Yerel Haberler
Çanakkale
Sahil Güvenlik Komutanlığından Yunan unsurlarının çarparak hasar verdiği balıkçı teknesiyle ilgili açıklama
11 Temmuz 2024 Perşembe - 19:54 Sahil Güvenlik Komutanlığından Yunan unsurlarının çarparak hasar verdiği balıkçı teknesiyle ilgili açıklama Çanakkale’de uluslararası karasularında Yunan Sahil Güvenliği botu tarafından çarparak zarar verilen Türk balıkçı teknesiyle ilgili Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, olayla ilgili başlatılan incelemelerin devam ettiği belirtildi. Yunan Sahil Güvenlik botunun balıkçı teknesine çarptığı olayla ilgili Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, "11 Temmuz 2024 tarihinde bazı medya kuruluşları ile sosyal medya hesaplarından “Yunan Unsurları Gökçeada Açıklarında Balıkçı Teknesine Zarar Verdi” başlığı altında birtakım görüntüler kamuoyuna servis edilmiştir. Konuya ilişkin detaylı bilgiler aşağıda yer almaktadır: 11 Temmuz 2024 tarihinde saat 11.25’te, Çanakkale ili Gökçeada ilçesi Zürafa Feneri açıklarında avcılık faaliyetinde bulunan Türk bayraklı “Kızılelma-1” isimli balık avlama teknesinin bölgeye gelen Yunanistan Sahil Güvenlik unsuru tarafından yakın mesafeden geçilerek taciz edildiği ve sol ön tarafına çarpmak suretiyle balıkçı teknesine maddi zarar verildiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine derhal 4 Sahil Güvenlik Botu sevk edilmiştir. Türk Sahil Güvenlik Botlarının bölgeye intikali esnasında Yunanistan Sahil Güvenlik unsurunun bölgeden süratle uzaklaştığı, bölgede yapılan incelemelerde olayın yaşandığı mahal civarında herhangi bir Yunan Sahil Güvenlik unsuru olmadığı, bahse konu balıkçı teknesindeki personelin çarpmanın etkisiyle kırılan camlardan dolayı hafif yaralandığı, balıkçı teknesinde maddi hasar olduğu tespit edilmiş ve tekne yedeklenerek Gökçeada Limanı’na intikal ettirilmiştir. Olay ile ilgili başlatılan incelemelere devam edilmektedir. Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı Türk deniz yetki alanları içerisinde yurdumuz denizlerinde hak ve menfaatlerimizi koruma görevini 7 gün 24 saat esasına göre yerine getirmeye devam etmektedir” denildi.
Seddülbahir Kalesi Dünya Mimarlık Festivali’nde finalde
11 Temmuz 2024 Perşembe - 13:26 Seddülbahir Kalesi Dünya Mimarlık Festivali’nde finalde Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bir asır sonra restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılan, Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin 3 Kasım 1914’te ilk bombaladığı yer olan ve ilk şehitlerin verildiği Seddülbahir Kalesi, Dünya Mimarlık Festivali’nde tamamlanan kültür yapıları kategorisinde finale kaldı. 17. yüzyılda Sultan V. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılan Seddülbahir Kalesi, tarihin en kanlı savaşları arasında yer alan ve Mehmetçiğin kahramanlığı sayesinde ’Çanakkale geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nda boğazın güvenliğinde çok önemli rol oynadı. 108 yıl önce yedi düvele Mehmetçiğin karşı koyduğu kale, isabet eden top atışlarıyla hasar gördü. Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin gemilerinden atılan top mermileri ile büyük hasar alan Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Seddülbahir Kalesi, aradan geçen bir asırlık zaman diliminde doğa şartları nedeniyle zarar gördü. Harap haldeki kaleyi ayağa kaldırıp, açık hava müzesi haline getirmek için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nca 2015 yılında başlatılan restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlandı. Kale, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108’inci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ziyarete açıldı. Seddülbahir Kalesi Müzesi’nde ziyaretçiler, kalenin 17. yüzyıldan bugüne kadarki tarihi hakkında bilgilendiriliyor. Ziyaretçiler, Çanakkale Savaşları’nın ilk şehitlerinin yer aldığı kabristanı ziyaret edip, 1915 Çanakkale Savaşları’nın bu kalede yaşanan kısımlarını, o dönemin savaş malzemelerini, belgelerini inceleyebiliyor. Seddülbahir Kalesi’nin restorasyon ve kazı çalışmaları sırasında çıkan Osmanlı asker künyeleri, Fransız cep saati, Osmanlı el bombası, Krupp topu namlu temizleme harbisi, Fransız ve Senegal asker palaları, Osmanlı mavzer süngüleri, Osmanlı süngü kını, Osmanlı palaska barutluğu, Osmanlı, Fransız ve Avustralya asker üniforması kol düğmeleri, mermiler ve Fransız mühimmat sandığı ile savaşın izleri yaşatılıyor. Peyzaj Mimarları Odası’ndan ödül aldı Seddülbahir Kalesi, tarihi dokusunun yanı sıra yapılan peyzaj düzenlemeleri ile de ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Seddülbahir Kalesi’ne verilen Genel Kategori Proje Ödülü, Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) Peyzaj Mimarları Odası tarafından ülkedeki peyzaj mimarlığı faaliyetlerinin tanıtılması ve gelişimini desteklemek amacıyla düzenlenen 15. Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri kapsamında verildi. Ödül töreni, 4-6 Eylül 2024 tarihleri arasında İstanbul’da 60. IFLA Dünya Kongresi kapsamında düzenlenecek 15. Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri Kolokyumu’nda yapılacak. Peyzaj mimarları tarafından yapılan bu başarılı çalışma, tarihi ve doğal güzellikleri bir araya getirerek kentin önemli turistik ve kültürel noktalarından biri olmasını sağladı. Bu ödülle birlikte Seddülbahir Kalesi’nin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki çalışmaların ne denli önemli olduğu bir kez daha vurgulanmış oldu. İtalya’dan Kısa Liste Ödülü’nü almıştı 25 yıl süren araştırma, belgeleme, projelendirme ve uygulama çalışmalarının son sekiz yılında proje yürütücülüğünü üstlenen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ilk master projesi olarak Cumhuriyet’in 100. yılında tamamlanarak ziyarete açılan Seddülbahir Kalesi’ne İtalya’dan önemli bir ödül geldi. Seddülbahir Kalesi, Ferraro Üniversitesi Mimarlık Fakültesi tarafından 2010 yılından itibaren mimarlık alanında bilim camiası tarafından belirlenen koruma ilkelerini bilinçli olarak yorumlayan ve uygulayan, çağdaş ifade biçimlerinden yararlanan önemli projelerin değerlendirildiği Uluslararası Domus Restorasyon ve Koruma Ödülleri’nde farklı ülkelerden 176 başvuru arasından Kısa Liste Ödülü’ne layık görülmüştü. Seddülbahir Kalesi Müze Yapısı dünyanın en prestijli mimarlık ödüllerinden Architizer A+ Awards’da finale kalmıştı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bir asır sonra restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılan, Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin 3 Kasım 1914’te ilk bombaladığı yer olan ve ilk şehitlerin verildiği Seddülbahir Kalesi, dünyanın en prestijli mimarlık ödüllerinden Architizer A+ Awards’da da finale kaldı. New York merkezli Architizer A+ ödüllerinin Tipoloji kategorileri içerisinde “Kültürel Yapılar” başlığı altında yer alan müze ödüllerinde genel tasarım açısından en iyi bağımsız müze yapılarına verilen ödülde 5 aday arasına kalarak finalist olan “Seddülbahir Kalesi Müze Yapısı” için oylama 10 Mayıs’a kadar sürmüştü. Seddülbahir Kalesi Dünya Mimarlık Festivali’nde finale kaldı Seddülbahir Kalesi, Dünya Mimarlık Festivali’nde de tamamlanan kültür yapıları kategorisinde seçilen 11 finalist arasında yerini aldı. 6-8 Kasım 2024 tarihleri arasında Singapur’da düzenlenecek festival kapsamında 68 ülkeyi temsil eden 140 jüri üyesi karşısında gerçekleştirilecek proje sunumlarının ardından dünyanın en prestijli mimarlık platformu ödüllerinin kazananları açıklanacak. Seddülbahir Kalesi Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Seddülbahir köyünde yer alan, 1. derece arkeolojik-askeri-harp tarihi-kentsel sit alanında bulunan Seddülbahir Kalesi, Gelibolu Yarımadası’nın en güney ucunda bulunmaktadır. Kale, Tarihi Alan içinde yer almakta olup, Boğaz’a girişte Ertuğrul (Cape Helles) ve Morto Koyları arasında kalan burun üzerindedir. Seddül-bahr yani ’denizin seddi’ anlamına gelen yaklaşık 22 bin metrekarelik alanda konumlanmış kale Venedik saldırılarına karşı 17’nci yüzyılda, Osmanlı tarihinde banisi (yaptıranı) kadın olan ilk askeri yapı olma özelliği taşıması bakımından önemli olup, Hatice Turhan Sultan (IV. Mehmet’in annesi) tarafından 17’nci yüzyılda inşasına başlanmıştır. Kale, topoğrafik durumu nedeniyle asimetrik düzensiz bir plan özelliğine sahiptir. Kalenin dört köşesinde birer, kuzey batı köşesinde de bir olmak üzere 5 burcu vardır. Bu burçlar birbirlerine sur duvarlarıyla bağlanmıştır. Kalede güney doğudan kuzey batıya 3 kademeli sur ile hisar peçe oluşur.
