Yerel Haberler
Çanakkale
Türk donanmasının gururu olan savaş gemileri ziyarete açıldı 16 Mart 2026 Pazartesi - 18:13:12 Çanakkale’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemileri halkın ziyaretine açıldı. Çanakkale’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan yerli gemiler ‘TCG Heybeliada’, ‘TCG Kınalıada’ ve ‘TCG Ayvalık’ mayın avlama gemisi, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü çerçevesinde halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar, GESTAŞ Feribot iskelesine demirleyen savaş gemilerini görmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vatandaşlar, ziyaret sırasında gemiler hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. Askeri personel sorulan soruları içtenlikle yanıtlarken, seyrüsefer cihazları hakkında da bilgiler verdi. "Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey" Gemileri gezen Ahmet Ermin, "Çanakkale Savaşı’nın 111’inci yılındayız. Milli Savunma Bakanlığı bize gemiyi gezme fırsatı sundu. Şanlı Türk ordumuzun bu şekilde gemilerinin olmasını, tesisatlarının olmasını görmek çok güzel bir şey. Bunu deneyimlemek de çok güzel bir şey. Allah ordumuza zeval vermesin diyoruz. Şu dönemde en büyük kurtarıcılarımız kendileri. Onlara güveniyoruz. Tabii ki de daha iyi projeleri, daha iyi gemileri de görme şansı bulmak istiyoruz" dedi. "Donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici" ‘Çanakkale ruhu’nu yerinde deneyimlemek için ailesi ile İstanbul’dan Çanakkale’ye gelen Yakup Serkan Barkol, "Gerçekten donanmamızda böyle güzel gemilerin olması çok gurur verici. Öncelikle çocukları getirdik, bu ruhu hissetsinler diye. 18 Mart zaferini tabii ki savaşan Mehmetçiklerimiz, şehitlerimiz kadar hissetmeseler bile en azından bu güzel duyguyu şimdiden damarlarında hissedebilsinler diye onları bu zaferi kutlamak için yerinde görsünler diye İstanbul’dan geldik. Çok güzeldi, çok heyecanlıydı" diye konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:50 Çanakkale’de uyuşturucu madde imal ve ticaretinden 2 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de emniyet müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen huzur uygulamalarında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 2 şüpheli tutuklandı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 9-16 Mart tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde yapılan huzur uygulamalarında, 10 bin 165 şahıs, 4 bin 95 araç incelenmiş olup farklı suçlardan aranması bulunan 31 şahıs yakalandı, 725 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı. Toplamda 264,08 gram narkotik madde, 172 uyuşturucu hap, 3 ruhsatsız tabanca, 2 av tüfeği, 2 bin 827 av tüfeği fişeği, 2 hassas terazi, 2 el telsizi, uyuşturucu ticaretinden elde edilen 27 bin 800 Türk Lirası ele geçirildi. 63 şüpheli şahsa adli işlem yapıldı. İçlerinden uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 2 şüpheli tutuklandı. İkamette kumar oynattıkları tespit edilen 2 şahıs yakalandı ve adli makamlarca tutuklandı. Kumar oynadıkları tespit edilen 16 şahsa idari işlem yapıldı. Ayrıca kumar oyununda kullanılan 49 adet iskambil kağıdı ile 87 bin 350 Türk Lirası ve 2 çeyrek altın ele geçirildi. Kamu huzurunu bozacak şekilde davranışlarda bulunan 40 şahıs hakkında Kabahatler Kanunu hükümlerince idari yaptırım uygulandı. Çanakkale genelinde kaçakçılık faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda, 2 şüpheli şahsa ait 1 ikamet ve 1 iş yerinde yapılan aramalarda; 1 adet elektronik sigara sarma makinesi, 1 adet