Yerel Haberler
Çanakkale
20 Mart 2026 Cuma - 00:09 Gider: Eleştirilen İhale Karabiga’ya 10 Kat Gelir ve Değer Getirdi AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Karabiga Belediyesi’nin Yakamoz Otel’i yeniden ihaleye çıkararak kira gelirini 15 bin liradan 150 bin liraya yükseltmesini örnek göstererek, bu kazanımın hem belediye bütçesine önemli katkı sağladığını hem de AK Parti iktidarının Anadolu insanına kazandırdığı özgüvenin somut bir göstergesi olduğunu söyledi. AK Parti Biga İlçe Başkanlığı tarafından Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma programı düzenlendi. Bigaspor Tesisleri’nde gerçekleştirilen programa AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, AK Parti Biga İlçe Başkanı Ahmet Şahin, AK Parti Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Karadayı, AK Parti Biga İlçe Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Arslan, il yöneticisi Cahit Bilge, Biga Belediye Meclis Üyesi Halil Yağan, İlçe Koordinatörü Orhan Arslan, muhtarlar, gençlik kolları, mahalle başkanları ve çok sayıda partili katıldı. Bayramlaşma programında konuşan Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, Karabiga’da gerçekleştirilen hizmet ve yatırımlara değinerek, beldede önemli bir değişim yaşandığını söyledi. Başkan Elbi, "Ramazan Bayramınız mübarek olsun. İnşallah bu ay sonu itibariyle görevde yedinci yılımızı dolduruyoruz ve ikinci dönemimizde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karabiga’da yaptığımız hizmetleri bizi takip edenler, Karabiga’ya gelenler ve beldemizde yaşayan vatandaşlarımız değişimi ve gelişimi gözleriyle görüyor. Biz daha önce de söylediğimiz gibi, hizmet görmek isteyen varsa Karabiga’ya baksın diyoruz. Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz. Bu anlayışla durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Proje ve hizmetlerimizde ciddi emeği bulunan milletvekilimiz sayın Ayhan Gider’e sizin huzurunuzda canı gönülden teşekkür ediyorum. Ne zaman Ankara’ya gitsek bizimle yakinen ilgilenip ilgili bakanlıklara götürüp gerekli görüşmeleri yapmamızı sağlıyor. Hep birlikte Karabiga’mıza hizmet getiriyoruz" dedi. Programda konuşan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ise AK Parti iktidarının Anadolu insanına kazandırdığı özgüvene dikkat çekerek, Karabiga Belediyesi’nin otel ihalesini örnek gösterdi. Gider, yıllarca düşük kira bedeliyle işletilen ve bakımsız durumda olan belediyeye ait otelin yeniden ihaleye çıkarılmasıyla birlikte önemli bir gelir artışı sağlandığını ifade etti. Milletvekili Gider şunları söyledi: "Karabiga Belediyesi’nin bir tane oteli var. İnternete girin, her tarafının fare dolu olduğunun fotoğrafları olan bir otel. 30 senedir müstecir kullanıyor. 15 bin lira kira veriyor ve otel dökülüyor. Belediye bunu ihaleye çıkmaya kalktı. Yıktılar ortalığı peşkeş çekiyorsunuz diye. Peşkeşin sonucu ne oldu ben size söyleyeyim. 15 bin liralık kira şu anda 150 bin liraya çıktı. Bakın 35 senedir kim kime peşkeş çekmiş. Ama o peşkeş çekti deyince CHP’liler, bizim belediye meclis üyeleri köy çocuğu ya, ’İstifa edeceğiz biz, çocuklarımıza anlatamıyoruz falan’ demeye başladılar. Neyi? 15 bin liralık bu kirayı 150 bin liraya çıkardı. Ve yeni alan 35 milyon lira da masraf ediyor. Biz bunları yapmaktan bile korkan çocuklardık. Yeni pantolon aldığımızda giymeye utanan çocuklardık. Recep Tayyip Erdoğan’ın en önemli yaptığı iş asıl toplum katmanlarına, köy çocuklarına, kasaba çocuklarına, mahalle çocuklarına bu kişiliği kazandırmak oldu, bu özgüveni kazandırmak oldu. İşte sonuç olarak akademi de gelişiyor, savunma da ekonomi de her şey gelişiyor." Bayramlaşma programı, partililerin karşılıklı bayramlaşması ve sohbetlerle sona erdi.
