Yerel Haberler
Bursa
Bursa’nın geleceği bilimin ışığında şekilleniyor 28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:09:41 Bursa Planlama Ajansı’nın Danışma Kurulu toplantısında akademisyen ve yöneticilerle bir araya gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Çevre Düzeni Planı’yla hep birlikte güç oluşturduklarını belirterek, "Bursa bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşadı" dedi. 2050 vizyonlu 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planıyla şekillenecek ‘Kent Anayasası’nın oluşturulması, kentli hakları ile kent kimliğinin ortaya konulması, sürdürülebilir kentleşme ve yaşanabilir ‘Yeşil Bursa’ hedefiyle Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey öncülüğünde kurulan Bursa Planlama Ajansı’nın 8. Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Bursa Planlama Ajansı’nın Danışma Kurulu Başkanlığını yürüten Halk Sağlığı Uzmanı, CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Nazlı Yazgan ve Mehmet Yıldız, Çevre Düzeni Planı Proje Yürütücü Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Terzi, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademik odaların temsilcileri ve bilim insanları katıldı. Çevre düzeni planı çalışmaları sürüyor Bursa Planlama Ajansı adına konuşan Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, çalışmalar kapsamında 11 bin 363 kişiyle temas kurulduğunu, 9 bin 368 anket ve mülakat gerçekleştirildiğini söyledi. Sanayi sektöründe ilk kez ekonomik bakış açısıyla kapsamlı analizler yapıldığını dile getiren Yazgan, planda doğal alanların ve tarım topraklarının korunduğunu, Bursa’nın gelişim ihtiyacına yönelik kararların bilimsel kriterlerle şekillendirildiğini belirtti. Türkiye’de ilk kez bir Çevre Düzeni Planı için Stratejik Çevresel Değerlendirme sürecinin eş zamanlı yürütüldüğünü açıklayan Yazgan, Bursa Planlama Ajansı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Prof. Dr. Fatih Terzi de sunum yaparak Çevre Düzeni Planı’nda gelinen son aşama hakkında katılımcıları bilgilendirdi. "Bursa adına bir farkındalık ortaya koyduk" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tüm Danışma Kurulu üyelerine Bursa için sundukları katkılardan dolayı teşekkür etti. Bursa’nın çok kıymetli bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "8500 yıllık tarihi birikimi bulunan, yer altı ve yer üstü zenginlikleri olan bir şehrin nasıl bu hale getirildiğini sorgulamalıyız. Bu kent, binlerce yıllık tarihi birikimini mimari anlamda, sürdürülebilir anlamda ortaya koymalıdır. 2050 vizyonlu plan bunun ilk adımıdır. Bizler kenti bir bütün olarak düşünüyoruz. Yöneticiler olarak kentin geleceğini yönlendiren, kötü gidişat varsa önüne geçen bir anlayışta olmalıyız. Çevre Düzeni Planı’nda da hep birlikte güç olduk. Bursa adına bir farkındalık ortaya koyduk. Bursa bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşadı" diye konuştu. Bursalıların planı, haziran ayında Meclis’te Hazırlanan Çevre Düzeni Planı’nın tüm Bursalıların planı olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm kesimlerin katkısının bulunduğu bir planın oluşturulduğunu ifade etti. Danışma Kurulu’nun çalışmalarını önemsediğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Akademik Danışma Kurulu, bundan sonraki plan süreçlerinin tamamında etkin, yönlendirici, bilgilerini aktarıcı ve denetleyici olacaktır. Bursa’nın geleceğini etkileyecek projeler, kurulda münazara ve ardından kamuoyuyla paylaşılacak. Akademik Kurul, destekleri ve yönlendirmeleriyle Bursa’nın geleceğine imza koyacaktır" dedi. Çevre Düzeni Planı belirlendikten sonra kamuoyu ile paylaşılacağını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulacağını dile getirdi. Haziran ayında planlama sürecini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, sürece katkı sunan herkese teşekkür etti.