Yerel Haberler
Çanakkale
Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç: "Türklerde yılbaşı kutlaması yok"
30 Aralık 2024 Pazartesi - 12:06 Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç: "Türklerde yılbaşı kutlaması yok" Hristiyanlık inancına ait olan Noel ve yılbaşı kutlamalarının eski Türk geleneklerinden geldiği söylentisine açıklık getiren Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, "Kullandığımız miladi takvimin sonuna gelen Noel ve yılbaşı kutlamalarının Türk takvimleri hesabıyla aynı tarihe denk gelmediğini, kutlama geleneklerinde benzerlik de yok" dedi. Türk Devleti ve topluluklarının tarih boyunca geniş coğrafyalarda yaşadıklarını ve bu sayede pek çok farklı toplum ve dinle iletişim halinde olduklarını vurgulayan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, "Tarihte ortaya çıkan en eski Türk takvimi olarak bilinen Hunların, Göktürklerin ve Uygurların tarih boyunca uzun süreler kullandığı 12 Hayvanlı Türk takvimine göre yılbaşı günümüzde kullandığımız miladi takvimin ocak sonu ve şubat başına denk gelmektedir. Müslüman olduklarında ise, sırasıyla hicri takvime ve miladi takvime geçen Türklerin 20. yüzyıl itibariyle miladi takvimi kullanmalarıyla beraber 1 Ocak tarihini yılbaşı olarak kutlamaya başladı" diye konuştu. Nardugan Bayramı hakkında konuşan Erkoç, “Nardugan adlı bir bayramın da Türklerin yılbaşı olarak kutlandığı iddia edilir. Fakat böyle bir dönem eski Türklerde yoktur. Günümüzde Karadeniz’in kuzeyinde bazı Türk topluluklarında Nevruz’un yerine kutlanmaktadır” dedi. Kaynaklardaki verilere göre sadece yorum yaparak yılbaşı kutlamasına benzetebileceğimizi fakat açık bir şekilde yer almadığını belirten Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç, “İlk Türklerin yılbaşını nasıl kutladıklarını bilmiyoruz. Çin kaynaklarında yer alan bilgilere göre Asya Hunları hükümdarlarının otağında veya sarayında yılın birinci ayında büyük bir toplantı yaparlar. Bu yılbaşı kutlaması olarak yorumlanabilir. Ama kaynaklarda doğrudan yılbaşı kutlaması olarak ifade edilmemiş” şeklinde konuştu. Nevruz Bayramının Türk topluluklarının göç ettikçe farklı topluluklardan benimsediği bir değer olduğunu söyleyen Doç. Dr. Erkoç, “Türkler biraz daha güney bölgelere göçmeye başladıklarında İrani topluluklarla da iletişimleri artıyor ve Nevruz Bayramını kutlamaya başlıyorlar. Bu ilk olarak Uygurlarda görüyoruz. Uygurlar, ‘Yenikün’ yani yenigün olarak kutluyorlar. Yılbaşı burda da 21 Mart gününe denk gelir” dedi. Miladi takvim kullandığımız için yılbaşı kutluyoruz Türk Devleti ve topluluklarında miladi takvim kullanıldığını, bu yüzden 1 Ocak tarihini yılbaşı olarak kutladığını belirten Erkoç, "Batılılarda Noel ve yılbaşı farklı kavramlardır. Biz kendi yılbaşı kutlamalarımızda bu iki farklı kavramı birleştiriyoruz. Hristiyanlıkta Noel Aralık sonuna gelen tarihlerde Hazreti İsa’nın doğum günü olarak kabul edilir. Orta Çağdan itibaren Avrupalı Hıristiyanlar çam ağaçlarını İsa’nın doğumunu kutlamak amacıyla süsler. Yılbaşından bir kaç gün daha öncedir. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde böyle bir uygulama yok. Roma İmparatorluğu döneminde ve sonrasında bu yeni din Kuzey Avrupa’da yayıldıkça buradaki halkın geleneklerine uyum sağlamıştır. Özellikle Katolik misyonerler Kuzey Avrupa’da yaşayan Cerman halklarını Hristiyanlığa alıştırmak için eski geleneklerini Hristiyanlıkla birleştirmişlerdir. Bunun çok tipik bir örneğini Noel kutlamalarında görüyoruz. Bugün Noel olarak kutlanan günde eski Cerman halkında Yul denilen bir bayram vardır. Burada gerçekten çam ağacı süslerler ve