Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Çanakkale
Çanakkale Boğazı’nda makina arızası nedeniyle karaya oturan gemi kurtarıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:34:23
Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında makina arızası karaya oturan ’NOTA APP’ isimli dökme yük gemisi Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri tarafından kurtarılarak, karanlık liman bölgesine götürülerek demirletildi. Rusya’dan Mısır’a giden Panama Bayraklı 189 metre boyundaki ’NOTA APP’ isimli 51 bin 258 ton tahıl yüklü dökme yük gemisi dün Çanakkale’nin Eceabat ilçesi Kilitbahir köyü açıklarında makina arızası yaptı. Geminin kaptanı, durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Müdürlüğüne bildirdi. Makina arızası ardından sürüklenmeye başlayan gemi bir süre sonra karaya oturdu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait ’KURTARMA-21’ romörkörü ve ’KEGM-8’ botu bölgeye sevk edildi. Boğazdan geçiş yapan diğer gemiler de arızayla ilgili bilgilendirildi. Karaya oturan ’NOTA APP’ gemisi için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen kurtarma çalışmasıyla gemi karaya oturduğu yerden kurtarıldı. Kurtarma çalışması nedeniyle çift yönlü trafiğe kapanan Çanakkale Boğazı tekrar transit gemi geçişlerine açıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri ‘Kurtarma-4’ ve ‘Kurtarma-15’ tarafından kurtarılan oturan ’NOTA APP’ isimli dökme yük gemisi karanlık liman bölgesine götürülerek demirletildi. Gemide sörvey çalışması yapılacak.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22
Çanakkale’de 111 yıllık ’Zafer’ coşkusu
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü içeren ’Zafer Haftası’ etkinlikleri başladı. Çimenlik Kalesi içindeki açılış töreninde büyük coşku yaşandı. ’Zafer Haftası’ açılış töreni, Çanakkale’de 111 yıl önce, 8 Mart gecesi boğaza döktüğü mayınlarla Deniz Savaşları’nın gidişatını değiştiren Nusret Mayın Gemisi’nin aslına uygun olarak yapılan TCG Nusret’in bağlı bulunduğu Çimenlik Kalesi’nde yapıldı. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Av. Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı Yarbay Orhan Öğrenci, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı eşliğinde, Türk bayrağı göndere çekildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman törende yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü hep beraber idrak ediyoruz. Çanakkale Savaşı hem mahiyeti itibariyle hem de neticeleri itibariyle dünya harp tarihinin çok müstesna örneklerinden bir tanesi oluşturmaktadır. Bu savaşta yenilmez orduların kesin mağlubiyeti, Türk ordusunun da kesin zaferiyle neticelenmiştir. Hem deniz savaşı safhası hem kara savaşı safhası aynı zaferle neticelenmiştir. Bugüne kadar yenilmez olarak görülen orduların ve donanmaların çaresizliğinin sahnelendiği yerdir. Bu bütün dünyaya örnek teşkil etmiş ve bu güçlü orduların, donanmaların yenilebileceğini bütün dünyaya Türk ordusu göstermiştir. Bunu mümkün kılan şüphesiz Mehmetçiğin direnci, kararlılığı, kahramanlığı ve vatan sevgisidir" dedi. Konuşmanın ardından Vali Ömer Toraman tarafından Kıbrıs Gazisi İzzet Küçük’e Milli Mücadele Madalyası’nın tevcihi yapıldı. Kutsal emanetler yola çıktı Daha sonra halk oyunları ve mehter gösterisi sergilendi. Şehitler diyarı Gelibolu Yarımadası’ndan alınan toprak, zaferin kazanıldığı Çanakkale Boğazı’ndan alınan deniz suyu ve rengini şehitlerimizin kanından alan Türk bayrağından oluşan kutsal emanetler, Vali Ömer Toraman tarafından bu yıl Ankara’ya götürecek olan atletler Hüseyin Ege Arslan ve Şimal Alkan’a teslim edildi. Çimenlik Kalesi’ndeki programın ardından, protokol üyeleri ve katılımcılar, Çanakkale Valiliği önüne kadar ’Halk Yürüyüşü’ gerçekleştirildi. Yürüyüşe katılanlar, ellerindeki Türk bayrakları ile Zafer coşkusunu yaşadı. Valilik önünde düzenlenen törende ise, atletler, emanetleri Ankara’ya götürmek için 29’uncu ’Zafer Koşusu’na başladı. Kutsal emanetler sırasıyla Balıkesir, Bursa, Bilecik, Eskişehir ve Ankara illerinin sınırlarından geçirilerek, 18 Mart günü Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim edilecek. Şehitleri Anma Günü ile Çanakkale Deniz Zaferi kutlamaları, hafta boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:04
AK Partili Milletvekili Gider’den 12 Mart mesajı
Çanakkale AK Parti Milletvekili Ayhan Gider, 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü vesilesiyle yayınladığı mesajda "İstiklalimiz ebedi, istikbalimiz aydınlık, Türkiye’miz güçlü ve kararlıdır" dedi. AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü için mesaj yayınladı. Milletvekili Ayhan Gider, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türk milletinin hürriyet tapusu, bağımsızlık sembolü İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. İstiklal Marşı, yalnızca bir metin değil; topyekûn bir milletin imkânsızlıklar içinde yazdığı iman manifestosudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı istiklal yürüyüşü, Mehmet Âkif Ersoy’un kaleminde ölümsüzleşerek; devletimizin temel taşı, birliğimizin en güçlü çimentosu haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki bağımsızlık, bizim için geçici bir tercih değil, genetiğimize işlenmiş bir karakterdir. Bugün devraldığımız bu mukaddes emaneti, adaleti merkeze alan yönetim anlayışımız, kalkınan ekonomimiz, güçlü diplomasi ve sarsılmaz milli birliğimizle daha yükseklere taşımaya kararlıyız. 105 yıl önceki o kararlı duruş, savunma sanayiimizden diplomasimize, eğitimimizden teknolojimize, sınırlarımızın güvenliğinden uluslararası alandaki duruşumuza kadar verdiğimiz mücadelenin ilham kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ömrünü vatanına ve milletine vakfeden Mehmet Âkif Ersoy’u, istiklal mücadelemizin tüm isimsiz kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. İstiklalimiz ebedi, istikbalimiz aydınlık, Türkiye’miz güçlü ve kararlıdır."
