Yerel Haberler
Bursa
Yeşil Çevre’den Uludağ Çevre Forumu’nda sürdürülebilir gelecek vurgusu 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:47:14 S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu’nda Platin Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, çevre sektörünün geleceği açısından organizasyonun önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde "Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, "Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz" dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, "Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik" diye konuştu. Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, "Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, "Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:17 Kamyonetin motorunda giden tamirci konuştu: "Müşteriyi 40 bin liradan kurtardık" Bursa’nın İnegöl ilçesinde arızayı tespit etmek için seyir halinde olan kamyonetin motor kısmına oturan tamirci konuştu. Olay, dün İnegöl’ün Mahmudiye Mahallesi Tabakhane Caddesi’nde meydana geldi. Arızalanan kamyoneti kontrol eden tamirci, sorunun kaynağını bulabilmek için aracın ön kısmına çıktı. Seyir halindeki kamyonetin motor bölümünde ilerleyen tamircinin tehlikeli yolculuğu çevredeki vatandaşlarca görüntülendi. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada ilgi gördü. Müşterisini ciddi bir masraftan kurtardığını söyleyen oto tamircisi Mesut Torun (40) olayı tüm detaylarıyla anlattı. Torun, "Arabada bir mazot kaçağı vardı. Durduğu yerde kaçırmıyordu araç, mecbur yüke bindiği zaman kaçırıyordu. Bunu da test etmek için haliyle arabayı çalışır vaziyette denemek lazımdı. O yüzden böyle bir işe kalkıştık. Fazla gezmedik aslında, gezdiğimiz kilometre, kilometre değil de metre. 300-350 metre arasıydı. Fazla bir şey yoktu ama sonuçta arızayı da bulduk Allah’a şükür. Müşteriyi de 40 bin liradan kurtardık, yarı fiyatına maliyet ettik diyelim. Nokta atışı yapmak için bu hareketi yapmamız lazımdı. Ama halloldu çok şükür. Başka türlü olmuyordu çünkü hareket halinde denememiz lazımdı arabayı, yüke bindiği zaman yapıyordu bu. Denedik, gördük arızayı. Ben de sonradan gördüm. Akşamüstü gördüm. Şaşırdım ama bir yandan da iyi oldu. Güzel yorumlar vardı, bizim maksadımız işimizi iyi yapalım, onun için yaptık yani bu işi de. Çok nadiren ara sıra böyle bulamadığımız arızalar olduğu için yapıyoruz. Orada zaten benim el kısmım içeride, el kısmım oraya bağlıydı zaten. O şekilde ilerledik ama fazla hızlı yapmadık. Birinci kilometrede en fazla yaptığımız hız 20-25 kilometre" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:07 Güneş’ten herkesi utandıran serzeniş Bursa’da bir araya gelen öğrenciler, orman yangınlarına ve çevre kirliliğine dikkat çekmek için ellerindeki poşetlerle ormanda çöp topladı. Çöp toplayanların arasında yer alan 4 yaşındaki Güneş ise herkese örnek olarak, "Biz topluyoruz siz atıyorsunuz. Benim ormanım burası" diye konuştu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de etkisiyle orman yangınlarının oluşma riski her geçen gün daha da artarken, tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da ’Orman Benim’ etkinliğim düzenlendi. Yıldırım ilçesindeki birçok ortaokul ve lise öğrencisinin katıldığı etkinlikte, vali yardımcısı ve kaymakam da eline poşet alıp çöp topladı. Ancak en dikkat çeken ise İdil ve Burak çiftinin 4 yaşındaki oğulları Güneş’in serzenişi oldu. Güneş, "Orman benim. Siz çöp atmayın. Biz topluyoruz. Ama siz atıyorsunuz. Benim ormanım burası" dedi. Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ise, "Artan orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarında öncelikli strateji, yangın öncesi alınması gereken önleyici tedbirlerdir. Son 10 yılın yangın istatistiklerine bakıldığında çıkan orman yangınlarının yüzde 92’sinin insan kaynaklı çıktığı görülmektedir. Toplumsal bir sahiplenme ile başarıya ulaşacağına inandığımız ’Orman Benim’ kampanyası ile toplumsal farkındalık oluşturup, yangın sayılarını ciddi oranda düşürmeyi, böylece mevcut söndürme kapasitemizi daha verimli kullanarak toplumumuz için bir tehdit haline dönüşen orman yangınlarının zararlarını en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada gereken temizliği yaparak, yanıcı madde miktarını azaltmaktayız" ifadelerini kullandı. Ormanların sadece orman teşkilatının değil, herkesin olduğunun farkında olmak gerektiğini belirten Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan da, "Orman gerçekten de bu ülkenin, dünyanın ve Bursa’da korumamız gereken en büyük değerlerimizden bir tanesidir. Bursa, yeşiliyle ön plana çıkmaktadır. Yeşil Bursa’nın bu zenginliğini korumamız gerekiyor" diye konuştu. Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Yıldırım İlçe Kaymakamı Metin Esen, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, öğrenciler ve katılımcılar ellerine aldıkları poşetlerle adım adım ilerleyerek ormanlık alandaki çöpleri topladı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:09 Milli voleybolcu Kübra Akman’a öğrencilerden sevgi seli Sultanlar Ligi’nde forma giyen milli voleybolcu Kübra Akman, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftası kapsamında Bursa’da öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin büyük bir coşku ve yoğun ilgiyle karşıladığı milli sporcu, profesyonel spor yaşamına dair deneyimlerini öğrencilerle paylaşırken sporun yalnızca fiziksel başarı değil; disiplin, takım ruhu ve kararlılık olduğunu vurguladı. Gerçekleşen buluşmada, voleybola 12 yaşında başladığını ifade eden Akman, başarıya giden yolda çok çalışmanın en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. Profesyonel sporculuğun yalnızca fiziksel avantajlarla şekillenmediğini belirten milli sporcu Akman, "Uzun boylu olmak tek başına avantaj değil. Çok çalışmak, hızlı olmak ve kendini geliştirmek en önemli nokta. Kısa boylu olabilirsiniz ama çok başarılı bir sporcu olabilirsiniz" sözleriyle öğrencilere ilham verdi. Sporun yalnızca bireysel başarıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kübra Akman, takım ruhunun ve arkadaşlıkların başarıdaki önemine de değindi. Akman, "Güzel arkadaşlıkların olduğu yerde yapamayacağınız hiçbir şey yok. Bazen sizin yapamayacağınızı düşündüğünüz bir şeyi arkadaşınız size yeniden inandırır. Sporda hiçbir şey tamamen tek başına başarılmaz. O gün antrenmanda takım arkadaşınız sizi motive etmezse, ertesi gün sahada aynı performansı göstermeniz çok zor olur" ifadelerini kullandı. Profesyonel sporculuk hayatının perde arkasına dair samimi paylaşımlarda da bulunan Akman, bazı maç dönemlerinde rutinlerini hiç bozmadığını, hatta kimi zaman her akşam aynı yemeği tercih ettiğini belirterek yüksek performans sporunda disiplinin günlük yaşamın her alanına yansıdığını ifade etti. Sporun Şahin’i ödülü verildi Program sonunda Kübra Akman’a Şahinkaya Eğitim Kurumları tarafından "Sporun Şahini" ödülü takdim edildi. Şahinkaya kız voleybol takımlarıyla bir araya gelen milli sporcu, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirirken salonda büyük bir coşku yaşandı. Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dilay Şahinkaya ise yaptığı açıklamada, "19 Mayıs, yalnızca bir bayram değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu güvenin ve inancın en güçlü simgelerinden biridir. Bizler de Atatürk’ün inandığı gençliğin kanatlarında daha yükseğe uçma arzusuyla çalışıyoruz. Bu anlamlı haftada ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden önemli bir sporcu olan Kübra Akman’ı öğrencilerimizle buluşturmak bizim için son derece kıymetli" ifadelerini kullandı.
