Yerel Haberler
Bursa
10 Nisan 2026 Cuma - 11:26 BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı BTSO’nun ev sahipliğinde düzenlenen "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması"nda konuşan Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Başkanı Bahar Kastan, gelecekte daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir kooperatif yapısının ortaya çıkacağını belirterek, kooperatiflerin doğru destekler ve güçlü iş birlikleriyle en önemli ekonomik modellerden biri olacağını ifade etti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla "Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması" gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. "Ekonomik kalkınmada stratejik önemde" Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz." dedi. "Bursa, kooperatifçilikte öncü bir kent" Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, "Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum." diye konuştu. Kooperatiflerin sayısı 80 bini aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, "Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir." diye konuştu. "Kooperatifçilik teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek" Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. "Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek." diyen Kastan, "Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor."
10 Nisan 2026 Cuma - 11:19 BUÜ Fen Edebiyat Fakültesinde stratejik toplantı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Strateji Belirleme Toplantısı", Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Dekan Prof. Dr. Bilgen Osman ve çok sayıda akademisyenin katılımıyla Fakülte Dekanlık Binasında gerçekleştirildi. Üniversitenin araştırma vizyonu doğrultusunda Fen ve Sosyal bölümlerin mevcut durumunun analiz edildiği toplantıda, gelecek döneme ait akademik hedefler ve stratejik yol haritası masaya yatırıldı. "Veri rekabeti en objektif rehberimizdir" Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin "araştırma üniversitesi" vizyonu doğrultusunda artık konfor alanından çıkarak veriye dayalı bir rekabet dönemine girdiğini belirtti. Fakülte yönetiminin sunduğu mukayeseli analizlerin, bölümlerin Türkiye ortalamasındaki yerini ve rakipleriyle arasındaki mesafeyi objektif bir şekilde görmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üniversite bünyesinde kurulan Büyük Veri Ofisi ve yeni nesil veri takip sistemleri sayesinde akademik performansın artık sadece psikolojik tahminlerle değil, somut ve ölçülebilir gerçeklerle değerlendirildiğinin altını çizen Yılmaz, verinin en güvenilir rehber olduğunu ifade etti. Toplantının devamında, araştırma ekosistemini güçlendirmek adına akademisyenlerin önündeki her türlü engeli kaldırma kararlılığında olduklarını dile getiren Rektör Yılmaz, üniversite yönetiminin kapılarının her türlü kısıtı çözmek için açık olduğunu belirtti. Özellikle sosyal bilimlerin proje yazma kültürüne daha fazla dahil olmasını arzuladıklarını ve bu amaçla hayata geçirilen modern proje ofisinin uzman kadrosuyla mentörlük desteği vermeye hazır olduğunu kaydetti. Fakülteye "parlak CV’li" nitelikli araştırmacıları kazandırma konusunda bölümlere açık çek veren Yılmaz, Bursa’nın sahip olduğu güçlü beşeri sermaye havuzunu en iyi şekilde değerlendirerek üniversitenin marka değerini hep birlikte daha yukarıya taşıma çağrısında bulundu. "Veriye dayalı strateji ile akademik performansımızı artıracağız" Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgen Osman ise fakültenin 2024-2025 dönemine ait akademik performans verilerini paylaştığı sunumunda, özellikle temel bilimler alanındaki yayın ortalamalarının araştırma üniversitesi vizyonu için kritik bir eşikte olduğunu belirtti. Bölüm bazlı analizlerde kimya ve biyoloji gibi laboratuvar odaklı alanlarda öğretim üyesi başına düşen yayın sayısının 2’nin altına düşmemesi gerektiğini vurgulayan Osman, fizik bölümünün yayın sayısında geride kalsa da atıf sayısında üniversite genelinde zirveye oynayan son derece nitelikli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Dekan Osman, mevcut verilerin ışığında kısa vadeli hedeflerinin fen bölümlerindeki tüm birimlerin yayın ortalamasını en az 1 ve üzerine, uzun vadede ise 2’li rakamlara ulaştırmak olduğunu kaydederek, bu yarışta kalabilmek için tüm bölümleri daha stratejik hareket etmeye davet etti. Konuşmasında araştırma ekosistemini besleyen yan unsurlara değinen Osman, 2209 öğrenci projelerinde 2024 yılında 110 proje kabulü ile elde edilen başarının fakültede sürdürülebilir bir kültür haline gelmesi gerektiğini ve yıllık kabul edilen proje sayısının 100’ün altına düşmemesini hedeflediklerini belirtti.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:09 Bursa’da "Helvacı kağıdı" polemiği Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç’ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi’ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği’nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi’ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No’lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye’de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.