11 Mart 2026 Çarşamba - 18:55
Çanakkale Boğazı’nda karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başladı, boğaz trafiğe kapandı
Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında makina arızası yaparak karaya oturan ’NOTA APP’ isimli dökme yük gemisi için kurtarma çalışması başladı. Çanakkale Boğazı çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Rusya’dan Mısır’a giden Panama Bayraklı 189 metre boyundaki ’NOTA APP’ isimli 51 bin 258 ton tahıl yüklü dökme yük gemisi Çanakkale’nin Eceabat ilçesi Kilitbahir köyü açıklarında makina arızası yaptı. Geminin kaptanı, durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Müdürlüğüne bildirdi. Makina arızası ardından sürüklenmeye başlayan gemi bir süre sonra karaya oturdu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait ’KURTARMA-21’ romörkörü ve ’KEGM-8’ botu bölgeye sevk edildi. Balıkadamların dalışı ardından gemide kurtarma çalışması başlayacak. Boğazdan geçiş yapan diğer gemiler de arızayla ilgili bilgilendirildi. Kurtarma çalışması başladı, boğaz trafiğe kapandı Karaya oturan ’NOTA APP’ gemisi için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri kurtarma çalışmasına başladı. Kurtarma çalışması nedeniyle Çanakkale Boğazı trafiği çift yönlü olarak askıya alındı.
19 Mart 2025 Çarşamba - 10:58
Bozcaada’da omzu çıkan yaşlı kadın Sahil Güvenlik ekiplerince tahliye edildi
Çanakkale’nin Bozcaada ilçesinde omuz çıkması tanısı konulan 73 yaşındaki kadın, Sahil Güvenlik botu ile tahliye edildi. Çanakkale’ye getirilen hasta, hastanede tedavi altına alındı. Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki Bozcaada ilçesinde, Çanakkale 112 Acil Çağrı Merkezi dün tıbbi tahliye talebinde bulundu. Omuz çıkması tanısı konulan E.D. (73) adlı kadın Bozcaada 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda görevli sağlık ekibi eşliğinde Sahil Güvenlik Botu ’TCSG-908’e alındı. Bozcaada Sahil Güvenlik iskelesinden hareket eden Sahil Güvenlik botu ile bir çimento fabrikasına ait limana getirilen hasta bilinci açık ve sağ bir şekilde ambulansa aldı. Çanakkale’ye getirilen yaşlı kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
19 Mart 2025 Çarşamba - 09:57
Bozcaada ve Gökçeada’ya bazı feribot seferleri iptal edildi
Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yapılması planlanan tarifeli bazı feribot seferleri olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edildi.
18 Mart 2025 Salı - 21:30
Meşaleler Çanakkale şehitleri için yandı
Çanakkale’de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünde fener alayı düzenlendi. Meşaleler Çanakkale şehitleri için yandı. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıldönümü nedeniyle kentte gün boyunca Cumhuriyet Meydanı ve Şehitler Abidesi’nde etkinlikler düzenlendi. Akşam saat 20.45’te ise Çanakkale Valiliği koordinasyonunda fener alayı düzenlendi. Binlerce kişi, Çanakkale sokaklarında ellerinde meşalelerle "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" sloganı atıp, İzmir Marşı ve 10’uncu Yıl Marşı’nı söyleyerek yürüdü. Yürüyüşe, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Fener alayı, Cumhuriyet Meydanı, Demircoğlu Caddesi, Ziveriye Sokak ve Kayserili Ahmet Paşa Caddesi’nin ardından Truva atı önünde sona erdi.
18 Mart 2025 Salı - 18:27
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü kutlamalarında mehteran gösterisi
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü kutlama etkinlikleri dolayısıyla Morabbin Parkı’nda mehteran gösterisi sergilendi. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği, Truva Atı yanı Morabbin Park’ta gösterilerini sundular. Gösteriye, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen ile kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Mehteran Birliği konserde, ’Ceddin Deden’, ’Genç Osman’ ve ’Bayrak Marşı’nın da aralarında bulunduğu çeşitli eserler seslendirdi. Vatandaşlar yağışlı havayı aldırmadan marşlara eşlik etti.