Bursa’da BUTEKOM üretimin geleceğine yön veriyor
09 Ocak 2026 Cuma - 13:09 Bursa’da BUTEKOM üretimin geleceğine yön veriyor Küresel rekabetin giderek teknoloji, Ar-Ge ve yüksek katma değer ekseninde şekillendiği günümüzde, sanayinin dönüşümünü destekleyen yapılar stratejik önem taşıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), sanayi ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturan bütüncül yaklaşımıyla Bursa ve Türkiye sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. BUTEKOM, sanayicinin ihtiyaçlarını sahada analiz eden, bu ihtiyaçlara yönelik somut ve uygulanabilir çözümler geliştiren, firmaların rekabet gücünü artıracak yol haritaları oluşturan entegre bir merkez olarak konumlanıyor. Ar-Ge, test-analiz, prototipleme, ileri mühendislik ve ticarileşme süreçlerini tek çatı altında toplayan yapı, sanayinin dönüşümünü hızlandıran önemli bir ekosistem sunuyor. Sektörel analizlerle stratejik yol haritaları 2025 yılı itibarıyla BUTEKOM tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı üretim disiplinlerini temsil eden 10 ayrı sektörde 400’ün üzerinde firma detaylı biçimde analiz edildi. Firmaların üretim kabiliyetleri, teknolojik olgunluk düzeyleri, ihracat potansiyelleri, rekabet güçleri ve proje yönetim yetkinlikleri değerlendirilerek sektör bazlı ihtiyaç analizleri gerçekleştirildi. Elde edilen veriler doğrultusunda her sektör için ihtiyaç odaklı gelişim ve dönüşüm yol haritaları oluşturuldu. Bu çalışmalar, sanayinin mevcut durumunu ortaya koymakla kalmayarak; firmaların sürdürülebilir büyüme, katma değerli üretim ve küresel rekabet hedeflerine ulaşmalarına yönelik somut yönlendirmeler sundu. Ortaya konulan yol haritaları, Türkiye’nin sanayi ve dış ticaret hedefleriyle uyumlu bir çerçeve oluşturdu. Mükemmeliyet merkezleriyle derinleşen uzmanlık BUTEKOM’un en ayırt edici unsurlarından biri, farklı alanlarda uzmanlaşmış mükemmeliyet merkezleri ile sanayiye sunduğu derin teknik yetkinlik tecrübesi. Bu merkezler; teknik tekstil, kompozit malzemeler, ileri mühendislik, polimer ve kauçuk teknolojileri gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren firmalara Ar-Ge, test, doğrulama ve prototipleme desteği sağlanıyor. Mükemmeliyet merkezleri bünyesinde yürütülen çalışmalar; firmaların ürün geliştirme süreçlerini hızlandırırken, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk, performans iyileştirme ve yenilikçi ürün tasarımı konularında da önemli katkılar sunuyor. Böylece BUTEKOM, yalnızca analiz yapan değil, sanayinin doğrudan üretim ve ticarileşme süreçlerine dokunan bir yapı olarak öne çıkıyor. Kümelenme modelleriyle güçlü iş birliği kültürü BUTEKOM’un öncelikli çalışma alanlarından biri de kümelenme modelleri oldu. Sektörler arası iş birliğini artırmayı, ortak kaynak kullanımını teşvik etmeyi ve yenilikçi projelerin önünü açmayı hedefleyen bu yaklaşım, Bursa sanayisinde önemli bir sinerji oluşturuyor. Bu kapsamda hayata geçirilen BUTEXCOMP - Bursa Teknik Tekstil ve Kompozit Malzeme Kümelenmesi, teknik tekstil ve kompozit alanlarında faaliyet gösteren 32 firmayı aynı çatı altında buluşturuyor. Tasarım, modelleme, prototipleme, test-analiz ve tedarik zinciri eşleştirme gibi alanlarda yürütülen çalışmalar, firmaların rekabet gücünü artırıyor. SETEK - Sürdürülebilir Ev Tekstili ve Teknik Tekstil Kümelenmesi ise 31 üye firma ve 7 destek kuruluşuyla sürdürülebilir üretim kültürünün yaygınlaştırılmasını hedeflerken, her iki kümelenme de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kümelenme Destek Programı kapsamında desteklenerek kurumsal bir yapıya sahip. Uluslararası projeler ve ileri mühendislik altyapısı BUTEKOM’un çalışmaları uluslararası platformlarda da karşılık buluyor. Euroclusters çağrısı kapsamında