Yerel Haberler
Çanakkale
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:52 Filipinler’den Türkiye’ye mesafe tanımayan aşk Çanakkaleli Sacit Uslu (33) ile online savaş oyununda tanışan Filipinli Angela Narciza (33), Ezine ilçesinde Türk gelenek görenekleriyle dünyaevine girdi. Online savaş oyunu üzerinden Filipinli Angela Narciza ile tanışan Türk Sacit Uslu, karışısında oyun oynayan kişinin başta erkek olduğunu düşündüğünü belirtti. Mesajlaşmalarda karşısındakinin kadın olduğunu öğrenince teyit etmek istedi ve Angela Narciza’dan sosyal medya hesabını istedi. Filipinli Narciza’nın sosyal medya hesabını gören Uslu fotoğraflarını görünce hoşlanmaya başladı. Filipinli Narciza ise başta bir ilişkiden yana olmasa da sohbetin devam etmesiyle o da hoşlanmaya başladı. İkili arasındaki bu durum bir süre sonra aşka dönüşünce gözler ne mesafe ne farklı kültürleri tanıdı. Birbirine aşık ikili Çanakkale’nin Ezine ilçesinde Türk gelenek ve görenekleriyle dünya evine girdi. "Türk düğünlerini, insanlarını ve yemeklerini çok beğendim" Yabancı gelin Angela Narciza, tanışma hikayesini şöyle anlattı: "Öncellikle herkese teşekkür ederim. Eşim Sacit Uslu ile internette tanıştık. Çok yakışıklı fotoğrafları vardı. Çok hızlı aşık oldum. Sacit bana ilk merhaba mesajını attığında ben de ona merhaba dedim. Sosyal medya hesabında mesajlaşmaya başladık. Bir süre sonra Sacit bana gitar çalarken video attı. Şimdiki kocamın o videolarından çok etkilendim. Şimdi farklı bir kültür, hava ve Türkiye çok güzel. Ben Türk düğünlerini, insanlarını ve yemeklerini çok beğendim." Bilgisayar oyununda hayatının aşkıyla tanıştı Filipinli eşi Angela ile bilgisayar oyununda tanıştığını söyleyen Sacit Uslu, "Duygusal zamanlarım vardı benim başka bir ilişkiden dolayı. Bilgisayar oyunlarına sarmıştım. Bir oyunda tanıştık kendisiyle. Ben baştan erkek sanıyordum. Sniper oluyordu, attığını da vuruyordu. Çok iyi falan. Sonra oyun içinde mesaj gönderdim arkadaşlık isteği. Bro falan diyordum hatta. En son dayanamadı ’I am sis’ dedi bana. Ben kadınım falan, inanmadım. Sosyal medya hesabını istedim. Verdi, oradan ekledim. Hani baktım güzel böyle çekik gözlü falan. Bir anda öyle hoşlanmaya başladım ama baştan pas vermedi. Ben de baktım gitar falan çalıyor resimlerinden. Onu etkilemek için kendi gitar videolarımı gönderdim. Öylelikle o da yavaş yavaş etkilendi" dedi. "Başka kültürler, başka ülkeler başta biraz yabancı karşıladı" Farkılıklar olmasına rağmen beraber aştıklarını belirten Uslu, "Biraz daha tabi başka kültürler, başka ülkeler başta biraz yabancı karşıladı. Sonradan her şeyin fotoğrafını gösterdim, her detayın videosunu gösterdim. Yavaş yavaş o da ısındı. Ondan sonra tabii maddi durumlar, pandemi falan girdi araya. Daha sonra işte geçen sene artık maddiyat durumunu da aşıp gittim Filipinler’e. Yaşımdan dolayı annem çok iyi karşıladı. 33 yaşındayım yani evlendirme derdi, tipik Türk kadını bilirsiniz, yadırgamadı. Angela’yı görünce daha çok mutlu oldu, beğendi. Çok güler yüzlü, çok sempatik. İngilizce üstünden konuşuyoruz, ortak dil olarak. Biraz Filipince, Tagalog öğrendim onun sayesinde. O da Türkçe öğrendi. Düğünümüz var, heyecanlıyız, mutluyuz" ifadelerini kullandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 18:31 CHP Genel Başkanı Özel: "Ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diyorum milletimden" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize kaşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diyorum milletimden" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 100’üncüsü Çanakkale’de düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde konuştu. Özel’in konuşmasından önce parti meclis üyeleri, CHP’li belediye başkanları ile il ve ilçe CHP yöneticileri, Cumhuriyet