Yerel Haberler
Çanakkale
AK Parti Milletvekili Gider: "Biz suç işleyeni ihraç ederiz kahraman ilan etmeyiz"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 13:23 AK Parti Milletvekili Gider: "Biz suç işleyeni ihraç ederiz kahraman ilan etmeyiz" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Merkez İlçe Danışma Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, "Biz adı şaibeye bulaşanları partimizden ihraç ederiz. Kahraman ilan edip de sokaklara adam dökmeye çalışmayız. Biz CHP’nin bugün içine düştüğü durum gibi, birlikte suç örgütü oluşturan adamlar değiliz. Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz" dedi. AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen danışma kurulu toplantısına katılan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, bir dizi açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin kitle partisi olmayı becerebilmiş bir dava hareketi olduğunun altını çizen Milletvekili Gider, "Biz Türkiye’de geniş kitlelere hitap edebilirken doğrularımızdan vazgeçmemeyi de becerebilen bir partiyiz. Bu partinin kuruluş şekli bellidir. İçinden geldiği gelenek de bellidir. Bu vesileyle bu geleneğin ilk temsilcilerinden olan şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i, mevkidaşı olmaktan gurur duyduğum Çanakkale Milletvekili ve şehit bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’yu ve şehit bakanımız Hasan Polatkan’ı da saygı ve minnetle yad ediyorum" şeklinde konuştu. "Bu parti ‘Yeter, söz milletindir’ diyenlerin partisidir" AK Parti’nin belirli bir menfaat ve çıkar odakları tarafından oluşturulmuş bir hareket olmadığına vurgu yapan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, "Bu parti ‘Yeter, söz milletindir’ diyenlerin partisidir. Bir takım çıkar örgütlerinin şirket kurması gibi kurulmuş bir parti değildir. O tip kurulan partilerin işleyiş şekilleri, kuruluşundan kaç yıl geçerse geçsin kurumsallaşamıyorlar. Daha da acısı, yüzyıllık kuruluş hikâyelerine rağmen politik bir kimlik oluşturamamışlar. Karma bir çıkar hareketi olduklarını bugünlerde çok daha net bir şekilde görüyoruz, gözlemliyoruz" dedi. "Biz adı şaibeye bulaşanları sadece partimizden ihraç ederiz" AK Partili bir belediye başkanı ve ekibinin irtikap gibi ağır bir suçtan gözaltına alındığını ifade eden Milletvekili Gider, konuşmasına şu şekilde devam etti: "AK Parti’den bu konuyla ilgili hiç gürültü yapanı duyan oldu mu? Duyamazsınız; bunun sebebi, biz adı şaibeye bulaşanları sadece partimizden ihraç ederiz. Kahraman ilan edip de sokaklara adam dökmeye çalışmayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugün içine düştüğü durum gibi, birlikte suç örgütü oluşturan adamlar değiliz. Bugün o birbirlerinin arkasında duranlar, insanları sokaklara dökmeye çalışanlar, sahte diplomalardan, hırsızlık dosyalarından mağduriyet devşirmeye çalışanlar, birbirlerini çok sevdikleri için bunu yapmıyorlar. Suça bulaştıkları için, hepsinin elleri bu pislikte kirlendiği için