Çanakkale Savaşları’ndan kalma 109 yıllık top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor
27 Ağustos 2024 Salı - 14:06 Çanakkale Savaşları’ndan kalma 109 yıllık top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçiğin 109 yıl önce düşmana geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanını kıldığı Seddülbahir Mevkiinde Osmanlı Top mevzileri bulundu. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda devam eden çalışmalar kapsamında, dünyanın en kanlı savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 109 yıl geçmesine rağmen savaşa ait izler, gün yüzüne çıkıyor. Seddülbahir mevkiinde 109 yıl önce yaşanan Çanakkale Savaşları’nda bölgenin savunması için kullanılan 15 Osmanlı top mevzisi tespit edildi. Alan Başkanlığı tarafından tespit edilen top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor. Seddülbahir mevkiinde bulunan top mevzilerinde incelemelerde bulunan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Çanakkale tarihi alan dünyanın en büyük açık hava müzesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. 15 adet top mevzisi yani Çanakkale’yi Geçilmez yapan Mehmetçiğin büyük bir destan yazdığı ve kahramanlık örneği sergilemiş olduğu Çanakkale’nin muhafızlığı görevini yapmış top mevzileri gelen ziyaretçiye açık hale getiriliyor. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığımızca gelen ziyaretçinin Çanakkale Ruhunu daha iyi idrak etmesi, Çanakkale kahramanlığını daha iyi anlaması için savaş sırasında kullanılmış ve Mehmetçiğin ayak izleri olan, Mehmetçiğin parmak izleri olan top mevzilerini gelen ziyaretçiye açarak buradaki kahramanlığın daha iyi anlaşılmasını amaçlıyoruz. Ve bütün herkesi Çanakkale’deki bu büyük işi başarmış Mehmetçiğimizin, kahraman ecdadımızın hatıralarını daha yakından görmeye, Çanakkale Ruhunu daha iyi hissetmeye ve idrak etmeye davet ediyoruz. Çanakkale bu milletin ortak paydası ve ortak değeridir. İşte hemen arkamızda görmüş olduğumuz top mevzilerinde de ecdadın ayak izleri var. Top mermilerinin üzerinde, top arabalarının üzerinde o büyük kahramanların parmak izleri var. Ve savaşın ne kadar büyük olduğunu da buradan daha iyi görebiliyoruz. İşte Mehmetçik, o kahraman Mehmetçik, Çanakkale Boğazı’nı işte bu toplarla geçilmez yaptı” dedi.