Uludağ İçecek Türk A.Ş.’den tam isabet
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:06 Uludağ İçecek Türk A.Ş.’den tam isabet Uludağ İçecek Türk A.Ş., öğrenci ve genç sporculara basketbol şut makinesi hediye etti. Sporun ve sanatın destekçisi Uludağ İçecek Türk AŞ., 2000-2002 yılları arasında Çağdaş Eğitim Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten, Uludağ Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Ayhan Kızıl anısına, geçtiğimiz yıl aralık ayında açılışı gerçekleştirilen spor salonunda kullanılması ve genç sporcuların yetişmesine katkı sağlaması adına, basketbol şut makinesi bağışladı. Bursa’nın gelişimine ve değişimine büyük katkılar sunan Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ın anısına, öğrencilerin kullanması ve sportif başarılara ulaşması amacıyla kuruma bağışlanan şut makinesinin teslim töreninde konuşan Uludağ İçecek Türk AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, "Bu makinenin, gençler arasından doğru basketbolcuların keşfedilmesine ve yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Basketbolun, bireye disiplin kazandıran ve onu öne çıkaran önemli bir spor olduğuna inanıyoruz. Rahmetli babam Prof. Ayhan Kızıl, bu kurumda iki yıl boyunca yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmiş, Uludağ Üniversitesi tarihinde en uzun süre yöneticilik yapmış isimlerden biri olmuştur. Kendisiyle büyük gurur duyuyoruz. Onun temellerini attığı bu kıymetli kuruma, Uludağ İçecek’in katkılarıyla bir şut atma makinesi kazandırmış bulunuyoruz. Bu okulun futbol, basketbol ve diğer sportif - kültürel faaliyetlerinde her zaman gönülden destekçisi olmaya devam edeceğiz. Hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl’a teşekkür plaketini takdim eden ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay ise, "Çocukların ve gençlerin akademik başarılarının yanı sıra, sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerini de destekleyen projeleri hayata geçirme hedefiyle durmaksızın çalışıyoruz. Bu spor salonu da bu anlayışın somut örneklerinden biri olarak geçtiğimiz aralık ayında tamamlandı. 2000-2002 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığımızı yürüten, aynı zamanda Uludağ Üniversitesi geçmiş dönem Rektörlüğü görevini de üstlenen merhum Prof. Dr. Ayhan Kızıl’ı da bu vesileyle rahmetle anıyorum. Bugün de gördüğümüz üzere Kızıl ailesi değerli destekleriyle her zaman bizlerin yanında olmaya devam ediyor. Bu tesis sadece spor salonu kimliği taşıyan bir bina değil; aynı zamanda çocuklarımızın özgüven kazanacağı, disiplin geliştireceği, takım ruhunu öğreneceği ve sağlıklı bir yaşam kültürü edineceği bir eğitim birimidir. Spor salonumuzdan, okullarımızın kullandığı saatler dışındaki zamanlarda da katma değer üretecek şekilde faydalanmayı amaçlıyoruz. Salonumuzu bu amaç doğrultusunda sürdürülebilir gelir kaynağına dönüştürerek, buradan elde edeceğimiz gelirle çok daha fazla öğrencinin hayatına dokunacak Tam Bursluluk Programımıza destek sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Tören programı, toplu fotoğraf çekiminin ardından 3 Mart Azizoğlu Ortaokulu Basketbol Takımının özel gösterisiyle sona erdi.