dayanışma içindeler." "Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz" AK Parti içerisinde suçlunun barınamayacağını belirten AK Partili Gider, "Ben de son yıllarda keşfettim: Suç kardeşliği gibi bir kardeşlik varmış. İnsanlar birlikte bir pisliğe bulaşmışlarsa her şeye rağmen birbirlerini savunmaktan keyif alırlarmış. ‘Ölmedik, bitmedik, hâlâ ayaktayız’ diye bağırmaktan keyif alırlarmış. Neden? Çünkü suç ortaya çıktığında hepsi yanacak. Biri, ikisi değil. Suç bireyseldir; hukukun genel prensibi budur. Ama örgütlü işlenmiş suçlarda bireysellik yoktur. Onun için örgütler birbirini tutmak zorundadır. Oysa AK Parti’nin içinde suça karışanlar olmuyor mu? Oluyor işte. İrtikap gibi ağır bir suça karışan oluyor. Kimse onları koruyor mu? Biz iktidar partisiyiz. Ama hiç kimse suçluyu korumak ve kollamak ihtiyacı hissetmiyor. Bizim partimizde kimse suçu savunmaz, suçluyu korumaz. Biz suçluyu, çeteleri elinin tersiyle itmiş ve ‘Yeter, söz milletin’ diyen bir hareketin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. "AK Parti erdemliler hareketidir" AK Parti’nin bir erdemliler hareketi olduğunu söyleyen Gider, "Biz sokaklardaki lüks arabaları görünce ‘bunlar bir gün bizim olacakmış’ diye heyecanlanan çocuklar değildik. Biz yatlara, kotralara merak saran çocuklar da değildik. Biz annelerimizin, babalarımızın sandığın dibinde sakladığı Menderes’in idam fotoğraflarıyla büyütülmüş çocuklardık. Günün birinde bu memlekete kastedenlere izin vermeyin diyen anne ve babaların çocuklarıyız. 15 Temmuz’da da bunu en güzel şekilde gösterdik. Canımızı ortaya koyduk. Oysa onlar ne yapıyor? Onlar sokaklara ne zaman dökülüyor? Hırsızlıkları ortaya çıkmasın diye dökülüyor. AK Parti erdemliler hareketidir. AK Parti imar dosyalarıyla işi olanların hareketi değildir. AK Parti ihale koşturanların hareketi değildir. AK Parti, kamunun ya da kamuyla işi olanların taşeronluğunu yapmak isteyenlerin hareketi değildir" diye konuştu. "Önce Allah’a güveniriz, çünkü biz O’nun davasını güdenleriz" Danışma kurulu toplantısına konuşan Milletvekili Gider, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Bunlar içimize bulaştıkları zaman yapacağımız tek iş vardır: Bunları temizlemek. Bunları temizlemeye uğraşırken her türlü saldırıya uğrayacağız. Evlatlarımıza saldıracaklar. Hanemize saldıracaklar; biz zaten bunu biliyoruz. Ama bir şiarımız daha var: ‘Bunlardan korkan, bunlardan beter olsun.’ Biz bu milletin gönlünde taht kurmuş bir hareketin insanlarıyız. Bugün olduğu gibi yarın da içimize karışmış olanlar varsa, onları temizlemekte de çok net duruş sergileriz. Önce Allah’a güveniriz, çünkü biz O’nun davasını güdenleriz. Sonra liderimize güveniriz. Siyaset sahnesinde olduğu günden beri hırsızla, hırsızlıkla mücadele eden bir liderdir Recep Tayyip Erdoğan. Sizlerden ricam, kim ne konuşursa konuşsun, kim ne anlatırsa anlatsın: Bizim davamız hak olduktan sonra hesap vereceğimiz iki tane makam var; bu dünyada millet, ahirette de Rabbimiz."