Meydanı’ndaki partilileri selamladı. Sözlerine "Canım Çanakkale, güzel Çanakkale, yiğit Çanakkale. Geçilmez, teslim olmayan Çanakkale selam olsun sana" diyerek başlayan Özel, dün Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın gözaltına alınmasıyla ilgili ortaya çıkan görüntüler hakkında konuştu. Özel, "Dün erken saatlerde Uşak Belediyesi’ne, Belediye Başkanımız Özkan Yalım’a operasyon yapıldı. Konunun iki tarafı var. Bir tarafı efendim AVM’de kusur vardı, 10 kamyon al dedi belediyeye, 3 alayım dedi, olmadı şikayetçi oldu. Bakacaklar, kendine almamış, belediyeye demiş. Neyse çıkacak. Kendi cebine bir şey almamış, 300 tane tırı olan Uşak’ın en zenginlerinden biri olan ama bunları yaptılar. Bununla siyaseten mücadele ederiz. Bu sırada bazı görüntüler ortaya çıktı. Öncelikle şunu söyleyeyim. O görüntüler ve tabii ki şu anda 4 gün içeride, nedir, konuşacak, kendini anlatacak. Özkan Yalım, o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize kaşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız" dedi. "Ben özür diyorum milletimden" Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilgili basında çıkan görüntülere tepki gösteren Özel, "Bugün basılan o tüm paçavraların, basanlar utanmaz, bastıranlar utanmaz. Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için. Ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta, bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim. Bunu da Çanakkale’den milletime söyleyeyim" diye konuştu.
OLIVER Erasmus Projesi Toplantısı gerçekleştirildi
06 Mart 2024 Çarşamba - 16:50 OLIVER Erasmus Projesi Toplantısı gerçekleştirildi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Portekiz Coimbra Politeknik Enstitüsü iş birliği ile düzenlenen OLIVER Erasmus+ Projesi toplantısı Ziraat Fakültesi Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. AB tarafından desteklenen projenin toplantısına, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal, Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölge Müdürü Alper Altınok, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Şeker, Prof. Dr. Yasemin Kavdır, STK Temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Program, Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal, “OLIVER Eğitimleri, Ölçme, Değerlendirme ve İstatiksel Analiz”, Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölge Müdürü Alper Altınok “Çanakkale’de Zeytin Yetiştiriciliği ve Gelecek Projeler”, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu “OLIVER Projesi ve ÇOMÜ-Sanayi İş Birliğinde Yeni Hedefler” konulu açılış konuşmaları ile başladı. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal, projenin kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretiminde dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çektiğinin altını çizerek, “Sadece bilimsel araştırmalarla değil yöremizin sorunlarıyla da ilgilenmeye devam ediyoruz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Projemiz aynı zamanda üniversite- sanayi iş birliğine öncelik vermektedir. Bu proje ile bir zeytin fidanının toprağa dikimi, dikim öncesinde toprağın bakımı, sulanması ve gerekli bütün bakımların yapılması amaçlanıyor. Projenin son aşamasında ise pazarlama stratejisi konusunda yapılması gerekenlerle ilgili bilgiler aktarılacak.” Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölge Müdürü Alper Altınok ise, üniversite sanayi işbirliğine önem verdiklerini ve öğrencileri sanayi ile buluşturmak istediklerini dile getirerek, “Ülkemiz zeytin bakımından oldukça önemli bir konuma sahip ve ülkemizde ise Çanakkale önemli bir konumda. Ama bizler İspanya vb. ülkelere göre pazarlamada iyi değiliz. Bu nedenle bu proje bizlere eksiklerimizi göstermede de yardımcı oldu. Pazarlama konusunda iyi olmama sebeplerimizden biri markalaşma konusunda olan eksiklerimiz. Bu eksikliklerin giderilmesi adına elimizden geleni yapacağız. Çanakkale’de tesislerimiz ve fabrikalarımız mevcut. Bu noktada üniversite- sanayi iş birliğine önem veriyor ve öğrencilerimizi sanayiyle buluşturmak istiyoruz” Diye konuştu. Altınok, proje çalışmalarına devam edeceklerini sözlerine ekledi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu, OLIVER Erasmus Projesinin Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklendiğini ve Türkiye’nin zeytin sektörünün geleceği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Hepimizin bildiği gibi, zeytin ağacı Anadolu topraklarında doğmuş, Akdeniz havzasına yayılmış ve tarih boyunca birçok medeniyetin ekonomisini, beslenme alışkanlıklarını ve kültürünü derinden etkilemiştir. Anadolu topraklarında doğan zeytin üretiminde son yıllarda kayda değer bir artış sağlanmış zeytin üretimi bu artışla öne çıkarak bu alanda daha da ileriye gitme potansiyeli olduğunu göstermiştir. Ancak zeytin üretiminde karşılaşılan bazı önemli sorunlar da bulunmaktadır. Bu sorunlar arasında geleneksel üretim yöntemlerinin verimliliği, genç neslin bu üretim şeklinin mirasını devralması ve ürün kalitesiyle ilgili konular yer almaktadır. OLIVER projesi işte tam da bu sorunlara çözüm bulmayı hedeflemektedir. Bu proje kapsamında, farklı üretim yöntemlerinin keşfedilmesi, genç girişimcilerin ve küçük ölçekli üreticilerin desteklenmesi, ürün kalitesinin artırılması ve pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi gibi konularda çalışmalar yürütülecektir. Bu çalışmaların sonucunda zeytin üreticilerinin gelir seviyesi yükselecek, kırsal kalkınma sağlanacak ve göç önlenecektir. OLIVER projesinin en önemli yanlarından biri de üniversite ve sanayi işbirliğini teşvik etmesidir. Bu işbirliği sayesinde, geleneksel bilgi birikimi ile modern teknoloji ve inovasyon bir araya getirilerek sürdürülebilir bir zeytin üretim sistemi oluşturulması amaçlanmaktadır. Sevgili öğrenciler, sizler bu sürecin en önemli aktörlerinden birisiniz. Sizlerin zeytin sektörüne olan ilginiz ve bu alanda alacağınız eğitimler, geleceğin daha verimli ve kaliteli zeytin üretimini şekillendirecek. Bu proje sayesinde sizler de bilgi birikiminizi ve tecrübenizi geliştirme fırsatı bulacaksınız. OLIVER projesi zeytin sektörümüzün geleceği için büyük bir adım niteliğindedir. Bu proje ile birlikte zeytin mirasımızı koruyarak, gelecek nesillere daha güçlü bir sektör bırakmayı hedefliyoruz. Hep birlikte bu hedefe ulaşmak için var gücümüzle çalışmalıyız.” Açılış konuşmaları ardından katılımcılar, “Zeytin Okuryazarlığı Hakkında Ne Biliyorsunuz?” konulu çevrimiçi bir ankete katıldı. Anket uygulamaları ardından Prof. Dr. Murat Şeker “Kaliteli Zeytinyağının Başlıca Zorlukları”, Prof. Dr. Yasemin Kavdır “Zeytin Atıklarının Kullanımı” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.
Lapseki’de Budama Eğitimini tamamlayan kadınlar sertifikalarını aldı
06 Mart 2024 Çarşamba - 10:34 Lapseki’de Budama Eğitimini tamamlayan kadınlar sertifikalarını aldı Lapseki Kaymakamlığı, Lapseki Halk Eğitim Merkezi ortaklığında yürütülen Lapseki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Budama Eğitimi” projesi çerçevesinde kurslarını tamamlayan 20 kadın sertifikalarını törenle aldı. Sertifika törenine, Vali İlhami Aktaş, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan türkarslan, ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli, öğretmenler, kursiyerler ve üreticiler katıldı. Sertifika töreni, Ziraat Mühendisi Burcu Başkurt tarafından katılımcılara proje ile ilgili bilgi verilmesi ile başladı. Bilgilendirmenin ardından sertifika töreninde Vali İlhami Aktaş, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan tarafından birer konuşma