Eşini öldürüp parçalara ayırmıştı, olay yerinde keşif görüntüleri ortaya çıktı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:58 Eşini öldürüp parçalara ayırmıştı, olay yerinde keşif görüntüleri ortaya çıktı Bursa’da 40 yıllık eşi olan emekli polis memurunu satır ve bıçakla 15 parçaya ayırdıktan sonra 15 ayrı çöp konteynerine pay eden gözü dönmüş kadın suçunu itiraf etti. Polis ve Cumhuriyet Savcısı tarafından yer gösterme yapılan yaşlı kadın eşinin parçalanmış uzuvlarını attığı 15 ayrı çöp konteynerini tek tek gösterip cinayeti nasıl işlediğini anlattı.Kan donduran olay Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Selamet Mahallesi’nde yaşandı.İddiaya göre, 28 ocak tarihinde Adalet Uzunoğlu(69), aynı evde yaşadığı eşi Ali Fuat Uzunoğlu(77)’nu öldürüp cesedi yok etmek için evde bulunan satır ve bıçakla 15 parçaya ayırdı. Daha sonra eşine ait uzuvları çöp poşetlerine koyan yaşlı kadın aynı sokak üzerindeki çöp konteynerlerine parçaları tek tek pay etti. Daha sonra eve geri dönen Adalet Uzunoğlu evin banyo, mutfak ve hol kısmındaki kan izleri ile suç aleti bıçak ve satırı silip temizledi.Uzunoğlu olaydan iki gün sonra da polis merkezine giderek eşinin kayıp olduğunu bildirdi. Uzunoğlu yaptığı müracaatta gecenin bir vakti kapı zillerinin çaldığını eşinin kapıya bakmak için aşağıya indiğini ancak bir daha yukarıya çıkmadığını kapının önünde bekleyen bir aracında hızlıca ayrıldığını söyledi.Kayıp başvurusunun ardından çalışma başlatan polis ekipleri, detaylı inceleme yapmak üzere eve gitti. Evde yapılan kontrollerde kayıp şahsa ait cep telefonu, kimlik ve cüzdan bulunurken, evin çeşitli noktalarında kan izlerine rastlandı. Durumun şüpheli bulunması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Cinayet Büro Amirliği ve olay yeri inceleme ekipleri evde detaylı çalışma yaptı. Yapılan incelemelerde prizlerde, lavaboda ve evde bulunan kesici aletlerde kan izleri tespit edildi. Ayrıca evin farklı noktalarında biyolojik doku parçalarına da ulaşıldı.Toplanan deliller kriminal incelemeye gönderilirken, kan ve doku örneklerinin kayıp olarak aranan Ali Fuat Uzunoğlu’na ait olduğu belirlendi. Evde bulunan kesici aletlerdeki parmak izlerinin ise Adalet Uzunoğlu’na ait olduğu tespit edildi.Korktuğu için parçalamışKriminal raporların ardından Adalet Uzunoğlu ile birlikte 2 oğlu ve bir yakını gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde eşini öldürmediğini öne süren kadın, eşini merdivenlerde hareketsiz halde bulduğunu iddia etti.Şüpheli ifadesinde, ölümden sorumlu tutulmaktan korktuğunu belirterek cesedi kendisinin parçaladığını kabul etti. Kadın ifadesinde, cesedi satır ve bıçakla parçalara ayırdıktan sonra mahalledeki farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Adalet Uzunoğlu, "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 2 oğlu ve kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.15 Ayrı çöp konteynerini tek tek gösterdiSoruşturma kapsamında şüpheli kadına tutuklanmadan bir gün önce olay yerinde keşif yaptırıldı. Savcı ve polis ekipleri eşliğinde mahalleye getirilen şüpheli, ceset parçalarını hangi konteynerlere attığını uygulamalı olarak tek tek gösterdi.Yer gösterme sırasında yaşananlar çevrede bulunan bir güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi. Yapılan tüm aramalara rağmen çöp konteynerlerinde ceset parçalarına ulaşılamadığı öğrenildi.Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İnegöllü çiftçiler Konya Tarım Fuarı’nda yeniliklerle buluştu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:46 İnegöllü çiftçiler Konya Tarım Fuarı’nda yeniliklerle buluştu İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği organizasyonla 75 çiftçi, Konya Tarım Fuarı’nı ziyaret ederek tarım teknolojilerindeki son gelişmeleri yerinde inceleme fırsatı buldu. İnegöl Belediyesi, ilçede tarımın gelişimine katkı sunmak ve üreticilerin yeni teknolojileri yakından tanımasın sağlamak amacıyla Konya Tarım Fuarı’na gezi düzenledi. 