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 15:41 Bursa’da seyyar satıcılardan zabıtaya bıçaklı saldırı, 1 zabıta yaralandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde izinsiz seyyar satış yapan 2 kişi, kendilerini uyaran zabıta ekiplerine bıçakla saldırdı. Olayda 1 zabıta memuru darp sonucu yaralanırken, saldırı anı amatör kameraya saniye saniye yansıdı. Olay, saat 11.30 sıralarında Burhaniye Mahallesi’nde kurulan Cumartesi Pazarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kaldırım üzerinde izinsiz şekilde hurma fidanı sattıkları tespit edilen Oğuzhan B. ile Anıl B.’yi gören İnegöl Belediyesi zabıta ekipleri şahısları uyardı. Uyarı sonrası taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine şüpheliler, zabıta ekiplerine bıçakla saldırdı. Yaşanan arbede sırasında zabıta görevlisi R.B. (61) darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı zabıta memuru ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Şüpheliler Oğuzhan B. ile Anıl B., olay yerine gelen polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. İnegöl Belediyesi de yaptığı açıklamayla saldırı olayının kabul edilemez olduğunu bildirdi. Belediye Başkanı Alper Taban geçmiş olsun mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün görev başında bulunan Zabıta Müdürlüğümüzden kıymetli çalışma arkadaşımız Rasim Büyük’e yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırıyı şiddetle kınıyorum. Cumartesi Pazarı alanı dışında, kurallara aykırı şekilde kurulan ve ilçe dışından gelen seyyar satıcılara müdahale sırasında yaşanan olayda, personelimize fiziki saldırıda bulunulmuş; dudağına 4 dikiş atılmış ve göz çevresinde darp meydana gelmiştir. Zabıta teşkilatımız; esnafımızın hakkını korumak, haksız rekabeti önlemek, şehir düzenini sağlamak ve toplumun ortak yaşam alanlarını güvenli tutmak adına gece gündüz demeden fedakârca görev yapmaktadır. Kamu düzenini sağlamak ve vatandaşlarımızın huzur içerisinde alışveriş yapabilmesi için görevini yerine getiren zabıta personelimize yönelik bu saldırı asla kabul edilemez. Görevini layıkıyla yerine getirirken saldırıya uğrayan çalışma arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız"
Yenişehir’de endüstri bölgesi kuruluyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:45 Yenişehir’de endüstri bölgesi kuruluyor Yenişehir, tarihinin en büyük kalkınma hamlelerinden birine hazırlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yenişehir’de büyük bir alanda "Endüstri Bölgesi" kurulması için resmen düğmeye bastı. Bursa’nın tarım ve lojistik üssü olan Yenişehir, son aylarda yapılan girişimlerle sanayi ve teknoloji alanında da Türkiye’nin yükselen yıldızı olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen imar revizyonları, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmaları ve Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile yakalanan ivmenin ardından, ilçede büyük bir alanda Endüstri Bölgesi kurulması için somut bir süreç hayata geçirildi. Yenişehir’de resen Endüstri Bölgesi kurulmasına yönelik etüt çalışmaları yürütülürken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili kurumların görüşlerini almaya başladı. Bu gelişme, Yenişehir’in sanayi ve üretim vizyonu açısından bugüne kadar atılmış en stratejik ve en güçlü adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in planlı sanayileşme ile kalkınacağını vurguladı. Başkan Özel, Yenişehir’in geleceği için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Yenişehir’imizin kalkınması ve gelişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Tarımı güçlendirmek, sanayiyi büyütmek ve istihdamı artırmak adına ilgili kurumlarla sürekli görüşmeler gerçekleştiriyoruz" dedi. Başkan Özel sözlerini şöyle sürdürdü; "Yenişehir’imiz artık kabuğunu kırıyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgemizdeki revizyonlar, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmalarıyla birlikte sanayi alanında büyük bir dönüşüm sürecine girmişti. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile tarım ve sanayi entegrasyonunu sağlamak adına önemli bir adım atılmıştı. Şimdi ise Bakanlığımızın planladığı bu dev Endüstri Bölgesi projesiyle ilçemizin; tarım ve lojistik merkezi olmasının yanısıra, sanayinin ve teknolojinin de merkezi yapma yolunda çok güçlü bir kapı daha aralıyoruz." Yenişehir’e yapılacak bu büyük yatırımın on binlerce kişilik istihdam sağlayacağına vurgu yapan Başkan Ercan Özel, Endüstri Bölgesi’nin ilçeye kazandıracağı avantajları sıralarken; "Endüstri Bölgelerinin her şeyden önce planlı sanayileşmenin en güçlü adımı" olduğunu ifade etti. Bu projeyle Fabrikaların yerleşim yerlerine ya da doğal alanlara gelişigüzel kurulmasının önüne geçileceğini, sanayi faaliyetlerinin, önceden belirlenmiş ve altyapısı hazırlanmış alanlarda toplanacağını, bu da hem düzenli büyümeyi hem de sağlıklı bir kentleşmeyi beraberinde getireceğini