Yerel Haberler
Çanakkale
Çanakkale’de otomobille kaçan ve polise mukavemet eden 2 kişi tutuklandı
15 Haziran 2024 Cumartesi - 20:17 Çanakkale’de otomobille kaçan ve polise mukavemet eden 2 kişi tutuklandı Çanakkale’nin Çan ilçesinde, polisin ’dur’ ihtarına uymayarak otomobille kaçan ve yakalandıktan sonra polise mukavemet gösteren 2 kişi tutuklandı. Çanakkale’nin Çan ilçesinde 11 Haziran tarihinde gece saat 00.30 sıralarında bir trafik kazasına karışan 2 kişi otomobil ile polisin dur ihtarına uymayarak kaçmaya başladı. Yaşanan kovalamaca sonrası olay yerinden kaçan otomobildeki 2 kişi yakalandı. Daha sonra polisler kaçan şüphelilere bir vatandaşın cep telefonuna yansıyan görüntülerde cop ile orantısız güç kullanarak müdahale etti. O anlar ise bir cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Yaşanan olayın ardından 2 polis açığa alınarak, görevden uzaklaştırıldı. Haklarında adli ve idari işlem başlatılan 2 polis, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Polislerden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Diğer polis ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Çanakkale Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, “11 Haziran 2024 Salı günü 00.30 sıralarında Çan ilçemizde meydana gelen bir trafik kazasına karışan ve olay yerinden kaçan şahısların yakalanması sırasında görevli ekiplerimizin yaptığı davranış hiçbir biçimde kabul edilemez. Bu tutumları nedeniyle görevli 2 polis memuru derhal görevden uzaklaştırılmış ve haklarında adli ve idari işlem başlatılmıştır. Çıkarıldıkları mahkemece polis memurlarından biri tutuklanmış diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır” denilmişti. Yaşanan olayın ardından devam eden soruşturma kapsamında, polisin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçan ve yakalandıktan sonra polise mukavemet gösteren 2 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çanakkale Valiliğinden yapılan açıklamada ise, “11 Haziran 2024 Salı günü Çan ilçemizde meydana gelen olay ilgili yapılan “Basın Duyurumuzdaki” polis memurlarına mukavemet gösteren 2 şahıs çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştır” ifadelerine yer verildi.
Bozcaada Kurban Bayramı’nda yüzde 100 doluluk oranına ulaştı
15 Haziran 2024 Cumartesi - 10:07 Bozcaada Kurban Bayramı’nda yüzde 100 doluluk oranına ulaştı Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde konaklama tesislerinde doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Adadaki işletmeciler ise, bayram tatilinde Bozcaada’yı tercih edecek tatilcilerin rezervasyonlarını önceden yaptırmalarını istedi. Rezervasyonsuz gelinmemesi konusunda uyardılar. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul’a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin gözdesi oldu. Kurban Bayramı’nda başta İstanbullular olmak üzere çevre illerden gelen tatilcilerin, tercihlerini Kuzey Ege’nin incisi Bozcaada’dan yana kullanması bekleniyor. Bayramda, yaklaşık 4 bin kapasitelik resmi konaklama kapasitesi bulunan ancak yaz aylarında resmi olmayan tesisler ile 20 bine kadar günlük turist ağırlayan Bozcaada’daki konaklama tesislerinde doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Adadaki işletmeciler, bayram tatilinde Bozcaada’yı tercih edecek tatilcilerin rezervasyonlarını önceden yaptırmalarını istedi. Rezervasyonsuz gelinmemesi konusunda uyardılar. Geçen Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi Kurban Bayramı’nda da Bozcaada’nın kalabalık olacağını belirten Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe, “Okullar ve sınavlar bitti. Trafik ve altyapı açısından biz adada önlemlerimizi aldık. Belediye ekiplerimiz bayrama hazır. Bende sahada olacağım. Şuanda sorunsuz bir şekilde tatil ilerliyor. İnşallah sürpriz bir şey yaşanmaz ise bayramımız güzel bir şekilde geçiririz. Adaya tatile gelecek olan tatilciler, rezervasyona dikkat etsinler. Herkesin Kurban Bayramı kutlu olsun” dedi. Adada işletmeci Fahri Bulut, “Kurban Bayramı tatilinde Bozcaada yine en çok tercih edilen yerlerden biri oldu. Bütün hazırlıklarımızı yaptık. Doluyuz. Gelecek olan misafirlere şimdiden iyi bayramlar diliyorum. Bozcaada’ya gelecek olan tatilcilere tek bir tavsiyem var. Adaya gelirken rezervasyonsuz gelmeyin. Rezervasyon yaptırırsanız çok rahat edersiniz” diye konuştu.