gerçekleştirildi. Konuşmaların sonrasında, lezzetli ve kaliteli şeftali ve kiraz yetiştiriciliği ve geniş ürün yelpazesi ile tarımda önemli bir yere sahip olan Lapseki’de işgücü açığını kapatmak ve özellikle roman vatandaşların ve kadın çiftçilerin bilgi ve becerilerinin arttırılması amacıyla budama konusunda da bir kadın elinin değmesini sağlayacak, “Budama Eğitimi” projesi çerçevesinde kurslarını tamamlayan 20 kadın vatandaşa katılım sertifikası ve budama makası hediyeleri Vali İlhami Aktaş, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, İl Tarım ve Orman Müdürü Nazan Türkarslan tarafından verildi. Budama eğitimi sertifika töreni toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
ÇOMÜ’de bağımlılıkla mücadele etkinliği gerçekleşti
05 Mart 2024 Salı - 15:30 ÇOMÜ’de bağımlılıkla mücadele etkinliği gerçekleşti Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İletişim Fakültesi tarafından yapılan, "Bağımlılıkla Mücadele Etkinliği" Troya Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Etkinliğe Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Rektör Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dinçay Köksal, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Gökhan Baştürk, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hülya Önal, Kurumsal İletişim Direktörü Doç. Dr. Ali Emre Bilis, akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda iletişimin bilgiyi düşünceyi duyguyu aktarmak olduğunu belirten İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hülya Önal, “Bu aktarımı bilim, sanat ve tasarım aracılığıyla iletiriz. İçinde yaşadığımız çağda tüm gençlerimiz için çok ciddi bir tehdit olarak gördüğümüz bağımlılık konusunu ve bağımlılık ile mücadele konusunu sizlere hem bilim hem sanat aracılığıyla aktarmak istedik. İletişim öğrencilerimizin toplumsal sorunları dert edinerek farkındalık oluşturacak çalışmalar üretmeleri için daha çok çalışacağımızın sözünü vererek hepiniz için verimli bir etkinlik olmasını diliyorum" dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Bağımlılık ve Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Pınar Mutlu, merkezin kuruluş amacını, hedeflerini ve çalışmalarını anlattı. Rektör Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu ise bağımlılık ile mücadelenin çok önemli bir konu olduğunun altını çizerek, “Bildiğiniz gibi her yaştan insanı tehdit eden uyuşturucu, alkol, dijital etkenler gibi bağımlılıklar bireyin ve toplumun hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Sorunun çözümü için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi olarak üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız. Düzenlediğimiz etkinliğin amacı, farkındalığı arttırmak ve bu konuda uzmanlarımızın görüşlerini almaktır. Bağımlılıkla mücadelede en önemli unsurun farkındalık olduğunun bilincindeyiz. Bununla birlikte bağımlılıkla mücadelenin sadece uzmanların değil hepimizin görevi olduğunu unutmamalıyız. Bağımlılıktan arınmış bir toplum inşa etmek için çalışmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Yeşilay’ın düzenlediği Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteklediği 7. Sağlıklı Fikirler Kısa Film Yarışmasında birinci olan ’Günlük’ isimli kısa film izlendi. ’Günlük’ isimli kısa film İletişim Fakültesi Öğrencileri Onur Gemici, Baha Senar ve Zeynep Sude Yüksel tarafından hazırlandı. Öğrencilere ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ve Çanakkale Yeşilay Şube Başkanı Doç. Dr. Nilay Köleoğlu tarafından ödül ve belgeleri verildi. Etkinlik, Dr. Öğr. Üyesi Engin Çağlak, Yeşilay Şube Başkanı Doç. Dr. Nilay Köleoğlu, Psikiyatr Dr. Öğr. Üyesi Ali Emre Şevik, Polis Memuru Hakan Taştemir ve Sosyal Hizmet Uzmanı Merve İnan Altaç yaptıkları sunumların ardından sona erdi.
