Yerel Haberler
Çanakkale
18 Mart 2026 Çarşamba - 20:30 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürüyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da yaşanan acıları da yakından takip ediyor, bu coğrafyalarda ortaya çıkan haksızlıkların üstünün örtülmesine müsaade etmiyoruz. Böylesi bir dönemde ülke içinde ortaya konan birlik ve kararlılık belirleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürmektedir" dedi. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıldönümü törenine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz kentteki bir dizi ziyaretler ve temasların ardından akşam bir otelde Şehit Aileleri ve Gaziler ile iftarda bir araya geldi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Naim Makas, 27. Dönem Çanakkale Milletvekili ve AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Jülide İskenderoğlu, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, şehit aileleri ve gaziler katıldı. İftar programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İftarda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı Ramazan-ı şerifinizi tebrik ediyor, bu mübarek aynın son iftarlarından birinde sizlerle aynı sofrayı paylaşmaktan büyük bir onur ve memnuniyet duyuyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü vesilesiyle vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. Şehitler diyarı Çanakkale’de, bu sabah icra edilen törende milletimizin istiklal uğruna ortaya koyduğu iradeyi bir kez daha hürmetle yâd ettik; vatan için toprağa düşen kahramanlarımızı rahmetle andık. Şimdi ise, bu vatanı bizlere emanet eden şehitlerimizin kıymetli aileleri ve gazilerimizle bir arada bulunmaktan onur duyuyorum. Çanakkale, bu milletin en zor şartlarda bile geri adım atmadığını, kaderini kendi iradesiyle şekillendirdiğini bütün açıklığıyla ortaya koyduğu bir dönüm noktasıdır. O gün cephede verilen mücadele, vatan söz konusu olduğunda nasıl bir birlik ve kararlılıkla hareket edildiğini gösteren güçlü bir hafızaya dönüşmüştür. Bugün şehitlerimizin hatırasında taşıdığımız emanet duygusu ve gazilerimizin onurlu duruşu, o gün ortaya konan iradenin hâlâ diri olduğunu göstermektedir. Ülkemizin güvenliği için görev yapan her bir evladımızın omuzlarında, Çanakkale’de ortaya konan o kararlılığın izleri vardır ve bu bağ, geçmiş ile bugün arasında kurduğumuz en sağlam sürekliliği ifade etmektedir. Böyle bir tarihî mirasın sorumluluğu ile içinde bulunduğumuz tabloya baktığımızda, dünya genelinde gerilimin arttığını ve bölgemizde daha kırılgan bir sürecin oluştuğunu görüyoruz" dedi. "İran’a yönelik saldırıları açık biçimde reddediyoruz" İran’ın da içinde olduğu gelişmeleri değerlendiren Yılmaz, "Son günlerde İran’ı da içine alan gelişmelerle birlikte bölgemizdeki gerilim daha geniş bir alana yayılmakta, kırılgan dengeler daha hassas bir noktaya taşınmaktadır. Türkiye bu tablo karşısında yönünü kaybetmeyen, soğukkanlılığını koruyan ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bir yaklaşım sergilemekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde diplomasi ve diyalog zeminini güçlendirmeye devam etmektedir. Bölgede yaşanan her gelişmenin daha geniş bir kırılmaya yol açma ihtimali göz önünde bulundurularak, gerilimi artıran adımlara karşı net bir duruş ortaya koyuyor, İran’a yönelik saldırıları açık biçimde reddediyoruz. Bu hassas süreçte krizin daha da derinleşmesini önlemek için diplomasiyi aktif ve sonuç odaklı bir şekilde devreye alıyor, çatışmayı büyütecek girişimlerin doğuracağı risklere karşı uluslararası toplumu daha dikkatli davranmaya çağırıyoruz. Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da yaşanan acıları da yakından takip ediyor, bu coğrafyalarda ortaya çıkan haksızlıkların üstünün örtülmesine müsaade etmiyoruz. Böylesi bir dönemde ülke içinde ortaya konan birlik ve kararlılık belirleyici bir nitelik taşımaktadır. Türkiye, dışarıda dengeli bir siyaset yürütürken içeride huzuru kalıcı hale getirecek adımlarını aynı istikamette sürdürmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, devletimizin ortaya koyduğu irade ile milletimizin desteğinin buluştuğu güçlü bir süreci ifade etmektedir. Bu çerçevede ortaya konan kararlılık, iç cephemizi güçlendiren, ülkemizin güvenliğini tahkim eden, bölgemizde daha istikrarlı bir zeminin oluşmasına katkı sağlayan bir yönelimi ifade etmektedir. Tüm bu çabalarda şehitlerimizin aziz hatırasına en küçük bir halel getirmediğimizi ve getirmeyeceğimizi özellikle vurgulamak istiyorum. Milletimizin birliğine ve kardeşliğine kasteden, dezenformasyonlara ve provokasyonlara karşı her daim uyanık olacağız. Türkiye, iç bütünlüğünü güçlendirdikçe etrafındaki krizlere karşı daha dirençli ve daha etkili bir konum elde etmekte, bu doğrultuda attığı adımlarla geleceğini daha sağlam temeller üzerine inşa etmektedir" dedi. "Sizler aziz şehitlerimizin bizlere emanetisiniz" "Kıymetli şehit yakınları, değerli gazilerimiz, şunu hiçbir zaman unutmayın; sizler aziz şehitlerimizin bizlere emanetisiniz" diyen Yılmaz, "Bu emanete sahip çıkmak bizim için en temel sorumluluklardan biridir. Devletimiz dün olduğu gibi yarın da tüm imkanlarıyla yanınızda olmaya devam edecektir. Son yıllarda şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için hayatın pek çok alanına dokunan önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. Kamuda istihdam imkanlarını genişlettik, aylık ve sosyal destekleri güçlendirdik. Gazilerimize yönelik bakım desteklerini artırdık, araç alımında sağlanan kolaylıklarla günlük hayatlarını rahatlatacak adımlar attık. Evlatlarımızın eğitim imkanlarını genişlettik; eğitimden ulaşıma, temel hizmetlerden sosyal haklara kadar pek çok alanda sizlerin yanında olduk. Şehitlerimizin aziz hatıralarını ülkemizin dört bir yanında yaşatmaya devam ediyoruz. Gazilerimizin emeklerine ve fedakârlıklarına layık bir destek anlayışını kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu anlayışla, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmayı ve gazilerimizin yanında dimdik durmayı sürdüreceğiz. Ne yaparsak yapalım şehitlerimizin fedakarlığına karşılık veremeyiz. Bize düşen onların emaneti olan vatanımıza, bayrağımıza, ezanımıza, birliğimize ve kardeşliğimize sahip çıkmaktır. Bu duygularla, Çanakkale’de istiklal meşalesini yakan, İstiklal Harbi’ni zafere taşıyan Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, şehit yakınlarına ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için vatanın dört bir yanında görev yapan kahraman güvenlik güçlerimize yürekten başarılar diliyorum. Rabbim askerimizi, polisimizi, jandarmamızı, güvenlik korucularımızı ve tüm görevlilerimizi her türlü tehlikeden muhafaza etsin, ordumuzu daima muzaffer kılsın. Yaklaşan Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum" diye konuştu. "Burada bir millet; yokluk içinde yılmamayı, zorluk karşısında dağılmamayı, en ağır şartlarda dahi omuz omuza durmayı başarmıştır" İftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu aktaran Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Ramazan’ın manevi ikliminde; bu güzel iftar sofrasında sizlerle bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Ramazan-ı Şerif’e veda etmeye