Çanakkale Savaşları’ndan kalma 109 yıllık top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor
27 Ağustos 2024 Salı - 13:56 Çanakkale Savaşları’ndan kalma 109 yıllık top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçiğin 109 yıl önce düşmana geçit vermeyerek ‘Çanakkale Geçilmez’ destanını kıldığı Seddülbahir Mevkiinde Osmanlı Top mevzileri bulundu. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda devam eden çalışmalar kapsamında, dünyanın en kanlı savaşlarından biri olan Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 109 yıl geçmesine rağmen savaşa ait izler, gün yüzüne çıkıyor. Seddülbahir mevkiinde 109 yıl önce yaşanan Çanakkale Savaşları’nda bölgenin savunması için kullanılan 15 Osmanlı top mevzisi tespit edildi. Alan Başkanlığı tarafından tespit edilen top mevzileri gün yüzüne çıkarılıyor. Seddülbahir mevkiinde bulunan top mevzilerinde incelemelerde bulunan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Çanakkale tarihi alan dünyanın en büyük açık hava müzesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. 15 adet top mevzisi yani Çanakkale’yi Geçilmez yapan Mehmetçiğin büyük bir destan yazdığı ve kahramanlık örneği sergilemiş olduğu Çanakkale’nin muhafızlığı görevini yapmış top mevzileri gelen ziyaretçiye açık hale getiriliyor. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığımızca gelen ziyaretçinin Çanakkale Ruhunu daha iyi idrak etmesi, Çanakkale kahramanlığını daha iyi anlaması için savaş sırasında kullanılmış ve Mehmetçiğin ayak izleri olan, Mehmetçiğin parmak izleri olan top mevzilerini gelen ziyaretçiye açarak buradaki kahramanlığın daha iyi anlaşılmasını amaçlıyoruz. Ve bütün herkesi Çanakkale’deki bu büyük işi başarmış Mehmetçiğimizin, kahraman ecdadımızın hatıralarını daha yakından görmeye, Çanakkale Ruhunu daha iyi hissetmeye ve idrak etmeye davet ediyoruz. Çanakkale bu milletin ortak paydası ve ortak değeridir. İşte hemen arkamızda görmüş olduğumuz top mevzilerinde de ecdadın ayak izleri var. Top mermilerinin üzerinde, top arabalarının üzerinde o büyük kahramanların parmak izleri var. Ve savaşın ne kadar büyük olduğunu da buradan daha iyi görebiliyoruz. İşte Mehmetçik, o kahraman Mehmetçik, Çanakkale Boğazı’nı işte bu toplarla geçilmez yaptı” dedi. (MS
Troya Müzesi ve Troya Ören Yeri’ne 8 ayda 400 bin kişi ziyaret etti
26 Ağustos 2024 Pazartesi - 09:27 Troya Müzesi ve Troya Ören Yeri’ne 8 ayda 400 bin kişi ziyaret etti Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi ile Troya Savaşları’nın yaşandığı Troya Ören Yeri’ni 8 ayda toplamda 400 bin kişi ziyaret etti. Ziyaretçi sayısının gelecek aylarda 500 bine çıkması bekleniyor. Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe ışık tutan Troya Ören Yeri girişine yaklaşık 70 milyon TL harcanarak yapılan 12 bin 750 metrekare kapalı alana sahip Troya Müzesi, 18 Mart 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ziyarete açıldı. Troya Müzesi, ziyarete açıldıktan hemen sonra mimarisi ve içerisinde sergilenen 2 bin eser ile tüm dünyanın ilgisini çekti. Merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde 160 yılı aşkın süredir kazılan Troya Ören Yeri’nin girişinde ziyaretçileri karşılayan Troya Müzesi, 2020’de Avrupa Yılın Müzesi Özel Takdir Ödülü, 2020 ve 2021’de Avrupa Müze Akademisi Özel Ödülü, 2020’de Attraction Star Awards Ödülleri’nde yılın “En Başarılı Müzesi Ödülü’, 2020’de Tripadvisor.com tarafından ‘Traveller Choice Awards Ödülleri’ çerçevesinde iki yıl üst üste ‘Travaller Choice’ (gezgin seçimi) ödüllerini aldı. Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Savaşları’nın yaşandığı Troya Ören Yeri, UNESCO’nun 1998 yılında ’Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Troya Ören Yeri’ni gezmeye gelen yerli ve yabancı turistler, 2019 yılında açılışı gerçekleştirilen Troya Müzesi’nde, sergilenen 2 bine yakın eseri de görmek imkanı buluyor. Troya Ören Yeri’nde kazı çalışmaları 12 ay devam ediyor. Çanakkale’de 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri’nden çıkan eserlerin sergilendiği Troya Müzesi ile Troya Savaşları’nın yaşandığı Troya Ören Yeri’ne 8 ayda toplamda 400 bin kişi ziyaret etti. Ziyaretçi sayısının gelecek aylarda 500 bine çıkması hedefleniyor. Ziyaretçi sayılarında şu ana kadar bir rekor seviyeye geldiklerini belirten Troya Müze Müdürü Rıdvan Gölcük, “Müzemiz açıldıktan sonra popüler oldu. Yani 2019 yılında Time dergisinde dünyadaki görülmesi gereken 100 yer listesine girmesi, 2020 yılında Türkiye’deki en başarılı müze seçilmesi yine aynı yıl Avrupa yılın müzesi ödülü 2020-21 Avrupa müze akademisi gibi ödüller müzeyi süratler popülerleştirdi. Tabi müzenin bu kadar kısa sürede popüler hale gelmesinin nedeni, örneğin sadece 2024 yılının Ağustos ayına kadar 9 tane sergi yaptık. Yani müze içerisinde yoğun bir hareketlilik var. Müze ulusal ve uluslararası basında yüzlerce kez haber oldu. Birçok belgesele konu oldu. Sosyal medyasıyla, söylemleriyle, işte çıkarttığımız dergi ile beraber iyi bir kurumsal imaj, iyi bir kurumsal marka oluşturulmaya çalışılıyor. Hatta şunu söyleyebiliriz, Troya Müzesi çok kısa süre içerisinde Türkiye’nin en iyi müze markalarından biri haline geldi ve Made in Troya markasını başarıyla temsil ediyor” dedi. Troya Müzesine ziyaretçi sayılarını da değerlendiren Müze Müdür Rıdvan Gölcük, “Troya Müzesi açıldıktan kısa bir süre sonra pandemiyle karşılaştık. Bu oldukça bizim için talihsiz bir konu oldu ve geçtiğimiz yıl yaşadığımız deprem felaketi, bunlar ziyaretçi sayılarını bugüne kadar etkilemişti. Şimdi 2024 yılının ilk iki çeyreğine bakarsak, ilk çeyrekte Ocak, Şubat ve Mart ayında 2023’ün ilk üç ayına göre yüzde 68’lik bir artış yaşadık ki oldukça sevindirici bir rakam. İkinci çeyreğe baktığımızda ise Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında toplamda yüzde 28’lik bir artışla devam ettik. Yani ilk 6 ayda toplamda yüzde 38 daha iyi gidiyoruz 2020, 2021, 2022 ve 2023 bunların hepsini dahil ettiğimizde 2024 yılı bizim için bir rekor şekilde devam ediyor. Ağustos ayına kadar ise Troya Ören Yeri ve Troya Müzesi toplamda hemen hemen 400 bin kişilik bir ziyaretçi sayısını yakaladı. İkisinin toplamı çok yakın zamanda 500 bini bulacak. Yılsonuna doğru da toplam ziyaretçi rekorunu yakalamış olacağız. Geçen yıl toplamda hemen hemen ilk 6 aydan sadece bahsedeyim hemen hemen 60 binlerde kalmışken, şu anda ilk 6 ayda 100 bin ziyaretçi sayısını aştık ve dolayısıyla da müze geçtiğimiz yıl toplamda 160 bin gibi bir rakam yakalamıştı. Sanırım bunu Eylül ayı gibi bunu kıracağız ve Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ise sürekli rekor tazelemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
2 bin yıllık antik liman kalpli pembe göle dönüştü