kompresör, 3 adet kompresör motoru, 198 bin 200 adet boş makaron, 14 bin 700 adet doldurulmuş makaron, 114 paket tütün, 12 kilo açık kıyılmış tütün ele geçirildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:53 Şehitler Abidesi’nde 18 Mart tören hazırlıkları devam ediyor Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü kapsamında, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için çalışmalar devam ediyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle Şehitler Abidesi’nde tören hazırlıkları sürüyor. Hazırlıklar kapsamında, Kuzey cephedeki Albayraksırtı Şehitliği, Süngübayırı Şehitliği, Çataldere Şehitliği, 57. Alay, Conkbayırı, Kılıçbayırı Şehitliği, Kılıçdere Şehitliği ve Kireçtepe’deki şehitlikler ile Güney cephedeki Kilitbahir Kalesi, Mecidiye Tabyası, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Seddülbahir Kalesi, diğer şehitliklerin bitkisel ve yapısal bakım onarım çalışmaları gerçekleştirildi. Çevre Düzenleme Projesi tamamlanan alanda ağaç grubu bitkilerin dikimi yapıldı. Rengini şehitlerimizden alan, kırmızı beyaz rengi ile Türk bayrağını temsilen 10 bin adet şakayık çiçeği dikildi. Hisarlık Tepe’de yer alan yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nin çevresine, Türk Bahçesi ve temsili şehitliklere Türk bayrağını simgeleyen kırmızı ve beyaz 10 bin şakayık fide ile 80 bin lale soğanı dikildi. Türk bahçesi ve servili yola dikilen 6 bin sümbül ile de sümbüllerin kendine has kokusu ve ve görüntüsü ile ahenk sağlanmak istendi. Alandaki çimlerin tamamı mevsime göre gübrelendi, biçildi ve kalan bitkilere de form verildi. Temsili şehitliklerin içinde bulunan beyaz çakıl taşlarının eksik kısımları tamamlanıp alan basınçlı suyla yıkanarak temizlendi. Alanda bulunan rölyefin de yıllık bakımı yapılarak törene hazır hale getirildi. Yürüme yollarında kirlenen alan ve taş zemin makine yardımıyla silindi, helikopter pistleri boyandı. Yol güzergahları, dinlenme noktaları ve helikopter pistleri etrafındaki yabancı otlar biçilerek ilaçlama işlemleri yapıldı. Hazırlıklarda sona gelinen tören alanında 18 Mart Töreni provası alındı. Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir tören alanında incelemelerde bulundu. Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için hazırlıkların devam ettiğini belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111. yıl dönümü etkinliklerinde artık son aşamaya geldik ve o büyük zafer günümüzü bekliyoruz ve son provalarımızı yapıyoruz. Yine her yıl olduğu gibi 111. yıl dönümünde de o büyük zaferi, büyük kahramanları, kahramanlığı yine hatırlayacağız, anacağız, büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Yine Çanakkale’yi Geçilmez yapanları, o büyük komutanları, Gazi Mustafa Kemal Paşa’mızı, Cevat Paşa’mızı, Selahattin Adil Beyleri, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş’u, Bigalı Mehmet Çavuş’u ve o büyük askerleri, o büyük insanları, yine hayırla yâd edeceğiz. Yine devlet ricalimizle, askeri erkanımızla, şehit yakınlarımızla, gazilerimizle birlikte millet olarak o büyük zaferi kutlayacağız. Bir kez daha bu toprakları bize vatan yapanları, Çanakkale’yi Geçilmez yapanları hayırla anacağız ve onları unutmadığımızı, unutmayacağımızı bir kez daha dünyayı ilan edeceğiz. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı olarak o büyük hatıraya, o kahramanların hatıralarına dünya durdukça her daim sahip çıkacağız. Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun. O büyük mübarek kahramanların, o büyük insanların ruhları şad olsun" dedi.