hazırlandığımız bu günlerde, kardeşliğin ve paylaşmanın kıymetini bir kez daha yaşıyoruz. Allah’tan, bizleri sağlık ve afiyetle daha nice Ramazanlara eriştirmesini niyaz ediyorum. Bugün, Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıldönümünde, ecdadımızın büyük bir fedakârlıkla ve vatan sevgisiyle yazdığı eşsiz destanın anlamını hep birlikte idrak ediyoruz. Çanakkale, bir milletin istikbaline sahip çıkma iradesini bütün dünyaya ilan ettiği yerdir. Burada bir millet; yokluk içinde yılmamayı, zorluk karşısında dağılmamayı, en ağır şartlarda dahi omuz omuza durmayı başarmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen vatan evlatları, aynı siperde aynı ideal etrafında kenetlenmiş. Verdikleri destansı mücadeleyle bu vatanın asla teslim alınamayacağını tarihe nakşetmiştir. Bu anlamda Çanakkale, birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi hatırlatan güçlü bir iradedir. Nitekim aynı irade; Milli Mücadele’de, Büyük Taarruz’da, Kıbrıs’ta, terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da da yeniden tecelli etmiştir" dedi. "Milletimizin tarih boyunca esareti reddeden karakterini ve istiklalinden vazgeçmeyen duruşunu bir kez daha göstermiştir. Bugün de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi, Çanakkale’den bugüne uzanan bu sarsılmaz iradenin somut bir ifadesidir" ifadelerini kullanan Bakan Göktaş, "Bu hedef, kardeşliğimizi büyüterek huzur ve güven içinde güçlü bir geleceğe yürüme kararlılığımızı ifade etmektedir. Ülkemizin güvenliğini teminat altına alırken, şehitlerimizin emanetini ve gazilerimizin onurunu koruyan bir vefa ve sorumluluk çizgisidir. Aziz şehitlerimizin emanetleri kıymetli ailelerimiz, kahraman gazilerimiz, sizler, bu milletin gönlünde müstesna bir yere sahipsiniz. Gösterdiğiniz sabır, vakar ve metanet, hepimiz için özel bir anlam taşımaktadır. Sizlerin fedakârlığına layık olmak, bu ülkeye hizmet etmenin en büyük sorumluluklarından biridir. Bu anlayışla Bakanlık olarak, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin hayatını kolaylaştıran hizmetlerimizi büyük bir hassasiyetle ulaştırmaya devam ediyoruz. Bugün bizlere düşen görev, Çanakkale ruhunu, hayatın her alanında yaşatmaktır. Birliğimizi koruyarak, çocuklarımıza güçlü bir ülke bırakarak bu emanete sahip çıkmaktır. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli miras, üzerinde huzurla yaşadığımız bu vatandır. Bu duygularla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’nin tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ramazan Bayramı’nızı şimdiden tebrik ediyorum. Bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, bereket ve esenlik getirmesini diliyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi. Konuşmaların ardından ezanın okunmasıyla iftarlar açıldı. Duanın ardından iftar programı sonra erdi. Programın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz havayoluyla Ankara’ya hareket edecek.
18 Mart 2026 Çarşamba - 17:18 57. Alay Gelibolu’da tekrar kuruldu Çanakkale’de, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde anlamlı bir adım atıldı. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Gelibolu Yarımadası muharebelerinde gösterdiği fedakarlık ve kahramanlıkla adını tarihe altın harflerle yazdıran 57. Piyade Alayı’nın yeniden kurulması, anma programlarına ayrı bir anlam kattı. Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, 18 Mart kapsamında düzenlenen törenlerin ardından yeni kurulan alayda görevli askerlerle bir araya geldi. Özeren, Şehitler Abidesi ve Atatürk Anıtı önünde askerlerle birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirerek, 57. Piyade Alayı personeline görevlerinde başarı temennisinde bulundu. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Öte yandan, Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
