir alışkanlık olarak öne çıkıyor" uyarısını yaptı. İftarda kontrollü tüketim önerisi Uzun süreli açlık sonrası hızlı yemek yeme eğiliminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Diyetisyen Gündoğan, orucun su ile açılmasını, ardından çorba ve salata ile başlanmasını önerdi. Gündoğan, çorba sonrasında 10-15 dakikalık bir ara verilmesinin tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasına yardımcı olduğunu ve aşırı yeme riskini azalttığını belirterek, ana yemekte porsiyon kontrolünün sağlanması ve ağır, yağlı yemeklerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı. Tatlı ve ara öğün dengesi İftardan 1-2 saat sonra küçük bir meyve içeren ara öğün yapılmasının kan şekeri dengesine katkı sağlayacağını ifade eden Gündoğan, Ramazan ayında artan tatlı tüketimine karşı da uyarılarda bulundu. Tatlı tüketiminin haftada 2-3 kez ile sınırlandırılması gerektiğini belirten Gündoğan, sütlü veya meyveli hafif tatlıların tercih edilmesini ve yatış saatine yakın tüketimden kaçınılmasını önerdi. Günlük en az 2-2,5 litre su Ramazan döneminde su tüketiminin azalmasının halsizlik ve sindirim problemlerine yol açabileceğini kaydeden Özge Gündoğan, günlük en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini söyledi. Gündoğan, suyun büyük bölümünün iftar ile uyku arasında, kalan kısmının ise sahur ile imsak arasında tüketilmesinin hedefe ulaşmayı kolaylaştıracağını belirtti. Hafif ve düzenli egzersiz Ramazan ayında hareketsizliğin kilo artışı ve sindirim problemlerine neden olabileceğini ifade eden Gündoğan, hafif ve düzenli fiziksel aktivite önerdi. Egzersizlerin sabah erken saatlerde, iftardan 30-60 dakika önce ya da iftardan 1-1,5 saat sonra yapılabileceğini belirten Gündoğan, yemekten hemen sonra spor yapılmaması gerektiğini sözlerine ekledi. Başkan Karabatı: "Halk sağlığı önceliğimiz" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ise konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, halk sağlığını önceleyen çalışmalara büyük önem verdiklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayında vatandaşlarımızın sağlıklı, dengeli ve bilinçli beslenmesi büyük önem taşıyor. Uzun süreli açlık ve değişen öğün düzeni nedeniyle bu dönemde doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılması, hem mevcut sağlık sorunlarının önüne geçilmesi hem de yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir rol üstleniyor. Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz bünyesinde sunduğumuz ücretsiz diyet ve beslenme danışmanlığı hizmetiyle; hem koruyucu hem de önleyici sağlık çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor, hemşehrilerimize bilimsel veriler ışığında bireysel destek sağlıyoruz. Karacabey Belediyesi olarak yalnızca bugün için değil, uzun vadede toplum sağlığını güçlendirecek projeler üretmeye, farkındalık çalışmalarımızı artırmaya ve vatandaşlarımızın daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
Osmangazi’de ‘Yeni Gezici Kütüphane Yollarda’
13 Şubat 2026 Cuma - 17:09 Osmangazi’de ‘Yeni Gezici Kütüphane Yollarda’ Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitime verdiği değerin güçlü bir göstergesi olan Gezici Kütüphane, hizmet ağını genişletti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın öncülüğünde hizmete başlayan ‘Yeni Gezici Kütüphane’, vatandaşlarla ilk buluşmasını Bağlarbaşı Meydanı’nda gerçekleştirdi. Çocukların ve her yaştan vatandaşın kitap okuyarak kendini geliştirmesi için eğitim çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, bugüne kadar ilçeye kazandırdığı çok sayıda kütüphanelere bir yenisini daha ekledi. Bağlarbaşı Meydanı’nda düzenlenen gezici kütüphanenin