Yerel Haberler
Çanakkale
10 Mart 2026 Salı - 10:22 Karabiga Panayırı Yıllar Sonra Yeniden Hayat Buluyor Karabiga Belediyesi, yıllardır özlenen Karabiga Panayırı’nı 4-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında yeniden düzenleyerek beldenin geleneğini yeniden yaşatmaya hazırlanıyor. Karabiga Belediyesi, şehrin unutulmaz geleneklerinden biri olan Karabiga Panayırı’nı yeniden hayata geçiriyor. 4-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek panayırla birlikte Karabiga, alışveriş, eğlence, kültür ve sosyal etkinliklerin buluştuğu renkli günlere sahne olacak. Panayır organizasyonunun detaylarını değerlendirmek amacıyla Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, belediye meclis üyeleri ve organizasyonu gerçekleştirecek firma yetkililerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda panayır alanı, etkinlik programı ve organizasyon süreci hakkında istişarelerde bulunuldu. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi yaptığı açıklamada, Karabiga Panayırı’nın beldenin geçmişinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Şehrimizin hafızasında yer eden bu güzel geleneği yeniden başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 4-8 Temmuz tarihleri arasında düzenleyeceğimiz panayırımızda hemşehrilerimiz ve misafirlerimizle birlikte alışveriş, eğlence, kültür ve birlik dolu günlerde buluşacağız. Bu organizasyonla Karabiga’nın sosyal hayatına yeni bir canlılık kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. Başkan Elbi, tüm Karabigalılara ve çevre bölgelerden gelecek misafirlere çağrıda bulunarak panayır coşkusuna ortak olmaya davet etti.
10 Mart 2026 Salı - 09:34 Çanakkale’de 5. kattan düşen restarotör Tuğba Yavaş’ın ölümünde mahkeme eşine kasten adam öldürme soruşturması başlattı Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratör Tuğba Yavaş’ın 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili eşi Alptekin Yavaş’ın tutuksuz yargılanmasına devam edildi. Hakim, intihara teşvik olarak görülen davada, ‘Kasten Öldürme’ suçunun değerlendirilmesi için Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacak. Olay, 30 Ekim 2024 tarihinde merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle Tuğba Yavaş (39), apartmanın 5’inci katındaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Tuğba Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından delillerin toplanması sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler Tuğba Yavaş’ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmaşının tamamlamasının ardından iddianame hazırlandı. Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında ‘başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi’ suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş’ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme ise sanık Yavaş’ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Ayrıca davanın 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verildi. Kasten öldürme suçundan dava açılmasına karar verildi Dosya ile ilişkin Cumhuriyet Savcısı mütalaasında intihara yönlendirme suçu açısından iddianame tanzim edilmesine rağmen, özellikle tanıklar arasından Berke Taha Çetin’in beyanında yer aldığı gibi Tuğba Yavaş’ın baş üstü yönünde düşmüş olduğu, aynı zamanda sanık Alptekin Yavaş’ın da soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanlarının çelişkili olduğu detaylarına dikkat çekildi. Cumhuriyet Savcısı bu detayları göz önünde bulundurarak sanık hakkında ‘Kasten Öldürme’ suçu açısından şüphe hasıl olduğunu belirtti. Cumhuriyet Başsavcılığına kasten öldürme suçu yönünden suç duyurusunda bulunulmasının, dava dosyası açısından ise suç duyurusunda bulunulacak olan soruşturma dosyasının bekletici mesele olmaması gerektiği belirtildi. Tutuksuz yargılanmaya devam ediyor Sanık Alptekin Yavaş’ın ikametgahının sabit olması ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olması gerekçesiyle tutuksuz yargılanmasının devamına karar verilip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşma 8 Haziran tarihine ertelendi. Konuya ilişkin yazılı açıklamada bulunan müşteki Avukatı Türkan Kara, "Şüpheli şekilde ölü bulunan Tuğba Yavaş’ın dosyası ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan soruşturma başlatılması kararıyla başsavcılığa gönderildi. İş bu dosyada neye dayanılarak intihar davası olarak görüldüğü anlaşılamadı. Bunun hukuken kabul edilemezliği ve ivedi şekilde sanık hakkında eşe karşı kasten öldürme suçundan soruşturma başlatılması