AFAD Başkanı Memiş: "Dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti başarmıştır"
09 Ekim 2024 Çarşamba - 15:37 AFAD Başkanı Memiş: "Dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti başarmıştır" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin ’2024-2025 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde ’Türkiye’de Afet Yönetimi ve 6 Şubat Depremleri’ konusunda ilk dersi veren AFAD Başkanı Okay Memiş, "Anlattığım operasyon dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonudur. Bunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti başarmıştır. Eksiklerimiz vardır ama bu operasyon bu kadar kısa sürede yapılan en büyük operasyonudur. Bunu dünyadaki diğer afetleri inceleyerek söyledik" dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin ’2024-2025 Akademik Yılı Açılışı Töreni İÇDAŞ Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, AFAD Başkanı Okay Memiş, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve akademisyenlerin katıldığı program; saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program, ÇOMÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Senfoni Orkestrası konseriyle devam etti. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı açılışında ’Türkiye’de Afet Yönetimi ve 6 Şubat Depremleri’ konusunda ilk dersini veren AFAD Başkanı Okay Memiş, "Sizlere şu ana kadar anlattığım operasyon dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonudur. Bunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti başarmıştır. Eksiklerimiz vardır ama bu operasyon bu kadar kısa sürede yapılan en büyük operasyonudur. Bunu dünyadaki diğer afetleri inceleyerek söyledik. Amerika’daki FEMA bizim muadil kurumumuz. Japonya’da depremler ve diğer afetler, Çin’de ve diğer dünyanın diğer memleketlerinde meydana gelen afetlerde devletin gösterdiği risk, milletin gösterdiği tavır, devletin, milletimizin gösterdiği refleks gerçekten takdire şayandır. Afet yönetiminin üç ayağı vardır. Bir, afet öncesi. İki, afetlere müdahale. Üç, afet sonrası iyileştirme. Az önce de söyledim. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti olarak afetlere müdahalede ve afet sonrası iyileştirmede dünyanın en iyi memleketlerinden birisiyiz. Hele bunu anlattığım örnek hamaset olsun diye söylemiyorum. Hepsini araştırarak akademisyenlerimiz de burada araştırmaya da istediği gibi bakabilirler. En büyük operasyonudur. Ancak risk azaltmada daha epeyce mesafe almamız gerektiğinin de bilincinde ve farkındayız" dedi. "Müdahale kapasitenizi geliştiriyoruz ve artırıyoruz" Deprem afeti açısından riski azaltmanın kentsel dönüşüm demek olduğunu ifade eden Memiş, "Çanakkale’de risk varsa Çanakkale’deki binaların riski tespit edilip yerel yönetimlerimiz, vatandaşlarımızın marifetiyle mutlaka dönüşümünü gerçekleştirmemiz lazım. Bunu yapamazsak şayet yıkımlarla karşı karşıya kalacağız. Bu bizim için çok önemli. İkinci deprem afeti açısından. Çünkü her afetin risk azaltması farklıdır. Bina deprem yönetmeliğinden birazdan bahsedeceğim. Güncelliyoruz, güncelledik. Akademik çalışmayı mühendislerimizle, hocalarımızla bitirdik. Kamuoyuyla bakanlar kuruluna sunduktan sonra paylaşacağız. Binaların daha sağlam şekilde yapılması ile ilgili çalışma. ’Ya arkadaş aklın neredeydi, eskiden niye yapmadın’ diyecek olursanız, her depremin öğrettiği hususlar var mühendislik açısından. Yaşanan depremin büyüklüğünden