Prof. Dr. Süha Özden: "Bu bölge üzerinde 7’den büyük deprem her zaman olma olasılığını taşıyor"
05 Mart 2024 Salı - 12:50 Prof. Dr. Süha Özden: "Bu bölge üzerinde 7’den büyük deprem her zaman olma olasılığını taşıyor" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Yenice’de meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremi değerlendirerek, "Tarihsel ve aletsel dönem geçmişlerine baktığımız zaman bu bölge üzerinde 7’den büyük deprem her zaman olma olasılığını taşıyor" dedi. Çanakkale’nin Yenice ilçesinde dün akşam saat 21.38’de 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Yenice’de yaşanan ve İstanbul, Bursa ve Balıkesir’den de hissedilen deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi. ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, "Dün akşam Yenice merkezli 4.9 büyüklüğünde bir depremin olduğunu görüyoruz. Yenice-Gönen fayı üzerinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki bu depremin de odak mekanizması çözümünün sağ yanal doğrultu atımlık bir fay olduğunu görüyoruz. Hem tarihsel geçmiş, hem aletsel dönem geçmişleri açısından baktığımız zaman Yenice-Gönen fayı üzerinde meydana gelen dün akşam ki depremin çok önemli bir noktada meydana geldiğini ifade etmek isterim. Depremden hemen sonra şu ana kadar hiçbir artçı sarsıntının olmaması da enteresan. Dolayısıyla bunu izlemek gerekiyor. Çünkü burası yarımada içerisindeki en önemli aktif fay ve yıkıcı depremlerle karşımıza çıkmış bir bölgedir. Dolayısıyla bu depremin sonrasında herhangi bir büyük depremin gelip gelmeyeceğini bilemeyiz. Ancak izlemek durumundayız. Şunu ifade etmek isterim ki, özellikle son bir yıl içerisinde Marmara Denizi’nin güneyinde yer alan bu bölgede bir sismik açıdan bir stres geriliminin arttığını bize gösteriyor. Bu stres geriliminin arttığının sonuçları da küçük ve orta büyüklüğe yakın depremler olarak karşımıza çıktı. Dolayısıyla bu depremlere dikkate alarak bölgeyi bilimsel olarak yakından incelemeye devam edeceğiz" dedi. Bu bölgenin, Kuzey Anadolu Fayı’nın, kuzey kolunun güneyinde orta ve güney kol üzerindeki bir bölge olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süha Özden, "Tarihsel ve aletsel dönem geçmişlerine baktığımız zaman bu bölge üzerinde 7’den büyük deprem her zaman olma olasılığını taşıyor. Çünkü fayların uzunluğu ve uzanımları bu türden bu büyüklükte bir depremin olabileceğini bize gösteriyor. Ama bu dünkü 4.9’luk depremden sonra hemen sonra veya devamında olacak anlamını da taşımaz. Bunu süreç içerisinde izlemek durumundayız. Sonuçta önemli bir sağ yanal doğrultu atımlı fay segmenti Kuzey Anadolu Fayı’nın önemli bir segmenti üzerindeyiz. Dolayısıyla süreç içerisinde izleyip bakacağız" diye konuştu. Yenice’de dün meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin beklenen büyük Marmara depremine doğruda etki edip etmeyeceğini de değerlendiren Özden, sözlerine şöyle devam etti: "Bu depremin Marmara içerisinde yer alan ve bir sismik boşluk halinde bulunan 1766 depremi sonrası deprem meydana gelmeyen alanla doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Bu tür bir deprem o büyüklükteki bir depremi, orada oluşabilecek 7’nin üzerindeki bir depremi tetiklemez. Ancak bütününü düşündüğünüz zaman Marmara Bölgesi’nin içerisinden geçen Marmara Denizi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey, orta ve güney kolunun bugün baktığımız zaman genel anlam da bir stres yüklediğini görüyoruz. Dolayısıyla buradaki faylardan veya fay segmentlerinden herhangi biri üzerinde büyük bir deprem olasılığı her zaman var ama birbirlerini doğrudan etkilemeleri söz konusu değil." ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ise, "4.9 büyüklüğündeki deprem bölgedeki birçok aktif fay olarak nitelendirdiğimiz farklı geometrilerdeki faylardan bir tanesi tarafından üretilmiş bir deprem. Geçtiğimiz hafta içerisinde yine Biga’da meydana gelen bir depremiz vardı. Dolayısıyla tüm bu depremler bize bölgenin tektonik açıdan, yani bu deformasyon alanları içerisinde ne kadar fazla tehlike içerdiğinde göstergelerinden bir tanesi. Hakikaten de Güney Marmara Bölgesi ya da Biga Yarımadası olarak adlandırdığımız bu alan içerisinde son 100 yıl içerisinde özellikle 6’nın üzerinde farklı büyüklüklerde depremlerin oluştuğunu görüyoruz. Rejim itibariyle de hem açılma rejiminin, hem de sıyrılma faylarının olduğu bir bölge. Dolayısıyla bu süreç içerisinde meydana gelebilecek hiçbir depremi biz beklenmedik bir deprem olarak görmüyoruz. Anadolu’nun birçok yerinde de bunlar mevcut. Dolayısıyla tek problem burada bu sürecin çok rastgelelik içerdiği dolayısıyla hangi fayın, ne zaman deprem üreteceği konusunda maalesef bir bilgi sahibi değiliz. Bildiğimiz tek şey geçmişte farklı bir üreten bu tür geometrilere sahip olan fayların yine gelecekte de gerilme alanlarına bağlı olarak depremler üreteceği şeklinde. Tabi burada tek bir fay yok. Burası bir fay onu Yenice-Gönen, Etili, Sarıköy, güneyde yine İvrindi, Edremit Körfezi vesaire aşağı yukarı 12-13 tane aktif fayımız var. Bunların bir kısmı batı da bir kısmı Biga bölgesi içerisinde Güney Marmara’nın Kuzey Anadolu Fayı’nın, Güney Marmara’nın güney kolu içerisinde geçen alanları dahilinde. Dolayısıyla bu tür depremleri görmeye alışmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yer kendi iç dinamikleri gereği kendi görevini yerine getiriyor. Dolayısıyla önemli olan her defasında bahsettiğimiz durum, toplumun tüm dinamikleriyle, tüm yapı unsurlarıyla, tüm yönetim ayağıyla, tüm paydaşlarıyla bu tür depremlerin zararlarını olabildiğince azaltmada ne önlem gerekiyorsa çok geçmeden yapmalıyız. Dolayısıyla bunlara dikkat edildiğinde bu gibi konuları daha az konuşur hale geliriz diye düşünüyorum. Çünkü biraz evvel söylediğim gibi bu tür büyük ülkeleri üretmiş faylarımız var. 1953 18 Mart depremi, 7.2 büyüklükte bir deprem meydana getirmiş. Yalnız yer bilimlerinin bazı özel çalışmaları var. Palosismoloji çalışmaları gibi, burada özellikle tarihsel süreç dediğimiz birkaç yüz yıl önce meydana gelen depremlerin yine bu bölgede olup olmadığı. Her 2 büyüklükteki deprem arasında ne kadar süre geçtiği ile ilgili bir takım çalışmalar bize bu bölgenin biraz yavaş çalıştığını, yani çok sık aralıklarla deprem üretmediğini, aşağı yukarı 250 ile 300 sene içerisinde bir deprem üreten büyük deprem üreten fayların çalıştığını gösteriyor ama aradı. Sırada yine bu büyüklükte yani dün yaşadığımız depremin büyüklüğü gibi orta büyüklük depremleri görmek bizim için zaman zaman kaçınılmaz olabiliyor" ifadelerine yer verdi.
Yenice Belediye Başkanı Acar: “Şu ana kadar hem 112 Acil Merkezimize hem bizlere gelen olumsuz bir haber yok, herhangi bir hasar yok"
04 Mart 2024 Pazartesi - 23:54 Yenice Belediye Başkanı Acar: “Şu ana kadar hem 112 Acil Merkezimize hem bizlere gelen olumsuz bir haber yok, herhangi bir hasar yok" Çanakkale’de Yenice ilçesinde yaşanan 4.9’luk depremde ilçede olumsuz bir durum yaşanmadığı öğrenildi. Yenice Belediye Başkanı Veysel Acar, “Şu ana kadar hem 112 Acil Merkezimize hem bizlere gelen olumsuz bir haber yok, herhangi bir hasar yok” dedi. Çanakkale’de Yenice ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki deprem sonrasında kısa süreli panik yaşandı. Açıklama yapan Yenice Belediye Başkanı Veysel Acar, 1953 yılında yaşanan depremde ilçe merkezinin taşındığını hatırtalarak, “Saat 21.38 civarlarında oldu. Deprem çok kısa sürdü ama oldukça şiddetli hissettik. Yani bir 10 saniye kadar. Çok şiddetli hissetmemizden dolayı Yenice ilçemizde kısa süreli bir panik havası yaşandı. Vatandaşlarımız herkes evlerinin önüne indi. Halen daha sokaklarda birçok insan, evlerine girmediler. Bu Yenice-Gönen fay hattı üzerinde Karasuçam köyü var. Uzmanlarımız oradaki fayın bir kısmının kırılmasıyla oluşan bir deprem dedi" diye konuştu. Acar, kendilerine ulaşan olumsuz bir durum olmadığını ifade ederek, “18 Mart 1953’te Yenice Gönen depremi olarak geçen ciddi bir deprem yaşadı ilçemiz. Hal böyle olunca da tabii biraz halkımızda, vatandaşımızda bir korku, panik havası oluştu. Ama şu ana kadar hem 112 Acil Merkezimize hem bizlere gelen olumsuz bir haber yok, herhangi bir hasar yok. Bütün ilimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.