7-11 Nisan 2026 tarihleri arasında TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuara İnegöl’den 75 çiftçi ile çıkartma yapıldı. Her yaştan üreticinin yer aldığı organizasyonda muhtarlar, genç çiftçiler ve tecrübeli üreticiler bulundu. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen fuar gezisinde katılımcılar, tarımın geleceğini şekillendiren yenilikleri, teknolojik ekipmanları ve sektörel gelişmeleri yakından inceleme imkanı buldu. 5 gün süren fuarın ilk gününde düzenlenen gezi kapsamında İnegöllü çiftçiler, Salı gecesi 02.00’da Ziraat Bankası önünden hareket etti. Sabah saatlerinde Konya’ya ulaşan kafile, İnegöl Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda fuar alanını gezdi. Belediye personellerinin de eşlik ettiği programda çiftçiler, farklı firmaların stantlarını ziyaret ederek bilgi aldı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, organizasyona ilişkin yaptığı açıklamada İnegöl’ün yalnızca sanayi ve ticaretle değil, verimli topraklarıyla güçlü bir tarım şehri olduğuna dikkat çekti. Taban, tarım ve hayvancılık alanındaki potansiyelin geliştirilerek sürdürülmesini hedeflediklerini belirterek, üreticilerin kendini yenileyen ve geliştiren bir yapıya kavuşmasının önemine vurgu yaptı. Tarımda yenilikleri takip etmenin büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Alper Taban, bu doğrultuda çiftçilerin Konya Tarım Fuarı’na götürüldüğünü belirtti. 75 üreticinin katıldığı gezinin en önemli amacının, çiftçilerin yeni teknolojileri yerinde görerek İnegöl’e kazandırmalarına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi.
BUÜ’de sanatın ve sanatçının geleceği mercek altına alındı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:25 BUÜ’de sanatın ve sanatçının geleceği mercek altına alındı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "II. Ulusal Sahne ve Görüntü Sanatları Sempozyumu", sanat dünyasının önemli isimlerini ve akademisyenleri Bursa’da buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın katkılarıyla Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyuma; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Bursa Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Nilüfer Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü’nün yanı sıra akademisyen ve öğrenciler katıldı. "Sanatın ve Sanatçının Geleceği" temasıyla yapılan ve 2 gün boyunca devam eden etkinlikte, dijitalleşen dünyada sanatın dönüşümü ve yapay zekanın estetik üretime etkileri disiplinler arası bir perspektifle ele alındı. Farklı üniversitelerden katılan 29 akademisyenin 25 bildiri sunduğu organizasyon, sahne ve görüntü sanatlarının güncel sorunlarına ve yarınına ışık tuttu. "Sanat insanın kendini tamamlama yolculuğudur" Program kapsamında düzenlenen törende konuşan BUÜ Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, araştırma üniversiteleri arasındaki yarışın genellikle sosyal bilimler ve sanat alanındaki faaliyetleri ihmal eden bir görüntü sergilediğini ifade etti. Uluslararası sıralama kriterlerinin sanat alanındaki birikimi tam olarak yansıtamamasının, bu alanlarda emek veren akademisyen ve öğrencilerde bir değersizlik hissi sebep olmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite kurumunun insanın tüm zenginliğini bünyesinde barındıran bir yapı olduğunu belirtti. Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin sanatın doğasını dönüştürdüğüne dikkat çeken Yılmaz, yapay zeka ve dijital teknolojilerin sunduğu imkanların yanı sıra insani varoluş açısından barındırdığı kaygılara da değindi. Konuşmasının sonunda sanatın insan kalabilmenin yegane yolu olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, dünyanın distopyaya savrulduğu bir dönemde umudun ancak sanatsal faaliyetlerden neşet edebileceğini ve üniversite olarak buna katkı sunmaya devam edeceklerini önemle vurguladı. Geleceğin sanatını dijital teknolojiler şekillendiriyor BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Sait Liman ise konuşmasında sempozyumun bu yılki odağını dijital teknolojiler ve yapay zekanın sanata yansımaları olarak belirlediklerini ifade etti. Sinema, tiyatro, grafik tasarım ve fotoğraf gibi farklı sanat dallarıyla ilgili toplam 25 bildirinin sunulduğu sempozyuma 14 farklı üniversiteden 29 akademisyenin katıldığını açıklayan Prof. Dr. Ali Sait Liman, yerel yönetimlerin ve üniversite yönetiminin bu süreçteki lojistik ve manevi desteğinin önemine dikkat çekti. Bir araştırma üniversitesi olmanın getirdiği rekabetçi ortamda, kültür ve sanat alanındaki çalışmaların desteklenmesinin üniversitenin vizyonunu güçlendirdiğini belirten Liman, sempozyumun katılımcılar ve sanat dünyası için geleceğe ışık tutan verimli sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi. İki gün boyunca devam eden programda oturumlar, paneller ve sunumlar gerçekleştirildi.
Kanser hastalarına sosyal ve psikolojik destek verilecek
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:15 Kanser hastalarına sosyal ve psikolojik destek verilecek Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nde kanser tanısı almış bireyler ile yakınlarının, hastalık sürecini daha iyi anlayabilmeleri, tedaviye uyumlarını arttırmaları ve yaşam kalitelerini yükseltmeleri amacıyla "Onkoloji Hasta Okulu" açıldı. Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin katkıları ile Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nde "Onkoloji Hasta Okulu" açıldı. Hastaların tedavi sürecini doğru ve güvenilir bilgilerle öğrenmesi hedeflenen "Onkoloji Hasta Okulu" için hastane konferans salonunda açılış töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Başhekim Uzm. Dr. Mehmet Akın, Onkoloji Hasta Okulu’nda tıbbi onkolog, hematolog, diyetisyen, psikolog gibi alanında uzman birçok sağlık profesyonelinin hasta ve hasta yakınlarına eğitim vereceğini belirtti. Kanserin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmasının yanında sosyal ve psikolojik yönleri de olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Akın, "Kanser, aileyi ve çevreyi de ilgilendiriyor. O duygusal süreçleri iyi yönetmek gerekiyor. Biz burada size sadece ders anlatmayacağız. Bu tedavi süresi boyunca da yoldaşlık edeceğiz, size destek olmaya çalışacağız. Çünkü özellikle kemoterapi tedavisi başlanan hastalarımızın; ‘Başıma neler gelecek? Günlük hayatım nasıl etkilenecek? Ne gibi yan etkilerle karşılaşacağım?’ gibi birçok soru kafalarını meşgul ediyor. Bizim amacımız da bu derslerde doğru ve güvenilir bilgileri sunarak, onlara bu süreçte karşılaşacakları ufak tefek problemlerle, yan etkilerle nasıl daha doğru bir şekilde başa çıkabileceklerini anlatmak, göstermek. Gerçekten çok ufak müdahalelerle bu yan etkiler atlatılabiliyor ve gereksiz yere tedavilerimiz yarım kalmamış oluyor" dedi. "Dayanışma sergileyeceğiz" Kanser tedavisini eksiksiz tamamlamanın çok önemli olduğunun altını çizen Akın, "Bazen üzülerek görüyoruz ki bazı hastalarımız bu süreçte işin psikolojik boyutunda pes ederek kemoterapiyi yarıda bırakabiliyorlar. Bunu yapmamamız gerekiyor. Bunlarla ilgili hem eğitim hem dayanışma sergileyeceğiz. Bu eğitimler süresince ve burada Kanserle Savaş Derneği’nin de destekleriyle haftada bir gün, 8 saat boyunca ders anlatmayı planlıyoruz. Bu derslerde hem konular anlatılacak hem de hastalarımızın yaşadığı farklı deneyimler konuşulacak ve bunlarla ilgili çözüm önerileri üzerine konuşacağız" şeklinde konuştu. Akademik çalışmalarla desteklenecek Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin katkıları ile Onkoloji Hasta Okulu’nu hayata geçirmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ise, "Bu