Yerel Haberler
Çankırı
Büyük markalarla rekabet edemeyen ’yerel gazoz’lar unutulmaya yüz tuttu
17 Mart 2024 Pazar - 10:56 Büyük markalarla rekabet edemeyen ’yerel gazoz’lar unutulmaya yüz tuttu Ulusal markalarla rekabet şartlarını karşılayamayan yerel gazozlar unutulmaya yüz tutuyor. Türkiye’nin farklı illerinin ismi ile üretilen birçok yerel gazoz firması ulusal markalarla rekabet edemeyince unutulmaya yüz tuttu. 1980’li 1990’lı yıllardan beri üretimine devam eden birçok yerel markanın, rekabet şartlarını karşılayamaması sebebiyle üretimi durdu. Çankırı’da da hem yerli gazozu desteklemek hem de memleket ve çocukluk özlemi çekenler için farklı illerde üretilen yerli gazozları 20 metrekarelik dükkanında bir araya getiren Aybars Şentürk, Çankırı’da var olan 3 tane yerel gazoz markasından sadece kendi firmasının kaldığını söyledi. "Rekabet şartlarını karşılayamayan birçok firma maalesef üretimini durdurmak zorunda kaldı" Gazozun da Türkiye’nin bir milli içeceği olduğunu söyleyen Şentürk, “Ben dükkanıma gazoz getirmeden önce mutlaka tarihini ve içeriğini araştırıyorum. Müşteriler bana gazozu sorduğunda tüm özelliklerini söyleyebiliyorum. İçerisinde pancar şekeri bulunmayan gazozu buraya getirmiyorum. Beğenmediğim hiçbir ürünü buraya getirmiyorum. 1950’li yıllardan bu yana kesintisiz üretime devam eden gazozlar var. Tabii bunların sahipleri değişmiş, jenerasyonları değişmiş ama halen üretime devam eden gazozlar var. Yerel gazozların Türkiye’de bir talihsizliği var. Aslında milli içecek ayran olarak bilinir ama bizim bir milli içeceğimiz de gazozdur. Fakat şu an gündemde olan ulusal markalar Türkiye piyasasına girdikten sonra rekabet şartlarını karşılayamayan birçok firma maalesef üretimini durdurmak zorunda kaldı. 80’li, 90’lı yıllarda Çankırı’da bile 3 tane yerel gazoz üreticimiz varmış. Şu anda Çankırı’da sadece ben kaldım. Gazoz bende bir tutkuya dönüştü. Sadece ticari kazanç gözüyle bakmıyorum. Burası kendimi de mutlu eden bir noktaya dönüştü. Allah bize ömür verdiği sürece inşallah hizmet vermeye devam edeceğiz” dedi.
İl Sağlık Müdürü Dr. Sarıkaya:
14 Mart 2024 Perşembe - 13:26 İl Sağlık Müdürü Dr. Sarıkaya: Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle açıklamalarda bulunarak, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanları da toplumda gerekli saygıyı ve hürmeti hak eden meslek grubudur” dedi. Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, ’14 Mart Tıp Bayramı’ çerçevesinde açıklamalarda bulundu. İlk kutlama, 14 Mart 1919’da işgal altındaki İstanbul’da gerçekleştiğini ve tıbbiye öğrencisi Hikmet Boran’ın katıldığı savaşı belirten Dr. Sarıkaya, tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran’ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanıp ve onlara devrin ünlü doktorları da destek verdiğini böylece tıp bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurt savunma hareketi olarak başladığını söyledi. Toplumda saygı ve hürmet görmeyi hak eden meslek olduğunu kaydeden Dr. Sarıkaya, “En değerlimiz olan sağlığımızı canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanları da toplumda gerekli saygıyı ve hürmeti hak eden meslek grubudur” dedi. Sağlık ordusunun bir neferi olmaktan her zaman gurur duyduğunu söyleyen Dr. Sarıkaya, “14 Mart 1827’de, II. Mahmut döneminde, Hekimbaşı Mustafa Behçet’in önerisiyle ilk cerrahhanenin, Şehzadebaşı’daki Tulumbacıbaşı Konağı’nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kurulması, Türkiye’de modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart, Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır. İlk kutlama, 14 Mart 1919 tarihinde işgal altındaki İstanbul’da gerçekleşmiştir. O gün, tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran’ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin ünlü doktorları da destek vermiştir. Böylece tıp bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurt savunma hareketi olarak başlamıştır" dedi. Sağlık çalışanlarının görevlerini büyük fedakarlıkla yaptığını kaydeden Sarıkaya, "Tıp, insan yaşamına duyulan sevginin, anlayışın, merhametin, adanmışlığın ve fedakarlığın sembolü olmuş bir meslektir. Bu fedakar meslek grubu vatanımızın savunması dahil konusu insan olan tüm alanlarda ön saflarda yerini almıştır. İnsan varlıkların en değerlisi ve üretilen her hizmetin odak noktasıdır. Sağlıklı olmayan bir insan üretemez sağlık dışında üretilen bir hizmet den fayda göremez çünkü sağlık, yaşamanın, mutluluk ve huzurun vazgeçilmez bir unsurudur. En değerlimiz olan sağlığımızı, canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanları da toplumda gerekli saygıyı ve hürmeti hak eden meslek grubudur. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunca bir canı kurtarmayı, bütün insanlığı kurtarmakla eşdeğer sayan anlayışın sahipleri olan gece gündüz insanlarımızın sağlığı için bu kutsal mesleği icra eden başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum. Sağlık Ordusunun bir neferi olmaktan her zaman onur ve gurur duyuyorum” diye konuştu.