gerektiği yönünde i talebimizin savcılık ve mahkeme tarafından kabulü, her şeyden önce emsal niteliğindedir. Özellikle hiç bir şüpheye yer bırakmadan, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması tek talebimizdir. Tuğba Yavaş dosyası bu şekilde yüksekten düşmeye bağlı şüpheli kadın ölümlerinin artış gösterdiği bir süreçte, çok yerinde ve anlamlı emsal olacak bir dosyadır. Hukuki mücadelemiz devam edecektir. Adalete inancı her zaman tam olan bir hukukçu olarak bu karar bu duygumu pekiştirmiştir" ifadelerine yer verdi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 19:52 Çanakkale’de "Savaşın Gölgesinde Kadın" Paneli Düzenlendi Çanakkale’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde "Savaşın Gölgesinde Kadın" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı uzmanlarından Aslıhan Kervan’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, savaş dönemlerinde kadınların toplumsal, kültürel ve fikri hayattaki rolleri farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele alındı. Panelin ilk konuşmacısı Dr. Aslı Topsoy, Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk kadınının hak mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dr. Mert Yavaşca ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında resim sanatında kadın temsilini ele alarak, savaş döneminde sanat eserlerinde ortaya çıkan değişen kadın kimliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin son konuşmacısı Dr. Ersin Antep ise müzikte kadın varlığına dikkat çekerek, özellikle kadın bestecilerin eserlerinde vatan algısı ve savaş yıllarının duygusal dünyasının nasıl yansıtıldığını anlattı. Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşen panelde, Milli Mücadele döneminde silaha sarılarak cepheye çıkan Türk kadınının, bu mücadeleye giden süreçte Birinci Dünya Savaşı yıllarında hasta bakıcılık yaparak, ekonomik hayata katılarak, dernekler kurarak ve basın hayatında yer alarak kendisini görünür kıldığı; böylece devlet ve toplumla daha güçlü bir temas kurduğu vurgulandı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
AK Partili Gider: "Memleketin asıl sahibi şehitlerimiz ve gazilerimizdir"
19 Nisan 2025 Cumartesi - 11:39 AK Partili Gider: "Memleketin asıl sahibi şehitlerimiz ve gazilerimizdir" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Şehitler Haftası dolayısıyla Çanakkale’de faaliyet gösteren şehit aileleri ve gazi derneklerine ziyaretlerde bulundu. Şehitlik ve gazilik mertebesinin bir ölümlünün elde edebileceği en üst makam olduğuna dikkat çeken Milletvekili Gider, "Bu memleketin asıl sahibi şehitlerimiz ve gazilerimizdir" dedi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Şehitler Haftası dolayısıyla Çanakkale Anadolu Şehit Aileleri Derneği Başkanlığı, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı Çanakkale Şube Başkanlığı, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Çanakkale Şube Başkanlığı ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şubesi’ni ziyaret ederek şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Şehit yakınları ve gaziler tarafından oldukça sıcak bir şekilde karşılanan Milletvekili Gider, birinci önceliklerinin her zaman şehit yakınları ve gaziler olduğunun altını çizdi. Telefonunun 24 saat açık olduğunu hatırlatan Gider, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Sizler, bizlere şehitlerimizin emanetisiniz. Memuriyetimden bu yana sizlerle tanışıyoruz, birbirimizi biliyoruz. Arzu ve talepleriniz bizler için her zaman bir talimat oldu. Bu bakış açısındaydık her zaman. Bu dün de böyleydi, yarın da böyle olacak. Sizin bizim kapımızı çalabilmeniz, bizden bir şey talep etmeniz için hiçbir sebebe ihtiyacınız yok. 24 saat telefonlarımız açık. Bu görevlerde bulunma sebebimiz sizlersiniz. Sizler bu memleket için canınızı verdiniz, kanınızı verdiniz, evladınızı verdiniz." Şehitlik ve gazilik, bir ölümlünün elde edebileceği en üst makamlardır. İster şehitlik nasip olsun isterse gazi olsun, ortaya koyabilecekleri en değerli varlıkları olan canlarını ortaya koymuşlardır. Bundan ötesi yok, candan öte daha ne verebilirsiniz? Bir insanın vatanı, dini, bayrağı ve milleti için canını ortaya koyması en üst mertebedir. Biz AK Parti Hükümeti olarak şehitlerimizin yakınlarını ve gazilerimizi çok önemsiyoruz. Bu memleketin asıl sahipleri şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk gazidir. Bugün onun adını kullanarak bu memleketin aleyhine çalışanların, onun adını ağızlarına almaya hakları yoktur."