18 Mart 2025 Salı - 15:38
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde kutlandı
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" dedi. Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Av. Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ersin Aslan, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Harry Hall, İngiltere’nin Askeri Ataşe Yardımcısı Nick Mattock, Yeni Zelanda’nın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Errin Morriss, İngiltere Askeri Ateşe Asistanı Aaron Graham, Fransa Askeri Ateşe Yardımcısı Hubert Michon, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Türk Silahlı Kuvvetleri adına Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, "1915 yılında Çanakkale’de yazılan destan sadece Türk milletinin değil insanlık tarihinin en şanlı zaferlerinden biridir. Milletimizin azim ve kararlılığının en güzel örneklerinden olan bu zafer İstiklal Harbimizin, Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun temel taşlarından biri olmuştur" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 110’uncu yılının kutlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bağımsızlığı karakteri haline getirmiş, ’Çanakkale Geçilmez’ diyerek, hayasızca sürdürülen akınlara karşı gövdesini siper eden aziz şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale’de, en zor şartlar altında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı kahramanca mücadele eden, vatanı uğruna savaşan şehitlerimiz için; ’İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diye yazmıştı. Şükürler olsun milli şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı. Bu vatanın evlatları dün olduğu gibi bugün de yarın da asla onurunu çiğnetmeyecektir. Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet’in, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de şehitlerimizin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine her zaman sahip çıkmaya devam edecektir. Biz tarihe baktığımızda, atalarımızın geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi gördüğümüzde sadece gururlanmıyoruz. Bizi başka toplumlardan ayıran en önemli özelliklerden biri tam da budur. Biz tarihe baktığımızda aynı zamanda bugünümüzü ve geleceğimizi görüyoruz. Tarih bizim için yalnız geride kalan bir süreç değildir. Tarih bize konuşmaya devam ediyor. Geçmişte yaşananlar bizim bugünümüze ayna tutuyor. Atalarımızın mücadelesi bizim ders aldığımız, yönümüzü belirlediğimiz bir kılavuz özelliği taşımaktadır. Biz Çanakkale’ye baktığımızda bağımsızlığın ne denli önemli olduğunu görüyor ve bugün için de 85 milyonun birlik ve beraberliğinin önemini vurguluyoruz. Çanakkale’de birleşen emperyalist güçler, dünyanın en güçlü orduları karşısında Türk milletinin bağımsızlığından taviz vereceğinin planlarını yapmışlardı. Ancak ne denizde ne karada düşmana geçit vermeyen kahraman ordumuz canını ortaya koyarak tarihin akışını değiştirmiştir. İşte biz bugün Çanakkale’ye baktığımızda denizde ve karada yürütülen bağımsızlık mücadelesini bir adım daha ileriye taşıyarak gökyüzünde de bağımsızlığımızı teminat altına almak için tarihin en önemli çalışmalarını hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Çanakkale’deki mücadelemiz aynı zamanda sömürgeci güçler tarafından işgal edilen farklı toplumlara da ilham olmuştur. Aynı şekilde bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin dünyada yaşanan haksızlıklara, zulümlere, işgallere karşı duruşu ilhamını Çanakkale ruhundan almaktadır. Biz dün olduğu gibi bugün de bu emperyal politikalara karşı durmayı ve mazlum milletlerin hakkını korumayı sürdüreceğiz. Tarihimiz ve kültürümüz ait olduğumuz medeniyetimiz, bize ne pahasına olursa olsun zulmün parçası olmamayı öğretmiştir. Dünyada barışın, huzurun ve kardeşliğin güçlenmesi için mücadele vermek, Çanakkale şehitlerimize ve tarihimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Bu sorumluluk çerçevesinde biz Çanakkale ruhuna sahip çıkmaya, Çanakkale’yi anlatmaya, etnik, dini hiçbir ayrım yapmadan mazlum milletlerin sesi olmaya ve gönül coğrafyalarımızla güçlü ilişkiler kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Çanakkale Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde Anafartalar komutanı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. Yılmaz: "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü vesilesiyle Çanakkale’de bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Ramazan ayının kutlu atmosferinde, tarihimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü kutluyor, ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe yazdıran aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle ve tazimle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, Çanakkale’de destanlaşan Yahya Çavuşları, Seyit Onbaşıları, cepheye mermi taşıyan anaları minnetle yâd ediyorum. ’Eş hele bir yerleri örten karı; Ot değil onlar dedenin saçları, Dinle: Şehit sesleridir rüzgarı, Durma levend asker uğurlar ola!’ Asırlardır vatan topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan bütün şehitlerimize ve bu uğurda mücadele ederken yaralanan gazilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Onların kahramanlık ve fedakârlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır. Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır. Kıymetli misafirler, Çanakkale, yalnızca bir muharebe ya da cephe adı değil, milletimizin özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihin akışını değiştiren bir milattır. 1914 yılında patlak veren Cihan Harbi, Osmanlı Devleti’ni de içine çekmiş ve dünya genelinde geniş bir cepheye yayılmıştı. Çanakkale, bir savaş alanı olmanın ötesinde, vatanın kalbine yönelmiş bir tehdidin bertaraf edilmesi gereken son savunma hattıydı. Milletimiz için bu mücadele, varlık ile yokluk arasındaki bir sınav olmuştur. 18 Mart 1915’te, İtilaf donanması Çanakkale Boğazı’na saldırmış, ancak Osmanlı ordusu, stratejik savunma hattı, kahraman topçuları ve Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlarla düşmana ağır kayıplar verdirerek geçit vermemiştir. (Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi) Dev savaş gemileri, mayınlara çarparak sulara gömülmüş, İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Çanakkale Boğazı’nın sularında dalga dalga yükselen milletimizin istiklal azmi, Gelibolu’da bayraklaşmıştır. Ardından Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak Osmanlı savunmasını yarmayı planlayan düşman, bu de kez karşılarında ’Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!’ diyerek askerlerine savaşın en büyük fedakârlık emrini veren Mustafa Kemal’i bulmuşlardır. Çanakkale’de kazanılan zafer, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın ilham kaynağı olmuş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır. Çanakkale, küllerinden doğan bir milletin birlik ve beraberlik ruhunun abideleştiği şanlı zaferler diyarıdır. Çanakkale ruhu, yokluk ve zorluklar karşısında asla yılmamak, bağımsızlık, adalet ve merhametten vazgeçmemektir. Çanakkale ruhunu canlı tutmak, vatanımıza, hürriyetimize ve bizi biz yapan mukaddes değerlere sarsılmaz bağlılığımızı korumaktır" ifadelerine yer verdi. Bugün de aynı bilinçle, ülkenin bekasına yönelik tehditlere karşı Çanakkale ruhuyla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Yılmaz, "Değerli katılımcılar, geçmişte bu topraklarda verilen istiklal mücadelesi anlaşılmadan, ülkemizin bugün verdiği istikbal mücadelesi de tam olarak kavranamaz. Özellikle gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Çanakkale’yi ziyaret etmelerini, bu tarihi mekânları yerinde görerek o ruhu hissetmelerini çok kıymetli görüyoruz. Burada milletimizin ilham ve istikamet kaynağını bulacaksınız. Çanakkale, birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde aşamayacağız engel olmadığını gösteren bir kılavuzdur. Milli birlik karşısında emperyalist güçlerin ’tek dişi kalmış canavar’ olarak planlarının bozulduğu er meydanıdır. Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Millî Mücadele’de ve Sakarya’da sergilenen mücadele ruhu, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadele operasyonlarına, 15 Temmuz’da gösterilen direnişten günümüze kadar aynı kararlılıkla yaşatılmış; şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları tarihe altın harflerle yazılmıştır. Milletimizin değerlerine kasteden vesayet odaklarına, milli iradeyi yok sayan darbecilere ve sınırlarımıza terör örgütleriyle dayanan güçlere karşı mücadelemizi yine aynı şuurla sürdürdük. Savunma sanayiinde kendi imkânlarımızla imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almamak ve yerlilik-millilik oranlarımızı daima yükseğe taşımak idealizmimizin gerisinde de Çanakkale ruhundan aldığımız ilham vardır. Geçmişte yaşanan tecrübeler bize savunma ürünlerinin tasarımında ve üretiminde tam bağımsız bir konuma erişmemizin olmazsa olmaz olduğunu göstermiştir. Bölgesel krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin yoğun yaşandığı bir coğrafyada bulunan ülkemiz, bir taraftan küresel güvenlik paradigmasının belirleyicilerinden birisi olmak, diğer taraftan da savunma alanında sürekli teyakkuzda bulunmak durumundadır. Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye, güçlü bir siyasi irade ile savunma sanayiinde devrim niteliğinde adımlara imza atmıştır. Geçmişte parasını ödediğimiz halde çeşitli bahanelerle bizden esirgenen savunma sanayii ürünlerini bugün biz başka ülkelere bedeli karşılığı ihraç eden bir konuma yükseldik. Savunma sanayiimiz, yerli ve milli teknolojilerle küresel ölçekte büyük bir atılım gerçekleştirmiş ve bugün dünyanın en büyük 11. savunma sanayii ihracatçısı konumuna ulaşmıştır. Yürütülen bin 100’ü aşkın sayıda proje, yüzde 80 yerlilik oranı, 100 milyar doları aşkın proje hacmi ile gelinen noktada savunma ve havacılık sanayii ihracat rakamımız 2024 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 29’luk artışla 7 milyar doları aşmıştır. Böylece tüm zamanların en yüksek satış rakamını elde edilmiş oldu. 2025 Şubat ayında savunma ve havacılık ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 44’lük artış göstererek 300 milyon dolardan 434 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk iki ayındaki toplam savunma sanayi ihracatımız ise yüzde 29,6 artışla 816 milyon dolara ulaştı. Savunma sanayiimiz son 10 yıl içinde dünyanın dört bir yanına, farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç etti. Güvenlik güçlerimizin sahip olduğu yüksek operasyonel tecrübe, muharebe kabiliyeti ve teçhizat kapasitesi pek çok ülke tarafından gıpta ile takip edilmektedir Kendi savunma teçhizatı ihtiyaçlarımızı milli imkânlarla karşılamanın yanında dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarına cevap verebilen bir konumdayız. Bu başarı trendi ile, artan ihracat hacmi ve sahada kendini ispat eden sistemlerimizle iki yıl içerisinde 10 milyar dolar rakamını aşarak çift haneli ihracat yapan ülkeler arasında yer alacağımızı değerlendiriyoruz. Değerli misafirler, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlere rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde izlenen etkin diplomasi, ülkemizi uluslararası müzakerelerin, barış ve istikrar arayışının önemli bir aktörü hâline getirmiştir. Bugün bir kez daha görülmektedir ki, uluslararası toplumun umutları Türkiye’ye bağlanmış, gözler ülkemize çevrilmiştir. Rusya-Ukrayna savaşının başından bu yana, barışın sağlanması için her türlü diplomatik çabayı gösterdik. Gazze’de yaşanan soykırıma ilk dakikadan itibaren sessiz kalmadık. Suriye’den Kafkasya’ya, Afrika’daki anlaşmazlıklardan Libya iç savaşının çözümüne kadar üstlendiğimiz yapıcı inisiyatif ve çatışmaları önlenme çabası, ülkemizin barışa katkıda bulunma kabiliyetini açıkça ortaya koymuştur. Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl kahramanca mücadele verdiysek, arkasında birçok karanlık odağın bulunduğu terör örgütlerine karşı aynı azim ve inançla mücadelemizi verdik ve veriyoruz. Terörsüz Türkiye hedefiyle Türkiye Yüzyılı’nı huzurun ve kardeşliğin yüzyılı yapmaya kararlıyız. İşte bütün bu adımlar, karşımızdaki sınamalar ne kadar büyük olursa olsun, mücadele azmimizden ve kararlılığımızdan dönmeyeceğimizin göstergesidir. Çünkü biz, tarih boyunca her türlü zorluğu aşmış, birlik ve beraberlik içinde başarıya ulaşmış bir milletiz! Dünyada istikrarın ve refahın teminatı, barışın, adaletin ve karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesidir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Terörizmin, ırkçılığın, İslam düşmanlığının ve her türlü nefret akımının panzehiri, adalet ve dayanışma temelinde yükselen ortak bir iradedir. Türkiye olarak biz, bu yüzyılı barışın, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı yapmak için iş birliğine hazırız. Daha adaletli bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bunun için diplomasinin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde, tarihimizden aldığımız güçle ülkemizi daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalışıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuyla, mazlumların umudu, küresel adaletin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Bu duygularla Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim ülkemizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü daim etsin. Hepinizi bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyor; mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Allah’a emanet olun" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından şehitler için dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Türk Yıldızları’nın Şehitler Abidesi ve Çanakkale Boğazı’ndaki gösteri uçuşu ise hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi.