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak"
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:14 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak" Çanakkale’ye bir takım temaslarda bulunmak üzere gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak. Bundan sonra özellikle moleküler tedavilerde, bu nadir hastalıklarda kendi tedavisini, kendi ilacını üretebilen, insanlarına kendisinin ürettiği bu ilaçları rahatlıkla verebilen bir ülke haline geleceğiz" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Çanakkale programında Çanakkale Valiliği ziyaret ederek basın açıklamasında bulundu. Bakan Memişoğlu, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Biz sağlıklı Türkiye yüzyılını oluşturmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz." Çanakkale son 20 senede sağlık hizmetini yüzde 100 arttırdı Çanakkale’de sağlıkla ilgili değerlendirmelerde bulunacaklarını belirten Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Bugün ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ kapsamında 59’uncu ilimizde sağlıkla ilgili değerlendirmelerimizi yapacağız. Türk tarihinin en önemli destanlarından bir tanesinin yazıldığı, Mehmetçiğin yenilmez olduğunu gösterdiği şehrimiz Çanakkale’deyiz. Çanakkale, Türk’ün bu topraklarda her şeye rağmen yaşayacağını gösterdiği, dünyaya bunu ispat ettiği, geçilmez toprakların olduğunu gösterdiği bir kahramanlık destanı olduğu yer. Burada sağlıkla ilgili değerlendirmeleri yapacağız. Çanakkale’miz tıp fakültesiyle, hastanesiyle sağlıkta gerçekten son 20 senede yaklaşık yüzde 100 sağlık hizmetini arttırmış bir ilimiz. Fiziki yapılarda birkaç tane eksiğimiz var. Onlarla ilgili de planlamalar yapıyoruz. Özellikle Bayramiç ve Gelibolu’da hastane planlamalarımızı son aşamaya getirdik. İnşallah çok kısa zamanda buralara hastane inşaatlarımız başlayacağız. Bunu yanında merkezde yeni bir hastanemiz için bir çalışma yapacağız. Özellikle sağlıklı hayat merkezleri ile aile hekimlikleri ve koruyucu hekimleri ön plana çıkaran bir Çanakkale var. Bugün Çanakkale’de örnek olan bir sağlık hizmeti de var. O da şu, artık biliyorsunuz kilo boyları ölçüyordu. Şimdi sigara içme poliklinikleri de mobil hale getirdik. Böylece insanlara, meydanlara giderek sigara içme alışkanlıkları olan insanlarımıza bunu bırakmayla ilgili yardımcı olmaya çalışacağız. Çünkü maalesef Türkiye’de sigara içme oranlarımız yüksek. Bunu düşürmemiz gerekir. Bunun yanında özellikle kilo sorunumuz da var. Bunu da hep beraber üstesinden geleceğiz. Kilo hareket ve beslenme alışkanlığıyla alakalı bir sorun. Özellikle şekerli yiyeceklerin az tüketilmesi ve içeceklerimizdeki, yiyeceklerimizdeki şeker oranlarıyla ilgili de Tarım ve Orman Bakanlığımızla çalışıyoruz. İnşallah bu konuda da yeni bir söylemle artık insanların çok daha sağlıklı beslenmesini sağlayacağız" şeklinde konuştu. "Biz sağlıkçılar ne kadar çalışırsak çalışalım önce insan kendi bedenine bakacak" Sağlık alanında önemli adımların atıldığını açıklayan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu, "Dün hepinizin malumu çok güzel bir tesis açılışı yaptık. Bu tesis açılışı esasında Türkiye’nin hem ilacını kendisi ürettiği hem ham maddesini kendisi ürettiği, üreten sağlığı modellerinden bir tanesi oldu. İnşallah 2026’nın ilk yarısında Türkiye kendi SMA ilacını üretip nadir hastalıklarla ilgili bir adım atacak. Bundan sonra özellikle moleküler tedavilerde, bu nadir hastalıklarda kendi tedavisini, kendi ilacını üretebilen, insanlarına kendisinin ürettiği bu ilaçları rahatlıkla verebilen bir ülke haline geleceğiz. Sadece ülkemize değil, çevremizdeki diğer ülkelere de ihtiyacı olan bütün insanlara da kendi ürettiğimiz milli teknolojimizle ürettiğimiz ilaçlarımızı 2026’da insanlara ulaştırmış olacağız. Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlıkta gerçekten büyük bir mesafe kat etti 25 yılda. Hem üreten sağlık modelimizle, TÜSEP koordinasyonunda kendi cihazını, malzemesini, ilacını üretebilen sağlıkta bağımsız bir Türkiye hedefiyle çalışıyoruz. Bunun yanında sağlık hizmetlerine de en iyi şekilde vermeye çalışıyoruz. Ama toplumumuzdan beklentimiz özellikle sağlıklarına dikkat etmeleri, hastalanmadan sağlıklarını korumaları. Bunun için de kilo almadan, sağlıklı beslenerek, hareket ederek, kötü alışkanlıklardan uzak durarak ve özellikle kendi aile hekimlerine ve sağlıklı hayat merkezlerine giderek sağlıklarının sürdürülebilirliğini sağlamalarını sağlıyoruz. Bunu da istiyoruz ve bekliyoruz. Çünkü biz sağlıkçılar ne kadar çalışırsak çalışalım önce insan kendi bedenine bakacak. Toplum kendi sağlığını koruyacak. Bunun için biz onlara her türlü yardım hazırız. Biz sağlıklı Türkiye yüzyılını oluşturmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu. "Gelecekle uğraşıyoruz, geleceğe adım atıyoruz, gelecek için çalışıyoruz" Sözlerini gençlerin başarısına değinerek sonlandıran Bakan Memişoğlu, "Dün TEKNOFEST’i de ziyaret ettik. Gerçekten Türkiye gençleri özellikle kendi yapabilirliklerini gösteriyorlar. Dünyaya örnek oluyorlar. Hem teknolojisinde hem biliminde Türkiye gerçekten yüzyılını yaşayacak. İnşallah bunu başaracağız hep beraber. Biz kötülüklerle ve çekişmeyle uğraşmıyoruz. Gelecekle uğraşıyoruz, geleceğe adım atıyoruz, gelecek için çalışıyoruz" dedi. Basın açıklamasının ardından Truva Atının önünde bulunan Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğü standını ziyaret eden Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, burada Çanakkale Sağlık Elçisi olan 7 yaşındaki Yağmur Yıldız ile de bir araya geldi. Ardından İl Sağlık Müdürlüğüne ait Mobil Sigara Bırakma Polikliniği aracını ziyaret ederek burada hizmet alan bir vatandaşla görüştü. Bakan Memişoğlu ziyaretleri ardından yoldan geçen vatandaşların sorularını da yanıtladı.
Çanakkale’de Gaziler Günü törenle kutlandı
19 Eylül 2025 Cuma - 12:30 Çanakkale’de Gaziler Günü törenle kutlandı Çanakkale’de, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla tören düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda 19 Eylül Gaziler Günü münasebetiyle tören düzenlendi. Çanakkale Valiliği binası önünden başlayan yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Çelenklerin sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende konuşma yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Erol Günaydın, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün 81 ilimizde aynı anda düzenlenen bu yürüyüş hazırları aşan Malazgirt Çanakkale’ye, Sakarya’da bugüne uzanan kahramanlık zincirinin bir halkasıdır. Bugün gençlerimizin bizlerle omuz omuza yürümesi bu tarihi bu tarihi asrın yarınlara taşındığının en güçlü işaretidir çünkü gazilik ruhu sadece geçmişi değil geleceğin de pusulasıdır. Gaziler Haftası için Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu konuda şunları söylemiştir: ’Milli bağımsızlığımızı vatanı milleti ile bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla vatanımızın her karış toprağına kanlarını akıtan Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimizi, can veren şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek. Onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevimizdir. Gazilere sahip çıkmak ve saygılı olman milletimizin tarihine ve mazisine bağlılığın bir ifadesidir. Şehit ve gazi Türk toplumunun ortak değerleridir.’" Törene; Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Erol Günaydın siyasi parti temsilcileri, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı.