altına hediyeler koyarlar. Cermenler Hristiyanlaştıkça bu eski Yul bayramındaki uygulamalarını Noele uyarlamışlardır” diye konuştu. Eski Türklerde Noel Baba figürünün görülmediğini söyleyen akademisyen Erkoç, "Beyaz Ata adında bir figür olduğu iddia edilir. Fakat Rus mitolojisinde olan Ded Moroz figüründen alınmıştır. Sovyetler döneminde de Amerikalıların Noel Babasına alternatif olmak amacıyla Sovyet yönetimleri tarafından bütün Türk dünyasına ve sovyetlere bağlı topluluklarda yaygınlaştırılmıştır. Bundan çok ayrı olarak Çin kaynaklarına göre eski Türklerde de bir kış tanrısı olduğu biliniyor. Gök Türkler hem kışın hem de yazın tanrıları olduğuna inanıyorlar çünkü efsanelerine göre Çinlilerin atalarından bir tanesi bu tanrıların kızlarından bir tanesiyle evleniyor. Bunun dışında 10. yy’da yaşamış bir Arap seyyah İbn Fadlan Abbasi elçisidir. Kendisi azılarında yaz ve kış tanrılarına taptığını anlatır. Dolayısıyla buradan mevsimlere bir tanrı atfetmenin söz konusu olduğunu görüyoruz" diye konuştu. Noel Baba bir kültüre ait değildi Tarihçi Noel baba figürünün farklı kültürlerin etkileşimiyle geliştiğini ama kökünün Aziz Nicholas’a ait olduğunu ifade ederek “Avrupadaki Cermen ve Slav halklarında kışın yaşadığına inanılan çeşitli kutsal varlıklar veya tanrılar vardır. Özellikler Slavlarda Ded Moroz olarak bildiğimiz kış dede vadır. Aslında bir kış tanrısıdır fakat sonra hristiyanlaşmayla beraber Aziz Nicholas’la özdeştirilmeye başlanmıştır. Bir benzerini Hollanda kültüründe Sinterklaas olarak görürüz. Bizim günümüzde bildiğimiz noel babanın atası olan bir figürdür. Aziz Nicholas aslında mavi cübbeler giyer ve çocuklara hediyeler dağıtır. 20. yy ise reklam yüzü olarak Hollandalıların bu Sinterklaas figürü reklamda kırmızı cübbe giymeye başlar. Bunu Amerika’ya giden Hollandalı yerleşimciler götürmüştür. Ardından bildiğimiz görünüşüne kavuşur. Bunun dışında eski Cermen inançlarının en büyük tanrısı olan Odin’e de biraz benzetilir. Onun gibi gezgin olduğu da rivayet edilr. Dolayısıyla Noel Baba; Odin, Ded Moroz, Sinterklaas veya Aziz Nicholas gibi farklı tarihi ve mitolojik karakterin birleşiminden oluşur” şeklinde konuştu. Nardugan aslında bildiğimiz Nevruz Erkoç, son 15 yıl içerisinde 21 Aralık tarihinde Nardugan bayramının kutlandığına dair bilgiler yaygınlaştığını ama bu bilgilerin amatör kişiler tarafından ortaya atıldığını söyleyerek, "İnternette yaygınlaşan bir bilgi var. Eski Türkler 21 aralık günü Nardugan diye bir bayram kutlarlardı, çam süslerlerdi şeklinde maalesef bu doğru değil. Nardugan bayramı günümüzde bazı Türk topluluklarında var. Karadenizin kuzeyinde İdil Ural sahası dediğimiz bugün Rusya federasyonu sahası sınırları içerisinde yer alan Kazak Tatarları Başkurtlar ve Hristiyan olan Çuvaşlarda kutlanmaktadır. Bu ilk saydığım iki topluluk, Müslüman diğerleri ise Ortodoks Hristiyandır. Bayram 21 Aralık’ta değil 21 Mart’ta Nevruz’da kutlanır. Onlar Nevruz kelimesi yerine Nardugan kelimesini kullanırlar. Maalesef bazı amatör araştırmacıların internette yaydığı bir bilgi. Eski Türklerde de böyle bir bayram olduğuna dair bir bilgi elimize ulaşmamaktadır. Türklerde muhtemelen 12 Hayvanlı Türk Takviminin başında bir kutlama ya da bir dini tören vardı çünkü Çin kültüründe bunun hala devam ettirildiğini görebiliyoruz. Bunun dışında yılın çeşitli dönemlerinde özellikle ilkbahar ve yaz aylarında büyük dini toplantılar yaptıklarını ve bunları şenlik havasında kutladıklarını bize Çin kaynakları söylüyor. Buralarda başta tanrı Gök Tengri olmak üzere çeşitli tanrılara atalarının ruhlarına kurbanlar sunuyorlar" dedi.