18 Mart 2025 Salı - 14:24
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır"
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" dedi. Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Av. Muharrem Erkek, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ersin Aslan, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Harry Hall, İngiltere’nin Askeri Ataşe Yardımcısı Nick Mattock, Yeni Zelanda’nın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Errin Morriss, İngiltere Askeri Ateşe Asistanı Aaron Graham, Fransa Askeri Ateşe Yardımcısı Hubert Michon, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Türk Silahlı Kuvvetleri adına Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız tarafından günün anlam ve önemine binaen gerçekleştirilen konuşmada, "1915 yılında Çanakkale’de yazılan destan sadece Türk milletinin değil insanlık tarihinin en şanlı zaferlerinden biridir. Milletimizin azim ve kararlılığının en güzel örneklerinden olan bu zafer İstiklal Harbimizin, Türkiye Cumhuriyetemizin kuruluşunun temel taşlarından biri olmuştur" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, "Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin 110’uncu yılının kutlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bağımsızlığı karakteri haline getirmiş, ’Çanakkale Geçilmez’ diyerek, hayasızca sürdürülen akınlara karşı gövdesini siper eden aziz şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale’de, en zor şartlar altında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı kahramanca mücadele eden, vatanı uğruna savaşan şehitlerimiz için; ’İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diye yazmıştı. Şükürler olsun milli şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı. Bu vatanın evlatları dün olduğu gibi bugün de yarın da asla onurunu çiğnetmeyecektir. Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet’in, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de şehitlerimizin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine her zaman sahip çıkmaya devam edecektir. Biz tarihe baktığımızda, atalarımızın geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi gördüğümüzde sadece gururlanmıyoruz. Bizi başka toplumlardan ayıran en önemli özelliklerden biri tam da budur. Biz tarihe baktığımızda aynı zamanda bugünümüzü ve geleceğimizi görüyoruz. Tarih bizim için yalnız geride kalan bir süreç değildir. Tarih bize konuşmaya devam ediyor. Geçmişte yaşananlar bizim bugünümüze ayna tutuyor. Atalarımızın mücadelesi bizim ders aldığımız, yönümüzü belirlediğimiz bir kılavuz özelliği taşımaktadır. Biz Çanakkale’ye baktığımızda bağımsızlığın ne denli önemli olduğunu görüyor ve bugün için de 85 milyonun birlik ve beraberliğinin önemini vurguluyoruz. Çanakkale’de birleşen emperyalist güçler, dünyanın en güçlü orduları karşısında Türk milletinin bağımsızlığından taviz vereceğinin planlarını yapmışlardı. Ancak ne denizde ne karada düşmana geçit vermeyen kahraman ordumuz canını ortaya koyarak tarihin akışını değiştirmiştir. İşte biz bugün Çanakkale’ye baktığımızda denizde ve karada yürütülen bağımsızlık mücadelesini bir adım daha ileriye taşıyarak gökyüzünde de bağımsızlığımızı teminat altına almak için tarihin en önemli çalışmalarını hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Çanakkale’deki mücadelemiz aynı zamanda sömürgeci güçler tarafından işgal edilen farklı toplumlara da ilham olmuştur. Aynı şekilde bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin dünyada yaşanan haksızlıklara, zulümlere, işgallere karşı duruşu ilhamını Çanakkale ruhundan almaktadır. Biz dün olduğu gibi bugün de bu emperyal politikalara karşı durmayı ve mazlum milletlerin hakkını korumayı sürdüreceğiz. Tarihimiz ve kültürümüz ait olduğumuz medeniyetimiz, bize ne pahasına olursa olsun zulmün parçası olmamayı öğretmiştir. Dünyada barışın, huzurun ve kardeşliğin güçlenmesi için mücadele vermek, Çanakkale şehitlerimize ve tarihimize karşı en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Bu sorumluluk çerçevesinde biz Çanakkale ruhuna sahip çıkmaya, Çanakkale’yi anlatmaya, etnik, dini hiçbir ayrım yapmadan mazlum milletlerin sesi olmaya ve gönül coğrafyalarımızla güçlü ilişkiler kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Çanakkale Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde Anafartalar komutanı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. Yılmaz: "Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yaptığı konuşmada, "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü vesilesiyle Çanakkale’de bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Ramazan ayının kutlu atmosferinde, tarihimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü kutluyor, ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe yazdıran aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle ve tazimle anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını, Çanakkale’de destanlaşan Yahya Çavuşları, Seyit Onbaşıları, cepheye mermi taşıyan anaları minnetle yâd ediyorum. ’Eş hele bir yerleri örten karı; Ot değil onlar dedenin saçları, Dinle: Şehit sesleridir rüzgarı, Durma levend asker uğurlar ola!’ Asırlardır vatan topraklarını mübarek kanlarıyla sulayan bütün şehitlerimize ve bu uğurda mücadele ederken yaralanan gazilerimize şükranlarımı ifade ediyorum. Onların kahramanlık ve fedakârlıkları, milletimizin gönlünde ve hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır. Şehitlerimiz diri olduğu gibi, Çanakkale ruhu da ilk günkü gibi diridir ve hep diri kalacaktır. Kıymetli misafirler, Çanakkale, yalnızca bir muharebe ya da cephe adı değil, milletimizin özgürlük iradesinin tüm dünyaya ilan edildiği, tarihin akışını değiştiren bir milattır. 1914 yılında patlak veren Cihan Harbi, Osmanlı Devleti’ni de içine çekmiş ve dünya genelinde geniş bir cepheye yayılmıştı. Çanakkale, bir savaş alanı olmanın ötesinde, vatanın kalbine yönelmiş bir tehdidin bertaraf edilmesi gereken son savunma hattıydı. Milletimiz için bu mücadele, varlık ile yokluk arasındaki bir sınav olmuştur. 18 Mart 1915’te, İtilaf donanması Çanakkale Boğazı’na saldırmış, ancak Osmanlı ordusu, stratejik savunma hattı, kahraman topçuları ve Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlarla düşmana ağır kayıplar verdirerek geçit vermemiştir. (Bouvet, Irresistible ve Ocean gibi) Dev savaş gemileri, mayınlara çarparak sulara gömülmüş, İtilaf Devletleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Çanakkale Boğazı’nın sularında dalga dalga yükselen milletimizin istiklal azmi, Gelibolu’da bayraklaşmıştır. Ardından Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak Osmanlı savunmasını yarmayı planlayan düşman, bu de kez karşılarında ’Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!’ diyerek askerlerine savaşın en büyük fedakârlık emrini veren Mustafa Kemal’i bulmuşlardır. Çanakkale’de kazanılan zafer, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın ilham kaynağı olmuş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır. Çanakkale, küllerinden doğan bir milletin birlik ve beraberlik ruhunun abideleştiği şanlı zaferler diyarıdır. Çanakkale ruhu, yokluk ve zorluklar karşısında asla yılmamak, bağımsızlık, adalet ve merhametten vazgeçmemektir. Çanakkale ruhunu canlı tutmak, vatanımıza, hürriyetimize ve bizi biz yapan mukaddes değerlere sarsılmaz bağlılığımızı korumaktır" ifadelerine yer verdi. Bugün de aynı bilinçle, ülkenin bekasına yönelik tehditlere karşı Çanakkale ruhuyla mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Yılmaz, "Değerli katılımcılar, geçmişte bu topraklarda verilen istiklal mücadelesi anlaşılmadan, ülkemizin bugün verdiği istikbal mücadelesi de tam olarak kavranamaz. Özellikle gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Çanakkale’yi ziyaret etmelerini, bu tarihi mekânları yerinde görerek o ruhu hissetmelerini çok kıymetli görüyoruz. Burada milletimizin ilham ve istikamet kaynağını bulacaksınız. Çanakkale, birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimizde aşamayacağız engel olmadığını gösteren bir kılavuzdur. Milli birlik karşısında emperyalist güçlerin ’tek dişi kalmış canavar’ olarak planlarının bozulduğu er meydanıdır. Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Millî Mücadele’de ve Sakarya’da sergilenen mücadele ruhu, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadele operasyonlarına, 15 Temmuz’da gösterilen direnişten günümüze kadar aynı kararlılıkla yaşatılmış; şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları tarihe altın harflerle yazılmıştır. Milletimizin değerlerine kasteden vesayet odaklarına, milli iradeyi yok sayan darbecilere ve sınırlarımıza terör örgütleriyle dayanan güçlere karşı mücadelemizi yine aynı şuurla sürdürdük. Savunma sanayiinde kendi imkânlarımızla imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almamak ve yerlilik-millilik oranlarımızı daima yükseğe taşımak idealizmimizin gerisinde de Çanakkale ruhundan aldığımız ilham vardır. Geçmişte yaşanan tecrübeler bize savunma ürünlerinin tasarımında ve üretiminde tam bağımsız bir konuma erişmemizin olmazsa olmaz olduğunu göstermiştir. Bölgesel krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin yoğun yaşandığı bir coğrafyada bulunan ülkemiz, bir taraftan küresel güvenlik paradigmasının belirleyicilerinden birisi olmak, diğer taraftan da savunma alanında sürekli teyakkuzda bulunmak durumundadır. Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye, güçlü bir siyasi irade ile savunma sanayiinde devrim niteliğinde adımlara imza atmıştır. Geçmişte parasını ödediğimiz halde çeşitli bahanelerle bizden esirgenen savunma sanayii ürünlerini bugün biz başka ülkelere bedeli karşılığı ihraç eden bir konuma yükseldik. Savunma sanayiimiz, yerli ve milli teknolojilerle küresel ölçekte büyük bir atılım gerçekleştirmiş ve bugün dünyanın en büyük 11. savunma sanayii ihracatçısı konumuna ulaşmıştır. Yürütülen bin 100’ü aşkın sayıda proje, yüzde 80 yerlilik oranı, 100 milyar doları aşkın proje hacmi ile gelinen noktada savunma ve havacılık sanayii ihracat rakamımız 2024 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 29’luk artışla 7 milyar doları aşmıştır. Böylece tüm zamanların en yüksek satış rakamını elde edilmiş oldu. 2025 Şubat ayında savunma ve havacılık ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 44’lük artış göstererek 300 milyon dolardan 434 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk iki ayındaki toplam savunma sanayi ihracatımız ise yüzde 29,6 artışla 816 milyon dolara ulaştı. Savunma sanayiimiz son 10 yıl içinde dünyanın dört bir yanına, farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç etti. Güvenlik güçlerimizin sahip olduğu yüksek operasyonel tecrübe, muharebe kabiliyeti ve teçhizat kapasitesi pek çok ülke tarafından gıpta ile takip edilmektedir Kendi savunma teçhizatı ihtiyaçlarımızı milli imkânlarla karşılamanın yanında dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarına cevap verebilen bir konumdayız. Bu başarı trendi ile, artan ihracat hacmi ve sahada kendini ispat eden sistemlerimizle iki yıl içerisinde 10 milyar dolar rakamını aşarak çift haneli ihracat yapan ülkeler arasında yer alacağımızı değerlendiriyoruz. Değerli misafirler, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlere rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde izlenen etkin diplomasi, ülkemizi uluslararası müzakerelerin, barış ve istikrar arayışının önemli bir aktörü hâline getirmiştir. Bugün bir kez daha görülmektedir ki, uluslararası toplumun umutları Türkiye’ye bağlanmış, gözler ülkemize çevrilmiştir. Rusya-Ukrayna savaşının başından bu yana, barışın sağlanması için her türlü diplomatik çabayı gösterdik. Gazze’de yaşanan soykırıma ilk dakikadan itibaren sessiz kalmadık. Suriye’den Kafkasya’ya, Afrika’daki anlaşmazlıklardan Libya iç savaşının çözümüne kadar üstlendiğimiz yapıcı inisiyatif ve çatışmaları önlenme çabası, ülkemizin barışa katkıda bulunma kabiliyetini açıkça ortaya koymuştur. Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl kahramanca mücadele verdiysek, arkasında birçok karanlık odağın bulunduğu terör örgütlerine karşı aynı azim ve inançla mücadelemizi verdik ve veriyoruz. Terörsüz Türkiye hedefiyle Türkiye Yüzyılı’nı huzurun ve kardeşliğin yüzyılı yapmaya kararlıyız. İşte bütün bu adımlar, karşımızdaki sınamalar ne kadar büyük olursa olsun, mücadele azmimizden ve kararlılığımızdan dönmeyeceğimizin göstergesidir. Çünkü biz, tarih boyunca her türlü zorluğu aşmış, birlik ve beraberlik içinde başarıya ulaşmış bir milletiz! Dünyada istikrarın ve refahın teminatı, barışın, adaletin ve karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesidir. Buradan açıkça ifade ediyorum: Terörizmin, ırkçılığın, İslam düşmanlığının ve her türlü nefret akımının panzehiri, adalet ve dayanışma temelinde yükselen ortak bir iradedir. Türkiye olarak biz, bu yüzyılı barışın, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı yapmak için iş birliğine hazırız. Daha adaletli bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bunun için diplomasinin tüm imkanlarını kullanıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde, tarihimizden aldığımız güçle ülkemizi daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalışıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuyla, mazlumların umudu, küresel adaletin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Bu duygularla Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan olarak emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim ülkemizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü daim etsin. Hepinizi bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyor; mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Allah’a emanet olun" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından şehitler için dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Türk Yıldızları’nın Şehitler Abidesi ve Çanakkale Boğazı’ndaki gösteri uçuşu ise hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi.
18 Mart 2025 Salı - 13:49
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni"ne katıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çanakkale Şehitler Abidesi önünde "18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Töreni"ne katıldı.
18 Mart 2025 Salı - 13:32
Çanakkale’de kutlama denetimleri havadan incelendi
Çanakkale İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. kutlamaları için alınan tedbirleri havadan inceledi. Polis helikopteri ile Çanakkale polis sorumluluk bölgesinde yürütülecek tüm faaliyetler için alınan tedbirleri havadan inceleyerek sorumlulardan ayrıntılı bilgi aldı. Akşam düzenlenecek Fener Alayı için planlanan güzergah üzerindeki güvenlik tedbirlerini de inceleyen İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, "Değerli Çanakkalelilerimizin huzurlu ve gururlu bir şekilde zaferimizin 110. yıldönümü kutlamaları için tüm önlemlerimizi aldık. Toplamda gün boyu 1600 personel ile sahada olurken Fener Alayı için de ayrıca 600 personelimiz alanda olacak. Bu vesileyle bizlere bu cennet toprakları vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum" dedi. İl Emniyet Müdürü Kurt, incelemelerin ardından personele görevlerinde kolaylıklar diledi.