sonra sistemi yeniden kurgulamak bir zorunlu hale geldi. Dolayısıyla gerçekten risk azaltmaya yönelik de çalışma yapmamız gerekiyor. Müdahale kapasitenizi geliştiriyoruz ve artırıyoruz. Az önce bir rakamdan bahsettim size. Dünyada o kadar rakama ulaşmak mümkün değil. Bizim yapmamız gereken, yıkılmayacak sağlam zemine sağlam bina yapmak. Ama biz şuna başladık. Kahraman ordumuzu, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, jandarmamızı, polisimizi eğitmeye başladık. Önce kamudan başladık. Onlara verdiğimiz eğitimlerle enkazlarda ve afetlerde müdahale kapasitemiz artırmaya başladı. Cumhuriyet’in 100’üncü yılında arama kurtarmada 100 bin bir projesi koyduk adını. Çalışmalarımız devam ediyor. Şimdiden 106 bin rakamı ulaştık. Ve çalışmalarımız da devam ediyor. Bu artarak devam edecek bu. Eğitim alanı ve eğitmen kapasitemizi artırdık. Araba kurtarma eğitmenini de çok önemli. Biz sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde özellikle hem gönül coğrafyamızda hem Türk Cumhuriyetlerinde mentörlük yapıyoruz. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği Sivil Koruma mekanizmasının da üyesiyiz. Ve uluslararası akreditasyona sahip olan bir kurumuz. AFAD olarak hatta dünyada da bu işi en iyi bilen ekiplerden birisiyiz. Keşke dramatik tecrübelerimiz olmasa da bunu söylemesek ama bizim yaşadığımız trajik ve dramatik tecrübeleri başka memleketler çok yaşamadığı için bizim ekiplerimiz hakikaten bu anlamda çok deneyime sahipler. Arama-kurtarma malzemeleri yerine birleştiriyoruz. Ama yüksek moralle 7/24 dört hiçbir ayrım yapmaksızın Anadolu’nun 85 milyonunda 81 vilayetteki bütün kardeşlerimizin hem emrindeyiz hem de onların yanındayız. Bütün imkanlarımızı onlar için seferber etmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. "En fazla insani yardım yapan ülke pozisyonundayız" Sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda da 5 kıta 70 ülkede insani yardım faaliyetlerini yürüttüklerinin altını çizen Memiş, "5 kıta 70 ülkede insani yardım faaliyetlerini yürütüyoruz. Onu da özellikle ifade etmek isterim. 2018-2022 yıllı Küresel İnsan Yardım Raporu incelendiğinde her yıl neredeyse Türkiye Cumhuriyeti Devleti gayri safi milli hasılası orantılandığında en fazla insani yardım yapan ülke pozisyonundayız. Bunları anlatırken yer yer eleştiriler ve sosyal medyada haksız linçlere de maruz kalıyoruz. Biz kendi ülkemizin vatandaşlarını asla ihmal etmeden bu yardımları yapıyoruz. Biz Maraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’daki vatandaşlarımızı asla ihmal etmeden bu işleri yapıyoruz. Gazze’ye toplamda 80 bin ton insanı yardım yapıyoruz. Biz AFAD olarak insanın yardım boyutundayız. Her ay neredeyse Mısır’a, Kahire’ye kendim bizzat gidiyorum. Refah sınırın kapısından insanın yardım malzemelerini ulaştırmaya gayret ediyoruz ama çok büyük güçlüklerle karşı karşıya kalıyoruz. Biz AFAD olarak Mısır’la Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden iyi şekilde başlamasına vesile olduğumuzu söyleyebiliriz. Orada afet diplomasisiyle, oradaki hükümetlerle güven telkin ederek bizim iyi niyetimizi anladılar. Biz de onlara birçok konuda yardımcı oluyoruz ve yeniden bu şeylere başlattık diyebilirim. Sadece Gazze’ye değil, şu anda Başkan Yardımcı Bosna Hersek’te, orada en son bir sel meydana geldi. 18 kişi hayatını kaybetti. 40 kişi kayıptı, oradayız. Bangladeş’te sel oldu, oradaydık. Afganistan’da, Pakistan’da, Sudan’da, Somali’de, şimdi Lübnan’da bir şey var. Güneyimizde 2 saat mesafede bir savaş ortamı var adeta. Dolayısıyla biz duyarlı bir şekilde bekliyoruz" diye konuştu.