Kıbrıs Gazisi Demirhan: "Bir daha bize iş düşerse vatanımız, milletimiz için savaşmaya hazırız"
19 Eylül 2025 Cuma - 09:42 Kıbrıs Gazisi Demirhan: "Bir daha bize iş düşerse vatanımız, milletimiz için savaşmaya hazırız" Çanakkale’de yaşayan Kıbrıs Gazisi Aladdin Demirhan, 19 Eylül Gaziler Günü’nde harekat günlerini yad etti. 72 yaşındaki Demirhan, "Bir daha böyle bize iş düşerse, hiç düşünmeden, tekrar tekrar, seve seve, vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız" dedi. 14 Ağustos’ta 1974’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’ta başlattığı 2’nci Barış Harekatına katılan Gazisi Aladdin Demirhan, 19 Eylül Gaziler Günü’nde harekat günlerini yad etti. Gazi Demirhan, harekatta yaşadıklarını anlatırklen duygusal anlar yaşadı. Demirhan, harekata başta katılamayacağını anladığında arkadaşlarının yerine gitmek için bölük komutanından izin istedi. Komutanından olumsuz tepki almayan Demirhan arkadaşını ikna etmeye gitti fakat her biri vatan için savaşmak isteyen askerler oldukları için anlaşamadılar. Tam o sırada ise bölüğe harekat için tekrar gelen haberde harekata katılabileceğini öğrendi ve büyük sevinç yaşadı. Gazi Demirhan, hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ta barış harekatı sırasında yaşadıklarını anlattı. Harekata katılmaya son anda hak kazandı Kıbrıs Gazisi Aladdin Demirhan, bölüğünden Barış Harekatı için gelen ilk çağrıda yaşadıklarını şöyle anlattı: "74 yılında Ağrı Doğubayazıt’ta askerlik görevimi yaparken aynı zamanda kantincilik yapıyordum. 20 Temmuz’da 1’inci harekat başladı. Harekattan birkaç gün sonra kantini kapatıp koğuşa yatmaya giderken bölük binasının önünde büyük bir olağanüstü hareketlilik gördüm. Doğru oraya gittim. İlk karşılaştığımı arkadaşıma neden toplandıklarını sorduğumda Kıbrıs harekatına katılmak üzere bölüğümüzden beş tane asker şoför istediklerini söyledi. Onu söyleyince ben de gitmek istediğimi söyledim ama gidecekleri belirlendiğini söylediler. Ben de o beş kişinin içerisinden birine gittim, ’Sen gitme. Senin yerine ben gideyim’ dedim, kabul etmedi. Ben de komutana gittim. Bölük komutanımıza durumu anlattım. Bölük komutanımız da bir şey demedi. Sen kantindesin gidemezsin falan öyle bir şey söylemedi. Ben de bundan cesaret alarak bastırdım tekrar o arkadaşa giderek senin yerine ben gidiyorum dedim. Arkadaşım başladı ağlamaya, illa ben gideceğim, yok sen gideceksin, ben gideceğim tartışmasını yaparken bölüğe bir telefon daha geldi ve şoför sayısını 10 kişiye çıkarttılar. 10 kişiye çıkınca 6’ncı kişi de ben oldum ve böylelikle Barış Harekatına katılma şansını elde ettim." Barış Harekatına katılan askerlere vatandaştan yoğun ilgi geldi Kıbrıs Barış Harekatına otobüslerle gittikleri sırada Doğubayazıt’tan Mersin‘e gidinceye kadar vatandaştan büyük ilgi gördüklerini belirten Gazi Aladdin Demirhan, "O gece hazırlık yaptık, seçildikten sonra. Ertesi sabah garnizonun meydanında bizleri uğurlamak için toplantı yapıldı. Oradan otobüslerle bizi uğurladılar. Davul zurnalarla uğurladılar. Doğubayazıt’tan Mersin‘e gidinceye kadar geçtiğimiz her yerde, il, ilçe, mezra, her