1.5 yıl çantası hazır bekledi, organ nakliyle sağlığına kavuştu
22 Kasım 2024 Cuma - 12:43 1.5 yıl çantası hazır bekledi, organ nakliyle sağlığına kavuştu Çanakkale’de 17 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele eden 53 yaşındaki Hatice Ayçin, 1.5 yıl önce böbrek nakli için başvurduğu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi Organ Nakli Merkezinde 10 gün önce yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu. 1.5 yıl boyunca nakil bekleyen Ayçin, böbrek nakli olmak için her gece çantasını hazır bekletti. Çanakkale’de yaşayan Hatice Ayçin, 2007 yılında hipertansiyon nedeniyle böbrek yetmezliğine yakalandı. 9 yıl boyunca diyalize girmeden medikal tedavi gören Ayçin, 2016 yılında böbrek yetmezliğine yakalandı. 8 yıl boyunca diyalize giren Hatice Ayçin, 1.5 yıl önce böbrek nakli için ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi’ne başvurdu. Ayçin, 10 gün önce Balıkesir’de beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesi tarafından bağışlanan böbreğin kendisine nakledilmesiyle sağlığına kavuştu. ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, Hatice Akçin’e 2007 yılında hipertansiyon nedeniyle böbrek yetmezliği teşhisi konduğunu söyledi. Akçin’in 9 yıl diyalize girmeden medikal tedavilerle süreci yönetmeye çalıştığını ancak 8 yıl önce son dönem böbrek yetmezliği geliştiği için diyalize bağlanmak zorunda kaldığını ifade eden Prof. Dr. Cabir Alan, “Bu süreç içerisinde eşinden böbrek alınması için çalışma başlatıldı. Ancak doku uyuşmazlığı nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi. Kendi çocuğuna da kıyamadığı için böbrek isteyemedi. 8 yıl boyunca diyalize girdi. Bir buçuk yıl önce böbrek nakli için merkezimize başvurdu. Uzun bir süreç oldu. Hatice Hanım için de risk fazlaydı. 10’uncu yıla yaklaşmıştı ve komplikasyonlar başlamıştı. Bir buçuk yıl böbrek nakli için bekledi. Her gece çantası hazır vaziyette, telefonu yanı başında her an böbrek çıkacakmış gibi bekledi. 10 gün önce Balıkesir’de beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesinin organlarını bağışlaması sonrası böbreği Hatice Hanım’a nakledildi. 2 saatlik başarılı bir operasyonla Hatice Hanım sağlığına kavuştu. Bugün Hatice Hanım’ı taburcu edeceğiz” dedi. Tekrar hayata tutunmanın çok güzel olduğunu belirten Hatice Ayçin ise, “Bedenen, ruhen çok çökertti. Her an ölecekmiş gibi bekliyordum. Çevremdeki tanıdıklarım ölünce kendimi ölüme hazır hissediyordum. Organ bağışı yapmak yaşamaktır. Yaşamak hayat demektir. Hayat ailenle birlikte güzeldir. Herkesi organ bağışı yapmaya davet ediyorum. Çantamı her an hazır tuttum, bir umutla bekledim. Bir anda telefonumuz çaldı. 2 saat içinde burada olmamız istendi, apar topar geldik. Şu anda çok mutluyum” diye konuştu.
1 buçuk yıl çantası hazır bekledi, organ nakliyle sağlığına kavuştu
22 Kasım 2024 Cuma - 12:39 1 buçuk yıl çantası hazır bekledi, organ nakliyle sağlığına kavuştu Çanakkale’de 17 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele eden 53 yaşındaki Hatice Ayçin, 1,5 yıl önce böbrek nakli için başvurduğu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi Organ Nakli Merkezinde 10 gün önce böbrek nakliyle sağlığına kavuştu. 1.5 yıl boyunca nakil bekleyen Hatice Ayçin, böbrek nakli olmak için çantasını hazır bekletti. Çanakkale’de yaşayan Hatice Ayçin 2007 yılında hipertansiyon nedeniyle böbrek yetmezliğine yakalandı. 9 yıl boyunca diyalize girmeden medikal tedavi gördü. 2016 yılında böbrek yetmezliğine yakalandı. 8 yıl boyunca diyalize giren Hatice Ayçin, 1.5 yıl önce böbrek nakli için ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi’ne başvurdu. 10 gün önce Balıkesir’de beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesi tarafından bağışlanan böbreğinin kendisine nakledilmesiyle sağlığına kavuştu. 1.5 yıl boyunca nakil bekleyen Hatice Ayçin, böbrek nakli olmak için çantasını hazır bekletti. ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan, Hatice Akçin’e, 2007 yılında hipertansiyon nedeniyle böbrek yetmezliği teşhisi konduğunu söyledi. Hatice Akçin’in, 9 yıl diyalize girmeden medikal tedavilerle süreci yönetmeye çalıştığını ancak 8 yıl önce son dönem böbrek yetmezliği geliştiği için diyalize bağlanmak zorunda kaldığını ifade eden Prof. Dr. Cabir Alan, “Bu süreç içerisinde eşinden böbrek alınması için çalışma başlatıldı. Ancak doku uyuşmazlığı nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi. Kendi çocuğuna da kıyamadığı için böbrek isteyemedi. 8 yıl boyunca diyalize girdi. Bir buçuk yıl önce böbrek nakli için merkezimize başvurdu. Uzun bir süreç oldu. Hatice Hanım içinde risk fazlaydı. 10’uncu yıla yaklaşmıştı. Ve komplikasyonlar başlamıştı. Bir buçuk yıl böbrek nakli için bekledi. Her gece çantası hazır vaziyette, telefonu yanı başında her an böbrek çıkacakmış gibi bekledi. 10 gün önce Balıkesir’de beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesinin organlarını bağışlaması sonrası böbreği Hatice hanıma nakledildi. 2 saatlik başarılı bir operasyonla Hatice Hanım sağlığına kavuştu. Bugün Hatice hanımı taburcu edeceğiz” dedi. Tekrar hayata tutunmanın çok güzel olduğunu belirten Hatice Ayçin ise, “Bedenen, ruhen çok çökertti. Her an ölecekmiş gibi bekliyordum. Çevremdeki tanıdıklarım ölünce kendimi ölüme hazır hissediyordum. Organ bağışı yapmak yaşamaktır. Yaşamak hayat demektir. Hayat ailenle birlikte güzeldir. Herkesi organ bağışı yapmaya davet ediyorum. Çantamı her an hazır tuttum. Bir umutla bekledim. Bir an da telefonumuz çaldı. 2 saat içinde burada olmamız istendi, apar topar geldik. Şuanda çok mutluyum” diye konuştu.
Çocuklar Troya Müzesi’ni ele geçirdi
22 Kasım 2024 Cuma - 10:48 Çocuklar Troya Müzesi’ni ele geçirdi Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde “Takeover Day” (Devralma Günü) etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliği çerçevesinde bir gün boyunca 16 çocuk müzeyi devralarak, müzede tur rehberi, gişe görevlisi, güvenlik, karşılama görevlisi, mağaza personeli, sosyal medya yöneticisi, eğitimci, arkeolog olarak çalıştı. Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İlk kez 2010 yılında İngiltere’de ortaya çıkan “Takeover Day” (Devralma Günü) etkinliği bu yıl 2’nci kez Troya Müzesi’nde gerçekleşti. Devralma Günü, müzelerin çocukları normalde yetişkinlerin yaptığı işleri devralmaya davet ettiği gün olarak tanımlanıyor. Bu özel günde müze profesyonellerinin yaptıkları tüm görevleri bir günlüğüne çocuklara devredildi. Müzede ‘Takeover Day’ (Devralma Günü) etkinliği çerçevesinde koleksiyon sorumlusu, güvenlik personeli, rehber, sosyal medya görevlisi, mağaza görevlisi, kafe personeli, müze müdürü, sanat tarihçisi, arkeolog gibi farklı görevlerde toplam 8-12 yaş arası 16 çocuk saat 09.00 ile saat 17.00 arasında Troya Müzesi’nde çalıştılar. Etkinlikte Troya Müze Müdürü olan Kumkale Ortaokulu Öğrencisi 11 yaşındaki Lisa Meran Polat, “Müzeyi bir günlüğüne biz devraldık. Ben Müze Müdürüyüm. Mağaza çalışanı, restoratör, müdür yardımcısı ve rehber olan çocuklar var. Biz bu etkinlikle beraber bütün çocuklar olarak kendimizi mutlu hissettik. Müzeyi devralmak eğlenceli” dedi. Müzede rehberlik görevinde bulunan 8 yaşındaki Bulut Asilkan ise, “Müzeyi ele geçirme gününde rehber olarak görev yapıyorum. Şu anda Pers döneminden bir lahitin önünde duruyoruz. Lahitin üzerinde av yapan bir Pars askeri var. Pers askeri köpekleriyle birlikte yaban domuzu avlıyor” diye konuştu. "Kültür mirası sevgisini aşılamanın temel yollarından bir tanesi" Etkinlik hakkında konuşan Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, “3’üncü Milli Kültür Şurası’nda müzelerle ilgili çok önemli bir noktaya temas edilmişti. Müzeler sadece saklama ya da sergileme yapılan mekanlar değildir. Aynı zamanda okul dışı öğrenme alanları arasında en kuvvetli mekanlardan birisidir. Dolayısıyla da müzelerin eğitim konusunda yapabilecekleri çok iş var. Bu sebeple geçtiğimiz yıl yeni bir projeye başladık. İngiltere’den, Londra’dan partner ortak bir müze bulduk ve ‘Takeover Day’ uygulamasını geçen sene Kasım ayında başladık. ‘Takeover Day’ ne demek. Çocukların bir günlüğüne müzeyi devraldığı yada ele geçirdiği bir çocuk etkinliği. Öncesinde müze sosyal medyadan açık çağrıya çıkıyor. Çocuklara ‘müzede görev almak ister misiniz, müzede hangi işi yapmak istersiniz bize bir motivasyon mektubu yazın’ diyor ve Türkiye’nin dört bir yanından çocuklar bu sene motivasyon mektuplarını bizlerle paylaştılar. Çocuklardan müze müdürü, kafe sorumlusu, rehber, arkeolog olmak isteyen ve bizimle çalışmak isteyen çocuklarda bu mektupları topladık. Dün müzede yarım günlük bir oryantasyon eğitim yaptık. Çocuklara bu meslekleri tanıttık. Ardından hangi meslekleri yapacaklarını belirledik. Bugün müzede, tüm bu görevleri 8-12 yaş arasındaki çocuklar yapıyor. Çocuklar neden müzeyi devralıyor. Kültür mirası sevgisini aşılamanın temel yollarından bir tanesi. 2’ncisi çocuklara sorumluluk almayı öğreten, onlara özgüven veren bir eğitim uygulaması. Troya Müzesi bunu Türkiye’de yapan ilk kamu müzesi oldu. Bu uygulamada 2’nci yılımız. Çocuklar görevleri yaptıkları süre boyunca mutlular, özgüvenliler. Müzeyi çocuklara devretmekten oldukça mutluyuz” şeklinde konuştu.
Troya Müzesi’nde ’Devralma Günü’ etkinliği gerçekleştirildi
22 Kasım 2024 Cuma - 10:41 Troya Müzesi’nde ’Devralma Günü’ etkinliği gerçekleştirildi Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nde “Takeover Day” (Devralma Günü) etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliği çerçevesinde bir gün boyunca 16 çocuk müzeyi devralarak, müzede tur rehberi, gişe görevlisi, güvenlik, karşılama görevlisi, mağaza personeli, sosyal medya yöneticisi, eğitimci, arkeolog olarak çalıştı. Çanakkale’de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İlk kez 2010 yılında İngiltere’de