Bursalılardan şehit ecdada vefa
19 Nisan 2025 Cumartesi - 11:09 Bursalılardan şehit ecdada vefa Çanakkale savaşlarında en fazla şehit veren Bursalılar, 24-25 Nisan Çanakkale Kara Savaşları’nın 110’uncu yıl dönümünde Kireçtepe Şehitliği’ndeki ecdadına vefa gösterdi. Yıldırım Belediyesi ve Kültür Turizm Tanıtma Birliği öncülüğünde Bursa’dan 50 otobüsle Çanakkale’ye giden Bursalılar, Kireçtepe’de savaşın seyrini değiştiren şehitleri dualarla yaad ettiler. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Tıpkı 1915’te olduğu gibi, bugün de millet olarak tek yürek, tek bilek olduğumuzu tüm dünyaya gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; ecdadımızın emaneti olan bu aziz topraklara sahip çıkmak, onların hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim en asli görevimizdir" dedi. 10 yıl önce Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği tarafından anma töreni düzenlendi. Bursalılar, Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde kahraman ecdada vefa için tek yürek oldu. Çanakkale Savaşı’nda 6-8 Ağustos 1915’te kahramanca çarpışan ve iki Tugay gücüne ulaşan İngiliz kuvvetlerini Karakol Dağı ve Kireçtepe’de durdurup, Grup Komutanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı Anafartalar Grubu’nun kuzey yanını koruyan Gelibolu ve Bursa Jandarma taburlarının üç bölüğündeki şehitlerin yer aldığı bölgeye, savaş devam ederken 1915’te bugünkü şehitlik yapılmıştı. Boş mermi kovanlarından yapılan bir anıtın da bulunduğu ve günümüze ulaşan orijinal şehitliklerden biri olan Kireçtepe Şehitliği’ndeki anıt önünde Ulu Önder Atatürk’ün çekilen bir fotoğrafı da önemli bir belge olarak tarihe not olarak düşülmüştü. Kahraman ecdada vefa borcunu en iyi şekilde ödemek için harekete geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi de Bursa Garnizon Komutanlığı işbirliğiyle zaferin 100’üncü yılı olan 2015 yılında şehitliği ecdada yakışır hale getirmişti. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği tarafından Bursalı vatandaşların katılımlarıyla Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde şehitleri anma programı düzenlendi. Programa Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Şehit ve Gazi aileleri ve Muharip Gaziler ile Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliğine üye olan belediyelerin koordinasyonu kapsamında Bursa’dan muhtarlar ile 1300 Bursalı vatandaş katıldı. Anma töreni Kuran-ı Kerim Tilaveti ve dua ile başladı. İstiklal Marşı okundu. Ardından Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bugün burada, tarihimizin en destansı mücadelelerinden birinin yaşandığı topraklarda, aziz şehitlerimizi anmak üzere bir aradayız. Bursa’mız, Çanakkale destanının yazıldığı o kutlu cephelerde en fazla şehit veren illerimizden biridir. Bu nedenle bizler için Çanakkale yalnızca bir coğrafya değil, bir iman ve vefa meselesidir. Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde yatan her bir yiğidimiz, istiklalimizin ve istikbalimizin teminatı olmuş; göğsünü siper ederek bizlere bağımsız bir vatan bırakmıştır. 1915 yılında, henüz savaş devam ederken yapılan bu şehitlik, milletimizin şehidine olan vefasının en somut göstergesidir. Boş mermi kovanlarından yapılan anıt kadar, gönüllerimizde yanan şehitlik ateşi de hâlâ ilk günkü sıcaklığını koruyor. Kireçtepe, sadece bir mevzi değil, bir milletin tarihi çizgisiydi. 