desteklenen FutureProof Textiles Projesi, tekstil sektöründeki KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini desteklerken, BUTEXCOMP’un bu projede küme olarak yer alması Bursa sanayisinin Avrupa ölçeğinde görünürlüğünü artırıyor. Öte yandan BEBKA Teknik Destek Programı kapsamında yürütülen projelerle BUTEKOM bünyesinde ANSYS ve LS-DYNA gibi ileri mühendislik yazılımlarına yönelik uzmanlık geliştirdi. Uzay ve havacılık sektörlerine yönelik projelerde ise BUTEKOM, hizmet sağlayıcı ve çözüm ortağı olarak kritik roller üstleniyor. Güçlü laboratuvar ve prototipleme altyapısı BUTEKOM’un sanayiye sunduğu en önemli katkılardan biri de Ar-Ge çalışmalarını uygulamayla buluşturan çok disiplinli laboratuvar altyapısı. Analitik, yanma, yaşlandırma, kondisyonlama ve yaş kimyasal laboratuvarları; tekstil, teknik tekstil, polimer, plastik, kompozit ve kauçuk numunelere yönelik geniş kapsamlı test ve analiz hizmetleri sunuyor. Test ve analiz altyapısı; Radial Braiding, TFP, RTM, kür fırını, bant dokuma, filament sarma ve SLS 3D yazıcı gibi ileri üretim ve prototipleme sistemleriyle entegre bir yapıda çalışıyor. Bu sayede firmalar, testten prototiplemeye ve üretime uzanan tüm süreçleri tek merkezden yürütebilme imkânına sahip. Bilimsel üretimden ticarileşmeye BUTEKOM, Bursa Uludağ Üniversitesi başta olmak üzere akademik paydaşlarla yürüttüğü iş birlikleriyle bilimsel bilgi üretimini sanayi uygulamalarıyla entegre ediyor. Bugüne kadar üretilen 39 akademik yayın ve yapılan patent başvuruları, merkezin Ar-Ge çıktılarının ticarileşmesini hedefleyen yaklaşımını ortaya koyuyor. "Sanayimizin dönüşüm yolculuğunun merkezinde yer alıyor" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BUTEKOM’un Bursa ve Türkiye sanayisinin teknoloji odaklı dönüşümünde üstlendiği stratejik role dikkat çekti. BUTEKOM’un sanayinin ihtiyaçlarına sahada çözüm üreten bütüncül bir yapıda olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, küresel rekabetin artık üretim hacminden çok bilgi, teknoloji ve yenilikle şekillendiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Küresel rekabetin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon ekseninde şekillendiği bir dönemde, sanayimizin bu dönüşüme ayak uydurması hayati önem taşıyor. BUTEKOM, sanayicimizin ihtiyaçlarını masa başında değil, sahada analiz eden; bu ihtiyaçlara karşılık somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözümler geliştiren stratejik bir merkezdir. Bugüne kadar bin 600’den fazla firmamız BUTEKOM’un sunduğu altyapı ve hizmetlerden faydalandı. Merkezimiz yaklaşık 48 bin test ve 800’e yakın muayene işlemi gerçekleştirerek sanayimizin Ar-Ge, ürün doğrulama ve kalite geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağladı. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak yol haritalarını birlikte oluşturuyor, Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan tüm süreçlerde sanayicimizin yanında yer alıyoruz." "Türkiye’nin kalkınma hedeflerine güçlü katkı" BUTEKOM’un sahip olduğu altyapı, mükemmeliyet merkezleri ve uzmanlık alanlarının sanayiye önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Başkan Burkay, merkezin uzun vadeli vizyonuna da dikkat çekti. İbrahim Burkay, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa’mızın teknoloji geliştiren, yüksek katma değerli ürünler ortaya koyan ve küresel ölçekte rekabet edebilen sanayi merkezi kimliğini daha da geliştirmek istiyoruz. Mükemmeliyet merkezleri, ileri mühendislik ve test altyapısı, kapsamlı laboratuvar imkânları ve uluslararası iş birlikleriyle BUTEKOM, bu vizyonun en önemli yapı taşlarından biridir. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle ülkemizin kalkınma hedeflerine güçlü katkılar sunmaya devam edeceğiz."