ortaya çıkan “Takeover Day” (Devralma Günü) etkinliği bu yıl 2’nci kez Troya Müzesi’nde gerçekleşti. Devralma Günü, müzelerin çocukları normalde yetişkinlerin yaptığı işleri devralmaya davet ettiği gün olarak tanımlanıyor. Bu özel günde müze profesyonellerinin yaptıkları tüm görevleri bir günlüğüne çocuklara devredildi. Müzede ‘Takeover Day’ (Devralma Günü) etkinliği çerçevesinde koleksiyon sorumlusu, güvenlik personeli, rehber, sosyal medya görevlisi, mağaza görevlisi, kafe personeli, müze müdürü, sanat tarihçisi, arkeolog gibi farklı görevlerde toplam 8-12 yaş arası 16 çocuk saat 09.00 ile saat 17.00 arasında Troya Müzesi’nde çalıştılar. Etkinlikte Troya Müze Müdürü olan Kumkale Ortaokulu Öğrencisi 11 yaşındaki Lisa Meran Polat, “Müzeyi bir günlüğüne biz devraldık. Ben Müze Müdürüyüm. Mağaza çalışanı, restoratör, müdür yardımcısı ve rehber olan çocuklar var. Biz bu etkinlikle beraber bütün çocuklar olarak kendimizi mutlu hissettik. Müzeyi devralmak eğlenceli” dedi. Müzede rehberlik görevinde bulunan 8 yaşındaki Bulut Asilkan ise, “Müzeyi ele geçirme gününde rehber olarak görev yapıyorum. Şuanda Pers döneminden bir lahitin önünde duruyoruz. Lahitin üzerinde av yapan bir Pars askeri var. Pers askeri köpekleriyle birlikte yaban domuzu avlıyor” diye konuştu. Etkinlik hakkında konuşan Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, “3’üncü Milli Kültür Şurası’nda müzelerle ilgili çok önemli bir noktaya temas edilmişti. Müzeler sadece saklama ya da sergileme yapılan mekanlar değildir. Aynı zamanda okul dışı öğrenme alanları arasında en kuvvetli mekanlardan birisidir. Dolayısıyla da müzelerin eğitim konusunda yapabilecekleri çok iş var. Bu sebeple geçtiğimiz yıl yeni bir projeye başladık. İngiltere’den, Londra’dan partner ortak bir müze bulduk ve ‘Takeover Day’ uygulamasını geçen sene Kasım ayında başladık. ‘Takeover Day’ ne demek. Çocukların bir günlüğüne müzeyi devraldığı yada ele geçirdiği bir çocuk etkinliği. Öncesinde müze sosyal medyadan açık çağrıya çıkıyor. Çocuklara ‘müzede görev almak ister misiniz, müzede hangi işi yapmak istersiniz bize bir motivasyon mektubu yazın’ diyor ve Türkiye’nin dört bir yanından çocuklar bu sene motivasyon mektuplarını bizlerle paylaştılar. Çocuklardan müze müdürü, kafe sorumlusu, rehber, arkeolog olmak isteyen ve bizimle çalışmak isteyen çocuklarda bu mektupları topladık. Dün müzede yarım günlük bir oryantasyon eğitim yaptık. Çocuklara bu meslekleri tanıttık. Ardından hangi meslekleri yapacaklarını belirledik. Bugün müzede, tüm bu görevleri 8-12 yaş arasındaki çocuklar yapıyor. Çocuklar neden müzeyi devralıyor. Kültür mirası sevgisinin aşılamanın temel yollarından bir tanesi. 2’ncisi çocuklara sorumluluk almayı öğreten, onlara özgüven veren bir eğitim uygulaması. Troya Müzesi bunu Türkiye’de yapan ilk kamu müzesi oldu. Bu uygulamada 2’nci yılımız. Çocuklar görevleri yaptıkları süre boyunca mutlular, özgüvenliler. Müzeyi çocuklara devretmekten oldukça mutluyuz” şeklinde konuştu. (MS
Atatürk için 21 Kasım 1938’de yapılan resmi cenaze töreninin fotoğrafları gün yüzüne çıktı