ÇOMÜ tarafından yetiştirilen ıstakoz yavruları denize bırakıldı
14 Haziran 2024 Cuma - 14:39 ÇOMÜ tarafından yetiştirilen ıstakoz yavruları denize bırakıldı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi’nin nesilleri giderek azalan ıstakoz popülasyonunu artırmak için 2021 yılında başlattığı sosyal sorumluluk projesi kapsamında Dardanos Yerleşkesindeki Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesine ait Deniz Canlıları Araştırma Uygulama Merkezi’nde yetiştirilen 350 adet ıstakoz yavrusu, 4. defa denizlerle buluştu. Etkinliğe ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Seydi Ali Doyuk ve akademisyenler katıldı. Türkiye sularında yaşayan ve ekonomik öneme sahip ıstakoz türü ’Homarus gammarus’un doğadaki stoklarını artırmak amacıyla Yetiştiricilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal koordinatörlüğünde Yüksek Mühendis Hakan Baki, ve doktora öğrencisi Özge Özgür’den oluşan ekip, larval aşamadan itibaren yüzlerce yavru ıstakoz yetiştirdi. İki aylık ıstakoz yavruları, Avcılık ve İşleme Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Adnan Ayaz, Prof. Dr. Uğur Altınağaç ve Gemi adamı Umut Tuncer’den oluşan dalış ekibi tarafından Çanakkale Boğazı’nda uygun bir derinlikte bulunan suni resif ortamına bırakıldı. Konuyla ilgili Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Umur Önal, azalan balıkçılık kaynaklarına dikkat çekmek ve bu kaynakların akuakültür yolu ile desteklenebileceğini vurgulamak üzere 2021 yılından itibaren her yıl üretimini yaptıkları ıstakozları doğaya saldıklarını belirterek, “Çok eski zamanlarda Çanakkale Boğazı’nda ve Marmara’nın güney kıyılarında ıstakozun bol olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak maalesef insan kaynaklı nedenlere bağlı olarak bu türün av miktarı günümüzde 2-3 ton seviyelerine düştü. Amacımız, ıstakoz stoklarının yetiştiricilik yolu ile desteklenebileceğini göstermek. Uygun habitatlara yeterli miktarda salınırlarsa kendi kendine üreme potansiyeline sahip lokal popülasyonlar oluşturulabilir. Ancak elbette bu bölgelerin dalışa ve avcılığa kapatılması ve türün rahatsız edilmemesi gerekir” dedi.
