Yerel Haberler
Çanakkale
Çanakkale’de Akdeniz Meyve Sineği İle Mücadele Toplantısı Gerçekleştirildi
16 Aralık 2024 Pazartesi - 10:58 Çanakkale’de Akdeniz Meyve Sineği İle Mücadele Toplantısı Gerçekleştirildi Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi ve Bayramiç Ziraat Odası Başkanlığı işbirliğiyle Bayramiç Halk Eğitimi Merkezi Toplantı Salonu’nda "Akdeniz Meyve Sineği ile Mücadele Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı" düzenlendi. Bölgedeki tarım sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen toplantıya, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan, ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şeker, köy muhtarları, üreticiler, Şube ve ilçe Müdürleri, teknik personel, Bitki Koruma Ürünleri Bayi temsilcileri ile Ziraat Fakültesi öğrencileri katılım sağladı. Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan, “Akdeniz Meyve Sineği’nin bölgedeki meyve üreticileri için ciddi bir tehdit oluşturduğunun altını çizdi. Türkarslan, "Bugün burada, bu zararlıyla mücadelede en güncel teknikleri ve yöntemleri paylaşarak, üreticilerimizin daha bilinçli ve etkili adımlar atmalarını hedefliyoruz" dedi. ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şeker, “Tarımda, tarımsal ürünlerin kalitesinin maksimum ve zararlıların neden olduğu verim kayıplarının da minimum düzeyde olması gerekmektedir. Bu nedenle, zararlılarla mücadelenin etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için son gelişmeleri dikkate almak oldukça önemlidir. Bu toplantının konusu olan Akdeniz Meyve Sineği meyvelerde büyük verim düşüklüğüne ve kalite kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle Akdeniz Meyve Sineği’ne karşı sıfır toleransla entegre mücadele edilmesi son derece önemli. ÇOMÜ Ziraat Fakültesi olarak bu anlamda elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. Toplantı boyunca uzmanlar, Akdeniz Meyve Sineği’nin zararları, tespit yöntemleri ve mücadele stratejileri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Özellikle biyolojik mücadele yöntemlerine ağırlık verilirken, yerel üreticilerin karşılaştığı zorluklar ve çözüm önerileri de detaylı olarak ele alındı. Nazan Türkarslan, bu tür bilgilendirme toplantılarının tarım sektörünün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağladığını belirterek, üreticilerin sürekli olarak güncel bilgilere ulaşmasının kritik önemini vurguladı. Toplantı, üreticiler ve uzmanlar arasındaki bilgi paylaşımı ve işbirliği açısından verimli bir şekilde tamamlandı.
Çanakkale’de kitapevi ve atölye kurdu, çocuklara okumayı sevdiriyor
16 Aralık 2024 Pazartesi - 09:57 Çanakkale’de kitapevi ve atölye kurdu, çocuklara okumayı sevdiriyor Çanakkale’de yaşayan Selen Özcan (37) çocuklarıyla beraber fark ettiği hikaye anlatma sevgisini farklı bir boyuta taşıyarak bir kitapevi ve atölyesi kurdu. Özcan, bu kitabevinde kendi çocuklarına aşılayarak başladığı kitap sevgisini Çanakkale’de yaşayan çocuklara da aktarmak istiyor. Çanakkale’nin merkez ilçesi Kepez beldesinde yaşayan Selen Özcan, meslek hayatına atılmak için öncellikle eğitimine Çin’in başkenti Şangay’da Çin dili eğitimi alarak başladı. Mezuniyetinin ardından öğretmenlik, ticaret, tercümanlık ve çeşitli yöneticilik pozisyonlarında çalıştı. Özcan, 2014 yılında ilk çocuğunu ve üç sene sonrasında ise ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Anne olduktan sonra işlerine