açılışına, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan, Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Faruk Dönmez, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katılım gösterdi. İçerisinde 3 bin adet kültür hazinesi niteliğinde kitap bulunan gezici kütüphane, bir ay boyunca Bağlarbaşı Meydanı’nda hizmet verecek; ardından ilçedeki çeşitli mahallelerde vatandaşlarla buluşmaya devam edecek. "Çocuklarımızın ve vatandaşlarımızın faydalanması en büyük ödülümüz" Bugün atılan adımın bir gezici kütüphaneden çok daha fazlası olduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Aslında her çocuğun kendini geliştirebileceği, hayallerini büyütebileceği ve ülkesine hizmet edebileceği bir imkan sunuyoruz. Bu kütüphanede okunan tek bir kitabın bile bir çocuğun, ailesinin ve hatta ülkesinin hayatını değiştirebileceğine inanıyoruz. Okumak ve kitap üzerine söylenmiş pek çok güzel söz var. Biz söz söylemekten ziyade bunu hayata geçirmeyi tercih ediyoruz. Gezici kütüphanemizde 3 bine yakın kitap bulunuyor. Bunların bin 750’si kıymetli bağışçılarımızın katkılarıyla raflarımızdaki yerini aldı. Kütüphanemiz bir ay boyunca Bağlarbaşı Meydanı’nda hizmet verecek, ardından diğer mahallelerimize giderek daha fazla çocuğumuza ve vatandaşımıza ulaşacak. Üzerinde bulunan güneş enerjisi paneli sayesinde enerjisini doğaya zarar vermeden kendi üretiyor; yani hem eğitime hem de çevreye duyarlı bir hizmet sunuyoruz. Bizim için en büyük ödül, çocuklarımızın ve vatandaşlarımızın bu imkanlardan faydalanmasıdır. Daha önce açtığımız kütüphanelerin içini çocuklarla dolu görmek bize büyük mutluluk veriyor. Onların heyecanını ve kitaplarla kurdukları bağı gördükçe doğru bir iş yaptığımızı bir kez daha anlıyoruz." "Başkanımız çocukların geleceği için hizmeti ayaklarına kadar getirdi" Gezici kütüphanenin bilgiye erişimi mahallelere taşıyan güçlü bir adım olduğunu söyleyen Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Faruk Dönmez ise, "Gezici kütüphane sadece bir otobüsten ibaret değildir. Başkanımız çocukların geleceği ve eğitimi için hizmeti ayaklarına kadar getirdi. Geçen Ramazan ayında Osmangazi Belediyesi tarafından Bağlarbaşı Meydanı’nda her gün 500 kişiye iftar yemeği verildi. Bu iftar yemeğine sadece Bağlarbaşı mahallesinde yaşayanlar değil, Hamitler ve Emek mahallelerinden gelenler oldu. Başkanımız Erkan Aydın Bağlarbaşı mahallesinde bu zamana kadar görülmemiş bir hizmete imza attı. Kendisine şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından açılış kurdelasını kesen Başkan Aydın, daha sonra çocuklarla birlikte gezici kütüphaneyi ziyaret ederek kitapları inceledi.
Pancar Deposu’nda Max Weber sosyolojisi anlatıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 17:05 Pancar Deposu’nda Max Weber sosyolojisi anlatıldı Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Nasıl Yapmışlar?" söyleşileri, bu ay sosyolojinin önemli isimlerinden Max Weber’i mercek altına aldı. Pancar Deposu’nda gerçekleşen buluşmada Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Weber’in modern toplumu ve otorite kavramını nasıl çözümlediğini katılımcılarla paylaştı. Farklı disiplinlerden konuların ele alındığı "Nasıl Yapmışlar?" söyleşi dizisinin bu ayki konusu, sosyoloji tarihinin köşe taşlarından Max Weber ve onun otorite anlayışı oldu. Doç. Dr. Levent Ünsaldı tarafından düzenlenen söyleşide, toplumların bir gücü neden meşru kabul ettiği ve itaat mekanizmalarının nasıl çalıştığı gözlemlendi. Söyleşide Weber’in sosyolojisindeki temel ayrımlara dikkat çeken Doç. Dr. Ünsaldı, Weber’in salt bir "otorite"den ziyade "meşru egemenlik" meselesine odaklandığını vurguladı. Ünsaldı, Weber’in insanların kaba güce neden boyun eğdiklerini değil, o gücü kullanmayı neden haklı ve yerinde gördüklerini anlamaya