Türklerin Rumeli’ye ilk geçişlerinin 670. yıl dönümü kutlandı
14 Haziran 2024 Cuma - 14:26 Türklerin Rumeli’ye ilk geçişlerinin 670. yıl dönümü kutlandı Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesinde Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişi ve Gelibolu ilçesinin fethinin 670. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı. Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesinde Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişi ve Gelibolu ilçesinin fethinin 670. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı. Törenlere Gelibolu Kaymakamı Bekir Abacı, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak ve vatandaşlar katıldı. Gazi Yakup Bey Camii bahçesinde bulunan Gazi Yakup Bey Türbesi’ne buket sunumu yapılarak, dua edildi. Daha sonra programa katılanlar mehteran eşliğinde Çanakkale Boğazı kenarında bulunan Çamlık alanına yürüdü. Çamlık alanındaki programda öğrenciler şiir okudu, halk oyunları gösterisi sunuldu. Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci, "Türk ve Osmanlı tarihi içerisinde çok önemli bir hadiseye şahit olmanın haklı gururunu bizlere yaşatmaktadır. 670 yıl öncesine dayanan bu hadise ise şöyle gerçekleşmiştir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in oğlu olan Orhan Gazi, o günkü adıyla Rumeli olarak anılan Trakya topraklarını fethetmek için, bu görevi kendi oğlu olan Gazi Süleyman Paşa’ya verir. O dönemin gözü pek ve savaşçı komutanı olan Süleyman Paşa, 80 kişilik bir kuvvet oluşturarak yola çıkar. Yaya olarak 4 günde Bursa’dan şu an bulunduğumuz mevkiye ulaşır. Alem Sultan otağını kurarak Çardak beldemize yerleşmiş olur. Gözlerini karşı kıyıda uzanan Bizans topraklarından ayırmayan Süleyman Paşa, askerlerine birkaç gün dinlendikten sonra hazırlık yapmaları emrini verir. Askerler de ilk önce bir mescit oluşturup, su kuyusu açarak hazırlık yapmaya başlarlar. Bu çalışmalar neticesinde Gelibolu’ya sal yaparak geçmeyi planlayan yiğitler bugün Salbaş diye adlandırılan mevki o zamanlar gür ormanlarla kaplı bir arazidir. Osmanlılar büyük bir gizlilik içinde burada sal yapımına girişirler. Sevindik ismindeki bir neferin, salların altına öküz işkembelerinden tulum yaparak koyma fikri ile bu konuda başarılı olan askerlerimiz Çardak kıyılarından 2 büyük salla karşıya geçmeyi başarırlar. Karşıya geçtiklerinde Gelibolu kayalıklarına çıkan bu yiğitler, burada şükür namazı kılarlar. Gazi Süleyman Paşa az ileride bulunan Bizans yönetimindeki Çimpe Kalesine girmek için yanındaki beylerle fikir yürütürken, avlanmak için bölgede dolaşan bir grup askerimiz de, o bölgede bulunan bir köylüyü yakalayıp Gazi Süleyman Paşa’nın huzuruna getirirler. Köylünün perişan halini görüp üzülen Paşa, bu köylüye elbise ve altın verir. Bu durumdan etkilenen köylü askerlerimize yardım ederek, onları gizli bir geçitten Çimpe Kalesine sokar. O dönemdeki Bizans yönetiminden şikayetçi olan kale halkı Gazi Süleyman Paşa’ya itaat eder ve böylece Rumeli’nin fethi gerçekleşmiş olur. Tarihimizin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen bu olaydan yıllar sonra İstanbul’u fetheden Osmanlı Devleti 3 kıtada hüküm sürmeye başlar. Her gittiği yere adaleti, barışı ve huzuru da götüren Osmanlı Devleti’nin sınırları Viyana kapılarına kadar dayanır. Mazisi şan ve şerefli dolu olan imparatorluk bu güce sahip olmak için ilk adımı Çardak beldemizden atarak 1354 yılından günümüze kadar, 670 yıllık gururu da bizlere miras bırakmıştır. Çanakkale Boğazı’nın güvenliği için Çardak beldemizde ordu bulundurmak isteyen Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’un fethi ile birlikte Gazi Yakup Beyi de bu topraklara Boğaz Komutanı olarak atamıştır. Bu değerli devlet adamı da Çardak beldemize 1 cami, 7 su kuyusu, 1 hamam, 1 medrese ve 1 yolcu hanı kazandırmış, Çamköy, Hasköy ve Kalfatız köylerinde yaşayan halkı, Çardak’ta altyapısını kurduğu iskana zorunlu kılarak Çardak’ı merkezi yerleşim birimi haline getirmiştir" dedi. Törenlerin Çardak bölümü mehteran programıyla sona erdi.