Yerel Haberler
Çanakkale
13 Mart 2026 Cuma - 12:31 Çanakkale Savaşları Kahramanlarında Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa törenle anıldı Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında ölümünün 88’inci yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı. Çanakkale merkezde bulunan Cevat Paşa Parkında, Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa için ölümünün 88’inci yıl dönümünde anma töreni düzenlendi. Anma törenine, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Vekili Yusuf Kartal, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Anma töreni Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende, Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa’nın biyografisi anlatıldı. Büyük bir Türk subayını anmak için toplandıklarını belirten Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, "Cevat Paşa mensubu olduğu kuşağın seçkin subaylarından birisiydi. Son derece başarılı bir askeri eğitimi ve askeri kariyeri var. Harp akademisini birincilikle bitirmiş. Bununla da yetinmemiş Almanya’da yine Alman Harp Akademisi’nde eğitim görmüş. Bu kadro balkan harbi ile başlayıp birinci Dünya Savaşı’nda devam edip en nihayetinde İstiklal harbi ile sonuçlanan 10 yıllık kesintisiz bir muharebe dönemi subay kadrosudur. Bu çok istisnai bir durumdur. Bu kadar uzun süre harp etmek, her ordu için her millet için üstesinden gelinebilecek bir durum değildir. Hamdolsun Türk milleti, Türk ordusu bunu başarmıştır. Cevat Paşa savaş başlamadan önce buraya görevlendirilmiş, müstahkem mevki komutanı olarak görevlendirilmiş, müstahkem demek istihkamdan geliyor sağlamlaştırılmış mevki, bu sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirerek, 18 Mart 1915’te düşman donanmasının nihai taarruzunu, bertaraf edilmesine büyük katkı sağlamıştır. Onun 18 Mart‘ta; ‘Gittiler Geçemediler, Geçemeyecekler’ sözü Çanakkale’nin Geçilmez olduğunu tarihin sayfalarına kazınmıştır" dedi. Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi. Vali Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, protokol üyeleri ve katılımcıların Cevat Paşa Anıtı’na karanfil bırakmasının ardından program sonra erdi.
13 Mart 2026 Cuma - 12:25 Çanakkale Savaşları Kahramanlarında Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa törenle anıldı Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında ölümünün 88’inci yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı. Çanakkale merkezde bulunan Cevat Paşa Parkında, Çanakkale Savaşları kahramanlarından Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa için ölümünün 88’inci yıl dönümünde anma töreni düzenlendi. Anma törenine, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkan Vekili Yusuf Kartal, askeri erkan, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Anma töreni Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende, Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa’nın biyografisi anlatıldı. Büyük bir Türk subayını anmak için toplandıklarını belirten Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, "Cevat Paşa mensubu olduğu kuşağın seçkin subaylarından birisiydi. Son derece başarılı bir askeri eğitimi ve askeri kariyeri var. Harp akademisini birincilikle bitirmiş. Bununla da yetinmemiş Almanya’da yine Alman Harp Akademisi’nde eğitim görmüş. Bu kadro balkan harbi ile başlayıp birinci Dünya Savaşı’nda devam edip en nihayetinde İstiklal harbi ile sonuçlanan 10 