yerde büyük ilgiyle karşılandık. Seyyar satıcılar dahi tezgahlarında ne varsa onları bize ikram etmek için yarıştılar. O şekilde Mersin’e, limana ulaştık. Mersin’den geldiğimizde liman çok kalabalıktı, erzak, mühimmat, araç gereç, liman tıklım tıklım doluydu.Erzakları genelde hibe olarak vatandaş ikram etti askerlere, o şekilde toplandı" dedi. "Savaş çok kötü bir şey" Mersin Limanı’ndan çıkarak Kıbrıs’a vardıklarında gördüğü kötü manzarayı aktaran Gazi Demirhan, "Limanda bir gün beklemeden, Ertuğrul Gemisi’ne binerek Kıbrıs’a geçtik. Kıbrıs’a yaklaşınca çıkartma gemilerine aktarıldık, oradan Kıbrıs’a geçmiş olduk. 1’inci harekatın etkilerini gördük. Çok kötü bir görüntü vardı, binalar harap olmuş şekildeydi. Öyle 2’nci Harekata hazırlık yapıldı. 14 Ağustos‘ta ikinci harekat başladı. Harekat esnasında Lefkoşa kenarından biraz uzak bir mesafeden geçerken havan topu atışıma tutulduk. Havan topu, öyle bir top ki bir atıldığı yerde patlıyor oradan patladıktan sonra çıkan mermi havada ıslık çalıp geliyor düştüğü yerde tekrar patlıyor patladıktan sonra şarapnel, binlerce şarapnel parçasına bölünüyor o şarapnel parçaları da can alıyor. Harekat esnasında orada gördüğüm bir yerleşim merkezinde bulunuyorduk. Çocuklar, halk bizi ilgiyle izlerken bu top atışı başladı.3 kardeş en büyükleri 8-9 yaşlarında iki de küçük kardeşi var. Top atışı başlayınca o büyük olan, bir kardeşini kucağına almış, bir tanesinin de elini tutmuş onları kurtarmak için çabaladığını görünce çok duygulanmamak elde değil. Çok acı şeyler, savaş çok kötü bir şey. Havan topu atışı devam ederken bir müddet sonra bizim uçaklarımız geldi. Uçaklar havan topu atışı yapıldığı yeri imha etti. Bizi de kurtardılar. Yoksa o da çok zaiyat verecektik" ifadelerini kullandı. Manastıra Türk bayrağı asmaya gelen askerler alkışlarla karşılandı Harekat sonrasında bayrak direklerine Türk bayraklarını asmaya giderken bir manastırda sevinçle karşılandıklarını anlatan Kıbrıs Gazisi, "Kayseri Hava İndirme Tugay’ının komando askerlerini taşıyordum arabayla, hareket sırasında. Harekattan sonra alan temizliği yapa yapa gidiyoruz. O ince burnun en sonunda manastır var. Manastıra geldik, manastırda çalışanların hepsi bizi karşıladılar orada. Manastırın meydanında Yunan bayrağı vardı. Biz gittik Yunan bayrağını indirdik. Kendi bayrağımızı çektik direğe. Papazlar, oradaki rahipler, görevliler, hepsi alkışladılar" şeklinde konuştu. "Vatanımız, milletimiz için savaşmaya hazırız" Tüm gaziler adına gerekli bir durum söz konusu olduğunda vatan ve millet için savaşmaya tekrar hazır olduklarını vurgulayan Kıbrıs Gazisi Demirhan, sözlerini şöyle tamamladı: "Oradan döndük. 7 ay kaldık biz orada. 2’nci Harekattan sonra harekat bitti zaten. Oradan günü gelenleri gönderiyorlar. Bizim de terhis günümüz geldi. Bizi getirdiler gene gemi ile Türkiye’ye geçirdiler. Büyük Ertuğrul Gemisiyle geçtik. Bir daha böyle, bize iş düşerse, hiç düşünmeden, tekrar tekrar, seve seve, vatanımız, milletimiz için savaşmaya hazırız. Bunu tüm gazi arkadaşlarım adına söylüyorum. İnanıyorum yani, tüm gazi arkadaşlarımıza inanıyorum."