18 Mart 2025 Salı - 10:50
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl coşkusu
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü dolayısıyla kentte büyük coşku ve heyecan yaşandı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen ilk törende, Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtına çelenk sunumu gerçekleşti. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 1994 yılında, 253 bin şehit adına, 3972 Sayılı Kanunla, Çanakkale’ye verilen ve üzerinde ’Çanakkale Geçilmez’ yazan altın madalya, Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Vali Ömer Toraman ve Çanakkale Belediye Başkan Muharrem Erkek tarafından Türk bayrağına takıldı. Şehitleri selamlamak adına ’TCG Kınalıada’dan 21 pare top atışı yapıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda saat 09.30’da başlayan törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Harry Hall, İngiltere’nin Askeri Ataşe Yardımcısı Nick Mattock, Yeni Zelanda’nın Ankara Büyükelçi Yardımcısı Errin Morriss, İngiltere Askeri Ateşe Asistanı Aaron Graham, Fransa Askeri Ateşe Yardımcısı Hubert Michon, milletvekilleri, bürokratlar, askerler, muharip gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü törenlerine yabancı konuklarda katıldı. Anıta ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti adına Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler çelenk bıraktı. Ardından Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı Enes Arslan çelenk koydu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 1994 yılında, 253 bin şehit adına, 3972 Sayılı Kanunla, Çanakkale’ye verilen ve üzerinde ’Çanakkale Geçilmez’ yazan altın madalya, Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Vali Ömer Toraman ve Çanakkale Belediye Başkan Muharrem Erkek tarafından Türk bayrağına takıldı. Şehitler için saygı duruşunda bulunulmasının ardından Boğaz Komutanlığı Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı okundu. Şehitleri selamlamak adına Çanakkale Boğazı’nda ’TCG Kınalıada’ tarafından 21 pare top atışı gerçekleştirildi. ’Çanakkale Geçilmez’ yazılı altın madalya Türk bayrağı ile birlikte göndere çekildi. Resmi çelenk koyma töreninin sona ermesiyle birlikte kentteki çeşitli siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları da kendi çelenklerini Atatürk Anıtı’na bıraktı.
17 Mart 2025 Pazartesi - 12:28
Çanakkale’de camiden 100 yıllık tarihi halıları sırtlayıp çalan şüpheli kameraya yansıdı
Çanakkale’de camiden 6 parça tarihi halıyı çalan 2 şüpheli tutuklandı. Yaklaşık 100 yıllık olan tarihi halıları poşet içinde sırtlayıp götüren şahıslar caminin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelilerden biri cami kapısı önünde gözcülük edip, hırsızlık sonrası caminin kapısını kapatırken, diğer şüpheli ise cami içinden aldığı halıları götürdüğü görülüyor. Hırsızlık olayı 15 Mart günü sabah saat 07.18 sıralarında Çan ilçesine bağlı Bostandere köyündeki köy camisinde meydana geldi. İddiaya göre, camiye gelen iki şüpheli yaklaşık 100 yıllık olan 6 parça tarihi halıyı poşet içinde koyup çaldı. Yaşanan hırsızlığın ardından cami yetkilileri durumu Çan ilçe Jandarma Komutanlığı ekiplerine bildirdi. Ekipler, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Ekiplerin titiz çalışması sonucu şüpheliler A.Y. ve M.G. gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler A.Y. ve M.G. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Tarihi halılar ise jandarma ekiplerince Bostandere köyü Muhtarı Mehmet Taş’a teslim edildi. Hırsızlık anı güvenlik kamerasına yansıdı Öte yandan, Bostandere köyündeki camide yaşanan hırsızlık olayı, caminin güvenlik kamerasına saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, halıları poşet içinde sırtlayıp götüren şüpheli caminin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şahıslardan birinin cami kapısı önünde gözcülük edip, hırsızlık olayı sonrası caminin kapısını kapattığı, diğerinin ise cami içinden aldığı halıları götürdüğü görülüyor.
17 Mart 2025 Pazartesi - 11:10
Çanakkale’de Zafer heyecanı
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü nedeniyle yayınladığı mesajında, ""Çanakkale Geçilmez" diyerek tüm dünyaya bağımsızlık kararlılığını gösteren milletimiz, Çanakkale Deniz Zaferi ile vatan sevgisi ve fedakârlığın en büyük örneğini sergilemiştir" dedi. Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü nedeniyle mesaj yayınladı. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümünde, kahraman ecdadın yazdığı destanı bir kez daha gururla yad ettiklerini belirten Vali Ömer Toraman, ""Çanakkale Geçilmez" diyerek tüm dünyaya bağımsızlık kararlılığını gösteren milletimiz, Çanakkale Deniz Zaferi ile vatan sevgisi ve fedakârlığın en büyük örneğini sergilemiştir. Bu zafer, birlik ve beraberliğimizin, sarsılmaz irademizin ve bağımsızlık tutkumuzun en güçlü nişanesidir. Ecdadımızın bizlere bıraktığı bu şanlı mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak, en büyük sorumluluğumuzdur. Bu duygu ve düşüncelerle 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni kutluyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum" dedi.
16 Mart 2025 Pazar - 20:37
Çanakkale Boğazı’ndan geçen tanker makine arızası yaptı
Çanakkale Boğazı’ndan geçen 274 metre boyundaki ‘Dashan’ isimli tanker makine arızası yaptı. Tanker, kılavuz kaptan ve römorkör refakatinde Bozcaada demir sahasına götürülerek demirletildi. Rusya’dan Hindistan’a giden Cibuti bayraklı 274 metre boyundaki ‘Dashan’ isimli tanker Çanakkale Boğazı’ndan geçişi sırasında Çanakkale önlerinde makine arızası yaptı. Gemi kaptanının durumu telsizle Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğüne bildirmesi üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ‘Kurtarma-10’, ‘Kurtarma-15’ ve ‘Kurtarma-17’ bölgeye sevk edildi. Boğazı geçecek diğer gemiler arıza hakkında bilgilendirildi. Tanker, kılavuz kaptan ve römorkör refakatinde Bozcaada demir sahasına götürülerek demirletildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder