Yerel Haberler
Çankırı
Çankırı’da ihracat Mart ayında 40 milyon 702 bin dolar oldu 30 Nisan 2026 Perşembe - 17:17:53 Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2026 yılı Mart ayında ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının Mart ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 702 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 30 milyon 20 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 6 milyon 961 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 924 bin dolar ile "ana demir ve çelik imalatı" ürün grubu takip etti. Mart ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 44 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Mart ayında Çankırı’dan 77 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 9 milyon 923 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 7 milyon 221 bin dolar ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 4 milyon 47 bin dolar ile Fransa bulundu. Çankırı’nın 2026 yılı Mart ayındaki ithalatı ise 14 milyon 235 bin dolar oldu. 36 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 906 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 2 milyon 345 bin dolar "temel kimyasal maddelerin imalatı" ve 2 milyon 230 bin dolar ile "diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi" ürün grubu yer aldı. Mart ayında 29 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 1 milyon 872 bin dolar ile Çin yer aldı. İkinci sırada 1 milyon 551 bin dolar ile Tayland, üçüncü sırada 1 milyon 502 bin dolar ile Rusya Federasyonu takip etti. Öte yandan, Mart ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da 285,9 oldu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:45 KUZKA desteğiyle hayvancılıkta eğitimli insan kaynağı yetişiyor Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen proje, genç veteriner sağlık teknisyenlerini istihdama kazandırırken, Çankırı’da hayvancılığın ihtiyaç duyduğu eğitimli insan kaynağını yetiştirerek sektörün gelişimine ivme kazandırıyor. Çankırı’da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle hayata geçirilen "Genç Veteriner Sağlık Teknisyenleri İstihdama Kavuşuyor" projesi hem genç işsizliğine çözüm üretmeyi hem de bölgedeki hayvancılık sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmayı hedefliyor. Çankırıİl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan projeye Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında sağlanan destekle, büyükbaş hayvancılığa yönelik kurulan modern eğitim altyapısı sayesinde, gençler uygulamalı eğitimlerle sektöre hazırlanıyor. Proje çerçevesinde kurulan tesiste, sağım hijyeninden sürü yönetimine kadar geniş bir alanda eğitim imkanı bulan gençler, modern süt işletmelerinin ihtiyaç duyduğu kalifiye ara eleman açığını kapatıyor. Eğitimlerini tamamlayan gençlerin doğrudan istihdama yönlendirilmesiyle, hem işletmelerin verimliliğinin artırılması hem de kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. "Bu proje ile gençlerimizi doğrudan üretimin içine dahil ediyoruz" Projeyle ilgili sahada incelemelerde bulunan Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, projenin bölge açısından stratejik önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile gençlerimizi doğrudan üretimin içine dahil ediyoruz. Tarımsal alanda işletmelerinin en önemli ihtiyacı olan nitelikli insan kaynağını yerelden karşılamayı hedefliyoruz. Çankırı’da hayvancılığın sürdürülebilir ve verimli bir yapıya kavuşması için bu tür yatırımları kritik görüyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin, ülke genelinde ve TR82 Bölgesi özelinde son yıllarda artan modern büyükbaş hayvancılık yatırımlarına güçlü bir insan kaynağı desteği sunması bekleniyor. Özellikle gençlerin kendi alanlarında istihdam edilmesiyle hem göçün azaltılması hem de yerel ekonominin güçlendirilmesi ve rekabet gücünün artırılması öngörülüyor.