6-8 Ağustos 1915’te, Gelibolu ve Bursa Jandarma taburlarından üç bölük, iki tugay gücündeki İngiliz kuvvetlerine karşı burada destansı bir direniş sergilemiştir. Kahramanlarımız, Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Anafartalar Grubu’nun kuzey hattını koruyarak düşmanın ilerlemesini durdurmuş, Çanakkale cephesinin çökmesini engellemiştir. Bu mücadele, savaşın seyrini değiştiren dönüm noktalarından biri olmuştur. Bursa olarak, tarih boyunca milli mücadelede verdiğimiz şehitlerle vatan sevgisinin ne demek tüm dünyaya gösterdik. Bugün burada yapılan bu ziyaret, sadece bir anma değil, aynı zamanda bir birlik ve beraberlik nişanesidir. Tıpkı 1915’te olduğu gibi, bugün de millet olarak tek yürek, tek bilek olduğumuzu tüm dünyaya gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; ecdadımızın emaneti olan bu aziz topraklara sahip çıkmak, onların hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim en asli görevimizdir. Bu kapsamda Başkanlığını yürüttüğüm Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliğimizin öncülüğünde düzenlenen bu anlamlı program; hem geçmişimize sahip çıkmanın hem de millet olma şuurunu canlı tutmanın bir tezahürüdür. Bu toprakları Türk İslam diyarı yapan Osman Gazi, Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar’ı, bu çetin mücadelede var olma mücadelesi veren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum. Bu mekanın hazırlanmasında emeği geçen hem Alan Başkanlığımıza hem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız olan Recep Altepe‘ye şükranlarımızı arz ediyoruz. Çünkü uzun bir aradan sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak burada düzenlemeler yapılmış ve 2013 yılından bu tarafa da her yıl burada etkinlikler düzenlenmişti yine bir kısa ara verilmişti. Biz de yeniden Kültür Turizm Tanıtma Birliği olarak burada çalışmaları bu yıl itibari ile başlatmış bulunuyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte de yine her yıl burada buluşarak hem şehitlerimizi yâd edecek, hem de vefamızı göstereceğiz. Programda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmanın ardından Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, şehit ve gazi aileleri ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından Kireçtepe Jandarma Şehitliği’ndeki şehit mezarlarını ziyaret edip, dua etti.
Çanakkale’de diyaliz hastasının damar bağlantısı yırtıldı, zorlu ameliyat başarılı geçti
18 Nisan 2025 Cuma - 20:46 Çanakkale’de diyaliz hastasının damar bağlantısı yırtıldı, zorlu ameliyat başarılı geçti Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne diyaliz tedavisi için kullandığı fistül yırtığı ve aktif kanamasıyla gelen 42 yaşındaki Muharrem Kopal’ın zorlu ameliyatı, başarıyla gerçekleşti. Muharrem Kopal, 16 yıldır diyaliz tedavisi görüyor. Kronik böbrek yetmezliği yaşayan 42 yaşındaki hastaya diyaliz tedavisi uygulanması için kalp damar cerrahisi tarafından arteriovenöz fistül (AVF) yani atardamar ile toplardamar arasında bağlantı kurulması işlemi uygulanıyor. AVF işlemi, uzun dönem kullanıma uygun olsa da zamanla genişleyerek ciddi komplikasyonlara yol açan bir işlem. Kopal ve yakınları uzun süreli kullanımdan dolayı genişleyen fistülün kapatılması için 1 aydır farklı sağlık kuruluşlarına başvurdu. Fakat aile riskli bir ameliyat olduğu için bu işlemi göze alamayarak ertelediler. Fistül açıklığı 20 santimetreye kadar ulaşan ve aktif kanaması olan hasta, ambulansla Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne getirildi. Kopal, Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Buğra Destan tarafından acilen ameliyata alınarak başarılı bir müdahaleyle sağlığına kavuştu. Başarılı geçen ameliyat sonrası takip ve tedavisi tamamlanan Kopal, 1 haftalık izleme süreci sonrasında taburcu edildi. "Bu tür vakalarda saniyeler bile önem taşıyor" Başarılı ameliyat ve tedavi süreçlerinin ardından açıklamalarda bulunan Op. Dr. Buğra Destan, "Bu tür vakalarda saniyeler bile hayati önem taşır. Hızlı müdahale ve ekip çalışmasıyla başarılı bir sonuç elde ettik. Bu tür müdahalelerin, deneyimli ekipler ve donanımlı merkezlerde yapılması hastanın hayatını kurtarır. Tüm ekibimize teşekkür ediyorum" dedi. Başhekim Op. Dr. Hasan Keser ise bu tür yüksek riskli operasyonların başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin, hastanedeki uzman hekimlerin bilgi birikimi, multidisipliner yaklaşım ve ekip çalışmalarının sayesinde olduğunu söyleyerek ekibini kutladı.