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 09:28 2 bin yıllık antik liman kalpli pembe göle dönüştü Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyündeki Alexandria Troas Antik Kenti’nin 2 bin yıllık iç limanı, zamanla denizle bağlantısı kesilince, doğa şartlarına bağlı olarak kalp şeklini aldı. İçerisindeki tuzlu su da yılın belli dönemlerinde pembe renge dönüşünce ortaya kalpli pembe göl çıktı. Bugünlerde yeniden pembeleşmeye başlayan kalp şeklindeki göl, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Pembeye bürünen ve kalp şekli ile dikkati çeken ’Kalpli Göl’, drone ile havadan görüntülendi. Kalpli göl doğal dokusu bozulmaması ve zarar görmemesi için araç trafiğine kapatıldı. Ziyaretçiler yaya olarak gölün olduğu alanı gezebilecek. Alexandria Troas Antik Kenti’nin ticaret merkezi olarak uzun süre hizmet eden 2 bin yıllık iç limanı, günümüzde ise kalpli pembe göl olarak turizme katkı sağlıyor. Dış liman ile bağlantısı zamanla ortadan kalkan antik kentin iç limanı bir göle dönüştü. Sıcaklık ve tuzluluğun artmasından dolayı ’dunaliella salina’ adlı mikroskobik bitkisel canlının fazla üremesinden kaynaklı yaşanan pembe ve kırmızıya yakın tonlar, göle farklı bir görünüm kazandırıyor. Zamanla da doğa şartlarına bağlı olarak suyun çekilmesi ile kalp şeklini aldı. İçerisindeki tuzlu suyun yılın belli dönemlerinde pembe renge bürünmesiyle 2 bin yıllık antik liman, dünya üzerinde bilinen ve pembe renge sahip 8 gölden birisi haline geldi. Ziyaretçilerin çekip, sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarla popülerliği artan kalp şeklindeki gölün suyu, bugünlerde yine pembeye çalmaya başladı. Pembeye bürünen ve kalp şekli ile dikkati çeken ’Kalpli Göl’, drone ile havadan görüntülendi. Kalpli göl doğal dokusu bozulmaması ve zarar görmemesi için araç trafiğine kapatıldı. Ziyaretçiler yaya olarak gölün olduğu alanı gezebilecek. Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Son belki beş yıldır Alexandria Troas Antik kentinin iç liman bölgesi olarak aslında teknik olarak karşılığı bu içinde hapsolmuş suyun nedeniyle kalpli göl yada pembe göl olarak toplum tarafından tanınan bölge ısı değişimleri ve burada hapsolmuş suyun içerisinde yaklaşık bin yılı aşkın süredir oluşan mikro klima, mikro iklim ve mikroorganizmalar nedeniyle renk değiştiriyor. Bu ısıya bağlı olarak mevsimsel değişimler olabiliyor. Genelde de işte Ağustos ayının ikinci yarısından Eylül ayının ortasına kadar olan dönemde bu tam yazdan sonbahara döndüğümüz dönemde bu ısı değişimleri çok net bir biçimde renk değişim olarak karşımıza çıkıyor. Bir de kıştan ilkbahara dönerken, renk değişimi tabii kalpli pembe göl bir şeker pembesi değil genelde buraya gelen ziyaretçilerimiz böyle gerçekten o şeker pembesi renginde tonunda bir renk bekliyorlar. Öyle bir renk değişimi değil bu daha kiremit kırmızısı rengi olarak adlandırabileceğimiz bir renk. Bu değişimi sağlayan hem bu suyun içerisinde oluşan bu mikroorganizmaların da oluşturduğu bir değişim ki, bu mikroorganizmalarla ilgili geçtiğimiz yıllarda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biyoloji bölümünden mikrobiyoloji üzerine çalışan uzmanların çalışmaları oldu. Burada daha önce tespit edilmemiş olan mikroorganizma boyutunda türlerin olabileceği ve bunların da belki çeşitli bilimsel çalışmalar