Anne sütü bebeğin ilk aşısıdır
06 Ekim 2023 Cuma - 12:49 Anne sütü bebeğin ilk aşısıdır Anne sütünün önemi ile ilgili bilgiler veren Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, “Anne sütünün, bebeği enfeksiyonlardan koruduğu, ani bebek ölümü riskini ve ilerideki yaşlarda ortaya çıkabilecek hastalıkların azaldığı tespit edilmiştir” dedi. Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, ilk 6 ay anne sütü ile beslenmenin sağlıklı olacağı hakkında önemli bilgiler verdi. Anne sütünün içinde 30’dan fazla madde olduğunu belirten Sarıkaya, anne sütünün sindirimi en kolay besin maddesi olduğu, ishale neden olan mikroorganizmaların oluşmasını engellediği, bebeği enfeksiyonlardan koruduğu, ani bebek ölümü riskini azalttığı ve ilerideki yaşlarda ortaya çıkabilecek hastalıkları azalttığını söyledi. ’Anne sütü daima taze, temiz ve bebeğe vermek üzere hazırdır’ Bebeğin ilk 6 ay anne sütüne ihtiyacı olduğunu ifade eden Sarıkaya, “Bebeğin ilk altı ay ihtiyacı olan protein, yağ, demir, vitamin gibi her türlü besin değerini içeren ideal besin kaynağıdır. Bu nedenle ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenen bebek, D vitamini ve flor dışında hiçbir ek besine, ek sıvıya, vitamine ihtiyaç duymaz. Anne sütünde yeterli miktarda su ve vitamin bulunduğu için, çok sıcak iklimlerde bile bebeğe su vermeye gerek yoktur. Anne sütü, daima taze, temiz ve bebeğe vermek üzere hazırdır. Anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. Anne sütüyle beslenen bebekler daha az ağlarlar, daha iyi uyurlar çünkü anne sütü bebeğiniz için doğal bir sakinleştiricidir” dedi. ’Hiçbir yapay gıda anne sütünün yerini tutamaz’ Anne sütünün yaş gruplarına göre değişkenliklerini belirten Sarıkaya, “Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin ihtiyacının yüzde 100’nü, 6-12 ayda yüzde 50’sini ve 12. aydan itibaren de yüzde 30’nu karşılar ve hiçbir yapay gıda anne sütünün yerini tutamaz. Emzirmenin bebek açısından sayısız yararları olduğu gibi anne için de birçok yararları vardır. Emzirme sırasında anne ile bebek arasında duygusal bir alışveriş olur ve anne ile bebek arasındaki bağ güçlenir. Emziren annelerde meme, rahim kanserine yakalanma riski daha düşüktür. Emzirmeyle doğum sonu kanamalar çabuk kesilir, emziren annelerin göğüslerinde şişme, iltihaplanma olmaz, anne loğusalık dönemini daha rahat, problemsiz geçirir. Emzirme sırasında anne oksitosin (sevgi hormonu) ve serotonin (mutluluk hormonu) salgılar. Böylece anne kendini daha mutlu hisseder” şeklinde konuştu.
Çiftçiler aldıkları eğitimlerle daha verimli üretim yapacak
05 Ekim 2023 Perşembe - 12:15 Çiftçiler aldıkları eğitimlerle daha verimli üretim yapacak Çankırı’da uzman personel tarafından çiftçilere yönelik verilen eğitimler sayesinde tarım arazilerinden daha yüksek verimli mahsul alınması hedefleniyor. Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Düzgün, her daim çiftçilerin yanında olduklarını belirterek, gelen talepleri de karşılamak için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini söyledi. Toprak, gübre ve tohum kullanımı hakkında çiftçilere eğitimler verdiklerini anlatan Düzgün, "Her zaman çiftçimizin yanında olup, ürünlerinin verim artışında, gerek kazancı gerekse de kolay üretim yapması hususunda eğitim veriyoruz" dedi. "Çiftçilerimize gece eğitimi de yapmaktayız" Teknik uzman personelinin çiftçilere eğitim vermek için köylere ziyaretlerde bulunduğunu ifade eden Düzgün, "Çiftçilerimizin şu anda, köylerinde yoğun çalışma içerisinde olduğundan teknik elemanı arkadaşlarımızın tamamını sahaya sürdük. Sahada karşılaştıkları çiftçilerimize eğitim vererek yardımcı olmaktayız. Çiftçilerimizin taleplerini karşılamaya dikkat etmekteyiz. Tabii sahada göremediğimiz veya da yetişemediğimiz kişileri, muhtarlıklar ve uygun olan