"HisTroy" Hindistan’da En İyi Belgesel Ödülü ve En İyi Orijinal Hikaye Ödülü’ne layık görüldü
18 Nisan 2025 Cuma - 14:29 "HisTroy" Hindistan’da En İyi Belgesel Ödülü ve En İyi Orijinal Hikaye Ödülü’ne layık görüldü Senaryosunu Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük’ün kaleme aldığı, yönetmenliğini ve yapımcılığını Ülkü Sönmez’in üstlendiği "HisTroy" adlı film, Hindistan’da düzenlenen prestijli Makizhmithran International Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü ve En İyi Orijinal Hikaye Ödülü’ne layık görüldü. "HisTroy", kelime oyunuyla başlayan ve Troya’nın tarihini alışılmışın dışında bir perspektifle ele alan bir yapım. Antik destanlar, arkeoloji ve popüler kültür hayalleri iç içe geçiren film, Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük’ün sahadaki deneyiminden beslenerek, tarihin katmanlarını mizah ve şiirle alakalı yeniden yorumluyor. Homeros’un günümüzde Troya Kazı Evi’nde İlyada’yı yazmaya devam etmesi, Aeneas’ın Roma’ya yolculuğunu bir turistin tişörtünden ilham alarak minibüsle gerçekleştirmesi gibi sahneler, izleyiciyi tarihle modern zamanlar arasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Troya Örenyeri ve Troya Müzesi’nde çekilen film, antik atmosferle modern sinema tekniklerini birleştiriyor. Homeros’u Hakan Kumuk, Vergilius’u Uğur Akgün ve Aeneas’ı Anıl Imaca’nın canlandırdığı yapım, karakterlerin tarihi figürlerle günümüz insanı arasındaki köprüyü absürd bir dille kurmasıyla öne çıkıyor. Yanı sıra filmde, Troya Örenyeri’ndeki tahta atın içinde Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Arkeolog Fecri Polat, mitolojinin arkeolojik izlerle buluştuğu ve ikonik Troya hayaline evrilen katmanları tartışarak tarihin farklı katmanlarını bir araya getiriyor. Senaryosunu Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük’ün kaleme aldığı ve yönetmenliğini-yapımcılığını Ülkü Sönmez’in üstlendiği "HisTroy" filmi, uluslararası alanda büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. İtalya’daki Milano Absurd Film Festivali’nden Mansiyon Ödülü ile dönen film, şimdi de Hindistan’da düzenlenen prestijli Makizhmithran International Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü ve En İyi Orijinal Hikaye Ödülü’ne layık görüldü. Troya Müzesi’nin destekleriyle hayata geçen bu proje, kültürel mirasın sinema aracılığıyla farklı coğrafyalara ulaşmasına katkı sağlıyor. Senarist ve Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, ödüllerle ilgili yaptığı açıklamada, "HisTroy’un Hindistan’da iki önemli ödülle taçlandırılması, projemizin uluslararası alanda da yankı bulmasından dolayı büyük bir mutluluk ve gurur verici. Bu başarı, Troya’nın hikayesinin evrensel bir dil taşıdığını bir kez daha gösteriyor" dedi. Yönetmen ve Yapımcı Ülkü Sönmez ise, "Filmin Milano’daki başarısının ardından Hindistan’dan gelen bu iki ödül, ekibimizin özverili çalışmasının ve ’absürd’ olarak nitelendirdiğimiz anlatım biçimimizin ne kadar doğru bir yol izlediğinin bir kanıtı. Uluslararası festivallerde ülkemizi ve Troya’yı temsil etmekten onur duyuyoruz" diye konuştu. "HisTroy", aldığı bu ödüllerle uluslararası festivallerdeki yolculuğuna başarıyla devam ediyor.