bildirdi. Başkan Özel; "Endüstri Bölgelerinin aynı zamanda çevreyi ve tarımı koruyan bir model olduğunu, atık yönetimi, arıtma tesisleri ve emisyon kontrollerinin merkezi şekilde yapılacağını, böylelikle tarım arazilerimizin ve yaşam alanlarımızın sanayinin olumsuz etkilerinden korunmuş olacağını ifade ederken, Yenişehir’in bereketli topraklarını koruyarak üretimi büyütmeyi hedefliyoruz" dedi. Endüstri Bölgesinin, üretim verimliliğini artıran bir yapıya sahip olacağını anlatan Başkan Ercan Özel, "Bursa’da 4 tane Endüstri Bölgesi var. 5’ncisi ise ilçemizde kurulacak. Bizim hedefimiz; Yenişehir’i sadece bugünün değil, geleceğin de üretim, sanayi ve teknoloji merkezi haline getirmek. Bu Endüstri Bölgesi, ilçemizin kalkınma yolculuğunda çok önemli bir dönüm noktası olacak. Yenişehir kazanacak, Bursa kazanacak, Türkiye kazanacak" ifadelerini kullandı. Başkan Özel açıklamasının sonunda, Yenişehir’in gelişmesi ve kalkınması için bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, il başkanımız sayın Davut Gürkan’a ve Bursa Milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41 Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında Halkla iç içe bir yönetim anlayışı benimseyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle buluşmaları zincirine bir yenisini daha ekledi. Başkan Aydın, bu kapsamda Gülbahçe Mahallesi’nde düzenlenen kahvaltı programında mahalle sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşların talep ve beklentilerini yerinde dinledi. Yoğun katılımın olduğu programda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün yanı sıra Gülbahçe Muhtarı Ömer Şen, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş eşlik etti. Başkan Aydın, kurulan gönül sofrasında vatandaşlarla birebir sohbet ederek ilçede hayata geçirilen çalışmalar ve önümüzdeki dönemde planlanan projeler hakkında bilgiler verdi. Karşılıklı fikir alışverişinin ön planda olduğu buluşmada, mahalle sakinlerinin dile getirdiği konular not alınırken, çözüm odaklı yaklaşım dikkat çekti. "Sözlerimizi Yerine Getireceğiz" Halk dansları ekibinin daha önce kullandığı alanın depreme dayanıksız olması nedeniyle yıkımının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Aydın, söz konusu alanda yeni ve modern bir yapının planlandığını söyledi. Mahallede yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Üç ya da dört katlı olarak tasarladığımız projede, yaklaşık 450 metrekarelik bir kullanım sahası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu projede kreş, muhtarlık ve OSMEK kursları yer alacak. En üst katta halk dansları ekiplerimizin yazın açık, kışın kapalı olarak kullanabileceği bir bölüm bulunacak. Bunun dışında Selamet-Gülbahçe arasında yer alan 7 bin metrekarelik alanda çalışmalarımız var. Bu noktaları kamulaştırabilirsek yeni yeşil alanlar kazandırarak, daha önce verdiğimiz sözleri yerine getirmiş olacağız. Ayrıca kadınlara yönelik bir spor ve dinlenme merkeziyle birlikte, parkla entegre yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik bir projeyi yürüme mesafesi içerisinde planlıyoruz. Kısa sürede hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Mahalle buluşmalarındaki temel amacımız sizleri dinlemek, taleplerinizi almak ve bu doğrultuda hızlıca harekete geçmek. Katılım sağlayan tüm muhtarlarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum." Birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı programda Başkan Erkan Aydın, "Mahalle buluşmalarını çok uzun süre önceden planlamıyoruz. Fırsat buldukça muhtarlarımızı bir-iki gün önceden arayıp mahallede müsaitlik durumuna göre hızlıca bir araya geliyoruz. Böylece hem sahada olup yapılan çalışmaları yerinde görüyoruz hem de sizlerle birebir görüşerek taleplerinizi doğrudan dinleme imkanı buluyoruz. Muhtarlarımız aracılığıyla gelen istekleri de bu şekilde daha yakından ve net bir biçimde almış oluyoruz. Bu yöntem bizim açımızdan daha verimli, daha hızlı ve halkla iç içe bir çalışma ortamı sağlıyor" dedi. Gülbahçe Mahalle Muhtarı Ömer Şen ise Başkan Aydın’ın ulaşılabilir ve samimi yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür buluşmaların mahallelerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kahvaltı programı günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın mahalle buluşmalarının önümüzdeki süreçte aralıksız devam edeceğinin altını çizdi.
BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:58 BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanlarının geliştirdiği yazılım sayesinde, zemin sıvılaşması bulunan bölgeler ile binaların risk durumu, yapım yılı ve depreme karşı dayanıklılığına dair bilgilere ulaşılabilecek. Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı ve 15 kişilik ekibi Bursa’nın depremselliği konusunda yıkıma neden olabilecek zemin sıvılaşmasıyla ilgili yeni bir proje geliştirdi. Araştırma ekibi, saha çalışmaları sırasında, Bursa’nın depremselliğini, zemin sıvılaşması olan bölgeleri, üstyapı (bina) risk analizi, yumuşak zemin etkisi, yerleşim bölgesindeki yer altı su seviyesi, mevcut binanın yapım yılı, binanın fay hattına uzaklığı ve depreme dayanıklılığı gibi verileri tek bir portalda topladı. Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek, bina yapılacak parsellerdeki zemin bilgilerini sorgulayabilecek. Sistem ücretsiz hizmet veriyor Şu an için Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki bazı mahallelerde aktif olan, "www.depremzeminsorgulama.com" adresinden ulaşılabilen sistem, ücretsiz hizmet veriyor. BTÜ akademisyenlerinin geliştirdiği bu sistemin, Bursa’nın tamamı ve diğer illerde de yapılacak çalışmaların ardından sisteme yüklenecek raporlamayla Türkiye geneline yayılması hedefleniyor. "Kamu kurumlarına bir yol haritası olacak" Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, sistemin Yıldırım ilçesinin bazı mahallelerinde pilot uygulamasının tamamlandığını belirterek, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören ve yıkılan 3 binden fazla binayı incelediklerini söyledi. Buradan farklı zemin türlerinden elde edilen verilerle Bursa’nın risk haritasını oluşturmaya başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Avcı, geliştirilen yazılımın kamu kurumları ve vatandaşların erişimine açık şekilde tasarlandığını vurguladı. Prof. Dr. Avcı, yazılım sayesinde zemin sıvılaşması, heyelan riski ve binaların depremde alabileceği hasar durumuna ilişkin net veriler sunulduğunu, bu sayede özellikle belediyelerin ruhsat ve planlama süreçlerinde sağlıklı kararlar alabileceğini kaydetti. Konut satın almak isteyenler binanın risk analizini görebilecek Mahalle, ada ve parsel bazında sorgulama yapılabilen sistemle konut satın almak veya kiralamak isteyenlerin bina ve zemin bilgilerine kolayca ulaşabileceğini belirten Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yazılımda zemin özellikleri, sıvılaşma durumu, yer altı su seviyesi, fay hatlarına yakınlık ile binanın yapım yılı, kat sayısı ve taşıyıcı sistemine ilişkin bilgilerin görüntülenebildiğini söyledi. Avcı, riskli alanlar için zemin etüdü ve deprem performans analizi gibi önerilerin de sunulacağını, tüm verilerin raporlanarak vatandaşların depreme dayanıklı binaları tercih etmelerine imkân sağlanacağını ifade etti. Türkiye’de yapılmış tek çalışma Bugüne kadar 3 binin üzerinde zemin etüdü bilgisi topladıklarını bildiren Avcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa’nın tamamının haritalandırılmasının ardından talep gelen illerin de risk haritasını çıkaracağız. Bu, Türkiye’de yapılmış tek çalışma. Bu yüzden oldukça önem arz ediyor. Bir an önce depreme uyumlu hale gelmemiz lazım. Vatandaşlarımızla, devletle bir arada olup önce mevcut durumu görmemiz gerekiyor. Ondan sonra da bir an önce yol haritası çizmemiz