yerlerde çiftçilerimize gece eğitimi de yapmaktayız. Normalde gece eğitimlerini kış ayları vatandaşın işleri bittikten sonra yapardık, fakat dönemimiz ekim dönemi olduğu için vatandaşlarımızı ekim, toprak ve tohum kullanımı hakkında eğitimler vermek için köylerde ziyaretlere başladık" diye konuştu. "Gidilmedik köy, ulaşılmadık çiftçi bırakmayacağız" İlk eğitimi Yapraklı ilçesinde gerçekleştirdiklerini belirten Düzgün, "Allah nasip ederse bu günden itibaren gidilmedik köy, ulaşılmadık çiftçi bırakmayacağız. Yeter ki çiftçimiz bizi dinlesin, dinlenileni uygulamak için gayet göstersin. Çiftçilerimiz için daha fazlasını yapmaya gayret edeceğiz. Her zaman ’Çiftçi istesin biz verelim’ denir. Ama biz çiftçimiz istemeden ’Size misafir olmaya geldik’ deyip bazen haberli bazen de habersiz çat kapı ziyaretler yapıp, çiftçilerimizi gerek birim alandan daha fazla verim alması için çabalamak, gerekse de yaptığı kazanç sağlayıp mutlu olması hususlarında teknik elemanlarımızla katılıp yardımcı olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ekilmedik tarla bırakmayacak şekilde devam edeceğiz" Çiftçilerin yanında olduğunu ifade eden Düzgün, "Bakanımızın tabiri ile ‘sen üret yeter’ sloganıyla çiftçimiz yeter ki üretsin. Bizler sadece mesai içerisinde değil, mesai dışında da rutin kullandığımız bir slogan vardır. ’Yedi-yirmi dört prensibi.’ Çiftçilerimizin de yedi yirmi dört yanında olmaya çalışacağız. İnşallah doğduğu yerden doyacak ve ekilmedik tarla bırakmayacak şekilde devam edeceğiz" dedi.
Hareketsiz kalmaya dikkat: Kronik hastalıkları tetikliyor
03 Ekim 2023 Salı - 14:32 Hareketsiz kalmaya dikkat: Kronik hastalıkları tetikliyor Teknolojinin gelişmesiyle birlikte fiziksel hareketlerin yavaşlamasına bağlı kronik hastalıklar hakkında önemli bilgiler veren Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, “Hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi ile toplumda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalıkların görülme sıklığını artırmıştır” dedi. Çankırı İl Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Sarıkaya, Dünya Yürüyüş Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunarak, gelişen teknolojiye bağlı kronik sağlık sorunlarının önlenmesi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kronik hastalıkların artış gösterdiğini belirten Sarıkaya, dayanıklılık aktiviteleri vücudun oksijeni kullanma kapasitesini arttıran, büyük kas gruplarının dinamik ve ritmik olarak çalıştığı aktiviteler olduğunu dile getirerek yürüyüş aktivitesi fiziksel ve ruhsal açıdan sağlığı destekleyecek ideal bir aktivite olduğunu söyledi. “Kronik hastalıkların görülme sıklığını arttı” Teknolojinin gelişmesiyle hareketsizliğe bağlı sağlık sorunlarının artış gösterdiğini söyleyen Sarıkaya, “Günümüzde fiziksel aktivitenin sağlık için öneminin yeterince anlaşılamaması ve teknolojideki gelişmeler ile yaşam imkanlarının kolaylaşması giderek daha hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi ile toplumda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalıkların görülme sıklığını artırmıştır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017 sonuçlarına göre 15 ve üzeri yaş nüfusta toplumun yüzde 42.4’ü düşük, yüzde 33.1’i orta, yüzde 24.4’ü yüksek düzeyde fiziksel aktivite yapmaktadır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017 verilerine göre günlük oturarak ya da uzanarak harcanan zaman 15 yaş üzeri erkek için 384.5 dakika, kadın için 374.1 dakika ve toplam 379.3 dakikadır. Günlük oturarak ya da uzanarak harcanan zaman 19 yaş üzeri erkek için 376.7 dakika, kadın için 363.7 dk ve toplam 370.2 dakikadır. Yürüyüş yapmak tüm yaştaki bireyler için en yaygın ve kolay uygulanabilen dayanıklılık (aerobik) aktivitesidir. Dayanıklılık aktiviteleri vücudumuzun oksijeni kullanma