Çanakkale’de uçak kazası tatbikatı
09 Ekim 2024 Çarşamba - 15:10 Çanakkale’de uçak kazası tatbikatı Çanakkale’de Havalimanı Acil Durum Planı çerçevesinde, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) koordinesinde uçak kazası tatbikatı gerçekleştirildi. Çanakkale’de Havalimanı Acil Durum Planı çerçevesinde düzenlenen ‘Geniş Katılımlı Uçak Kaza Kırım Tatbikatı’ Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) koordinesinde AFAD İl Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, Kızılay, THY İstasyon Şefliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü (AYAY) işbirliğinde yapıldı. Senaryo gereğince ATR-72 tipinde 13 yolcusu, 5 mürettebatı bulunan uçak, Çanakkale Havalimanına inişi sırasında İsmetpaşa Mahallesi Metin Oktay Caddesi Belediye Tohum Sandığı karşısında kaza kırıa uğradı. Kaza sonrasında kısa bir süre sonra bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye, polis, AFAD, UMKE ve Kızılay yönlendirildi. Uçak enkazından ölü yolcular çıkartılırken, kurtarma çalışmalarında yaralanan yolcular sağlık ekiplerince tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri kaza kırıma uğrayan uçakta çıkan yangına müdahale etti. Yaralıların olay yerine gelen ambulanslarla Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Devlet Hastanesi ile ÇOMÜ Sağlık, Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk edildi. Tatbikata, Havalimanı Müdürlüğünden 3 ARFF aracı, 50 personel, İl Emniyet Müdürlüğünden Çevik kuvvet ve 3 trafik ekibi ile 20 personel, AFAD İl Müdürlüğünden 6 Arama kurtarma teknisyeni 1 araç, Belediye itfaiyesinden 1 araç 4 itfaiye eri, İl Sağlık Müdürlüğünden 12 sağlık personeli ile 4 Ambulans, UMKE ekibinden 2 araç 10 personel, THY şirketinden 1 personel, Çelebi yer hizmetleri şirketinden 2 personel katılırken, yaralıları ve kazazedeleri 16 ÇOMÜ AYAY öğrencisi canlandırdı. Tatbikata ilgili kurum müdürleriyle havalimanı yöneticileri katıldı.
2024-2025 ÇOMÜ Oryantasyon Programı Gerçekleştirildi
08 Ekim 2024 Salı - 14:50 2024-2025 ÇOMÜ Oryantasyon Programı Gerçekleştirildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) 2024-2025 Akademik Yılı Oryantasyon Programı, İÇDAŞ Kara Yusuf Kongre Merkezi’nde, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, ÇOMÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya, Prof. Dr. H. Levent Dalyancı, Genel Sekreter V. Oğuz Ünal ile ÇOMÜ’lü akademisyenlerin, idarecilerin ve öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği oryantasyon programında Saygı Duruşunun ardından İstiklal Marşı ve ÇOMÜ Marşı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzik Bölümü Şef Öğr. Gör. Mete Gökçe yönetiminde Akademik Koro tarafından seslendirildi. Program; Öğrenci Temsilcisi Elif Damlasu Mermer’in, ÇOMÜ’de Kulüpler ve Sosyal Yaşam ile ilgili bilgilendirmeler yaptığı konuşmasının ardından ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, "Burada, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin yeni öğrencileri, paydaşları ve 2028 mezunlarımızla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Yıllar önce kendi üniversite hayatımı başlatırken hissettiğim heyecanı sizlerle paylaşmanın heyecanını yaşıyorum. Hepinizi 2024-2025 akademik yılına ve üniversitenize en içten dileklerimle hoş geldiniz diyorum. Burada sadece bir üniversitenin öğrencisi değil, aynı zamanda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversiteli oluyorsunuz. Bu, bir aidiyet, güven ve sorumluluk meselesidir. Sizler, geleceğinizi şekillendirmek üzere bu üniversiteyi seçtiniz. Bu nedenle sizleri ve ailelerinizi gönülden tebrik ediyorum. Biz hocalarınız olarak, bu güveni ciddiye alacak ve tüm imkanlarımızı, kabiliyetlerimizi ve kaynaklarımızı sizlere sunma taahhüdünde bulunuyoruz. Burada, karşılıklı bir sosyal sözleşme var. Hocalarınız size rehberlik edecek, sizler ise kendi sorumluluklarınızı taşıyacaksınız. Üniversite, yalnızca bilgi transferinin yapıldığı bir yer olmaktan öte; araştırmanın, çözüm üretmenin, inovasyonun merkezi olacaktır. Bugünden itibaren, bilgi transferinin ötesine geçerek, araştırma yapmayı, eleştirel düşünmeyi, çözüm