21 Kasım 2024 Perşembe - 20:15 Atatürk için 21 Kasım 1938’de yapılan resmi cenaze töreninin fotoğrafları gün yüzüne çıktı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Doç. Dr. Barış Borlat, 10 Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatından sonra 21 Kasım’da tüm Türkiye’de ikinci bir matem töreni düzenlendiğini söyledi. Borlat, arşiv çalışmaları ve dönemin yerel basınına yönelik taramalar esnasında 21 Kasım 1938’de Atatürk için Anadolu’da düzenlenen anma törenine dair fotoğrafların ilk kez ortaya çıktığını söyledi. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 86 yıl önce 10 Kasım 1938’de vefat etti. Atatürk’ün vefatından sonra tahdit işlemleri başladı. İşlemlerin 11 Kasım’da sona ermesinin ardından Atatürk’ün naaşı Dolmabahçe Sarayında ziyarete açıldı. 18 Kasım’a kadar devam eden sürecin ardından Atatürk’ün naaşı, 19 Kasım’da Ankara’ya götürüldü. 21 Kasım’da yapılan törenle Atatürk’ün naaşı Anıtkabir bitene kadar geçici olarak bulunacağı Etnoğrafya Müzesine getirildi. 21 Kasım 1938 tarihinde Anadolu’da da tören icra edildi. AÇASAM Müdürü Doç. Dr. Barış Borlat tarafından yapılan arşiv çalışmaları ile 21 Kasım’daki ikinci matem törenine dair fotoğraflar ilk kez gün yüzüne çıktı. 21 Kasım gününde Anadolu’nun tamamında da bir resmi matem töreni icra edildi Doç. Dr. Barış Borlat, 10 Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatı ile birlikte aslında Anadolu’da büyük bir hüzün başladığını belirterek, “Atatürk’ün vefatından hemen sonra tahdit işlemleri başlamış, 11 Kasım’daki bu işlemler sona erdikten sonra Dolmabahçe Sarayının muayede kısmında Atatürk’ün naaşının ziyarete açılma süreci gündeme gelmiş ve halk yoğun bir ilgi içerisinde, 16 Kasım’dan itibaren Atatürk’ün naaşını ziyaret ettiğini göreceğiz. Bu süreç 18 Kasım günü akşam, gece saatlerinde sona ermiş ve 19 Kasım günü Atatürk’ün naaşının Ankara’ya götürüldüğünü göreceğiz. Aslında bu süreçte yani Atatürk’ün bugün bahsedeceğimiz 21 Kasım tarihindeki Anadolu’nun tamamında yapılacak olan törende hazırlıkların başlamış olduğunu göreceğiz. Gönderilen bir emirle bütün vilayetlerde, ilçelerde, nahiyelerde 21 Kasım gününde bir tören icra edilmesi istenilmiştir. Nitekim Atatürk 19 Kasım günü Ankara’ya götürülmesi amacıyla başlamıştı işlemler, 20 Kasım günü kendisi Ankara’ya ulaşacaktır ve 21 Kasım gününde ise biz tören icra edilmesinin, hazırlıklarının başlamış olduğunu göreceğiz. İşte bu esnada Atatürk’ün Anıtkabir’in yapılmasına kadar geçecek olan süre esnasındaki naaşının da bulunacağı Etnografya Müzesi’nde bir tören icrasının hazırlıklarının başlamış olduğunu göreceğiz. Bu tören, 21 Kasım tarihinde icra edilecektir. Ancak daha önemlisi aynı anda Anadolu’nun tamamını da aynı şekilde 21 Kasım gününde bir tören yapılması istenilmiştir. Bu törenin özellikle saat ikide başlaması saat beşe kadar törenin sürmesi ve törenle ilgili bütün hazırlıkların yapılmış olduğunu göreceğiz. 21 Kasım gününde hem İstanbul’da, hem de Ankara’da yapılan törenlerle birlikte Anadolu’nun tamamında da bir resmi matem töreninin icra edildiğini göreceğiz. Anadolu içerisinde Urfa’da Antep‘te, Patnos‘ta, Kayseri’de törenler icra edilecektir. Bu tören esnasında saat ikide İstiklal Marşı‘yla biz Anadolu’nun tamamında törenin başlamış olduğunu göreceğiz” dedi. Okullar tatil edildi, bayraklar yarıya indi 21 Kasım günü Anadolu’da okulların tatil edildiğini, aynı zamanda bayrakların da yarıya