Yerel Haberler
Bursa
Bursa’daki rüşvet ve imar davasında ara karar 24 Nisan 2026 Cuma - 22:14:57 Bursa’da imar süreçleri üzerinden rüşvet alındığı iddiasına ilişkin, aralarında eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de bulunduğu 21 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme tutuklu bulunan 9 sanıktan 8’inin tahliyesine hükmetti. Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasının dördüncü gününde sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada savcılık makamı, bazı taleplerin kabul edilmesini, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin sürmesini ve adli kontrol uygulanan diğer sanıklar açısından tedbirlerin devamını istedi. Savunması alınan Turgay Erdem, sağlık durumunun ciddi olduğunu, yüzde 100 engelli raporu bulunduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. Diğer tutuklu sanıklar da benzer şekilde serbest bırakılma yönünde beyanda bulundu. Mahkeme heyeti, tarafları dinledikten sonra etkin pişmanlık kapsamında daha önce ifade veren inşaat firması sahibi Emin A.’ya da söz verdi. Emin A., bazı sanıklar hakkında bilgisinin bulunmadığını ifade ederken, "Kimseye iftira atmadım, yanlış beyanda bulunmadım. Eksik anlatmış olabilirim. Ekrem P. ve Mustafa Bozbey dışında kimseyle husumetim yok" dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme, aralarında Alaattin A., Fırat Y., Mehmet Fatih Ç., Muttalip K., Serkan Ç., Şemsi O., Ayşegül E. ve Tamer İ.’nin bulunduğu 8 sanığın tahliyesine karar verdi. Heyet, Turgay Erdem’in tutukluluk halinin devamına hükmederken, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ağustos ayına erteledi.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:46 CHP Genel Başkanı Özel, tutuklu Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret etti Bursa’da tutuklu bulunan Mustafa Bozbey’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir. Ben Bozbey’in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili görüşmeye de ihtiyaç varsa, tabi ki ikinci partiyle görüşürüm" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey’in Tüm sevenlerine ve Bursaspor’a çok selamı olduğunu iletti. Özel, "Bursaspor’un şampiyonluğunu kamuoyunun önünde kutlamıştık. Ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeklerinden emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey’dir. O da memnuniyetini ifade etti. Ben Bursaspor’un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe dedi ki; ’Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği’ diye söyledi. Mustafa Bozbey Bursa’da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi 2 yıl önce Bursa’nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir; ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız. Yani burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa’nın iradesidir.’ Ayrıca Bursalılara diyorlar ki; "Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik, iyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer’i yönetmiş Mustafa Bozbey’i Bursa Büyükşehir’i yönetmeye layık gördünüz. 2 kişiden 1’si oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz" dedi. Bozbey’in gözaltına alınma süreciyle ilgili de Özel, "30 Mart günü çok mu erkendi? 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey’i gözaltına alsınlar? Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki; ’Ben bıktım bunlardan. İlla da illa AK Parti’ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık, ne buluyorsanız bulun, hadi diyorum’ dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey’e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyız. İki yılda Bursa’nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Bozbey, 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir’i batıranlar gelmişler Bursa’ya çökmüşler. Bozbey’i, ekibini görevden uzaklaştırdılar. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar o sürede bile Türkiye’de hiçbir yerde yapmadıkları kayyumu atadılar. O kayyumla ilk yapılan iş, resimler indirildi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, Bursa’nın iradesi tecelli etti falan diyorlar. Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş. İşin diğer tarafı Bozbey’i kim suçluyor? Bozbey’i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey’i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler falan suçlamıyor. Kim suçluyor? 2 tane kriminal tip suçluyor. Birinin babası gelip, Bozbey’den özür diledi. ‘Benim oğlum madde bağımlısı. Kurtarmak için 17 milyon oradan buradan para buldum. Yine gitti bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı’ diyor. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa’nın en büyük dolandırıcısıdır. Ben Bozbey’in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Böyle bir kirli adamla, bir bağımlının suçladığı onun lafından içeri attılar. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey’in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor" diye konuştu. Özel, "Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar. Bozbey’in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç, bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Emaneti verirseniz verirsiniz, vermezseniz millet bir daha size Bursa’da sandıktan hiçbir şey göstermez. Burada yapılan iş Bursa’nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti’nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek, ceza kesecek Bursalı ona. Cumhuriyet Halk Partisi bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna verdiği cevabın hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti: "Öyle planlanan bir görüşme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; cumhurbaşkanının bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti’nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapmışlardır. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, ’Ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm’ demiş. Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Türkiye’nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iş cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye’nin dış politikasında, hatta keşke mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir." Anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve 1 yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapıldığını belirten Özel, "Şu anda Türkiye’de Can Atalay’ın durumu bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay’da, Afyon’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, Kocaeli’nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu konunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum. Bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu 8 milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Ama ben son seçimlerde, son grup toplantısında şunu önerdim. Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa’dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa’da Bozbey’i aldınız. Birinci partiydiniz son seçimlerde değil mi? Bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki Bursa’da da bir milletvekilliğini biz boşaltırız. Bursa’ya da sandık koyabiliriz. Bakın 8 yapacağız, başka istemiyoruz derlerse 8 anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa’ya koymaya, İstanbul birinci ikinci bölgeye koymaya. Bunun yanında örneğin Adana’ya da, Aydın’a sandık koyabiliriz. Bozbey gibi duramadı Aydın. Ya AK Parti’ye geç ya hapse git demişlerdi. AK Parti’ye geçti o. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay’ı bugün salsınlar. Yedi yetiyor. 7 milletvekili için 6 yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa’da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim. Bursa’ya da sandığı koyalım. Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım. Çok net."
Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları
22 Mart 2026 Pazar - 11:01 Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor. Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi. Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir." "Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu. Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.
Osmangazi’nin her bir noktası çiçek açtı
22 Mart 2026 Pazar - 10:58 Osmangazi’nin her bir noktası çiçek açtı Osmangazi Belediyesi, kentin dört mevsim estetik ve bakımlı bir görünüme sahip olması için yürüttüğü peyzaj çalışmalarını bahar döneminde de hız kesmeden sürdürüyor. İlçe genelinde gerçekleştirilen çevre düzenleme faaliyetleri kapsamında bahar ayının gelişiyle birlikte mevsimlik çiçekler ekilerek Osmangazi’nin her bir noktası güzelleştirilmeye devam ediliyor. Osmangazi Belediyesi tarafından park ve yeşil alanların daha canlı ve renkli bir görünüme kavuşmasını hedefleyen çalışmalar, ilçenin farklı noktalarında eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bu doğrultuda özellikle ana arterler, parklar, meydanlar ve refüjler, baharın gelmesiyle birlikte çiçeklerle donatılıyor. Osmangazi Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında hercai, menekşe ve lale çiçekleri ekilerek, ilçenin her bir noktası daha güzel bir görüntüye kavuşturuluyor. Ekimlerle birlikte Osmangazi ilçesinin her bir noktasında rengarenk bir görünüm sağlanırken, 2026 yılı boyunca 470 bin çiçek toprakla buluşturulacak. Yılın her dönemi Osmangazi’yi güzelleştirmek için çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, "Bahar ayının gelmesiyle birlikte ana arterler, parklar, meydanlar ve refüjlerde hercai, menekşe ve lale ekimi yapmaktayız. Osmangazi’yi güzelleştirmek için çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı çalışmalarla Osmangazi’nin her yeri çiçek bahçesine dönüyor. Bizlerin bu çalışmasını gören vatandaşlar yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor." şeklinde konuştu.
BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak
22 Mart 2026 Pazar - 10:35 BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak BTÜ’de başlatılan proje ile kırsal ve kentsel alanlar arasındaki doğal bağlantılar incelenecek. Çalışmada, bitkiler, ormanlar ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliği etkilerini azaltmaya katkı sağlayan karbon depolama gücü araştırılacak. Bu doğal alanların ne kadar karbon tuttuğu ve bunun çevresel etkisi ile ekonomik değeri ortaya konarak, doğanın sağladığı faydaların kentsel planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilmesi hedefleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği "Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi hedefleniyor. Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, "Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu.
Polis Özel Harekat 43. yılını kutluyor: Köklü geçmiş, güçlü gelecek
22 Mart 2026 Pazar - 10:34 Polis Özel Harekat 43. yılını kutluyor: Köklü geçmiş, güçlü gelecek Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Başkanlığı, kuruluşunun 43. yıl dönümünü özel bir tanıtım filmiyle kutladı. Teşkilatın geçmişten bugüne uzanan onurlu mücadelesinin anlatıldığı film, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Hazırlanan filmde, Polis Özel Harekat birimlerinin kuruluş sürecinden itibaren karşılaştığı zorluklar, üstlendiği kritik görevler ve sergilediği fedakarlıklar etkileyici bir anlatımla aktarıldı. Aynı zamanda günümüzde ulaşılan modern yapı, gelişmiş teknolojik imkanlar ve yüksek operasyonel kabiliyetler de ön plana çıkarıldı. "Geçmişin tecrübesiyle bugünün gücü" vurgusunun öne çıktığı tanıtım filmi, teşkilatın sürekli gelişen ve kendini yenileyen yapısını gözler önüne serdi. 22 Mart 1983’te kurulan Özel Harekat birimleri, geçen 43 yılda hem teknolojik donanım hem de operasyonel güç açısından önemli bir gelişim kaydetti. Terörle mücadelede üstlendiği kritik görevlerle öne çıkan teşkilat, Türkiye’nin iç güvenliğinde kilit rol oynamaya devam ediyor. Yurt içinde gerçekleştirdiği operasyonların yanı sıra yurt dışında da eğitim faaliyetleri yürüten Özel Harekat, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik güçlerine katkı sağlayarak uluslararası alanda da saygın bir konuma ulaştı. Özellikle Afrin Harekatı başta olmak üzere birçok önemli operasyonda gösterdiği başarıyla dikkat çekti. Disiplinli yapısı, yüksek eğitim seviyesi ve kararlılığıyla öne çıkan Özel Harekat personeli, değişen şartlara hızla uyum sağlayarak görevini sürdürmeye devam ediyor. 43 yıllık köklü geçmişe sahip Özel Harekat Başkanlığı, Türkiye’nin güvenliği için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürüyor.