Tarihi bir albüm daha Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağışlandı
11 Temmuz 2024 Perşembe - 13:04 Tarihi bir albüm daha Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağışlandı Çanakkale Muharebeleri sırasında Anadolu Hamidiye Tabyası’nda görev yapan Alman Subay Ernst Krieger’in fotoğraf albümü orijinal hali ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağışlandı. Çanakkale Muharebeleri’nde Anadolu Hamidiye Tabyası’nda görev yapan Ernst Krieger Çanakkale’de kaldığı süre boyunca fotoğraf albümü oluşturdu. Çanakkale Merkez, Troya Bölgesi ve Çanakkale Tarihi Alanı fotoğraflarını çekti. Savaş öncesi, savaş sırası ve savaş sonrası olarak bölgenin fotoğraflarını çeken Krieger fotoğrafları ülkesi Almanya’ya götürdükten sonra yıllarca muhafaza etti. 2016 yılında Ernst Krieger’in kızı Sabine Krieger tarafından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan’a takdim edildi. Bir süre Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde kalan albüm ile ilgili akademik çalışmalar gerçekleştirildi. Çanakkale Muharebeleri ile ilgili önemli bir eser olması sebebiyle ise dün Prof. Dr. Rüstem Aslan tarafından Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağışlandı. Takdim esnasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir de yer aldı. Albümde yer alan fotoğraflar taranıp dijital ortama aktarımı tamamlandıktan sonra Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağlı müzede sergilenecek.
Kayınpederini öldüren şüpheli: "Bana sopalarla saldırdılar, yere düşmem sonrasında onlara doğru bıçağı sağa sola salladım"
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 16:23 Kayınpederini öldüren şüpheli: "Bana sopalarla saldırdılar, yere düşmem sonrasında onlara doğru bıçağı sağa sola salladım" Çanakkale’de tartıştığı kayınpederini bıçaklayarak öldüren ve araya giren eşi ile onun dedesi, anneannesi ve teyzesini yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan Can Birol’un savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. Birol, kendisine sopa ve bıçakla saldırılması üzerine yere düştüğünü, yerde bulduğu bıçağı alarak başını elleriyle kapattığını, daha sonra elindeki bıçağı sağa sola salladığını söyledi. Olay, İsmetpaşa Mahallesi Astsubay Şerafettin Şengören Caddesi’nde 22 Haziran’da gece saat 23.50 sıralarında meydana geldi. İddialara göre, Can Birol’un (25) eşi E.B.’nin ailesi, bir gün önce aile içi şiddet nedeniyle İl Emniyet Müdürlüğü’ne giderek Birol hakkında şikayette bulundu. Şikayetin ardından E.B. ve ailesinin bulunduğu eve giden Birol ile aile arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Birol, yanında getirdiği bıçakla kayınpederi O.D.’yi (50) sağ koltuk altından, eşi E.B.’yi kasık ve kol bölgesinden, eşinin dedesi T.A.’yı sol kolundan, eşinin anneannesi D.A.’yı karın bölgesinden, eşinin teyzesi G.Ç.’yi ise yüz, sırt, kulak ve boyun bölgesinden yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kayınpeder O.D., ağır yaralı olarak kaldırıldığı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. E.B., dedesi T.A., anneannesi D.A. ve teyzesi G.Ç. hastanelerde tedavi altına alındı. Olaydan sonra Can Birol ve arkadaşı O.S., suç aletiyle birlikte Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince Cuma Pazarı’ndaki köprü altında yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheli Can Birol ve arkadaşı adliyeye sevk edildi. şüpheli Can Birol ve arkadaşı O.S. savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Birol çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı, diğer şüpheli O.S. ise serbest bırakıldı. Tutuklanan Can Birol’un savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı. 4 kişinin kendisine sopalarla saldırdığını belirten Can Birol, "G.Ç. de elindeki bıçak ile bana saldırdı. Yere düştüm ve yerde bulduğum bıçağı alarak ’yapmayın’ şeklinde sözler söyleyip, başımı ellerim ile kapatarak sağa sola bıçak salladım. Daha sonra olay yerinden kaçarak evin önüne geldim. Yine G.Ç., T.A., M.Ç., E.B. ve O.D. yanıma geldi. Yine bana sopalarla saldırdılar. Ben de heyecan ile elimdeki bıçakla yere düşme sonrasında onlara doğru sağa sola doğru bıçağı salladım. Ardından O.S. ile birlikte kaçtım. Bu kadar kişi bana saldırınca olay bu şekilde meydana geldi" dedi. O.S. ise savcılıkta verdiği ifadesinde Can Birol’un, eşi E.B. ve yakınlarıyla tartışma yaşadıklarını söyledi. O.S., "O sırada bahçeden çıkan 4-5 kişiyi gördüm. Bunların arasında E.B.’nin annesi, babası, teyzesi ve kardeşi vardı. Başka kimseyi görmedim. Ellerinde sopalar vardı. Can’a vurmaya başladılar. Can da yere düştükten sonra yerden aldığı bıçak ile yüzünü kapattı. Ardından elindeki bıçağı sağa sola doğru sallayarak kendisine sopa ile saldıran kişilere vurdu. E.B.’nin teyzesine bıçağın isabet ettiğini hatırlıyorum. Can’ın kayınpederine bıçak ile vurduğunu görmedim. Bu sırada Can sadece kendisine yönelik sopayla vurulmasına karşı bıçağı sağa sola salladı" diye konuştu.