Afetlere karşı dirençli kentler için Çankaya’da buluşma
09 Ocak 2026 Cuma - 13:01 Afetlere karşı dirençli kentler için Çankaya’da buluşma Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı şehirler yaklaşımı doğrultusunda düzenlediği ‘Afetlere Dirençli Kentler ve Toplumlar Paneli’ için Çankaya’da temaslarda bulundu. Çankaya Belediye Başkanı Avukat Hüseyin Can Güner’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen panele Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı. Panelde, ‘Hazırlıklı Olma’ teması çerçevesinde afetlere karşı dirençli kentlerin inşası, toplumsal dayanıklılığın artırılması ve iyi uygulama örnekleri; alanında uzman isimler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katkılarıyla ele alındı. Aynı zamanda yerel yönetimlerin afetlere karşı daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha dayanıklı yapılar oluşturmasının önemine dikkat çekilen programda, şehirlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin risklerine karşı da hazırlanması gerektiği vurgulandı. Panel kapsamında değerlendirmelerde bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sağlıklı, güvenli ve dirençli kentler oluşturma hedefi doğrultusunda yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını belirterek, ortak akıl ve dayanışma ile geleceğe hazırlanmanın sürdürüleceğini hatırlattı.
Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu
09 Ocak 2026 Cuma - 10:49 Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu Bursa’da 1994 yılında bir tanı merkezi olarak kurulan ve bugün Türkiye’nin 15 ilinde kapsamlı bir sağlık ekosistemine dönüşen Burtom Sağlık Grubu, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla alanının öncüsü olmaya devam ediyor. Sağlık sektöründeki 32. yılını, tanı ve tedavi süreçlerini geliştiren dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarıyla taçlandıran Burtom Sağlık Grubu, 2026 yılından itibaren büyüme stratejisini "verimlilik esaslı genişleme" olarak belirledi. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, tanı teknolojilerindeki yapay zekâ uygulamalarından onkolojideki milimetrik tedavi yöntemlerine ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına kadar grubun çalışmalarını açıkladı. Hizmet ağını, teknolojinin en son uygulamalarını devreye alarak geliştirdiklerini anlatan Dr. Erol Kılıç, Burtom’un başarısının temelinde "tanı odaklılık" prensibinin bulunduğunu belirterek, "Burtom’un hikâyesi 32 yıl önce doğru tanıyı, doğru zamanda sunma vizyonuyla başladı. Bugün 850 kişilik büyük bir kadroya ulaşsak da ’tıbbi görüntüleme’ bizim hâlâ ana damarımızdır. Yatırımlarımızda sadece bina kapasitemizi artırmayı değil, klinik karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak ileri teknoloji entegrasyonunu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yeni nesil PET-CT yatırımının bu anlayışın bir ürünü olduğuna işaret eden Dr. Kılıç, "Bu cihazımız sadece teşhiste hata payını minimize etmekle kalmıyor; daha az radyasyon yayılımı ve daha kısa çekim süresiyle hastaya konfor sağlarken, yıllık 7 MWH enerji tasarrufuyla da doğayı koruyor. Bizim için sağlık hizmeti, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanını da korumayı kapsayan bir bütündür" diye konuştu. Yapay zekâ destekli radyoloji Modern tıpta görüntüleme cihazlarının erken teşhisteki kritik rolüne değinen Dr. Kılıç, merkezlerindeki yapay zekâ (YZ) kullanımının sağladığı somut faydaları üç ana başlıkta topladı : YZ algoritmaları, geleneksel yöntemlerle gözden kaçabilecek en küçük patolojileri ve lezyonları tespit ederek özellikle felç ve dejeneratif hastalıkların teşhisini kolaylaştırıyor. Radyologlarımıza adeta ‘ikinci bir göz’ desteği sunuyoruz. Yapay zekâ destekli 3 Tesla MR cihazlarımız, tarama sürelerini yüzde 70’e varan oranlarda kısaltıyor. Bu, özellikle kapalı alan korkusu olan hastalar, yaşlılar ve çocuklar için büyük bir devrim niteliğinde. Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekimlerinde radyasyon dozu yapay zekâ tarafından otomatik olarak optimize ediliyor. Daha az kontrast madde kullanımıyla, böbrek hastalarımız için de riskleri minimize eden güvenli bir tarama protokolü uyguluyoruz" dedi. Dr. Kılıç ayrıca, hastaneye gelemeyen hastalar için sundukları evde sağlık hizmetlerinin kapsamını da genişlettiklerini; taşınabilir dijital röntgen, EKG ve ultrason cihazlarıyla klinik kalitesinde hizmeti hastanın yatağına kadar götürdüklerini vurguladı. Onkolojide milimetrik hassasiyet Kanserle mücadelede en kritik aşamanın doğru evreleme ve kişiselleştirilmiş tedavi olduğunu belirten Dr. Kılıç, onkoloji birimlerindeki teknolojik kapasiteye dikkat çekti : "Nükleer tıp birimlerimizdeki PET/CT sistemleri, tedavi yanıtını izlemede bize büyük avantajlar sağlıyor. Bu süreci, 7 milyon dolarlık bir yatırımla devreye aldığımız Tomoterapi cihazıyla birleştiriyoruz. Tomoterapi, BT tabanlı görüntüleme ile yoğunluk ayarlı radyoterapiyi (IMRT) tek bir platformda buluşturuyor. Cihaz 360 derece dönerek ışınlama yaparken tümörü milimetrik olarak hedefler. Bu hassasiyet sayesinde sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunur; yan etkiler azalır ve özellikle baş-boyun, beyin ve çocukluk çağı tümörlerinde klinik başarı oranlarımız hissedilir derecede artar." Yüzde 100 yeşil enerji ile doğa dostu sağlık Burtom’un sürdürülebilirlik vizyonunun sadece tıbbi cihazlarla sınırlı kalmadığını söyleyen Dr. Kılıç, İnegöl’de hayata geçirdikleri Güneş Enerji Santrali’nin (GES) grubun toplam elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılandığını ifade etti. 2026 yılından itibaren büyüme stratejilerini "verimlilik esaslı genişleme" olarak tanımlayan Dr. Erol Kılıç, Burtom’u sadece bir hizmet sağlayıcı değil, uluslararası standartlarda bir sağlık ekosistemi haline getireceklerini belirtti. Gelecek 10 yıllık dönemde sağlık turizmi, geriatri (yaşlı bakımı), longevity (uzun ömür) ve bütüncül tıp alanlarına odaklanacaklarını, Bursa’nın termal kaynaklarını modern tıpla birleştirerek dünyaya açmayı planladıklarını dile getiren Dr. Kılıç, "Sayısal büyümeden ziyade, spesifik alanlarda uzmanlaşmış nitelikli sağlık profesyonellerini bünyemize katarak değer sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
BTÜ uyku bozukluğunu çözecek iplik projesi geliştiriyor
09 Ocak 2026 Cuma - 09:48 BTÜ uyku bozukluğunu çözecek iplik projesi geliştiriyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, uyku bozukluğu ve stresle mücadeleye yönelik, doğal bileşenlerle desteklenen "Uyutan İplik" geliştiriyor. 2 yıl sürecek olan proje kapsamında üretilecek özel iplik; yastık kılıfı, çarşaf, pijama gibi farklı tekstil ürünlerinin yapımında kullanılabilecek. Geliştirilen ipliğin uykuya yardımcı etkisinin, koku ve cilt yoluyla sağlanması amaçlanıyor. Bursa Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi, Üsküdar Üniversitesi ve Ormo Yün İplik iş birliğinde yürütülen "Uyutan İplik (Sleeping Yarn)" projesi TÜBİTAK TEYDEB 1505 -Üniversite-Sanayi İş Birliği Destek Programı kapsamında destekleniyor. Doğal, bitkisel yağların rahatlatıcı ve uyku düzenleyici etkilerinden yararlanmayı hedefleyen proje 24 ay sürecek. Çalışma kapsamında uyku bozukluğunu giderecek bir iplik geliştirilecek. Bu iplikler, doğal uçucu yağ bileşenlerinin çeşitli işlemlerden geçmesiyle elde edilecek. Bu doğal maddeler, cilde ve çevreye uyumlu özel kaplama yöntemleriyle çok küçük parçacıklar hâline getirilerek akrilik, polyester ve pamuk ipliklerin içine yerleştirilecek. Yumak halinde olacak bu ipliklerle yastık kılıfı, çarşaf, pijama ya da farklı tekstil ürünleri üretilebilecek. Böylece iplik, koku yoluyla ve cilt üzerinden yavaş yavaş etki gösterecek şekilde tasarlanacak. Stres azaltacak, uyku kalitesini artıracak Geliştirilecek bu özel ipliğin, stresi azaltmaya ve uyku kalitesini artırmaya yardımcı olacağını ifade eden Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Kenan Yıldırım, "Çalışmamız kapsamında; uyku ve sakinleşme üzerinde etkili olan doğal bitkisel yağları, bilgisayar destekli