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: "Türkiye Cumhuriyeti ilk insanlı uzay misyonunu bir Türk’ün gidip orada 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi"
30 Aralık 2024 Pazartesi - 12:01 Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: "Türkiye Cumhuriyeti ilk insanlı uzay misyonunu bir Türk’ün gidip orada 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi" Çanakkale’de öğrencilerle bir araya gelen Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Türkiye Cumhuriyeti ilk insanlı uzay misyonunu bir Türk’ün gidip orada 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi. Ülkemizin, geleceğimizin teminatı olan siz değerli kardeşlerimizin hak ettiği özgüveni ayağa kaldırması için gerçekleştirdiği bir görev" dedi. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Çanakkale’de öğrencilerle buluştu. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Konferans Salonu’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği programda öğrencilerle bir araya gelen Gezeravcı, yoğun ilgiyle karşılandı. Programa, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye’nin uzay vizyonu hakkında bilgi veren Astronot Alper Gezeravcı, "Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu tamamlamamızın ardından ülkeme döndüğüm 12 Mart tarihinden itibaren Çanakkale 117’nci ilimiz. Buradaki programımız da 248’inci program. Bizim bu kadar yoğun bir takvim içerisinde, bu kadar sıklıkla siz değerli kardeşlerimizin ayağına kadar gelip bu programları sunmamız sizlere sunduğumuz bir lütuf değil. Bu bizim boynumuzun borcu. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti ilk insanlı uzay misyonunu bir Türk’ün gidip orada 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi. Ülkemiz bu görevi geleceğimizin teminatı olan siz değerli kardeşlerimizin hak ettiği özgüveni ayağı kaldırması, dünyanın en zorlu jeopolitik konumlarından birinde yüzyıllarında ayakta kalabilmeyi başarmış bir ülkenin evlatlarının özgüvenlerini hak ettikleri şekilde ayağı kaldırabilmesi için gerçekleştirdiği bir görev. Birazdan sunumuna başladığımızda o sayfalar geçtikçe gördüğünüz her sahnenin bundan sonraki safhasına imza atacak kişilerin net olarak siz olduğunu idrak etmeniz açısından gerçekleştirildi. Dolayısıyla sunum her ne kadar sahnede önünüzde benim tarafımdan sunulsa da hikaye sizin hikayeniz. Bundan sonra bunun altına imza atacak olanlarda sizlersiniz" dedi. Program, Astronot Alper Gezeravcı’nın sunumuyla son buldu.