Anzak Koyu Şafak Ayini’ne hazırlanıyor
18 Nisan 2025 Cuma - 12:06 Anzak Koyu Şafak Ayini’ne hazırlanıyor 24-25 Nisan Çanakkale Kara Savaşları’nın 110’uncu yıl dönümü nedeniyle Avustralya ve Yeni Zelandalıların Şafak Ayini törenini gerçekleştireceği Anzak Koyu’nda tören hazırlıkları devam ediyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan gelen ziyaretçiler de rehberler eşliğinde Anzak Koyu başta olmak üzere Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki savaş alanlarını, anıt ve mezarları geziyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, 24-25 Nisan Çanakkale Kara Savaşları’nın 110’uncu yıl dönümü nedeniyle tören hazırlıkları başladı. 24 Nisan’da Şehitler Abidesi’nde düzenlenecek uluslararası tören ile şehitler ve yabancı ülke askerleri birlikte anılacak. Aynı gün Fransız ve İngiliz anıtlarında da tören düzenlenecek. 25 Nisan sabahı şafak sökerken, Anzak Koyu’nda ayin ile Anzak askerleri anılacak. Avustralya Anıtı Lone Pine ve Conkbayırı’ndaki Yeni Zelanda Anıtı’nda da anma törenleri yapılacak. Henüz resmi tören programı açıklanmamasına rağmen Anzak Koyu ve Yeni Zelanda Anıtı’nda tören hazırlıkları devam ediyor. Anzak Koyu’nda, 24 Nisan’ı 25 Nisan’a bağlayan gece yapılacak tören için çalışmaları sürüyor. Törenlere katılacak konukların oturacağı portatif tribünler, platformlar, sahne, dinlenme odaları ile giriş ve çıkışlar için oluşturulacak güvenlik koridorlarının kurulumunun yanı sıra ihtiyaç duyulan bölgelerde peyzaj düzenlemesi gerçekleştiriliyor. Anma etkinlikleri öncesi Avustralya ve Yeni Zelanda’dan gelen ziyaretçiler de rehberler eşliğinde Anzak Koyu başta olmak üzere Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki savaş alanlarını, anıt ve mezarları geziyor.
Çanakkale’de orman işletme ve muhafaza memurlarına mesleki eğitim
17 Nisan 2025 Perşembe - 17:08 Çanakkale’de orman işletme ve muhafaza memurlarına mesleki eğitim Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü koordinesinde "Mesleki Güncelleme ve Kurum Kültürü Bütünleşik Eğitimi" gerçekleştirildi. Çanakkale’de Orman Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler, Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı koordinesinde "Mesleki Güncelleme ve Kurum Kültürü Bütünleşik Eğitimi" verildi. Orman işletme şefleri ve orman muhafaza memurlarına yönelik olan eğitim 3 gün sürdü. Eğitime Orman Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, Çanakkale Orman Bölge Müdürü Enver Demirci ve Dr. Psk. Gülsüm Demirel katıldı. Eğitimde açılış konuşmalarını yapan Bölge Müdürü Enver Demirci, eğitim programının kurum ve katılımcılar için hayırlara vesile olacağını belirterek katılımcılara başarılar diledi. Konuşmasına Orman Genel Müdürlüğünün 186 yıllık köklü bir kurum olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, kurum kültürü ile birlikte teknolojiyi etkin kullanan, ortak dili konuşan nitelikli meslektaşlar yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Eğitim kapsamında; "Kurum Kültürü", "Sosyal Davranış Kuralları", "Kriz Yönetimi", "Stres Yönetimi", "İletişim Becerileri ile Orman Zararları ile Mücadele", "Kadastro Faaliyetleri", "İzin ve İrtifak İşlemleri ve İşletme Pazarlama" konu başlıklı eğitimler verildi.