Kıbrıs Gazisi Demirhan: "Bir daha bize iş düşerse vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız"
19 Eylül 2025 Cuma - 09:41 Kıbrıs Gazisi Demirhan: "Bir daha bize iş düşerse vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız" Çanakkale’de yaşan Kıbrıs Gazisi Aladdin Demirhan, 19 Eylül Gaziler Günününde harekat günlerini yad etti. 72 yaşındaki Gazi Demirhan, "Bir daha böyle, bize iş düşerse, hiç düşünmeden, tekrar tekrar, seve seve, vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız" dedi. 14 Ağustos’ta 1974’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’ta başlattığı 2’nci Barış Harekatına katılan Gazisi Aladdin Demirhan, 19 Eylül Gaziler Günününde harekat günlerini yad etti. Gazi Demirhan, harekatta yaşadıklarını anlatarak, duygusal anlar yaşadı. Demirhan, harekata başta katılamayacağını anladığında arkadaşlarının yerine gitmek için bölük komutanından izin istedi. Komutanından olumsuz tepki almayan Demirhan arkadaşını ikna etmeye gitti fakat her biri vatan için savaşmak isteyen askerler oldukları için anlaşamadılar. Tam o sırada ise bölüğe harekat için tekrar gelen haberde harekata katılabileceğini öğrendi ve büyük sevinç yaşadı. Gazi Demirhan, hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ta barış harekatı sırasında yaşadıklarını anlattı. Harekata katılmaya son anda hak kazandı Kıbrıs Gazisi Aladdin Demirhan, bölüğünden Barış Harekatı için gelen ilk çağrıda yaşadıklarını şöyle anlattı: "74 yılının yılında Ağrı Doğubayazıt’ta askerlik görevimi yaparken aynı zamanda kantincilik yapıyordum. 20 Temmuz’da 1’inci harekat başladı. Harekattan birkaç gün sonra kantini kapatıp koğuşa yatmaya giderken bölük binasının önünde büyük bir olağanüstü hareketlilik gördüm. Doğru oraya gittim. İlk karşılaştığımı arkadaşıma neden toplandıklarını sorduğumda Kıbrıs harekatına katılmak üzere bölüğümüzden beş tane asker şoför istediklerini söyledi. Onu söyleyince ben de gitmek istediğimi söyledim ama gidecekleri belirlendiğini söylediler. Ben de o beş kişinin içerisinden birine gittim, ‘Sen gitme. Senin yerine ben gideyim’ dedim, kabul etmedi. Ben de komutana gittim. Bölük komutanımıza durumu anlattım. Bölük komutanımız da bir şey demedi. Sen kantindesin gidemezsin falan öyle bir şey söylemedi. Ben de bundan cesaret alarak bastırdım tekrar o arkadaşa giderek senin yerine ben gidiyorum dedim. Arkadaşım başladı ağlamaya, illa ben gideceğim, yok sen gideceksin, ben gideceğim. Tartışmasını yaparken bölüğe bir telefon daha geldi ve şoför sayısını 10 kişiye çıkarttılar. 10 kişiye çıkınca 6’ncı kişi de ben oldum ve böylelikle Barış Harekatına katılma şansını elde ettim." Barış Harekatına katılan askerlere vatandaştan yoğun ilgi geldi Kıbrıs Barış Harekatına otobüslerle gittikleri sırada Doğubayazıt’tan Mersin‘e gidinceye kadar vatandaştan büyük ilgi gördüklerini belirten Gazi Aladdin Demirhan, "O gece hazırlık yaptık, seçildikten sonra. Ertesi sabah garnizonun meydanında bizleri uğurlamak için toplantı yapıldı. Oradan otobüslerle bizi uğurladılar. Davul zurnalarla uğurladılar. Doğubayazıt’tan Mersin‘e gidinceye kadar geçtiğimiz her