Çankırı’da sıra dışı seçim çalışması: Scooter’ıyla sokak sokak gezerek oy istiyor
12 Mart 2024 Salı - 15:52 Çankırı’da sıra dışı seçim çalışması: Scooter’ıyla sokak sokak gezerek oy istiyor Çankırı’da bağımsız belediye başkan adayı olan Gökhan Taşcı, scooter’ıyla sokak sokak gezip oy istiyor. Çankırı Belediyesi başkanlığı için bağımsız adayı olan endüstri mühendisi Gökhan Taşcı, propagandası için farklı bir yol seçti. Kentte gürültü kirliliğinden rahatsız olan vatandaşlar için kendi kullandığı elektrikli scooter ile seçim çalışması yapan Taşcı, elektrikli scooter ile sokak sokak gezerek seçim çalışması yapıyor. “21. yüzyılda seçim otobüsleri yerine scooterim ile seçim çalışmalarımı yürütmekteyim” Gürültü kirliliğine karşı scooter ile gezdiğini söyleyen Taşcı, “Çankırı Belediyesine bağımsız başkan adayı oldum. 21. yüzyılda seçim otobüsleri yerine scooterim ile seçim çalışmalarımı yürütmekteyim. Vatandaşlardan olumlu tepkiler alıyorum. Onlarda gürültü kirliliğinden aşırı rahatsızlar. Temiz enerji ve Çankırı’nın kanayan yarası trafik sorunu için kullanıyorum. Kentin en uzak noktasına bile scooterim ile gitmekteyim. ‘Neden lüks araçla değil de scooter ile’? diye soruyorlar. Lüks araçla da gezebilirim ama ben vatandaşın içinde scooter ile daha mutluyum. İlk projelerimden birisi de 7 yıldır yapılmayan lise kavşağının sözünü aldım gelir gelmez çalışmalara başlayacağım” dedi. “Hem havayı kirletmiyor hem de halktan birisi gibi” Başkan adayının seçim konseptini beğenen Mehmet Çaldar ise “Herkes seçim otobüsleri ile siyaset yaparken başkanın scooter ile gezmesi beni çok cezbetti. Hem havayı kirletmiyor hem de halktan birisi gibi” dedi.
Glokom riski bulunanlar yılda en az bir kere göz taraması yaptırmalı
12 Mart 2024 Salı - 15:17 Glokom riski bulunanlar yılda en az bir kere göz taraması yaptırmalı 12 Mart Dünya Glokom Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, “Özellikle risk grubunda olan kişilerin yılda 1 kez göz taramasını yaptırmalı” dedi. Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, ‘Dünya Glokom Günü’ çerçevesinde açıklamalarda bulundu. Glokomun göz içindeki sıvı basıncının görmeyi sağlayan göz sinirine zarar verebilecek düzeyde olmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Sarıkaya, ailesinde glokom hastalığı olan ve kendisinde diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkları olan bireyler daha erken yaşta olmak üzere 40 yaşından sonra göz içi basınç ölçümlerinin yapılmasının uygun olacağını söyledi. Vatandaşların glokom hastalığı, tedavisi ve muhtemel riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmaları gerektiğini ifade eden Dr. Sarıkaya, “risk altındaki kişiler yılda en az bir kere göz muayenesinden geçmelidir” dedi. “Risk altındaki kişiler yılda en az bir kere göz muayenesinden geçmelidirler” Risk altındaki bireylerin yılda bir kez göz taraması yaptırması gerektiğini kaydeden Dr. Sarıkaya, “Tüm dünyada en sık kalıcı görme kaybına neden olan Glokom, göz sinirini tutan yaygın bir göz hastalığıdır. Genel olarak göz içindeki sıvı basıncının görmeyi sağlayan göz sinirine zarar verebilecek düzeyde olmasıyla ortaya çıkar. Glokom sessiz seyirli ve ilerleyici bir hastalıktır. Hastalığın son dönemine kadar hastayı doktora götürebilecek bir belirti vermez. Bu yüzden ailesinde glokom hastalığı olan ve kendisinde diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkları olan bireyler daha erken yaşta olmak üzere 40 yaşından sonra göz içi basınç ölçümlerinin yapılması uygun bir yol olacaktır. Glokom hastaları, glokom hastalığı, tedavisi ve muhtemel riskleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmalıdırlar. Risk altındaki kişiler yılda en az bir kere göz muayenesinden geçmelidirler, çünkü gerekli tedaviyi almayan glokom hastaları tam görme kaybı ile karşı karşıya kalabilir. Glokom hastalığına dikkat çekmek için her yıl 12 Mart Dünya Glokom Günü olarak kutlanmaktadır. Özellikle risk grubunda olan kişilerin yılda 1 kez göz taramasını yaptırması tavsiyesi eder tüm halkımıza sağlıklı günler dilerim” diye konuştu.