Yerel Haberler
Bursa
Uludağ’daki otel yangını davasında sanıklara 15’er yıla kadar hapis talebi
13 Ocak 2026 Salı - 20:19 Uludağ’daki otel yangını davasında sanıklara 15’er yıla kadar hapis talebi Bursa Uludağ’da 27 Mart 2025’te milli kayakçı Berkin Usta, babası eski milli kayakçı Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta’nın hayatını kaybettiği otel yangınına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar otel işletmecisi ve otel müdürünün "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, yangının çıktığı alanlar ve bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangının şiddetlenmesine neden olduğu belirtildi. FB Usta firmasının eylem ve ihmallerinin olayda birinci derecede asli etkili olduğu kaydedildi. Denetim yapılmasına rağmen eksikliklerin giderilmediğine dikkat çekilen iddianamede, tesisin bütünlüğüne ilişkin asgari yangın tedbirlerini alma yükümlülüğü bulunan Jura Otelcilik firmasının yetkililerinin ihmal ve eylemlerinin ise olayda ikinci derecede asli kusurlu olduğu ifade edildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nca hazırlanan ve iddianameye giren tespit raporlarında, otelde yangın söndürme ve algılama sistemlerinin, kaçış planlarının ve itfaiyenin müdahalesine imkan sağlayacak su alma bağlantılarının yetersiz olduğu vurgulandı. Farklı zamanlarda yapılan denetimlerde tespit edilen eksikliklerin, şüpheliler tarafından giderilmediği belirtildi. İddianamede, "Kervansaray" isimli otelde meydana gelen yangında, olay tarihinde Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ile otel müdürü Tekin D.’nin gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle, öngörülebilir sonucu engelleyecek objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmadıkları ve bu nedenle Berkin, Fikriye ve Yahya Kemal Usta’nın ölümüne sebebiyet verdikleri tespiti yer aldı. İfadesine yer verilen otel müdürü Tekin D., yangın günü akşam saatlerine kadar otelde olduğunu, daha sonra ayrıldığını belirterek, sabaha karşı çevredeki işletmecilerden yangın çıktığına dair bilgi aldığını anlattı. Yangının çıktığı bölümün kendi sorumluluk alanları dışında olduğunu savunan Tekin D., yangın algılama ve alarm sisteminin devreye girdiğini öne sürdü. Otel işletmecisi Cevdet Kadir A. ise yangının sorumluluklarında olmayan teras kafedeki şömineden çıkmış olabileceğini iddia ederek, kendisinin ve otel müdürünün herhangi bir ihmal ya da kusurunun bulunmadığını savundu. Cumhuriyet savcısı, her iki sanığın da "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Yangında kusuru bulunmadığı belirlenen 7 kişi hakkında ise takipsizlik kararı verildi.
Bursa’da sokak ortasındaki cinayette karar: 30,5 yıl hapis
13 Ocak 2026 Salı - 19:50 Bursa’da sokak ortasındaki cinayette karar: 30,5 yıl hapis Bursa’da sokak ortasında tabancayla vurulan Hüseyin Uzun’un (23) ölümüne ilişkin davada sanık, toplam 30,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2 Ekim 2024 yılında Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi’nde gündüz saatlerinde meydana geldi. Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen Hüseyin Uzun, arkadaşı Mertcan Başdar ile kaldırımda yürüdüğü sırada yol kenarında motosiklet üzerinde bekleyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Motosikletli saldırgan, tabancayla ateş açtı. Boynuna isabet eden ve kulağından çıkan kurşunla ağır yaralanan Uzun yere yığılırken, şüpheli motosikletle kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Hüseyin Uzun, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Saldırı anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. "Korkutmak istedim" Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekiplerince yakalanan sanık Miraç Çağlar (27), mahkemede verdiği ifadede hedefinin Hüseyin Uzun olmadığını savundu. Çağlar, "Husumetlimi korkutmak için yere doğru ateş ettim. Kimseyi vurmak istemedim. Hüseyin’in vurulduğunu sonradan öğrendim. Pişmanım" dedi. Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Miraç Kaya’ya, Hüseyin Uzun’u ’olası kasıtla öldürme’ suçundan 23 yıl, Mertcan Başdar’ı ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 7,5 yıl hapis cezası verdi. Ruhsatsız silah kullanma suçundan da 2 yıl hapis cezası veren heyet, bu cezayı 5 bin lira para cezasına çevirdi.
Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor
13 Ocak 2026 Salı - 18:22 Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor Nilüfer’de düzenlenen panelde, artan hayat maliyetlerinin halk sağlığı üzerindeki etkileri ve gıda sahtekârlığı ele alındı. Sağlıklı gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğu vurgulanan programda, veteriner hekim denetiminin önemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve tarımsal üretimde planlama öne çıktı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Veteriner Hekimler Odası iş birliğiyle "Gıda Güvenliği ve Güvencesi" paneli düzenlendi. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği panelin açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Türkiye’deki hayat pahalılığının mutfaklardaki güvenliği nasıl tehdit ettiğini rakamlarla ortaya koydu. Dünyada gıda enflasyonu ortalamasının yüzde 3 civarında olduğunu ifade eden Aydın, "Ülkemizde ise bu oran resmi verilerde bile yüzde 25-30 bandında seyrediyor. Hissedilen enflasyon ise bunun çok daha üzerinde. Bu fahiş maliyet artışları, gıda güvenliğini doğrudan riske atıyor" dedi. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ise her vatandaşın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkının anayasal bir sorumluluk olduğunu hatırlattı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, moderatörlüğünü üstlendiği panelde veteriner hekimlerin gıda zincirindeki hayati önemine değindi. Hayvansal gıdanın sağlıklı olabilmesi için sürecin hayvanın beslenmesi ve sağlığıyla başladığını belirten Baysal; et, süt, yumurta, bal ve su ürünleri gibi tüm süreçlerde veteriner hekimlerin imza ve denetim yetkisinin kritik olduğunu vurguladı. Veteriner hekim Nejlet Filiz de, ekonomik dar boğazın halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Artan maliyetler nedeniyle piyasada taklit ve tağşiş vakalarının arttığını belirten Filiz, trans yağlar ve pestisit tehlikesine karşı uyardı. Filiz, "Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli; denetimler daha etkin ve yetkin meslek grupları üzerinden yürütülmeli" dedi. Gıda krizinden kurtulmak ve güvenli gıdaya erişimin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Nejlet Filiz, şu önerilerde bulundu: "Tarım girdi maliyetleri aşağı çekilmeli. Verimlilik odaklı bir tarım politikası izlenmeli. Zorunlu bir kamusal tarım sigorta sistemi kurulmalı. Döviz kuru ve para politikasında istikrar sağlanmalı. Gıda güvenliği yönetimi tek bir çatı altında toplanmalı. Rekabetçi piyasada küçük üretici korunmalı. Hal ve perakende satış noktalarında etkin denetim yapılmalı. Harcamalarda gerçekçi tasarruf tedbirleri uygulanmalı." Panel; gıda okuryazarlığı, doğru etiket okuma teknikleri ve mutfak güvenliği üzerine yapılan bilgilendirmelerle sona erdi.
