Yerel Haberler
Çanakkale
Çanakkale’de 1915 yılına ait sağlık raporu gün yüzüne çıktı 21 Nisan 2026 Salı - 09:15:37 Çanakkale muharebelerinin en şiddetli çarpışmalarına sahne olan 1915 yılına ait tarihî bir sağlık raporu, cephedeki acı bilançoyu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, "Bu rakamlar bize savaşın sadece siperlerde ya da yeraltı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da ne büyük bir yaşam mücadelesine sahne olduğunu kanıtlıyor" dedi. Çanakkale Savaşları Enstitüsünün süreli yayını Anafarta Dergisi aracılığıyla araştırmacıların istifadesine sunulan vesikada 5’inci Ordu komutası altında Şimal (Kuzey) Grubu’nun omurgasını oluşturan 3’üncü Kolordu’nun aylar süren o çetin mücadelesindeki kayıplarının detaylı istatistikler yer alıyor. Belge; bugüne kadar yayımlanan tablolar arasında en net ve kapsamlı istatistikleri barındırmasıyla harp tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor. 3’üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından 30 Kasım 1915 tarihinde hazırlanan rapor, doğrudan Arıburnu ve Conkbayırı bölgesini kapsıyor. Askerî kayıtlara göre 25 Nisan ile 28 Kasım 1915 tarihleri arasındaki o kanlı sekiz aylık zaman diliminde, yalnızca bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanarak hastanelere sevk edildi. Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, tıp tarihi ve istatistik bilimi açısından eşsiz bir değere sahip olan bu belgenin detaylarını ve askerî literatüre sunduğu yeni perspektifleri paylaştı. Bugüne kadar muharebelere dair çeşitli zayiat tablolarının yayımlandığını ancak tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı böylesi bir evrakın ilk kez ortaya çıktığını belirten Utkan Emre Er, şu ifadeleri kullandı: "Çanakkale muharebeleri üzerine bugüne kadar pek çok çalışma yapıldı, çeşitli zayiat tabloları yayımlandı. Ancak, tıp hizmetlerinin bu derece ciddi ve sistemli biçimde kayıt altına alındığı, böylesine net ve kapsamlı bir belge harp tarihinde ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak 3’üncü Kolordu Harp Cerideleri çalışmalarımızda 3’üncü Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından hazırlanmış olan bu rapor Anafarta Dergisi’nin 30’uncu sayısında literatüre kazandırılmıştır. Belgeyi emsalsiz kılan en önemli detay 25 Nisan 1915 ile kasım ayının sonu arasındaki o en kritik süreci ele almasıdır. Yani 3’üncü Kolordu’nun savunduğu Arıburnu ve Conkbayırı bölgesinde gerçekleşen bütün büyük muharebelerin istatistiklerini içermektedir. Bu anlamda belge, sadece askerî tarih için değil istatistik bilimi için de ayrı ve çok kıymetli bir değere sahiptir." Cephe gerisindeki lojistik ve sağlık yapılanmasının Osmanlı ordusu tarafından ne kadar sistemli idare edildiğine dikkati çeken Er, "Rakamların vahameti gerçekten çok büyük; sadece bu kolordunun savunduğu harp sahasından tam 41 bin 471 yaralı toplanmıştır. Belgede, 40 binden fazla askerimizin tedavi edilmek üzere sargı yerlerine ve hastanelere taşındığı; ateş hattından sağ çıkarılan bu kahramanlardan 2 bin 549’unun ise hastane koğuşlarında son nefesini vererek şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakamlar bize savaşın sadece siperlerde ya da yeraltı lağım muharebelerinde değil, hastane çadırlarında da ne büyük bir yaşam mücadelesine sahne olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca bu evrağın yanı sıra hastanelerimizin sadece Çanakkale merkezde olmadığını; Lapseki, Biga ve Ezine gibi birçok farklı konumda sağlık tesislerimizin yer aldığını söylemek gerekir. Sevklerin yapıldığı İstanbul’daki hastaneler de düşünüldüğünde, bölgedeki askerî hastane yapılanmasına dair mükemmel bir örnekle karşı karşıyayız" diye konuştu. Raporda yer alan yaralanma çeşitliliğinin, muharebe alanlarının coğrafi yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Enstitü Müdürü Er, "Harp tarihi açısından bakacak olursak Gelibolu Yarımadası’nın çıkarma noktaları başta olmak üzere muharebelerin gerçekleştirildiği birçok konum, Müttefik Kuvvetlerin gemi atışlarına tamamen açıktı. Askerlerimizin maruz kaldığı bomba ve şarapnel yaralanmalarının bu denli yüksek ve farklı türlerde olması doğrudan donanma bombardımanının şiddetini göstermektedir. Düşmanın acımasızlığını gösteren bir diğer tablo ise kullanılan mühimmatın niteliğidir. Kayıtlara göre tam 332 askerimiz; uluslararası harp hukukuna tamamen aykırı olan, çarpma anında genişleyerek ağır doku tahribatı oluşturan domdom kurşunlarıyla yaralanmıştır. Tablonun en çarpıcı ve sarsıcı detaylarından bir diğeri ise süngü muharebeleridir. Resmi kayıtlara göre 83 askerimizin süngü hücumunda, en kanlı şekilde göğüs göğüse çarpışarak yaralandığı veya şehit düştüğü görülmektedir. Bu rakam o daracık siperlerde çarpışmaların ne kadar acımasızca geçtiğini ve süngünün harp sahasında ne derece ölümcül bir silah olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Bizler Çanakkale Savaşları Enstitüsü olarak bu vesikaları gün yüzüne çıkararak o eşsiz destanı yazan kahramanlarımızın aziz hatıralarını, bilimsel veriler ışığında yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:59 İletişim Başkan Yardımcısı Şahin: "Toplumların sağlıklı kararlar alabilmesi ve doğru yönlendirilebilmesi için güvenilir bilginin zamanında ve eksiksiz biçimde aktarılması elzemdir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı’ isimli eserin tanıtım etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, "Çanakkale zaferinin yıl dönümüne armağan olarak hazırladığımız ’Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı’ adlı eseri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacağız anlayışıyla hazırladık" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan ’Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı’ eseri kapsamında tanıtım ve panel programı düzenlendi. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından şehitlerin ruhuna dua okundu. Programa, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale protokolü, davetliler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını yapan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhuna sahip çıktığımız sürece bu topraklarda kıyamete kadar inşallah beraber yaşayacağız. Çanakkale ruhuna sahip çıktığımız sürece de aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz problem kalmayacaktır. Zaten özellikle son dönemde Çanakkale’nin kıymeti daha da anlaşılmaya başlandı. Cumhurbaşkanımızın her konuşmasında mutlaka Çanakkale’ye bir atıf vardır. Herkesin Çanakkale’si bizim ortak değermiz, ortak paydamızdır. Çanakkale dendiği zaman Türk milletinin kalbi başka atmaya başlar. Çanakkale dendiği zaman Türkiye’de akan sular durur. Biz de Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu müstesna toprakların hizmetinde olan bir kurumuz. Çanakkale neredeyse biz oradayız. Bizim bir ilkemiz var; al bayrağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir" dedi. Eserin "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacağız" anlayışıyla hazırlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, "Tarih sahnesinde silinmek tehdidiyle karşı karşıya kalan aziz milletimiz ’din ü devlet, mülk ü millet’ için Çanakkale’de kazanılan zaferiyle tarih sahnesine yeniden dönmüş, dünya tarihinin de seyrini değiştirmiştir. 1915 yılında dönemin en güçlü ordularına karşı verilen bir mücadele, ’Çanakkale Geçilmez’ sözünün tarihe altın harflerle yazıldığı tarihi bir alan, mekan, destan olmuştur. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Çanakkale zaferinin yıl dönümüne armağan olarak hazırladığımız ’Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı’ adlı eseri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacağız anlayışıyla hazırladık. Eserimizde milletimizin imanı, inancı, fedakarlığı, vatanı ve bayrağı, ayrıca bağımsızlığı uğruna sergilediği eşsiz kahramanlığın birlik ve beraberliğin nişanesi olarak Çanakkale zaferini görsel bir kitapla destansı hikayeyi anlatan vesikalarla kayıt altına aldık" diye konuştu. Eserin Çanakkale Zaferi için önemli bir kaynak olduğunu kaydeden İletişim Başkan Yardımcısı Şahin, şunları söyledi: "Çanakkale Zaferi’nin resmi belgeleri, fotoğraflar, arşiv kayıtları kapsamlı bir çalışma olarak sunduğumuz bu eserde 14 bölüm, 512 sayfadan oluşan kıymetli, arşivlerde yer alması değil, aynı zamanda dünya tarihinde kaynak olarak gösterilmesini gaye edindiğimiz bir esere dönüştü. Hazırlık aşamalarında günlük yaşama, savaşın zorluklarına, kazanılan zaferin coşkusuna ve Türk basını, ayrıca uluslararası basının da gazete haberlerine yer verdik. Türk askerlerinin yanı sıra İtilaf Devletlerinin askerlerinin ve ailelerinin yazdıkları mektupları da ihtiva eden eserde, Fransızlara esir düşüp ailesinden haber almak isteyen askerin eşini, kardeşini, oğlunu arayan acılı bir yakınını bulma muradıyla hareket ettiği daha nice mektuplar bulmak mümkün. Ayrıca dönemin de problemi olan dezenformasyonla mücadele etmek adına İtilaf Devletlerinin kara propagandasını etkisiz kılmak ve doğru bilgiyi kamuoyuna ulaştırmak için nasıl çabalar sarf edildiğini de bu eserde görmek mümkün. Bu doğrultuda uluslararası basında alınan güvenilir haberlerin tercümelerinin de gazetelerde yer bulduğunu da müşahede ediyoruz. Nitekim bu durumun örneklerinde esere açıkça rastlamak mümkün. İletişim faaliyetleri ve doğru bilgiye ulaşmak geçmişten günümüze savaşta da barışta da önemini her zaman korumuştur. Toplumların sağlıklı kararlar alabilmesi ve doğru yönlendirilebilmesi için güvenilir bilginin zamanında ve eksiksiz biçimde aktarılması elzemdir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan tecrübeler de bunu açıkça ortaya koymaktadır." Açılış konuşmalarının ardından program panel konuşmaları ile devam etti.