lazım. Bunun için de devlet ve vatandaşlarımız el birliği içinde hızlı bir şekilde dönüşüme gitmemiz lazım." Rektör Çağlar: "Bilimsel birikimimizi toplumsal faydaya dönüştürüyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "şehirle ve toplumla bütünleşen üniversite" vizyonu doğrultusunda geliştirilen bu tür projelerin, bilginin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesinin en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Geliştirilen yazılımın, vatandaşların yaşadıkları binaların ve zeminlerin deprem riskini kolayca öğrenmesine imkân tanıyarak bilinçli kararlar almalarına katkı sağladığını belirten Rektör Prof. Dr. Çağlar, "BTÜ olarak yalnızca akademik üretimle değil, şehirlerimizin ve insanımızın güvenliğine dokunan çalışmalarla da sorumluluk alıyoruz. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından depreme dayanıklı yapılar, zemin güvenliği ve afet risklerinin azaltılmasına yönelik birçok proje geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bilimsel bilgiyle şehirlerimizi daha güvenli hale getirmek, üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.
Nilüfer’de "Engelsiz Oyun Parkı" için iş birliği protokolü imzalandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:58 Nilüfer’de "Engelsiz Oyun Parkı" için iş birliği protokolü imzalandı Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 4-18 yaş arası özel bireylerin ailelerinden bağımsız vakit geçirebileceği "Engelsiz Oyun Parkı" yapımı için iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye’de kapalı alandaki ilk olma özelliğini taşıyacak ’Engelsiz Oyun Parkı’nın bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Nilüfer Belediyesi ile Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü, 4-18 yaş arası özel bireylerin ailelerinden bağımsız vakit geçirebileceği "Engelsiz Oyun Parkı" yapımı için iş birliği protokolü imzaladı. Halk Evi Başkanlık Makamı’ndaki törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Protokol kapsamında, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi binasında yer alacak Engelsiz Oyun Parkı’nda 4-18 yaş aralığındaki özel çocuklar, engel durumundan bağımsız olarak aynı ortamda, eşit fırsatlarda oyun oynayabilecek, gelişimlerine destek sağlanacak. Aynı zamanda aile bireyleri, çocuklarını güvenli bir ortama emanet ederek kendilerine bağımsız zaman oluşturma fırsatı bulacaklar. Protokol töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir dayanışma kenti olduğunu ve bu yolla çok güzel işlerin başarıldığını söyledi. Engelsiz Oyun Parkı projesi için bağışçı Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü’ne teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, "Özel çocuklar, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan kapalı oyun parkımızda sosyalleşecek. Bu tip projeleri çocukların ve kadınların özgürlüğü olarak görüyorum. Çok sayıda kişi bu işten faydalanmış olacak. Çabanız ve sorumluluk aldığınız için tebrik ederim" diye konuştu. Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas da, bu işin paydaşı olmaktan dolayı mutluluklarını dile getirdi. Ellerinden geleni yapacaklarını belirten Gavas, "Bursa’ya ve Nilüfer’e katkı için buradayız. Sloganımızı ‘İyilik için birleşin’ olarak belirlemiştik. Daha güzel bir iş birliği olamazdı bizim için" dedi. Engelsiz Oyun Parkı projesinin bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor.