neticesinde bir ihtimal bir yeni antibiyotik için kullanabileceğine dair veriler ortaya koyduğu meslektaşlar. Burayla ilgili bir düzenleme yapılması tabii ki bizim gündemimizde” dedi. Son yıllarda bu alanın popülaritesinin artmasıyla birlikte ziyaretçi sayısının fazlalaştığını da belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Bunun kontrol edilebilir düzeyde olması çok önemli, çünkü bu özel bir alan. Şöyle söyleyeyim, yani mikrobiyologlarla yaptığımız değerlendirmelerde biyoloji bilimi açısından çevresiyle birlikte arkeolojik olarak kuşkusuz bir iç liman bölgesi olması anlamında değeri var ama biyoloji bilimi açısından da değeri var. Hatta böyle bir örnekleme ile bulun diğerinin bana anlattığı meslektaşlar dediler ki Salda Gölü ne kadar kendi has özel bir alansa buradaki bu renk değişimini sağlayan iç liman bölgesi ya da halkın tanıdığı ismiyle kalpli göl bölgesi o kadar değerli. Dolayısıyla buradaki turist sirkülasyonu düzenlemek gerekliliği ortaya çıktı. Biz şimdi bununla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Bu yıl tabii çevremizde maalesef yaz başından beri yaşanan yangınlar sebebiyle bu alana trafik girişini kestik. Sadece yaya trafiği söz konusu, insanlar yaya olarak bu gölü gelip gezebilirler. Burası özel bir alan, bu alanı korumak hepimizin görevi. Lütfen ziyaretçilerimizden şunu rica ediyoruz, her zaman gelip gezebilirler bu alanı, alanın etrafında dolaşabilirler. Bu alanla ilgili bilgilendirme panoları hazırlanıyor. Onları da alana dikeceğiz. Bir düzenleme yapacağız. Ama sanıyorum bu tarihten sonra alan artık araç trafiğine açık olmayacak. Bu korumayı yapmak zorundayız. Araçlarıyla bir yere kadar gelip, yürüyerek alanı gezebilir. Ama gezdikleri süre boyunca alanı temiz tutulması, koruması bizim olduğumuz kadar ziyaretçilerin de sorumluluğunda, bu konuda onların desteğini bekliyoruz, her zaman bekliyoruz gelebilirler. Alanla ilgili olarak tabii entegre bir takım projelerimiz var. Alanı yukardan gören antik kentin Geç Akropoli diyebileceğimiz bölgede yer alan bir eski okul binası ve okul binasının merkezinde yer aldığı 2,5 dönüm bir arazide biz bir ziyaretçi bilgilendirme merkezi projesi hazırladık. Bu projesi proje onaylama aşamasında, bunu hayata geçirdiğimizde burası çok daha cazip bir noktaya gelecek ve entegre edeceğiz bunu iç liman, dış liman bölgesiyle, ziyaretçilerimizi bekliyoruz. Ama tekrar vurgulayayım araç trafiğine şu anda kapalı ama aşağıda meydanda araçlarını bırakıp, çok rahatlıkla yürüyerek alanı gezebilirler” diye konuştu. Sıcaklık ve tuzluluğun artmasından dolayı ’dunaliella salina’ (su yosunları) adlı mikroskobik bitkisel canlının fazla üremesi nedeniyle ortaya çıkan pembe ve kırmızıya yakın tonlar, göle farklı bir görünüm kazandırıyor. Özellikle Ağustos ve Eylül aylarında pembeye yakın tonlara bürünen gölde, Kasım ve Aralık aylarında bazı günlerde yaşanan ısı değişikliğiyle de aynı renk oluşuyor. Kalp şeklindeki pembe gölün yapılacak araştırma ve inceleme sonrası turizme kazandırılması planlanıyor. Pembe göl, Troya, Assos, Alexandria Troas, Apollon Smintheus antik kentlerinin ziyaretçi sayılarına olumlu katkısının olacağı varsayıldığı gibi, yeni turizm bölgeleri olarak belirlenen Kadırga Koyu, Sivrice, Sokak Ağzı, Babakale, Gürpınar ve Tuzla açısından da önemli rol oynaması bekleniyor. Hatice Çekil - Erol Güngördü