okuldan çıktıktan sonra hastalarımızın sağlık okuryazarlığı artacak, sağlık okuryazarlığı artan bir kanser hastasının da tedaviyle uyumu çok iyi hale gelecektir. Biz bu noktada İl Sağlık Müdürlüğü olarak Bakanlığımızdan aldığımız ilhamla sahada bu tür uygulamalarımızı, iyi uygulama örneklerimizi artıracağız ve bunu akademik çalışmalarla destekleyeceğiz. Bu akademik çalışmalar ışığında yeni verilerin ortaya çıkacağına ve sonraki çalışmalarımızı daha üst seviyelere çıkaracağından eminiz. Bu okulumuzun, bize sunduğu bu imkanların vatanımıza, milletimize, Bursa’mıza ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyorum." İfadelerini kullandı. Çetin son olarak, kanser tedavisi sürecinin zorlu ancak rehberlik eşliğinde yürünürse çok kolay atlatılacak bir süreç olduğuna dikkat çekerek; yeni teşhis almış bütün kanser hastaları, bu okuldan hizmet almaya davet etti. Törene Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Melike Savaş, Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Başhekim Uzm. Dr. Mehmet Akın, Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş, hastane personeli ve kanser tanısı almış hasta ile yakınları katıldı.
Polis yeleği giyip trafikte tehlikeli hareketler yaptı, cezadan kaçamadı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:11 Polis yeleği giyip trafikte tehlikeli hareketler yaptı, cezadan kaçamadı Bursa’da polis yeleği giyerek motosikletiyle trafikte akrobatik hareketler yapan ve o görüntüleri sosyal medyada paylaşan 19 yaşındaki sürücü, sivil trafik ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı. Şahsa çok sayıda trafik cezası uygulanırken hakkında adli işlem de başlatıldı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Sivil Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya platformu Instagram’da polis yeleği giyen bir şahsın trafikte tehlikeli hareketler yaptığı görüntüler üzerine çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde şahsın 17 RB 327 plakalı motosiklet ile akrobatik hareketler yaptığı, drift attığı, kask kullanmadığı ve ehliyetsiz şekilde araç kullandığı tespit edildi. 19 yaşındaki İ.Y. olduğu belirlenen şüpheli, 1 Nisan 2026 tarihinde Osmangazi ilçesi Gaziakdemir Mahallesi’nde yakalanarak hakkında işlem yapıldı. Şahsa, çekme belgeli motosikleti trafiğe çıkarmak, drift yapmak, akrobatik hareketler sergilemek, kask kullanmamak ve ehliyetsiz araç kullanmak suçlarından idari para cezası uygulanırken, motosiklet ise trafikten men edilerek otoparka çekildi. Öte yandan şüpheli hakkında, yetkisi olmadığı halde polis yeleği giydiği gerekçesiyle ’yetkisiz şekilde resmi kıyafet ve işaretleri kullanmak’ suçundan da adli işlem başlatıldı. Emniyette ifadesi alınan şahıs, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Bursa’da genç kızların bıçaklı kavgası: 1 tutuklama
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:23 Bursa’da genç kızların bıçaklı kavgası: 1 tutuklama Bursa’nın İnegöl ilçesinde iki genç kız arasında çıkan bıçaklı kavgada 1 kişi yaralanırken, gözaltına alınan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, saat 22.00 sıralarında İnegöl ilçesi Orhaniye Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cankız E. (19), aşık olduğu A.M. (25) isimli şahsın sevgilisi olduğu iddia edilen Sinem Y. (17) ile konuşmak için buluştu. Buluşma sırasında taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada iki genç kızın birbirini bıçakladığı öğrenildi. Olay sonrası Cankız E. yaralı halde olay yerinden kaçarken, bacağından yaralanan Sinem Y. ise yakındaki bir büfeye sığınarak yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Sinem Y., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinden kaçan Cankız E. ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta polis ekipleri tarafından bulunarak tedavisi için özel bir hastaneye götürüldü. Öte yandan hastaneye getirilen genç kızın annesi Birgül B.’nin kızına endişeyle seslendiği anlar dikkat çekti. Yaralı Sinem Y.