Yaz sezonuna doğru müsilaj için rahatlatan haber
17 Nisan 2025 Perşembe - 09:26 Yaz sezonuna doğru müsilaj için rahatlatan haber Çanakkale Boğazı’nda 2020 yılında etkili olan ve Marmara Denizi’ni kapsayan müsilaj (deniz salyası) sorunu, son yıllarda zaman zaman yeniden gözlemlenmeye devam ediyor. Özellikle ilkbahar aylarında artan sıcaklıklarla birlikte deniz yüzeyinde yeniden ortaya çıkan müsilaj, ekosistem üzerinde önemli etkiler oluşturmayı sürdürüyor. Bilim insanlarının uzun süredir uyardığı deniz kirliliği ve buna bağlı olarak oluşan müsilaj, özellikle Marmara Denizi’nde ciddi ekolojik zararlara neden olmuştu. Arıtma sularının denize deşarjı ve deniz ulaşımı sağlayan taşıtların oluşturduğu kirlilik, zamanla deniz ekosistemini tehdit eden bir hastalığa dönüştü. 2020 yılında müsilaj, deniz tabanından su yüzeyine çıkarak görünür hale geldi ve bu durum turizm ile balıkçılık sektörlerini olumsuz etkiledi. Çanakkale Boğazı’nda 2020 yılında Marmara Denizi’ni etkisi altına alarak büyük bir çevre sorununa yol açan müsilaj, Boğaz ve Çanakkale kıyılarında havalarının mevsim normallerinin üstünden gitmesiyle birlikte zaman zaman görülmeye devam ediyor. ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Büyükateş, yaz döneminde müsilajın etkisinin azalabileceğini belirterek, "İlkbaharın gelişiyle birlikte su sıcaklıklarının ve atmosferik sıcaklıkların artmasına bağlı olarak, mevcut müsilaj oluşumuna diğer fitoplankton türlerinin çoğalmasıyla ek bir katkı oluştu. Bu dönemde zaman zaman su yüzeyinde müsilaj oluşumunu gözlemledik. Ancak müsilaj, sadece yüzeyde değil; su kolonunda, sedimentte ve deniz dibinde de varlığını sürdürdü. Yaz aylarında su sıcaklıklarının artmasıyla birlikte, sisteme farklı planktonik organizma gruplarının dahil olacağını öngörüyoruz. Bu durumun süreci bir nebze kontrol altında tutabileceğini düşünüyoruz. Yine de biz süreci yakından değerlendirmeye devam edeceğiz. Araştırmalarımız sürüyor ve müsilaj oluşumunu tüm boyutlarıyla takip ediyoruz" dedi. Prof. Dr. Büyükateş, müsilajın balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerine de dikkat çekerek, "Bu süreçte av sezonunu ne yazık ki erken kapatmak zorunda kaldık. Balıkçılarımız özellikle ağlarını toplarken büyük sorunlar yaşadı. Av araç gereçlerinde müsilaj birikimi nedeniyle ciddi sıkıntılarla karşılaştılar. Bu durum, ekonomik olarak balıkçılarımıza önemli zararlar verdi. Müsilajın gelecekte tekrar ortaya çıkmaması için, atık yönetimi ve deniz deşarjları konusunda daha dikkatli olmalıyız. Arıtma tesislerinin düzenli ve etkili bir şekilde çalışıp çalışmadığını takip etmeliyiz. Sisteme yüklenen besin elementlerinin dengelenmesi, deniz ekosisteminin kendi kendini temizleyebilmesine imkan sağlayacaktır" diye konuştu.