devam ettiğini bir yandan da kendine farklı alanlar oluşturduğunu söyleyerek bunların daha çok çocukların dünyasına yönelik olduğunu belirtti. Çocuklarına doğduklarından itibaren kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için çeşit çeşit kitap okuyan anne zaman geçtikçe çok geniş bir kütüphaneye sahip olduğunu gördü. Çocukları büyüse bile eli resimli hikaye kitaplarına gidince sevdiği alanda kendini geliştirmek isteyen Özcan, masal anlatıcılığı, felsefe, drama gibi alanların eğitimini aldı. Bu eğitimlerini ve hobisini değerlendirmek isteyen Selen Özcan, kendi çocuklarına kitapları sevmesi için oluşturduğu ortamı kurduğu Kitabevi ve Atölyede şimdi Çanakkale’deki çocuklara sunuyor. "Çocuklarımla beraber ilgi alanlarım değişti" Anne olma ve bunun devamında getirdiklerinden bahseden Selen Özcan, “2014 yılında kızım dünyaya geldi ve Çin’den Türkiye’ye ailece dönüş yaptık. 3 sene sonra da oğlum dünyaya geldi. Anne olduktan sonra farklı işler yaptım tekrar bunlar genellikle proje bazlı işlerdi. Bir yandan da kendime farklı ilgi alanları oluşturdum. Çocuğumla beraber benim ilgi alanlarım ve sosyalleşme tarzım değişti. Çocuk kitaplarıyla tanıştım. Çocuğuma okumak için resimli kitaplardan bir kütüphane oluşturdum aynı zamanda bu kitaplardan ben de çok hoşlanıyordum. Çocuklarımın büyüme sürecine baktığımda kızım şuan 10 yaşında, oğlum 8 yaşında. Onlar büyüdü ve kitap zevkleri değişti ama ben kitaplığı hala resimli kitaplarla doldurmaya devam ediyordum. Ben normalde yazmayı seven biriyim. Kitaplarla uğraştıkça içimde yeniden edebiyatla uğraşma arzusu başladı. Çocuklarım istemese de ben resimli kitaplar almaya devam ettim kitaplık büyüdükçe büyüdü. Bu alanda farklı ilgi alanlarım vardı onlar da genişledi” dedi. "Çocukların doğal dünyasına girdim" Özcan, hikayeyle çocukların dünyasına girdiğini belirterek, “Çocuk kitapları okumak çocuk edebiyatına girmek beni çocukların doğal dünyasına kattı. Çocukların bu doğal dünyasına girmek insanın kendini tanımasına sebep oluyor. Ben bir şey biliyorsam ve bunu aktarıyorsam bu benim için bir avantajdır düşüncesindeyim. Daha hızlı aktarabilmek için de bu yola çıktım. Bana katkılarından biri de hayata çok farklı gözlerle bakmak. Edebiyatın yazılı hikayesini zihinde canlandırmak küçüklerin ve aynı zamanda yetişkinlerin de hayal dünyasını da geliştiriyor” diye konuştu. Kitap okuyan çocuklara özel alan Kitap okuyan çocuklara özel bir alan oluşturduğunu aktaran Özcan, “Çocukların gidip kitaplarını seçerken kendilerine ait ayrılmış bir alanın olduğunu bilmelerini istedim. Kitap alışverişini sadece kitabın alınıp satıldığı bir yer olarak görmelerinin yerine onlar için dizayn edilmiş, okuma alanları oluşturulmuş, satın alınan veya evden getirilen kitabın okunabileceği alanlar oluşturdum. Gerçekten kendine oluşturulmuş bir alan olduğunu gören çocuğun kitap okumak için heveslenmesini istedim. Buranın adı, Mirket Çocuk Kitabevi ve Atölyesi. Mirket adını kullanmamın sebebi mirketlerin sorgulayan, etrafa karşı algıları açık olan hayvanlar olması. Ben de buraya gelen çocukların birer mirket olmasını istedim. Çocuklar kitap okusunlar, farklı dünyaların içine girsinler, farklı insanları tanısınlar, hayal dünyaları genişlesin istedim. Buranın Kepez ve Çanakkale’ye çok şey katacağını düşünüyorum. Çocukların kitabevlerinde sosyalleşmesini ve bu kitabevlerinin sayısının artmasını istiyorum” ifadelerini