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Tedavisinin ardından Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan Cankız E.’nin ifadesinde, "Cadde üzerinde buluştuk. Önce o beni bıçakladı. Ben de elindeki bıçağı alıp kendimi korumak için bıçakladım" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, kasten yaralama suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hakan Bıçakçı, TikTok çağında edebiyatı sürdürmeyi Nilüfer’de anlattı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:08 Hakan Bıçakçı, TikTok çağında edebiyatı sürdürmeyi Nilüfer’de anlattı Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan yazar Hakan Bıçakçı, son öykü kitabı "Geçici Manzara" üzerinden kentin görünmeyen yüzünü, yabancılaşmayı ve tekinsizliği okurlarıyla paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. "Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar" başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. "Edebiyatın gücü karşı tarafa ne hissettirdiğinizde saklıdır" Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: "Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep tutarım; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim." Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. Aforizma çağında sadeliği korumak Günümüzün "aforizma çağı" olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sadeliğin en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, "Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor" değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi "aşk-nefret" olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı "Geçici Manzara"yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.
Bursa’da çözüm odaklı yeni platform: Siyaset yok, proje var
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:05 Bursa’da çözüm odaklı yeni platform: Siyaset yok, proje var Bursa’da farklı meslek gruplarından bir araya gelen 30 kişilik gönüllü, şehir sorunlarına çözüm üretmek amacıyla siyaset üstü bir platform kurdu. Bursa Bizim Platformu Başkanı Ferit Gürsoy, amaçlarının Bursa ve Bursalılar için fayda sağlayacak projeler geliştirmek olduğunu söyledi. Platformun kuruluş süreci hakkında bilgi veren Gürsoy, "Yaklaşık 30 arkadaş bir araya geldik. Bursa’yı ve Bursaspor’u çok seviyoruz. Kendi aramızda yaptığımız görüşmelerde, içinde siyaset olmayan, tamamen Bursa’ya hizmet etmeyi amaçlayan bir oluşum kurmaya karar verdik" dedi. Bursa’nın birçok sorunu bulunduğunu belirten Gürsoy, eleştirmek yerine çözüm üretmeye odaklanacaklarını ifade ederek, "Bursa’nın sorunlarına sadece muhalefet etmek yerine çözüm odaklı fikirler üretmek istiyoruz. Platformumuzda her sektör ve branştan, kendi alanında uzman kişiler yer alıyor" şeklinde konuştu. İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’i ziyaretinde konuşan Platform Başkanı Gürsoy, kısa sürede büyüyen platformun sosyal medyada da ilgi gördüğünü söyleyerek, "Başlangıçta 30 kişiydik ancak sosyal medya üzerinden yaklaşık 1500 kişiye ulaştık. Bursa’yı seven ve bu şehir için bir şeyler yapmak isteyen birçok kişi bize ulaşıp platformda yer almak istediğini belirtiyor" ifadelerini kullandı. Platformun çalışma yapısı hakkında da bilgi veren Gürsoy, kendi içlerinde 7-8 ayrı çalışma grubu oluşturduklarını belirterek, "Bu gruplar aracılığıyla Bursa için projeler üreteceğiz. Hazırladığımız projeleri hem medya ile hem de siyasi partilerle paylaşacağız" dedi. Kent dinamikleriyle temas halinde olacaklarını da vurgulayan Gürsoy, "Meslek odalarını, siyasi partileri ve kentin önemli paydaşlarını ziyaret ederek Bursa’nın önemli konularını gündeme taşımayı hedefliyoruz. Bir anlamda Kent Konseyi’nin sivil bir karşılığı olmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.
’Bak Postacı Geliyor’...Bursa’da postacıların nefes kesen yarışı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:00 ’Bak Postacı Geliyor’...Bursa’da postacıların nefes kesen yarışı Bursa organize edilen 54. Balkan Ülkeleri Posta Dağıtıcıları Yürüyüş Yarışması seçmeleri renkli görüntüler oluşturdu. Soğanlı Botanik Parkı Altı Nilüfer Deresi yürüyüş parkurunda düzenlenen seçmelere Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Bilecik illerinden toplam 46 PTT personeli (38 erkek, 8 kadın) katıldı. Saat 10.30’da başlayan yarışlarda posta dağıtıcıları hem dereceye girebilmek hem de Türkiye’yi temsil edecek kadroya seçilebilmek için 10 kilometre boyunca kıyasıya mücadele etti. Organizasyonun, kurum içi dayanışmayı artırmak, sportmenlik ruhunu geliştirmek ve personelin motivasyonunu yükseltmek amacıyla düzenlendiği belirtildi. Kadınlar birincisi Ayşe Küçük: "Kendi rekorumu kırdım" Kadınlar kategorisinde birinci olan Ayşe Küçük, yarış sonrası yaptığı açıklamada mutluluğunu dile getirerek şunları söyledi: "Gerçekten çok mutluyum. Bu yarışmaya 6’ncı kez katılıyorum ve bu yıl kendi rekorumu kırdım. Parkuru 29 dakikada tamamladım ve bu benim için müthiş bir süre oldu. Tüm arkadaşlarım çok iyi performans gösterdi, hepsini yürekten kutluyorum. Bu yarışmaya katılmak büyük bir özgüven gerektiriyor. Kadın sporcular olarak hepimizi ayrıca tebrik ediyorum." Erkekler birincisi Alper Çelik: "Önemli olan aile ortamı" Erkekler kategorisinde birinciliği elde eden Alper Çelik ise ilk kez katıldığı yarışmada derece elde etmenin heyecanını yaşadığını ifade ederek, "Bursa PTT Başmüdürlüğü’nde postacı olarak görev yapıyorum. 14 yıldır PTT’de çalışıyorum ve bu yarışmaya ilk kez katıldım. Gerçekten çok keyifli ve heyecanlı bir organizasyondu. Daha önce futbol oynamamın bugün bana biraz avantaj sağladığını düşünüyorum. Birinci oldum ama burada asıl önemli olan dereceler değil. Ortamın güzelliği ve arkadaşlık çok daha değerli. Aile ortamı gibi bir atmosfer vardı. İlk kez böyle bir deneyim yaşadım ve çok mutlu oldum. Ne zaman düzenlenirse yine katılmak isterim." Yarışma sonunda dereceye giren sporcuların Türkiye finallerinde değerlendirilerek Balkan Ülkeleri Posta Dağıtıcıları Yürüyüş Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek kadroya seçilebileceği öğrenildi.