yıllık kesintisiz bir muharebe dönemi subay kadrosudur. Bu çok istisnai bir durumdur. Bu kadar uzun süre harp etmek, her ordu için her millet için üstesinden gelinebilecek bir durum değildir. Hamdolsun Türk milleti, Türk ordusu bunu başarmıştır. Cevat Paşa savaş başlamadan önce buraya görevlendirilmiş, müstahkem mevki komutanı olarak görevlendirilmiş, müstahkem demek istihkamdan geliyor sağlamlaştırılmış mevki, bu sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirerek, 18 Mart 1915’te düşman donanmasının nihai taarruzunu, bertaraf edilmesine büyük katkı sağlamıştır. Onun 18 Mart‘ta; ‘Gittiler Geçemediler, Geçemeyecekler’ sözü Çanakkale’nin Geçilmez olduğunu tarihin sayfalarına kazınmıştır" dedi. Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim Tilaveti okundu, dua edildi. Vali Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, protokol üyeleri ve katılımcıların Cevat Paşa Anıtı’na karanfil bırakmasının ardından program sonra erdi. (HÇ
Çanakkale’de 15 gübre üreticisi ve 205 gübre dağıtıcısı denetlendi
12 Şubat 2025 Çarşamba - 09:24 Çanakkale’de 15 gübre üreticisi ve 205 gübre dağıtıcısı denetlendi Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, Gübre Denetimi Seferberliği kapsamında 15 gübre üreticisi ve 205 gübre dağıtıcı denetlendi. Etiket ve bandrol kontrolü, ambalaj bütünlüğü, istif yüksekliği, satış yeri ve depolama şartları, torba veya çuvallı gübrelerin altında palet olup olmadığı denetlenerek, içerik kontrolü yapılmak üzere 1166 gübreden numune alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın talimatı ile hem üreticilerin taklit ve tağşiş gübrelerden korunarak güvenilir gübreye erişimi hem de sağlıklı ve verimli üretimi sağlamak amacıyla Türkiye genelinde 3 Şubat tarihinde eş zamanlı olarak başlatılan, Gübre Denetim Seferberliği kapsamında Çanakkale’de faaliyet gösteren 15 gübre üreticisi ve 205 gübre dağıtıcı bayii denetlendi. İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan ve Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ramazan Eren’in de eşlik ettiği denetimlerde il ve ilçe Tarım Müdürlüklerinde görevli toplam 32 gübre denetçi personeli görev aldı. Seferberlik kapsamında yapılan denetimlerde, 1166 adet etiket ve bandrol kontrolü, ambalaj bütünlüğü, istif yüksekliği, satış yeri ve depolama şarları, kamera sistemlerinin çalışıp çalışmadığı, yangın söndürme tüplerinin son kullanma tarihleri, uyarıcı tabelaların görünürlüğü ile torba veya çuvallı gübrelerin altında palet olup olmadığı denetlenerek içerik kontrolü yapılmak üzere numune alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın talimatları doğrultusunda gerek alanda gerekse bayi ve üretici bazında gübre denetimleri aralıksız devam edeceği belirtildi.
Tarihi Atikhisar Kalesi turizme kazandırılmayı bekliyor
10 Şubat 2025 Pazartesi - 10:28 Tarihi Atikhisar Kalesi turizme kazandırılmayı bekliyor Pegae Kalesi Yüzey Araştırmaları Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, Roma dönemine ait neredeyse 2 bin yıllık geçmişe sahip Atikhisar Kalesi’nin, kent turizmine kazandırılması ve yakın zamanda çıkan yangında etkilenen alanlarının onarılması gerektiğini söyledi. ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, Troas ve Mysia bölgelerini birbirine bağlayan antik yolların üzerindeki önemli kontrol merkezlerinden biri durumunda olan ve bugünkü Atikhisar Barajı’nın hemen kıyısında yer alan ’Atikhisar Kalesi’nin Bizans İmparatorluğu döneminde stratejik bir konuma sahip olduğunu belirtti. Kalenin atıl bir halde ve geçtiğimiz yıllarda yaşanan yangınlardan etkilenmiş durumda olduğunu söyleyen Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, "Önemli tarihi bir geçmişe sahip kalenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması ve Çanakkale turizmine kazandırılması için daha somut adımlar atılması gerekiyor" dedi. Merkeze yakın önemli tarihi bir yerleşim alanı Atikhisar Kalesi’nin zamanında önemli bir Bizans kalesi konumunda olduğunu belirten Doç. Dr. Koçyiğit, "Kale, Çanakkale’ye ulaşan vadileri, stratejik konumundaki yolları kesen bir konumda yer alıyor ve Bizans döneminde önemli bir askeri alan. Hepimizin hafızalarında taze olan yıkıcı ve üzücü bir yangın sonrası büyük bir tahribat gördü. Ancak, yakın zamanda yaptığımız gözlemlerde, Kale ve çevresinin yeniden eski doğasına kavuşmaya başladığını gözlemledik. Bunlar güzel gelişmeler ama çok daha ötesinde burada özellikle tespit, belgeleme, koruma, çevre düzenlemesi ve tabii ki kalenin Çanakkale kültür ve turizmine kazandırılması için daha somut adımlar atılması gerekiyor. Çünkü burası Çanakkale’mizin hemen 10 kilometre kadar yakınında, önemli bir tarihi yerleşim alanı" ifadelerini kullandı. Yeni bir arkeolojik destinasyon alanı Atikhisar Kalesi’nin Çanakkale’ye yeni bir arkeolojik destinasyon noktası oluşturabileceğini belirten Koçyiğit, "Buraya zaman zaman piknikçiler ve doğasever ziyaretçiler geliyor. Ancak ne yazık ki bunlar alanı bilinçsizce geziyorlar ve duvarlara ya da surlara çıkıyorlar. Kalenin çeşitli yapıları üzerinde geziyorlar. Bunlar sonra derece tehlikeli hem can hem mal güvenliği için. Bir an önce somut adımlar atılarak Atikhisar Kalesi ve çevresinde çevre düzenlemelerin yapılması, bilgi levhalarını yerleştirmesi, belki de burası için bir ören yeri, sit alanı statüsü kazandırılması gerekiyor. Belki de Çanakkale’mize önemli bir arkeolojik destinasyon, önemli bir turizm alanı, önemli bir gezi rotası eklenmiş olacak ve bu önemli Bizans kalesi de hak etmiş olduğu değeri yakalayacaktır diye düşünüyoruz" diye konuştu. Atikhisar Kalesi Halk arasında ’Gavurhisarı’ olarak bilinen, kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki Atikhisar Kalesi, Çanakkale-Çan yolu üzerine bulunuyor. 40 metre yükseklikte büyük bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olan kalenin girişi kuzey yöndendir, doğu ve batı bölümü dik kayalıktır. İç içe iki bölümden meydana gelen kalenin iç bölümdeki kısmı yüksek bir kayanın üstü düzleştirilerek iskan edilmiş. Yüksek bölümünde vadiyi gözetleyen kuleler bulunuyor. Burada iki bölümlü bir sarnıç yapısı kalıntısı ve ortasındaki boşlukta temel kalıntıları mevcut. Aşağı bölümde bulunan dış duvarın kuzeybatı bölümündeki sur duvarları kısmen korunmuş durumda. Kalenin duvarları moloz taş ve kireç harçlı malzeme ile yapılmış. Geç Roma ya da erken Bizans dönemi özellikleri göstermekle birlikte, kale içinde ve eteklerinde MÖ 6. yüzyıldan başlayarak MS 10. yüzyıla kadar kesintisiz devam eden bir iskana sahip. Ayrıca, kalenin kuzeyinde bulunan tepe üzerinde yaklaşık 2 metre yükseklikte bir tümülüs kalıntısı bulunuyor. Çanakkale Boğazı’ndan geçerek iç Troas ve Mysia bölgelerini birbirine bağlayan antik yolların üzerinde bulunan kontrol merkezlerinden biri durumundaki kale, Sarıçay vadisinin kontrolünü ve güvenliğini sağlaması açısından da önemli bir konuma sahip.
Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit: Atikhisar Kalesi Çanakkale turizmine kazandırılmalı
10 Şubat 2025 Pazartesi - 10:13 Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit: Atikhisar Kalesi Çanakkale turizmine kazandırılmalı Pegae Kalesi Yüzey Araştırmaları Başkanı ve ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, Roma döneminin sonlarına ait neredeyse 2 bin yıllık geçmişe sahip Atikhisar Kalesinin, Çanakkale turizmine kazandırılması ve yakın zamanda çıkan yangında etkilenen alanlarının onarılması gerektiğini söyledi. ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, Troas ve Mysia bölgelerini birbirine bağlayan antik yolların üzerinde bulunan önemli kontrol merkezlerinden biri durumunda olan ve bugünkü Atikhisar Barajı’nın hemen kıyısında yer alan ‘Atikhisar Kalesi’nin Bizans İmparatorluğu döneminde stratejik bir konuma sahip olduğunu belirtti. Kalenin bugün ne yazık ki atıl bir halde ve geçtiğimiz yıllarda yaşanan yangınlardan etkilenmiş durumda olduğunu söyleyen Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit, "Önemli tarihi bir geçmişe sahip kalenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması ve Çanakkale kültür - turizmine kazandırılması için daha somut adımlar atılması gerekiyor" dedi. Merkeze yakın önemli tarihi bir yerleşim alanı Atikhisar Kalesi’nin zamanında önemli bir önemli bir Bizans kalesi konumunda olduğunu belirten Doç. Dr. Koçyiğit, "Kale, Çanakkale’ye ulaşan vadileri, stratejik konumundaki yolları kesen bir konumda yer alıyor ve Bizans döneminde önemli bir askeri alan. Hepimizin hafızalarında taze olan yıkıcı ve üzücü bir yangın sonrası büyük bir tahribat gördü. Ancak, yakın zamanda yaptığımız gözlemlerde, Kale ve çevresinin yeniden eski doğasına kavuşmaya başladığını gözlemledik. Bunlar güzel gelişmeler ama çok daha ötesinde burada özellikle tespit, belgeleme, koruma, çevre düzenlemesi ve tabii ki kalenin Çanakkale kültür ve turizmine kazandırılması için daha somut adımlar atılması gerekiyor. Çünkü burası Çanakkale’mizin hemen 10 kilometre kadar yakınında, önemli bir tarihi yerleşim alanı" dedi. Çanakkale turizmi için yeni bir arkeolojik destinasyon alanı Atikhisar Kalesinin Çanakkale’ye yeni bir arkeolojik destinasyon noktası oluşturabileceğini düşünen Koçyiğit, "Buraya zaman zaman piknikçiler ve doğa sever ziyaretçiler geliyor. Ancak ne yazık ki bunlar alanı bilinçsizce geziyorlar ve duvarlara ya da surlara çıkıyorlar. Kalenin çeşitli yapıları üzerinde geziyorlar. Bunlar sonra derece tehlikeli hem can hem mal güvenliği için. Bir an önce somut adımlar atılarak Atikhisar Kalesi ve çevresinde çevre düzenlemelerin yapılması, bilgi levhalarını yerleştirmesi, belki de burası için bir ören yeri, sit alanı statüsü kazandırılması gerekiyor. Belki de Çanakkale’mize önemli bir arkeolojik destinasyon, önemli bir turizm alanı, önemli bir gezi rotası eklenmiş olacak ve bu önemli Bizans kalesi de hak etmiş olduğu değeri yakalayacaktır diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Atikhisar Kalesi Kale, Çanakkale merkeze sadece 6 km uzaklıkta, Çanakkale-Çan yolu üzerine bulunuyor. Halk arasında Gavurhisarı olarak da bilinmektedir. 40 metre yükseklikte büyük bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olup kalenin girişi kuzey yöndendir. Doğu ve batı bölümü dik kayalıktır. İç içe iki bölümden meydana gelen kalenin iç bölümdeki kısmı yüksek bir kayanın üstü düzleştirilerek iskan edilmiştir. Yüksek bölünde vadiyi gözetleyen kuleler bulunmakta. Burada iki bölümlü bir sarnıç yapısı kalıntısı ve ortasında bulunan boşlukta temel kalıntıları mevcut. Aşağı bölümde bulunan dış duvarın kuzey batı bölümündeki sur duvarları kısmen korunmuş durumda. Kalenin duvarları moloz taş ve kireç harçlı malzeme ile yapılmış. Geç Roma ya da erken Bizans dönemi özellikleri göstermekle birlikte, kale içinde ve eteklerinde MÖ 6. yüzyıldan başlayarak MS 10. yüzyıla kadar kesintisiz devam eden bir iskana sahiptir. Ayrıca, kalenin kuzeyinde bulunan tepe üzerinde yaklaşık 2 metre yükseklikte bir tümülüs kalıntısı bulunmaktadır. Çanakkale Boğazı’ndan geçerek iç Troas ve Mysia bölgelerini birbirine bağlayan antik yolların üzerinde bulunan kontrol merkezlerinden biri durumundaki kale, Sarıçay vadisinin kontrolünü ve güvenliğini sağlaması açısından da önemli durumdadır. (MS-