üretmeyi ve inovasyonu öğrenmeye odaklanacaksınız. Aynı zamanda sanat, edebiyat, spor, münazara, tiyatro ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda yer alarak kendinizi her yönüyle geliştirme fırsatına sahip olacaksınız. Unutmayın, üniversite hayatı yalnızca akademik başarı ile sınırlı değildir. Bu aktivitelerin her birine katılarak hem kariyerinizde hem de kişisel gelişiminizde önemli adımlar atabilirsiniz. Artık kendi kararlarınızı kendiniz verecek ve sonuçlarını üstleneceksiniz. Çünkü hayatta, özellikle üniversite sonrası dönemde, sizi yönlendiren ve kararlarınıza müdahale eden kimse olmayacak. Sadece size rehberlik edecek hocalarınız var; ancak kararları sizler vereceksiniz" dedi. Rektör Erenoğlu’nun sunumu esnasında ÇOMÜ’nün resmi sosyal medya hesaplarından anketler yayımlandı ve Teams üzerinden ÇOMÜ’nün ilçelerde bulunan Meslek Yüksekokulları ile canlı bağlantı kuruldu. ÇOMÜ Tanıtım Filminin izlenmesinin ardından Öğrenci Dekanı Prof. Dr. Bülent Güven, Sosyal Sorumluluk Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hicran Özlem Ilgın, Spor Birliği Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Ünver, Erasmus Kurum Koordinatörü Arş. Gör. Dr. Ali Emrah Tokatlıoğlu ve Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Cansu Yılmaz tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Program, öğrencilere ikramla son buldu.
Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’nde Asayiş ve Trafik ekiplerinde kullanılacak 10 yeni araç hizmete başladı
08 Ekim 2024 Salı - 08:53 Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’nde Asayiş ve Trafik ekiplerinde kullanılacak 10 yeni araç hizmete başladı Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’nde, Asayiş ve Trafik ekiplerinde kullanılacak 10 yeni araç hizmete başladı. İçişleri Bakanlığı tarafından Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü’ne tahsis edilen 10 araç hizmete başladı. Asayiş ve Trafik ekiplerinde kullanılmak üzere birimlere dağıtılan araçlar için tören düzenlendi. Törene, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, Emniyet müdür yardımcıları, birim müdürleri ve emniyet teşkilatı katıldı. Tören saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı. İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, “İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya‘nın talimatları ve tensipleriyle ilimize yaklaşık 10 tane yeni araç daha gönderildi. Bu araçlarla ilgili tabii hem toplumun huzuru, güvenliğin sağlanması noktasında daha aktif, daha proaktif polislik anlayışıyla daha hızlı ve teknolojik imkanları kabiliyetli araçlarımızı Çanakkale’mizin huzur için 24 saat görev yapan personelimizle birlikte daha etkin ve verimli görev yapmaya devam edeceğiz” dedi. Vali Ömer Toraman ise, “Emniyet teşkilatımız diğer kolluk birimleriyle birlikte Jandarma, Sahil Güvenlik, vatandaşımızın huzuru ve güveni için 7/24 esasına göre büyük bir özveriyle vazifesini icra etmektedir. Sayın İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya beyefendi, Türkiye’nin huzuru ifadesiyle, memleketimizin her bir köşesinde huzurun tesisi için, teşkilatlarımızın motivasyonu için, onların daha iyi hizmet etmesi için her türlü gayreti göstererek, her türlü desteği vererek, bu alanda güç ve imkan ve kabiliyetimizi arttırıyor. Biz Çanakkale’nin huzuru için 7/24 vazifemizin başındayız. Suçun önlenmesini, oluşmasını önlemek yanında suç işleyenlerin de peşindeyiz. Onların da hak ettikleri cezaya çarptırılması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Hiç kimsenin Çanakkale’nin huzurunu bozmasına müsaade etmeyeceğimizi, bu konuda kararlılıkla mücadele edeceğimizi, burada bulunan kahraman teşkilat mensubu arkadaşlarımızla hep beraber bu amaçlı doğrultusunda çalışacağımızı bir kere daha ifade ederek, araçlarımızın hayırlı uğurlu olmasını, kazadan beladan muhafaza etmesin yüce Allah’tan niyaz ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından dua ile araçlar Vali Ömer Toraman, İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, Emniyet müdür yardımcıları tarafından görevlerine başlamak üzere uğurlandı.