çalıştığını belirtti. Bu bakış açısına göre toplumlar, sadece korktukları için değil, yönetenlerin otoritesini geçerli ve doğru buldukları için de itaat etmektedir. Konuşmasında Weber’in tanımladığı otorite tiplerini de karşılaştıran Ünsaldı; geleneksel, karizmatik ve yasal-ussal (akılcı) otorite kavramlarını detaylandırdı. Geçmiş toplumlar ile günümüz toplumları arasındaki farkı bu kavramlar üzerinden açıklayan Ünsaldı, modern toplumun en belirgin özelliğinin "yasal-ussal otorite"nin giderek baskın hale gelmesi olduğunu ifade etti. Söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Orman yangınlarına karşı umudun sesi çocuklardan yükseldi
13 Şubat 2026 Cuma - 14:27 Orman yangınlarına karşı umudun sesi çocuklardan yükseldi Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde, Bilecik Belediyesi Sanat Akademisi ve Elena Çekiç Müzik Akademisi iş birliğiyle orman yangınlarına dikkat çekmek amacıyla farkındalık konseri düzenlendi. Çocukların sahne aldığı konser, duygu dolu anlara sahne oldu. Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirilen ve "Mavi Gezegen Piyano Farkındalık Konserleri" kapsamında düzenlenen etkinlikte, orman yangınlarının yalnızca doğayı değil, yaşam alanlarını ve geleceği tehdit ettiğine vurgu yapıldı. Konserde, çocukların müzik aracılığıyla verdiği mesajlar izleyicilerden büyük alkış aldı. Protokol yoğun ilgi gösterdi Salonun tamamen dolduğu konsere; Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Gökçe Güney, Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Meclis Üyesi Ata Erk Şanlı, Melek Mızrak Subaşı ve eşi Berat Subaşı, Başkan Yardımcıları Yaşar Külhan ve Bilen Gökten ile müze bağışçısı aileyi temsilen Fethiye Sanlıkol katıldı. 50 çocuk sahne aldı İki bölümden oluşan konserde yaklaşık 50 çocuk sahneye çıkarak piyano resitalleri ve koro performansları sergiledi. Minik sanatçıların performansları izleyicilerden tam not alırken, salonu dolduran davetliler çocukları uzun süre ayakta alkışladı. Subaşı: "Sesimiz çocuklardan yükselsin istedik" Konser sonrası konuşan Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, uzun süredir güçlü bir çocuk korosuna sahip olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bilecik Belediyesi olarak Elena hanım ile uzun süredir çeşitli projeler yürütüyoruz. Yurt içi ve yurt dışında konserler gerçekleştiriyoruz. Son dönemde yaşanan orman yangınlarının ardından, ’bu farkındalık çocukların sesiyle yükselsin’ istedik. Çocuklarımızın notalarıyla, sesleriyle toplumda bir bilinç oluşturmayı amaçladık. Bugün de bunu başardığımıza inanıyorum." Subaşı, çocukların yaş gruplarına göre uzman eğitmenler eşliğinde yönlendirildiğini belirterek, piyano, yan flüt, gitar gibi farklı enstrümanlara yönelik eğitimlerin çocukların yetenekleri doğrultusunda verildiğini ifade etti. İş birliklerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Subaşı, konserlerin Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışında devam edeceğini söyledi. Elena Çekiç: "Geleceği bugün inşa ediyoruz" Elena Çekiç Müzik Akademisi kurucusu Elena Çekiç, konserin ardından yaptığı açıklamada sanatın dönüştürücü gücüne şöyle dikkat çekti: "Merhaba, ben Elena Çekiç. Bursa’dan katılıyorum ve Elena Çekiç Müzik Akademisi’nin kurucusuyum. Bugün gerçekten muhteşem bir gündü. Bu sahnede birbirinden yetenekli genç müzisyenleri, şarkıcıları ve piyanistleri izledik. Bu çok değerli ve anlamlı bir uluslararası proje. Başta bu organizasyonu hayata geçiren Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu yenilikçi fikir, orman yangınları ve çevre bilinci konusunda toplumun dikkatini çekiyor. En önemlisi ise bunu çocuklarla birlikte yapıyor olmamız. Geleceği bugün, hep birlikte inşa ediyoruz."