Manevi ve ahlaki gelişim programı Bursa’da gerçekleştirildi
13 Ocak 2026 Salı - 15:58 Manevi ve ahlaki gelişim programı Bursa’da gerçekleştirildi Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen ’Manevi ve Ahlaki Gelişim’ programı çerçevesinde 900 öğrenciye eğitim verildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda yürütülen ’Manevi ve Ahlaki Gelişim’ programı Bursa Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesinde gerçekleştirildi. Bursa genelinde 15 Anadolu İmam Hatip Lisesinde uygulanmakta olup yaklaşık 900 öğrenciye ulaşılan eğitimlerde, öğrencilerin milli, manevi ve ahlaki değerler temelinde yetişmelerini hedefleyen, akran rehberliği esasına dayalı bir eğitim çalışması olarak yürütülmektedir. Program kapsamında 52 koordinatör öğretmen ve 208 rehber öğrenci görev alırken, akademik, psiko-sosyal ve manevi gelişimi destekleyen haftalık çalışmaların yanı sıra okuma faaliyetleri, kültürel ziyaretler, kamp ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Programın birinci bölümünde, "İnsan Eğitiminde Temel Prensipler ve Gençliğin Dijital Dünya Karşısındaki Durumu" başlıklı panel düzenlendi. Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, programın öğrencilerin değer temelli gelişimine katkı sağladığını ifade ederek, "Öğrencilerimizin sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunduğunu düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda gönüllülük ve veli izni esasına dayalı olarak yürütülen program, eğitim-öğretim sürecini aksatmadan sürdürüldü" dedi. Programın ikinci bölümünde, BİHMED ve YİHMED tarafından öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla Manevi ve Ahlaki Gelişim Programının değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, programın uygulama süreci ve planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Programın üçüncü bölümünde ise, "Müslüman’ın Kardeşlerine Merhameti ve Mazlum Coğrafyalar" başlıklı konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak Taha Kılınç yer aldı. Program, emeği geçen kurum ve paydaşlara teşekkür edilmesiyle sona erdi.
Bursa’da fethin 700. yıl heyecanı
13 Ocak 2026 Salı - 14:36 Bursa’da fethin 700. yıl heyecanı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyecekleri etkinliklerle onurlandıracaklarını belirterek, "Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında düzenlenecek etkinliklerin tanıtım toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Fethin 700. yılı kapsamında yapılacak olan bilimsel, akademik ve kültürel etkinlikler hakkında bilgilerin verildiği toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, programın Danışma Kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 7 asrı aşan bir hafızayı, yürüyüşü, iradeyi ve büyük medeniyeti hep birlikte geleceğe taşıma kararlılığını ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi. Bursa’nın 700 yıl önce başlayan büyük dönüşümünü ve yolculuğunu, köklerindeki eşsiz mirasa sahip çıkarak aynı kararlılıkla gelecek asırlara taşıyacaklarını ve miras bırakacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa, geçmişin mirası, geleceğin imzasıdır. Bu büyük yıl dönümünü yıl boyunca düzenleyeceğimiz etkinliklerle onurlandıracağız. Kentimizin her köşesinde geçmişten geleceğe güçlü bir bağ kuracağız. 2026 yılının tamamını ‘700. Fetih Yılı’ olarak ilan ettik" diye konuştu. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde; Bursa Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’dan oluşan Danışma Kurulu ile birlikte sürecin yönetileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Hazırlıklarımızı Ekim 2024’te başlattık. Bursa’nın özellikleri ve tarihi kimliği hakkında araştırmalar yapan bilim insanlarını kentimize davet ettik. Bu yılı sadece anma yılı olarak değerlendirmiyoruz. Hatırlama, anlama, sahiplenme ve geleceğe taşıma yılı olarak görüyoruz. 