kapasitesini arttıran, büyük kas gruplarının dinamik ve ritmik olarak çalıştığı aktivitelerdir. Yürüyüş aktivitesi fiziksel ve ruhsal açıdan sağlığımızı destekleyecek ideal bir aktivitedir” dedi. “Yürüyüşü günlük aktiviteleriniz içerisine kolayca yerleştirebilirsiniz” Yaş gruplarına göre fiziksel aktivite sürelerinin değiştiğine de değinen Sarıkaya, “Toplumun büyük bir kısmında fiziksel aktivite, spor kelimesi ile eşanlamlı olarak algılanmaktadır. Oysa fiziksel aktivite, günlük yaşam içinde kas ve eklemlerin kullanılarak enerji harcaması ile gerçekleşen, kalp ve solunum hızını artıran ve farklı şiddetlerde yorgunlukla sonuçlanan aktiviteler olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede spor aktivitelerinin yanı sıra egzersiz, oyun ve gün içinde yapılan çeşitli aktiviteler de fiziksel aktivite olarak kabul edilmektedir. Fiziksel aktivitenin sağlığın koruyucu ve geliştirici etkisinin görülebilmesi için günlük aktivitelerin yanı sıra yetişkin yaş grubunda haftanın 5 günü en az 30 dakika, 5-17 yaş grubu için ise günde en az 60 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılmalıdır. Orta şiddette fiziksel aktivite, solunum veya kalp atış hızında küçük artışlara neden olan orta düzeyde fiziksel güç gerektiren fiziksel aktivitedir. Bunu şu şekilde tanımlayabiliriz yapılan aktivite esnasında kişi konuşabilir fakat şarkı söyleyemez. Tempolu yürüyüş bu aktivitelere en iyi örneklerden birisidir. Fiziksel aktiviteyi yaşam biçimi haline getirmemizde yürüyüş önemlidir. Çünkü yürüyüşü günlük aktiviteleriniz içerisine kolayca yerleştirebilirsiniz. Yürüyüş yapmak için ayrıca bir alet veya özel hazırlık gerekmez. Gün içerisinde toplu taşım aracı kullanıyorsanız ineceğiniz yerden bir, iki durak önce inip yürüyebilir veya arabanızı gideceğiniz yerin önüne değil birkaç sokak uzağa park ederek gideceğiniz yere yürüyebilirsiniz. Size en yakın belediyelere ait yürüyüş yollarından veya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor tesislerinden faydalanabilirsiniz” diye konuştu.
Tarihi Taşmecit Darüşşifada şifa nağmeleri yüzyıllar sonra yeniden yankılandı
03 Ekim 2023 Salı - 14:22 Tarihi Taşmecit Darüşşifada şifa nağmeleri yüzyıllar sonra yeniden yankılandı Batı Karadeniz Üniversiteler Birliği Toplantısı dolayısıyla Tarihi Taşmescit’te düzenlenen ‘Tarihi Darüşşifada Şifa Nağmeleri’ programı davetli rektörlerden büyük ilgi gördü. Batı Karadeniz Üniversiteler Birliği Toplantısı dolayısıyla bir dizi program düzenlendi. Tarihi Taşmescit’te, düzenlenen programda Çankırı Karatekin Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı icra heyeti tarafından Çankırı Darüşşifasında düzenlenen “Tarihi Darüşşifada Şifa Nağmeleri” programında şifa nağmeleri yüzyıllar sonra yeniden yaşatıldı. Program, toplantı için Çankıeı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Harun Çiftçi’nin davetlisi olan rektörlerdem büyük beğeni topladı. “İhyası için çok yoğun çalışmalar yapıldı” Taşmescit’in tarihine değinen Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, “Çankırı’nın en eski mimari eseri ve medeniyet değeri olan Çankırı Darülhadis binası Taşmescit ve Çankırı Darüşşifası Mevlevihane üniversitemize tahsis edildikten sonra bu tarihi mekanların yeniden ihyası için çok yoğun çalışmalar yapılmış ve bu tarihi eserler bir bir asli hüviyetlerine kavuşturulmuştur. Kurduğumuz Darülhadis İslam Araştırmaları Merkezi ile halen devam eden geleneksel Hadis okumaları ve Hadis ilmi çalışmaları başlatılmış, Çankırı Mevlevihanesinde 96 yıllık aradan sonra Fatih Çıtlak’ın postnişinliğinde yapılan sema ayini ile Mevlevihane asli kimliğine kavuşmuş, 1235 yılında Cemalettin Ferruh tarafından inşa edilen Darüşşifa’da yüzyıllar sonra icra edilen bu konser programı ile Çankırı Darüşşifası asli kimliğine kavuşmuştur” dedi.