BUÜ’de "Modern dünyanın kökenleri" konuşuldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:56 BUÜ’de "Modern dünyanın kökenleri" konuşuldu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaparak merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’ü misafir etti. BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Aktürk’ün ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki yerleşik paradigmalara yönelik ezber bozan bir perspektif sunuldu. "Hüsamettin Arslan’ın mirasına yakışan bir akademik buluşma" Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ileri sürmenin zorluğuna değinerek Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesinde çok değerli bir katkı sunduğunu ifade etti. Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Akosman, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez duyan bir kuşak olarak, bu sunumun Arslan’ın mirasına ve ruhuna çok uygun düştüğünü vurguladı. Batıcı ve oryantalist görüşlerin sorgulanmasında bu tür akademik buluşmaların kritik öneme sahip olduğunu belirten Akosman, sözü Prof. Dr. Şener Aktürk’e devretti. Şener Aktürk’ten Batı merkezli sosyal bilime itiraz Konuşmasına BUÜ’ye ve Sosyoloji Bölümüne teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, bu seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için taşıdığı manevi öneme dikkat çekti. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına bir karşı çıkış niteliği taşıdığını anlattı. Modernitenin alamet-i farikası olarak görülen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanılanın aksine 19. veya 20. yüzyılın değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü sistemli bir nüfus mühendisliğinin sonucu olduğunu savundu. "Batı’nın tek tipçi kimliği iki kılıç doktrini ile inşa edildi" Batı Avrupa coğrafyasında bir zamanlar var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşi benzeri olmayan bir durum olduğunu belirten Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla açıkladı. Papalığın hem dini hem de siyasi otoriteyi elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların temel haklarından mahrum bırakılarak adeta hedef gösterildiğini anlattı. Aktürk, Avrupa’daki parçalı siyasi yapıyı kendi lehine çeviren ruhban sınıfının, azınlıkları tasfiye ederek bugünkü tek tipçi Batı kimliğini inşa ettiğinin altını çizdi. "Modern nüfus mühendisliğinin temelleri Orta Çağ’da atıldı" Konuşmasının son bölümünde Orta Çağ toplumunu şekillendiren "Üç Sınıf Kuramı"na değinen Prof. Dr. Şener Aktürk, bu hiyerarşik yapıda Katolik olmayan hiçbir unsura yer verilmediğini vurguladı. Aktürk, papalığın ruhban sınıfı üzerindeki mutlak otoritesinin, azınlıkların mülksüzleştirilmesinin ve Avrupa’daki siyasi bölünmüşlüğün krallar üzerinde kurduğu baskının, bu kitlesel yok oluşun temelini oluşturduğunu belirtti. Günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en geniş kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında görüldüğünü ve bu yapının modern dünyanın bürokratik temellerini attığını vurgulayan Aktürk, sunumunu akademisyen ve öğrencilerden gelen sorularla tamamladı.
Osmangazi’den rahim ağzı kanserine karşı farkındalık etkinliği
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:46 Osmangazi’den rahim ağzı kanserine karşı farkındalık etkinliği Osmangazi Belediyesi’nce düzenlenen ’Sağlıklı Kadınlar Sağlıklı Toplum’ söyleşisinde rahim ağzı kanserine dikkat çekildi. Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, bu kapsamda Ördekli Kültür Merkezi’nde anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. ’Sağlıklı Kadınlar, Sağlıklı Toplum’ başlıklı programda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sağer, rahim ağzı kanserine ilişkin bilgiler verdi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği farkındalık etkinliğinde Op. Dr. Sağer, sunumu eşliğinde rahim ağzı kanserinde erken teşhisin hayati önemi, düzenli taramaların gerekliliği, HPV aşısı ve koruyucu sağlık yöntemlerine ilişkin detaylara değindi. "Rahim ağzı kanseri aşılarını yaptırmak gerekiyor" Rahim ağzı kanseri taramalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve toplum tabanlı taramalara farkındalık oluşturabilmek için bu önemli söyleşinin gerçekleştirildiğini aktaran Op. Dr. Sağer, rahim ağzı kanserinin hiç belirti vermediğinde dahi tarama testleriyle yakalanabileceğini vurguladı. Erken evrelerde ya da erken risk faktörlerinde yakalandığında rahim ağzı kanserinin önlenebileceğine işaret eden Op. Dr. Sağer, şunları kaydetti: "Maalesef belirti vermediği için bu kanser türleri ileri evrelerde yakalandığında, hastalarımızın çoğunluğunu kaybediyoruz. Bu yüzden tarama testlerinin önemini vurgulamak ve bunu önleyecek aşıların da üzerinde durmak bizim için ehemmiyetli. Rahim ağzı kanserinin sebebini çok iyi bilmek lazım. Araştırmalarda kanserin aslında yüzde 100 sebebi HPV virüsleri. HPV virüsleri çoğunlukla cinsel yolla bulaşan virüsler. Bu yüzden tabii