çalışmalarla belirleyeceğiz. Bu doğal maddeleri, vücuda zarar vermeyen ve etkisini zamanla gösteren küçük kapsüller hâline getireceğiz. Hazırlanan kapsülleri ipliklerin içine yerleştirerek, özel bir iplik prototipi üreteceğiz" dedi. Uyku sorunu yaşayan bireyler üzerinde testleri yapılacak Proje sonunda, bu maddelerin ne kadar ve ne süreyle salındığını laboratuvar ortamında ölçeceklerini belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Ürünün uyku üzerindeki etkisini, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’nde gönüllü kişiler üzerinde yapılan testlerle değerlendirileceğiz. Hedefimiz, oral yollarla alınan takviyeler yerine; uyku sorunları ve uzun süreli stresle mücadelede kullanılabilecek, rahatlatıcı etkiye sahip yenilikçi bir iplik yumağı geliştirmek" şeklinde konuştu. Rektör Çağlar’dan tebrik Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite-sanayi iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Proje, akademik aklın sanayiyle buluşarak, katma değeri yüksek bir ürüne dönüşmesini hedefleyen kıymetli bir çalışmadır. Üniversitemizin araştırma odaklı, ‘sanayiye güç veren, sanayiden güçlenen’ vizyonu doğrultusunda, toplumsal fayda üreten ve ticarileşme potansiyeli taşıyan bu tür projeleri desteklemeye devam ediyoruz. Bu çalışmalar, üniversitelerin bilgi üretmenin ötesinde doğrudan insan hayatına dokunan çözümler geliştirdiğinin en somut göstergesidir. Projede emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve sanayi paydaşımızı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Proje Ekibi Projenin yürütücülüğünü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Yıldırım’ın üstendiği projede; Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rasim Alper Oral, Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Nur Parın, Üsküdar Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Nigar Kantarcı Çarşıbaşı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız, Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, Dr. Burcu Sivrikaya, Dr. Murat Ersal araştırmacı olarak yer alıyor. BTÜ doktora öğrencisi Münteha Girgin’in bursiyer olarak yer aldığı projenin sanayi paydaşlığını Ormo Yün İplik San. ve Tic. A.Ş. Proje Sorumlusu Ferhan Gebeş üstleniyor.
Çiftçilerden çağrı: "Üretim maliyetleri baskılanamaz hale geldi"
09 Ocak 2026 Cuma - 09:47 Çiftçilerden çağrı: "Üretim maliyetleri baskılanamaz hale geldi" Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, çiftçiler için devam eden maliyet krizinin, çiftçiyi üretimden vazgeçme noktasına getirdiğini söyledi. Düzen, son açıklanan destek paketinde yer alan ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vergi borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası, tarım kooperatifleri gibi kurumlardan kredi, gübre, mazot ve ilaç gibi temel girdilere erişiminin engelleneceği uygulamaya dikkat çekti. Üç yıldır tarımda tamamen zarar ettiklerini hatırlatan Ramazan Düzen, "Borçlarımız artıyor. Bir de bu şartın getirilmesi, çiftçilerimizin alım gücünü daha da zora sokuyor" dedi. Çiftçilerin en büyük derdinin, kontrol edilemez şekilde artan girdi maliyetleri olduğunu belirten Düzen, şunları kaydetti: "Bizler çiftçi olarak enflasyonun, doların, euro’nun yıllık artışının çok üstünde fiyat artışlarıyla tohum, gübre, ilaç, fide almak zorunda kalıyoruz. Yöneticiler ve pazarlamacılar ürün fiyatlarını baskılarken, ithalat kapıları açılırken, siz hiç bizim ürün yetiştirme maliyetlerimizi hesaplıyor musunuz?" Özellikle sebze üretimindeki krize dikkat çeken Düzen, ithal tohum, fide, gübre ve ilaç fiyatlarındaki döviz kur artışını aşan fiyatlanmanın önüne geçilmesi çağrısında bulundu. Düzen, "Bu ithalat yapan firmaları kimler denetliyor? Bizler bu artan maliyetlerle artık sebze üretiminden çekilmek zorunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı, tüm bu gerekçelerle Bursalı siyasetçileri, Tarım ve Orman Bakanı ile Cumhurbaşkanı’na seslenerek, özellikle ithal girdi maliyetlerinin yakından incelenmesini, denetlenmesini ve çiftçinin sırtındaki yükün hafifletilmesi için acil adım atılmasını talep etti. Düzen, "Sayın devlet büyüklerimizi bu artan maliyetleri bir daha incelemeye ve çiftçinin sesini duymaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