kullandı. "Ebeveynler örnek olmalı" Kitap okuyan çocuklar için ailelerin örnek oluşturmasının önemli olduğunu vurgulayan Selen Özcan, “Çocuk ebeveynin elinde telefon gibi teknolojik bir alet gördüğünde ve öyle bir ortamdaysa çocuk da gördüğünü yapıyor. Bunu engellemek için ev düzenimizi değiştirebiliriz. Ben çocukların tamamen dijital uzaklaştırılmalarının doğru olmadığını düşünüyorum. Kitap okumanın bir ihtiyaç olduğunun öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. "Hikayede kendimi buldum" Hikaye anlatıcılığının kendisi için farklı bir dünya ifade ettiğini söyleyen Özcan, “Hikayelerin birleştirici gücüne ve şifa olduğuna inanıyorum. İnsanların bir araya gelip kendilerinden bahsetmelerinin ne kadar kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hikayeler bizi birbirimize yakınlaştırıyor. Sözlü bir sanat olan hikayede ben kendimi buldum. Karşılıklı konuşmalarda insanlar kendilerinden bir şeyler koyduğunda sohbet daha da anlamı oluyor. Hikayeyle bir bağ kuruyorsun ve aklında kalıyor” dedi.
ÇOMÜ’de, "Beden ve Ruh Sağlığına İlk Dokunuş Yeni Yüzyılda Beden Eğitimi Öğretmeninin Önemi" Paneli Gerçekleştirildi
14 Aralık 2024 Cumartesi - 11:24 ÇOMÜ’de, "Beden ve Ruh Sağlığına İlk Dokunuş Yeni Yüzyılda Beden Eğitimi Öğretmeninin Önemi" Paneli Gerçekleştirildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Troya Kültür Merkezinde, “Beden ve Ruh Sağlığına İlk Dokunuş Yeni Yüzyılda Beden Eğitimi Öğretmeninin Önemi” konulu panel gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan panele, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın, İl Milli Eğitim Müdürü Mine Hayta, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hürmüz Koç, Spor Birliği Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Ünver’in yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve emekli beden eğitimi öğretmenleri katıldı. Spor Hayat Standartlarını Belirlemede Rehberdir ÇOMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın, sporun önemine değinerek sporun sağlıklı bir hayat standardı için yol gösterici olduğunu belirterek, "İçinde bulunduğumuz çağ, bireylerin yalnızca akademik anlamda değil fiziksel ve ruhsal olarak da sağlıklı bir şekilde gelişim göstermelerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu anlamda beden eğitimi öğretmeninin rolü yalnızca spor becerileri kazandırmak değil aynı zamanda bireyin özgüvenini artıran, takım çalışmasını öğreten ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını küçük yaşlardan itibaren kazandıran bir rehber olmaktır. Yeni yüzyıl teknolojinin ve hareketsiz yaşam biçimlerinin getirdiği zorluklarla başa çıkmak için fiziksel ve ruhsal dengenin yeniden kazanılmasını gerektiriyor. Beden eğitimi öğretmenleri sadece bir eğitimci değil aynı zamanda bir yol gösterici, lider ve ilham kaynağıdır. Spor dostu bir üniversite olmak ve spor dostu kampüsler oluşturmak adına elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” dedi. Açılış konuşmasının ardından emekli beden eğitimi öğretmenlerine plaket takdimi gerçekleşti ve Spor Bilimleri Fakültesi Öğr. Gör. Harun Suyünç’un moderatörlüğünde “Beden ve Ruh Sağlığına İlk Dokunuş Yeni Yüzyılda Beden Eğitimi Öğretmeninin Önemi” paneline geçildi. Emekli beden eğitimi öğretmenleri bu alandaki gelişimlerini ve beden eğitimi öğretmenliğinin önemi vurgulandı. Panel, öğrencilerden gelen soruların cevaplanması ile son buldu.