ki birçok risk faktörü var. Sigara kullanımı ve bazı yaşam tarzı faktörleri rahim ağzı kanseri riskini artırabilmektedir. Bu nedenle korunmada sağlıklı alışkanlıkların benimsenmesi, bilinçli davranılması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Sigaradan uzak durulması da riskin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Avrupa’da birçok ülkede rahim ağzı kanseri aşıları, toplum taramaları bakanlık tarafından karşılanarak yapılmakta. Önemli yaş aralığı ise 9-16 yaş. Bu yaş aralığında aşıları yapmış olduğumuz zaman gelecekteki kanser riskini yüzde 90-95 oranında önlemiş oluyoruz." Söyleşi sonrası Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Cemile Yılgör, Op. Dr. Sağer’e teşekkür plaketi takdim etti. Op. Dr. Sağer de, kanser tarama programlarının halka ulaştırılmasındaki etkin çalışmaları ve verdikleri destek nedeniyle Osmangazi Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.
Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:43 Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Tematik Buluşmalar" söyleşisinde Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından modern bir Cumhuriyet kentine dönüşüm sürecini anlattı. Arslan, "Bursa sadece Osmanlı’nın değil, Cumhuriyet modernleşmesinin de laboratuvarı olmuştur" dedi. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Tematik Buluşmalar" söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen "Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir" başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. Bursa’nın genellikle "Osmanlı’nın ilk başkenti" kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını hatırlatan Arslan, "İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı" diye konuştu. Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: "Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı." Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından "hayal edilemez" olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, "Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent ortaya çıkarıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır" ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.
Çocuklarda soğuk algınlığına dikkat
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:38 Çocuklarda soğuk algınlığına dikkat Kış aylarının gelmesi, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve okullardaki yakın temas, çocuklarda solunum yolu hastalıklarını tetikliyor. BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Hacıoğlu, çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 70-90 gibi büyük bir oranının viral enfeksiyonlara bağlı geliştiğine dikkat çekti. Dr. Hacıoğlu, üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) içinde en yaygın formun soğuk algınlığı olduğunu belirtti. RSV virüslerinin yol açtığı bu tablo; hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve hafif ateş ile kendini gösteriyor. Ancak daha ağır seyreden İnfluenza (Grip) konusunda ebeveynleri uyaran Hacıoğlu, şu bilgileri paylaştı: "Aniden başlayan yüksek ateş, üşüme, titreme, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük en belirgin semptomlardır. İnfluenza çocuklarda bronşiolit, zatürre (pnömoni) ve krup gibi ciddi tablolara, nadiren de Reye sendromu veya kalp kası iltihabı gibi tehlikeli hastalıklara yol açabilir. Tanı hızlı antijen testleri ile konur. Tedavide antiviral ilaçlara (oseltamivir vb.) en kısa sürede başlanmalıdır. En etkili korunma yöntemi ise 6 ay üzerindeki çocuklara (yumurta alerjisi yoksa) Eylül-Mart ayları arasında yapılan influenza aşısıdır." Bakteriyel Tehlike: Beta Mikrobu Viral etkenlerin yanı sıra, halk arasında "Beta" olarak bilinen Grup A Streptokok enfeksiyonlarının da çocuklarda ani ateş ve boğaz ağrısına neden olduğunu belirten BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Hacıoğlu Dr. Hacıoğlu, bu vakaların yüzde 15-30 oranında görüldüğünü ve tedavisinde mutlaka antibiyotik kullanılması gerektiğini vurguladı. Covid-19 ve MIC-C Riski Dünyada salgına neden olan Covid-19’un mutasyonlarla her yaş grubunda hastalık yapmaya devam ettiğini hatırlatan Dr. Hacıoğlu, çocuklarda nadir de olsa görülebilen MIS-C (Multisistem İnflamatuvar Sendromu) riskine karşı erken tanının hayati önem taşıdığını ifade etti. Hastalıklardan Korunmak İçin 6 Altın Kural Dr. İbrahim Hacıoğlu, çocukları kış enfeksiyonlarından korumak için ailelere şu tavsiyelerde bulundu: "Mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durulmalı. Gerektiğinde maske kullanılmalı. Yaşam alanları ve sınıflar sık sık havalandırılmalı. El temizliğine azami özen gösterilmeli. Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı. Gün içinde bol sıvı tüketimi desteklenmeli." Hacıoğlu, şikayeti olan çocukların vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurarak erken tanı ve tedaviye başlamasının bulaş zincirini kırmada kritik rol oynadığını belirterek sözlerini tamamladı.