700 yıl önce bu topraklara düşen tohum, sıradan bir tohum değildi. Adaletle filizlenen, emekle büyüyen, inançla kök salan, yüzyıllara meydan okuyan bir çınarın tohumudur. Bizler bugün o çınarın gölgesinde duruyoruz. Tarihimizin yeni bir eşiğine hep birlikte adım atmanın onurunu taşıyoruz" dedi. Bursa’nın, fethinin 700. yılında köklerinden aldığı güçle asırlara meydan okumaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran bir milletin devlet olma iradesinin filizlendiği eşsiz bir kent olduğunu vurguladı. 1302 yılında Yenişehir Ovası ve çevresinin fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk merkezinin Yenişehir olduğunu, 1326 yılında Bursa’nın fethine kadar geçen 24 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin Yenişehir’de şekillendiğini, köklerini burada derinleştirdiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın 1326’daki fetihle birlikte bir ‘payitaht’ kimliği kazandığını anlattı. Orhan Gazi’nin, 1331’de İznik’in fethiyle birlikte şehri imar etmek ve İslam kültürünü yerleştirmek amacıyla başkenti bir süreliğine İznik’e taşıdığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ilk Osmanlı Medresesi olan İznik Medresesi’nin de bu dönemde açıldığını ifade etti. 1335’de ise payitahtlık unvanının tekrar Bursa’ya döndüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, kentin kuruluştan İstanbul’un fethine kadar geçen süreçte Osmanlı’ya üç kez başkentlik yaptığını, devletin asıl ruhunun şekillendiği yer olduğunu dile getirdi. Bursa’nın sadece bir fetih kenti olmadığına, bir devlet aklının, bir yönetim anlayışının ve bir medeniyetin doğduğu merkez olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, "Yalnızca 7 asırlık takvim yapraklarını çevirmiyoruz. Aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun yürüyüşün, bu topraklarda yeşeren ortak hafızasını geleceğe taşıyoruz. Bu noktada diyoruz ki: Köklerimizden geleceğe Biliyoruz ki köklerini unutan bir gelecek güçlü olamaz. Geçmişiyle bağ kuramayan bir yarın, kalıcı olamaz. Bursamızın köklerinden aldığımız ilhamla, tarihten güç alarak, geleceğe güvenle bakıyoruz. Bu yüzden 700. Fetih Yılı’nı; yaşanan, hissedilen ve paylaşılan bir yıl haline getiriyoruz" diye konuştu. 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar zengin ve kapsayıcı bir içerikle Bursa’nın dört bir yanına yayılacağını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tarihin yalnızca kitaplarda değil, sokaklarda, meydanlarda ve insan hafızasında yaşadığını hatırlattı. Bu anlayışla 700. Fetih Yılı’nı Bursa’nın sınırlarının dışına taşıdıklarının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "2026 yılında, üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent Üç dönem Üç büyük hikâye Bursamızda filizlenen çınar, Edirne’de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul’dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Edirne ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile birlikte bu büyük mirasın sorumluluğunu omuzluyor, yıl boyunca yaşayarak ve yaşatarak gelecek nesillere aktarıyoruz" dedi. "Bu gurur hepimizin! Bu tarih hepimizin!" diyen Başkan Mustafa Bozbey, "Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım. Gelin, Bursamızın 700. Fetih Yılı’nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, birlikte yaşatalım. Bursamızın fethinin 700. yılı, köklerimizden geleceğe uzanan bu büyük yürüyüşte hepimize kutlu olsun. Yedi asırlık çınarımızın gölgesi daim, yarınlarımız aydınlık olsun. Bursa’nın, fethin 700. yılını turizm açısından da fırsata dönüştürmesi gerektiğine inanıyorum. Bu fırsatı değerlendirmek, Bursa’yı dünyaya tanıtmak zorundayız" dedi. Etkinlikler hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, anma törenlerinin Osmanlı’nın ilk kuruluş hutbesinin okunduğu Yenişehir Kumluk Camii’ndeki mevlit programıyla başlayacağını açıkladı. Çarşıbaşı bölgesinde dijital mapping teknolojisi, müzik, ışık ve sahne sanatlarının bir araya geldiği görkemli bir görsel şölen ve kutlama programı gerçekleştirileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "3-4-5 