Yerel Haberler
Bursa
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:43 Nilüfer’de spor coşkusu Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri törenle başladı. Öğrencilerin gösterileriyle renklenen açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun" dedi. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer İlçe Kaymakamlığı, Nilüfer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri, Cengiz Göllü Spor Salonu’nda düzenlenen coşkulu törenle başladı. 20 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri’nin açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Kahraman Şık, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdür Vekili Ekrem Uğurlu, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kamu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Şenliğin sunuculuklarını ise Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi gönüllüleri Lena Kahyaoğlu ve Barçın Güven yaptı. Açılışta Nilüfer Özel Mesleki Eğitim Okulu’nun işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24 yıldır bu geleneği yaşatmanın gururu içinde olduklarını söyledi. Geçen yıl 166 okuldan 20 bini aşkın öğrencinin şenliklere katıldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Bu yıl da 171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola, yüzmeden okçuluğa kadar geniş bir yelpazede yarışmalar yapılacak. Uçurtma şenliği, okul öncesi şenliği ve özel eğitim şenliğimiz de bu coşkunun parçası olacak" dedi. Şenliklerin aynı zamanda bir kardeşlik buluşması olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, "8 kardeş kentimizden yaklaşık 100 öğrenci de aramızda olacak. Sporun evrensel dilini konuşarak sınırları aşacaklar, dostluklar kuracaklar. Onları Nilüfer’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu. Şenliklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın kapsadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Yani bu şenlik, hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Biz Nilüfer’i bir spor kenti yapmak istiyoruz. Sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor herkes için eşit bir haktır. Bu yüzden erişilebilir olmalı, bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Her yaştan, her kesimden çocuklarımız burada buluşuyor. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun. Şenliğimiz kutlu olsun" dedi. Tören Nilüfer İsmail Kadriye Solakoğulları Ortaokulu, Mualla Türkün Anaokulu, Hasanağa İlkokulu, Nilüfer Belediyespor Kulübü cimnastik ve halk dansları gösterileriyle sona erdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:23 Nisan ayı İnegöl AVM’de çocuklar için bayram coşkusuna dönüşüyor İnegöl AVM, 23 Nisan coşkusunu gün boyu sürecek atölyeler, defileler ve gösterilerle çocuklar ve ailelerle buluşturuyor. Nisan ayı boyunca devam edecek etkinlikler kapsamında, sevilen karakter Maşa ile Koca Ayı da minik ziyaretçilere eğlenceli anlar yaşatacak. Fiba Commercial Properties’in yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, Nisan ayında çocuklara ve ailelere özel renkli etkinlik programıyla ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusu, gün boyu sürecek atölyeler, gösteriler ve eğlenceli aktivitelerle AVM’ye taşınıyor. 23 Nisan programı şöyle açıklandı: 23 Nisan 2026’da anaokulları iş birlikleriyle düzenlenecek etkinlikler, saat 12.00’de "Kitap Kahramanları Defilesi" ile başlayacak; çocuklar sevdikleri karakterlere hayat verecek. Saat 13.30’da gerçekleşecek "Geri Dönüşüm Defilesi" ise sürdürülebilirlik temasını eğlenceli bir sahne deneyimiyle buluşturacak. Gün boyunca 13.00 - 18.00 saatleri arasında devam edecek atölye ve stant çalışmalarıyla çocuklar hem eğlenecek hem de üreticiliklerini geliştirme imkanı bulacak. Diva Sanat & Akademi iş birliğiyle gerçekleştirilecek modern dans ve halk danslarını içeren özel gösteriler izleyicilerle buluşacak. Etkinlik programı kapsamında ayrıca 15.00 ve 16.00 saatlerinde gerçekleşecek bando dinletileri AVM’ye neşeli anlar katacak. Programın devamında 17.00’de sihirbaz gösterisi ile çocuklar eğlenceli ve şaşırtıcı anlar yaşarken, gün 18.00’de gerçekleşecek halk dansları gösterisi ile coşkulu bir şekilde tamamlanacak. Etkinlik alanında ayrıca gün boyu ziyaret edilebilecek 23 Nisan Sergisi de Sanat Atölyesi’nde yer alacak. Maşa ile Koca Ayı etkinliği 25-26 Nisan’da 23 Nisan coşkusu, 25-26 Nisan tarihlerinde de devam edecek. Çocukların sevilen karakterleri Maşa ile Koca Ayı’nın lisanslı etkinliği kapsamında, 15.00, 17.00 ve 19.00 saatlerinde olmak üzere üç seans halinde minik ziyaretçiler eğlence dolu anlar yaşayacak.
BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı
03 Nisan 2026 Cuma - 11:35 BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı BTÜ Konuşmaları’nın konuğu olan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, küresel risklerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde üniversitelerin rolünün değiştiğini belirterek, "Üniversiteler artık yalnızca toplum için bilgi üreten kurumlar değil, toplumla birlikte bilgi geliştiren ve çözüm üreten yapılar olmalıdır" dedi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Bursa Kent Akademisinde, ’uzaktan eğitim’ dönemi başlıyor
03 Nisan 2026 Cuma - 10:23 Bursa Kent Akademisinde, ’uzaktan eğitim’ dönemi başlıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Bursa Kent Akademisi, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla dijital dönüşüm hamlesini başlatıyor. Bursa’da nitelikli eğitimi her eve ulaştırmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Akademisi aracılığıyla eğitim süreçlerini mekan ve zaman sınırlarından kurtarıyor. Kurumsal eğitim anlayışıyla hazırlanan dijital platform sayesinde mesleki ve teknik branşlardan kişisel gelişime, el sanatlarından güzel sanatlara kadar yüzlerce canlı ve videolu eğitim programı, tek bir adreste buluşturuyor. Yeni nesil öğrenme modellerinin merkeze alındığı platformda katılımcılar, diledikleri zaman ve istedikleri yerden eğitimlere erişim sağlayabilecek. Öğrencilerin kendi öğrenme hızlarına göre ilerleyebileceği sistem, özellikle yoğun çalışma temposuna sahip vatandaşlar için büyük kolaylık sağlayacak. Bu modelle birlikte kaliteli eğitim içeriği sınıf ortamının dışına taşınarak dijital dünyaya entegre edilecek. Bursa Kent Akademisi Uzaktan Eğitim Merkezi, sadece akademik değil, günlük yaşamı kolaylaştıran ve mesleki becerileri artıran zengin bir program sunacak. Platformda, bilişim teknolojileri ve dil eğitimlerinin yanı sıra bağımlılıkla mücadele, Türk işaret dili, makyaj yapım teknikleri, yaş pasta yapımı ve fön çekimi gibi birbirinden farklı branşlarda uzman eğitmenler eşliğinde dersler verilecek. Bireylerin mesleki ve kişisel gelişimlerine büyük katkı sunması beklenen eğitim programları hakkında detaylı bilgi almak ve başvuru süreçlerini takip etmek isteyen vatandaşlar, https://akademi.bursa.bel.tr/ adresini ziyaret edebilir.
Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak
03 Nisan 2026 Cuma - 10:23 Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantısında, firmaların dijital dönüşümüne yönelik destek paketleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.
"Küçük Venedik" turizm sezonunu açtı ama yolları kapandı
03 Nisan 2026 Cuma - 09:16 "Küçük Venedik" turizm sezonunu açtı ama yolları kapandı Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan ve Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen tarihi Gölyazı Mahallesi, turizm sezonunu açtı ancak Uluabat Gölü’nün yükselmesi nedeniyle çevresindeki yolları kapandı. Gölyazı’da balıkçılar kayıklarıyla normalde arabaların geçtiği yola kadar gelip balıklarını indiriyor, kayıklarını yoldaki ağaçlara bağlıyor. "Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye’de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü’ndeki su seviyesi son birkaç gündür aralıksız süren yağışların etkisiyle yükseldi. "Venedik" havası Mart ayı uzun yıllar yağış ortalaması metrekareye 70 kilogram olan Bursa’da geçen ay 92,8 kilogram yağış olunca göl sularındaki yükseliş adeta tarih yazdı. Turizm sezonunun açıldığı bu dönemde, göl sularının yerleşim yerlerine kadar ulaşması mahallenin çevresindeki ulaşım ağını felç etti. Olumsuzluklar kadar mahallenin suyla bütünleşmesi "Venedik" havası estiriyor. Küçük Venedik" olarak nitelendirilen mahallede duvar diplerine kadar gelen su, binaların doğrudan gölün içindeymiş gibi görünmesine yol açtı. Özellikle bazı eski evler, suların yükselmesiyle birlikte adeta "yalı" görünümüne büründü. Araçla çevre turu yapmak imkansız hale geldi Göldeki yükselme nedeniyle mahallenin dış çevresini saran yol tamamen suyla kaplandı. Şu an için bölgeye tek ulaşım ana köprü üzerinden sağlanabiliyor; sadece mahalle meydanına ulaştıktan sonra araçla sahil şeridini dolanmak imkansız hale gelmiş durumda. Turistler ve mahalle sakinleri, suyun kapladığı yollar nedeniyle sadece belirli noktalarda hareket edebiliyor. Evlerin alt katlarına su girdi: Vatandaşlar tedirgin Suların yükselmesi sadece ulaşımı değil, günlük yaşamı da tehdit ediyor. Kıyı şeridinde bulunan bazı evlerin zemin katlarına ve temellerine su girmeye başlaması, mahalle sakinleri arasında tedirginliğe yol açtı. Özellikle tarihi yapıların ve eski evlerin bu durumdan olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. Turizm sezonu "bol suyla" açıldı Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Gölyazı’da, bu yılki manzara alışılmışın dışında bir "su imtihanı"na dönüştü. Turizmciler ve esnaf, suların yükselmesiyle oluşan görsel güzelliğin yanı sıra, kapalı yolların ve su baskını riskinin sezonun işleyişi konusunda tedirgin. Balıkçı Müjdat Suyabatmaz, son yağışlarla göle gelen suyun çok arttığını ve seviyenin yükseldiğini belirterek, "Şu anda en derin yeri 10 metrenin üzerinde. Mahalle çevresindeki yolların bazı noktalarında ise derinlik 3 metreye ulaşıyor. Kayıkları çıkardığımız yer normalde mahallenin yolu. Göl oldu artık buralar." dedi. "Su berekettir" Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu ise "su berekettir" diyerek, "Turizm sezonu açıldı. Bütün yerli ve yabancı turistleri bekliyoruz. Bazı evlerimiz risk altında ama ciddi bir durum yok. Arabaların gitti yer, bazı kafelerimiz, çay bahçelerimiz su altında. Geçen yıl çok su istedik su geldi" diye konuştu. Cihanoğlu, önümüzdeki günlerin yağışlı geçmesinin beklendiğini belirterek, "Mahallenin çevresindeki yolumuz kapandı ancak su iyidir. Köprünün altı otoparktı. Yazın gelen turistler oraya aracını bırakıyor, firmalar meyve alıyordu. Şimdi adım atamazsınız birkaç metre su oldu orada. Yağışlar kesilince sular biraz çekilir normale döner." ifadesini kullandı.