Bursa’da nevruz coşkusu
22 Mart 2026 Pazar - 10:29 Bursa’da nevruz coşkusu Baharın müjdeleyicisi, doğanın uyanışı ve Türklerin Ergenekon’dan çıkışının yıldönümü olarak kutlanan Nevruz Bayramı, Bursa’da büyük coşkuyla kutlandı. Bursa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen kutlamalar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Tayyare Kültür Merkezi’nde devam etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen törene katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Nevruz’un köklü bir medeniyetin ortak değeri olduğunu belirtti. Baharın müjdecisi olan Nevruz Bayramı’nın kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Saldız, "Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Nevruz, sadece doğanın uyanışı değil; aynı zamanda gönüllerimizin birleştiği, kardeşliğin ve dayanışmanın güç kazandığı özel bir gündür. Bu anlamlı miras, bizleri ortak bir kültürde buluşturan en kıymetli değerlerimizdendir. Bursa’da bu ruhu hep birlikte yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en önemli sorumluluğumuzdur" dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise Nevruz’un toplumları bir araya getiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Nevruz’un dostluğun, kardeşliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu dile getiren Gençoğlu, daha güçlü bir toplum olma yolunda Nevruz’un taşıdığı anlamı iyi kavramak gerektiğini ifade etti. Nevruz komitesinde yer alan sivil toplum kuruluşları adına konuşma yapan Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Başkanı İrfan Tatlıoğlu da Nevruz’un Türk dünyasını bir araya getiren önemli bir kültürel değer olduğunu söyledi. Türk dünyasının dört bir yanında aynı coşkuyla kutlanan bayramın birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini anlatan Tatlıoğlu, bu geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak zorunda olduklarını belirtti. Kutlamalar mehter takımı eşliğinde yapılan Nevruz yürüyüşü ile devam etti. Bursa Posoflular Derneği Ahıska Türkleri halk dansları gösterisi, Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Turan Gençleri gösterisi, Bursa Azerbaycan İnovasyon Derneği orta oyunu, demir dövme ve ateşten atlama ritüelleriyle devam eden etkinliklerde renkli görüntüler yaşandı. Katılımcılara geleneksel Nevruz pilavı ikram edilirken, vatandaşlar bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.
Alkollü sürücü ortalığı karıştırdı: Vatandaşı polis sandı, araç sahiplerini teselli etti
22 Mart 2026 Pazar - 10:10 Alkollü sürücü ortalığı karıştırdı: Vatandaşı polis sandı, araç sahiplerini teselli etti Bursa’da alkollü sürücü direksiyon başına geçince ortalığı savaş alanına çevirdi. 4 araca çarpan sürücü, vatandaşı polis sandı, araç sahiplerini teselli etmeye kalktı. Alkolmetreyi üflemeyi de reddeden şahıs, 350 bin lira ceza yedi. Olay, Yıldırım ilçesi Davutkadı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, alkollü olan Ş.Ş., direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki araçlara çarptı. 4 aracın karıştığı kazada ortalık adeta savaş alanına dönerken, sürücünün tavırları kazanın önüne geçti. Ayakta durmakta güçlük çeken sürücü, olay yerine gelen ekiplerden önce çevredeki vatandaşları polis zannedip derdini anlatmaya çalıştı. Bir yandan dengesini sağlamaya çalışan Ş.Ş., bir yandan da "Ben anlatayım size" diyerek vatandaşlara uzun uzun izahatta bulundu. Kazaya karışan araç sahiplerini de ihmal etmeyen sürücü, "Zararınızı karşılayacağım" diyerek gönül almaya çalıştı. Ancak hasarın büyüklüğü ve kendi durumu, bu sözlerin havada kalmasına neden oldu. Olay yerine gelen polis ekipleri ise hem kazayla hem de sürücünün bitmek bilmeyen açıklamalarıyla uğraştı. Alkolmetreye üflemeyi reddeden sürücü karşısında ekiplerin sabrı dikkat çekti. Polis ekipleri, zaman zaman zor anlar yaşasa da soğukkanlılığını koruyarak işlemleri tamamladı. Yapılan sorgulamada, sürücünün daha önce de alkolden ehliyetine el konulduğu ortaya çıktı. Kesilen cezaların toplamı 350 bin lirayı aşarken, sürücü kan testi için hastaneye götürülerek gözaltına alındı. Kazaya karışan araçlarda maddi hasar meydana gelirken, polis olayla ilgili tahkikat başlattı.