AK Partili Gider: 35 milyon TL ödenekle 14 köyün susuzluğu sona eriyor
29 Aralık 2024 Pazar - 12:49 AK Partili Gider: 35 milyon TL ödenekle 14 köyün susuzluğu sona eriyor AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, 35 milyon TL ödenekle Ayvacık ilçesine bağlı 14 köyün su sorununun çözüleceğini belirtti. TBMM’de gece geç saatlere kadar devam eden bütçe görüşmelerine katılan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Ankara’daki yoğun tempoya rağmen bulduğu her fırsatı Çanakkale’nin sorunlarının çözümü için kente yeni müjdelerle döndü. Yarım asıra yakın bir süredir 14 köyün devam eden içme suyu sorununu çözmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşen Milletvekili Gider, ana kaynağa bağlanacak 21 kilometre uzunluğundaki isale hattının döşemesi için gerekli ödeneğin sözünü aldı. Ayhan Gider, bir kısmı hibe olmak üzere İller Bankası kaynaklarından karşılanacak olan ödeneğin önümüzdeki günlerde Çanakkale İl Özel İdaresine aktarılacağını ve hemen ardından başlatılacak çalışmaların hızla sonlandırılarak Kazdağı grubu köylerinin su çilesine son verileceğini müjdeledi. Vekil istedi, bakan ödeneğin sözünü verdi AK Parti Ayvacık İlçe Başkanı Yılmaz Ak ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya gelerek müjdeyi paylaşan Milletvekili Gider, “Bu hafta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile yaptığımız görüşmede Kazdağı Grubu içme suyumuzun artık kullanılamaz durumda olduğunu ifade ettik ve ihtiyaç duyduğumuz yüksek rakamlı ödeneğin İl Özel İdare Kaynaklarından karşılanabilir durumda olmadığını belirterek desteklerini talep ettik. Sayın bakanımızdan bu rakamın bir kısmı hibe olmak üzere İller Bankası kaynaklarından karşılanma sözü aldım. İl Özel İdaremiz en kısa zamanda çalışmalarına başlayacak ve en hızlı şekilde Kazdağı Grubu köylerimizin su sorunu çözülmüş olacak. Başta Sayın Bakanımız olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” dedi. 14 köy suya kavuşacak Ayvacık ilçesi Kazdağı Grubu İçme Suyu İsale Hattı hakkında bilgi paylaşan Ayhan Gider, “Söz konusu hat Büyükhusun, Kozlu, Sazlı, Kayalar, Demirci, Hüseyinfakı, Ahmetçe, Tartışık, Dibekli, Küçükhusun, Güzelköy, Hasanlar Obası mahallesi (Nusratlı bağlısı), Yeniçam, Arıklı köyleri ile birlikte toplam 14 köye hizmet vermekte. Ancak özellikle yaz aylarında yaşanan kuraklık ve nüfus artışı gibi nedenlerle söz konusu köylerimizde uzun yıllardır içme suyu sıkıntısı yaşanmaktaydı. Oluşan susuzluğun giderilmesi için İller Bankası A.Ş. tarafından 10 milyon TL’si hibe, 25 milyon TL’si kredi olmak üzere Çanakkale İl Özel İdaresi’ne toplam 35 milyon TL, kaynak sağlanmasının ardından ana kaynak olan Şarlak Membasından daha önce tamamlanan noktaya kadar yaklaşık 21 kilometre uzunluğunda isale hattı döşenecek ve köylerimiz hasret kaldığı suya kavuşacak. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
ÇOMÜ Afet Bölümü Öğrencilerine Üniforma Giyme Töreni Gerçekleştirildi
28 Aralık 2024 Cumartesi - 13:08 ÇOMÜ Afet Bölümü Öğrencilerine Üniforma Giyme Töreni Gerçekleştirildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü 1. sınıf öğrencilerine üniforma giyme töreni Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Törene, ÇOMÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Arda Aydın, Çanakkale Tarım İl Müdürü Nazan Türkarslan, Çanakkale AFAD il Müdürü Ahmet Ali Artun ve AFAD Çanakkale Emekli İl Müdürü İbrahim Tarı, SGK İl Müdürü Hilmi Ercan, Meteoroloji İl Müdürü Erol Öztabak, Sağlık İl Müdür Yardımcısı Dr. Huriye Ünal, Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Hasan Keser, ÇÖZAK ekip liderleri Dr. Miraç Nevzat Karakoç ve Tuncay Sezer ve birçok il müdürlüğü çalışanları, sivil toplum, akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı. AYAY Bölüm Başkan Yardımcısı ve sınıf danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Volkan Akyön, üniformanın anlamı ve meslek hayatındaki sorumlulukları vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdi. Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ebru Caymaz, sunum eşliğinde ÇOMÜ’nün ve Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü’nün çalışmalarını özetledi. Caymaz, 2023 Şubat ayında meydana gelen depremde hayatını kaybeden Acil Yardım ve Afet Yönetimi öğrencisi Esra Gazpak’ı da anarak konuşmasını tamamladı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayten Dinç ise, Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünün Fakültenin aktif bir bölümü olduğu belirterek, öğretim elemanları ve öğrencilerini tebrik etti. Üniversitemiz ve Ülkemiz açısından bölümün önemine değindi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite Rektör vekili Prof. Dr. Arda Aydın, “Bir hayalin gerçekleşmesine ve büyük bir başlangıca tanıklık ediyoruz. Kıymetli aileler, her bir öğrencimizin arkasında sevgi ve fedakarlıkla onları bugüne taşıyan sizlerin emeği var. Çocuklarınızın bugünlere ulaşmasında gösterdiğiniz çabalar için sizlere gönülden şükranlarımı sunuyorum. Sevgili öğrenciler, bugün giydiğiniz bu formalar yalnızca bir giysi değil; mesleğinizin onurunu, insan hayatına hizmet etmenin tutkusunu ve sorumluluk bilincini temsil eden simgelerdir” dedi. Program, forma giydirme töreniyle son buldu.
Sebze ve meyve satışları arttı
28 Aralık 2024 Cumartesi - 13:02 Sebze ve meyve satışları arttı Çanakkale’de kurulan sebze ve meyve pazarı yeni yıl öncesi, doldu taştı. 2025’e sayılı günler kala pazar esnafının yüzünü gülerken, mevsim meyvesi olmayan üzüm ise pazar tezgahlarında yok satıyor. Çanakkale’de 2025 yılına sayılı günler kala kurulan pazarlardaki yılbaşı alışverişleri vesilesiyle doldu taştı. Satışlar sebebiyle yüzü gülen esnaf diğer pazarlara göre bu pazarda yaklaşık 2 kat daha fazla meyve sattığını belirtti. Üzüm, mevsimi olmamasına rağmen son pazar tezgahlarında kendini baş köşede buldu. Meyve alanların bir çoğu, az da olsa üzüm almadan etmiyor. Esnaf böyle geleneklere inanmasa da, yaptığı satıştan memnun gözüküyor. 9 yıldır pazarcılık işiyle uğraşan Irmak Özdemir, pazarda bu hafta meyvelere çok fazla talep olduğunu söyleyerek “Hazırlıklar tam gaz devam ediyor. Talep de çok fazla, maşallah. Meyveye çok talep var. Sebzeden ziyade meyve satıyoruz. Fiyat olarak mandalina, portakal gibi meyveler uygun. 1 kişinin 12 tane üzüm yiyip dilek dilemesi gerekiyormuş. Baya bir talep var üzümlere, satışlarımız güzel gidiyor. Üzümlerin kilogram fiyatı 150 TL. İnsanlar az da olsa bütçelerine göre alıyorlar” dedi. Yeni yılda dileklerinin gerçekleşmesi için pazara üzüm almaya gelen Nazire Er, “Yılbaşında yeni yıla girerken üzümlerimizi yiyoruz. 12 tane üzümü yiyerek dileklerimizi tutuyoruz. Ne dileğiniz varsa hepsi yerine geliyor. Hasta olanlara, mutlu olmak isteyenlere herkese dilek diliyoruz” diyerek herkesin yeni yılı kutladı. Yılbaşından dolayı meyve satışlarında çok fazla artışın yaşandığını söyleyen bir diğer pazar esnafı Yusuf Demiroğlu, meyve ve sebzelerin yılbaşı gecelerini süslediğini söyleyerek artan talebe dikkat çekmek için “Normalde bir haftada 10 ton sattığımız meyveyi bu hafta 20 ton alarak sattık” ifadelerini kullandı.