yerde, il, ilçe, mezra, her yerde büyük ilgiyle karşılandık. Seyyar satıcılar dahi tezgahlarında ne varsa onları bize ikram etmek için yarıştılar. O şekilde Mersin’e, limana ulaştık. Mersin’den geldiğimizde liman çok kalabalıktı, erzak, mühimmat, araç gereç, liman tıklım tıklım doluydu.Erzakları genelde hibe olarak vatandaş ikram etti askerlere, o şekilde toplandı" dedi. "Savaş çok kötü bir şey" Mersin limanından çıkarak Kıbrısa vardıklarında gördüğü kötü manzarayı aktaran Gazi Demirhan, "Limanda bir gün beklemeden, Ertuğrul Gemisine binerek Kıbrıs’a geçtik. Kıbrıs’a yaklaşınca çıkartma gemilerine aktarıldık, oradan Kıbrıs’a geçmiş olduk. 1’inci harekatın etkilerini gördük. Çok kötü bir görüntü vardı, binalar harap olmuş şekildeydi. Öyle 2’nci Harekata hazırlık yapıldı. 14 Ağustos‘ta ikinci harekat başladı. Harekat esnasında Lefkoşa kenarından biraz uzak bir mesafeden geçerken havan topu atışıma tutulduk. Havan topu, öyle bir top ki bir atıldığı yerde patlıyor oradan patladıktan sonra çıkan mermi havada ıslık çalıp geliyor düştüğü yerde tekrar patlıyor patladıktan sonra şarapnel, binlerce şarapnel parçasına bölünüyor o şarapnel parçaları da can alıyor. Harekat esnasında orada gördüğüm bir yerleşim merkezinde bulunuyorduk. Çocuklar, halk bizi ilgiyle izlerken bu top atışı başladı. 3 kardeş en büyükleri 8-9 yaşlarında iki de küçük kardeşi var. Top atışı başlayınca o büyük olan, bir kardeşini kucağına almış, bir tanesinin de elini tutmuş onları kurtarmak için çabaladığını görünce çok duygulanmamak elde değil. Çok acı şeyler, savaş çok kötü bir şey. Havan topu atışı devam ederken bir müddet sonra bizim uçaklarımız geldi. Uçaklar havan topu atışı yapıldığı yeri imha etti. Bizi de kurtardılar. Yoksa o da çok zaiyat verecektik" ifadelerini kullandı. Manstıra Türk bayrağı asmaya gelen askerler alkışlarla karşılandı Harekat sonrasında bayrak direklerine Türk bayraklarını asmaya giderken bir manastırda sevinçle karşılandıklarını anlatan Kıbrıs Gazisi, "Kayseri Hava İndirme Tugay’ının komando askerlerini taşıyordum arabayla, hareket sırasında. Harekattan sonra alan temizliği yapa yapa gidiyoruz. O ince burnun en sonunda manastır var. Manastıra geldik, manastırda çalışanların hepsi bizi karşıladılar orada. Manastırın meydanında Yunan bayrağı vardı. Biz gittik Yunan bayrağını indirdik. Kendi bayrağımızı çektik direğe. Papazlar, oradaki rahipler, görevliler, hepsi alkışladılar" şeklinde konuştu. "Vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız" Tüm gaziler adına gerekli bir durum söz konusu olduğunda vatan ve millet için savaşmaya tekrar hazır olduklarını vurgulayan Kıbrıs Gazisi Demirhan, sözlerini şöyle tamamladı: "Oradan döndük. 7ay kaldık biz orada. 2’nci Harekattan sonra harekat bitti zaten. Oradan günü gelenleri gönderiyorlar. Bizim de terhis günümüz geldi. Bizi getirdiler gene gemi ile Türkiye’ye geçirdiler. Büyük Ertuğrul Gemisiyle geçtik. Bir daha böyle, bize iş düşerse, hiç düşünmeden, tekrar tekrar, seve seve, vatanımız milletimiz için savaşmaya hazırız. Bunu tüm gazi arkadaşlarım adına söylüyorum. İnanıyorum yani, tüm gazi arkadaşlarımıza inanıyorum"