Nisan’da ’Bursa’nın Fethinin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ ve 14-15-16 Mayıs’ta ‘Topraktan Gelen Hafıza’ Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu düzenlenecek. İstanbul Heritage Fuarı’nın basın toplantısı da Bursa’da yapılacak. Hazırlayacağımız stantta 700. yıl etkinliklerini ve mirasa yaklaşımlarımızı aktaracağız. KUDEB aracılığıyla kentin çok katmanlı mirasının bilimsel ve denetimli restorasyon süreçleri yürütülerek gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Sur kapılarından türbelere ve saraylara uzanan bir hafıza yolculuğu sunan rota düzenlenecek" dedi. Osmanlı’nın ilk camilerinden biri olan Alaaddin Bey Camii’nin haziresinin aslına uygun olarak onarıldığını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, ilk altı Osmanlı padişahının türbelerine yerleştirilen QR kodlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Arapça sesli rehberlik hizmeti sunulacağını belirtti. Osmanlı hanedanlarına ait puşidelerin serim töreni yapılacağını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "‘İktidarın yüzü, gücün sembolü’ sikke sergisi, Yoğurtçu Baba haziresi restorasyonu, Emir Sultan Cami’nin hazire-mezarlık alanı restorasyonu, Tarihi Bursa Surları Fetihkapı kazamat mahali bakım onarımı yürütülecek. ‘Hüsn-i hat ve medeniyet’ hat levhaları sergisi düzenlenecek. ‘700. yılda Ortak Bellek: Çengiç Ailesi koleksiyonu sergisi’ tanıtılacak. ‘Yansımalar’ Bursa Kent Akademisi yıl sonu sergisi hazırlanacak. ‘Kutlu Rüya’ sanal gerçeklik gezici sergisini de Bursalılarla buluşturacağız. Pınarbaşı Parkı için hazırlanan ve fethi anlatan orijinal İznik çinisi pano, 6 Nisan’daki fetih yürüyüşünün ardından törenle açılacak. 700. yıl anısına özel gün pulu yaptırıyoruz. Hazırlanan pulda, kuruluş dönemine ait ilk altı padişahın minyatür portreleri yer alacak" diye konuştu. Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına 700 çınar fidanı dikileceğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Fetih Kupası adı altında Geleneksel Türk Okçuluğu Yarışması düzenleneceğini ifade etti. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılına özel Uludağ zirve tırmanışı gerçekleştirileceğini aktaran Başkan Mustafa Bozbey, "Pınarbaşı Parkı’nda özel olarak tasarlanan zaman yolculuğu alanında çocuklar, Osmanlı dönemini oyun, canlandırma ve atölyeler aracılığıyla yaşayarak öğrenecek. UNIMA Bursa Şubesi tarafından hazırlanan ‘Fetih’ konulu gölge oyunu, yıl boyunca Karagöz Müzesi ve çeşitli dış alanlarda izleyiciyle buluşacak. 700. yıl temalı müze atölyeleri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek. Osmanlı mutfağı temasıyla düzenlenecek Gastronomi Festivali, 700. Yıla özel lezzetleri Bursa’nın günlük yaşamına taşıyacak. BURFAŞ sosyal tesislerinde 700. yıl menüsü adıyla Bursa’nın köklü mutfak kültürünü yansıtan ‘Osmanlı mutfağı menüsü’ eklenecek" dedi. Programın Danışma Kurulu üyeleri adına konuşan BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın fethiyle Osmanlı Beyliği’nin cihan devletine evrildiğini ve toprağa düşen bir tohumun asırlık çınara dönüştüğünü söyledi. Amerika, Avrupa ve Türkiye’den alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla 3-5 Nisan 2026’da ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nun düzenleneceğini açıklayan Abacı, sempozyumun sonunda bir kitap hazırlanarak kent tarihine kazandırılacağını anlattı. 2026 yılı boyunca tarih, arkeoloji, edebiyat, iktisat, mimari ve sanat tarihi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla panel ve söyleşiler düzenlenerek Bursa’nın fethinden 700 yıl sonrasına kadar uzanan sürecin ele alınacağını belirten Abacı, tüm etkinliklerin Bursa’nın tarihi ve kültürel belleğinde belirgin bir iz bırakmasını amaçladıklarını dile getirdi. Soru cevap bölümünün ardından Tiyatro Şube Müdürlüğü tarafından Orkestra Şube Müdürlüğü’nün katkılarıyla ‘Gök Kubbenin Altında Bir Gümüş Kubbe’ eserinin sunumu gerçekleştirildi.