indirildiğini ifade eden Doç. Dr. Barış Borlat, “Atatürk için 10 Kasım’dan sonra ikinci matem gününün tüm Anadolu’da 21 Kasım’da yapılmış olduğunu göreceğiz. Burada daha önemli şey şu aslında, bu törenlere bakıldığında törenler içerisindeki fotoğraflarda özellikle biz nasıl ki İstanbul’da, Dolmabahçe Sarayı’ndaki ziyaretler esnasında hınca hınç bir kalabalığın olduğunu, hatta izdihamlar esnasında 11 kişinin hayatını yitirdiğini görüyorsak, benzer şekilde Anadolu’da da 21 Kasım’da büyük bir kalabalığın kent meydanlarını doldurduğu, Atatürk büstünün yanında yapılan törenler esnasında kalabalıkların o günkü dönemin basınına yansıyan haberlerde olduğu gibi hıçkırarak ağladıklarını en azından göreceğiz. İşte bu 21 Kasım’daki ikinci matem töreni esnasında yapılan törenlere dair yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları, dönemin yerel basınına yapmış olduğumuz taramalar esnasında ilk defa ulaştığımız fotoğraflar ortaya çıktı. Bu fotoğraflar, Anadolu’nun tamamındaki törenlerin bizi o günkü ruh halini yansıtıyor. Dönemin arşiv belgelerine bakıldığında, 21 Kasım töreni için şunu söylüyor: ‘Cumhuriyetin birleştiren ruhu, bir araya getiren ruhun aslında en önemli yansımasıydı’ diyor. İşte ulaştığınız bu arşiv belgelerinde dönemin koleksiyondaki özel fotoğraflarla ilk defa kamuoyunun göreceği bu belgelerle birlikte, biz 21 Kasım törenlerinin tüm Anadolu’da ne şekilde icra edildiğinde en iyi şekilde görmüş olacağız. Böylece aslında Atatürk’ün 10 Kasım’daki o yaşanan büyük matemin ikinci ve önemli kısmının da 21 Kasım gününde gerçekleşmiş olduğunu da söyleyebiliriz” diye konuştu. Tüm Türkiye, Anadolu Atatürk’e 21 Kasım gününde ikinci defa ve resmi olarak saygısını göstermiş oldu 21 Kasım günü tüm Türkiye’, Anadolu’nun Atatürk’e ikinci defa ve resmi olarak, sivil, halk hep bir arada saygısını göstermiş olduğunu kaydeden Doç. Dr. Barış Borlat, “21 Kasım töreninin yapılması amacıyla gönderilen resmi yazı içerisinde töreni nasıl icra edildiğine dair bir kroki hazırlanmış, bu kroki esnasında tüm tören noktalarındaki düzen ve hazırlıkların bahsedilmiş olduğunu göreceğiz. Biz bununla ilgili şunu söyleyebiliriz ki, tören en Batı’dan, Edirne’den başlayıp Hakkari‘ye kadar Kayseri’den, kuzeyden güneye Anadolu’nun her yerinde icra edilecektir ama daha önemlisi törenlerin köylere kadar inmiş olduğunu göreceğiz. Elimizdeki arşiv belgeleri, fotoğraflarda köy meydanlarında, köylülerin toplanmak suretiyle köy okulundaki öğretmenin kendilerini yönlendirmesiyle İstiklal Marşı okuyup, ardından 10’uncu Yıl Marşını okumak suretiyle, köydeki öğrencilerden seçmiş oldukları bir kişinin kürsüye gelerek Atatürk’ün yaşamış olduğu ve süreç esnasındaki devrimlerini, anlatmak suretiyle anmalar yapılmış ve saat tam 16.00’ya geldiğinde ise hep bir anda tüm Türkiye 3 dakika boyunca saygı duruşu gerçekleştirilmiş ve özellikle kent merkezlerinde 21 Kasım gününde Atatürk’ün heykelinin bulunduğu alandaki, bu heykellerin etrafı ve çevresi aydınlatılmış, askerler tarafından saygı nöbetinin sabaha kadar tutulmuş olduğunu göreceğiz. Böylece aslında tüm Türkiye, Anadolu Atatürk’e 21 Kasım gününde ikinci defa ve resmi olarak, sivil, halk hep bir arada saygısını göstermiş olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.