Harita Kadastro Mühendisleri Odası’nda Çolak, iddialı geliyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:26 Harita Kadastro Mühendisleri Odası’nda Çolak, iddialı geliyor Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) Bursa Şubesi Başkan Adayı Ali Faruk Çolak, harita mühendisliği mesleğinin geleceğine dair hedeflerini ve 18. dönem vizyon projelerini kamuoyuyla paylaştı. "Gelecek kaygısı olmadan mesleğini icra eden güçlü mühendisler" anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayan Çolak, mesleğin itibarını yeniden hak ettiği noktaya taşıyacaklarını söyledi. Demokrat Harita Mühendisleri olarak adil, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini ifade eden Ali Faruk Çolak, diğer meslek gruplarının harita mühendisliğinin iş alanlarına müdahalesine kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti. "Harita mühendisi artık sürecin izleyicisi değil, yöneticisi olacak" diyen Çolak, kurumlarla birebir temas kuran, sahada aktif bir şube modeli vadetti. Genç mühendislere istihdam, kamuya hukuki güvence Genç meslektaşların mezuniyet sonrası yaşadığı belirsizlikleri sona erdirecek projeler geliştireceklerinin altını çizen Çolak, istihdam yönetim havuzu ve kamu-özel sektör protokolleriyle genç mühendislerin ilk yıllarında yanlarında olacaklarını, ücretsiz eğitimler, seminerler ve rehberlik programlarıyla meslektaşların çağın gerektirdiği teknoloji ve bilgiyle donatılmasını sağlayacaklarını kaydetti. Kamu mühendislerinin özlük haklarının da öncelikleri arasında yer aldığını belirten Çolak, ek gösterge, yan ödeme artışları ve Mühendislik Meslek Kanunu için Ankara nezdinde güçlü bir mücadele yürüteceklerini, teknik sorumluluk altında çalışan mühendisler için hukuki koruma sağlayacak çalışmalar başlatacağını ifade etti. Haksız rekabete net tavır Özel sektörde faaliyet gösteren SHKM ve LİHKAB bürolarının yaşadığı haksız rekabet ve fiyat kırımı sorununa karşı kararlı adımlar atacaklarını vurgulayan Çolak, TUSAGA-Aktif gibi kritik sistemlerin harita mühendisleri dışındaki kullanımına sınır getirilmesi ve yapı denetim sistemi içinde adil iş dağılımı sağlanması için çalışacaklarını belirtti. Kentsel Dönüşüm, CBS, İHA, gayrimenkul değerleme ve yeşil mutabakat gibi alanlarda mesleğin etkinliğini artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Çolak, deprem kuşağındaki kentlerde can ve mal güvenliğini önceleyen çalıştay ve sempozyumlar düzenleyeceklerini ifade etti. Sosyal sorumluluk projelerine de özel önem vereceklerini dile getiren Çolak, Kadın Komisyonu başta olmak üzere bir çok komisyonun yeniden aktif hale getirileceğini, Harita Mühendisliği Müzesi projesinin hayata geçirileceğini ve meslektaşlar arasındaki bağın sosyal etkinliklerle güçlendirileceğini söyledi. Ali Faruk Çolak açıklamasını, "Geçmişin tecrübesini geleceğin enerjisiyle birleştirerek mesleğimizin ve meslektaşlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız. Gelin, harita mühendisliğinin geleceğini birlikte inşa edelim" sözleriyle tamamladı.