Altın ve gümüş ikinci el otomobili solladı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:32 Altın ve gümüş ikinci el otomobili solladı Altın ve gümüş fiyatlarında geçen yıldan bu yana yaşanan artışlar ve sürekli yeni rekorların gelmesi ikinci el otomobil piyasasındaki hareketliliği düşürdü, Bursa’daki oto galericilerde sessizlik hakim oldu. Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, yaptığı açıklamada, otomobillerin özellikle pandemiden sonra yatırım aracı olarak daha çok değerlendirildiğini söyledi. Altın ve gümüşteki yükselişlerin ikinci el araç piyasasını olumsuz etkilediğini dile getiren Yanık, nakit paranın bir süredir otomobil yerine altın ve gümüşe aktığını anlattı. Yanık, altın ve gümüşteki artışların vatandaşları başka bir yatırım aracı düşünmesine engel olduğunu vurgulayarak, "Birçok kişi yatırımlarını altın, gümüş ve platine yapıyor. Bunlarda yükseliş durmadığından değer kaybına uğrarız endişesiyle ikinci el otomobilden uzak duruyor." dedi. Talep azlığı nedeniyle ikinci el piyasasında alışverişin stabil gittine dikkati çeken Yanık, şöyle devam etti: "Geçen yıl talep düşüktü bu yıl da henüz yeni girdik ama aynı gidiyor. Genellikle de 800 bin lira ile 1,5 milyon lira arasındaki otomobillerde alım satım oluyor. Kredilerdeki yüksek faizler de piyasayı olumsuz etkiliyor. Krediyle yüksek faizle kimse otomobil almak istemiyor. Yüksek oranda nakit dönüyor piyasada o da olursa. Altın ve gümüş biraz durağanlaşırsa belki bizde hareketlilik başlar." Bursa Oto Galericiler Odası Başkan Vekili Mehmet Özdemir de ikinci el piyasasının geçen yıl çok kötü geçtiğini ve bu yılki umutlarını ilk haftada yitirdiklerini söyledi. "Altın ve gümüş yükseliyor, nakit oraya kayıyor. Araçlarda fiyatlar ve vergiler yükseliyor. Kredi faiz oranları çok yüksek." diyen Özdemir, bu kadar engel varken ikinci el araç alım satımının iyi olmasının beklenemeyeceğini kaydetti. Özdemir, kredi faiz oranları düşmeden, değerli madenlerdeki yükseliş durmadan ikinci el piyasasının açılmasını beklemediklerini belirterek, "Ne çok pahalı ne de ucuzu ilgi görüyor. Ortalama 1 milyon ile 1,5 milyon arasındaki araçlarda genelde alışveriş oluyor. Bunda da kar marjlarımız çok düştü. Para dönsün, piyasa hareketli olsun diye bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" dedi.
Trafik cezası yüzünden 20 yaşındaki arkadaşını bıçakladı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:26 Trafik cezası yüzünden 20 yaşındaki arkadaşını bıçakladı BURSA (İHA) – Bursa’da trafik cezası parası nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda 20 yaşındaki bir genç bıçaklanarak yaralanırken 3 şüpheli gözaltına alındı. Olay, saat 23.00 sıralarında, merkez Yıldırım ilçesi Kaplıkaya Mahallesi 4. Kaya Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Alican A. (20) ile daha önceden tanıdığı Eren B. (21) arasında trafik cezası parasından kaynaklanan alacak-verecek meselesi nedeniyle buluşma gerçekleşti. Taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede arbedeye dönüştü. Kavga sırasında Eren B., yanında bulundurduğu kesici aletle Alican A.’ı sol dizinden yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı genç, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı ve bilincinin açık olduğu öğrenildi. Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda olayın şüphelisi Eren B. kısa sürede yakalandı. Olayla bağlantılı olarak Nurullah Ö. (20) ve Mert K. (19) yakalanırken, şüphelilerin yanında 1 adet ruhsatsız 7.65 mm tabanca ve tabancaya ait 3 adet fişek ele geçirildi. Şahıslar, silahın arbede sırasında düşmesi üzerine kullanılmaması amacıyla aldıklarını öne sürdü. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ertuğrulgazi Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.